Etiket: fedakar

  • Fedakar öğretmenler iş başında

    Şırnak’ın Silopi ilçesi İstiklal İlk-Ortaokulu yöneticileri ve öğretmenleri büyük bir fedakarlık örneği göstererek izin saatlerinde okulu boyuyor.

    İstiklal İlk-Ortaokulu idareci ve öğretmenleri dersten arta kalan zamanlarında ve hafta sonlarında okulun boyası ve eksikliklerinin giderilmesi için çalışıyor. Öğrencilerin daha temiz bir ortamda eğitim görmeleri için çaba harcayan öğretmenler temin ettikleri boya ve fırçalar ile sınıflarda ve okulun dış çevre duvarı ile iç kısmını boyadı. Büyük bir fedakarlık örneği sergileyen öğretmenler izinlerini okullarını güzelleştirmek için uğraşıyor. Fırçayı kapan öğretmenler üstlerinin kirlenmesine aldırış etmeden boya ve badana yapıyor. İstiklal İlkokulu öğretmeni Fatma İçalan, “İstiklal ilkokulunun öğretmenleri olarak her hafta sonu boş vakitlerimizi bu şekilde değerlendiriyoruz. Daha güzel bir şekilde okulumuzu eğitim alabilecek bir şekle getirebilmek için okulumuzun eksiklerini birlikte öğretmenlerimizle birlikte tamamlıyoruz. Okulumuzun boyası eksik boyalarımızı tamamlıyoruz öğretmen arkadaşlarımız ile birlikte. Daha sonra okulumuzun materyal eksiklikleri var. Müdür beyle birlikte eksiklerimizi tamamlıyoruz. Yani amacımız daha güzel bir eğitim ortamı oluşturmak. Bu yüzden hep birlikte el ele vermiş bir şekilde çalışıyoruz. Gönüllü bir şekilde çalışıyoruz. Yani hepimiz hafta sonlarımızı burada gönüllü olarak geçiriyoruz” dedi.

    Öğretmenler gönüllü boyacılık yapıyor

    İstiklal Ortaokulu Müdür Yardımcısı Okan Özkurt, “Gönüllüler sayesinde okulumuzda dış boyama ve iç boyama gerçekleştirdik. Sınıflarımızı boyadık. Dışarıda duvarlarımızı okul dış bahçe duvarlarını boyadık. Ayrıca demirleri boyadık. Daha da bununla durmayacağız. Daha da yeniliklerimizi açacağız. Okul için ne gerekiyorsa gönüllü olarak hepsini yapmak istiyoruz. İnşallah bu konuda değerli arkadaşlarımızdan yardım alabiliriz” diye konuştu.

    Silopi İstiklal İlk-Ortaokulu Müdürü Özhan Özyer ise okullarını gönüllü olarak öğretmenlerle birlikte boyadıklarını söyledi. Özyer, “Bu sene buraya görevlendirme ile geldim. İlk geldiğimizde okulun ortamı çok güzel değildi. Bizim okulumuzdaki görevli öğretmenler bu işte okulumuzun boyanmasında gönüllü oldular ve bizler de kendilerine destek verdik. Bu konuda onlara sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Fedakar Anneler, Anneler Günü’nde De Çalıştı

    Tekirdağ’da aile ekonomisine katkıda bulunmak isteyen kadınlar, Anneler Günü’nü de çalışarak geçirdi. Bazı kadınlar, hazırladıkları el emeği, göz nuru ürünleri satarken, bazıları da, özel günlerle özdeşleşmiş hediye olan çiçek satışıyla günlerini geçirdi.

    Anneler Günü tüm Türkiye’de coşkuyla kutlanırken, Tekirdağ merkez Süleymanpaşa ilçesinde yaşayan kadınlar, bu özel günde aile ekonomisine katkıda bulunmak adına günü çalışarak geçirdiler. Fedakar annelerin bazıları, Üç Kemaller Parkı’nda (Tuğlalı Park) kurulan sergide, el emeği, göz nuru hazırladıkları ürünleri sattı. Bazıları da şehrin merkezi yerlerinde günü çiçek satarak geçirdi.

    Anneler Günü için özel olarak kurulan sergide el emeği, göz nuru hazırladıkları ürünleri satan Nefise Hüsrevoğlu isimli anne, “Burada satış yapıyoruz. Zaten, her perşembe günü sergimizi açıp, satış yapardık. Ama bugün Anneler Günü bugün daha iyi satış yaparız diye durmak istemedik. Çocuklarımız gelip anneler günümüz kutlamak istiyor ama biz o işi akşama bıraktık. Biz hep çalışıyoruz yani bugün çalışmak ayrı bir duygu” dedi.

