Etiket: Feryadı

  • (Özel Haber) Oğlu Uyuşturucu Kullanan Annenin Feryadı

    Oğlunun 13 yaşında uyuşturucu kullanmaya başladığını ifade eden anne, bunu engellemek için aile ve öğretmenlere büyük görev düştüğünü söyledi.

    İstanbul’da 18 yaşındaki oğlu Devirhan ile birlikte yaşayan Düriye Özlü, uyuşturucu ile 5 yıl önce tanıştıklarını söyledi. ‘Madde bağımlılığı ile mücadele’ projesi için Bursa’ya gelen Özlü, düzenlenen toplantıda yaşadığı sıkıntıları annelere aktardı. Oğluna ilkokula giderken hiperaktiflik teşhisi konulduğunu ifade eden Özlü, “İlkokul bitene kadar oğlumun kullanması için ilaçlar verdiler. Bu ilaçlar yeterli olmadığı için başka ilaç kullanmaya başladık. Son verilen ilacı kullanmaya başladığımızda oğlumda gerçekten gözle görülür bir değişiklik oluyordu. Ben bağımlı olur diye korkuyordum. Doktorlara inandığımız için hiç araştırmadım. Lise çağına kadar bu ilaçları kullandı. Çocuğum diğer arkadaşları gibi koşup oynayamadığı için şikayet ediyordu. İçmek istemiyordu” diye konuştu.

    Bir gün işten geldiğinde oğlunun bali kullandığını fark eden anne Özlü, “Oğlumun ağzı bali kokuyordu. Onu apar topar hastaneye götürdüm. Daha snora bonzai kullandığını kendisi söyledi. Bonzai bulamadığında ise çakmak gazı ve bali çektiğini ifade etti. Hastanede tedavi sürecine başladık. İlaçları araştırdığımda ise içerisinde kokain bulunduğunu öğrendim. Oğlum ÇAMATEM’de ayakta tedavi görmeye başladı. Kendisi ile görüşmeye gittiğimde kendisine daha önce kullandığı ilaçların verildiğini bahsetti. Yani vücudundan bir kimyasalı çıkarıp başka bir kimyasalı sokuyorlardı. 2,5 yıl boyunca defalarca yattı çıktı. Ama oğlum uyuşturucuyu bırakmadı” dedi.

    Daha sonra Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği (AYBUDER) ile tanıştığını belirten Özlü, “Oğlum ile buraya gittik. Daha sonra 5 gün uyuşturucu kullanmadı. Ama sonra yine içmiş bir vaziyette eve geldi. Ben bu zamana kadar her yolu denememe rağmen başarılı olamamıştım. Benim paramla gözümün önünde ölümüne izin vermeyeceğimi belirterek onu kapının dışına koydum. İçin kan ağlasa da bunu yaptım. Defalarca kapıma geldi. Ama içeri almadım. Onu bu şekilde uyuşturucudan kurtulması için ikna etmeye çalıştım. Çünkü istediğiniz kadar ağlayın, yalvarın, çocuğunuz bu illetten vazgeçmiyor” şeklinde konuştu.

    “AİLELER KARARLI OLMALIDIR”

    Oğlunu kapının dışına koyduktan sonra çektiği acıların tarifi olmadığını belirten Özlü, “Oğlum dışarıda ölür mü, biri ona bir şey yapar mı diye günlerce ağladım. Çünkü evdeki eşyaları, takılarımı, her şeyimizi satarak uyuşturucu almak istiyordu. 4 gün sonra oğlum yalvararak kapıya geldi. İçeri almamı, iyileşmek istediğini, ne yapması gerekiyorsa hazır olduğunu söyledi. Allah’a şükür şu anda kurtulma sürecine girdik. 2 yıldır kullanmıyor. Bağımlı bir kişinin önüne hazır sofra, sıcak bir yatak verirseniz, bütün ihtiyaçlarını karşılarsanız, ondan kurtulması mümkün değil. Acımak, canım, cicim ve yavrum demek iyi gelmiyor. Biraz ters duygu ile yaklaşmak gerekiyor. Bunu yaparken anne ile babanın da aynı kararlılıkta olması gerekiyor. Çünkü bu bir hastalık, aynı şeker gibi. Her zaman kontrol altında tutulması gerekiyor” dedi.

