Etiket: faturası

  • Elektrik faturası, 8 bin 844 TL gelen esnaf çözüm istiyor

    Bingöl’de daha önce 4 bin TL civarında gelen elektrik faturasının son ayda 8 bin 844 TL gelmesi nedeniyle şok yaşayan kafe işletmecisi Servet Ayik, bu konuda ilgililerin konuya el atmasını istedi.

    Bingöl’de Fırat EPŞAŞ tarafından çıkarılan Kasım ayına ait elektrik faturası kentte zaman zaman tepkiye neden oluyor. Daha önce elektrik dağıtım şirketine tepki amaçlı elektriklerini 1 dakikalığına kapatan ve durumu sosyal medyada paylaşan vatandaşlar, yüzde 70-80’i bulan artışların önüne geçilmesini istedi. Şehir merkezinde kafe işletmeciliği yapan Servet Ayik’ında bir önceki ay faturası 4 bin 183 TL gelirken, Kasım ayı faturasının 8 bin 844 Tl olarak geldiğini belirterek bu artışa çözüm bulunmasını istedi.

    Geçmiş aylarda klima çalışmasına rağmen elektrik faturasının bu kadar yüksek gelmediğini ancak son iki ayda gelen faturanın bir hayli yüksek olduğunu belirten Ayik, bu şekilde devam etmesi halinde kendisi ile birlikte birkaç işletmenin kilit vuracağını söyledi.

    Ayik, “Bingöl’de kafe işletmeciliği yapıyorum ancak bundan sonra onu da yapamayacağız. Kazandığımızdan fazlasını elektrik idaresine veriyoruz. Arkadaşlar gelsin anahtarı teslim edelim, bu saatten sonra kendileri işletsinler. Elektrikli ısıtıcılar devreye girmeden bile ödemediğim fatura 8 bin 850 lira ve kış aylarını düşünemiyorum bile. Muhtemelen 14-15 bin lira gibi bir fatura gelecek. Maliyetlerini kaldıramıyoruz bu şekilde. Arkadaşlar bize öyle bir fatura kesiyor ki, bin 750 lira dağıtım bedeli alıyorlar. Özel jet ile mi, taksi ile mi getirdiniz bu elektrik hizmetini. Bizde, bundan sonra masalara çay götürdüğümüz zaman çay ücretini ayrı hizmetini ayrı mı yazalım adisyonlarımıza. Bana bir malı satıyorsun, sattığın malın bedelini benden alıyorsun ve o malı bana getirdiğinde hizmet bedelini de kesiyorsun. Fatura da yazan dip kullanma tutarım 4 bin lira civarında, faturalar dağıtım bedelleriyle, dolaylı vergilerle 8 bin 850 liraya çıkarılıyor. Ne kazanıyorsun ki buna ekstra 4 bin lira daha verelim. Birileri bu soyguna dur desin artık. AKSA Bingöl’de vatandaşı soyuyor herkeste sessiz. Biz tükendik artık kaldıramıyoruz bu durumu” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Yaşanan sorundan dolayı hükümetin ve milletvekillerinin çözüm bulması için çağrıda bulunan Ayik, “Hükümetin, milletvekillerinin bu duruma bir el atması gerekiyor. Mağdur olan sadece ben değilim şehrin genelinde bu sorun var ve herkes mağduriyet yaşıyor. Hatta sosyal medya bu tepkiler sitemden çok dalga konusu da olmaya başladı. Yetkililerin bu duruma el atması gerekiyor aksi halde benzer birçok işletme kapısına kilit vuracak. Bu sorun sadece Bingöl’de mi, ülke genelinde mi bilmiyorum ama özelde Bingöl’de ciddi bir sorun var. Hükümetin konuya duyarlılık gösterip çözüme kavuşturmasını rica ediyorum” diye konuştu.

    Firma yetkilileri ise konuyla ilgili, fiyatların artışı ile ilgili belirleyici bir unsur olmadığını söyledi.

