Etiket: “FETÖ’cü

  • FETÖ’cü doktor ve yöneticilerin de aralarında bulundu 19 kişi adliyeye sevk edildi

    Bursa’da yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında aralarında FETÖ/PDY örgütüne ait okullarda yöneticilik ve öğretmenlik yapan kişilerinde aralarında bulunduğu 2’si kadın 19 kişi adliyeye sevk edildi.

    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması soruşturmaları kapsamında örgüte ait olan KHK ile kapatılan Ceylan Bey Özel Eğitim Şirketi ve bu şirkete bağlı Hatuniye Kültür ve Eğitim Vakfı’nın yöneticileri ve özel hastanelerde hala görev yapan doktorlarında bulunduğu 25 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubee Müdürlüğü tarafından eş zamanlı olarak , Bursa, Yenişehir, İnegöl, Gemlik, Van ve Erzincan’da operasyonlar düzenlenerek25 şüpheli yakalandı.

    Haklarında FETÖ/PDY üyesi olmak, örgüte ait Bank Asya’ya para yatırmak ve Bylock kullanmak suçları bulunan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan 2’si kadın 19 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.

  • FETÖ’cü tahsilatçıdan, kumpas mağduru iş adamına Gülen imzalı Kur’an-ı kerim

    Eski Bursa Valisi Şahabettin Harput’un da aralarında bulunduğu 60 sanıklı FETÖ davasına devam edildi. Duruşmaya şahit olarak katılan iş adamı B.K, “Bağışları kesmem üzerine bana kurdukları kumpastan beraat ettikten sonra, FETÖ’nün tahsilatçısı, Fetullah Gülen imzalı Kur’an-ı kerim getirdi. İş adamı Sami Şentürk de, ‘İşlerin kötü gidiyor, gel birlikte Pensilvanya’ya gidelim, hoca efendinin elini öp, sıkıntılarından kurtul’ dedi” ifadelerini kullandı.

    Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaları devam eden ve aralarında Şahabettin Harput’un da bulunduğu 14’ü tutuklu 60 sanıklı FETÖ duruşmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada şahit olarak dinlenen iş adamı B.K’nin anlattıkları, örgütün yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. İş adamı B.K, 10 sene boyunca yıllık ortalama 200 bin dolar civarında örgüte bağış yaptığını dile getirdi. B.K, 2008 yılında aralarının açıldığını ve bu süreçte örgütün kendisine kumpas kurduğunu belirtti.

    Kurulan kumpas yüzünden 6 ay tutuklu kaldığı ve 750 yıl hapis cezası talebiyle yargılandığını ifade eden B.K, hakkındaki iddialar asılsız çıkınca beraat ettiğini anlattı. B.K, beraat ettikten sonra, örgüt tahsilatçısının Gülen imzalı Kur’an-ı kerimle kendisine geldiğini aktardı. B.K, “Necdet Yıldız, örgütün tahsilatçısıydı. Biz öğrencilere burs dağıtılması için yapacağımız bağışları ona teslim ederdik. Ben, 10 yıl boyunca, hayır maksadıyla, herkes gibi bunlara yılda 200 bin dolar civarında bağış yaptım. 2008 yılında aramız bozuldu. Benimle ilgili soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmalar kapsamında 4 defa gözaltına alındım ve her seferinde bana ’Yanlışlıkla olmuş’ dediler. Bir sefer 6 ay tutuklu kaldım ve 750 yıl hapis cezası talebiyle yargılandım. Fakat bir şey bulunamayınca beraat ettim. Beraat ettikten sonra, bir gün, Necdet Yılmaz, yanında örgütün emniyet, yargı ve bürokrasi imamları diye tanıttığı 3 adamla beni ziyarete geldi. Bana Fettullah Gülen imzalı bir Kur’an-ı kerim hediye ederek, ‘Gel arayı düzeltelim’ dedi. Benim hakkımda yapılan soruşturmaların hepsi FETÖ’nün kumpasıydı. Soruşturmayı yürüten savcı, daha sonra örgüt bağlantısı sebebi ile meslekten ihraç edilen Ferruh Gün idi” dedi.

