Etiket: Finansal

  • Erzurum’da ‘Finansal Okur Yazarlık’ semineri

    Erzurum’da ‘Finansal Okur Yazarlık’ semineri

    Erzurum’da, Erzurum Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce (AÇSH) kadınlara yönelik “Finansal Okuryazarlık ” semineri düzenlendi.

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Konferans Salonunda düzenlenen seminere, Aziziye ve Palandöken Belediye Başkan Yardımcıları AÇSH İl Müdürü Cemil İlbaş, İŞ Kur İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, AÇSH İl Müdür Yardımcısı Harun Akpınar, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Şükran Gökdaş, AÇSH Şube Müdürleri Bekir Gezer, Süleyman Duman, kamu kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.

    AÇSH İl Müdürü Cemil İlbaş, burada yaptığı konuşmada, finansal okur yazarlık eğitiminin önemine değinerek, 2018-2023 yıllarını kapsayan “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinasyonunda hazırlanıp, yürürlüğe konulduğunu söyledi.

    Kadınların ekonomik anlamda güçlendirilmesinin önemine değinen İlbaş şunları söyledi: ‘’ Söz konusu Eylem Planı’nın 5 bileşeninden biri olan Eğitim bileşeninde “kadınların finansal okuryazarlık konusunda bilgi ve farkındalıkları artırılacaktır” hedefine yer verilmiştir.Ayrıca, 100 Günlük Cumhurbaşkanlığı İcraat Programında da Kadınlara yönelik Finansal Okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması eylemi yer almaktadır. Bu kapsamda; Kadınların yerli malı kullanımı, para yönetimi, gelir, harcama, birikim, yatırım, yatırım araçları ve bireysel emeklilik sistemi gibi konularda farkındalıklarının artırılması ile ekonomik güçlenmelerine yönelik mevcut destek ve teşviklere ilişkin bilgi paylaşılması amacıyla Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından “Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri” planlanmıştır.Finansal okuryazarlık, paranın sevk ve idaresi, optimum seviyede paranın satın alabileceği en değerli şeyi alabilme becerisidir. İnsanların ihtiyaçları sınırsız, ancak kaynaklarımız sınırlıdır. Finansal okuryazarlık biraz da sınırlı kaynaklarımızı sınırsız ihtiyaçlarımız ile örtüştürme sanatı, paranın, para hükmündeki değerlerinin sevk ve idaresidir. Aile ekonomisini, geliri, gideri genelde kadınlar dengeler. Eğer evdeki kadın müsrif, marka tutkunu, bol para harcayan bir insan ise, ne kadar para kazanırsanız kazanın hakikaten bir tasarruf yapmak, başarı sağlamak mümkün değildir.Amacımız finansal yetkinliği yüksek ve ekonomisi sağlam ailelerden oluşan bir toplum oluşturmaktır’’

    Toplumumuzda önemli bir yere sahip olan kadınların aile ekonomisinde söz sahibi olabilmesinin önemine değinen İlbaş, ‘’ Kadınların bilinçlenmesi, parasını idare edebilmesi ve ailede bu bilince sahip genç bireylerin yetişebilmesi açısından finansal okuryazarlık eğitimleri son derece kıymetli bir çalışmadır. Bu bağlamda bugün burada para kavramı, bütçe borç yönetimi, kredi kartı, gelir gider, tasarruf ve yatırım araçları gibi konularda farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Çünkü bizler biliyoruz ki geleceğini planlamayı öğrenen, tasarruf bilinciyle donatılan kadınlarımız, ülkemizde finansal kaynakların etkin tahsisine ve yurt içi tasarruf kaynaklarına büyük katkı sağlayacaklardırDüzenlediğimizbu seminerle finansal okuryazarlık eğitimiyle aile bütçesine destek olmak amacıyla mesleki bilgi ve beceri sahibi olmak isteyen, kendi işini kurmaya istekli ve bu amaçla girişimde bulunmak isteyen siz değerli katılımcılarımız için ülkemizde kadınlarımızın ekonomik güçlenmesini sağlayan destek ve teşvikler anlamında da bilgi paylaşımında bulunacağız. Seminerin hazırlanmasına katkı sağlayan ekibimize ve programımıza yer konusunda destek sağlayan ETSO yetkililerine teşekkür ediyorum’’

    Açılış konuşmasının ardından , Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Aile Eğitim Programı Eğitmeni Gamze İspirli Finanasal Okur Yazarlık konusunda sunum yaparken, İş Kur Temsilcisi Ali Erkan, KOSGEB Temsilcisi Edanur İspirli, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Pınar Burkankulu, Türkiye İsraf Önleme Vakfı Temsilcisi Emre Altınoluk da kadınlara verilen istihdam ve iş kurma destekleri hakkında bilgi verdiler.