  • MEPAŞ’tan elektrik faturası ödemelerinde yüzde 5 indirim avantajı

    Meram Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi (MEPAŞ), özel bir banka ile gerçekleştirdiği işbirliği kapsamında 150 liraya kadar olan elektrik faturalarında yüzde 5 daha az ödeme avantajı sağlıyor.

    MEPAŞ ile özel bir banka arasında elektrik faturasını fastPay uygulaması üzerinden ödeyen tüketicilere yüzde 5 daha az ödeme avantajı sağlayacak bir protokol imzalandı. MEPAŞ ile banka arasındaki işbirliği protokolünün imza töreni, MEPAŞ Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Yapılan iş birliği kapsamında müşteriler, 150 liraya kadar mevcut fatura tutarını fastPay aracılığıyla ödemeleri durumunda hem yüzde 5 daha az ödeme hem de sıfır komisyon avantajından yararlanabiliyor. Söz konusu indirim tutarı kullanıcının fastPay bakiyesine yükleniyor. Anlaşmalı banka müşterisi olmayan kullanıcılar, diledikleri kredi kartını fastPay’e bağlayarak bu avantajdan yararlanabiliyor. Halihazırda fastPay’i olmayan kullanıcılar ise uygulamayı indirerek avantajlardan faydalanabiliyor.

    150 liraya kadar olan elektrik faturalarında yüzde 5 indirim

    İşbirliği protokolünün imzalanmasının ardından açıklamalarda bulunan MEPAŞ Genel Müdürü İlker Arslanargun, anlaşmanın tüm müşterilere hayırlı olmasını dileyerek, “Biz teknolojik ve sektörümüzdeki gelişmeleri yakından takip ederek müşterilerimize bu hizmetleri anında sunma hedefinde olan bir şirketiz. FastPay’in 150 TL’ye kadar olan elektrik faturalarında yüzde 5 indirim sağlayan bu uygulamasıyla da müşterilerimize parasal açıdan bir tasarruf salama imkanı sunmanın mutluluğu içerisindeyiz. FastPay ile ve Denizbank’la olan müşterilerimize tasarruf sağlayacak yöndeki çalışmalarımız inşallah artarak devam edecektir. Biz müşterilerimize teknolojik altyapı sunarak zamandan, mekandan ve en önemlisi paradan tasarruf etmelerini sağlayacak imkanları sunmayı ilke edindik. Biliyorsunuz bu yıl içerisinde çağrı merkezinden abonelik ve bir, iki hafta içerisinde devreye girecek olan e-devlet üzerinden abonelik uygulamaları bunların en son çıkan durumlardı. Bunlara fastPay ile olan anlaşmayı da eklediğimiz için çok mutluyuz. İnşallah müşterilerimiz için hayırlı olur” şeklinde konuştu.

    Başka banka kredi kartları da kampanyadan faydalanabiliyor

    Bankanın Elektronik Para ve Ödeme Sistemleri Grup Müdürü Lütfi Akbulut ise, “2017 başında elektrik faturalarında yaptığımız yüzde 5’lik kampanyayla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) mevzuatı gereği kredi kartlarına komisyonsuz fatura tahsilatı imkanı sunarak vatandaşlarımıza hem elektrik kurum müşterileri hem de bankamız müşterisi olmasa dahi fastPay kullanıcılarının imkanına sunduk. Tabii ciddi de bir taleple karşılaştık. Bu kadar talepten dolayı da ben şahsım ve bankam adına çok mutluyum. İnşallah başta Konya olmak üzere MEPAŞ bölgesindeki illerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Program hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

  • Başkan Başaraner; “Krizin faturası işçiye kesilemez”

    DİSK Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Suat Başaraner, “Biz DİSK olarak krizin faturasının işçi sınıfına ve yüzde 99’a kesilmemesi için diğer tüm emek güçleriyle beraber mücadeleyi yükselteceğiz” dedi.

    DİSK Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Suat Başaraner, Türkiye’de yaşanan krizin faturasının işçiye yüklendiğini ifade ederek, “Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Türkiye’nin ekonomik gelişmesi diye dışarıya sunulan şey işçi sınıfı için bir cehennem oluşturmuştur. Bedel ödeyen sadece işçi sınıfı değil. Şirketlerin büyük vurgunlarının bedelleri arasında yağmalanan doğa ve yok edilen tarihsel miras da vardır. Biz DİSK olarak krizin faturasının işçi sınıfına ve yüzde 99’a kesilmemesi için diğer tüm emek güçleriyle beraber mücadeleyi yükselteceğiz” dedi.

