Etiket: Federasyonu

  • Arbella Makarna İle Triatlon Federasyonu Arasında Sponsorluk Anlaşması

    17 Nisan Pazar günü Power Star Orta Mesafe Türkiye Şampiyonası öncesi Arbella Makarna ile Türkiye Triatlon Federasyonu arasında yiyecek sponsorluğu anlaşması imzalandı.

    Arbella Makarna ile Türkiye Triatlon Federasyonu arasında Power Star Orta Mesafe Türkiye Şampiyonası öncesi Antalya Expo Center Fuar Alanı VIP Toplantı Salonu’nda yiyecek sponsorluğu imzalandı. Sponsorluk imza törenine Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Hamdi Güneş, Arbella Makarna Genel Müdürü Abdulkadir Külahçıoğlu ve sporcular katıldı.

    KÜLAHÇIOĞLU: “MAKARNA ŞİŞMANLATMAZ”

    Federasyon çalışmalarının ve sporcu beslenmesinde makarnanın öneminin anlatıldığı toplantıda Arbella Makarna Genel Müdürü Abdulkadir Külahçıoğlu, “Yıllardır çeşitli etkinliklerde yer alıyoruz. Çünkü firmalar markalar ancak var oldukları toplumlarda gelişen sanatı, kültürü ve sporları destekleyerek bir yere varırlar. Bunların örneklerinden birisi Mersin İdman Yurdu futbol takımı. Oradan dünyaya açıldık. Sonrasında diğer amatör branşlarda yer aldık. Bütün sporcuların performansı öncesi makarna olmazsa olmaz bir ürün. Bunun nedeni tok tutması ve yarışma öncesi alınması gereken bir besin kaynağı olmasından kaynaklanıyor. Makarna ile ilgili bilinen yanlışlardan bir tanesi de makarna şişmanlatır diye. Ama makarna şişmanlatmaz. Bulgur ile eş değer. Bilinenin aksine makarna şişmanlatmaz. Bunun böyle olmadığını biz anlatmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı son dönemlerde okullarda obeziteye karşı alınan önlemler listesinde makarnayı çıkardı. Okul kantinlerinde yer aldı” dedi.

    “ARBELLA MAKARNA TRİATLON TAKIMI KURMAYA KARAR VERDİK”

    Arbella Makarna triatlon takımı kurmaya karar verdiklerini dile getiren Külahçıoğlu konuşması şöyle tamamladı:

    “Bizde triatlonda yarışacağız. 15 Mayıs’ta Antalya’da yapılacak olan Halk Triatlonu’nda bizde takımımızla ilk triatlon yarışında yer alacağız.”

    GÜNEŞ: “ARBELLA 20 BİN KİŞİYE MAKARNA İKRAM EDECEK”

    İki konu için toplantıda olduklarını ifade eden Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Hamdi Güneş, “Sponsorluk konusunda Arbella Makarna ile sponsorluk anlaşması için buradayız. Sponsorluk için Arbella Makarna’ya teşekkür ederim. Yarışlardan sonra makarna partisi yapıyoruz. Karbonhidrat için sporcular için yararlı olduğu için makarnayı sporculara veriyoruz. Bu yıl boyunca sponsorluk sözleşmesi gereği Arbella Makarna bizimle olacak. 20 bin kişiye ikram yağacağını düşünüyoruz. Önemli bir rakamdır. Diğer sponsorlara örnek almasını istiyoruz. Bu işbirliğini önemli buluyorum. Bizim gibi amatör branşlarda sponsorluk gerçekten ciddi sıkıntı. Bu sponsorlukların diğer branşlara da faydalı olmasını temenni ediyorum” dedi.

    “PAZAR GÜNÜ YARIŞIMIZ BAŞLAYACAK”

    Pazar günü 5’incisini yapacağımız Power Star Orta Mesafe Türkiye Şampiyonası’nda sporcular, bin 900 metre yüzecekler, 90 kilometre bisikletle pedal çevirecekler daha sonra da 21 kilometre koşacaklar ve yarışı tamamlayacaklar. Zor bir yarış ama bunu keyifle izleyeceksiniz. Zor derken kimseyi korkutmayayım her yerde yapılan bir yarış. Türkiye’de de bu spora istekli oluyorlar. Konyaaltı Beach‘de yüzme ile başlayacak. Sporcular yüzmeyi tamamladıktan sonra Kemer’e doğru deniz kenarındaki yolda sporcularımıza tahsis edildi. Sporcular birinci Çaltıcak’tan dönecekler. Daha sonra Konyaaltı Beach parka bisikletlerini bırakarak kara tarafından 5 kilometrelik 4 turla 21 kilometre koşarak yarışı tamamlayacaklar” diye konuştu.