    “ANNELER GÜNÜ SADECE BİR GÜN OLMASIN, HER GÜN ANNELER GÜNÜ OLSUN”

    Münevver Can isimli bir diğer anne ise, sergi alanının kendilerine bir günlüğüne verildiğini belirterek, “Bugün mecburi çalışıyoruz. Çocuklarımızı sabah gördük evden çıktık, geldik. Ekmek davası için çalışıyoruz işte. Biz her zaman çalıştığımız için, biz Anneler Günü falan ne bilmiyoruz. Bizim zamanımızda Anneler Günü mü vardı? Anneler Günü sadece bir gün olmasın, her gün Anneler Günü olsun. Annelere her gün saygı duysunlar da anneler günü olmasın” diye konuştu.

    “KENDİ EVLATLARIMIZ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Günü çiçek satarak geçiren Şermin Sert isimli anne ise, “Biz de anneyiz, bugün de anneler için çalışıyoruz. Anneleri sevindirmek güzel bir duygu. Kendi evlatlarımız için çalışıyoruz. Çalışman gerektiğinde, evlatların için çalışacaksın başka çare yok” dedi.

  • Muş’un Fedakar Annesi

    Muş’un Hasköy ilçesinde, 11 çocuğundan beşi engelli olan fedakar bir anne, yılın annesi seçildi.

    Muş Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü, Hasköy ilçesi Sayanlar mahallesinde oturan ve 11 çocuğundan beşi engelli olan Türkan Basım’ı yılın annesi seçti. 22 yıl önce ilk çocuğu engelli olan Türkan Basım’ın daha sonra 4 çocuğu engelli olarak hayata gözlerini açtı. Çocuklarına gözü gibi bakan fedakar anne, hepsini ayrı ayrı sevip bağrına bastı.

    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdulbari Aksoy, fedakar anne Türkan Basım’ı ziyaret ederek beraberinde getirdiği hediyeleri sundu.

    Muş genelinde kurumları tarafından 11 çocuğundan beşinin engelli olduğu Türkan Basım’ı yılın annesi seçtiklerini ve büyük fedakarlıklarda bulunduğunu söyleyen Aksoy, fedakar annenin çocuklarına büyük bir mutluluk aşıladığını kaydetti.

    Aksoy, bugün Anneler Günü olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Kurumumuzca belirlenen yılın annesini ziyarete geldik. Göründüğü gibi beş engelli çocuğu ile ilgilenen, gerçekten birçok annenin kendi durumuna şükretmediği ama bunların gözünde mutluluğu hissettiğimiz bu ailede bu annenin bu kadar fedakarca davranmışlı olması bizim tespitimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.”

    Maddi açıdan devletin aileye her türlü desteği sunduğunun altını çizen Aksoy, şunları söyledi:

    “Bu anne gerçekten çocuklarına mutluluk aşılamış, Yusuf, Zehra, Muhammed’imiz ve hatta Harun’umuz da mutluluk tablosu veriyor. Bu anlamda ben bu anneyi tebrik ediyor, ellerinden öpüyorum. Devletimizin şefkatli kolu buraya gelmiş, kendini göstermiş, aileyi destekliyor ve evde bakım hizmeti ile tabi maddi açıdan devletin vermiş olduğu belki aileye biraz faydalı olmuş olabilir. Ama gördüğünüz gibi annenin yüreğindeki fedakarlık buraya büyük bir mutluluk katmış. Bu arada biz Harun’u çok sevdik, o da bizi çok sevdi. Sayın valimiz iş yoğunluğundan dolayı aileyi çok ziyaret etmesine rağmen gelemedi, selam söyledi. Hediyelerini gönderdi. Gördüğümüz kadarıyla aile selamı da hediyeyi de her türlü övgüyü de hak ediyor. Biz ailemize teşekkür ediyoruz.”

    Eşinin çok fedakar bir anne olduğunu ve kendisine teşekkür eden baba Mehmet Sabri Basım da, sözlerini şöyle sürdürdü: “1976’de evlendik. 5 özürlü çocuğumuz var, 6 sağlam çocuğumuz var. Bu tarihten beri anneleri çocuklarına fedakarlık ediyor. Fedakarlığından dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Bugün Anneler Günü. Anneler Günü dolayısıyla benim fedakar aileme, fedakarlıklarından dolayı benim gözümde fedakar bir kadındır. Bundan dolayı kendilerine teşekkürlerimi arz ediyorum.”

