Etiket: Feryadı

  • (Özel Haber) Bir annenin feryadı

    Bartın’da yaşayan Erdal ve Temrin Acar’ın 8 yaşındaki kızları, 1 yıl içinde tedavi edilmezse görme yetisini kaybedecek. Bankalara ve esnaflara borçlanan aile, kızlarının tedavisi için hayırseverlerin desteğini bekliyor.

    Bartın’ın Kozcağız Beldesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Ezgi Acar, 1,5 yaşından bu yana şaşılık tedavisi gördüğü sağ gözünü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Baba Erdal ve anne Temrin’in bankalara ve piyasaya olan borçları yüzünden girdikleri ekonomik sıkıntılar nedeniyle tedavisi yarım kalan küçük kız, 1 yıl içinde tedavi edilmezse görme yetisini kaybedecek.

    Kızlarının tedavisi için hayırseverlerden yardım beklediklerini belirten anne Temrin Acar, “Kızımın gözünde şaşılık var. 1,5 yaşında başladı hastalığı. İlk önce özel bir hastaneye götürdük. Tedaviye orada başladı. Orası maliyetli olduğu için bir süre sonra bırakmak zorunda kaldık” dedi.

    “Mecbur özel hastaneye gittik”

    Kızının devlet hastanesinde tedavi olamadığını kaydeden Acar, “Sonrasında devlet hastanesine getirdik. Devlet hastanesinde şaşılığa bakılamayacağı ve Zonguldak’a gitmemiz gerektiği söylendi. Biz de Zonguldak’a gittik. Sonrasında yine devlet hastanesine geldik. Hastanedeki doktor bu kez Ankara’daki üniversite hastanesine gönderdi. Oraya gittik ve orada tedaviye başladık. Haziran ayında kontrole gittiğimiz doktorumuz gözünün daha da kötüye gittiğini ve görme sorunlarının başladığını belirtti. Kızım orada 2014 yılının haziran ayında ameliyat oldu. Ameliyattan sonra bir kez kontrole götürebildik. Sonrasında 2016 yılının haziran ayına kadar maddi koşullarımız el vermediği için kontrole götüremedik” diye konuştu.

    “9 yaşından sonra tedavi imkansız”

    Özel hastaneler arasında mekik dokuyan çaresiz anne, “Bu nedenle oradaki tedaviyi bırakmak zorunda kaldık. 2017 yılının birinci ayında da İstanbul’da özel bir hastaneye gittik. Oradaki doktorumuz gözün tembelliğe başladığını ve görmesinin çok azaldığını ifade etti. Kızımın kör olabileceğini ve ameliyat olması gerektiğini ifade etti. Bunun için de bu yılın son yıl olduğunu ve sonraki yıllarda tedavinin imkansız hale geleceğini aktardı” şeklinde konuştu.

    “Bizim imkanımız yok”

    Hayırseverlerden yardım beklediklerini ifade eden Acar, şöyle devam etti:

    “Kızım 8 yaşında. Tedavisi 9 yaşına kadar oluyormuş. Orası da şu anda çok maliyetli. Bunun için de bizim imkanımız yok. Kızımızın hastalığı için krediler çektik ve hem bankalara hem de esnaflara borçlara girdik. Şu an icralık durumdayız ve tedaviye devam edemiyoruz. Eşim özel sektörde çalışıyor. Bu nedenle devletten yardım alamadık. Ocak ayından bu yana maddi durumumuzun olmaması nedeniyle doktora götüremiyoruz. Hem yol parası, hem tedavi masraflarını karşılayamıyoruz. Bu nedenle hayırseverlerden yardım bekliyoruz. Kızımın tedavisi için maddi olanağımız yok. Anne ve baba olarak çok üzülüyoruz. Bir anne olarak kızımın rahatsızlığına çok üzülüyorum. Elimizden bir şey gelmiyor. Herkesten yardım bekliyoruz. Bize yardım edecek olan herkese şimdiden Allah razı olsun diyorum.”