    Seminer sonunda konuşmacılara teşekkür belgesi verildi.

  • Mardin’de ’Acentelerin Geleceği ve Finansal Sigortalar’ konuşuldu

    Mardin’de ’Acentelerin Geleceği ve Finansal Sigortalar’ konuşuldu

    Mardin’de Quick Sigorta sponsorluğunda, Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu (TÜSAF) ve Mardin’deki sigorta acentelerinin işbirliğiyle ‘Acentelerin Geleceği ve Finansal Sigortalar’ konulu toplantı gerçekleştirildi.

    Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Mardin Valisi Mustafa Yaman, TÜSAF Başkanı Murat Büyükçelebi, Quick Sigorta Genel Müdürü ve Sigorta Tatbikatçıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yaşar, Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı ve yaklaşık 400 sigorta acentesi temsilcisi katıldı.

    Toplantıda gazetecilere açıklamalarda bulunan TÜSAF Başkanı Murat Büyükçelebi, son zamanlarda finansal ürünlerin satışı ile ilgili birçok ilde Quick Sigorta ile iş birliği içinde toplantılar yaptıklarını söyledi. Büyükçelebi, “Meslektaşlarımız için yeni bir satış kanalı ortaya çıkarmış oluyoruz. Ek gelirler kazanmaya imkan veriyoruz. Reel ekonomiye katkı sağlamak açısından önemli ürünler. Kefalet sigortası ve devlet destekli alacak sigortası ile ilgili ciddi bir çalışma var. Tabana yayılması ve iş insanlarının çok daha kolay ulaşması için sigorta ürünlerini satan acenteler gerekli desteği veriyor. Kefalet alanında Quick Sigorta ciddi bir destek veriyor. Diğer tarafta devlet destekli olduğu için birçok sigorta bu işin içinde” dedi.

    Quick Sigorta Genel Müdürü ve Sigorta Tatbikatçıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yaşar da sektörde yeni iş alanları açmak için yeni finansal ürünlerin satışa sunulduğunu söyledi. Yaşar, “Türkiye’de toplam sigorta prim üretiminin yüzde 40’ı trafik yüzde 10’nu kasko sigortalarından yani yüzde 50’si oto sigortalarından oluşuyor. Sigorta acenteleri açısından, sayıları da 16 bin 17 bini buluyor, büyük bir sıkışmayı meydana getiriyor. Bizim TÜSAF ile birlikte başladığımız ve Türkiye çapında tüm illerde ticaret odaları ile birlikte yaptığımız toplantılarda esas amaç sigorta acentelerinin oto sigortalarında yaşadığı bu sıkışmayı açmak, acentelere yeni iş alanları açarak komisyon gelirlerini arttırmak” diye konuştu.

    Acentelerin birer finansal market olarak dönüştürülmesi

    Bunun banka dışı finans alanının büyütülmesine ve acentelerin yeniden yapılandırılmasına yönelik bir çalışma olduğunu kaydeden Yaşar, şöyle devam etti:

    “Acentelerin birer finansal market olarak dönüştürülmesi, bugüne kadara bankalar arasında yaşanan rekabeti aslında sigorta acentelerinin de birer banka şubesine yakın dönüşerek finansal marketler olarak finansal ürünleri satabilmesidir. Biz bu anlamda devlet destekli alacak ve kefalet sigortası ile bir ürün sağlıyoruz. Acentelerin bankalar ile entegre olabilecek şekilde finansal markete dönüşmesi ve yurt içine yayılmış 972 ilçeye yayılmış acentelerin bu ürünleri satabilmesi. Bunun için tüm illerde TÜSAF’la birlikte toplantılar düzenliyoruz.”

