Etiket: Fındığa

  • Dünyayı dolaşan hastalık fındığa bulaştı

    Türkiye’nin dünya üretiminin yüzde 70’ini gerçekleştirdiği, 7 çeşit hastalığa karşı mücadelenin yürütüldüğü fındıkta yeni bir hastalık türü ortaya çıktı. 30 yıldır dünyayı dolaşan zararlı bir böcek Gürcistan üzerinden Türkiye’ye girerek fındık dallarına zarar vermeye başladı.

    1980’li yıllarda Uzak Doğu Asya, 1990’lı yıllarda Kuzey ABD, 2000’li yıllarda Avrupa’da ortaya çıkan kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha hals), 2016 yılında Gürcistan’da tespit edildi. 2017 yılında ise Batum’a sınır komşusu olan Artvin’in Kemalpaşa ve Hopa ilçelerinde gözlenen zararlı böcek fındığa da bulaştı. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünün belirlemelerine göre, zararlı böceğin fındık bahçelerinde boş, lekeli ve şekilsiz meyve oluşumu meydana getirdiğini, fındık açısından büyük risk taşıdığı için zararlı böceği tanımanın önem taşıdığı vurgulandı. Bu çerçevede, fındık tarımı için önemli bir tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısı olarak adlandırılan böceğin erginlerinin yüksek uçuş kapasitesi sayesinde ülke geneline yayılıp çeşitli kültür bitkisinde zarar yapabileceğine dikkat çekildi.

    Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Samsun Tarımsal Araştırma Enstitüsü zararlı böceğe karşı gerekli önlemlerin alınması için gözlem projesi geliştirerek uygulamaya başladı. Söz konusu proje çerçevesinde, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki 6 il, 49 ilçedeki 147 farklı lokasyona yerleştirilen tuzaklar ile zararlının bölge genelindeki yaygınlığı, nimf (böceğin olgunlaşmamış hali)ve erginlerin çıkış zamanı ve popülasyon değişimi gibi veriler elde ediliyor.

  • Dünyayı dolaşan hastalık fındığa bulaştı

    Türkiye’nin dünya üretiminin yüzde 70’ini gerçekleştirdiği, 7 çeşit hastalığa karşı mücadelenin yürütüldüğü fındıkta yeni bir hastalık türü ortaya çıktı. 30 yıldır dünyayı dolaşan zararlı bir böcek Gürcistan üzerinden Türkiye’ye girerek fındık dallarına zarar vermeye başladı.

    1980’li yıllarda Uzak Doğu Asya, 1990’lı yıllarda Kuzey ABD, 2000’li yıllarda Avrupa’da ortaya çıkan kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha hals), 2016 yılında Gürcistan’da tespit edildi. 2017 yılında ise Batum’a sınır komşusu olan Artvin’in Kemalpaşa ve Hopa ilçelerinde gözlenen zararlı böcek fındığa da bulaştı. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünün belirlemelerine göre, zararlı böceğin fındık bahçelerinde boş, lekeli ve şekilsiz meyve oluşumu meydana getirdiğini, fındık açısından büyük risk taşıdığı için zararlı böceği tanımanın önem taşıdığı vurgulandı. Bu çerçevede, fındık tarımı için önemli bir tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısı olarak adlandırılan böceğin erginlerinin yüksek uçuş kapasitesi sayesinde ülke geneline yayılıp çeşitli kültür bitkisinde zarar yapabileceğine dikkat çekildi.

    Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Samsun Tarımsal Araştırma Enstitüsü zararlı böceğe karşı gerekli önlemlerin alınması için gözlem projesi geliştirerek uygulamaya başladı. Söz konusu proje çerçevesinde, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki 6 il, 49 ilçedeki 147 farklı lokasyona yerleştirilen tuzaklar ile zararlının bölge genelindeki yaygınlığı, nimf (böceğin olgunlaşmamış hali)ve erginlerin çıkış zamanı ve popülasyon değişimi gibi veriler elde ediliyor.

  • TMO tüm fındığa talip oldu

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, fındık alımlarını kolaylaştırmak ve üreticiyi rahatlatmak amacıyla yeni kararlar aldıklarını belirterek, “Bundan sonra deponun kapısına gelen tüm fındığı alacağız. TMO’nun deposundan geri dönen fındık üreticisi olmayacak. Fındık satın aldığımız üreticiye ödemeyi bir hafta içinde yapacağız” dedi.

    Ordu’da bir otelde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı A. Eşref Fakıbaba’nın talimatıyla fındık alımlarına yeni bir düzenleme getirdiklerini söyledi. Fındık alımlarında çürük oranını yüzde 5’e, çatlak fındık oranını yüzde 7’ye çıkardıklarını ve alım yaptıkları her üreticiye bir hafta içinde ödeme yapacaklarını belirten Kemaloğlu, “Bugüne kadar 2 bin 500 üreticimizden 50 milyon lira değerinde yaklaşık 5 bin ton fındık satın alımı yaptık. Ödeme günü henüz gelmemişti ancak Sayın Bakanımızın talimatıyla ödemeleri öne çektik. Önümüzdeki 50 milyon lirayı üretici hesaplarına aktaracağız. Bundan sonra satın aldığımız fındığın ürün bedelini bir hafta içinde ödeyeceğiz. Tüm fındığa talibiz. TMO deposunun önüne gelip şu bu sebeplerle geri dönen üretici olmayacak” diye konuştu.

