Etiket: Festivalinde

  • Küçük Rauf’un Hikayesi Berlin Film Festivali’nde

    Yapımcılığını Aslan Film ve Peri Film’in ortaklaşa üstlendiği, yönetmenliğini ise Barış Kaya ile Soner Caner’in yaptığı, ‘Rauf’ filmi, 66. Berlin Film Festival’inde aday gösterildi.

    Senaryosunu Soner Caner’in kaleme aldığı ve 52’inci Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ‘Work In Progres’ dalında ödüle layık görülen ‘Rauf’, yüzlerce film arasında son 6’ya kalarak dünyanın en prestijli film festivalleri arasında gösterilen 66. Berlin Film Festivali’nde ‘Generation Kplus‘ Kategorisinde yarışmaya değer görüldü.

    11-21 Şubat 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenecek olan 66’ıncı Berlin Film Festivalinde yüzlerce aday arasından yarışmaya hak kazanan Rauf Filmi’nde Alen Gürsoy ve Şeyda Sözüer performanslarıyla dikkat çekiyor. Çekimleri yaklaşık 1 yıl süren filmde Kars’ın bir köyünde yaşayan küçük Rauf’un, kendi sınırlı ve kapalı dünyasında, aşkın sınırsızlığı ile tanışmasını konu alıyor.

    ÇOCUK KAHRAMANLARIN HİKAYESİ

    ‘Generation Kplus’ kategorisi, ana kahraman olarak çocuk ve gençleri konu alan kısa ve uzun metrajlı filmlerin ayrı ayrı yarıştığı bir kategori ve her iki alanın birinci seçilen filmlerine Kristal Ayı ödülü veriliyor. Bu seneki ‘Generation Kplus’ kategorisi filmlerinde genel tema, bir kargaşa ortamı içinde yaşayan ve mekanlarındaki tedirginlik ve sıkışmışlığı, hayal dünyaları, arzu ögeleri ve doğaüstü unsurlar ile aşmaya çalışan genç ve çocuk kahramanlara dair hikayeler.

  • Uluslararası Antalya Film Festivalinde Ödüller Sahiplerine Verildi

    Uluslararası Antalya Film Festivalinde ödüller düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Geceye 4 farklı dalda ödül alan Sarmaşık filmi damga vurdu.

    52’inci Uluslararası Antalya Film Festivali sona erdi. Festivalde En İyi Film Ödülünü Sarmaşık filmi aldı. Ayrıca Ulusal Yarışma En İyi Yönetmen Ödülü Tolga Karaçelik’e verildi. Ödül ve organizasyon hakkında değerlendirme yapan Tolga Karaçelik, ekibinin ve kendisinin çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Tüm ekibime, tüm oyunculara burada çalışan herkese teşekkür ediyorum. Burada bir tane de yeni senaryom vardı. O da burada Antalya film Formunda ödül aldı. Ve destek sağladılar. Onun üzerine çalışıyorum. Yeni bir proje” dedi. Festivali değerlendiren Tolga Çelik, “Çok profesyonel bir işleyişle karşılaştım. Çok güzel ağırlandım. Hem organizasyon komitesi hem de tüm çalışanlar tarafından değer verildiğini hissettim. Bu yüzden çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    NADİR SARIBACAK: “FİLM İLE GURUR DUYDUK”

    Uluslararası Film Festivalinde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü Nadir Sarıbacak’a verildi. Nadir Sarıbacak, film ile gurur duyduklarını dile getirdi. En iyi Yapım-Yönetmen ve Senaryo Ödülünü aldıklarını hatırlatan Nadir Sarıbacak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Keyfimiz yerinde. Herkesi filme gitmeye davet ediyorum. Çünkü hiç sıkılmıyorsunuz. Ben buna kefilim. İnşallah devamı gelir. Antalya Film Festivali biraz daha değişmiş. Profesyonelleşmiş. Daha keyifli olduğunu söyleyebilirim. Organizasyonu yapanlara ve destek veren Belediye Başkanı Menderes Türel’e teşekkür ediyorum. Kendisi sanatsever birisi ve sanattan anlayan biri.”

    ”SANATÇILARIN GÜZEL BİR YARIŞINA TANIK OLDUK”

    Ödül töreni sonrası gazetecilere açıklama yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “Artık festivalin sonuna geldik. Ödüller sahiplerini buldu. Bir hafta boyunca Antalya’da sanatçıların güzel bir yarışına tanık olduk. Artık 53’üncüsünde buluşmak üzere” dedi.

  • 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde “Kemal Sunal Sergisi” Açıldı

    52. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında “Kemal Sunal Sergisi” açıldı. Sergide Kemal Sunal’ın filmlerde giydiği kıyafet ve kullandığı eşyalar sergileniyor.

