Etiket: Filmi

  • Mülteci Çocukları Anlatan ‘Mama’ Filmi Ödül Aldı

    İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu’nun (İKGF-Dİ) düzenlediği Y-Istanbul kısa film yarışmasında, bir mülteci çocuğun hikâyesini anlatan Ahmet Bikiç’in yönettiği ‘Mama’ filmi ödül aldı.

    Mülteciler, gençliğin katılımı, zoraki aşırılık ve terörizm, küreselleşme ve etik güçlükler temalarında hazırlanan kısa filmlerin değerlendirildiği Y-Istanbul film yarışmasında ödül alan İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde İletişim Tasarımı’nda Yönetmen Ahmet Bikiç ödül aldı.

    YENİ FİLMİN ÇEKİMLERİ HATAY’DA

    Ahmet Bikiç, filmin içeriğinden söz etti ve çocukların savaş sonrası yaşadığı travmaya değindi: “Festival temalarından mülteciler üzerinde özellikle durdum. Mama filminde mülteci bir çocuk göç ettikten sonra gittiği iyi bir yetimhanede kalıyor, burada ihtiyaçlarının karşılandığını da görüyoruz. Çocuk burada savaş travması yaşıyor, yatarken gözlerini kapattığında savaş anlarını hatırlıyor. Çocuk, gece böyle halüsinasyonlar görüp uyandığında, bahçeye çıkıp annesinin figürünü çiziyor. Annesini o figürle canlandırarak, orada huzur bulmaya çalışıyor”

    Ebeveynlerini savaşta kaybeden çocukların sonrasında yaşadığı travmayı filmleştirdiklerini ifade eden Bikiç, mülteci çocukları konu alan çekimlerini Hatay’da yaptıkları yeni çalışmasını müjdeledi.

    ‘SAVAŞ, ÇOCUKLARDA KALICI İZ BIRAKTI’

    Mülteci çocukların ortak problemlerine dikkat çeken Bikiç, çocuklarda görülen psikolojik etkileri aktardı:

    “Geceler kalkıp tuvalete gidemiyorlar, savaş anılarını her an yaşıyorlar. Uçak seslerinden, kurşun seslerinden, parçalanmış insanlardan bahsediyorlar. Savaş, çocuklarda kalıcı izler bıraktı. Bu filmde biz de çocuklar üzerinden evrensel bir mesaj vermeye çalıştık. Filmde de bunu yansıtmaya çalıştık, çok masum bir sevgi var, bir çocuğun annesine duyduğu özlem var”.

    “HERKESİN ELİNDEN GELENİ YAPMASI GEREKİYOR”

    Filmin ismi olarak seçilen ‘Mama’ kelimesinin hikâyesini anlatan Bikiç, “Mama, Arapçadaki bir isimdir, Türkçesi ise anne… Ortadoğu’dan gelen bütün halklar annelerine mama diye hitap ederler, o sesi yansıtan bir isim koyduk. Film dünyada da ‘Mama’ ismiyle duyuruldu. Ödülden sonra da iyi tepkiler aldık, yeni çalışmalar için de başlangıç oldu. Aldığınız her ödül yeni film için başlangıç demektir, biz de yeni bir filme başladık” diye konuştu.

    Savaşlar sonucunda çok ciddi acılar yaşandığını söyleyen Ahmet Bikiç, herkesin kendi penceresinden bu soruna yaklaşmak zorunda olduğunu ifade etti: “Sinemacı ve filmci olarak bu soruna kendi penceremizden yaklaşıyoruz. Diğer yöneticilerin de kendi açılarından bu soruna bir çözüm bulma noktasında yaklaşmalarını isteriz. Herkesin bu acıyı, bu problemi çözmek için bir katkısı olacaksa, bunun için elinden geleni yapması gerekiyor”.

  • İlker Çatak’ın ’Sadakat’ Filmi En İyi Yerli Film Seçildi

    16. Uluslararası Kısa Film Festivali sona erdi. Jüri başkanlığını ünlü yönetmen Serdar Akar’ın yaptığı yarışmada 10 ödül verildi. Festivalde İlker Çatak’ın Sadakat filmi En İyi Yerli Film seçilirken, En İyi Yabancı Film ödülü Polonyalı yönetmen Tomasz Protokowicz’in “A Long Time Ago in Silesia” filmine gitti.

    Türkiye’nin en saygın film festivalleri arasında gösterilen 16. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali, Kültürpark’ta İzmir Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen kapanış galası ve ödül töreniyle sona erdi. Türkiye ve dünya sinemasının önemli isimlerini sinemaseverlerle buluşturan festival, 17-22 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti. 87 ülkeden bin 600 filmin başvurduğu, 400 filmin seçildiği festivalde; finale kalan 35 film “Altın Kedi Ödülü” için yarıştı.

