Etiket: Fikir

  • Fikir Ve Çalışmalarını Dünya İle Paylaşıyorlar

    Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinin ev sahipliğini üstlendiği Uluslararası Öğrenci Kongresi büyük katılımla gerçekleşti.

    Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinin ev sahipliğini üstlendiği Uluslararası Öğrenci Kongresi (MUISC), Mühendislik Teknolojileri temasına ilişkin çalışmalarını ve fikirlerini paylaşmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrencilerin de katılımıyla gerçekleşti.

    Marma Otel İstanbul’da yapılan kongre Maltepe Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Şimşek, Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar’ın destekleri ve Kongreler Genel Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhami Yavuz’un değerli katkılarıyla düzenlendi. Dün başlayan kongrenin açılış oturumu konuşmacısı Ömer Faruk Tezcan ve kapanış oturumu konuşmacısı olarak Emin Büyükmumcu katılım sağladı.

    Mühendislik alanında teknolojinin kullanımına vurgu yapmak ve yenilikçi fikir paylaşımında bulunmak üzere 8 farklı ülkeden gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen kongrenin hedefi, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan öğrencilere fikir ve çalışmalarını paylaşmaları için uluslararası bir platform sağlamak. Arjantin, Birleşik Krallık, Cezayir, Endonezya, Fransa, Makedonya, Romanya ve Türkiye olmak üzere 8 farklı ülkeden kongreye katılan 44 öğrenci, ’enerji farkındalığı’, ’simülasyon uygulamaları’, ’demir yolu teknolojileri’, ’biyokimya’ gibi farklı alanlarla ilgili çalışmalarını ve fikirlerini paylaştı.

    “YURT DIŞINDAN GELEN KONUKLARLA ETKİLEŞİMDE BULUNUYORLAR”

    Kongrenin önemine değinen Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi ve Fakülte Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Erdal Güvenoğlu, şunları söyledi:

    “Bu kongre lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için son derece önemli. Çünkü öğrencilerimiz uluslararası statüdeki bu öğrencilerle bir araya gelip, onlarla etkileşim halinde olup, ileri ki zamanlar için yurt dışı bağlantılarını kurup oradaki teknolojileri görebilirler ve ülkemizdeki teknolojilerle kıyaslayabilirler. Uluslararası Öğrenci Kongresinin bu yıl dördüncüsü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinin ise ikinci kongresi düzenlendi. Önümüzdeki yıl çok daha iyi olacağını düşünüyorum ki bunun etkilerini şu an görüyoruz. Diğer ülkelerde üniversitemiz tanınmaya başlamış durumda. Bunun en güzel örneği de kongremizde Arjantin’den gelen bir katılımcımız var. Öğrencilerimiz yurt dışından gelen bu kişilerle irtibat halinde. İleri zamanlarda onların ülkelerini ziyaret edeceklerini düşünüyorum. Bu ilişki sürekli devam edecektir diye tahmin ediyorum.”

    “BU KONGRE ULUSLARARASI BOYUTTA İLETİŞİMİ ARTIRIP BİZİ GÜÇLÜ HALE GETİRECEKTİR”

    Kongrenin ana konuşmacılarından Ömer Faruk Tezcan da öğrencilere tecrübelerini aktarmak için geldiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Genç öğrencilerimizin ülkelerine ve hayata katkıda bulunmaları için onlara ilham vermek ve tecrübelerimizi paylaşmak adına buradayım. Ciddi bir şekilde hazırlanılan bu kongrenin uluslararası boyutta katılımcıları var. Umarım onlar açısından da faydalı olur. Kongre Türkiye’nin iddiasını vurgulamak adına önemli. Uluslararası boyutta bu tip organizasyonları yapmak, uluslararası boyutta gelişmeleri takip etmek ve Türkiye’deki gelişmeleri onlara anlatmak iletişimi artıracak, bizi daha güçlü hale getirecektir. Yaklaşık 25 yıldır Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunmuş kişilerden biriyim. Birçok firmada yeniden yapılanma projeleri yürüttüm. Bu projelerde edindiğim deneyimlerimi buradaki arkadaşlarla paylaşmak istiyorum. Hem ülkemizin gelişimi konusunda hem de insanımızın gelişimi konusunda umarım faydalı olur.”