    Tutuklu sanıklardan Sami Şentürk’ün de kendisinden kurban bağışı adı altında birkaç defa para aldığını vurgulayan B.K, “Hatta benim sıkıntılı olduğum zamanlarda, ’Senin şu an ciddi sıkıntıların var. Gel beraber Pensilvanya’ya gidelim. Hoca efendinin elini öp, sıkıntılarından kurtul’ demişti” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, diğer şahitlerin dinlenmesi için duruşmayı pazartesi gününe erteledi.

  • FETÖ’cü, İnterpol tarafından Azerbaycan’dan Türkiye’ye iade edildi

    Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) yurtdışı ayağına yönelik yürütülen operasyonlarda, örgütün aranan isimlerinden Mustafa C., İnterpol aracılığı ile Azerbaycan’dan bu akşam Türkiye’ye iade edildi.

    Örgütün yurtdışı yapılanmasındaki Mustafa C., Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemelerince FETÖ/PDY üyeliğinden aranıyordu. FETÖ/PDY’nin yurtdışı ayağına yönelik yürütülen operasyonlarda, örgütün aranan isimlerinden Mustafa C., İnterpol aracılığı ile Azerbaycan’dan bu akşam Türkiye’ye iade edildi.

  • Yunanistan’a kaçmak isteyen FETÖ’cü eski hakimlerin de bulunduğu tekne kayalıklara çarptı

    Muğla’nın Bodrum ilçesinden Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışan sürat teknesi, Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışırken kayalıklara çarptı. Teknede yakalanan FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri arasında eski hakimler ve TÜBİTAK çalışanının da bulunduğu, yüklü miktarda para ele geçirildiği öğrenildi.

    Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından geçtiğimiz akşam alınan ihbarda, Kisebükü Koyu açıklarında 1 adet sürat teknesinin karanlıkta yol aldığı bildirildi. Yalıçiftlik açıklarında görevli Sahil Güvenlik botu hemen bölgeye sevk edildi. Kisebükü önlerinde görülen tekne, Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya başlayınca kovalamaca yaşandı. Dur ihtarına uymayarak karaya doğru kaçan tekne bir süre sonra kayalıklara çarparak durabildi. Tekneden kurtulan 16 kişi, bu defa karadan kaçmaya çalıştı.

    Havadan ve denizden yapılan çalışma sonucu, kaçmaya çalışan kaçaklar kısa sürede yakalandı. Adli makamlara teslim edilen 16 kişiden 6’sının çocuk olduğu, 10 kişinin ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle arandığı tespit edildi. Kaçaklar arasında görevden ihraç edilen 2 hakim, 2 savunma sanayi müsteşarlığı çalışanı ve 1 TÜBİTAK çalışanı bulunduğu ifade edildi.

    Öte yandan, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından teknede yapılan aramada yüklü miktar para bulunduğu belirtildi.

  • Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: “FETÖ’cü teröristlere birliğimizi gösterebilmişsek içimizdeki Ahmed Yeseviler sayesindedir”

