Etiket: Finans

  • Diyarbakır’da terörün finans kaynağı uyuşturucuya darbe

    Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Lice, Hazro ve Kocaköy ilçeleri kırsalında düzenlenen başarılı bir operasyonla teröristlere ait 2 adet sığınak, 1 adet doğal mağara ile buralarda tespit edilen 50 kilogram amonyum nitrat maddesi Mayın-EYP Tespit ve İmha Timi (METİ) tarafından imha edilirken, 26 noktada gerçekleştirilen aramalarda piyasa değeri 170 milyon 646 bin 100 lira olan 1 ton 261 kilogram esrar maddesi ile 508 bin 737 kök kenevir bitkisi ele geçirildi.

    Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı tarafından Lice, Hazro ve Kocaköy ilçeleri mülki sınırları içerisinde, 17 Mayıs 2018 Perşembe günü saat 21.00’dan itibaren jandarma komando timleri ve güvenlik korucularıyla icrasına başlanılan Bayrak-85 Şehit Jandarma Uzman Çavuş Oğuzhan Çito-2 operasyonu, 19 Mayıs 2018 Cumartesi günü saat:23.00 itibariyle başarıyla tamamlandı. Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada operasyon detayları açıklandı. Açıklamada, “Söz konusu operasyonel faaliyet esnasında; BTÖ mensuplarınca kullanılan 2 adet sığınak ve 1 adet doğal mağara tespit edilmeyi müteakip, tahrip edilerek kullanılamaz hale getirilmiş, icra edilen temas aramasında tespit edilen 50 kilogram amonyum nitrat maddesi, METİ tarafından yerinde tahrip edilmiştir. Narko-terörizmle mücadele faaliyetleri kapsamında, icra edilen temas ve adli arama faaliyetleri neticesinde; 26 ayrı noktada piyasa değeri 170 milyon 646 bin 100 TL olan 1 ton 83 kilogram toz, 178 kilo 15 gram kubar olmak üzere toplam 1 ton 261 kilo 15 gram esrar maddesi ve 508 bin 737 kök kenevir bitkisi tespit edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı gereğince esrar maddeleri muhafaza altına alınmış, kenevir bitkileri numune alınmasını müteakip, yerinde imha edilmiştir. Ele geçirilen ve imha edilen uyuşturucu maddenin günlük kullanım değerleri göz önüne alındığında, bir günde toplam 2 milyon 829 bin 95 bireyin uyuşturucu maddeden zehirlenmesinin önüne geçilmiştir” denildi.

    Açıklamada operasyon kapsamında yapılan yol kontrolleri hakkında da bilgi verildi. Açıklamada, “Yol kontrol ve adli arama faaliyetleri neticesinde; geçici olarak teşkil edilen yol kontrol ve arama noktalarında görevli jandarma personeli tarafından, 755 şahıs ve 215 aracın Jandarma Asayiş Bilgi Sistemi (JABS) marifetiyle, KİHBİ, UYAP ve ASAL sorgulamaları yapılmış, operasyon bölgesi içerisindeki 25 konut ve eklentisinde yetkili makamlardan alınan karar uyarınca adli arama faaliyeti gerçekleştirilmiş, 12 şüpheli hakkında gerekli yasal işlem başlatılmıştır. Bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir” ifadeleri kullanıldı.

  • Terör örgütlerinin finans kaynağına 10 milyonluk darbe

    Bursa’da, narkotik polisi, 2018 yılının ilk 4 ayında terör örgütlerinin önemli finans kaynaklarından biri olarak bilinen uyuşturucu ticaretine büyük darbe vurdu. 2018 yılında yaklaşık 10 milyon liralık uyuşturucu ele geçirildi.

    Bursa Narkotik Şube Müdürlüğü, 2018 yılının ilk 4 ayında yapılan operasyonel çalışmaların istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı. İl Emniyet Müdürü Osman Ak’ın göreve geldiği ilk günden bu yana dile getirdiği ve terör örgütlerinin önemli finans kaynaklarından biri olarak bilinen uyuşturucu ile mücadele sürüyor. Narkotik polisleri gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor. Narkotik Şube Müdürlüğünce paylaşılan istatistiklere göre, ekipler Bursa’da 2018 yılının ilk 4 ayında bin 863 operasyonda 2 bin 465 kişi hakkında işlem yaptı. Bu şahıslardan bin 911’i hakkında ‘uyuşturucu madde kullanmak, satın almak, kabul etmek ve bulundurmak’ suçlarından adli işlem yapılırken, 554 şüpheli ise ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak’ suçlarından adli makamlara sevk edildi. Bu şahıslardan 292’si tutuklandı.

