Etiket: film

  • Cumhuriyet Bayramı’na özel film: “Bir sonraki gün olamazdı”

    Cumhuriyet Bayramı’na özel film: “Bir sonraki gün olamazdı”

    Cumhuriyet’in ilanının 97. yıldönümünde Aras Kargo, o güne dair az bilinen tarihi bir gerçeği hazırladığı dijital reklam filmine taşıdı.

    Milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimini ilan etmesinin üzerinden tam 97 yıl geçti. Aras Kargo, reklam filminde o tarihlerde yaşanmış bir kesit sundu. Filmde Cumhuriyet’in ilanı için neden o günün seçildiğine dair 1925 yılında Atatürk ve Fahrettin Altay Paşa arasında geçen diyaloga yer veriliyor. “Bir sonraki gün olamazdı” adını taşıyan dijital reklam filminin yönetmenliğini “Kelebekler” filminin ödüllü yönetmeni Tolga Karaçelik üstlenirken, Atatürk’ü ödüllü oyuncu Tolga İskit canlandırıyor.

    Neden “Bir sonraki gün olamazdı”?

    Şirketin, Cumhuriyetin 97. yılına özel olarak hazırladığı ‘Bir sonraki gün olamazdı’ adını taşıyan dijital reklam filmi yayınlandı.

    Dijital reklam filminin senaryosu, araştırmacı gazeteci ve yazar Taylan Sorgun’un Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı Fahrettin Altay’dan bizzat dinlediği ve “Mütareke Dönemi ve Bekirağa Bölüğü” kitabındaki bir diyalogdan yola çıkarak hazırlandı. 1925 yılında Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında Çankaya köşkünde misafir olan Fahrettin Altay Paşa, Atatürk’e “Cumhuriyetimizin ilanının 29 Ekim gecesine gelmesi acaba bir tesadüf müdür? Üç gün evvel, beş gün sonra da olabilirdi” diye sorar. Atatürk de Mondros Mütarekesi’ne gönderme yaparak, “Bundan tam 4 yıl 364 gün sonra Cumhuriyeti ilan ettik. Bir gün daha olsa 5 yıl olacaktı. 5 yıl süren bir esaretin altında olmayı kabul edemezdik. Mondros 30 Ekim’dir, Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu mazlum bir milletin ahıdır. Tarihten silinmek istenen bir milletin cevabıdır.” diye cevaplar.

    Atatürk’ün hassas zamanlaması sayesinde Cumhuriyet’in ilanı Mondros Mütarekesi’nden tam 4 yıl 364 gün sonra yapılarak hem işgalci devletlere bir cevap verilmiş hem de tarihte ülkemizin 5 yıl işgal altında kaldığının yazılması önlenmiştir.

    Kıyafetler, Atatürk’ün terzisinin torunundan

    Bu hikâyenin en gerçekçi şekilde anlatılabilmesi için titizlikle hazırlanan dijital reklam filminde kullanılan kıyafetler, Atatürk’ün terzisinin dördüncü kuşak temsilcisi Levon Kordonciyan tarafından tasarlandı. Atatürk’ün köşkte verdiği davetlerde giydiği frakın aynısının kullanıldığı reklam filmde Fahrettin Paşa’nın üzerindeki frak ve yemek masasındaki fotoğrafta Mustafa Kemal’in arkasında yer alan garsonların kostümleri de aslına uygun olarak hazırlandı.

    Çekimleri 1 gün süren ve tek planda çekilen, 1 dakika 10 saniyelik reklam filminde 4 kişi rol alırken Atatürk’ün 29 Ekim’in önemine vurgu yaptığı duygu yüklü konuşma reklam filminin ana odak noktası haline geldi.

  • Muğla polisinden film gibi operasyon

    Muğla polisinden film gibi operasyon

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde kendilerini polis, savcı ve hakim olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdıkları belirlenen 17 şüpheli Muğla Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin gece operasyonu ile kıskıvrak yakalandı. Dolandırıcıların ilk belirlemelere göre toplam 1 milyon 815 bin TL tutarında dolandırıcılık gerçekleştirdikleri belirlendi.