  • Kanser hastası adamın feryadı

    Kahramanmaraş’ta inşaatta çalışırken felç geçirdikten sonra ilik kanseri teşhisi konulan 57 yaşındaki Ali Külek’in hayatı karardı. Eşiyle birlikte kiralık evde yaşayan Külek, hiçbir gelirleri olmadığı için perişan olduklarını söyleyip gözyaşı döktü. Emekli olması için de 13 bin lira paraya ihtiyaçları olduğunu belirten Ali Külek, yetkililerden yardım bekliyor.

    Dulkadiroğlu ilçesi Yavuz Selim Mahallesi’ndeki bir evde kirada oturan 5 çocuk babası Ali Külek, daha önce inşaat işlerinde çalıştığını belirterek, “Bir felç geçirdim, ardından ilik kanseri teşhisi konuldu. Böbrek yetmezliğim olduğu için ilik nakledemiyorlar. Evime 600 lira kira veriyorum. Suyumu, elektriğimi hepsini kestiler. 2 senedir kiramı ödeyemiyorum. Başımı sokacak bir ev istiyorum. Okul çağında çocuğum var onu bile okula gönderemiyorum” dedi.

    Emekli olması halinde az da olsa maddi anlamda bazı sıkıntıları aşacağını söyleyen Külek, “Emeklilik için geçen sene hesaplattırdım 13 bin Türk Lirası para istediler. Asgari borçlanması bu kadarmış. Bu sene de daha hesaplattırmadım. Bir ümidim kalmadığı için hesaplatmıyorum artık. Bütün yardımseverlerden, Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan yardım bekliyorum. Başımı sokacak bir ev istiyorum” şeklinde konuştu.

    Ali Külek’in eşi Ayşe Külek ise eşini emekli etmek için uğraştıklarını ifade ederek, “Kapı çalmadığımız yer kalmadı. Kızımla valiliğe kadar gittim. Topal topal zorla çıktık. Eşim hastalanınca onu emekli etmek için başvurdum. Uğraştım uğraştım bir sonuç yok. Valilik ’fona git ismini durumunu bildir’ dedi. Fona bildirdim 4 aydan 4 aya bir para veriyorlar. O da kavuşmuyor. İlacını mı alayım, ev kirasını mı vereyim, faturaları mı ödeyeyim, giyeceğini mi alayım bilmiyorum” diye konuştu.

    Ali Külek’in arkadaşları da hayırsever iş adamlarına çağrıda bulunarak, yaşanan sorunun çözümü için destek istediler.

  • Anne ve babanın ilik nakli bekleyen çocukları için feryadı

    Ayten ve şahin göçmen çifti tek erkek çocukları olan ve ilik nakli bekleyen Talasemi hastası 10 yaşındaki Samet Can için yetkililerden yardım istiyor.

    Gaziantep’te yaşayan Ayten ve şahin çiftinin iki çocuğundan en küçüğü olan 10 yaşındaki Samet Can 2,5 aylıkken yakalandığı talasemi hastalığı yüzünden sürekli kan veriyor. Hastalığı nedeniyle bedensel gelişimi ağır ilerleyen Samet Can sürekli hastaneye gitmek zorunda kalıyor. İlik nakli olması gereken Samet Can’a daha uygun ilik bulunamıyor. Çocuklarının gözleri önünde eridiğini söyleyen anne ve babası Ayten ve şahin göçmen yetkililerden uygun iliğin bulunması için yardım istiyor. Vatandaşlardan da Kızılay’a kan bağışı çağrısı yapan anne ve baba çocuklarının bir an önce sağlığına kavuşmasını istiyor. Anne Ayten Göçmen çocuğunun 2,5 aylıkken bu hastalığa yakalandığını belirterek, “Oğlum 2,5 aylıkken Talasemi hastalığına yakalandı. İlik nakli olması gerekiyor. Ama uygun ilik daha bulunamadı. Birçok yere başvurdu ama daha bir sonuç çıkmadı. Çocuğum gözlerimin önünde eriyor. Yetkililerden uygun iliğin bulunması için yardım istiyorum. Duyarlı vatandaşlardan da Kızılay’a gidip kan bağışı yapmalarını rica ediyorum. Çocuğum her iki hafta da bir kan alıyor” dedi. Baba Şahin Göçmen ise, “İlik nakli bekleyen çocuğum var. Gözümüzün önünde eriyor. Bizde kahroluyoruz. Okulda da bunun zorluğunu çekiyor. Sararıyor bacakları ağrıyor sürekli kan alıyor. Yetkililerden yardım istiyoruz. Yaşı büyüdükçe hastalığı zorlaşıyor” şeklinde konuştu.