    Annesine sarılarak öpüp koklayan engelli Harun Basım (10) ise, “Ben annemi çok seviyorum” dedi.

  • (Özel Haber) Fedakar Anne Kendini Üvey Oğluna Adadı

    Çanakkale’de trafik kazasında 13 yıl önce eşini ve 3 çocuğunu kaybettikten sonra evlenen Gülbeyaz Beyazlar, doğum sırasında annesini kaybeden ve beyin kanaması geçirdiği için engelli kalan üvey oğlunu ayağa kaldırmak için 146 kilodan 85 kiloya düştü, evini fizik tedavi merkezine çevirdi.

    Gülbeyaz Beyazlar (35) Çanakkale’de 1998 yılında evlendi. Bu evlilikten 3 çocuğu oldu. Eşi ve 3 çocuğunu, bayram öncesi mezar ziyaretinden dönerken geçirdikleri trafik kazası sonucu 2003 yılında kaybetti. Gülbeyaz Beyazlar, bu olaydan sonra psikolojik destek aldı.

    Bu arada, 2006 yılında Adana’da Yaşar Beyazlar (43) adlı kişinin eşi Serpil Beyazlar (33) doğum için hastaneye gitti. Ancak sezaryen yerine normal doğum yapıldığı sırada anne hayatını kaybetti, bebek kurtarıldı. Ancak doğum sırasında beyin kanaması geçirdiği için bebek bedensel engelli kaldı. Şu anda 10 yaşında olan Muhammet Emir Beyazlar ismi verilen bebek doğduğu gün hem annesini kaybetti hem de engelli kaldı. İki ay geçtikten sonra bebeğe bakmakta zorlanan baba evlenmeye karar verdi.

    Yaşar Beyazlar hayatını 3 yıl önce 3 çocuğunu ve eşini kaybetmiş Gülbeyaz Beyazlar ile birleştirmeye karar verdi. Çift evlendikten sonra anne Beyazlar kendisini hiç üvey anne olarak görmeyerek, hayatını engelli Muhammet Emir’e adadı. Çocuğun konuşabilmesi ve ayağa kalkabilmesi için gitmediği doktor, çalmadığı kapı kalmadı. Doktorların, “Bu bebek yaşamaz eve götürün” dediği bebeği azimle sabırla ayağa kaldırdı. Yaşadığı stresten dolayı 146 kiloya kadar çıkan Gülbeyaz Beyazlar, bu nedenle üvey çocuğuna bakmakta zorlanıyordu. Muhammet Emir’e daha iyi bakabilmek için ameliyat olup midesini küçülterek kilo verdi. Beyazlar, 1 yıl içinde 75 kiloya kadar düştü. Doktorların “ölür” dediği Muhammet Emir’i ise ayağa kaldırdı. Beyazlar, çocuğu fizik tedavi merkezine götürmesine rağmen evi de adeta fizik tedavi merkezine çevirdi.

    Bu sayede Muhammet Emir, biraz olsun yürüyüp konuşabiliyor.

    Gülbeyaz Beyazlar, 2003 yılında talihsiz bir kaza geçirdiğini ve ailesini kaybettiğini belirterek, “2007 yılında Emir ile tanıştık, babasıyla evlendim. Evlendiğimde 7 aylıktı, Emir doğum esnasında beyin kanaması geçirdiği söylenmiş eşime, sezaryen olması gereken bir doğuma normal doğuma zorladıkları için ve vakum ile çekilmiş bundan dolayı hasar oluşmuş. 12 aylık olana kadar bir sıkıntısı yoktu sadece gelişim geriliği olduğu söylenmiş. Sonraki tetkiklerde engelli olduğu ortaya çıktı yani yürüyemediği konuşamadığı ve zamanla aşılabileceği söylendi. Daha sonra mr sonuçlarına göre doktorların ölür yaşamaz dedikleri bir pozisyona kadar geldik, çünkü beyin fonksiyonları çalışmıyordu hiçbir şekilde sadece yüzde 18’lik bölümü çalışıyordu” dedi.

