Etiket: fedakar

  • (Özel Haber) Fedakar Türk öğretmenlere Afrika’da dillere destan düğün

    Gine’de Türkiye Maarif Vakfı (TMV) okullarında öğretmenlik yapan Türk çift, başkent Konakri’de benzersiz ve ilginç bir düğünle dünya evine girdi.

    TMV Konakri İlkokul Müdürü ve İngilizce Öğretmeni Recep Görmez ve TMV Konakri Kız Lisesi Müdürü ve Türkçe Öğretmeni Hatice Akkaş, 7 ay önce görevlendirildikleri Gine’ye düğün yapmadan geldi. Okullardaki acil ihtiyaç için fedakarlık yapan çift, başkent Konakri’de 24 Mayıs günü unutulmaz bir düğünle evlendi. Çiftin düğün davetiyesinde damadın annesi olarak ’manevi annemiz’ dedikleri Türkiye’nin Konakri Büyükelçisi Nur Sağman yazılırken, gelinin babası olarak da çok sevdikleri TMV Gine Koordinatörü Selahattin Yazar’ın ismi yer aldı. Çiftin düğün hazırlığı Büyükelçi Sağman’ın konutunda yapılırken, gelin yine manevi annesi Büyükelçi Sağman’ın evinden çıktı. Genç çift için Gine Hükümet Sözcüsünün aracı gelin arabası olarak tahsis edildi. Büyükelçinin aracı ile birlikte konvoy yapılarak düğün salonuna gelen çift, salona yerel müzikle girişi yaptı ve Ginelilerin büyük coşkusu ile karşılandı. Düğünde, gelin ve damada sürpriz kına da düzenlendi. Bindallı giymiş Gineli küçük kızlar ’kınayı getir’ türküsünü seslendirdi ve kına tepsisi taşıyan Gineli bir davetli gelinin eline kına yaktı.

    Kızı manevi babadan istediler

    Türkiye’den özel olarak getirtilen nikah memuru cübbesini giyen Büyükelçi Sağman, sembolik olarak çiftin nikahını tekrar kıydı. Manevi baba Yazar’ın, ’Kızımı istemeyi unuttunuz’ hatırlatması üzerine, Büyükelçi Sağman, Yazar’dan Allah’ın emri ile gelin Hatice Akkaş’ı damat Recep Görmez’e istedi. Yazar da “Lokumumuz yok ama lokum gibi çocuklarımız var” diyerek kızı verdiğini söyledi.

    Şahitliğini TİKA Konakri Koordinatörü Mehmet Yazgan ve Ekonomi ve Finans Bakanlığı Daire Başkanı Aminatou Toure Kaba’nın yaptığı nikah Fransızca ve Türkçe kıyıldı. Prestijli davetlilerin olduğu düğünde bölgedeki Türk iş adamları, Maarif okul çalışanları, öğrencileri ve ailelerinin yanı sıra ülkenin en önemli konumlarından birine sahip olan ve Gine’de özel statüye sahip Ekonomi ve Sosyal İşler Konseyi Başkanı Rabiatou Serah Diallo, Türkiye Maarif Vakfı Afrika Masası Sorumlusu Tuncay Çilesiz ve Sosyal İşler ve Daire Başkanı Hamza Öztürk, Büyükelçi Sağman’ın ablası Konsolos Ömür Sağman da bulundu.

    Çiçeği Büyükelçi Nur Sağman yakaladı

    Gine’nin en ünlü müzik gruplarından Soul Bangs’in konser verdiği düğünde Gineli çocuklar da çeşitli gösteriler yaptı. Türk müzikleri ile dans eden çift daha sonra düğün pastasını kesti. İlk defa Türk düğünü, Türk gelin ve damadı gören Gineliler, sevinç gösterilerinde bulunup çiftle bol bol fotoğraf çektirdi. Düğün sonunda gelinin attığı çiçeği ise Büyükelçi Nur Sağman yakaladı.