    “ÖĞRETMENLERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

    Okullarda da rehber öğretmenlerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğinin altını çizen anne Özlü, “Çünkü yaramaz çocuk istemiyorlar. Bütün çocukların aynı olmasını istiyorlar. Bu çocukların ilgi alanları araştırılmalıdır. Çocukları buna yönlendirmelidir. Çocukların bir başka isteği ise anne ve baba tarafından sevilme ve onaylanma duygusudur. Biz onların adına bütün kararları alıp seçim hakkını asla vermiyoruz. Bütün hayatlarını biz yönlendirmeye çalışıyoruz. Bunu yap, şunu yap, işini ben seçeyim diyoruz. Kendi yapamadıklarımızı onların üzerinden deniyoruz” diye ebeveynlere ve öğretmenlere seslendi.

  • Kocasından Ayrılan Kadının Feryadı: “Bu Adam Şiddetten Daha Bela”

    Adana’da kendisine ve çocuğuna şiddet uyguladığı gerekçesiyle eşinden ayrılan bir kadın, kocasının şikayeti üzerine gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen kadın, “Bu adam şiddetten daha bela. Boşandım yine kurtulamadım” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Edinilen bilgiye göre, Meryem Ç. adlı kadın, kendisine ve çocuğuna şiddet uyguladığı için kocası Ordubey Ç.’den ayrı yaşamaya başladı. Meryem Ç. kısa bir süre önce de aynı soyadı taşıdığı eşinden boşandı. Meryem Ç., boşandıktan sonra kendisini rahatsız ettiğini ileri sürdüğü Ordubey Ç.’den şikayetçi oldu.

    Ordubey Ç. ise eşinin ilkokul 1. sınıf öğrencisi kızını sokağa attığını, şiddet uyguladığını ileri sürerek Meryem Ç.’den şikayetçi oldu. Şikayet üzerine gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için adli tıp birimine getirilen Meryem Ç., “Bu adam şiddetten daha bela. Boşandığım halde peşimi bırakmıyor. Sürekli beni dolandırıyor, kızımı elimden alabilmek için olmadık şikayette bulunuyor. Kendisinden şikayetçiyim. Şimdi gidip savcılığa dilekçe vereceğim. Boşandım yine kurtulamadım benim için çocuğunu dışarıda bırakıyor darp ediyor diyor. İlkokul 1. sınıfa giden çocuğumun hayatını da benim hayatımı da zindan etti. Şiddet yüzünden ayrıldım eşimden” dedi.

  • Şehit Annesinin Yürek Burkan Feryadı

    Ankara’da meydana gelen patlamada şehit olan Hava Astsubay Üstçavuş Mehmet Koray Pınar’ın annesi Ayten Pınar’ın, “Oğlum ben bu bayrakları senin düğününde asacaktım. Çiçeğim benim” demesi yürekleri dağladı.

    Ankara’da askeri servis araçlarına yönelik düzenlenen bombalı saldırıda şehit ateşi Bursa’nın Gemlik ilçesine düştü. Dün kimlik tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu’na giden şehidin ailesi oğlunu teşhis etti. Bugün GATA’da düzenlenen askeri törenin ardından Pınar’ın cenazesi hava yoluyla Yenişehir Havaalanı’na getirildi. Yarın Gemlik’te toprağa verilecek olan Pınar’ın cenazesi, Bursa Askeri Hastane’nin morguna kaldırıldı.

    ANNENİN FERYADI

    Ankara’dan evlerine gelen şehidin annesi Ayten ve baba Mehmet Pınar’nın ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. Yakınlarına sarılan ve gözyaşlarına boğulan acılı aile güçlükle evlerine gitti. Şehidin kardeşi Çağrı’nın da komşularının desteğiyle ayakta durduğu görüldü. Anne Pınar’ın evine yürüdüğü sırada, “Oğlum bu bayrakları ben senin düğününde asacaktım. Çiçeğim benim” diyerek feryat etmesi yürekleri dağladı.

    ŞEHİDİN DAYISI DA TERÖR SALDIRISINDA YARALANMIŞ

    Öte yandan şehit Mehmet Koray Pınar’ın dayısı muhasebeci Aytekin Kaptan’ın (48) da 2011 yılındaki Ankara Kumrular Caddesi’nde meydana gelen bombalı terör saldırısında yaralandığı ortaya çıktı. Saldırının ardından Kaptan’ın bir bacağını kaybettiği, 2 kolunu kullanamaz hale geldiği ve vücudunun yüzünün yandığı öğrenildi.