  • Türkiye’de gençlerin yüzde 31’inin finansal kurumda hesabı yok

    BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, “Ülkemizdeki durumu incelediğimizde, Dünya Bankası verilerine göre 15 yaş üstü nüfusun yüzde 31’inin herhangi bir finansal kurumda hesabı olmadığı görülüyor” dedi.

    Finansal okuryazarlığa ve finansal erişime büyük önem veren Bankalararası Kart Merkezi (BKM), yayınladığı ‘Geleceğe Yatırım’ ve ‘Gençlerde Finansal Okuryazarlık Araştırması’ isimli iki önemli çalışmayı kamuoyuyla paylaştı.

    “Finansal okuryazarlık daha güçlü bir Türkiye ekonomisi için oldukça önemli”

    Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler karşılaştırıldığında en çok göze çarpan farklardan birinin, gelişmiş ülkelerde finansal hizmetler sektörünün çok daha üstün bir yapıda olması ve bireylerin bu hizmetlerden yaygın şekilde yararlanması olduğunu vurgulayan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, şöyle konuştu:

    “Finansal erişim ve finansal okuryazarlık, ekonomik ve toplumsal gelişmişliğin açık bir göstergesi konumundadır. Ülkemizdeki durumu incelediğimizde, Dünya Bankası verilerine göre 15 yaş üstü nüfusun yüzde 31’inin herhangi bir finansal kurumda hesabı olmadığı görülüyor. Gelişmiş ülkelerde, örneğin İngiltere’de ise bu oran yüzde 4’e kadar düşüyor. Özellikle gelecek yıllarda ülkemize yön verecek gençlerimizin finansal konularda bilinçlenmesi, daha güçlü bir Türkiye ekonomisi için oldukça önemli. Bizim Türkiye olarak bu açığı kararlı ve emin adımlarla kapatmamız gerekiyor. Türkiye, teknolojiyi yaygın şekilde kullanan genç nüfusu sayesinde finansal okuryazarlık konusunda sıçrama yapabilecek bir potansiyele sahiptir. Finansal okuryazarlığı eğitim sisteminin bir parçası haline getirmek artık bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Tam bu noktada banka kartlarının gençlerde finansal okuryazarlığı artırmada kilit noktada olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. BKM olarak kart kullanım bilincinin oluşturulması, finansal eğitim ve farkındalığın artması gibi noktalara büyük önem veriyoruz.”

    “Dr. Fatoş Karahasan tarafından hazırlanan Gençlerde Finansal Okuryazarlık Araştırması’nın sonuçları bize gençlerimizin finansal sistem içerisinde bugünden yarınlarını planlayabilmeleri için her kurumun elinden geleni yapması gerektiğini gösterdi. Bu nedenle Attila Köksal ve Hakan Osmanoğlu’nun kitabını kıymetli bir kılavuz olarak gençlerimize ulaştırmak istedik” diyen Dr. Soner Canko, BKM’nin finansal okuryazarlığın artırılması için somut adımların arkasında durduğunu ve durmaya devam edeceğini vurguladı.

    Gençlerin yüzde 80’i ülke ekonomisini takip etmiyor

    Dr. Fatoş Karahasan tarafından ödeme yöntemi TROY’un katkılarıyla hazırlanan ve Sia Insight’ın araştırma desteğiyle hazırlanan, Türkiye’deki 15-24 yaş arası 2 bin gençle gerçekleştirilen Gençlerde Finansal Okuryazarlık Araştırması’nda yer alan ilgi çekici başlıklar şöyle açıklandı:

    Her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde başarılı olduğunu düşünüyor.

    Ancak, gençlerin yüzde 83’ü harcama planı yapma alışkanlığına sahip değil, gençlerin yüzde 87’sinin düzenli para biriktirme alışkanlığı yok, gençlerin yüzde 80’i ülke ekonomisini takip etmiyor, gençlerin yüzde 84’ü para ve finansal konularda bilgi sahibi değil. Dört gençten üçü enflasyon kelimesinin anlamını bilmiyor.

