Etiket: filistin

  • Amman’da Filistin için 3’lü zirve

    Amman’da Filistin için 3’lü zirve

    Ürdün Kralı 2. Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Filistin için üçlü zirve gerçekleştirdi. Zirvede, İsrail’in Filistin topraklarını ilhak etmekten vazgeçmesine ve iki devletli çözüme vurgu yapıldı.

    Ürdün’ün başkenti Amman’da Ürdün Kralı 2. Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi üçlü zirve gerçekleştirdi. Görüşmede bölgedeki son gelişmeler, Filistin sorunu ve 3 ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım iş birliğinin ortak menfaatler çerçevesinde genişletilmesi ele alındı.

    Bağımsız Filistin vurgusu

    Kraliyet Köşkü’nde gerçekleştirilen zirvede konuşan Ürdün Kralı 2. Abdullah, “Bölgemizin ve dünyanın şahit olduğu bu istisnai koşullar ışığında bugünkü toplantımız çok önemli. Bölgemizdeki hızlı olaylar ve bazı dış ülkelerin müdahalesi yakın koordinasyon ve ortak eylem gerektiriyor” dedi.

    İsrail’in Arap ülkeleri ile normalleşme adımları çerçevesinde Filistin sorununa değinen Kral 2. Abdullah, “İsrail işgalini sona erdiren ve 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yol açan iki devletli çözümden yanındayız” ifadelerini kullandı.

    “Birleştirme çabalarının önemi konusunda anlaştık”

    Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise ülkesinin tüm zorlukların üstesinden gelmesi için 3 ülke arasındaki iş birliğini, koordinasyonu ve istişareyi geliştirme konusundaki istekliliğini dile getirerek, çözüm bulmak için çalıştıklarını kaydetti. Es-Sisi, ekonomik alanda iş birliğinin 3 ülkeye ve halklarına fayda sağlayacak şekilde geliştirilmesinin önemine işaret ederek, “Krizlerle yüzleşmek için koordinasyon ve birleştirme çabalarının önemi konusunda Kral 2. Abdullah ile anlaştık” diye konuştu.

    “Irak’ın Filistin davasını destekleyen kararlı tavrını yineliyoruz”

    Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi ise, bölgenin yeni savaşlara ve çatışmalara ihtiyacının olmadığına dikkat çekti. El-Kazımi, şunları söyledi:

    “Bunun yerine hepimizin birbirimizin yanında durması ve güvenliğini, istikrarını, gelişmesini ve daha iyi bir yaşam sağlaması için çalışmalıyız. Irak’ın Filistin davasını destekleyen kararlı tavrını ve Filistin halkının başkenti kutsal Kudüs olan devletini kurma hakkını yineliyoruz.”

    3 ülkeden ortak bildiri

    Üçlü zirvenin sonunda 3 ülke arasında ekonomik, kalkınma, siyasi, güvenlik ve kültürel alanlarda koordinasyon, iş birliği ve stratejik entegrasyonu sağlayan mekanizmaların geliştirilmesini vurgulayan ortak bir bildiri yayımlandı. Liderler, ilgili bakanlıkları sağlık, eğitim, enerji ve ticaret alanına odaklanmaya, yatırım ve ekonomik iş birliği sağlanması ve yeni tip korona virüs salgınına karşı mücadelede de iş birliğinin arttırılması konusunda anlaşma sağladı.

    Üç lider ayrıca, İsrail’in Filistin topraklarını ilhak etmekten vazgeçmesi gerektiğini vurgulayarak anlaşmazlığı çözmenin uluslararası meşruiyet kararlarına ve Arap Barış Girişimi’ne dayandığını dile getirdi. Güvenlik Konseyi kararları uyarınca başta Suriye, Libya ve Yemen krizleri olmak üzere bölgedeki krizlere siyasi çözüm bulma çabalarının yoğunlaştırılmasının önemine de dikkat çekildi.