    15 Mayıs’ta Halk Triatlonu’nun olacağını da sözlerine ekleyen Triatlon Federasyon Başkanı Hamdi Güneş, “Çok farklı bir yarış olacağı için ayırmak zorunda kaldık. Dünya ülkeleri arasında Avrupa bölgesinde ilk yarışmamız olacak. Uluslararası nitelik taşımasını istiyoruz” dedi.

  • Türkiye Bayanlar Voleybol Federasyonu Klasman Grubu

    Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü Türkiye Bayanlar Voleybol Federasyonu Klasman Grubu’nun üçüncü maçını da firesiz geçerek ilk devreyi 3-0 skorla avantajlı tamamladı.

    Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü Voleybol takımı ile Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün İzmir Atatürk Voleybol Salonu’nda oynadığı maç heyecanlı anlara sahne oldu. Karşılaşmanın ilk dakikasında Nilüfer Belediyespor 3-0 öne geçmesine rağmen Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü skoru 6-6’ya getirse de Herrera ve Meryem’in orta bölgeye bıraktıkları plase ile ilk teknik molaya Nilüfer Belediyespor 8-6 önde girdi. Teknik molanın ardından hücum üstünlüğünü eline alan Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü Birgül ve Gözde ile bulduğu sayılar ile ikinci teknik molaya 16-12 önde girmeyi başarırken Joychina ve Jelena ile kullanılan servislerden sayılar kazanınca farkın kapanmasına izin vermeyerek 25-21 ile ilk setin galibi oldu. (1-0)

    İkinci set yine Nilüfer Belediyespor’un üstünlüğü ile başlasa da yeşil-beyazlılar Birgül ile hem servislerden hem de kenarlardan sayılar bulunca üstünlüğü ele geçirdi ve teknik molalara 8-6 ve 16-12 önde girdiği ikinci seti de 25-16 bitirmeyi başardı ve setlerde farkı 2’ye çıkarmayı bildi. (2-0) Üçüncü sette yine Birgül takımına kazandırdığı sayılarla maça damgasını vurdu. İlk iki sete oranla daha çekişmeli geçen maçın üçüncü setinde Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün Gözde’li bloğunu geçmekte zorlanan Nilüfer Belediyespor, Aylin ve Frauke’nin etkili manşetlerini aynı güzellikte tamamlayan Birgül takımın rahatlamasını sağlarken çekişmeli geçen son seti de 26-24 geçmeyi başardı ve 3-0 ile İzmir’deki Bursa derbisinin galibi olurken,Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nde Jelena ve İpek zaman zaman hata yapan arkadaşlarını motive ederek galibiyetin mimarı oldu.

  • Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya:

    Kayseri Uluslararası Öğrenciler Akademisi tarafından düzenlenen ’Medyanın Toplum Üzerindeki Etkisi’ konulu konferansta konuşan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya, “Özel televizyon kanalları ile birlikte Türkiye’de medyanın etkisi daha fazla hissedilmeye başladı” dedi.

    Kayseri Uluslararası Öğrenciler Akademisi tarafından düzenlenen ’Medyanın Toplum Üzerindeki Etkisi’ konulu konferansa, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya konuşmacı olarak katıldı. KCETAŞ Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta konuşan Altınkaya, “Medya son 30-40 yıl içerisinde daha çok Batı ülkelerinde gazeteciliğe medya denilmeye başlandı. 1980’li yıllardan sonra özel televizyonun, 1990’lı yıllardan sonra internetin hayatımıza girmesiyle medya olarak dillendirilmeye başlandı. Önce radyonun ardından da televizyonun icat edilmesi tüm dünya için etkili olmaya başladı. Türkiye’de televizyon yayıncılığına baktığınızda 1990 yılına kadar devlet tekelinde götürülürken, 1990’dan sonra televizyon yayıncılığı da özel olarak başladı. Bununla beraber Türkiye’de medyanın etkisi daha fazla hissedilmeye başlandı” dedi.