    Harcamalarımızı kontrol altında tutmanın ilk anahtarı: Banka kartları

    Attila Köksal ve Hakan Osmanoğlu tarafından kalem alınan Geleceğe Yatırım kitabında ise gençlerin tasarruflarını yatırıma dönüştürmek için finansal sistemin içine dâhil olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor. Attila Köksal, araştırmanın ortaya koyduğu bilgiler ışığında gençlerin atması gereken ilk adımın bir banka hesabı açmak olduğunu kaydetti. Gençlerin finansal sisteme girişi için ilk basamağın banka kartları olduğuna işaret eden Köksal, “Banka kartlarının harcamaları kontrol altında tutmak için bir anahtar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Banka kartıyla hesabınızdaki kadar harcarsınız. İstediğiniz zaman hesap hareketlerinize veya ekstrenize bakarak, nereye ne kadar harcadığınızın takibini de yapabilirsiniz” dedi.

    Köksal gençlere finansal açıdan özgür bir yaşam sürebilmeleri için ise şu önerilerde bulundu:

    “Tutumlu olun: Gereksiz harcamalardan kaçının ve paranızın kıymetini bilin. Harçlığınızı kontrollü harcayın, elinizden geldiğince aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışın.

    Biriktirin: Miktarı ne olursa olsun her ay birikimlerin belli bir kısmını bir kenara ayırmak tasarruf disiplinini başlatır.

    Yatırım yapın: Tasarruflarınızı zaman içinde büyüyecek ve size faiz, kâr payı, değer artışı olarak gelir sağlayacak para ve sermaye piyasası araçlarına yönlendirin.

    Yatırımlarınızda riski yayın: Yatırımları belirli enstrümanlara yoğunlaştırmayın, birikimlerinizi mevduat, döviz, yatırım fonları, hisse senetleri, sabit getirili menkul kıymetler ve altın, gümüş gibi emtiaların getirisine endeksli fonlar arasında paylaştırın.

    Dalgalanmalara hazırlıklı olun: Varlık değerleri birçok makroekonomik gelişme, sektörel eğilim ve şirketlere özgü faktörlerden etkilenir.

    Kısa vadeli tahminlere, söylentilere asla kulak asmayın: Uzman olsun veya olmasın kimsenin kısa vadeli piyasa tahminlerine göre asla yatırım yapmayın.

    Yatırımlarınızı basit bir plan çerçevesinde yapın: Piyasalarda ne olursa olsun, belirlediğiniz miktarı her ayın belirli bir günü yatırıma dönüştürün.

    Asla aşırı derecede risk almayın: Amacınız kendi birikiminizi uzun vadeli değerlendirmek olmalıdır. Bir yatırım aracının nasıl işlediğini anlamıyorsanız, yatırım yapmayın.

    Yatırımlarınızı sürekli takip edin: Yatırımlarınızı düzenli olarak gözden geçirin. Herhangi bir yatırımda hata yaptığınızı düşünüyorsanız konunun uzmanlarına danışıp görüş alın.”

  • Alışveriş yapanları üçte biri finansal kimlik bilgilerini kaptırıyor

    Kaspersky Lab, ’Eğlenceli günlerden parola paniğine: Bu yılbaşı internette para yönetmek’ adlı raporda, çevrim içi alışverişin e-postadan sonra internette yapılan en popüler faaliyet olduğunu belirtti. Türkiye’de insanların çoğu (yüzde 93) finansal siber tehditlerin farkında olsa da yüzde 30’u kimlik bilgilerini başkalarına kaptırmış durumda.

    Kaspersky Lab, ’Eğlenceli günlerden parola paniğine: Bu yılbaşı internette para yönetmek’ adlı raporunu yayımladı. Buna göre; internet üzerinden alışveriş yapmanın rahatlığı çok çekici olabilir fakat bazı kullanıcılar halen yaptıkları ödemelerin ne kadar iyi korunduğundan endişe ediyor. Finansal bilgilerini çaldıran yüzde 30’luk kesimin yaklaşık yarısı (yüzde 42) paralarını geri alamadığı belirtildi. Kullanıcıları maddi risk altında bırakma potansiyeline sahip etkenler arasında, farklı e-ticaret platformlarında kullanılan ödeme bilgilerini kontrol etmede yaşanan zorluklar ve mevcut ödeme yöntemlerinin çok çeşitli olması bulunduğu bildirildi.