    Damat Recep Görmez “Maarifin sembolleri olduk. Düğün yapmaya vaktimiz olmamıştı. Nikahı yapıp görevlendirilmiştik, düğünü burada gerçekleştirmiş olduk” açıklamasını yaparken özel düğünden duyduğu sevinci paylaştı. Büyükelçi Sağman ise öğretmen çiftin fedakarlığının altını çizerek Gine’deki ihtiyaçtan dolayı nikah kıyıp alelacele gelen gençlere bu şekilde bir jest yapmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Maarif Vakfı Gine Koordinatörü Yazar da Gine okullarının devraldıkları ilk okullar olduğunu, 20 Ekim 2016’da devralınan okullarda anaokulundan liseye kadar 9 okul bulunduğunu ve ihtiyaç sebebiyle Türkiye’den öğretmen istediklerini belirtti. Bu istekleri sonucunda ulaştıkları nişanlı çift acele ile resmi nikah kıyarak Gine’ye görev başına geldi. “Düğününü yapmak bize düştü” diyen Yazar, “Düğün ve mezuniyeti birlikte yapacağız diye öngördük” dedi.

    Mezuniyeti iki gün olarak planladıklarını ifade eden Yazar, “İkinci güne düğünü ve konseri ekledik. Davetiye bastırdık. Kız tarafı olarak beni, erkek tarafı olarak Nur Hanımı yazdık. Çiftimiz Vakfımızın simgeleri oldu” açıklamasını yaptı.

  • Sur’un fedakar çocukları

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ikamet eden amca çocukları Mekican (15) ve Harun Turan (17), ailelerinin geçimine yardımcı olmak için çobanlık yapıyor. Biri babası engelli olduğu için biri de yanında kaldığı yaşlı dedesi çalışamadığı için çobanlık yapan gençler yaptıkları işle gurur duyuyor.

    Merkez Sur ilçesi Bağıvar Mahallesi’nde yaşayan amca çocukları Mekican ve Harun Turan ailelerinin geçimine katkıda bulunmak amacıyla çobanlık yapıyor. Liseye kadar okuyan Harun Turan, babası hem işitme hem de görme engelli olduğu için, 8. sınıf öğrencisi Mekican Turan ise yanında kaldığı yaşlı dedesi çalışamadığı için hayvanlara bakıyor.

    “Yaptığım işle gurur duyuyorum”

    Ailesi Diyarbakır’da iş bulamadığı için Tekirdağ’a giden Mekican Turan, hem çobanlık yaptığını hem de okula gittiğini belirterek, “Okumaya çalışıyorum. Elimden geleni yapıyorum. İhtiyacımız olmasa hayvanlara bakmazdım. Ailem, iş yok diye Tekirdağ’a gittiği için dedemlerle kalıyorum. Amcalarım çalıştığı ve dedem de yaşlı olduğu için çalışamıyor. O yüzden hayvanlara bakıyorum. Hafta içleri okula gidiyorum. Hafta sonu da hayvanlara bakıyorum. Halimden memnunum, yaptığım işle de gurur duyuyorum” dedi.

    “Hayvanlara bakacak kimse olmadığı için okulu bıraktım”

    Babasının sağır ve gözlerinin görmediğini belirten Harun Turan ise “Sabah 8’de hayvanları çöle getiriyorum. Otlatıyorum. Lise 1’e kadar okudum. Hayvanlara bakacak kimse olmadığı için ben bakıyorum. Hayvanlara bakmak zorunda olduğum için okulu bıraktım. Okumak güzel. Mecburiyetten çobanlık yapıyorum. Ailem huzurlu olsun yeter” diye konuştu.

  • Fedakar doktor

    Samsun Vezirköprü Devlet Hastanesinde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Aziz Erakar, 5 ameliyat yaptı, gece kendisi ameliyat oldu, bir gün sonra işe başladı.

    Diz ve kalça olmak üzere bir günde toplam 5 ameliyat yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Aziz Erakar, son ameliyatına başlamadan belinde ağrılar oluştu. İlaç tedavisi uygulayarak beşinci ameliyatını da tamamlayan doktor Erakar, aynı hastanedeki üroloji uzmanına muayene oldu. Mesane girişinde 16 mm’lik taş olduğu anlaşılan Erakar’a ilaç tedavisi uygulandı. Durumu düzelmeyen Erakar, gece saatlerinde ameliyata alındı. Ameliyattan sonra durumu düzelen Erakar, sonraki işine dönmek istedi. Fakat Erakar’ın doktoru istirahat etmesi gerektiğini söyledi. Bir gün istirahat eden doktor Erakar, işine geri döndü.