    Edinilen bilgiye göre, pandemi döneminde özellikle evde kalan 65 yaş üstü vatandaşları hedef seçen dolandırıcı çetesi, kendisini polis, savcı ve hakim olarak tanıtarak, isimlerinin terör örgütü ile anıldığını ileri sürerek telefon ile dolandırıcılık yaptıkları belirlendi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından son dönemlerde gerçekleşen dolandırıcılık olaylarına yönelik operasyonel çalışmaların yapılması talimatı sonrası Muğla Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları istihbari çalışmalar sonucu Marmaris’te bir vatandaşı dolandırdığı ileri sürülen şüpheliler hakkında elde edilen deliler sonrası Marmaris Cumhuriyet Savcılığının talimatı ile şüphelilerin yakalanması talimatı verildi.

    Muğla Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları sonucu Marmaris, Diyarbakır, Şanlıurfa, İstanbul ve Mardin illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

    Marmaris’te 83 yaşındaki M.R.Ö. isimli vatandaşı telefon ile arayan dolandırıcılık çetesi üyeleri ‘Adınız FETÖ/PDY üyeliğine karıştı’ diyerek 4 seferde 600 bin TL dolandırarak paraları başkaları adına açılmış banka hesaplarına havale ettiler. Dolandırıcılık çetesinin İstanbul’da 750 bin TL, İzmir’de 300 bin TL, Ankara’da 165 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 815 bin TL dolandırıcılık gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

    Muğla ile birlikte 5 ilde 30 personel ile birlikte gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 23 konut, 2 işyeri ve 3 araçta yapılan aramada, 2 ruhsatsız tabanca, sahte jandarma personel kimlik kartı, 202 mermi, dolandırıcılık suçundan elde edildiği değerlendirilen 80 bin TL para, para aktarımında kullanıldığı değerlendirilen pos cihazı, telefon kopyalamaya yarayan cihaz, uyuşturucu madde ve çok sayıda banka kredi kartı, SİM kartı ile dijital materyalleri el konuldu.

    Gözaltına alınan 17 şüphelinin sorgulamalarının ardından Marmaris Adliyesine sevk edilecekleri öğrenildi.

  • “Erzurum’da Yaşamak” konulu deneme, hikâye ve kısa film senaryosu yarışması düzenlendi

    “Erzurum’da Yaşamak” konulu deneme, hikâye ve kısa film senaryosu yarışması düzenlendi

    Atatürk Üniversitesi ile Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi üniversite öğrencileri arasında ödüllü deneme, hikâye ve kısa film yarışması düzenliyor. Geleneksel olması planlanan yarışmanın bu seneki konusu “Erzurum’da Yaşamak” oldu.

    Yarışma halen Erzurum’da önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimine devam eden öğrencileri kapsıyor. Dileyen öğrenci deneme, hikâye kısa film senaryosu branşlarından birinden, ikisinden veya üçünden aynı anda yarışmaya katılabilecek. Ancak bir öğrenci her branştan sadece bir eserle katılabilecek.

    Atatürk Üniversitesi yarışmaya özel bir web sitesi kurdu. Yarışmaya katılmayı düşünenler yarışmanın şartnamesine http://hikayemvar.atauni.edu.tr adresinden ulaşabilecekler. Öğrenciler eserlerini hikayemvar@atauni.edu.tr eposta adresine gönderebilecekler.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, amaçlarının kültür ve eğitim şehri Erzurum’a Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve Erzurum’da yaşayan üniversite öğrencilerinin şehrimizle ilgili duygu ve düşüncelerini serbestçe ifade etmelerine, yazma kabiliyetlerini göstermelerine imkân sağlamak ve gençlerin dil bilinci, şehir bilinci, kültürel farkındalıklarını eserleriyle görmek olduğunu söyledi.

    Murat Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: “Atatürk Üniversitesi şehrimizin hem dışa açılan kapısı hem dışlardan gelenleri şehirle tanıştıran bir ilim yuvası. Atatürk Üniversitesi’nde örgün, yaygın ve uzaktan eğitim alan yaklaşık dört yüz bin öğrencinin her biri ayrı dünya. Bu koca dünyanın yüreği, zihni ‘”Erzurum’da Yaşamak” denince neler üretecek, merak ve heyecanla bekliyoruz. Yarışmanın gerçekleşmesinde yeni nesil üniversite idealiyle birbirinden yenilikçi çalışmalara imza atan kıymetli rektörümüz Prof.Dr. Ömer Çomaklı’nın desteği tam oldu. Yarışmanın ön hazırlık sürecinde Atatürk Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörlüğü birim koordinatörü Doç.Dr. Besim Yıldırım ve ekibi ciddi mesai harcadı. Kendilerine teşekkür ediyorum.”