  • Tarihçi Prof. Dr. Kılıç: “ABD’nin planı Filistin tarafını yok sayan, haksızlıklarla dolu plandır”

    Tarihçi Prof. Dr. Kılıç: “ABD’nin planı Filistin tarafını yok sayan, haksızlıklarla dolu plandır”

    Atatürk Üniversitesi Kudüs Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Tarihçi Prof. Dr. Ümit Kılıç, ABD’nin Kudüs’ün İsrail’in “bölünmez” başkenti olarak kabul edileceğini duyurmasına ilişkin, “ABD’nin planı Filistin tarafını yok sayan, haksızlıklarla dolu plandır” dedi.

    Filistin-İsrail meselesine çözüm bulma iddiasıyla hazırladığı sözde barış planının İsrail’in siyaset, sosyal anlamda lehine gelişecek bir yapı olduğunu belirten Atatürk Üniversitesi Kudüs Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Kılıç, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. ABD’nin bunu bir anlaşma adıyla “yüzyılın planı” adıyla duyurduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Ancak bu anlaşmadan çok uzak bir durum. Çünkü bu iki tarafı bir araya getiren bir anlaşma değil; tek taraflı ve tek yönlü bir karar. Bir irade beyanı ve tamamıyla Filistin, Filistin coğrafyasında, Filistin bölgesinde bulunan Müslümanların iradesini yok sayan bir karar. Kağıt üzerinde bir takım Filistinli insanlara ekonomik haklar tanıdığını iddia etmekle beraber olay tamamen İsrail’in hem toprak anlamında, hem siyaset anlamında, hem de sosyal anlamda lehine gelişecek bir şekilde düzenlenmiş bir yapı. Zaten bu planın tek taraflı olması onun aslında yürürlüğünün de olmayacağını gösteren bir durum. Çünkü tek taraflı bir anlaşma olmaz. İki tarafın da rıza göstermesi lazım ama burada Filistin tarafından bir rıza ya da anlaşma talep edilmediği görülüyor. Sadece bir tarafın iradesi, isteğinin, taleplerinin karşılandığı ve Müslüman dünyasının, Filistin’in hiçbir şekilde rızasının alınmadığı bir anlaşmayla karşı karşıyayız. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Buna plan ya da anlaşma demekle öyle kolay olabilecek bir şey değil. Anlaşma ya da plan diyemeyiz buna. İsrail tarafının görüşlerini, önerilerini dikkate alan, onların tutumlarını ön plana çıkaran ama Filistin tarafını neredeyse yok sayan, bu bağlamda haksızlıklarla dolu bir plandır” şeklinde konuştu.

    Erzurum Atatürk Üniversitesinde kurulan Kudüs Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Kılıç, “Yaklaşık 1 yıl önce kuruldu. Şuanda Kudüs üzerine yapılan çalışmaları toplamaya çalışıyoruz, onları bir araya getirmeye çalışıyoruz. Amacımız Kudüs’ün tarih süreci içerisinde özellikle Türk ve İslam medeniyeti içerisindeki konumu, oradaki bizden miras kalan her türlü varlıkları tespitini gelecek kuşaklara anlatılması ve aktarılması bağlamında çalışmalar yapıyoruz” dedi.

  • Abbas ve Sisi Filistin meselesini görüştü

    Mısır’ı ziyaret eden Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya gelerek Filistin meselesini görüştü.

    Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 3 günlük Mısır ziyareti kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü. Abbas, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda bir araya geldi. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi tarafından yapılan açıklamada, İttihadiyye Sarayı’ndaki görüşmede Abbas ile Sisi’nin, Filistin meselesindeki son gelişmeler, Filistin ulusal birliğinin gerekliliği ve bölge meselelerini ele aldığı belirtildi.

    Radi, Sisi’nin görüşmede Mısır’ın Filistin davasına desteğini yinelediği ifade etti. Filistin’in Kahire Büyükelçiliği ise, Abbas-Sisi görüşmesinde, ikili ilişkiler, Filistin’deki siyasi gelişmelerin ele alındığını aktardı.

    Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin meselesiyle ilgili son gelişmeleri ele almak üzere dün Mısır’a gelmişti. Abbas’ın Mısırlı üst düzey yetkililerle görüşmesi bekleniyor.

  • ABD’de kongre üyesi geleneksel Filistin kıyafeti ile yemin etti

    ABD’de Temsilciler Meclisine seçilen Filistin kökenli Demokrat Parti üyesi Rashida Tlaib, yemin törenine geleneksel Filistin kıyafeti ile katıldı.

    ABD’de yapılan 6 Kasım ara seçimlerinin ardından Michigan eyaletinden Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilen Demokrat Partili Rashida Tlaib, yemin törenine geleneksel Filistin kıyafeti ile katıldı. Filistinli bir anne ve babaya sahip olan Tlaib, 1734’te İngilizce’ye çevirilen ABD’nin kurucularından Thomas Jefferson’a ait Kur’an-ı Kerim’e el bastı.

    Detroit’te doğan 42 yaşındaki Rashida Tlaib, 2008’de Michigan’ın ilk Müslüman kadın eyalet meclisi üyesi olmuştu. ABD’de yapılan ara seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri, yemin ederek kongrenin 116. dönemindeki görevlerine resmen başladı.

  • UMED Filistin Kültür ve Medya Akademisi mezunları sertifikalarını aldı

    Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, “İsrail yönetiminin Başbakanı Netanyahu’nun muhatabı hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyetinin lideri değildir. Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir” dedi.

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED), Filistin Medya İletişim Forumu ve TÜRKAB işbirliğiyle yeni nesil iletişimciler yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen “Filistin UMED Medya Akademisi” sertifika töreni gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, törende yaptığı konuşmada Filistin’in insanlığın kanayan yarası olduğunu belirterek, “İnsanlık dışı uygulamaların merkezinde duran Filistin bugün dünyanın gidişatı açısından da uluslararası sistemin gidişatı açısından da bütün dünya adına çok önemli bir turnusol kağıdı tescil ediyor. Filistin halkına yapılan zulümlerin Filistin’in kaderi üzerinde oynanan oyunların Kudüs’ün statüsü üzerinde oynanan oyunların adeta emperyalizmin uluslararası hegomon güçlerin tek taraflı hukuk dışı insanlık dışı uygulamaların merkezinde olması tüm dünya adına talihsiz bir durumdur. Filistin davasına destek veren Türkiye her zaman Filistinli kardeşlerinin yanında durmaya devam ediyor, devam edecek bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye ve Filistin’in kaderinin bir olduğunu Türkiye’nin kaderinin Filistin olduğunu Filistin’in kaderinin de Türkiye olduğunu gösteren tarih boyunca çok önemli tarihi vesikalar var. Bütün bu unsurların yanında bugün Filistin mücadelesine gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği önemli motivasyon var” ifadelerini kullandı.

    “Filistin davası hiçbir zaman gündemimizden düşmeyecek”

    Filistin davasının kahramanlarından 20 yaşındaki Emin Selim’in elinde Türk bayrağı olduğu için saldırıya uğradığını ve elinden Türk bayrağını bırakmadığını anlatan Kıran, “Nasıl Emin Selim kardeşimiz yaralanmasına rağmen o bayrağı dalgalandırıyorsa Türkiye Cumhuriyeti de Filistin davasına verdiği destekle Filistin’in bayrağı uluslararası merkezlerde bütün dünyada dalgalanmaya devam edecek” dedi.

    “Filistin davası hiçbir zaman gündemimizden düşmeyecek” diyen Kıran, “Müslüman coğrafyası olarak hepimizin üzerinde düşünmesi gereken sorular da var. Bugün Filistin davası eğer sadece Türkiye’nin davası olarak uluslararası gündeme getiriliyorsa sadece Türkiye bu davayı omuzluyorsa o zaman İslam dünyası olarak hep birlikte oturmalı başımızı öne koymalıyız. Bu saldırıların hedefinde bütün Müslümanlar vardır” açıklamasında bulundu.