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “FETÖ’cü teröristlerin 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı, birlik ve beraberlik gösterebilmişsek; içimizdeki Ahmed Yeseviler, Mevlanalar, Yunuslar sayesindedir. Mezhep fitnesi üzerinden, etnik tahrikler üzerinden, kadim müştereklerimizi yok etme niyeti üzerinden yayılmaya çalışılan ayrılık rüzgarları, şayet biz bu mübarek zatların yolundan gittiğimiz müddetçe asla etkili olamayacaktır” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından desteklenen Türkmen Alevi Bektaşi Vakfının dördüncüsünü düzenlediği “Hoca Ahmet Yesevi’den Günümüze Gönül Erenleri” programı gerçekleştirildi. Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu da yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Çavuşoğlu, Rumeli kökenli biri olarak Rumeli’den ve tüm Balkanlardan gelen davetlilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Böyle bir projeyi başarıyla gerçekleştiren Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir Özdemir’i tebrik eden Çavuşoğlu, “Hazreti Ali Efendimizin şehadet yıl dönümüne de denk gelen bu etkinliğimizin, Hazreti Peygamber Efendimizin (SAV) can yoldaşı, ehl-i beyti, kutlu yeğeni Hazreti Ali Efendimizi ve onu rehber edinerek bu coğrafyanın İslamlaşmasına vesile olan gönül erlerinin cümlesine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Anadolu’yu bir Müslüman yurdu yapan Hoca Ahmed Yesevi, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Tapduk Emre, Yunus Emre, Ahi Evran, Saru Saltuk ve Şeyh Edebali gibi nice gönül erenleri, bu topraklara, akılla imanı, ilimle ahlakı buluşturan öyle bir tohum ekmişler ki, bu coğrafyada yeşeren bu tohum, dünyanın bugün yaşadığı tüm acıların çaresi ve insanlığın yegane umududur. Bugün Batı, çoğulculuk, barış, hümanist değerler gibi değerlerin arayışında iken, Anadolu’da sevginin, merhametin tohumları yüzyıllar öncesinde çoktan filiz vermeye başlamıştı. Ülkemizin manevi ve tarihi kimliğinin bir ilmek gibi dokunmasında bu gönül insanlarının çok emeği vardır. Onların hayatı, kişiliği, düşüncesi, bu topraklarda asırlardır kök salmıştır. Bugün 3 milyondan fazla mülteciye kucak açabiliyorsak, Afrika’dan Uzak Doğu’ya, 5 kıtada 170’e yakın ülkeye dostluk elini uzatabiliyorsak, işte bu Hoca Ahmet Yesevi’den günümüze gönül erlerinin 11. yüzyıldan itibaren bu topraklarda yeşerttiği değerlerin köklülüğü ve gücü sayesindedir. Bugün bu topraklarda, bu büyük gönül erlerinin izinden giden 80 milyon vatan evladı, barış ve hoşgörü içinde birlik ve beraberliğini her geçen gün daha bir pekiştiriyor. Yediden yetmişe insanımıza, özellikle ilkokuldan üniversiteye kadar yetişme çağındaki çocuklarımıza ve gençlerimize, peygamberler başta olmak üzere sahabe efendilerimizi, Allah dostlarını, hayatımızı şekillendiren örnek ve önder insanları, hayatlarını, mücadelelerini, kimlik ve kişiliklerini, eserlerini doğru biçimde öğretmek, gönül erlerinin örnekliğini gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Eğitim sistemimizin milli olma karakteri de buradan gelmektedir. FETÖ’cü teröristlerin 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı, birlik ve beraberlik gösterebilmişsek; içimizdeki Ahmed Yeseviler, Mevlanalar, Yunuslar sayesindedir. En başta 250 şehidimizi biz böyle değerlendiriyoruz. FETÖ’cülerin gasp ettiği tanka tüfeğe karşı duran milletimizin her bir ferdi bu kadim ve güçlü ruhun sahibidir. Mezhep fitnesi üzerinden, etnik tahrikler üzerinden, kadim müştereklerimizi yok etme niyeti üzerinden yayılmaya çalışılan ayrılık rüzgarları, şayet biz bu mübarek zatların yolundan gittiğimiz müddetçe asla etkili olamayacaktır” şeklinde konuştu.