    İnternet üzerinden alışveriş yapmak, düzinelerce farklı e-ticaret platformundan bir şeyler satın alınabilen dev bir alışveriş merkezini ziyaret etmeye benzediği kaydedilen raporda; insanların tüm ödeme bilgilerini kontrol altında tutmada zorlanmaları hiç de şaşırtıcı değil. Türkiye’de kullanıcıların yarısından fazlasının (yüzde 56) en fazla endişelendiği şey, finansal kimlik bilgilerinin siber suçlular tarafından ele geçirilmesi. Ancak, araştırmaya Türkiye’den katılanların üçte biri (yüzde 31) finansal bilgilerini paylaştıkları web sitelerini ve uygulamaları unuttuğunu veya hatırlamaya bile çalışmadığını dile getirdi.

    Tüketiciler ödeme yapmak için kullandıkları kimlik bilgilerinin kolay hatırlanabilir olmasını istiyor. Türkiye’de kullanıcıların beşte biri (yüzde 22) bu bilgileri cihazlarında saklıyor. Bu şekilde, internet üzerinden alışveriş yaparken bilgileri girmek kolaylaşıyor ve hatırlama derdi ortadan kalkıyor. Ancak, cihaz çalınır veya kaybolursa kullanıcı sadece kişisel bilgilerini değil para kaybetme riskiyle de karşı karşıya kalıyor. Cihazı bulan ya da çalan kişi akılı telefonun notlarında ilgili kimlik bilgilerini bulursa banka hesaplarına erişebiliyor.

    Dijital ödeme yöntemlerinin çeşitliliği, tüketicilere ürün veya hizmet satın alırken kendilerine en uygun yolu seçme özgürlüğü sunuyor. Banka ve kredi kartları, banka hesabından aktarım ve PayPal gibi e-cüzdanlar en çok tercih edilen yöntemler olmaya devam ediyor. Ancak diğer ödeme yöntemlerinin de popülerliği artıyor. Sık alışveriş yapan kişiler sadakat programlarıyla puan toplayıp, bu puanlarla daha fazla fazla şey satın alabiliyor. Akıllı telefonlar ve akıllı saatler sayesinde tüketiciler yanlarında cüzdan, para veya kart bile taşımaya ihtiyaç duymuyor. Bu da PayPass ve Apple Pay gibi temassız cihaz ödemelerini daha popüler hale getiriyor. Türkiye’de tüketicilerin üçte biri (yüzde 31) bunları düzenli olarak kullanıyor.

    “Yılbaşı dönemi insanların ailelerine ve arkadaşlarına hediyeler aldığı harika bir dönem. Ancak kimse, güvensiz işlem veya çevrim içi dolandırıcılık nedeniyle para kaybederek bu dönemin zehir olmasını istemez” diyen Kaspersky Lab Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, sözlerine şöyle devam etti: “Finansal verilerimize ve internet üzerinden yaptığımız ödemelere çok dikkat etmeliyiz. Banka kartı bilgilerimizi güvenilmez web sitelerine vermekten veya güvenlik önlemi bulunmayan cihazlardan ödeme yapmaktan kaçınmalıyız”.

    Kaspersky Lab, internetten alışverişi daha güvenli hale getirmek için çevrimiçi işlemleri ve alışveriş hesaplarını koruyabilen bir siber güvenlik çözümü kullanılmasını tavsiyesinde bulundu. Örneğin; Kaspersky Security Cloud, çözümü internetten bir şey satın aldığında güvenli bir tarayıcı açıp ödeme bilgilerini güvenli bir şekilde otomatik olarak girerek kredi kartı detaylarını koruyor. Finansal bilgileri de dahil olmak üzere kullanıcıların tüm özel hayatını korumak için tasarlan Kaspersky Password Manager çözümü ise kullanıcıların parolalarına, PIN’lerine ve önemli kimlik bilgilerine istedikleri yerde her tür cihazdan güvenli bir şekilde erişmesini sağlıyor, hızlı ve güvenli ödeme yapma imkanı sunuyor.

  • Aydınlı kadınlara finansal okuryazarlık anlatıldı

    Aydınlı kadınların ekonomik olarak güçlenmesi amacıyla Aydın Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından ‘Finansal Okuryazarlık ve Kadının Ekonomik Güçlenmesi Paneli’ gerçekleştirildi. Aydınlı kadınlar tasarruf etmeden, nasıl alışveriş yapılmasına kadar birçok konuda bilgi sahibi oldu.