  • Küresel afetlerin 6 aylık faturası 45 milyar dolar

    Küresel ısınmanın da etkisiyle dünya genelinde doğal afetler giderek artıyor. Açıklanan doğal afet raporuna göre 2018’in ilk altı ayında gerçekleşen doğal afet sayısı geçtiğimiz 18 yılın ortalamasını geride bırakırken, doğal afet kaynaklı ekonomik kayıplar ise dünya çapında 45 milyar dolara ulaştı.

    Doğal afetler dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden olurken, ülke ekonomilerinde de dev kayıpları beraberinde getiriyor. Aon’un ‘Küresel Felaket Raporu: 2018 İlk Yarı Yıl’ çalışmasına göre, yılın ilk yarısında doğal afetler dünya çapında 45 milyar dolar ekonomik kayba neden oldu. Sigorta ödemelerinin ise yılın ilk 6 ayında 21 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.

    Milyar dolarlık 15 doğal afetin 14’ü iklim kaynaklı

    Rapora göre, 2018’in ilk altı ayında 156 adet doğal afet meydana gelirken, bu rakam 18 yılın ortalama doğal afet sayısını (142 adet) geride bıraktı. Söz konusu dönemde doğal afetler 2 bin 153 can kaybına yol açarken, 892 can kaybı sel felaketleri nedeniyle gerçekleşti. Doğal afetlerin ekonomik etkileri detaylı incelendiğinde de 10 milyar doların üzerinde ekonomik zarara sebep olan herhangi bir ‘mega felaket’ gerçekleşmemesine karşın, milyar dolarlık kayba yol açan 15 doğal afetin 14’ünün iklim kaynaklı, 1 tanesinin ise deprem kaynaklı olduğu raporda yer buldu. Bu 15 felaketin 6’sı Amerika Birleşik Devletleri’nde, 4 tanesi Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde, 1 tanesi de Kuzey, Orta ve Güney Amerika Kıtası ülkelerinde gerçekleşti.

    “Kayıplar yönetilebilir boyutta”

    Aon Risk Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tevfik Erdengi, küresel afetlerden meydana gelen kayıpların yönetilebilir boyutlarda gerçekleştiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “2018’in ilk altı ayı dünya çapında tek başına milyar dolarlık ekonomik kayba yol açan geniş çaplı felaketlere tanık oldu. Ancak kayıplar sigorta/reasürans sektörü için büyük oranda yönetilebilir boyutlarda gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl, insani ve maddi maliyet perspektifinden bakıldığında tek başına bir olayın yılın tüm gidişatını değiştirebileceğini ortaya koydu. Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olayların olası etkilerini azaltmaya yardımcı olacak şekilde şirketlerin kendi risk düzeylerini saptama ve bunun farkında olmaları önemli bir kazanım olacak.”

    Rapor, doğal afet kaynaklı sigortalanmış kayıpların ise geçtiğimiz 18 yıllık ortalamanın genel olarak altında olduğunu gösteriyor. Coğrafi dağılım özelinde Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin (EMEA) ve Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinin belirtilen dönem için kendi ortalamalarının üzerinde olduğu görülüyor.

  • Ekmekteki rekabetin faturası işçiye kesiliyor

    İzmir’de, bazı zincir marketlerin ekmek fiyatını 75 kuruş yapması, fırın işçilerinin işsiz kalmasına neden oldu. İzmir Fırın İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Memet Deniz, bazı fırınların yükselen üretim maliyetini gerekçe göstererek, işten çıkarttığı fırın işçilerinin mağdur olduğunu belirtti.

    İzmir’in birçok mahallesinde bulunan bazı zincir marketlerin ekmek fiyatını 75 Kuruş yapması rekabetin başlamasına neden oldu. Bunun üzerine, fırın sahipleri artan ekmek üretimi maliyetini işçileri işten çıkararak telafi etme yolunu seçti.