  • Dünya Judo Federasyonu As Başkanı Özışık’tan Valiliği Ziyaret

    Dünya Judo Federasyonu As Başkanı Yusuf Özışık ile birlikte Türkiye Judo Federasyonu Genel Koordinatörü Yusuf Yolcu ve Dünya Judo Federasyonu Genel Sekreteri Nicolas Mesner Valiliği ziyaret etti.

    Kilis Valisi Süleyman Tapsız, makamında kabul ettiği konukları ile bir süre sohbet ederek Öncüpınar Kampında yürütülen judo eğitim ve kursları hakkında bilgi aldı. Görüşmede As Başkan Yusuf Özışık, Suriyeli gençlerin bedensel ve ruhsal gelişimi kapsamında judo sporu ile ilgili yürütülen projeyi değerlendirerek, çocuk gelişiminde judo sporunun ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Özışık, Suriyeli çocukların sosyal hayata kazandırılmasında ve yaralarının sarılmasında ki öneme de dikkat çekti. Vali Tapsız, Kilis’e, 500’ e yakın yetim ve öksüz çocuk olduğunu, bu çocukların acılarını unutturup, farklı alanlardaki yeteneklerini ortaya çıkararak, onları sportif faaliyetlere yönlendirmenin gerektiğini söyledi. Yaygın spor dallarının en başında gelen futbolun dışındaki diğer spor dallarının da alt yapılarının oluşturularak, gençlerin teşvik edilmesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Vali Tapsız, yürütülen çalışmalarda Türkiye Judo Federasyonunun gayretleri ve Dünya Judo Federasyonun desteklerinden dolayı teşekkür etti.

  • Türkiye UN Sanayicileri Federasyonu 12. Uluslararası Kongre Ver Sergisi

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bugün 7 milyarı aşan dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyarı aşmasının beklendiğini ve bu nüfusun 800 milyonunun açlıkla , 1 miyar 200 milyonunun ise yoksullukla mücadele ettiğini söyledi.

    Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu(TUSAF) tarafından bu yıl 12’ncisi, ‘ Global Ticaret ve Teknolojileri’ başlığıyla düzenlenen uluslararası kongre ve sergi Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı.

    Yerli ve yabancı 800’den fazla delegenin katılımıyla 4 gün sürecek serginin açılışında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2008’de patlak veren küresel ekonomik krizin etkilerinin geçmeden küresel siyasal krizlerin başladığına dikkat çekti.

    “62 KİŞİNİN SERVETİ, 3.5 MİLYAR İNSANIN SERVETİ KADAR”

    En çok vahşetin yaşandığı, insanların katledildiği 20’nci yüzyılın geride kalmasına sevinirken 21 yüzyılın insanlık dramlarına sahne olmasının herkesi derinden üzdüğünü dile getiren Bakan Çelik, “ Bölgemizdeki sorumsuz yöneticiler yüzünden Akdeniz ve Ege Denizi dünyanın en büyük mezarlığı haline geldi. Patlayan bombalar bilgi çağı diye ifade edilen 21.yüzyılı terör çağına döndürmektedir. Bir çok eşitsizlikler ve bir çok adaletsizliklerin yaşandığı dünyamızda yaşamımızı sürdürüyoruz. Gelir dağılımında çok ciddi adaletsizlikler söz konusu. Konumuz tarım, gıda, sorunumuz karnı doyurmak olduğu için özellikle belirtmek istiyoruz, dünyadaki bu gelir dağılımındaki adaletsizliklere bir örnek olması vesilesiyle, dünyadaki varlıklı 62 insanın servetiyle 3.5 milyar insanın servetinin eşit olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bir tarafta 62 kişi ve serveti diğer tarafta dünya nüfusunun yarısı 3.5 milyar insan” diye konuştu.