    “KENDİ KASABAMDA BİRÇOK İNSAN BU KONGREDEN HABERDAR”

    Santiago Del Estero Üniversitesi öğrencilerinden Pedro Benjamin Gelid ise, şunları söyledi: “Enerji tüketimini, çeşitli faktörleri göz önünde bulundurmak suretiyle, mümkün mertebe daha düşük seviyelere indirgeme amacı güdüyoruz. Bu konu üzerinde fazla uzmanlaşan bir insan olmadığı için bunun daha da değerli olacağını düşünüyorum. Bununla ilgili web siteleri bile yeni yeni oluşmaya başlarken ben konuyla ilgili kapsamlı bir çalışma yaptım. Ülkemdeki çoğu gazete ve dergide bu kongrenin haberi çıktı ve okulun internet sayfasında fotoğrafları var. Bununla gurur duydum. Özellikle kendi kasabamdaki birçok insan kongrenin ne olduğundan haberdar. Gerçekten orada bir üne sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.”

    Etkinlik, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de katkılarıyla şehrin görülmeye değer mekânlarına yapılacak gezi programıyla sona erdi.

  • TBMM Başkanı Kahraman: “Fikir Hareketlerinin, Fikri Faaliyetlerinin Önüne Geçilmemesi Gerek”

    ANKARA (İHA) – TBMM Başkanı İsmail Kahraman, fikir hareketlerinin, fikri faaliyetlerin önüne geçilmemesi gerektiğini belirterek, “Bütün bunların kafası, beyinleri sıkışmış, mankurt kafa” dedi.

    Milli Türk Talebe Birliği’nin kuruluşunun 100. yılı nedeniyle TRT Belgesel kanalında yayınlanmaya başlayan ve metin yazarlığı ile yapımcılığını gazeteci-yazar Fehmi Çalmuk’un yaptığı ’Büyük Doğu’nun Atlıları’ belgeseline konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, değerlendirmelerde bulundu. Kahraman, fikir hürriyetinin insanın temel hürriyeti olduğunu belirterek, “Bütün bunların kafası, beyinleri sıkışmış, mankurt kafa. Bırakın insanı hür bırakın, rahat bırakın, haklıysanız yanınıza gelir, haksızsanız düzelirsiniz. Sizin yönlendirmenizle kurşun asker isterseniz ne gelişirsiniz, ne bir şey yaparsınız” dedi.

    Bundan 50 yıl önce İstanbul Hukuk Fakültesi öğrenci derneği başkanı olarak Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanlığı’na seçildiğini belirten Kahraman, “Siyasette önde olanlar muhakkak ki gençlik yıllarında fikri faaliyetlere katılanlardır. Talebelik yıllarındaki o idealizmin önünde, fikir aranan dönemde edindiği fikirle ve birikimle ilerde çalışmalara katılıyor ve önderlik yapıyor” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de öğrenci teşkilatı MTTB’de görev aldığını hatırlatan Kahraman, “Kendiliğinden olan bir hadisedir. Bizim Milli Türk Talebe Birliği dönemimizdeki çalışma yapan arkadaşlarımız derneklerde, komisyonlarda, kulüplerde, müdürlüklerde çalışma yapan arkadaşlarımız okul bittikten sonra da gene o faaliyetlerine devam ettiler ve o çalışmalar onları bir yerlere götürdü. Dediğiniz faaliyetlerden mesela Milli Türk Talebe Birliği’nde, Kültür Müdürlüğü’nde değerli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vardı. Sinema Müdürlüğümüzde ve Tiyatro Müdürlüğü’nde, Sinema Tiyatro Müdürlüğü’nde Cumhurbaşkanımız, kıymetli arkadaşımız, değerli insan Abdullah Gül vardı. Bunun gibi isimler mesela Ankara Hukuk Dernek Başkanımız Beşir Atalay Bey, Bülent Arınç Bey’le halef selef oldu. İstanbul İcra Konseyi Sekreteri Sami Güçlü bilahare Tarım Bakanlığı yaptı” dedi.

    “DARBELER FİKİRLERİ GELİŞTİRİR”

    Milli Türk Talebe Birliği’nin 27 Mayıs 1960 darbesi öncesi eylemlerin merkezi olduğunu hatırlatan Kahraman, “Gençlik hep bazı niyetlerin, bazı art niyetlilerin ideallerine istismar kullanıldığı bir organ, bir toplum olarak mütalaa edilmiştir. İşte arkasından 27 Mayıs darbesi geldi. 27 Mayıs darbesine halk alışsın diye, alıştırılsın diye yapılan o faaliyetlerin karargahı oldu, gençlik ve halk ayağının karargahı oldu Milli Türk Talebe Birliği” diye konuştu.