    Fırın işçilerinin işsiz kalmasına tepki gösteren İzmir Fırın İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri, dün akşam saatlerinde dernek merkezinde bir araya gelerek toplantı yaptı. Dernek Başkanı Memet Deniz yaptığı açıklamada, “Bizler verilmeyen haklarımızı aramak ve birlik beraberliğimizi tesis etmek için derneğimizi kurduk ancak son zamanlarda haklarımızı almak bir yana çalışan arkadaşlarımızın işten çıkarılmasıyla karşı karşıya kaldık. İzmir’de bulunan bazı firmalar, zincir market furyalarına kapılarak ekmek fiyatlarını düşürdü. Ekmek fiyatının düşüşü her yönden işçi kardeşlerimize yansıyor. Bu yüzden işten çıkarmalar başladı. İşten çıkarılan arkadaşlarımızın mağduriyeti ayrı bir dert, çalışan arkadaşlarımıza fazladan iş yükü verilmesi ayrı bir dert. Biz buradan İzmir Fırın İşçileri Derneği olarak, Fırıncılar Odası Başkanı Necdet Durmuş’u göreve davet ediyoruz. Diyoruz ki Fırıncılar Odası işini yapsın ve bu rekabeti ortadan kaldırsın. Bahsettiğim bu büyük firmalar neredeyse İzmir’in her sokağında var. 75 kuruşa ekmek satıyorlar, bu da dönüp dolaşıp bizim işçilerimize yansıyor. Onun için buna artık bir dur demek istiyoruz. Yaşanan her sorunun kahrını fırın işçisi çekmek zorun değil, yeter artık. Patronlar isterse ekmeği bedava versin ama fırın işçisinin de hakkını gözetsin. Yaşadığı her sıkıntıyı işçisine yansıtan fırınlardan bıktık.’’ dedi.

    ’’Fırın işçisi bir gün para kazanamasa, yarın aç kalır’’

    Zincir marketlerinin kendi ekmeğini üretmeye başladığından dolayı ekmek fiyatını 75 kuruş yaptığını dile getiren Deniz, ’’Bir ekmeğin fiyatı 75 kuruş olduğundan beri yaklaşık 3 gün içerisinde 10 fırın işçisi işsiz kaldı. Bu arkadaşlarımızın aileleri var. 10 kişi neredeyse 50 kişi demek. Dolayısıyla bu sorundan dolayı mağduruz yani, fırın işçileri yevmiye usulü çalışan insanlar. Bir gün para kazanamazsa fırın işçisi, yarın aç kalır. Biz bu yüzden sesimizi duyurmak zorundayız, çünkü biz birbirimize sahip çıkmasak ortada kalacağız.’’ şeklinde konuştu.

    ’’Ucuz ekmek sağlığa zararlı’’

    Ucuz ekmeğin kalitesiz ve sağlığa zararlı olduğunu vurgulayan Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradan halkımıza sesleniyorum; ucuz ekmeği tercih edenler sağlığını riske atıyor. Çünkü ucuz ekmek demek, kalitesiz ekmek demektir. Ucuz ekmek, ekmeğe daha çok katkı malzemesi girmesi demektir. Vatandaşlarımız sağlığını düşünüyorsa, ekmeği direk fırınlardan almalıdır. İnsanlar ucuz ekmeği tercih ederek kazançlı olmuyor, aksine sağlık açısından zarara uğruyorlar. Ayrıca, şunu belirtmek isterim ki ucuz ekmeğin tercih edilmesi fırın işçilerini işsiz kalmasına neden oluyor. Kimse sormuyor ki senin çocukların ne yer ne yapar, nasıl geçiniyorsun? Fırın sahipleri işine gelmediği zaman direk işten çıkartabiliyor. Bizler insanız, bizi işten çıkartmadan önce bizim insan olduğumuzu göz önünde bulundursunlar. İşten çıkartmadan önce bakmakla yükümlü olduğumuz insanlar ve ödememiz gerek borçlarımız olduğunu bilsinler bunları düşünsünler.”