    Aydın Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden hizmet alan kadınlar başta olmak üzere Aydın halkının ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak amacıyla kadınlara yönelik bir panel düzenlendi. Aydın Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele Aydın Vali Yardımcısı Yücel Gemicioğlu, Aydın Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfi Bozçelik, Aydın Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Rahmi Terzi, panelistler ve çok sayıda kadın katıldı. ‘Finansal Okuryazarlık ve Kadının Ekonomik Güçlenmesi Paneli’ ev ekonomisinden sorumlu kadınlara tutumlu olmanın ve tasarruf etmenin püf noktaları anlatıldı. Nurdal Kamal moderatörlüğünde panelistler Zeynep Keskin, Eylem Topal, Esen Türker, Müşerref Şimşek Kahraman ve Barışcan Gülay Aydınlı kadınlara finansal okuryazarlık üzerine görüşlerini aktardı.

    “Bir şeyin okur yazarı olmak çok önemlidir”

    Aydın ve Aydınlı kadınların güçlendirilmesine dair çalışmalara devam ettiklerini belirten Aydın Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfi Bozçelik, “Toplum olarak bazı şeyleri aile ortamında öğreniyoruz. Ancak bir şeyin okur yazarı olmak çok önemlidir. Parayı idare etmeye ve kullanmaya yönelik çalışmalar yapıyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda alışveriş yapılması gerektiğini öğretmeye çalışıyoruz. Türk toplumunda tasarruf kültürü yok ve bu yüzden elimizde olan herşeyi yamamak gibi bir alışkanlığımız var. Ama finansal okur yazarlığımız olsaydı elimizdeki az paralarla bile kıt kanaat tasarruf etmeyi bilirdik. Gereksiz yere harcama yapmak yerine o paraları biriktirip çok rahat ederdik. Kumbarada biriktirilen bozuk para bile bu işin bir parçasıdır. Tutumlu olmak, tasarruf etmek gibi kavramlar finansal okuryazarlık çatısı altında yer alıyor. İnşallah bundan sonra kadınımız ve ailelerimiz daha güçlü olacak. Kadınlarımız tasarruf bilinciyle de bu ülkenin ekonomisine katkı sağlayacak” dedi.

    “Ev ekonomisi kavramından uzaklaştık”

    Küreselleşen dünyadan ekonominin de çok kolay etkilendiğini vurgulayan Aydın Vali Yardımcısı Yücel Gemicioğlu, “Bir sosyolojik yapı içerisinde sadece o yapıyı oluşturan bir unsurun faaliyette bulunması, sosyal, siyasi veya ekonomik o toplumun gücünün yarısıdır. Bu manada ekonomi artık hayatımızın her noktasında, yaşam mücadelesi, çocuğumuzun rızkı mücadelesi. Ev ekonomisi kavramından aile bütçesini kadınların yürütmesi kavramlarından biz son zamanlarda biraz uzaklaştık. Herhalde o günlere biraz dönmemiz gerekiyor. Yaşadığımız finans dünyası da artık çok farklı bir boyut kazandı. Öncelikle küreselleşti ve karmaşıklaştı. Böylesine yapı içerisinde de biz bireyler olarak zorlanıyoruz. Bu konferansla bu durumların biraz aşılacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    “Ekonominin güçlenmesinde kadınlara ihtiyacımız var”

    Kadınların hem ev hem de ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğun altını çizen Aydın Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Rahmi Terzi, “Kadınlar sadece evin ekonomisinde değil ülkenin ekonomisinde yer alıyor. Ülkemiz bahsettiğimiz gibi dünyanın kalkınmış sayılı ülkelerinden olacaksa kadınlarımızın evlerinden çıkıp ülkenin ekonomisinde yer almaları çok büyük rol oynayacak. Kadının işgücüne katılımını bir dilekten öte ekonominin büyümesi için mecburiyet olduğu açıktır. İşsizlikle mücadelede kadın istihdamının arttırılması gerekiyor. Ülkelerin büyümesi de buna bağlıdır” ifadelerini kullandı.