    Yarışmaya katılan eserleri Atatürk Üniversitesi’nden, Milli Eğitim Müdürlüğünden ve TDED Erzurum Şubesinden oluşacak heyet değerlendirecek. Değerlendirme sonucunda her branştan ayrı ayrı olmak üzere birinci 1.500,00 TL, ikinci 1.000,00 TL, üçüncü 750,00 TL para ödülü ile “Dil ve Edebiyat” dergisi bir yıllık aboneliği ve Atatürk Üniversitesi yayınlarından olan “Erzurum’un Yüzleri” setinden kitaplarla ödüllendirilecek.

    Yarışmaya son katılım tarihi 30 Aralık 2019 Yarışmanın sonuçları Şubat 2020’de açıklanacak.

  • Film gibi soygunun perde arkası

    Film gibi soygunun perde arkası

    Erzurum, suç tarihinin en ilginç soygunlarından birine sahne oldu. Kar maskeli ve bisikletli iki soyguncunun içinde binlerce Euro bulunan kasayı nasıl açtıkları ve polisin inanılmaz takibi filmleri aratmadı.

    Olay 23 Eylül Pazartesi günü Gürcükapı semtindeki Yıldız AVM’de meydana geldi. İddiaya göre bir süre önce çalıştığı AVM’den “Askere gideceğim” bahanesiyle ayrılan A.C. (21), Tekirdağ’a giderek burada yaşayan eniştesi Y.B. (23) ile film senaryolarına taş çıkaracak türden bir soygun planı hazırladı.

    İlk iş bisiklet aldılar

    Otomobilleriyle Tekirdağ’dan İstanbul’a geçen A.C. ve Y.B. ilk iş olarak plaka sorunu olmadığı için kendilerine birer bisiklet aldı. Daha sonra yola koyulan ikili Erzincan’a geldiklerinde araçlarını burada park ederek kendilerine yardım eden iki kişinin kiraladığı araçla Erzurum’a geldi. Pazartesi gecesi saat 23.30 sıralarında AVM’nin dış cephesindeki yangın merdivenini kullanarak AVM’ye giren soyguncular, ilk olarak kamera kayıt cihazını söküp, gecenin ilerleyen saatlerine kadar iş yerinde kasayı açmak için uğraştılar.

    Spiralle kırdılar

    Saatler 02.30’u gösterdiğinde kasayı açmak için denemedik yol bırakmayan ikili, en sonunda gürültü çıkaracağını bile bile spiral kullanarak kasayı açtı. Kasada bulunan 160 bin Euro ve yaklaşık 15 bin lirayı sırt çantalarına koyarak girdikleri gibi binadan çıkmak isteyen soyguncular, yangın merdiveninin yanındaki direğe atlayarak aşağı indi. Tüm bu anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına an be an yansırken, ilk atlayan Y.B.’nin merdiven korkulukların bir süre asılı kalarak sallanması ve yere ineceği sırada ayağını burkması görüntülere yansıdı.

    Bisikletle kaçtılar

    Görüntülerden tek tip elbise giydikleri ve kar maskesi kullandıkları görülen A.C. ve Y.B., AVM’nin bir kaç yüz metre ötesine park ettikleri bisikletlere binerek Şükrüpaşa Semti üzerinden tüm stabilize yolları kullandı ve otogara kadar geldiler. Buradan yine kiraladıkları araçla Erzincan’a ardından buradaki araçlarıyla İstanbul’a giden soyguncular izlerini kaybettirdiklerini düşündüler.

    3 Bin 500 saatlik görüntü izlediler

    Sabah saatlerinde soygunu fark eden iş yeri sahibinin şikayeti üzerine AVM’ye gelen Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hırsızlık Masası ekipleri, ilk incelemelerinin ardından çevredeki tüm MOBESE ve iş yeri güvenlik kameralarını izlemeye başladılar. Konuyu yakından takip eden Emniyet Müdürü Mehmet Aslan’ın talimatıyla 3 bin 500 saatlik görüntüyü saniye saniye izleyen dedektifler, A.C. ve Y.B.’nin bisikletle kaçış güzergahlarını tek tek belirlediler.