    “Güzel bir anı oldu”

    Yaşadığı süreci anlatan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Aziz Erakar, “O gün 5 ameliyat yapmıştım. Son ameliyata başlamadan bel ağrılarım oldu. Daha sonra iğne yaptırdım. Beşinci ameliyatımı da tamamladım. Son ameliyatımı da yaptıktan sonra durumumu bir süre izledim. Sonra durumumda düzelme olmayınca ameliyat kararı aldık. Uzm. Dr. Murat Kuru’nun yaptığı 45 dakikalık bir endoskopik taş cerrahisi ameliyatı oldum. Rahat bir ameliyat geçirdim. Sabah kendimi iyi hissediyordum işe başlamak istedim ancak doktorum istirahat etmem gerektiğini söyledi. Bir gün sonra görevime başladım. Sağlık çalışanı olarak sonuçta biz de insanız. Taş düşürme olayı cerrahlarda biraz daha fazla olabiliyor. Daha önce de taş düşürmüştüm ama bu sefer ki biraz daha sıkıntılı oldu. 16 milimetrelik bir taştı. Şu an sağlık durumum iyi. 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaşadığım güzel bir anı hatıra olarak kaldı. Hepimizin yaşayabileceği bir problemdi. Benim de başıma geldi. İyi sonuçlandı” dedi.

  • Fedakar annenin umudu oğlunu sağlığına kavuşturdu

    Gaziantep’te yaşayan Kübra Dilar, doğumundan 5 ay sonra felç geçiren oğlu için başlattığı mücadelede zor anlar yaşadı. Umudunu hiç kaybetmeyen ve tedavi sürecinde çeşitli kurslara da katılarak öğrendiklerini oğlunun gelişimi için uygulayan annenin hastalıklarla boğuşan çocuğu sağlığına kavuştu.

    Gaziantepli Kübra Dilar’ın 2 çocuğundan biri olan 5 yaşındaki Burak Mihraç, doğumdan 5 ay sonra felç geçirdi. Oğlunu zamanında hastaneye yetiştiren anne, sonraki süreçte ise çocuğunun beyninde 5 santim stoklaması, göz kanalı tıkanıklığı ve körelme gibi hastalıkların da bulunduğunu öğrendi. Bu hastalıkların yanı sıra oğlunun kanında yüksek oranda mikrop ve enfeksiyonun tespit edilmesiyle hayli zorlu 5 yıl geçiren anne, umudunu kaybetmedi. Oğlunun hiç bir tedavisini aksatmadan yürüten Kübra Dilar, bulduğu her fırsatta ise çocuk bakımı ile ilgili kurslara gitti. Kursta öğrendiği bilgileri çocuğu üzerinde uygulayan anne, sürekli oğlunun moralini yüksek tutarak, hem kendisini hem de çocuğunu hastalıklardan kurtulacağına inandırdı.

    Anne Kübra Dilar, “2 çocuk annesiyim. Oğlum normal doğdu, ancak 5 aylık olduktan sonra belden aşağı felç oldu. Bunu öğrendiğimizde büyük bir şok yaşadık, yıkıldık. Doktora götürdüğümde bana tam zamanında getirdiğimi, eğer geç kalsaydınız çocuğumun bir daha yürüyemeyeceğini söyledi. Doktor bana ’bütün iş sana düşüyor. Çok sabırlı olmalısın. Belki çocuğun ömür boyu yürüyemeyebilir. Ama senin bu emeğin karşısında yürüyebilir de’ dedi. Oğlumun beyninde 5 santim stoklaması, göz kanalı tıkanıklığı ve körelme başlamıştı. Kanında mikrop ve enfeksiyon hat safhada teşhis edildi” dedi.

    “Kurtulursa büyük bir nimet olur”

    Dilar, doktorların “Kurtulursa çok büyük bir nimet olur” dediği oğlunun konuşamama tehdidinin de ortaya çıkmasına rağmen pes etmedi. Tedavisini sürdüren anne Dilar, “Çocuğum sürekli ağlıyordu. Ağlamaktan bütün vücudu morarıyordu. Sonradan anladık ki dilinin altında perde varmış. Oğlumun bir daha konuşmama ihtimali yüksekti. Dilinin altındaki perdeyi aldık. Yılmadık, mücadeleme devam ettim” dedi.