    Filistinli gazetecilerin Türkiye’den basın yeleği, miğfer ve gaz maskesi taleplerinin olduğunu hatırlatan Kıran, isteklerin yerine getirilmesi için talep edilen desteği vereceklerini bildirdi.

    “Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir”

    Kıran, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin son 10 yılda sadece Filistin’e yaptığı ekonomik kalkınma yardımları 500 milyon dolar civarında. Daha fazlasını yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir zaman İsrail’in terörist uygulamalarına Türkiye geçit vermemiştir. İsrail’in bugünkü başbakanı birkaç gün önce Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatmaya kalktı nasıl cevaplar aldığını da gördünüz. İsrail Başbakanını muhatap almayacağız kendisinin Cumhurbaşkanımıza gizli bir hayranı olduğunu biliyoruz ama İsrail yönetiminin Başbakanı Netanyahu’nun muhatabı hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyetinin lideri değildir. Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir. Kendisini kıyaslayacağı kendi yönetimi açısından örnek alacağı kişilikler de bu terör örgütlerinin elebaşlarıdır. Hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatmaya onun mücadelesini gölgelemeye, baltalamaya hakkı ve haddi olamaz. Buna İsrail yönetiminin başbakanı da dahildir. Kendi ülkesinde yaşadığı sorunları Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatarak gölgeleyebileceğini sanarak büyük bir yanılgıya kapıldığını İsrail’de erken seçim kararı alınmasıyla da görmüş olduk.”

    Kıran, Türkiye’nin Filistin için koşmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Filistin için mücadele etmeye konuşmaya devam edecektir” diye konuştu.

    “Filistin davası bizim hem milli hem manevi davamızdır”

    AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan, 8 haftalık eğitimde hem teorik hem sistematik bilgiler alındığını belirterek, “Akademinin esas amacı Filistin davasını mazlum Filistin halkının yıllardır yaşamış oldukları sıkıntıları dünyaya bağımsız bir şekilde özgürce en doğru şekilde iletebilmektir” dedi.

    Ceylan, şöyle konuştu:

    “Filistin davası bizim mili ve manevi bir davamız. Terör devleti olarak nitelendirebildiğimiz İsrail maalesef 1967 yılından beri o bölgede Filistin halkına terör estirmektedir. Binlerce kardeşimizi şehit ettiler yerlerinden yurtlarından ettiler. Her geçen yıl işgal planını daha da arttırmaktadır. İşgal devam etmektedir. Buna direnen Filistinli kardeşlerimizi gönülden kutluyoruz. Türkiye olarak onların her zaman yanındayız. Başka Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün Türk halkı Filistinli kardeşlerimizin her zaman yanında olmuştur olmaya da devam edecektir. Filistin davası bizim hem milli hem manevi davamızdır. Kudüs bizim kutsalımızdır. Kudüs davasını, Kudüs halkının, Filistin halkının Gazze halkının menfaatlerini korumaya onların sorunlarını her uluslararası platformda iletmeye haykırmaya devam edeceğiz.”

    Ceylan, 22 gencin akademide aldığı eğitimle Filistin davasını hür ve özgür şekilde bütün dünyaya duyurmaya gayret edeceğini vurguladı.

    “Değişim için ayaktayız”

    TÜRKAB Başkanı Sait Ali Arslan ise mücadelelerinin hak mücadelesi olduğunu yeni Türkiye mücadelesi olduğunu aktardı. Arslan, “Genç olmak yılmadan, yorulmadan genç kalmak, değişimin lideri olmaktır. Değişim için ayaktayız. Değişimin öncüleri olmak için Filistin’den, Suriye’den, Moritanya’dan, Sudan ve Irak’tan gelen misafir öğrencilerimizle birlikteyiz. Onlar iyi bir iletişimci olsun ki; terör devleti İsrail’in dezenformasyonlarını dünyaya göstersin. Onlar iyi birer iletişimci olsun ki; haksızlıkları dünyaya duyursunlar” ifadelerini kullandı.