    FESTİVALE BÜYÜK İLGİ

    Oyuncu Ogün Kaptanoğlu’nun sunuculuğunu yaptığı gecede konuşan Festival Direktörü Yusuf Saygı, İzmirliler’in festivale ilgi gösterdiğini belirterek gelecek yıl için daha umutlu olduklarını söyledi. Sinemanın İzmir’e çok yakıştığını anlatan Saygı, “İzmir’i sinema ile daha da iyi tanıtacağımıza inanıyoruz” dedi. Saygı, festivale katkılarından ötürü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür ederek plaket verdi. Gecede bir konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, festivalin çok başarılı geçtiğini, festivali seneye daha çok mekana taşımak istediklerini söyledi.

    İzmir’in kültür sanat kenti olması için alt yapı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kocaoğlu, “Bu İzmir hedeflerimizden benim için en önemlisidir. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezini kentimize kazandırdık. 2016 yılında Karşıyaka’da opera binasının temelini atacağız. Fuar hollerini kültür sanat merkezi, sergi salonları, şov merkezi olarak düzenleyeceğiz” diye konuştu. Festivalin jüri üyesi ünlü yönetmen Serdar Akar ise kısa filmlerin uzunların annesi olduğunu, gereken saygı ve ilgiyi fazlasıyla hak ettiğini düşündüğünü belirterek, organizasyonu yapanlara ve destek verenlere teşekkür etti.

    EN İYİLER SEÇİLDİ

    Başkanlığını Türk sinemasının usta yönetmeni Serdar Akar’ın yaptığı, oyuncu Vildan Atasever ile Yiğit Özşener, görüntü yönetmeni Andreas Sinanos ve Macar Sinema yazarı Gyorgy Baron’dan oluşan jüri altı dalda değerlendirme yaptı. En İyi Ulusal Animasyonda dalında “Altın Vuruş” filmi ile Gökalp Gönen ödül alırken; Ulusal Deneysel dalında Serkan Ertekinin “Aidiyet” filmi, Ulusal Belgesel Kategorisinde ise Godesbana’nın yönetmeni Nursena Şimşek ödül aldı. Gençlik Ödülü sahibi ise “Tuhaf Zamanlar” isimli filmiyle Mehmet Emrah Erkanı’nın oldu.

    Ulusal film dalında üç ödül verildi. Birincilik ödülünü Gezi’de kaybedilen gençlere adanan “Sadakat” filmiyle İlker Çatak aldı. Bu dalda ikincilik ödülü “Wong Kar Wai Üzerine Kısa Bir Film” ile Ömer Çapaoğlu, Serdar Önal, üçüncülük ödülünü yönetmen Umut Güven, mültecilerin durumunu çocukların gözlerinden anlatan “Duvarların Arkası” filmiyle aldı. Uluslararası kategoride birincilik ödülü İkinci Dünya Savaşında parçalanmış bir aileyi anlatan “A Long Time Ago in Silesia” filminin yönetmeni Tomasz Protokowicz’e verildi. Bu dalda ikincilik ödülünü “Kozmak” filmi ile Alireza Salmanpour, üçüncülük ödülünü “Sormeh” filmiyle Azadeh Ghochagh aldı. Geceye festivalin onur konuğu yönetmen Tunç Başaran da katıldı.

  • Burhaniye’de Çekilen Korku Filmi 20 Kasımda Vizyona Giriyor

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde çekilen korku filminin 20 Kasımda aynı anda 100’e yakın sinemada gösterime gireceği açıklandı.

    Edremit körfezinde 35 kişilik ekip tarafından çekilen Hüddam adlı korku filmi film 20 Kasımda vizyona giriyor. Amatör oyuncuların rol aldığı film 2 haftada çekildi. Filmin ilgi görmesi bekleniyor. Utku Uçar’ın yönetmenliğini yaptığı filmde 11 oyuncu rol aldı. Görüntü yönetmenliğini Mustafa Kuşçu’nun yaptığı filmin vizyona gireceği günü iple çeken oyuncular, filmin ilgi göreceğinde emin. Oyunculardan Çağrı Duran, ”Bir yıldır beklediğimiz film 20 Kasımda vizyona giriyor. Hepimiz için zor ve uzun bir çalışmaydı. İlgi göreceğine eminim” dedi.

    Fatma Hun da, ”Çok heyecanlı 2 hafta geçirdik. İnşallah seyircinin hoşuna gider. Gerilecekleri, ama korkmayacakları bir film oldu” diye konuştu.

    Filmin senaristi Murat Özen ise, ”Ben filmin hem senaristi, hem oyuncusuyum. Melih Çobanoğlu, Utku Uçar ve benim hayalim vardı. Film bu hayal üzerine yapıldı. 20 Kasımda vizyona girecek. Sanatseverleri izlemeye davet ediyorum”dedi.