    Yine 4 aylık çalışmalarda piyasa değeri yaklaşık 10 milyon lira olan 15 kilo 377 gram sentetik kannobinoid, 11 kilo 833 gram esrar, 9 kilo 376 gram metamfetamin, 2 bin 791 adet ecstasy tablet, 2 bin 9 adet yeşil reçete tablet, 103 adet captagon tablet, 37 kök kenevir, 88 gram kokain maddesi, 21 gram eroin maddesi, çeşitli marka, model ve çapta 88 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancalara ait 656 adet fişek, 24 adet av tüfeği ile bu tüfeklere ait 400 adet fişek ele geçirildi.

  • Prof. Dr. Sudi Apak: “Türkiye’de bir finans merkezinin olması şart”

    Ekonomide yaşanan gelişmeler ile birlikte Türkiye’nin ekonomisini değerlendiren Prof. Dr. Sudi Apak, kredibilite sorununun yaşanmaması için Türkiye’de bir finans merkezinin olması gerektiğini vurguladı.

    Dolar ve euro’da görülen artış ile birlikte Türkiye ekonomisini nasıl yönlendirilmesi gerektiği üzerine değerlendirmelerde bulunan İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sudi Apak, Türkiye’nin ekonomideki en büyük sonunun kredibilite sorunu olduğunu ifade etti. Dünya piyasalarında yüksek hacimle iş yapılmasının kredibilite arttıracağını da söyleyen Prof. Dr. Apak, Ekonominin dengeli bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Uzun vadede cari açıkla nasıl baş edileceği belirlenmelidir ”dedi.

    “Varlık fonları kaynak oluşturmalı”

    Kredibilite sorununun nasıl giderileceği ile ilgili yorumlarda bulunan Prof. Dr. Apak, “Bu sorun dünya finans piyasalarına Türk Bankaları ya da Türk işletmeleri olarak daha fazla girmememizden kaynaklanıyor. Bununla birlikte varlık fonlarının birbirleriyle rekabet eder halde kaynak oluşturuyor olması lazım. Nitekim dünya piyasalarına daha çok girdi çıktı yapılmalı. Daha fazla hacimle iş çevrilirse bu alanlarda kredibilite artmış olur. Dolayısıyla da risk oranı da o ölçüde azalır. Bu döngü sağlanamazsa alınan fonların maliyeti de artar. Maliyet artınca da işletmelerin alım gücü düşer ve üretim yapamaz hale gelir. Bunun mümkün olduğu kadar maliyetinin düşmesi lazım. Bu da dövizin düşmesiyle olur” dedi.

    Prof. Dr. Apak değerlendirmelerine şu ifadeler ile devam etti:

    Türkiye’de işlem hacminin artması, dış piyasalara daha fazla girilmesiyle olur. Ayrıca Türk malının prim yapması kredibilite sorunun da önüne geçer. Böylece işletmeler daha rahat para bulur. Bununla birlikte Türkiye’de mutlaka bir finans merkezinin olması gerekiyor. Dolayısıyla kredibilite sorununun aşılması için dünya ticaretini bilen Türk firmalar da piyasada aktif olmalı. Ayrıca Türkiye’deki bankaların tekrar topluma kazandırılmalı. Son zamanlarda Emlak Bankası’nın tekrar açılması çok güzel bir gelişmedir” ifadelerinde bulundu.

    Ekonomideki dalgalanmaların geçici olduğunu da belirten Prof. Dr. Apak, “En ufak bir krizde herkes dış ticaret açığını konuşuyor. Türkiye bu tarz krizleri belli ölçüde daha rahat çözecektir. Burada önemli olan cari açık meselesini krize girmeden idare edebilmektir. Bundan dolayı kimsenin heyecana kapılmaması gerekiyor. Türkiye’nin büyük bir ekonomisi var. Dünyada yapılan beş büyük projenin üçü Türkiye’de yapılıyor. Bu durum ülkemiz için çok büyük avantajdır. Piyasalar oturduktan sonra ekonomimizin çok daha iyiye gideceğini düşünüyorum” dedi.

  • İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin tek rezidans bloku satışa çıkarıldı

    Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, “Seçimlerin öne alınması son derece isabetli bir karar” dedi. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin tek rezidans bloku satışa çıkarıldı.

    Ağaoğlu Şirketler Grubu, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nde yer alan ve tek rezidans bloku olan “A Blok’un” lansmanını gerçekleştirdi. Basın toplantısına, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Emlak Konut GYO Genel Müdür Yardımcısı Hakan Akbulut ve Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi- Murahhas Azası Hasan Rahvalı katıldı.

    Toplantıda konuşan Ali Ağaoğlu, “Bugün, burada TOKİ ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile hasılat paylaşımı modeliyle geliştirdiğimiz İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin tek rezidans bloğu olan A Blok’un lansmanını gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanımız, başbakanken Ataşehir’i münhasıran finans merkezi olarak ilan etti. 9. Kalkınma Planı ile birlikte, İstanbul’un ilk etapta bölgesel ve daha sonra küresel bir finans merkezi olması amaçlandı. Birçok kurum ve kuruluşun katılımı ile hazırlanan eylem planı da Ekim 2009’da yürürlüğe girdi. Ağaoğlu olarak, ilk kazmayı 2012 yılında vurduğumuz günden bu yana 8.5 milyon metreküp hafriyat çıkardık. Taahhüt ettiğimiz gibi projedeki diğer kurumlara ait alanları temel seviyesine getirip teslim ettik. Metro istasyonunu tamamlayıp Ulaşım AŞ’ye teslim ettik. Diğer paydaşların inşaatları da bizimi gibi tamamlanma aşamasında. Tüm hafriyat işlerini, ortak altyapılarını, metro istasyonu ulaşım yollarını, kapalı ve açık otoparklarını, proje alanının zemin iyileştirmesi ile tüm yapısal ve peyzaj işleri bize ait. Şu ana kadar kendi kaynaklarımız ile tamamladığımız işler için 400 milyon dolar harcama yaptık” dedi.

    “Katar Finans Merkezi ile iyi niyet anlaşması imzaladık”

    İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin uluslararası platformda da ilgi odağı olduğunu belirten Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti “İstanbul Finans Merkezi projesi uluslararası oyuncuların da gözdesi halinde. Londra Finans Merkezi’nin Başkanı Lord Mayor, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin en büyük geliştiricisi olarak, bizi 4 kez ziyaret etti. Biz de gerçekleştirdiğimiz yurt dışı seyahatlerde finans merkezini, finans çevrelerine ve iş adamlarına anlatıyoruz. Bugün de ayağımızın tozuyla Katar’dan geldik. Katar Finans Merkezi’nin resmi davetlisi olarak 3 gün boyunca bizi en üst düzeyde ağırladılar. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi ve Katar Finans Merkezi arasında iş birliği imkânlarını geliştirmek amacıyla bir iyi niyet sözleşmesi imzaladık. Bunun iki ülke arasında gelişmiş ilişkilere daha da büyük katkıda bulunacağına inanıyorum”.

    “Katar ile Türkiye arasında stratejik anlamda iyi ilişkiler var”

    Katar’ın her iki finans merkezinin entegrasyonu ve regülasyonu konusunda kalıcı adımlar atmakta kararlı olduğuna dikkat çeken Ali Ağaoğlu; “Aynı şekilde biz de bu konuyu gündemimize alırsak çok daha hızlı yol alırız. Zaten iki ülke arasında stratejik anlamda iyi ilişkiler var. Türk şirketlerinin Katar’da bugüne kadar gerçekleştirdikleri 130’un üzerinde projenin toplam yatırım tutarı yaklaşık 15 milyar dolar. İki ülke arasında 2016’da gerçekleşen ticaret hacmi 710 milyon dolar. 2017’de bu rakam 913 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Katar’ın 2018 yılında Türkiye’de 19 milyar dolarlık yatırım yapması bekleniyor” dedi.

