Etiket: Filminin

  • Özgecan filminin imzaları atıldı

    Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te bindiği midibüste vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın ölüm yıl dönümünde, hayatını anlatacak ‘Cennetin Kuşları’ filminin sözleşmesi imzalandı.

    Tarsus’ta iki yıl önce hunharca öldürülen ve kadına yönelik şiddetin sembolü olan 20 yaşındaki Özgecan Aslan, ölümünün 2’nci yılında bir etkinlik ve mezarı başında okutulacak mevlitle anılıyor. 11 Şubat 2015 tarihinde öldürülen, 13 Şubat 2015’te yanmış bedeni bulunan ve 14 Şubat Sevgliler Günü’nde toprağa verilen Özgecan için ilk etkinlik bu sabah Özgecanlar Derneği’nde düzenlendi. Etkinliğe, Özgecan’ın babası Mehmet Aslan, annesi Songül Aslan, kardeşleri Beste ve Barış Ali Aslan ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin Barosu Başkanı Ali Er, Özgecanlar Derneği Başkanı Hediye Dalğıç, Yönetmen Ali Avcı ve Genel Koordinatör Levent Akay katıldı.

    Anma etkinliğinde konuşan Özgecanlar Derneği Başkanı Hediye Dalğıç, derneğin öncelikli amacının Özgecan’ın hayali olan Kadın Rehabilitasyon Merkezini kurmak olduğunu söyledi.

    Özgecan’ın babası Mehmet Aslan ise “14 Şubat’ı bütün dünya Sevgililer Günü olarak biliyor ama biz de canımızın sevgilisine kavuşma günü olarak anıyoruz. O anlamda hem anlamlı hem acılı hem hüzünlü bir gün” dedi.

    Baba Aslan, büyük çaba sonucunda Özgecanlar Derneği’nin faaliyete geçmesinde emeği geçen herkese de teşekkür etti. Derneğin dün yapılan genel kuruluyla belirlenen yeni yönetimin güzel başarılara imza atacaklarına inandığını ifade etti. Bu süreçte manevi desteklerini esirgemeyen devlet büyükleri ile Mersin Valisi Özdemir Çakacak ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’a teşekkür etti.

    “Özgecan’ın ölüm yıl dönümünde filmin sözleşmesini imzalayacağız”

    Özgecan’ın yaşamını anlatacak ‘Cennetin Kuşları’ filmini çekecek Yönetmen-Yapımcı Ali Avcı da iki yıl önce meydana gelen ve dünyanın en büyük gündemlerinden biri olmaya devam eden olayın bugün büyük bir ruh derinliğini yaşamakta olduklarını dile getirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin, Hollywood üzerinden dünyaya istediği tüm mesajları sinemayla anlattığını belirten Avcı, Kievslovski’nin, ‘Sinemayla dünyayı değiştiremeyebilirsiniz ama sinema seyircisiyle dünyayı değiştirebilirsiniz’ sözünü anımsatarak, Amerika’nın yine televizyonla konuşan toplumları televizyondan yönetmeyi kendisine şiar edindiğini kaydetti. Avcı, kendilerinin de kadına şiddet noktasında Türkiye’de bir sembol olan Özgecan’ın hayatını ters algı ile sinema filmine aktaracaklarını söyledi.

    Film için 4 aydır çalışma yaptıkları bilgisini veren Avcı, filmin sözleşmesini de Özgecan’ın ölüm yıl dönümünde Özgecanlar Derneği ile imzalayacaklarını ifade etti.

    “Özgecan’ın doğum günü olan 22 Ekim’de de büyük bir gala organizasyonu ile onun ruhuna en büyük hediyeyi vermiş olacağız” diyen Avcı, çekimlerin büyük bölümünü Mersin ve çevresinde gerçekleştireceklerini bildirdi. Filmin, Mersin’in güzellikleriyle tanınmasına da olanak sağlayacağını belirten Avcı, “Sinema, dünyanın en uzak köşelerindeki insanları birbirlerine tanıtan en kolay araçtır. Bu sebeple biz derneğin kuruluş amacına da hizmet edecek, Özgecan’ın en büyük hedeflerinden biri olan rehabilitasyon merkezine nasıl katkı sunarız noktasında böyle bir sinema filminin gelirlerini de derneğe bağışlayarak olabileceğini düşündük. Filmde Mersin’den yaklaşık 2 bin 500 yardımcı oyuncu da rol alacak. Özgecanlar ölmesin” dedi.

