Etiket: “FETÖ’cü

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: “4 bin civarında FETÖ’cü hakim ve savcı tasfiye edildi”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Adalet teşkilatımız, gerekli mekanizmaları işleterek darbe girişiminin ardından içindeki FETÖ’cüleri en hızlı ve kararlı şekilde temizleyen kurum olmuştur. Bu çerçevede adalet teşkilatımızın içine vesayetin açtığı çatlaklardan sızmış 4 bin civarındaki FETÖ üyesi hakim ve savcı tasfiye edilmiştir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen “Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni”ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, kura çekerek görevlerine başlayacak olan 403 hakim ve savcıyı tebrik ettiğini belirterek, hakim ve savcılara görevlerinde başarılar dilediğini söyledi. Adaletin insanlık tarihi kadar eski bir kavram olduğunu anlatan Oktay, ilk insanla başlayan adalet arayışının dünyanın sonuna kadar da devam edeceği beşeri bir mücadele olduğunu dile getirdi. Oktay, Türk tarihinin adalet konusunda geniş bir birikime sahip olduğunu ve toplumda adaletin tesisinin geçmişten bugüne önceliği olduğunu kaydederek, yargı sisteminde yapılan pek çok düzenlemeyle dosya yığınlarının önüne geçildiğini ifade etti.

    “Adalet teşkilatımız, FETÖ’cüleri en hızlı ve kararlı şekilde temizleyen kurum olmuştur”

    Oktay, 17-25 Aralık ile FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe teşebbüsünün yargının bağımsız ve tarafsız olmasının adaletin tesisi açısından ne kadar hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Adalet teşkilatımız, gerekli mekanizmaları işleterek darbe girişiminin ardından içindeki FETÖ’cüleri en hızlı ve kararlı şekilde temizleyen kurum olmuştur. Bu çerçevede adalet teşkilatımızın içine vesayetin açtığı çatlaklardan sızmış 4 bin civarındaki FETÖ üyesi hakim ve savcı tasfiye edilmiştir. Aslında bunlara hakim ve savcı demek de doğru değil. Nasıl ki diğerlerine ’asker’ demiyorsak ’asker elbisesi giymiş hainler’ diyorsak, bunlara da hakim ve savcı elbisesi giymiş içimize sızmış hainlerden başka bir şey diyemeyiz. Kararlarını akıl ve vicdan yerine ideolojik bağnazlığa dayanarak alanlar ve bağımsız olmak yerine FETÖ, PKK ve diğer terör örgütlerinden talimat alanların ne adalet teşkilatımız da ne de devlet teşkilatımızın herhangi bir noktasında barınmasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

    16 Nisan 2017’deki halk oylaması sonucunda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının anayasal çerçeveye de alındığını dile getiren Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yasama, yürütme ve yargı arasındaki güçler ayrılığının yeniden tesis edildiğini söyledi. Oktay, bundan sonraki süreçte adaletin tam tecelli etmesi açısından ihtiyaç duyulan kanunlarla ilgili TBMM’nin gerekli çalışmayı yapacağını ifade etti. Oktay, “Sevgili hakim ve savcılarımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde her zaman olduğu gibi sizlerin yanınızda olduğumuzu, devletimizin her türlü imkanını sağlamaya hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. Sizlerden de beklentimiz adaletin tesisi ve adalet terazisini denge de tutmaktaki kararlılığınızı sürdürmenizdir. Vazifenizi yaparken bir mazlumun ahının arşı titretmeye yeteceğinizi aklınızdan çıkarmayınız” şeklinde konuştu.

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise kura çekecek adayların avukatlık mesleğinden geliyor olmasının ayrıca önemli olduğunu dile getirerek, avukatlık mesleğindeki tecrübelerinin hakimlik ve savcılık mesleğine güç katacağına inandığını kaydetti. Avukatların toplumun ve bireyin haklarını koruyan önemli bir kamusal figür olduğunu söyleyen Gül, yargının hakim, savcı ve avukatla bir bütün olduğunu anlattı.

