Etiket: Fazlası

  • Türkiye’nin yarısından fazlası memleketinde yaşıyor

    Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu.

    Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, Türkiye’de memleketlerinde yaşayanların oranlarını ve medya başlıklarını inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği verilere göre, Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu. Genel tabloya bakıldığında ise Türkiye’de her 100 kişiden 58’inin memleketinde yaşadığı görüldü.

    Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya araştırmasına göre, nüfus konusuyla alakalı geçtiğimiz yıl 104 bin 657 haber çıkışı tespit edilirken, nüfus başlığı altında yeni kimliklerle ilgili haberler dikkat çekti. Memleketlisi en yüksek ilin başında gelen Şanlıurfa’yı, yüzde 92,56 ile Adıyaman, yüzde 91,74 ile Kahramanmaraş, yüzde 91,64 ile Ağrı takip etti. Yüzde 80 ile yüzde 90 arasında kalan bazı şehirler ise, Diyarbakır, Bingöl, Yozgat, Çorum, Sinop, Ardahan, Van ve Çankırı olarak belirlendi. Buna karşın, memleketlisi en az olan şehir yüzde 14,29 ile İstanbul oldu. İstanbul’un ardından, yüzde 29, 01 ile Kocaeli, yüzde 29,63 ile Ankara, yüzde 33,43 ile Yalova, yüzde 38,71 ile Tekirdağ, yüzde 39,86 ile İzmir geldi.

  • İzmir’de ayakkabı sektörü dış ticaret fazlası veriyor

    İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, ayakkabı sektörünün, Türkiye’de dış ticaret açığı verirken, İzmir’de ise tam tersine dış ticaret fazlası verdiğini söyledi.

    İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, pek çok sektörde lider olan İzmir’in iddialı sektörlerinden birisi olan ayakkabı sektöründe de hızla geliştiğini söyledi. Türkiye’nin ayakkabı sektöründe büyük potansiyeli olduğunu belirten Demirtaş, “2009 yılında 289,4 milyon dolar olan Türkiye ayakkabı ihracatı, 2016 yılını 704,1 milyon dolar ihracat ile kapattı. Türk ayakkabı sektörü, Rusya ve İtalya gibi ayakkabı ve deri pazarının güçlü aktörlerine kafa tutacak pozisyona geldi. Ancak hala ihracat yoğun olarak yapılmıyor. Dünya ayakkabı ihracatı içinde Türkiye’nin payının yüzde 0,49 olması, yoğunlukla yurt içine mal verildiğini gösteriyor. 2009 yılında 539,4 milyon dolar olan ayakkabı ithalatı ise 2016 yılında 734,3 milyon dolara ulaştı” dedi.

    Hedef İzmir’den 100 milyon dolarlık ayakkabı ihracatı

    Türkiye’nin ayakkabı sektöründe dış ticaret açısından eksi verdiğini belirten Demirtaş, İzmir’de ise tam tersi bur durum olduğunu söyledi. İzmir’in, Türkiye ayakkabı ihracatının yüzde 4,9’unu tek başına üstlendiğine dikkat çeken Demirtaş, “İzmir’de ayakkabı ihracatçısı sayısı 61. Türkiye’nin İstanbul’dan sonra en fazla ayakkabı ihracatı yapan firması kentimizde yer alıyor. İzmir’deki ihracatçı sayısının 4 bin 627 olduğu dikkate alındığında, İzmir’deki ihracatçıların yaklaşık yüzde 1,3’ü ayakkabı sektörü ihracatı yapıyor. İzmir ayakkabı ihracatı 2009 yılında 19,6 milyon dolar iken 2016 yılında 34,6 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde ayakkabı ithalatı ise 16,6 milyon dolardan 10,1 milyon dolara düştü. İzmir’de ayakkabı sektörü 2016 yılında 24,5 milyon dolarlık bir dış ticaret fazlası verdi” diye konuştu.