    Türk sinemasının önemli isimlerinden Kemal Sunal’ın vefatının 15. yılı nedeniyle 52. Antalya Uluslararası Film Festivali’nde sanatçının filmlerinde giydiği kıyafet ve kullandığı eşyalardan oluşan bir sergi açıldı. Serginin açılışı eşi Gül, çocukları Ezo, Ali Sunal, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel tarafından yapıldı. Sergiye sinemaseverler ve basın mensupları yoğun ilgi gösterdi.

    “Kapıcılar Kralı”ndaki rolüyle 1977’de en iyi erkek oyuncu dalında “Altın Portakal” kazanan ve canlandırdığı karakterlerle beyaz perdenin unutulmazları arasına giren sanatçının anıldığı sergi, eşi Gül ve çocukları Ezo ile Ali Sunal’ın desteğiyle oluşturuldu. Sergide film afişlerinden özel eşyalarına, filmlerde giydiği kostümlere, kullandığı aksesuarlara kadar birçok eşya sergileniyor. Kemal Sunal’ın oynadığı filmlerde giydiği şapkalar, kostümler ve şahsi eşyaları yer alıyor. Sergide ayrıca Kanlı Nigar, Şabaniye, Postacı, Katma Değer Şaban, Hababam Sınıfı’nda giydiği kıyafetler de yer alıyor. Sergide Kemal Sunal’ın karneleri, diplomaları, SSK belgesi, kredi kartları, tıraş makinası, ayakkabısı, cep telefonu, gözlükleri yer alıyor.

    ALİ SUNAL: “SERGİ ÇOK HOŞUMUZA GİTTİ”

    Serginin açılışından dolayı mutlu olduklarını dile getiren Ali Sunal, “Böylesi bir Uluslararası Film Festivali’nde Kemal Sunal’ın anılması ve bu şekilde saygı gösterilmesi çok hoşumuza gitti. Hak eden bir usta. O yüzden çok mutluyuz. Keyif içinde sergiyi geziyoruz. İnşallah burada sevenlerine ulaşır. İnşallah burada uluslararası başka hayranlar kazanır. Çok önemli bir ustaydı” dedi.

    GÜL SUNAL: “EŞYALARLA YAŞIYORUM”

    1973 yılından beri eşyalarla yaşadığını ifade eden Gül Sunal ise, açılışta duygusal anlar yaşadıklarını söyledi. Gül Sunal, “Kolay değil bunlarla birlikte yaşadık biz. 1973 yılından beri bunlarla beraber yaşıyorum. Duygusal bir andı bizim için. Gözlerimiz dolacak, yani hayatın içinde olan duygular bunlar. Bu ürünler zaten bir aradaydı. Hepsi bir dolapta duruyordu. Biz bir yere taşınacağımız zaman önce bunları taşıyorduk. Daha sonra biz diğer eşyalarımızı taşıyorduk. Bunlar nasıl görüyorsanız tek tek dosyalarda, zarflarda veya askılarda bir arada duruyor. O yüzden bir daha toplama zahmetim olmadı” şeklinde konuştu.

    “KEMAL SUNAL’IN FİLMLERİNİ SEYRETMİYORUM”

    Eşyaların hepsinin kendisi için kıymetli olduğunu belirten Gül Sunal, eşinin filmlerini seyretmediğini ifade etti. Gül Sunal, “Hepsi benim için çok kıymetli. Çünkü hepsini beraber seçiyorduk. Giyerken ya da çıkartırken hep yanındaydım. Bunların hepsi tabi evimizin en değerli eşyaları. O yüzden hepsi özel ve kıymetli. Ben Kemal’in filmlerini hiç seyretmiyorum. Bu ürünleri ben hazırladım ve ben getirdim buraya. Altın Portakal, Kemal’e, komedi oyuncusuna ilk defa bir erkek oyuncuya ödül verildi 1977 senesinde. Çok önemli bir ödüldü onun için. Çokta mutlu olmuştu. Sonra onur ödülü aldı. Özel bir festival Antalya Film Festivali. Böyle kapsamlı bir festivalin yapılmış olması çok önemli” diye konuştu.

    Daha önce birçok yerde Kemal Sunal’ın eşyalarını sergilediklerini dile getiren Gül Sunal, “İstenirse tabi ki sergilemeye devam edeceğiz. Ben bütün Anadolu’ya gitmesini istiyorum. Sosyal medyada da bize yazıyorlar. Biz uzaktayız bizi de unutmayın diye. Tek başıma yapabileceğim bir iş değil. Davet olduğu sürece gideceğim” dedi.