  • Espark’ta Ali Baba Ve 7 Cüceler Filmi Özel Gösterimi

    Eskişehir’deki sinemaseverler, Cem Yılmaz’ın merakla beklenen filmi Ali Baba ve 7 Cüceler’i oyuncu kadrosuyla izleme şansını Espark Alışveriş Merkezi’nde yakalayacaklar.

    ECE Türkiye Proje Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen ve 2014 yılı içerisinde ICSC tarafından perakendenin Oscar’ı olan Solal Pazarlama Ödülünü alan Espark Alışveriş Merkezi, Eskişehir’deki öncü aktivitelerine devam ediyor.

    Sinemaseverler, Cem Yılmaz’ın 13 Kasım’da vizyona girecek olan merakla beklenen filmi Ali Baba ve 7 Cüceler’i oyuncu kadrosuyla izleme şansını Espark Alışveriş Merkezi’nde yakalayabilecekler. Ali Baba ve 7 Cüceler’in biletli özel gösterimi Espark Alışveriş Merkezi Cinemaximum’da 15 Kasım günü saat 15.00’da gerçekleşecek. Özel biletlerin, www.marsgate.com.tr adresinden alınabileceği açıklandı.

    Oyuncu ve komedyen Cem Yılmaz filmografisinin hem yazıp hem yönettiği 4. film olma özelliğindeki Ali Baba ve 7 Cüceler’de seyirciyi yine ilginç bir hikaye bekliyor. Filmin oyuncu kadrosunda Yılmaz’a, Zafer Algöz, Yosi Mizrahi, Bahtiyar Engin, Çetin Altay, Irina Ivkina eşlik ediyor.

  • Ünlü Oyuncu Tolga Yüce: “Antalya’da Komedi Filmi Çekeceğiz”

    Sinema ve dizi oyuncusu Tolga Yüce yakın zamanda Antalya’da komedi filmi çekimlerine başlayacaklarını açıkladı.

    Türkiye’de ve Avrupa’da büyük başarı elde eden Kafes filminde tek gerçek karakter Dursun Önkuzu’yu canlandıran genç oyuncu, Antalya’da çekilecek komedi filmi için yer keşiflerinin devam ettiğini söyledi.

    “İNSANLAR FİLME ÇOK GÜLECEK”

    Yapmış olduğu başarılı işlerle tanınan Yasemin Nak’ın yapımcılığını üstlendiği komedi filmi hakkında konuşan genç oyuncu Yüce, “Komedi filmimizin ismini yakın zaman sonra paylaşacağız. Antalya ve Muğla’da çekimleri başlayacak olan filmimiz gerçek hikayelerden yola çıkılarak senaryosu hazırlandı. Çok yakında motor diyecek olan komedi filmimiz kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Ben inanıyorum ki, bu filmle insanlar çok gülecek” dedi.

    “KOMEDİ FİLMİNDEN SONRA İKİ BÜYÜK DÖNEM FİLMİNİ BEYAZPERDEYE TAŞIYACAĞIZ”

    Milli duyguları yapmış olduğu projelerle yaşayan ve yaşatan yapımcı Yasemin Nak’ın eserleriyle gururlandıklarını dile getiren Tolga Yüce, “Atatürk’ün son dansı ‘Son Balo/Vals ve Zeybek’, komedi dizileri arasında iddialı bir giriş yapan ‘Çılgın Kanal’ dizisi, Türkiye’nin ilk Çerkez dizisi ‘Ağlatan Dans’ ve 12 Eylül olaylarında haksız yere cezaevlerine atılan, işkenceye maruz kalan ve ortak noktaları vatan olan masum gençlerin hikayeleri ‘Kafes’i’ beyaz perdeye taşımanın gururunu yaşıyor. Antalya’da çekilecek olan komedi filminden sonra iki büyük dönem filmini beyazperdeye taşıyacağız” diye konuştu.

    “Ben Yakup Cemil, bir kez konuşurum. Vatan, millet, devlet düşmanlarına karşı merhamet yoktur benim lügatimde. Vatana ihanet eden babam da olsa vurmazsam namerdim” diyen Yakup Cemil’in hikayesini ve 25-26 Şubat 1992 yılında Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin Sovyetler Birliği’nden kalma 366. piyade alayının desteği ile Azerbaycan’ın Hocalı şehrinde gerçekleştirdiği kanlı katliam sonucu 613 kişi yaşamını kaybettiği 487 kişinin yaralandığı ve bin 275 kişinin esir götürüldüğü Hocalı Katliamı’nı çekeceklerini söyleyen Tolga Yüce, yapılan projelerin milli duygular ile çekildiğini hatırlattı.