    “DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKMAK ÜZERE”

    Bu yönüyle bakıldığında, ‘Dünyanın çivisi çıkmak’ üzere diyen Bakan Çelik, “ Bütün dengeler alt üst olmuş, uluslararası tüm birliklerin yetkisiz ve etkisiz hale geldiği, oysa 2. Dünya Savaşı sonrasında sorunların çözümüne katkısı olun, barış ve huzur olsun, adalet olsun diye kurulan bir çok kuruluşun etkisiz olduğunu görüyoruz. Beslenme ihtiyacı insan için yaşamsal bir ihtiyaç. Nüfus artıyor. Bugün 7 milyarı aştı insanlık.Yapılan değerlendirmelere göre, 2050 yılında 10 milyarı aşacak. Bugün 7 milyar nüfusa baktığımızda, 800 milyonu açlıkla karşı karşıya, 1 miyar 200 milyonu ise yoksullukla mücadele ediyor. 7 milyarın 2 milyarında açlık ve yoksulluk söz konusuyken, 2050’ye , 10 milyarı aşan dünya nüfusunun nelerle karşı karşıya kalacağını, insanların çocuklarımızın tarım açısından gıda açısından güvenliği açısından ne gibi sorunlarını görmekte zorlanmayacağız. Daralan kaynaklar var. Daralan kaynaklardan dolayı tarım ve gıda dünya gündemini daha çok işgal edecek, daha çok ön sıralarda olacak” dedi.

    “DÜNYADA 34 ÜLKE GIDAYA ERİŞME SIKINTISI YAŞIYOR”

    Gıda arzı ve gıdaya erişimde çok ciddi adaletsizlerin yaşlandığının altını çizen Bakan Çelik, “ Birleşmiş Milletler(BM) Gıda ve Tarım Örgütü, 27’si Afrika’da olmak üzere, 7’si Asya’da olmak üzere 34 ülkenin halkının gıdaya erişememe tehdidi ile karşı karşıya olduğunu bildiriyor. Diğer tarafta ise dünyanın dört bir yanında 1.3 milyar ton gıda israf edilmektedir. Dünyada bir tarata sefalet, bir sefahatın birlikte yaşandığını görüyoruz. Tabi ki bahsettiğimiz gıda topraktan oluyor, toprak olmadan bunları konuşamayız” ifadelerine yer verdi.

    “200 YIL SONRA ÜLKEMİZDE TARIM TOPRAĞI KALMAYABİLİR”

    Bakan Çelik şöyle konuştu: “ Dünyada 5 milyar hektar tarıma everişli tarım arazisi var. Ancak 1.3 milyarı tarımda kullanılıyor. Ama her yıl 12 milyon hektar arazinin tarım dışında kaldığını düşünürsek insanlık aslında bindiği dalı kesiyor ama farkında değil, kalkınıyorum zannediyor aslında kendisini yok etmeye doğru götürüyor bunun farkında değil. Ülkemizde de her yıl 100 bin hektar arazinin tarım dışı kaldığını görüyoruz. Böyle giderse gerek dünya insanlığı gerekse ülkemizde biz tarıma elverişli 24 milyon hektar araziye sahip bir ülkeyiz. Eğer her yıl 100 bin hektarı araziyi kaybederseniz, gelişme uğruna kalkına uğruna eğer kaybetmeye devam ederseniz, 200 yıl sonra yani bir iki sonraki nesil toprak diye bir şey söylendiği zaman beklide bunu saksıda görme imkanına sahip olacak. Bunlar afaki cümleler olarak değerlendirebilir. Dünya insanlığının önemli bir bölümünün gıdaya erişiminde yaşadığı sorunları dikkate aldığınızda çok ciddi sorunlu bir gidişat olduğunu göreceğiz. Gıda ve buğdaydan önce toprağa gerekli ilgi ve saygıyı göstermek zorundayız. Bu sadık yarsız yapamayız. Biz ondan gelmişiz ve ona dönüşümüz olacak. O kadar yaşarken de öldüğümüzde zamanda ona muhtacız” ifadelerine yer verdi.

    “DÜNYA BUĞDAY ÜRETİMİNİN YÜZDE 3’ÜNE SAHİBİZ”