    “Yeni Özgecanlar olmaması için herkesin ders çıkarması lazım”

    “Keşke böyle bir olay vuku bulmamış olsaydı da biz de bugün burada bu amaçla buluşmasaydık” ifadlerini kullanan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocamaz da “Ama maalesef ülkemizin bir gerçeği, dünyanın bir gerçeği olarak bu olay yaşandı. Yeni keşkelere mahal vermemek hepimizin öncelikli amacı olmalı. Özgecanımızın ailesine hem sabır hem metanet diliyoruz. Ama onların gösterdiği sabır ve metanete tüm Türkiye hayran. Herkes bu metaneti gösteremeyebilir. Ülkemizin ateş çemberinden geçtiği bir dönemde böyle bir metanete de ihtiyaç vardı” diye konuştu.

    “Film çalışmasına elimizden gelen desteği vereceğiz”

    Özgecan’ın başına gelen bu tür olayların unutturulmaması gerektiğinin altını çizen Başkan Kocamaz, “Yeni Özgecanlar olmaması için herkesin ders çıkarması lazım. Bu olayların unutulmaması ve unutturulmaması gerekiyor. Bunun için arkadaşlarımız, başta Mehmet bey olmak üzere, Özgecan’ın yaşadığı dramın bir daha yaşanmaması, onun hatıralarının yaşatılması için böyle bir dernek kurmak istediklerini söylediler, biz de elimizden gelen desteği verdik. Yeni bir yönetim oluştu. İnşallah bu yönetim ailenin de arzu ettiği sonuç alıcı projelere imza atar ve Özgecan’ın da ruhu böylece şad olmuş olur” ifadelerini kullandı.

    Çekilecek filme de değinen Kocamaz, “Böyle bir film hazırlığı çok önemli. Özellikle yeni nesillere eğitici, öğretici, yaşananlardan ders çıkarıcı anlamda çok büyük faydası olacağına inanıyoruz. Biz de belediye olarak film çalışmasına elimizden gelen desteği vereceğiz. İnşallah güzel bir eser çıkar ve filmi izleyenler kendi payına bir ders çıkarır, toplum kendine bir ders çıkarır ve bir daha bu tür hadiseler yaşanmaz diye umut ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Özgecan’ın babası Mehmet Aslan, Özgecanlar Derneği Başkanı Hediye Dalğıç ile Yönetmen Ali Avcı, ‘Cennetin Kuşları’ filminin sözleşmesine imza attı.

  • ‘İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı’ filminin galası yapıldı

    Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunu konu alan ‘İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı’ filminin galası yapıldı.

    Kahramanmaraş’ın merkez ilçelerinden Onikişubat Belediyesinin katkılarıyla hazırlanan ‘İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı’ filminin galası, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, filmin başrol oyuncusu Serdar Gökhan ve birçok filmseverin bir araya gelmesiyle gerçekleştirildi. Galanın açılışında konuşan Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, kültürel anlamda çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek, “Amacımız bu ülke için kanını canını veren o şehitlerimizi, kahramanlarımızı unutturmamaktır. 25 dakikalık kısa metrajlı bir film hazırladık. Ama bizim çalışmalarımız, geçmişimizle ilgili çalışmalarımız bunlarla sınırlı kalmayacak. Bu kahramanlarımızı çizgi romanlar şeklinde tekrar yayın haline getirerek ilkokullardan başlayarak bütün çocuklarımıza inşallah tanıtacağız. Bu ülke için canını ve kanını veren insanlarımızı inşallah unutturmayacağız. Nasıl unuturuz Sütçü İmam’ı, Abdal Halil Ağa’yı, Rıdvan Hoca’yı, Ali Rıza Kısakürek’i, Yörük Selimli Mıllış Efendi’yi, Senem Ayşe’yi her ne kadar bize unutturmak isteseler de, tarihimizi bize öğretmeseler de inşallah unutturmayacağız” dedi.