    “İstanbul Finans Merkezi ucuz finansal kaynak için gerekli bir proje”

    İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin bir gayrimenkul projesi olmadığına değinen Ağaoğlu; “Biz buranın ihalesine girerken de burasının bir gayrimenkul projesi olmadığını, Türk ekonomisi için stratejik değere sahip bir mega proje olduğunu düşünüyorduk. Bu proje hem global hem de milli bir projedir. Büyüme hızını sürdürmek zorunda olan Türk ekonomisinin ihtiyacı olan bir projedir. Ülkemiz dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında. Bu büyümeyi sürdürmek istiyorsak ucuz ve yeni finansal kaynaklara ihtiyacımız olacak. İşte İstanbul Uluslararası Finans Merkezi de bu görevi görecek. Projede inşaatlar hızlanmaya başladı. Biz burada regülasyonlar ve teşvikler ile ilgili gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Altyapının oluşturulması ve teşviklerin sağlanması ile ilgili yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisi daha da artacaktır. Bundan kazançlı çıkan da Türk ekonomisi olacaktır” dedi.

    Ağaoğlu sözlerine şu şekilde son verdi. “İstanbul Finans Merkezi’nde Türk ekonomisinin temel taşı olan kurumlar yer alacak. Merkez Bankası, BDDK, SPK, kamu bankaları ve özel kuruluşlar olacak. Bizim de burada rezidans ve ofis bloklarından oluşan bir alanımız var. Finans Merkezi’nin yakınında, kıyısında, köşesinde değil tam içindeyiz. Bugün lansmanını yaptığımız A Blok’u farklı düşünmemiz gerekiyor. Çünkü finans merkezinin kıyısında, köşesinde değil tam içinde. Yatırımcılarımız doğrudan Uluslararası Finans Merkezi’ne yatırım yapacak. Bu üründen başka bir alternatif bulma imkânı yok”.

    Toplantıda konuşan Emlak Konut GYO Genel Müdür Yardımcısı Hakan Akbulut, “Emlak Konut GYO’nun koordinasyonu ve güvencesi ile gerçekleşen, Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir finans merkezi olmasını sağlayacak İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinin ilk adımını hayata geçirmek için bugün buradayız. Bildiğiniz üzere İstanbul Finans Merkezi projesi 2007-2013 yılları 9. Kalkınma Planı ile hükümetimizin öncelikli olarak takip ettiği projeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz sermaye piyasalarının önde gelen kuruluşlarının yer alacağı, tüm yapım işlerinin tamamlanması ile İstanbul’un küresel bir finans merkezi olacağına da inancımız tamdır. Biz Ataşehir’de 13 bine yakın bağımsız bölüm geliştirdik. İstanbul Finans Merkezi ile bunu taçlandırmış olacağız. Ülkemizin yakalamış olduğu büyüme oranlarının bu yıl da devam edeceğini ve bu büyümenin de hem finans merkezini hem de sektörümüzü canlandıracağını düşünüyoruz” dedi.

    İstanbul uluslararası Finans Merkezi’nin önemine dikkat çeken Ağaoğlu Şirketler Grubu Murahhas Azası-Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Rahvalı; “Bu lansmanımız diğerlerinden farklılık arz ediyor. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi bir gayrimenkul projesi değil. İçinde inşaat var ama bizim asıl amacımız bunları satmaktan önce ülkemizin ihtiyacı olan ucuz finans kaynağına ulaşabilmek. Makro düzeyde baktığımızda özel sektör ve kamunun dış borcunun 500 milyar doların üzerinde seyrettiğini söyleyebiliriz. Biz burada önce bölgesel daha sonra uluslararası bir finans merkezi olduğumuz takdirde reel sektörümüz daha ucuza borçlanma imkânı bulacak Geçen yıl Kredi Garanti Fonu’nun devreye girmesiyle birlikte durağan ekonomi birden şahlandı. Bu sayede son yılların en hızlı büyümesini yakalamış olduk. Piyasalara 55 milyar dolar civarında enjekte edilen para ülke ekonomisini bu derece canlandırdığına göre; dünya piyasalarından 500 milyar dolarlık bir kaynağın ülkemize girmesi halinde batı ülkeleri ile yarışabilecek ekonomik düzeye ulaşacağımıza inanıyoruz. Bugün yaptığımız lansmanda projemizdeki rezidans blokunu satmaktan önce İstanbul Finans Merkezi’nin önemine dikkat çekmek istiyoruz. Proje tamamlanma aşamasına geldi. Özellikle yerli ve yabancı yatırımcıların yoğun ilgisi var. Burada 319 rezidans dairemiz mevcut. Çoğunluğu 1+1’lerden oluşuyor. Az sayıda 2+1 seçeneklerimiz de bulunuyor. Bunların fiyat aralığı 500 bin TL ile 2 milyon TL arasında. Her kampanyamızda olduğu gibi tüketiciler için esnek ödeme planları yaptık. Rezidans blokumuz için dünyaca ünlü bir rezidans işletme markasıyla görüşmelerimiz var. Arzu eden müşterilerimiz mülklerini işletmeye verip rezidans bedelinin yüzde 6’sı kadar bir getiriye sahip olabilecek” dedi.