    “30 depoda alım yapıyoruz”

    Yine bugüne kadar 25 bin üreticiden 60 bin ton fındık randevusu aldıklarını, günlük alım miktarının bin tonu aştığını belirten Kemaloğlu, “İnşallah günlük alım miktarını bin 500-2 bin tona çıkaracağız. Bölgede aktif alım yaptığımız depo sayısı 30’a ulaştı. Sevinerek söyleyebilirim ki alımlar düzene girdi. İnşallah önümüzdeki günlerde alımlar artarak gidecek. Randevuların gerçekleşme oranı yüzde 70. Bizden randevu alan üreticilerin hepsi fındığını satmaya gelmiyor. Bu da bizim günlük performansımızı olumsuz etkiliyor. Eğer üreticilerimiz randevu alıp fındığını satmaya gelmeyeceklerse randevularını TMO iş yerlerine bilgi vermesi lazım ki biz de ona göre ne yapacağımızı bilelim” açıklamasında bulundu.

    “Fındıkta algı operasyonu var”

    Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Kemaloğlu, fındık fiyatına tepki olarak ‘fındıklığını kesen veya fındık yakan üretici’ haberlerinin tamamen algı operasyonu olduğuna dikkat çekti. Kemaloğlu, “Ben de bu bölgenin çocuğuyum. Hepimiz fındığı biliriz. Haberlerde fındıklığını kesen kadın haberi gördüm. O kadının kestiği fındık ham fındıklık. Yani orman ağaçlı fındık. O yakıldığı söylenen fındıkların rengine bakılırsa çürümüş fındık. Evet fındık üreticisinin bir fiyat beklentisi var. Fiyat daha iyi olsaydı diye bir beklenti var. Ama ortada ciddi bir algı sorunu var. Şimdi deniyor ki ’fındık 7-8 lira’. Sormak gerekmez mi hangi fındık? Randımanı 35-40 arası ise 7.5-8 lira olur. Ama TMO kriterlerine göre 50 randıman fındığı benim Karadenizli hemşehrim gidip 7-8 liraya satmaz” diye konuştu.

  • Kurbanlıklar fındığa takıldı

    Fatsa Kasaplar ve Celepler Derneği Başkanı Mehmet Şükrü Gülmez, “Kurban Bayramı’nda bu yıl istenilen sayıda satış olmadı. Birçok hayvan satıcısı arkadaşımız mağdur oldu” dedi.

    Fındık fiyatlarının düşük olmasından dolayı hayvan pazarlarında alıcının bu yıl az olduğunu belirten Mehmet Şükrü Gülmez, “Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla daha az hayvan kesildi. Pazarda alıcılar bu yıl çok azdı. Geçtiğimiz yıl bir ev bir kurban keserken, bu yıl iki ev bir kurban kesti. Geçtiğimiz yıl vatandaş kurbanlık hayvan bulamazken, bu yıl besici hayvanını satacak alıcı bulamadı. Bu durumun fındık fiyatlarının düşük olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Fındığın bölgenin en önemli geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Gülmez, “Fındık olmayınca ya da para etmeyince ister istemez vatandaşlarda planlamasını buna göre yapıyor. Bu yıl para etmedi, o yüzden vatandaşlarda kurbanlık alımı çok yapmadı. İnşallah önümüzdeki yıl daha hareketli olur, bizler de mutlu oluruz” diye konuştu.

  • Yoğun sis fındığa zararlı

    Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Levent Başaran, sisin fındığa zararını doğrularken, üreticilerin endişesini de haklı buldu.

    Hafta sonundan itibaren Akçakoca ve çevresinde etkili olan aşırı sis nedeniyle fındık üreticilerinin tedirginliği devam ediyor. Ulusal Fındık Konseyi Üyesi ve Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Levent Başaran, konunun uzmanı olan ziraat mühendislerinin aşırı sisin fındık ve meyvelerde verim düşüklüğüne neden olacağı konusunda hem fikir olduklarını ifade etti. Olumsuz etkinin nasıl ve ne miktarda olduğunu 10 gün sonra yapılacak saha araştırmasında belli olacağını söyleyen Başaran, yaptığı açıklamada, “Sisin fındık ve meyvelere mutlaka zararı olacak. Bunun nasıl ve ne ölçüde olduğunu ancak 10-15 gün sonra yapacağımız saha çalışmasından sonra göreceğiz. Şimdilik şunu söyleyebilirim; Fındıkta karanfiller belli bir büyüklüğe geldiği için sisli havalar aynı zamanda soğuk havalar olduğundan meyve gelişimini bir miktar yavaşlatabilmektedir. Bunun sonuçlarını ileride göreceğiz” dedi.

    Fındıkta karanfiller belli bir büyüklüğe geldiği için, sisli ve soğuk havaların meyve gelişimini yavaşlatabildiğini ifade eden Başaran, “Yoğun sise bağlı olarak, karanfilin veya çiçek saplarının bağlı olduğu kısımlarda sis suya dönüşüp, uzun süre kaldığı zaman çiçek saplarında çürümelere ve mantar hastalıklarına neden olmaktadır. Ayrıca sise bağlı olarak meydana gelecek nem yükselmesi mantar hastalıkları ve küllemenin fındıkta önemli oranda zararına neden olmaktadır.Yoğun sisin zarar boyutu ne kadar sürdüğüyle bağlantılıdır. Yani birkaç gün ile bir hafta arasında çok farklılık vardır. Dolayısıyla sisin yoğun olduğu ve bu yoğunluğun fındığın dane bağladığı Mayıs ayında olması fındığın verimine etki yapacaktır. Ancak meydana gelen zarar don olayı gibi ürün alamamak şeklinde değil verim düşüklüğü şeklinde olacaktır“ diye konuştu.