    Yaralanması ‘iz’ oldu

    Soyguncuların Erzincan’da araç değiştirmesine varıncaya kadar tüm detayları ortaya çıkaran Hırsızlık Masası dedektifleri, merdivenden direğe atlarken, sağ ayağını burkan ve aksayarak yürüdüğü fark edilen A.C.’nin izini İstanbul’da sürdü. Bir devlet hastanesinde tedavi olduğu anlaşılan A.C.’nin kimliğinin belirlenmesinden sonra adresini de tespit eden ekipler, soygundan üç gün sonra ilk şüpheliyi gözaltına aldı. A.C.’nin ifadesi sonrasında da enişte Y.B. Tekirdağ’da yakalandı.

    “O kadar parayı görünce panikledik”

    Erzurum’dan giden Hırsızlık Masası dedektifleri, A.C. ve Y.B.’nin Arnavutköy’de bir yakınına ait evin çatı katında paraları bulurken, suçlarını itiraf eden soyguncular, kasadan bu kadar çıkacağını beklemediklerini söylediler. Desteler halindeki Euroları görünce paniklediklerini anlatan A.C. ve Y.B., “Bu ilk işimizdi çok pişmanız” diye ifade verdiler.

    İkisi tutuklu, ikisi serbest

    Suç tarihinin en büyük kasa soygununa imza atan A.C. ve Y.B., alınan ifadelerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanırken, soygunculara yardım eden iki şüphelide adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Bu arada emniyet müdürü Mehmet Aslan, kısa sürede olayı çözen ve soyguncuları yakalayan Asayiş Şubesine bağlı Hırsızlık Masası ekiplerini tebrik etti.

  • Türk Telekom’dan Ramazan Bayramı’na özel film

    Türk Telekom’dan Ramazan Bayramı’na özel film

    Türk Telekom’un Ramazan Bayramı’na özel olarak hazırladığı kısa filmi, barışa vesile olan bayram ruhu ile İnternetle Hayat Kolay (İHK) projesinin birleştiren gücünü bir araya getirdi. Küçük bir anlaşmazlık sebebi ile uzun yıllar küs kalan iki kardeşin İHK projesi sayesinde tekrar barışmasını işlendi.

    Türk Telekom’un İnternetle Hayat Kolay (İHK) projesi ‘Neşeli Bayramlar’ temalı yeni filmine konu oldu. Hazırlanan kısa filmde izleyici; birbirinden hiç ayrılmayan fakat ailelerinden kendilerine kalan arazideki ekim uygulamaları nedeniyle küslük yaşayan Tahsin ve Saffet ile tanışıyor. Filmde torunların, dedelerinin barışmasını sağlamak amacıyla yaptıkları küçük kandırmacayla her biri diğer kardeşin kendi yöntemine dair videoları internette paylaştığını düşünen Tahsin ve Saffet, köy kahvesindeki İHK eğitimine gidiyor. İHK eğitmeninden dersin bittiğini öğrenen iki kardeş, eğitmenin önerisiyle ikili olarak ders alıyor ve o andan sonra kardeşlerin fikir ayrılıkları da küslükleri de bitiyor. Filmde Tahsin ve Saffet İnternetle Hayat Kolay projesi sayesinde hem interneti öğreniyor hem de küslükleri bitiyor.

    İnternetle Hayat Kolay projesi ile 7’den 70’e herkese, köy köy mahalle mahalle gezip internet eğitimi veren şirket, filmin sonunda “Kimi zaman farklı da düşünsek, rekabet de etsek biz birbirimizden ayrılamayız. Barışmaya, sarılmaya vesile ararız” diyerek Türkiye’nin bayramını kutluyor.

    Türk Telekom’un 2014 yılından bu yana ekonomik, sosyal veya fiziksel nedenlerle internet kullanamayan kesimlerini dijital dünya ile tanıştırdığı İnternetle Hayat Kolay projesi ile, Türkiye’nin dört bir yanından bireylerin internetin gücüyle bir araya gelmesine olanak sağlıyor.