    Seçim sürecinin erkene alınması ile ilgilide konuşan Ağaoğlu, “Dünya sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Ülke olarak bulunduğumuz bölge zaten dünya üzerinde en sıkıntılı bölgelerden biri. Son dönemlerde seçim ile ilgili siyasi bir tartışma vardı. Seçimlerin öne alınması son derece isabetli bir karar. Çünkü en çok ihtiyacımız olan şey istikrar ve ön görebilmedir. Seçimle birlikte Türkiye’nin bu istikrarı yakalayacağına inanıyorum” dedi.

  • Katar’la finans merkezi için stratejik imza

    İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin en büyük gayrimenkul geliştiricisi ve altyapı inşasından sorumlu olan Ağaoğlu, Katar’ın başkenti Doha’da Katar Finans Merkezi’nin yöneticileri ile bir niyet mektubu imzaladı.

    Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Ağaoğlu Şirketler Grubu İcra Kurulu Üyesi – İş Geliştirme Grup Başkanı Burak Kutluğ’un da içinde bulunduğu heyetle Katar Finans merkezini ziyaret etti. Burada Katar Finans Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Yousuf Mohamed Al – Jaida ve üst düzey yetkililer ile görüşen Ağaoğlu, Katar Finans Merkezi hakkında bilgi aldı ve iki finans merkezi arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi hakkında niyet mektubu imzaladı. İmza töreninde konuşan Ağaoğlu, “Katar, Türkiye’nin geleceğine ve büyüme potansiyeline inanıyor. Katar, aynı zamanda ticari ilişkiler ve yatırım fırsatları açısından Türkiye’nin en önemli stratejik ortaklarından biridir. Ağaoğlu Grubu olarak, 1981 yılından bu yana 35 binden fazla konut ve ticari ünite geliştirdik. Türkiye’nin en büyük gayrimenkul geliştiricisi olmamızın yanında İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin en önemli geliştiricisiyiz. Katar Finans Merkezi, modern ve etkili finans merkezi yapısının çok iyi bir örneğidir. İmzaladığımız niyet mektubunun İstanbul Finans Merkezi ve Katar Finans Merkezi arasında bir stratejik ortaklık oluşturma yolunu açtığına inanıyorum. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’ndeki en önemli geliştiricilerden biri olarak, bu niyet mektubu ile önemli bir işbirliğine imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

    İmzalanan niyet mektubu Türk firmalarının Katar Finans Merkezi’ne proaktif bir şekilde tanıtılması gibi önemli avantajları da beraberinde getirecek. Ayrıca her iki taraf Katar ve Türkiye’ye karşı ilgi duyulan konularda ortak seminer ve konferans düzenleyerek karşılıklı işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyecek. Bunlara ek olarak iki finans merkezi arasında ilgili hukuki, ticari ve yatırım amaçlı ilişkilerin geliştirilmesi bekleniyor.

    Bu anlaşma daha fazla Türk şirketini Katara getirmeye yardımcı olacak

    Katar Finans Merkezi CEO’su Yusuf Mohamed Al-Jaida, “Bu anlaşma bölgenin kalkınması ve ikili ilişkilerin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor. Katar’da faaliyet gösteren 200’den fazla Türk şirketi ve ortak oldukları girişimler var. İmzalanan iyi niyet mektubu ile beklentimiz daha fazla Türk şirketinin Katar’a gelmesi yönündedir” dedi.

    Katar – Türkiye arasındaki ticari ilişkiler ve yatırımlar artmaya devam ediyor

    Türk şirketlerinin Katar’da bugüne kadar gerçekleştirdikleri 130’un üzerinde projenin toplam yatırım tutarı yaklaşık 15 milyar ABD dolarıdır. Katar’ın 2018 yılında Türkiye’de 19 milyar Dolarlık yatırım yapması bekleniyor. İki ülke arasında 2016’da gerçekleşen ticaret hacmi 710 milyon dolar olurken, 2017’de bu rakam 913 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.