    Çaresizlikten kurslara gitti

    Dilar, çocuğunun sağlığına kavuşması ihtimalinin çok düşük olması nedeniyle ne yapacağını şaşırdı. Dilar, bir taraftan oğlunun tedavisini yaptırırken, fırsat bulduğu kısıtlı zamanlarda ise oğluna sayılı olduğu söylenen günlerinde en iyi şekilde bakabilmesi çocuk gelişimi kitapları okuyarak, kurslara katıldı. Oğlunun psikolojik ve sosyolojik gelişimi için de çaba harcayan Dilar, “Bu süre içerisinde elimden geldiği kadar çocuğum ile ilgilendim. Hiç yanından ayrılmadım. Bulduğum fırsatları ise gelişimi kitapları okuyarak değerlendirdim. Çocuk gelişimi ile ilgili açılan her kursa katıldım. Kendimi geliştirdim. Son olarak Gaziantep Büyükşehir belediyesi GASMEK’in açtığı Montesorri kursuna katıldım” ifadelerini kullandı.

    Oğlu normale döndü

    Dilar, oğlunun aksatmadığı tedavi sürecinde sürekli dua ettiğini söyledi. Oğlunun son 3 yıl fizik tedavi gördüğünü belirten fedakar anne, oğlunun tedavilere cevap vermesi sonucu hastalıkları yenmeye başladığını ifade etti. Oğlunun azmi ve kendisinin fedakarlıkları ile oğlunun tamamen iyileştiğini anlatan anne, “Çok zorlu süreç yaşadık. Bu süreç hem oğlumu bana, beni oğluma daha da bağladı. Umudumuzu yitirmedik, süreci tamamlayabilmek için pes etmedik. Allah, bana çocuğumu bağışladı. Çok şükür” diye konuştu.

    Annenin fedakarlığı, oğlunun ise azmi olayı duyanların da takdirini kazandı. Anne oğul, biten tedavi sürecinin ardından ise hemen hemen tüm vakti birlikte değerlendiriyor.

  • Fedakar köpek 9 yavruya hayat verdi

    Zorlu kış şartlarında yaşam mücadelesi verirken yavrularını kaybeden sokak köpeği, tedaviye alındığı Buca Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü Rehabilitasyon Merkezinde 9 minik yavru köpeğe sütannelik yaparak, hayatlarını kurtardı. Anneleri tarafından terk edilip, ölümle burun buruna kalan 15-20 günlük minik yavrular, ‘Lucy’ ismi verilen sokak köpeğinin fedakarlığıyla hayata tutundu. Lucy, minicik bebekleri kendi yavruları gibi benimseyip emzirirken, 9 yavru süt annelerine sıkı sıkıya sarılıyor.

    Buca Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü Rehabilitasyon Merkezi, bugünlerde 9 minik yavrunun ve fedakar Lucy’nin umut dolu hikayesine sahne oluyor. Umudun hikayesi, zorlu ve tehlikeli şartlar altında sokaklarda yaşam sürmeye çalışan ve bakımsızlıktan yeni doğurduğu yavrularını kaybeden 3 yaşındaki sokak köpeği Lucy’nin, Buca Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından bulunup, tedaviye alınmasıyla başladı. Soğuk ve sağlığını zorlayan hava şartlarıyla mücadele ederken yeni doğurduğu yavrularını kaybeden Lucy, hastalık ve yetersiz gıdadan ölmek üzereyken bulunup veterinerlerin özenli bakımıyla hayata tutundu.

    Lucy’nin tedavi sürecinde Buca Belediyesi veterinerlik ekipleri kentin iki farklı noktasında annelerini kaybetmiş, açlıktan ölmek üzere olan 4 tane 15 günlük, 5 tane de 20 günlük minik köpek yavrusu buldu. Belediyenin Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezine getirilen 9 minik yavru anne sütü ve ilgisine aç, hayatta kalma mücadelesi verirken imdatlarına fedakar anne Lucy yetişti. Gözleri yeni yeni açılmaya başlamış minik yavrulara anne şefkatiyle yaklaşan Lucy onları emzirip, annelik yaparak yaşama tutunmalarını sağladı. Gece gündüz yavrularla ilgilenen fedakar ’Lucy’ Buca Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezinin maskotu oldu.

    Lucy’nin ve veteriner ekiplerinin itinalı bakımıyla gelişip, sağlıklı büyümeleri sağlanmaya çalışılan yavrular, yeterli gelişimi sağladıktan sonra hayvanseverlerin vereceği sevgi ve şefkat dolu yuvalarına kavuşmayı bekliyor.