    “En az yüzde 1 pay almalı”

    Bu gelişimin temelinde Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesinin kuruluşunun olduğunu belirten Demirtaş, devamında Oda olarak sektöre büyük destek verdiklerini söyledi. Eğitim, fuar, ur-ge teşvikleri ile pek çok Oda üyesinin ilk defa ihracat yapmaya başladığını belirten Demirtaş, özellikle İzmir’de düzenlenen Shoexpo Fuarı’na büyük destek verdiklerini ve alıcılar ile İzmirli üreticileri buluşturduklarını söyledi. Demirtaş, “Üyelerimiz artık moda ve tasarımın önemini kavradı. İzmir Ekonomi Üniversitesinde yetişen tasarımcılar ile de onlara destek veriyoruz. Ayakkabı Meslek Komitemiz de sektörün gelişimi için yoğun bir çalışma içinde. Türkiye ayakkabı üretiminin merkezlerinden birisi olan İzmir’de ayakkabı sektörünün daha da büyümesi için dış ticaret rakamları mutlaka daha yukarılara taşınmalı. Türkiye, dünya ayakkabı pazarından en az yüzde 1 pay almalı. Biz de İzmir olarak, bu pastadan en yüksek payı almalıyız. Yüksek oranda yerli imalatı yapan ayakkabı sektörü, Türkiye genelinde 1 milyar dolar, İzmir’de ise 100 milyon dolar ihracat barajını kısa zamanda aşma hedefine odaklanmalı ve ben bu hedefe ulaşılacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • İnsanların yüzde 90’nından fazlası baş ağrısı çekiyor

    Özel Medical Park Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Nörolojisi Doç. Dr. Sedat Işıkay, insanların yüzde 90’nından fazlasının ömrü boyunca en az bir kez baş ağrısı çektiğini belirterek, uyarılarda bulundu.

    Doç. Dr. Sedat Işıkay, baş ağrısının toplumda neredeyse herkesin sık yaşadığı ağrı türlerinden birisi olduğunu belirtti. Işıkay, “Etkilediği bireyde rahatsızlık, günlük aktivitelerinin olumsuz etkilenmesine neden olur. İnsanların yüzde 90’nından fazlası ömrü boyunca en az bir kez baş ağrısından etkilenmektedir” dedi.

    En yaygın görülen baş ağrılarından birinin migrenin neden olduğu baş ağrısı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Işıkay, “Ülkemizde her beş kadından ve on erkekten birinde migren baş ağrısı vardır. Migren baş ağrısı 4-72 saat süren ataklar halinde kendini gösteren, yineleyici baş ağrısı bozukluğudur. Tek yanlı yerleşim, zonklayıcı nitelik, orta veya şiddetli düzeyde ağrı, ağrıda günlük fiziksel aktiviteyle artış, bulantı ve/veya ışıktan rahatsız olma (fotofobi) ve sesten rahatsız olma (fonofobi) ile birliktelik tipik özellikleridir. Migren tedavisi, tanının hastaya açıklanması ve hastalığın yönetimi konusunda hastanın işbirliğinin sağlanmasıyla başlar. Uykunun düzenlenmesi, düzenli egzersiz, düzenli beslenme, aşırı alkol ve kafein alımını sınırlama, ağrı kesicilerin akılcı kullanımı gibi önlemler pek çok hastanın atak sayısını anlamlı düzeyde azaltır. Migren atağı başlangıcında sessiz, ışığı az bir odada uyumak yararlı olabilmektedir. Migrenin ilaç tedavisi, akut atakların sonlandırılması veya önleyici (profilaktik) tedavi olarak iki düzeyde ele alınır. Baş ağrısı güncesinin değerlendirilmesinden sonra hastanın yaşamını belirgin derecede etkileyen atakların varlığı durumunda önleyici tedaviye hasta ile birlikte karar verilir. Pek çok hasta için önleyici tedaviye karar verme sınırı, aydan üçten çok atak geçirilmesidir” dedi.