    Kahraman, konuşmasında şunları kaydetti:

    “(1960 darbesi) Darbeler fikir faaliyetlerini geliştirirler, fikirlerin ezilmesi için yola çıkarlar ama fikirler daha gelişir. Güzel bir söz vardır, ’Zulüm ve istibdat fikirleri keçeyi kahırlaştırırcasına kahırlaştırır’. Zulüm ve istibdat devam ettikçe fikirler kahırlaşmış keçeye dönerler. Fikirler çoğalır, artar. 1960 darbesi de birçok fikrin ortaya çıkması için çeşitli grupların çalışmalarını ortaya çıkarmıştır.”

    12 Mart Muhtırası’na ilişkin de konuşan Kahraman, “Darbeler toplumu hazırlarlar ve toplumu hazırladıktan sonra düğmeye basarlar. O komünizmin mitingleri, komünizme sempati hadiselerini meydana getirenler, bir darbe hazırlığında olanları karargâhtaydılar, baştaydılar. 1-9 Kasım hadisesi vardır, 9 Mart hadisesi vardır, 12 Mart’tan evvel 71. Doğan Avcıoğlu’nun başbakan olacağı, hava kuvvetleri komutanının cumhurbaşkanı olacağı bir darbe hazırlığıydı. 12 Mart’la değişti o. 9’da olsaydı dediğimiz gibi sosyalist blokla beraber olacak bir Türkiye meydana gelecekti. O hava ortaya çıksın, toplum işte hazır, darbe o yüzden geldi diye bir çalışma varken, biz hayır toplum sizinle beraber değil demiş olduk şahlanış mitingi ile ve diğer toplantılarımızla” dedi.

    Kahraman, “1980 darbesi bir darbe vurdu. Bütün talebe teşkilatlarını, bütün cemiyetleri, dernekleri kapattı, çok yanlış etti bence. Bu yanlışlık neye mal oldu; çocuk ve gençlerin hayata hazırlanmamasına, fikri faaliyetlerden geri kalmasına, havai çalışmalar içinde olmasına sebep teşkil etti. Bu olmamalı, fikirler diri olmalı. Fikirlerle kalkınır ülkeler, bu 80’nin bir hatasıydı” ifadelerini kullandı.

    “ISMARLAMA FAALİYET İÇİNDE OLMADIM”

    Kahraman, bundan 50 yıl önce Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı olduğu dönemdeki 1968 olayları ve 6. Filo protestoları gibi eylemler üzerine de ilk kez konuştu. Kahraman, AP hükümetinin yönlendirmesiyle insanların öldüğü eylemlerin yapıldığı iddialarına şu cevabı verdi:

    “Eylem olarak biz fikri yapıda, fikri seviyede bıraktık hadiseyi devamlı. Bizde mesela tetik, öldürmek asla mümkün değil, niye? Can almak hakkı bizim ana parolamız, can alma hakkı Allah’a aittir. Kimse Azrail değil, artı hiç kimse ötelenmemelidir. Bu toplumun satılmışı çok çok azdır. Aldatılmışı çok sayıdadır ve kimin Hz. Ömer olacağı bilinmez. Biliyorsunuz Hz. Ömer Peygamber Efendimizin katli için yola çıkmış iken, kız kardeşinin evinde Kur’an-ı Kerim okunuyor, onu duyuyor. İçeri giriyor vecde geliyor ve kelime-i şahadet getirerek Müslüman oluyor. Oysa biraz sonra katil olacaktı. Kimin Ömer olacağını bilemeyiz görüşü bizde hakim olmuştur. Hiç kimsenin canını alma hakkına sahip değilsiniz ve fikirler her zaman değişebilir, kimseyi ötelememelisiniz ve benimsemelisiniz.”

    TBMM Başkanı Kahraman, eylemlerin dönemin iktidar partisi tarafından istenildiğine ilişkin iddialar üzerine de, “Hükümetle bağı olan bir hadise hiç olmadı. Ben şahsen kendi dönemimizi söylüyorum, herhangi bir yerden ısmarlama bir faaliyetimiz hiç olmadı. İki buçuk yıllık dönemde çok büyük kitle hareketleri oldu, büyük faaliyetler oldu ve o faaliyetlerin hiçbirinde hiçbir yerden şöyle bir faaliyet olsa, şöyle bir toplantı olsa diye bir görüş asla yoktur. Bizim kendimiz ayağa kalkma hadisesidir. Şahlanış mitinginde bir gazetecinin şöyle bir deyimi oldu değerlendirme yaparken; halk evinde hareketsizdi, secdedeydi ve rükudaydı, onu yürümeye ve dışarı çıkmaya siz iteklemiş oldunuz, bunu sağlamış oldunuz” dedi.