    Muhammet Emir’in sağlığına kavuşmasına çok istediğini anlatan Beyazlar, “İstiyorum ki sağlığına kavuşsun, yürüsün, koşsun. Annesi doğum sırasında vefat ediyor 3 gün yaşıyor. Aradan 4 ay sonra zaten ben geliyorum Emir’le tanışıyorum ondan sonra zaten başlıyor bizim hayatımız. Refleksoloji tedavisini denedik ve çocuğumun bu hale gelmesinin en büyük etkeni budur. 6 yaşına kadar bezliydi o tedavi sayesinde bezden kurtuldu. Yürüyebilmesi için ev içerisine özel yürüme alanı yaptırdık. Kendi canımdan vazgeçtim çocuk yapmadım. Bir çocuk da sen doğur üvey çocuk sana bakmaz diye ama ben zaten tam anlamında sevgimi veriyorum beni yaşlılığımda yalnız bırakmaz. İnşallah kimseye muhtaç olmayacak duruma gelsin varsın beni bıraksın” diye konuştu.

    Beyazlar, 146 kilo olduğunu, Muhammet Emir’e daha iyi bakabilmek için 2 yıl önce tüp mide ameliyatı olduğuna dikkat çekerek, “Şu an 85 kiloyum. Bu ameliyatı olmamdaki tek amaç kilolarımla sağlık sorunları çekip bir gün ölürsem bu çocuğa ne olacak. Benim gibi kimse bakamaz evet bakılır ama ciddi anlamda sevgisini verip ciddi anlamda bakacak kimse olmaz. Biz zaten anne oğul değiliz birbirine aşık iki insanız biz aşığız.”

  • Beyşehir’in Külliye Davetlisi Fedakar Anneleri Ankara Yolunda

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle vereceği resepsiyona katılacak Beyşehirli fedakar anneler, Beyşehir Belediyesinin kendilerine rahat bir yolculuk yapabilmeleri için özel tahsis ettiği VIP minibüsle ilçeden başkente gitmek üzere yola çıktı. Fedakar anneler, evlerini ziyaret eden Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun, meclis üyeleri ve AK Parti Kadın Kolları Başkanı Semra Acır tarafından Ankara’ya uğurlandı.

    Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun, uğurlama esnasında yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı tarafından Beyşehir’den iki fedakar annenin birden külliyeye davet edildiğini belirterek, bunun da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beyşehir’e verdiği önemi ve sevgisini ortaya koyduğunu söyledi.

    BABASININ VASİYETİ ÜZERİNE BEYŞEHİR’İN SİMİTÇİ AMCASINA 20 YILDIR BAKIYOR

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde yaşayan görme ve işitme engelli ve sonradan geçirdiği felç nedeniyle yatalak hale gelen 85 yaşındaki Selahattin Bingöl’e akraba olmamasına rağmen babasının vasiyeti üzerine sahip çıkarak evini açan ve yaklaşık 20 yıldır bakan 10 çocuk annesi 61 yaşındaki Leyla Ildırlı da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığı davetin heyecan ve mutluluğunu yaşıyor.

    Görme ve işitme engelli ve yatalak Bingöl’ün yıllardır her şeyi ile ilgilenen, yatağında yemeğinden banyosuna, tuvalet ihtiyacından tıraşına varıncaya kadar kendisi yapan Ildırlı, babası olarak gördüğü yaşlı adamla iletişimi sadece avuç içerisine parmak uçlarıyla kelimeleri yazarak kurabiliyor.

    Leyla Ildırlı, Ankara yolculuğuna çıkmadan önce yaptığı açıklamada, Beyşehir’de “simitçi Selahattin amca” olarak tanınan Erzurumlu Bingöl’ün rahmetli babasının vasiyeti üzerine 20 yıldır bakımını üstlendiğini söyledi.

    Ildırlı, eve geldiğinde ilkokul üçe gittiğini belirterek şunları söyledi:

    “Babamın simitçilik yapabilmesi ve Beyşehir’e yerleşebilmesi için oturduğumuz evin altındaki kiracıyı çıkardı, onu buraya oturttu. Çamaşırını yıkar, yemeğine varıncaya kadar her şeyi ile ilgilenirdik, sobasını yakardık. Babam ölünce, felç oldu, yatağa bağımlı hale geldi. Ben de yürüme engelli olmama ve yaşadığım sağlık sorunlarıma rağmen yıllardır kendisine bakıyorum. Kendisine dedim ki, ‘ölesiye kadar sana bakacağım. Ben ölürsem bilmem artık sana çocuklar bakarsa, bakar’ dedim. ‘Hangimiz önce ölürse’ dedim, ‘ben önce öleyim’ diyor. İşte sabah kalkar elini ayağını silerim, yıkarım, ondan sonra altını değiştirir, silerim. Suyunu veririm, yemeğini yediririm göremediği için dökmesin diye. Avuç içerisine parmak ucumla kelimeleri yazarak konuşuruz.”