    “Ticari uyuşmazlıklarının da alternatif çözüm yollarının arabuluculuğa dahil olmasını planlıyoruz”

    Toplumdaki ihtilafların çözümünde adil ve etkili sonuçlar üreten bir sistemin varlığının çok önemli olduğuna dikkat çeken Gül, şunları kaydetti:

    “Biz, bu sistemin varlığını yargısal adaleti sağlayan kurumsal imkanlarla sınırlı görmüyoruz. Yargısal adaletin yollarını açık ve hazır tutmak kadar toplumun sorun çözme kültürünü geliştirmek, sulh ve anlaşma yollarını da teşvik etmek değerlidir, gereklidir. Adaletin alternatifi yoktur. Adında alternatif sıfatı yer alsa bile bütün bu ve benzer usullerin mevcut kurumsal mekanizmaları tamamlayan yöntemler olduğunu biliyoruz. Vatandaşlarımızın adalete erişimini güçlendiren bu müesseseler, işlevsel açıdan da sistemi tamamlamakta. Bu anlayışla sistemimize kazandırdığımız uzlaşma ve arabuluculuk gibi alternatif usuller kayda değer gelişmeler göstermiştir. 1 Ocak 2018’den bu yana iş uyuşmazlıklarında devreye giren arabuluculuk uygulaması hem vatandaşlarımızın hakkına en kısa sürede ulaşmasını sağlamış hem de mahkemelerin iş yükünü hafifletmiştir. Bu dönem içinde arabuluculuk görüşmelerinin yüzde 70’i başarıyla, yani uzlaşmayla, anlaşmayla sonuçlanmıştır. Yine iş mahkemelerinin iş yükünü de yüzde 75 oranında azaltmıştır. Bu başarılı sonuçların verdiği cesaretle de arabuluculuk uygulamasını yaygınlaştırmak için önümüzdeki dönemde adım atmayı planlıyoruz. Bazı ticari uyuşmazlıkları da kapsama alma yönündeki çalışmalarımız devam etmektedir. Önümüzdeki dönem iş uyuşmazlıklarının yanında ticari uyuşmazlıklarının da alternatif çözüm yollarının arabuluculuğa dahil olmasını planlıyoruz.”

    “Hakim ve savcı sayımız 20 bine yükseldi”

    Gül, son yıllarda hukuk fakültelerinden mezun olan hukukçuların yanı sıra avukatlık mesleğinden de önemli sayıda hakim ve cumhuriyet savcısı aldıklarına değinerek, kura töreniyle ilk görev yerleri belirlenecek 403 adayın da avukatlık geçmişinden geldiğini anımsattı. Gül, 403 hakim ve savcının göreve başlamasıyla birlikte 19 bin 606 olan hakim ve savcı sayısının 20 bine yükseldiğini kaydetti.

    “Türk yargısı hiçbir örgüte teslim olmamıştır ve hiçbir örgüte teslim olmayacaktır”

    Hakim ve savcı adaylarına aklın, hukukun ve evrensel değerlerin peşinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulunan Gül, “Bu fikri koruduğunuz sürece vicdanlarınızın hatalı bir pusula gibi sizi hukukun yolundan ayırıp sarp ve tehlikeli patikalara sürüklemeyeceği muhakkaktır. Aklı ve vicdanı değersizleştirenlerin bu güzel ülkeye ödettiği bedel de asla unutulmamalıdır. İstikameti hukuktan ve vicdanından değil bağlı olduğu örgütten alan FETÖ mensupları sonuçta kendileri de büyük bir bedel ödeyerek perdeyi hüsranla kapatmıştır. Devletin ve yargının bir ölümcül virüsten temizlenmesi yolunda ne kadar büyük mesafe almış olursak olalım dikkat ve ihtiyatı elden bırakmadan mücadeleye devam edeceğimizi de vurgulamak isterim. Türk yargısı hiçbir örgüte teslim olmamıştır ve hiçbir örgüte teslim olmayacaktır. Türk yargısı, yargı yetkisini yalnızca Türk milleti adına hukuka bağlılıkla kullanacak, bağımsızlığından ve tarafsızlığından asla ödün vermeyecektir” dedi.

  • Jandarma uygulamasında aranan FETÖ’cü yakalandı

    KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Kaman ilçesinde Jandarma ekipleri yaptıkları yol uygulamasında FETÖ yapılanmasından aranan bir kişiyi yakaladı.