    Ardından kürsüye gelen Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan şunları kaydetti:

    “Kahramanmaraş, Kahramanmaraş ahalisi de, Kurtuluş Savaşı’nda, 12 Şubat’ta, geçmiş dönemlerde ve günümüzde gerçekten canlarını memleketin birliği, bütünlüğü, bayrağımızın mukaddesi için şahadet şerbetine koşan bir nesle sahibiz. Bu ülkede bizim en büyük zenginliğimiz budur. Bütün şehitlerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum ve Allah’tan rahmet diliyorum.”

    Gala 25 dakikalık ‘İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı’ filminin gösterimiyle sona erdi.

  • Belediye Başkanı “Vezir Parmağı” filminin sinemada gösterimini yasakladı

    Afyonkarahisar Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, yönetmenliği Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı ve başrolünü üstlendiği “Vezir Parmağı” isimli filmin ilçede tek olan ve Sandıklı Belediyesi tarafından işletilen sinema salonunda gösterimini yasakladı.

    Sandıklı Belediye Başkan Mustafa Çöl, filmin yasaklanması ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Medyada reklamı gösterilen ve bizlerin milli, manevi değerlerine ters olan, ecdadımızla adeta dalga geçen sahneleri ve senaryosu olan Mahsun Kırmızıgül’ün, Vezir Parmağı adlı filmi belediyemiz sinema salonunda kesinlikle gösterime girmeyecektir. Bu ve benzeri örf, adet, gelenek, görenek ve ahlaki hassasiyetlerimize ters filmler, Sandıklı Belediyesi sinema salonunda gösterime girmeyecektir.”

  • Sol Anahtarı filminin çekimleri Bandırma’da başladı

    Ulusal ve uluslararası film festivallerinde Bandırma’yı temsil edecek “Sol Anahtarı” isimli kısa film projesi hayata geçirildi.

    Yapımcılığını Pro-J Yapım’ın üstlendiği, yönetmenliğini Sinan Habiboğulları, Gökhan Kasapoğlu ve İsmail Semih Habiboğulları’nın yaptığı, senaristliğini İsmail Semih Habiboğulları ve Sinan Habiboğulları’nın üstlendiği Sol Anahtarı, gerek hikayesi, gerek çekim teknikleri ile engellilerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekiyor.

    Pro-J Yapım Koordinatörü Hakan Güçkan, “İlk projemiz olan Göçlerin Gölü belgesel çekimimizden sonra, Sol Anahtarı kısa filmimizle daha büyük hedeflere ulaşmayı umuyoruz. Cannes Film Festivali, Berlin Film Festivali, Miami Film Festivali gibi uluslararası, Altın Koza, Altın Portakal yarışmalarında Balıkesir’i en güzel şekilde temsil edeceğiz. Müziklerimizi Emrah Öktem besteledi. ait Yönetmen Sinan Habiboğulları; birçok film, dizi ve reklam filmlerinde oynamış İsmail Semih Habiboğulları’nı ekibimize dahil ettik. Hep beraber hayalimizin gerçeğe dönüşmesi için mücadeleye başlamış durumdayız” dedi.

  • ’Almanya Acı Vatan’ filminin senaristi kalbine yenildi

    Hülya Koçyiğit’in başrolünü oynadığı ve yönetmenliğini Şerif Gören’in yaptığı “Almanya Acı Vatan” filminin senaristi Zehra Tan hayatını kaybetti.

    1979 yılında Berlin’de çekilen “Almanya Acı Vatan” filminin senaristi Zehra Tan (67), yaşadığı Manisa’nın Salihli ilçesi Kemer Mahallesi’nde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Tan, Salihli Merkez Hamidiye Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kemer Mahalle Mezarlığı’na defnedildi. Tan’ın cenaze namazına başta eski Salihli Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay olmak üzere Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yüksel ile sevenleri katıldı.

    Salihli Belediyesi Bizim Ev Sosyal Tesisleri Kurucu Müdürü olan ve Dünya gazetesinde araştırmacı gazetecilik yaptığı öğrenilen Zehra Tan’ın 1996’da Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümüne “misafir öğrenci” olarak kabul edildiği ve 1999 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu okulunu bırakmak zorunda kaldığı öğrenildi.