  • Şehit Annesinin Feryadı Herkesi Ağlattı

    Ankara’da düzenlenen bombalı saldıra da şehit olan Hava Er Ali Öztaş’ın cenazesi baba ocağına getirildiği sırada annesi Miyeser Öztaş tabutun yanına çıkıp “Oğlum seni biz böyle mi gönderdik, seni param parça ettiler, kuzum yavrum” diye ağıt yakması herkesi ağlattı.

    Askeri personelin çıkışı sırasında bombalı bir aracın Ankara’da patlatılması sonucu şehit olan Hava Ulaştırma Er Ali Öztaş, Ankara’da yapılan törenin ardından havayoluyla memleketi Adana’ya gönderildi. Şehidin naaşı havalimanından Belediyevleri Mahallesi’ndeki baba ocağına getirildi. Burada şehidi yakınları ve mahalleri karşıladı. Şehidin kardeşleri gözyaşları içinde tabuta dokunarak ağladı. Şehidin erkek kardeşinin Türk Bayrağına sarılı tabuta dokunarak ağıtlar yakması cenaze aracının hemen yanında önlem alan polis memurlarını da ağlattı. Bir süre sonra anne Miyeser Öztaş cenaze aracına çıkarak oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutuna dokunup onu öperek, “Oğlum biz seni böyle mi göndermiştik. Seni sapasağlam göndermiştik. Sen paramparça olarak geldin. Oğlum yavrum, kuzum” diye ağıt yakması herkesi ağlattı.

    Dua okunmasının ardından şehidin naaşı cenaze namazı kılınmak üzere Sabancı Merkez Camisi’ne götürüldü.

  • Komaya Sokulan Genç Kızın Annesinin Feryadı

    Adana’da platonik aşığı tarafından darp edildiği ileri sürülen ve beyin kanaması geçirip 5 gündür hastanede komada olan genç kızın annesi Birgül Uğurçalar, “Kızımın kafatası 6 yerinden kırık, geldiği günden beri komada. Başbakanıma, Cumhurbaşkanıma sesleniyorum benim sesimi duyun. Bunlar en ağır cezayı alsın” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

    Platonik aşığı Bünyamin F. (28) tarafından kaçırılıp darp edildikten sora komaya giren ve 5 gündür özel bir hastanede tedavi gören 28 yaşındaki Türkan Sarıkaya hastanede hala gözünü açamadı.

    Kafatasının 6 yerinde darba bağlı olarak kırık olduğu öğrenilen genç kız için doktorların kritik günün salı olduğunu söylediği belirtildi.

    Genç kızın annesi ve yakınlarının ise hastane önündeki umutlu bekleyişi devam ediyor.

    Anne Birgül Uğurçalar, kızının darp edilişinin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen hala gözlerini açamadığını ve uyuduğunu belirterek, “Kızımı bu hale getirenler en ağır cezayı almalı. Kızıma alkol aldı demişler ama sıfır alkol çıktı. Şimdi ise savcılığa başvurarak kızımın kanında uyuşturucu olup olmadığını ve o şahıs tarafından tecavüze uğrayıp uğramadığını öğrenmek için harekete geçtik. Bu nedenle komada olan kızımdan doktorlar örnekler aldılar. Ben kızımın uyuşturucu kullanmadığına eminim ama her şeyin ortaya çıkmasını istiyorum. O caninin kızımıza tecavüz edip etmediği de raporla ortaya çıkacak” dedi.

    Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin bir türlü bitmediğini söyleyen Uğurçalar, “Kızım geldiği günden beri komada yatıyor, haber bekliyoruz. Kendinde değil. Şu an konuşamıyor başında 6 yerinde çatlak var. Salı gününe kadar ilaçlarla tedavi uygulanacak. Bir daha böyle bir şey olmasın Özgecan’lar olmasın, Ayşe’ler, Fatma’lar, Türkan’lar olmasın. Böyle insanlar cezaevine giriyor devlet onları besleyip tekrar çıkarmasın, çok ağır cezalar gelsin. Başbakanıma, Cumhurbaşkanıma sesleniyorum. Bir cumhurbaşkanı olarak değil bir baba olarak onlara sesleniyorum. Sana ben senin bir bacın olarak sesleniyorum bunlar cezasız kalmasın. Benim kızım acı çekerken onlar maddi gücünü kullanarak dışarıya çıkmasın” diyerek gözyaşı döktü.