    “KEMAL KİMSEYİ ALDATMADI”

    Kemal Sunal’ı herkesin kendilerinden birisi olarak gördüğünü belirten Gül Sunal, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Kemal onları aldatmadı. Kemal’in farklı bir yapısı var. Filmde gördükleri karakterle özel hayatındaki karakter çok büyük bir fark yoktu yaşantısıyla ilgili. Bir gerçeklik vardı Kemal’de, onu hissettikleri için. Şuanda 2 yaşındaki bir çocuk bile TV karşısında Kemal’i görünce kilitleniyorsa, farklı bir şey görüyorlar demek ki. Onu bende bilemiyorum, onu sosyologların incelemesi gerekiyor. “

    TÜREL: “BÜTÜN SİNEMA SEVERLERİN KALBİNDE ÖLÜMSÜZ”

    Böylesi bir sergiyi açmalarının kendileri için bir şeref olduğunu söyleyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise, “Türk sinemasının unutulmaz ismi Kemal Sunal gibi usta bir oyuncuya bugün Antalya Film Festivali’nde sergisi vesilesiyle ev sahipliği yapmak bizim için bir şeref. Öncelikle bize bu olanağı sağladığı için Sunal ailesine teşekkür ediyorum. Kemal Sunal sadece yaşadığı dönemlerde çektiği filmlerde değil, vefatından sonra da bütün sinema severlerin kalbinde adete ölümsüzleşmiş ve çok büyük takdir kazanmış büyük bir usta, büyük bir sanatçı. Bugün benim 2 tane oğlum var. Biri 5 yaşında, biri de 10 yaşında. Kemal Sunal’ın yaşadığı zamanlarda dünyada yoktular. O günleri yaşamış değillerdi ama TV ekranlarında bir Kemal Sunal filmi gördüklerinde adeta ekrana yapışıyorlar. Onun filmlerini büyük bir heyecanla takip ediyorlar. Dolayısıyla böylesine büyük bir ustanın böylesine ölümsüzleşmiş eserlerini sergilemenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

  • Piyano Festivali’nde Estetiğin Zirvesi

    16. Uluslararası Piyano Festivali Gülsin Onay’ı ağırladı.

    Polonyalı şef Marek Pijarowski yönetimindeki Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, tüm dünyada başarısını kanıtlayan Devlet Sanatçısı Gülsin Onay’ı ağırladı.

    Saygun’un yetiştirdiği piyano üstadı Gülsin Oany, Robert Schumann’ın Schumann La minör Piyano Konçertosu’nu yorumladı.

    Konserin yarısında ise ADSO, Finlandiyalı besteci Jean Sibelius’un görkemli finali ile dikkatleri çeken 2. Senfoni’sini seslendirdi.

    ADSO ve Gülsin Onay, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

  • Piyano Festivali’nde Görkemli Gece

    16. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, yedinci gününde sahnesinde festivalin sanat yönetmeni Gürer Aykal şefliğindeki Akdeniz Filarmoni Orkestrası’nı ve genç Hırvat piyanist Martina Filjak’ı ağırladı. Görkemli geceye, Hasan Uçarsu’nun Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümü için festivale özel bestelediği eser ve Filjak’ın piyanosu damga vurdu.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kültür etkinliklerinden Piyano Festivali, kapsamında Akdeniz Filarmoni Orkestrası ve Hırvat piyanist Martina Filjak ile müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Festivalin Sanat Yönetmeni Gürer Aykal şefliğindeki Akdeniz Filarmoni Orkestrası, muhteşem geceye bir ilke imza atarak başladı.

    Orkestra, AKM’de gerçekleşen konserde, Hasan Uçarsu tarafından Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümü için festivale özel bestelediği “ Yine Bir Şey Yapabildim Diyemem Hatırana-Çanakkale 1915” adlı eseri ilk kez seslendirdi. Müzikseverlere duygu fırtınası yaşatan ve büyük beğeni toplayan eser ile başlayan konser, genç Hırvat piyanist Martina Filjak’ın Rachmaninov’un 2. Piyano Konçertosu ile devam etti.

    Zarafeti ve şık kostümüyle göz dolduran Filjak, performansının ardından dakikalarca alkışlandı. Gürer Aykal’ın alnından öperek kutladığı genç piyanist, seyircilerin alkışları üzerine 2 bis yaptı. Filjak, önce Sol el için Scriabin Prelude op.9 no.1, ardından Bach Prelude seslendirdi.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in de katıldığı konserin ikinci yarısında Türk Beşleri bestecilerinden Ulvi Cemal Erkin’in 1 numaralı senfoni eseri seslendirildi.

    Türel, gecenin sonunda özel öğrenme güçlüğü çeken özel gereksinimli 16 yaşındaki piyanist Şerife Nur Özcan ile birlikte sahneye çıkarak, festivalin sanat yönetmeni olan Orkestra Şefi Gürer Aykal’a teşekkür çiçeği takdim etti. Türel ve Aykal, birlikte hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.