    Dünyada buğday üretiminin 732 milyon tonlarda olduğunu ifade eden Bakan Çelik, “ Bu üretimin AB’de yüzde 22’lerde, Çin’de yüzde 18’lerde, Hindistan’da yüzde 12, ABD’de yüzde 8 düzeylerinde. Ülkemiz açısından baktığımızda ülkemizin buğday üretiminde önemli artışlar sağladığını görüyoruz. Verimlilik açısından baktığımızda 2002’de 9,3 milyon hektar üzerinde ektiğimiz buğday tohumlarının bize dönüşüne baktığımız zaman 19,5 milyon ton olarak bize döndüğünü görüyoruz. Yani 9,3 milyon hektardan, 19,5 milyon ton buğday elde etmişiz. 2015 yılında ise daha dar bir alanda, yani 7,8 milyon hektarda ektiğimiz buğdaydan 22,6 milyon ton buğday elde etmiş bulunuyoruz. İşte tüm bu gayretlerimiz ve mücadelelerimiz ve mücadeleler ortak geliştirdiğimiz çabalar sonunda dünyada 11. sırada yer alıyor ve dünya buğday üretimin yüzde 3’üne tekabül eden bir üretimi hep birlikte gerçekleştiriyoruz” dedi.

    “UN İHRACATINDA BİRİNCİYİZ”

    Bakan Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Türkiye diğer taraftan buğday tohumunun yüzde 95’i oranında kendine yeterli bir ülke. Un ihracatında birinci sıradayız. Makarnada 2., bisküvide 8. sıradayız. Bu salonu dolduran ve bu ödülü kazandıran sizleri ben de alkışlıyorum. Dış ticaret verilerine göre 4,4 milyon ton buğday ithal ediyoruz. Buna karşılık un, makarna ve bisküvi olarak 5,7 milyon ton ihracat gerçekleştiriyoruz. 1,2 milyarlık ithalata karşılık 2,5 milyar dolarlık ihracatı gerçekleştirmemizden anlıyoruz ki net ihracatçı bir ülkeyiz bu alanda.”

    “2023’DE 40 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT HEDEFİ”

    Bugün 118 ülkeye un, 145 ülkeye makarna ihraç ettiklerini kaydeden Bakan Çelik, “ Tarıma dayalı sanayide geldiğimiz noktanın görülmesi açısından bu rakamlar başarı düzeyimizi çok net ortaya koymaktadır. Ekonomimiz 2015 yılında yüzde 4 dolayında büyüdü. Tarım sektörüne baktığımız zaman bu büyümenin yüzde 7,6 düzeyinde olduğunu görüyoruz. Tarımsal hasılamızın 2014’te 125 milyar TL, 2015’te ise 148 milyar TL olduğunu görüyoruz. 2023 hedeflerimiz var. Türkiye artık günü birlik, mevsimlik sorunlarını ele alan bir ülke değil. Orta ve uzun vadede planları, projeleri olan bir ülke. Bu çerçevede baktığımız zaman 2023 yılında 150 milyar dolarlık bir tarımsal hasıla, 40 milyar dolarlık bir ihracatı hedefliyoruz” dedi.

    “KİŞİ BAŞI 300 KİLOGRAM BUĞDAY TÜKETİYORUZ”

    Hedefler doğrultusunda daha fazla çalışılması gerektiğini işaret eden Çelik, “ Dünyayı daha fazla kolaçan etmemiz gerekiyor. Sanayide olsun, tarlada olsun bu zincirin her halkasındaki bütün vatandaşlarımızın el birliği içinde daha kat etmesi gereken çok ciddi mesafeler olduğunu burada belirtmek istiyorum. Bu çerçevede tarım sektörüne devlet olarak çok ciddi destekler sağlıyoruz. Geçtiğimiz 13 yıl içinde 78 milyar liralık bir destek sağlamışız. Yalnız 2016 yılında bu tarımsal desteklerin toplamı 11,6 milyar TL olduğunu özellikle vurgulamak istiyoruz. Temel gıda maddesi ekmek, ham maddesi olan buğday tüketimimize baktığımız zaman kişi başı 300 kilogram olduğunu görüyoruz. Buğday bizin için stratejik bir ürün. Dolayısıyla buğdaya da ton başı 2015 yılında 50 TL prim ve dekar başı 22,5 TL olmak üzere gerek toprak analizi, gerek sertifikalı tohum, gerekse mazot ve gübre desteğini vermekteyiz” diye konuştu.