    İlçe genelinde yapılan Huzur ve Güven Operasyonu kapsamında yapılan yol uygulamasında yakalanan firari FETÖ şüphelisi eski askeri personel M.K.G. yakalandı.

    İlçe Jandarma Komutanlığında ifadesi alınan M.K.G., çıkarıldığı adli merciler tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • FETÖ’cü hainden Lokman Ertürk’e ölüm tehdidi

    FETÖ’nün sözde Kanada sorumlusu Faruk Aslan, 15 Temmuz darbe girişiminin komuta merkezi Akıncı Üssü’nü darbeci hainlere dar eden Kahramankazanlıların verdiği destansı mücadeleyi örgütleyen Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ü ölümle tehdit etti. FETÖ’cü Aslan, “Ben Türkiye’ye gelirsem o Lokman Ertürk’ü Kazan meydanına asarım” dedi.

    FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’nden kalkarak sivil halkı, TBMM’yi ve devlet kurumlarını bombalayan F-16’ları engellemeye çalışırken 9 şehit, 92 gazi veren Kahramankazanlıların yaptığı destansı direnişi örgütleyen Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’e yönelik tehditler sürüyor. FETÖ’nün sözde Kanada sorumlusu Faruk Aslan, internete döşün video kaydında Ertürk’ü ölümle tehdit etti. FETÖ’cü Aslan, “O Kahramankazan Muhtarı Lokman Ertürk varya. Ben Türkiye’ye gelirsem Lokman’ı, Kazan meydanına asarım” dedi.

    Akıncı’yı dar etmişlerdi

    Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ün yönlendirmesiyle Akıncı Üssü önüne giden 10 bine yakın Kahramankazanlı üssü darbeci hainlere dar etmişlerdi. Kahramankazanlılar ayrıca o gece F-16’ların görüş açısını kısıtlamak için üs etrafındaki tarlalarını ve saman balyalarını ateşe vermişti. Kahramankazanlılar üssün elektriklerini kesmişlerdi. Aralarında Lokman Ertürk’ün de bulunduğu Kahramankazanlılar, polis ekipleriyle birlikte darbenin başarısız olmasının ardından üsten kaçmaya çalışan hainleri yakalamışlardı.

    “Yüreğin yetiyorsa gel”

    Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, Aslan’ın ölüm tehdidine ilişkin açıklama yaptı. Başkan Ertürk, açıklamasında, “Kahramankazan halkı o gece darbeci hainlere karşı tarihe altın harflerle yazılan bir destana imza attı. Darbe girişiminin komuta merkezini hainlere dar etti. Yalnızca aziz milletimizin değil, İslam aleminin ve mazlum milletlerin de umudu olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alarak, gözlerini dahi kırpmadan ölümün üzerine yürüdü. Bu hainin beni tehdit etmesi ilk değil, daha önce de FETÖ tarafından ölümle tehdit edildim. ‘Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık’ diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında devletimizin bekası, şehit ve gazilerimizin aziz hatıraları uğruna bir kere değil, bin kere ölürüz. Ey bir dolara satılmış ruhlar yüreğiniz yetiyorsa gelin” diye konuştu.

    FETÖ, Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ü daha önce hedef göstererek tehdit etmişti. FETÖ’cü hainlerin yargılandığı Sincan cezaevinde görülen duruşmalarda söz alan sanıklar ve avukatları, Kahramankazanlıların o gece Lokman Ertürk’ü yönlendirmesiyle oraya gittiklerini belirterek, Ertürk’ün hesap vermesi gerektiğini söylemişti. Ayrıca FETÖ’cü hesaplardan yapılan sosyal medya paylaşımlarında da Lokman Ertürk hedef gösterilmişti.

    Daha önce FETÖ’cü hainlerin köpük partisindeki pozlarıyla gündeme gelen FETÖ’cü Aslan’ın, Başkan Ertürk’ü ölümle tehdit etmesine sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü. Yüzbinlerce sosyal medya kullanıcısi Başkan Ertürk’e yaptıkları paylaşımlarla destek verdi.

  • Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’ndan Ankara Narkotik Şubeye atanan FETÖ’cü polisin uyuşturucu maddeleri sattığı ortaya çıktı

    Yedi yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yaptıktan sonra Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ne atanan bir polisin, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına sattığı ortaya çıktı. Eski polisin, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması soruşturmasında örgüt üyeliğinden gözaltına alınıp, etkin pişmanlıktan faydalandığı öğrenildi.

    Edinilen bilgilere göre, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan 25 yıl hapis cezası bulunan ve yakalama emri ile aranan FETÖ’cü eski polis memuru Kudret T. ile ilgili çalışma başlattı. 2007-2014 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yapan polis Kudret T.’nin 17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında görevden alınarak, Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne atandığını ve uyuşturucu operasyonlarında yakalanan uyuşturucu maddelerin adli emanete teslim edilmesi ile görevlendirildiğini ortaya çıkaran polis, Kudret T.’nin, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına sattığını ortaya çıkardı. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada örgüt üyeliğinden gözaltına alınıp, etkin pişmanlıktan faydalanma talebinin bulunduğu öğrenilen Kudret T., 12 Ekim’de Üsküdar’da bir adrese düzenlenen baskında, üzerinde F serisi 1 Dolar ile yakalanarak gözaltına alındı. FETÖ’cü firari eski polis hakkında yapılan araştırmada, Özel Harekat birimlerinde görev yaptığı ve 2007-2014 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı Ankara’da CAT Timinde görev yaptığı, 2014 yılı sonrasında ise görevlendirildiği Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaparken 2015 yılında “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan yakalanarak hakkında işlem yapıldığı, tutuksuz olarak yargılanması devam ederken bir daha bulunamadığı tespit edildi.

    Yakalanan şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki gözaltı işlemleri devam ederken, yapılan üst aramasında cüzdanının iç kısmında F serisi 1 Dolar ve teslim etmesi gerekirken teslim etmediği Polis Kimliği bulunduğu öğrenildi. Zanlının saklandığı adreste yapılan aramalarda çok sayıda kimlik de ele geçirildi.

    Eski polis Kudret T.’nin üzerinde ele geçirilen F serisi 1 Dolar sebebiyle FETÖ/PDY bağlantısını araştıran polis, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce ortak tahkikata başlattı. Araştırmayı derinleştiren polis, Kudret T. adlı eski polisin, FETÖ soruşturması kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyerek örgüt üyeliğini kabul ettiği ortaya çıkardı. Örgüte himmet verdiğini, örgütün toplantılarına katıldığını, kendisine komiserlik sorularının verildiğini ve bu soruları yakın çevresine dağıttığını da itiraf eden Kudret T.’nin, soruşturma kapsamında örgüt üyesi olarak bildiği 20 kişinin isim ve bilgilerini de söylediği öğrenildi.

    FETÖ şüphelisi eski polisin, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yaptıktan sonra Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ne atandıktan sonra, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına satışından elde ettiği geliri örgüte aktarıp aktarmadığı henüz bilinmiyor.

  • Firari FETÖ’cü karı-koca Gaybubet evinde yakalandı

    Kayseri polisinin yaptığı operasyonda FETÖ/PDY soruşturmasında aranan ve iki yıldır firari olana karı-koca, Hatay’da Gaybubet evine düzenlenen operasyonla yakalandı.

    Kayseri Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasına istinaden, darbe girişiminden sonra haklarında yakalama kararı çıkan ve yaklaşık 2 yıldır firari olarak aranan M.O. ve eşi F.O. düzenlenen operasyonla Hatay’ın İskenderun ilçesinde saklandıkları Gaybubet evinde yakalandı.

    Kayseri’ye getirilen M.O.’nun Askeri Mahrem İmam olduğu, Konya ilinde örgüt içinde değişik görevlerde bulunduktan sonra Kayseri’ye örgütün ‘Eğitim Danışmanı’ olarak gönderildiği tespit edildi. M.O.’nun eşi F.O.’nun ise Konya’da örgüt içinde değişik görevlerde bulunduktan sonra Kayseri’ye geldiği ve bir dönem Kayseri’de örgütün İl Ablası ve İl Sorumlusu olarak faaliyet yürüttüğü belirlendi.