    İlik nakli bekleyen 10 yaşındaki Samet Can Göçmen de, bir an önce sağlığına kavuşarak, zorluk çekmekten okumak istediğini söyledi.

  • İntihar eden eşini görmek isteyen kadının feryadı yürek yaktı

    Adana’da 4 ay önce cezaevinden Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında çıkan şahıs, 16 yaşındaki kızının yanında tabanca ile kendini vurarak intihar etti. Olayı duyunca çalıştığı hastaneden eve gelen kadının sözleri herkesin yüreğini dağladı.

    Edinilen bilgiye göre, olay Yüreğir ilçesine bağlı Levent Mahallesi 1853. Sokak’taki bir evde meydana geldi. Yaklaşık 4 ay önce cezaevinden Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında çıkan Erdoğan Bilir (36), sabah 1 yaşındaki oğlunu eşi Ayşegül Bilir (33) Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalıştığı için bakıcısına götürdü. Oğlunu bırakan baba, eve gelip not yazdıktan sonra 16 yaşındaki kızı I.B. okula gitmek için hazırlık yaparken tabanca ile başına ateş etti. Tabanca sesini duyan kız çocuğu odaya girdiğinde babasının kanlar içinde yattığını görünce çığlık attı. Kızın çığlığı üzerine eve gelen komşuları, hemen sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Bilir’in hayatını kaybettiğini belirledi. Polis olayla ilgili araştırma başlatırken, “baba” diyerek feryat eden kız çocuğunu mahalleli sakinleştirmeye çalıştı. 1 yaşındaki çocuğu ise bakıcısı ve komşuları evden uzak tutmaya çalıştı. Markete götürülen çocuk burada bir süre bekletildi. Daha sonra dışarı çıkartılan küçük çocuğun “Baba, baba” diye seslenmesi herkesin yüreğini sızlattı.

    Bilir’in hastanede çalışan eşine de kocasının rahatsızlandığı söylenerek eve gelmesi istendi. Haberi alır almaz eve koşan genç kadın, polis ve ambulansları gördüğünde şok oldu. Gözyaşlarına boğulan genç kadın, “Eşimi görmek istiyorum. Erdoğan nerede, neden burada yok” diye feryat etti. Polis inceleme yaptığı için eve girmesine izin verilmeyen genç kadının “Erdoğan ölmedi deyin. Yapma Erdoğan, neden yaptın Erdoğan. Bırakın son kez göreceğim eşim” diye ağıt yakması herkesin yüreğini dağladı. Polisin incelemesinin ardından cenaze otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Ağrı’da Bir Annenin Feryadı Oğlumu Kurtarın

    Ağrı’da 10 yaşında olan Hüseyin Yıldız adlı çocuk skolyoz hastalığı olarak bilinen omurga eğriliği hastalığına yakalandı. Anne Dilber Yıldız, oğlunun yıllardır sırtında platinle yaşadığını ancak tedavi edilip iyileşmesi için özel bir Hastane’nin kendilerinden 25 bin lira para istediği, maddi durumlarının iyi olmadığından dolayı bu yüzden oğlunun tedavisini yaptıramadıklarını belirterek yetkililerden yardım istedi.

    Ağrı merkez Kazım Karabekir Mahallesi, Beş Evler Caddesi, 2037 Sokak’ta ikamet eden Ali ve Dilber Yıldız çiftinin 4 çocuğundan biri olan 10 yaşındaki Hüseyin, Skolyoz olarak bilinen omurga eğriliği hastalığına yakalanarak 6 yıldır sırtında platinle yaşıyor. Daha önce oğlunun 6 defa ameliyat edildiğini belirten anne Dilber Yıldız, oğlunun Ankara’da özel bir hastane tarafından tedavi edileceğini ancak maddi durumları iyi olmadığından dolayı bunu yapamadıklarını söyledi. Anne Yıldız, tedavi için Hastane tarafından 25 bin lira istendiğini, bu parayı kazanmak için kocası Ali Yıldız’ın İstanbul’a çalışmak için gittiğini, bu parayı kazanmasının mümkün olmadığını söyleyerek gözyaşları içerisinde hayırsever ve yetkilerden yardım istedi.