    “SERBEST GÜREŞİRİZ”

    Her zaman üreticilerin yanında olacaklarını vurgulayan Bakan Çelik, “ Tabi üreticimizin yanındayken 78 milyon tüketici de son derece önemli ondan da vazgeçmemiz ve oradaki dengeyi sağlıklı kurmamak gibi bir durum söz konusu olamaz. Tabi ki serbest piyasadan yanayız ama serbest piyasa, piyasa koşullarını istismara kalkacak olanlarında karşısında olacağımızı herkesin bilmesinde fayda var. 78 milyon ile üreticimiz, sanayicimizle birlikte tarımın geleceğinin daha da aydınlık olması konusunda yoğun bir çalışma sarfetmemiz gerekiyor.

    Grokoremen daha sınırlayıcı bir şeydir. Ama serbest o daha özgür bir güreş modelidir. Dolayısıyla serbest bölge güreşiriz yani” ifadelerine kullandı.

    TUSAF Başkanı Günhan Ulusoy, un sektörünün Türkiye’nin en önemli ihraç kalemlerinden biri olduğunun altını çizdi.

    100’deb fazla ülkeye ihracat yaptıklarını kaydeden Ulusoy, “ Un sanayicilerimizin başarısı sayesinde 2015 yılında ülkemize 1 milyar dolar gelir sağladı. Önemli bir sektör olan bu kongreyle amacımız, hem mevcut hem de yeni piyasalarla ticari ilişkileri güçlendirmek, yeni bağlar kurmak ve endüstrinin alıcı, satıcı ve üreticiyi bir araya getirmektir” dedi.

    Un sanayisinin 18 milyarlık hacmiyle tarın sektörüne büyük bir destek sağladığını vurgulayan Ulusoy, “ İhracata sağladığı 1 milyar dolarlık katkı ile beraber, ülkemiz için ne denli önemli olduğu açık olan sektörümüzün, ekonomiye katkısını daha da arttırılması için elimizden geleni ülkemize hizmet anlayışıyla yapmaya hazırız. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin zamanında ve yerinde müdahalesi ile rahat sayılabilecek sezonu yaşıyoruz. TÜİK verilerine göre, 22.6 milyon tonluk buğday üretim rekorunun kırıldığı sezonda, buğday ithalatında bir önceki takvim yılına göre yaklaşık 740 bin tonluk bir azalma yaşandı. 2016 Haziran sonuna geldiğimizde, temmuzdan hazirana sezon yılı olarak karşılaştırdığımızda ise, ithalatta 1.7 milyon tonluk daha belirgin bir azalma bekliyoruz” diye konuştu.

    “ABD’YE ÖZEL UN”

    2016 yılının ilk iki ayında 600 bin tona yaklaşan bir un ihracatını gerekleştirdiklerini belirten Ulusoy, “ Türkiye un sanayicileri 13.8 milyon tonluk dünya un ticaretinin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştiriyor. 2015 yılında 2 milyon 180 bin tonluk ihracatımızla yine dünya zirvesinde yer aldık. Son iki yılda ihracat yaptığımız ilk 20 ülke arasına ABD’de yer alıyor. 20 milyon ton buğday ihraç eden ABD’ye Arge ile diyabetin un geliştirerek, ihraç etme başarısını gösterdik. Artık sanayicilerimiz, üreticilerimiz ve tüccarlarımız buğday fiyatlarını takip etmek için Chicago’yu değil, Borsa İstanbul’u takip edecek” dedi.

    Avrupa Birliği Un Sanayicileri Derneği Başkanı Gary Sharkey ise konuşmasında 45 milyon ton buğday ve çavdarı temsil ettiklerini belirterek 3 bin 800 değirmen ve 45 bin çalışanın temsilcisiyiz. Toplamda ise 123 bin çalışanı temsil ediyoruz.” diye konuştu.

    “AVRUPA’DA EKMEK TÜKETİMİ AZALIYOR”

    Avrupa’da ekmek tüketiminde yüzde 0.6 düşüş olduğunu dile getiren Sharkey, “ Paketlenmiş ekmek tüketimi yüzde 2 arttı. Ekmeğin yüzde 73 taze tüketiliyor. İnsanlar daha az ekmek alıyor. Tuz tüketiminden uzaklaşıldığını görüyoruz. Daha fazla tam tahıl ve dengeli beslenmeye görmeye başladık. Somun ekmek büyüklükleri azalmaya başladı. 400 gram somun üretiliyor. Bu daha az ekmek tüketilmesini ağlıyor. Ayrıca çok daha fazla insanın yalnız yaşamasından kaynaklanıyor” diye konuştu.