    Kahraman açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Şöyle söyleyeyim, şimdi komünizmle mücadele derneği incelenmesi gereken bir dernek. Yani kuruluş gayesi çok samimi. Genel başkanı Profesör Saffet Solak, değerli kıymetli bir insan ve elemanları da öyle. Bir algı, bir propaganda, bir anlayış yerleşti; Ruslar geliyor, Ruslar sıcak denizlere inecek, Ruslar çok büyük tehlike. Olmayan bir tehlikeyi var gösterip de ortaya koyma ve ona karşıda istediği gibi kullanma gibi bir strateji takip edildi. Bizim dönemimizde de komünizm telin mitingleri var tabi ama komünizm telin mitinglerinin temelinde Türkiye’nin blok değiştirmesini isteyen bir görüşe direnme var.”

    “DİK OLMAZSAK EZERLER”

    Öğrenci liderliği, gençlik önderliğinden başlayarak siyasi hayatının her döneminin mücadele ile geçtiğini söyleyen İsmail Kahraman, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sahip çıkıyoruz inancımıza, fikrimize, mukaddeslerimize, değerlerimize çıkmamız lazım. Çıkmaz da kimliksiz, omurgasız kalırsanız ezerler. Dik olacaksınız. Şimdi toplum dik olmak istiyor. Bakın nasıl hücum ediyorlar. Olacağız evvelallah. Dik olacağız. Yani üç kıta yedi denize hükmetmiş büyük bir cihan devletinin biz varisiyiz. Niye tarihimize sahip çıkmayacağız. Niye mukallit taklitçi olacağız? Niye kendimiz olmayacağız? Neden inançlı bir Türkiye olmasın?”

  • Açık Fikir Platformunda Gençler, Dünya Tarihine Işık Tutacak

    Çekmeköy Belediyesi tarafından oluşturulan Açık Fikir Platformunda gençler dünya tarihine ışık tutacak. Alanında uzman isimlerle bir araya gelecek öğrenciler, hem sosyal aktivitelere katılacak hem de fikir alışverişinde bulunacak.

    Çekmeköy Belediyesi tarafından oluşturulan Açık Fikir Platformunun tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Hamidiye Kültür Merkezinde yapılan toplantıya Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, Çekmeköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Şahmettin Yüksel ve çok sayıda öğrenci katıldı. Gençleri dünya tarihi ile buluşturacak Açık Fikir Platformu ile ilçede eğitim gören öğrenciler, dünya tarihinde yolculuk yapacak. Öğrenciler organizasyon boyunca, alanında uzman öğretmenler tarafından, dünya tarihinin yanı sıra iletişim yöntemleri hakkında da eğitim alacak. Gençler platformda birçok sosyal aktiviteye katılıp fikir alışverişinde bulunacak.

    “SONUNA KADAR İMKANLARIMIZLA YANINIZDAYIZ”

    Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, yaptığı konuşmada, gençlerin her konuda yanında olduklarını belirterek, “Biz, sizlere okullarımızın dışında belki 5 yılda öğrenebileceğiniz kadar deneyim ve bilgi edinme fırsatı sunuyoruz” dedi.

    Platformun eğitim sürecinin sadece kültür merkezinde değil sosyal ortamlarda da gerçekleşeceğinin altını çizen Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizinle el ele vereceğiz ve güzel bir gençlik yetiştirmek için gayret edeceğiz. Siz inşallah ülkemizin her noktasında milletimize hizmet edeceksiniz. Biz de, belediye olarak istiyoruz ki, sizlere bir katkımız olsun. Az veya çok. Ne kadar verebilirsek, ne kadar imkanlarımız varsa sonuna kadar bu imkanlarımızla yanınızdayız.”

    ÖĞRENCİLERE TARİH BİLGİSİ

    Projenin yöneticisi Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Şahmettin Yüksel de, yaptığı konuşmada platformun çalışma amacına ilişkin bilgi verdi. Yüksel, amacın Çekmeköy’de bulunan gençlerin vatanına, milletine ve bayrağına sahip çıkmasını sağlamak” olduğunu belirterek “Gençlerimizi Açık Fikir Platformunda fikirlerinin ortaya konması ve geleceğimize daha güzel yetiştireceğimiz gençleri çıkarmak için böyle bir fikir platformu başlattık” dedi. Yüksel, öğrencilerin platform sayesinde önemli akademisyenler ile bir araya gelerek tarih bilgisi alacağını söyledi.

    Tanıtım toplantısının sonunda Başkan Poyraz, öğrencilerle birlikte fotoğraf çektirdi.