    “CUMHURBAŞKANIMIZ DAVET EDER DE GİTMEZ MİYİZ?”

    Cumhurbaşkanlığından gelen davetle ilgili olarak ise Ildırlı, şunları söyledi:

    “Telefonum bozulmuştu, küçük oğlumu aramışlar, sonra bana ulaştılar. Çok memnun oldum, sağolsun, Allah razı olsun. ‘Cumhurbaşkanımız böyle bir kişiyi davet eder de gitmez miyiz, gideriz’ dedik. 7 kızım var, ben Ankara’da iken 2’si gelip bakacak. Bir kızımı yanımda götüreceğim. Tabi heyecan var, bu gece hiç yatmadım, hiç uyumadım. Cumhurbaşkanımızla karşılaştığımızda, onu Beyşehir’e davet edeceğim, gelmesini isteyeceğim. Başbakanımız Davutoğlu da Beyşehir’e geldiğinde, o zaman Dışişleri Bakanı idi. Tayyip Bey’i de getirmesini istemiştim. İnşallah gelir, ziyaret eder bizi. Bizim gibi Türk halkı onun arkasında, Allah’tan başarılarının devamını dileyeceğiz, ellerinden öpeceğiz. Arkasında bizim gibi annelerin duası olduğu sürece onun arkası inşallah yere gelmez. Çünkü her taraftan saldırıyorlar ona.”

    “OĞLU VE EŞİ DE DAVET EDİLİNCE KÜLLİYE’YE GİTMEYE KARAR VERDİ”

    Beyşehir’de, çocuğu olmadığı için doğduktan sonra evlat edindiği sonradan spastik engelli olduğu anlaşılınca da onu bırakmayarak daha çok sahiplenen Enes’le yaşayan 56 yaşındaki anne Türkan Harmankaya da, Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen davetle çok mutlu oldu. Önce daveti tek başına çağrıldığı için geri çeviren ardından eşi ve çocuğunun da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı üzerine listeye yazılması üzerine çok sevinen ve Ankara’ya gitmeye karar veren Harmankaya, eşi Bayram’la birlikte 29 yıllık evliliklerinden çocukları olmayınca annesinin dünyaya getirmek istemediği spastik engelli Enes’i evlat edindiğini söyledi.

    Bir süre önce sağ gözünü kaybeden diğerinde de yüzde 40 oranında görme kaybı bulunan Harmankaya, yatağa mahkum olan ve midesindeki sondayla beslenmesini sağladığı Enes’e kendi çocuğu gibi bakıp annelik şefkati gösterirken, evladı yanında olmadan bir yere gidemeyeceğini söyledi. Evladını kimseye emanet edemeyeceğini anlatan Harmankaya, bu nedenle önce gelen daveti kabul etmediğini dile getirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın durumunu anlayıp kendisiyle birlikte eşi ve çocuğunu da ikinci kez davet etmesi üzerine çok büyük bir mutluluk yaşadığını ifade etti.

    Gelen davetle ilgili olarak, çalan telefon üzerine açtığında kendisine arayan kişinin inandırıcı gelmediğini ve dolandırıcı sanıp polise haber verdiğini anlatan Harmankaya, gerçek davet olduğunu anlayınca çok şaşırdığını belirterek, “Gerçek olunca onurlandım, gururlandım, çok hoşuma gitti” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sadece kendilerinin değil, dünyanın tanıyıp gurur duyduğunu belirten Harmankaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Onu çok seviyorum. Gidince ‘iyi ki varsınız Cumhurbaşkanım’ diyeceğim ve elini öperek Beyşehir’e davet edeceğim. İnşallah bir gün olur bize de Beyşehir’e de gelir, misafirimiz olur. Onu Allah’ım devletimizin başından eksik etmesin. Cumhurbaşkanımıza binlerce kez teşekkür ediyorum, bizi hep birlikte kabul ettiği için. Ayrıca, bizim Enes’e rahat bir yolculuk yapmamız için özel araç tahsis eden Beyşehir Belediye Başkanımız Murat Özaltun ve bize yardımlarını esirgemeyen herkese de teşekkür ediyorum. Çünkü, bu aracı tahsis etmeseydi, trenle yolculuğumuz daha zor olacaktı. Allah razı olsun ondan.”