    ‘Diğer çocuklar gibi oyun oynayamıyorum’

    Fatih Sultan Mehmet İlk Okulunda 3. Sınıf öğrencisi olan Hüseyin Yıldız, arkadaşları gibi koşamıyor, futbol oynayamıyor. Oyun oynamayı ve koşmayı çok istediğini anlatan Hüseyin Yıldız; “Sırtımda 4 yaşından bu yana platin var. Diğer çocuklar gibi oyun oynayamıyorum. Hayalime kavuşamıyorum, futbol oynayamıyorum. Seksek ve körebe oynayamıyorum, merdivenlerden koşamıyorum. Tüm bunları yapmak istiyorum, ama yapamıyorum. Bana Yardım eli uzatın. Benim ameliyat olabilmem için 25 bin lira para lazım. Bu para ödendiğinde bende ameliyat olup iyileştikten sonra sporcu olmak istiyorum” dedi.

    Anne Dilber Yıldız, Çocuğunun hasta olduğunu sürekli Ankara’ya tedavi için gittiklerini ifade etti. Anne Yıldız; “Benim çocuğum hastadır. Sürekli Ankara’ya gidiyoruz tedavisi için. Maddi durumumuz iyi değil elimizde hiçbir şey yok. Çocuğumun tedavi edilip iyileşmesi için yardım bekliyoruz. Çocuğumda iyileşsin her çocuk gibi oyun oynasın. Okula tek başına gidip gelebilsin. Çantasını tek başına taşıyabilsin. Oğlum her çocuk gibi olsun. Bir yardım bekliyorum. Oğlum diğer çocuklar gibi koşabilsin. Oğlumun Sırtında platin var korkuyoruz, yere düşer platinler kırılır. Hiçbir yere tek başına gidip gelemiyor ben onunla gidip geliyorum. Eşim Çocuğumun ameliyat parası için İstanbul’da çalışıyor. Tedavi için 25 bin lira para istiyorlar, elimizde yok. Çocuğumun sağlığına kavuşması için hayata tutunup hayallerine kavuşması için devletten yardım istiyoruz” şeklinde konuştu.

    ‘Oğlum diğer çocuklar gibi koşabilsin’

    Ailenin tek kızı çocuğu olan Havva nur ise, kardeşinin bir an önce ameliyat olmasını isteyerek Cumhurbaşkanından yardım istedi. Abla Yıldız; “Kardeşimi çok seviyorum. Ameliyat olmasını istiyorum. Hayırseverlerden ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyoruz. Her şey kardeşimin sağlığına kavuşup hayallerinin peşinden koşması için” diye konuştu.

    Kardeşlerin en büyüğü olan Yasin Yıldız, en büyük hayalinin kardeşiyle futbol oynamak olduğunu söyledi. Yıldız; “En büyük haylim kardeşimle futbol oynamak, ama bunu gerçekleştiremiyorum. Kardeşimin omurgası eğri. Mücadelemize ortak olun. Bizden yardımlarınızı esirgemeyin. Bize yardım elini uzatır mısınız” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘Bu parayı bu ailenin vermesi mümkün değil’

    Aynı mahallede oturan Zeki Batı Bey, 20 yıldır komşu olduklarını, ailenin bugüne kadar kimseye muhtaç olmadığını, ancak bu kez ameliyat için istenilen miktarı ailenin maddi durumları iyi olmadığı için veremeyeceğini dile getirdi. Batı bey; “ Bu parayı bu ailenin vermesi mümkün değil. Babası Ağrı’da iş bulamadığı için İstanbul’a gitti. Bir ekmek fırınında çalışıyor. Bu parayı bulması getirmesi mümkün değil. Bizde şefkatli devletimizden yardım bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda çocuklara karşı ne kadar merhametli olduğunu biliyoruz. İnşallah bu güzel kardeşimize, çocuğumuza yardım ederler. Ağrı’da çok sayıda İş adamlarımız var inşallah onlarda duyarlı olurlar. İstiyoruz ki bu çocuğumuzda okulunu okusun koşsun yaşıtlarıyla oynasın” ifadelerini kullandı.