    “Her baş ağrısı migren olmayabilir”

    Işıkay, her baş ağrısının migren olmayabileceğini ifade ederek, geçmeyen baş ağrılarının ciddi bir hastalığın bulgusu da olabileceğini kaydetti. Baş ağrısı olan kişilerde baş ağrısı ile birlikte bazı şikayetlerin tehlike işareti olabileceğini anlatan Sedat Işıkay, bağ ağrısı ile görülebilecek şikayetler hakkında ise şu bilgileri verdi:

    “Baş ağrısının orta yaşın üzerinde başlaması, baş ağrısının şiddetli olması, baş ağrısı hastasında ilerleyici kötüleşme, baş ağrısının ani başlaması, baş ağrısının fiziksel aktivite sırasında başlaması, baş ağrısının özelliklerinde anlamlı değişim, ateşle birlikte açıklanamayan baş ağrısı, sistemik belirtilerle (bulantı, kusma, çift görme, zayıflama, gece terlemeleri) birlikte baş ağrısı, şiddetli hipertansiyonla birlikte baş ağrısı, sabah erken saatlerde en kötü olan baş ağrısı, her zaman aynı tarafta olan baş ağrısı, nörolojik bulgularla birlikte baş ağrısı, travma ile yakın zamansal ilişki içinde başlayan baş ağrısı, öksürme, ıkınma veya öne eğilmekle baş ağrısında artış olması, çocukluk çağında açıklanamayan baş ağrısı olması ciddi bir hastalığın işaretleri olabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı dikkate alınmalı, bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.”

  • Danimarka’da vatandaşlık sınavına girenlerin yarıdan fazlası başarısız oldu

    Danimarka’da vatandaşlık sınavına girenlerin yarısından fazlası başarısız oldu.

    Danimarka vatandaşlığına geçmek için gerekli olan şartlardan biri olan vatandaşlık sınavına girenlerin yarısından fazlası başarılı olamadı. 40 soru sorulan ve çoktan seçmeli test şeklinde hazırlanan sınava giren 3 bin 500 kişiden yüzde 49,8’i başarılı olabildi. Sınava katılanların 40 sorudan 32’sini doğru cevaplamaları gerekiyordu.

    Uzmanlar sınavın çok zor olduğunu belirtirken, Uyum Bakanı İnger Stöjberg sınavın amacına uygun olarak hazırlandığını, Danimarka vatandaşı olmak isteyen kişilerin de sınavda sorulan bilgilere sahip olmalarının beklendiğini, sınavda başarılı olamayanların Danimarka vatandaşlığına hazır olmadıklarının ortaya çıktığını söyledi.

  • İnci GS Yuasa’ya ’Kontenjan Fazlası En Çok Engelli İstihdamı Sağlayan İşletme Ödülü’ verildi

    İnci GS Yuasa engelli istihdamı konusunda gösterdiği çalışmalarından ötürü ’2016 Yılı Kontenjan Fazlası En Çok Engelli İstihdamı Sağlayan İşletme Ödülü’ verildi.

    İnci Holding ve GS Yuasa iştiraki İnci GS Yuasa, 10’uncu ’İstihdam’da Buluşma Günleri’ nedeniyle düzenlenen törende ’2016 yılı kontenjan fazlası en çok engelli istihdamı sağlayan işletme Ödülü’ne layık görüldü.

    İnci GS Yuasa’dan yapılan açıklamada engelli istihdamı koşullarını başarıyla tamamladıklarını belirterek kendi bünyesindeki engelli çalışan oranını İŞKUR’un belirlediği kotayı aşarak yüzde 4’e yükseltti. Ödülü İnci GS Yuasa İK Müdürü Selen Erensoy, Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü Sinan Aktaş’ın elinden aldı. Erensoy, İnci GS Yuasa olarak istihdama katkının yanı sıra sosyal sorumluluk anlamında engelli istihdamında ki hassasiyetlerinin ve yaklaşımlarının altını çizdi.

    Erensoy, “Her türlü engeli aşmaya hazırız. Resmi kontenjanın üzerine çıkan istihdam oranımız tesadüf değil, bilinçle uyguladığımız ve gurur duyduğumuz bu politikanın tüm şirketlere örnek olmasını diliyoruz” dedi.