  • Serdivan Fikir Sanat Akademisi’nde Kayıtlar Başladı

    Serdivan Fikir Sanat Akademisi’nde 6. Dönem için kayıtlar başladı. Akademi, her dönem olduğu gibi bu bahar döneminde de Türkiye’nin önde gelen akademisyenlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

    Sanattan Felsefeye, Edebiyattan Sosyolojiye, Müzikten Tarihe kadar birçok alanda akademik çalışmalara imza atan, uluslararası konferanslara ev sahipliği yapan Serdivan Fikir Sanat Akademisi, bahar döneminde de zengin ders içeriği ve eğitimci kadrosuyla katılımcıları ile buluşuyor.

    Konu ile ilgili Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi’nden yapılan yazılı açıklamada, Sosyal ve Akademik Kültürel çalışmalar programının yanı sıra müzik akademisi, edebi çalışmalar, sinema sanatları, yaratıcı tasarım ve geleneksel sanatlar gibi farklı programların olacağı Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi’nde daha önceki dönemlerde olduğu gibi yine Türkiye’nin alanında en yetkin akademisyenlerinin konuk edileceği belirtildi. Anadolu’nun Akademisi’nde yeni dönem kadrosu Kültürel Çalışmalar Programında Tahsin Görgün, Fatih Şeker, Süleyman Seyfi Öğün, Ömür Ceylan, Nejdet Ertuğ ve Mehmet Murat Şahin, Sinema Sanatları Programında Ali Gemuhluoğlu ve Aybars Bora Kahyaoğlu, geçtiğimiz güz dönemi faaliyete geçen Müzik Akademisi programında ise Türk Müziği’nin usta isimleri Mustafa Doğan Dikmen, Ferdi Koç, Hacı Bekir Kurşunet ve Abdullah Uysal, Edebi Çalışmalar: Ömür Ceylan ve Ercan Yılmaz, Yaratıcı Tasarımında Emel Yurtkulu Yılmaz ve Murat Ertürk, Geleneksel Sanatlarında Songül Ergün ve Orhan Altuğ, Ayrıca bağımsız programlarda Portre Fotoğrafı’nda Nevzat Yıldırım ve Tasavvuf Okumaları’nda Ali Vasfi Kurt bu dönem Serdivan Fikir Sanat Akademisi’nin kadrosunda yer alıyor.

    Akademi yetkilileri tarafından yapılan açıklamada Bahar Dönemi’ne kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerin başvurularını Serdivan Fikir Sanat Akademisi’nin internet adresinden 27 Mart 2016 Pazar gününe kadar yapabilecekleri bildirildi.

  • Fikir Sanat’ta İlk Dersi Ziyaüddin Serdar Verdi

    Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi, 2016 bahar dönemine 19 farklı branşla start verdi. İlk dersi dünyaca ünlü düşünür Prof. Dr. Ziyaüddin Serdar yaptı.

    Yıl içinde yaptığı seminer dersler, uluslararası konferanslar, konserler, galalar, sergiler ve pek çok kültürel etkinlikle adından söz ettiren Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi yeni döneme de hızlı başladı.

    12 Mart Cumartesi günü Akademi meydanında geniş bir katılımla gerçekleşen uluslararası konferansın ardından yeni dönem kayıtlarına da başlandı.

    BİLİM ADAMI ELEŞTİREL BAKMALI

    14 Mart Pazartesi 18.00’de Akademi’nin yeni kütüphanesinde Prof. Dr. Ziyaüddin Serdar tarafından verilen ilk derse, Akademi’nin geçen dönemki kültürel çalışmalar öğrencileri ile Sakarya Üniversitesi’nden çok sayıda akademisyen katıldı. “İslam, Bilim ve Kültürel İlişkiler” konulu konferansta, bilimin her şeyi öngörebileceği yargısının artık kırıldığını belirten Serdar, bilim adamının eleştirel bakabilme vasfını koruması gerektiğinin altını çizdi.

    AVRUPA İKİRCİKLİ BİR POLİTİKA ÜRETİYOR

    Soru-cevap şeklinde ilerleyen ders İngilizce olarak yapıldı. Türkiye’deki siyasi gelişmeleri ve mülteci politikasını da yakından takip ettiğini söyleyen Prof. Ziyaüddin Serdar, Avrupa’nın ikircikli bir politika ürettiğini savundu. Türkiye’nin mültecilere kucak açmasının diğer tüm Müslüman ülkelere ve Avrupa’ya örnek olması gerektiğini belirtti.