    “Sürekli basın özgürlüğünden bahsediyoruz. Ancak İsrail’in yaptığı bu zulümleri gündemimize getirmiyoruz”

    UMED Başkanı Aslan Değirmenci, İstanbul, Diyarbakır, Ankara’da açtıkları eğitimin hepsinin çok değerli olduğunu belirterek, “Bu mazlum coğrafyalara ulaşan bir akademi olduğu için Filistinli Sudanlı Moritanyalı Suriyeli Iraklı kardeşlerimizle yüreklerimizi birleştirip 8 hafta boyunca birlikte eğitim yaptığımız için bizim için en değerli olanı bu eğitim programının sonundaki öğrencilerimizle birlikte yaptığımız bu sertifika programıdır”şeklinde konuştu.

    Filistin’deki gazetecilerin zor şartlar altında mazlumların sesi olmaya çalıştıklarını ifade eden Değirmenci, “Geçen hafta Gazze’den gazeteci misafirlerimiz vardı. Şu an burada bulunan Filistinli yazar Zaher kardeşimizle onları ağırladık. Filistinli gazeteci heyeti şu anda Gazze’de barışçıl eylemleri takip etmek üzere görevli olan 30 tane gazetecinin İsrail tarafından esir tutulduğunu belirttiler. İsrail tarafından barışçıl gösterilere yapılan müdahalelerde iki tane genç gazeteci arkadaşımızın şehit edildiğini öğrenmiş durumdayız. 2000 yılından bugüne kadar İsrail’in katlettiği Filistinli gazeteci sayısının 200 olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Gazeteci arkadaşlarımız barışçıl gösteri eylemlerini takip etmek için kendilerine karşı orantısız güç kullanıldığı gibi gözaltına alınarak sansür girişiminde bulunuyor. Ama biz gazeteciler sürekli basın özgürlüğünden bahsediyoruz. Ancak İsrail’in yaptığı bu zulümleri gündemimize getirmiyoruz. Bu konuda basınımızın daha duyarlı olmasını rica ediyorum” dedi.

    Filistinli gazetecilerin yaptıkları toplantıda çok basit taleplerinin olduğuna dikkat çeken Değirmenci, şöyle konuştu:

    “Bizden lobi istemediler, slogan istemediler, eylem istemediler. Bir basın yeleği bir miğfer ve gaz maskesi istediler. Filistin’den gelen gazeteci kardeşlerimizi görevlerini yerine getirebilmek için bir başka Türkiyeli meslektaşlarından talep ettikleri 3 şey var gaz maskesi, miğfer ve basın yeleği. Can güvenlikleri yok. Kendi güvenlikleri temin ettikten sonra İsrail’in zulümlerini haberleştirebilmek için görüntü alabilmek için ellerinden geleni yapmak için Kudüs’ün bir anla da miğferliğini yüklenmek için bizden bunları istiyorlar. Bütün Kudüs yüreklilerden bu çağrıya ses vermelerini istiyorum. Biz TÜRKAB ve UMED olarak bu çağrıya kulak verdik ve hepiniz adına kendilerine ellişer adet göndermek için söz verdik. Desteklerinizi talep ediyoruz. Gazze’nin içinde bulunduğu insani krizlere değinmek ve barışçıl protestoları takip etmek için görevlendirilen gazetecilerin İsrail askerleri tarafından bilinçli olarak hedef alınmasını insan hakları ihlali olduğu kadar basına sansür girişimidir. Aynı zamanda evrensel hukuka da ihanettir. Bu ihaneti de UMED olarak kınıyoruz.”

    Protokol konuşmalarının ardından Medya Okulundan mezun olup, sertifika almaya hak kazanan öğrencilere sertifikaları verildi. Törende Demiurk Sanat Akademisi ise katılımcılara Filistin temalı halk dansı gösterisi sundu.