    “Dünyadaki tüm mazlumlara sevgi ve merhamet elini uzatmak için gayret sarf ediyoruz”

    “Bu coğrafyanın dünyaya söyleyeceği çok şey var. Yeter ki, tarihi ve kültürel mirasımızı bugün tüm dünyaya tercüme edebilelim” diyen Çavuşoğlu, gerçek özgürlüğün, çoğulculuğun kodlarının birer birer ortaya çıkarılıp temsil edilmesi gerektiğini ifade etti. İlim, iman ve aşkın insanı kanatlandırdığını dile getiren Çavuşoğlu, “Hikmete dayanan bir ilim, gerçekten Allah’a yaslanan bir iman ve milletimize olan aşkla bu kanatları takıp, hedefimize doğru milletçe yükselelim. Kadim medeniyetimizin izlerini takip ederek, kan ve ateş gölü haline gelen dünyamıza umut olalım. Emin olunuz ki, Hoca Ahmet Yesevi’den, Mevlana Hazretlerine, Yunus Emre’den Saru Saltuk’a nice erenlerin şahsı manevileri, bizden bunu bekliyorlar. Bıraktıkları bu sevgi medeniyetinin tohumlarının meyvelerini üzerimizde görmek istiyorlar. Geçmişte bu coğrafyanın manevi mimarları nasıl bir sevgi ve merhamet medeniyeti inşa etmişlerse, bugün de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bu necip millet, dünyanın neresinde bir mazlum, bir mağdur varsa sevgi ve merhamet elini uzatmaya devam etmektedir. Aslen Rumelili bir Başbakan Yardımcısı olarak, faaliyetlerinden sorumlu olduğum Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Vakıflar Genel Müdürlüğü, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı gibi kuruluşlarımız, Hoca Ahmet Yesevi ve nice gönül insanlarının yolundan giderek, din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetmeksizin dünyadaki tüm mazlumlara yetişmek ve sevgi ve merhamet elini uzatmak için gayret sarf etmektedirler. Bazen bu insani çabalarımızın nedenini merak edip soranlar oluyor. ’Niçin Türkiye gibi çok uzak bir ülkeden buralara kadar gelip bu yardımları ve destekleri yapıyorsunuz?’, diye soruyorlar. Onlara tek bir cümle ile cevap veriyoruz, ’Bizi ve sevgi medeniyetimizi tanımanız için’ deyince şaşkınlıkla karşılanıyoruz. Bu ülkenin birliği ve beraberliği, dirliği ve iradesi var oldukça, ülkemizin tarihinden ecdadından miras aldığı bu medeniyeti dili, insanlığın yegane umudu olmaya devam edecektir. Bu etkinliğimizin ve bu anlamlı buluşmamızın, irfanı, hikmeti ve aşkı kaybettiğimiz bu çağda yeni bir kandil yakmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” diye konuştu.

    “21. yüzyılda sevgi, kardeşlik için mücadele verdik”

    Programda konuşan Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir ise bulunduğumuz coğrafyanın kolay kazanılmadığını ifade ederek, “Çıktığımız bu yolda hiç kimseye kötü gözle bakmadık, hiç kimseye kin tutmadık. Zaman zaman zorluklarla karşılaşsak da 21. yüzyılda sevgi, kardeşlik için mücadele verdik. Günümüzde sadece Müslüman aleminde savaş var. Bizi Türk, Kürt, Alevi, Sünni diye ayırmaya çalışan Avrupa’daki bazı ülkeler ve maşaları Türkiye’nin huzurunu bozmaya çalışıyor. 15 Temmuz’da ellerinden geleni yaptılar ama yüce Türk milleti ilk günden itibaren dik durdu. Biz biriz, tek yumruğuz. Bugüne kadar biz bu coğrafyada birbirimize kız alıp vermişiz. Afrin’de askerimiz Türkiye’nin huzuru için operasyon yapıyor, bazı akademisyen ve siyasiler de dil uzatıyor. Bu ülkede yaşayan, havasını soluyup, suyunu içen ve askere dil uzatanlar alçaktır” diye belirtti.

    Konuşmaların ardından Genel Başkan Özdemir, Çavuşoğlu’na Hazreti Ali’nin kılıcını hediye etti.