Etiket: Farkı

  • TÜBİTAK Enerjili Araç Yarışları’nda “Aydın” farkı

    İstanbul Aydın Üniversitesi ekibi, TÜBİTAK’ın düzenlediği 13’üncü Uluslararası Elektromobil, Batarya Elektrik Enerjili Araç Yarışları’nda üçüncü olarak dereceye giren tek vakıf üniversitesi oldu.

    “Bilgiyi inovatif yaklaşımlarla ürüne dönüştürerek ekonomiye katma değer sağlama” misyonuyla hareket eden İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ), bu alandaki başarılarına bir yenisini daha ekledi.

    Derece alan tek vakıf üniversitesi

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) bu yıl 13’üncü defa düzenlediği “Uluslararası Elektromobil, Batarya Elektrik Enerjili Araç Yarışları”nda (Efficiency Challenge Electric Vehicle) üçüncü olarak bronz madalya kazanan İAÜ ekibi, yarışmada dereceye giren tek vakıf üniversitesi olarak öne çıktı. Yarışmada Çukurova Üniversitesi birinci, İstanbul Üniversitesi ise ikinci oldu.

    Prof. Dr. Zafer Utlu ve Yrd. Doç. Dr. Behiye Yüksel önderliğinde “Elektro-Aydın-AURO” ve “Elektro-Aydın-NOVA” adlı araçlarla katılan İAÜ ekibi, 49 aracın katıldığı ve 21-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlikte, teknik performans ve ön eleme turları sonucunda 31 araçla birlikte finallere kaldı. Final yarışında Elektro-Aydın-AURO aracı üçüncülük kürsüsüne çıkarken, Elektro-Aydın-NOVA aracı ise beşinci oldu. İzmit’teki Körfez pistinde gerçekleştirilen ve altı gün süren yarışlarda İstanbul Aydın Üniversitesi, aldığı derece ile geçen yılki başarısını da yükseltmiş oldu.

    Amaç alternatif enerjiye özendirmek

    TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından organize edilen Elektromobil, Batarya Elektrik Enerjili Araç Yarışları ve TÜBİTAK Hidromobil, Hidrojen Enerjili Araç Yarışları; alternatif enerji kaynakları konusunda kamuoyunda farkındalığı yükseltmek, alternatif enerji teknolojilerinin yaygın kullanımı için gerekli beyin gücü ve bilgi birikiminin oluşmasını sağlamak, üniversite öğrencilerini teorik bilgilerini takım çalışmasıyla başta elektrik ve hidrojen olmak üzere, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışacak ürünler ortaya koymaya özendirmek amaçlarını taşıyor.

    Toplam 18 kişiden oluşan İAÜ ekibinde, ekip danışmanları Prof. Dr. Zafer Utlu ve Yrd. Doç. Dr. Behiye Yüksel’den başka, üniversitenin Psikoloji, Makine, Elektrik-Elektronik ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencilerinden şu isimler yer aldı: Barış İldaş (Kaptan), Mustafa Akbulut (elektrik Takım Kaptanı ve Sürücü), Abuzer Paşahan (Sürücü), Asuman Ateş (Sponsorluk Takım Kaptanı), Fethi Yalçıner (Mekanik Takım Kaptanı), Tuna Mutlu, Koray Yıldız, Taha Hazar, Efe Cerit, Mustafa Kara, Berk Ayduğan, Pınar Demirel, Damla Özyaşamış, Burak Yapıcı, Fatih Mahmutoğulları, Melih Sulak ve Çağla Özyaşamış.

  • Fındık bahçelerinde damla sulama farkı

    Karadeniz’de fındık hasadının yoğunlaştığı son günlerde havaların yağışsız ve güneşli geçmesinin de etkisiyle, bahçelerde susuzluğa dayalı yaşanan sıkıntılar kendini belirgin bir şekilde gösteriyor.

    Bilim adamları, susuzluğun fındıkta beslenmeyi ve verimi olumsuz etkilediğini, ayrıca bitkide stres oluşturduğunu belirtirken, damla sulama yönteminin kullanıldığı bahçelerde bu sorunların gözlenmediğini belirtti. Bilim insanları özellikle damla su sistemi ile donatılmış bahçelerde bu durumun açıkça ortaya çıktığını kaydetti.

    Türkiye’de 5 yıldan bu yana uygulanan ‘Değerli Tarım Uygulamaları Projesi’ni uygulayan İtalyan Ferrero firması Değerli Tarım Zirai İşler Müdürü Gökhan Arıkoğlu, yağışların düzenli ve yetersiz olmasının fındık ürününde kayıplara ve randıman düşüklüğüne neden olduğunu belirterek, Sakarya, Düzce, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’daki 7 ayrı bahçeye damla sulama bibtemi kurduklarını belirtti.

    Ordu’nun Altınordu ilçesinin Turnasuyu mevkiinde Sabri Engin’e ait 1 dönümlük bahçenin dron ile yüksekten çekilmiş fotoğrafını göstererek açıklamalarını sürdüren Gökhan Arıkoğlu, daha az iş gücü ve su kullanılan damla sulama yöntemiyle aynı zamanda ilaçlama ve gübrelemenin de süratli bir şekilde yapılabildiğine dikkat çekerek, “Sistemin farkını damla sulama yapılan bahçelerle, hemen yanı başındakilere göz attığınızda fark edebiliyorsunuz. Bunu fotoğrafla çok daha net görebiliyorsunuz” dedi.

    Arıkoğlu, bahçelerinde damla sulama sistemini kurmak isteyenlere Ferrero olarak bilgi desteği verdiklerini, devletin de çeşitli şekillerde sisteme teşvikler uyguladığını sözlerine ekledi.

  • Saç ekiminde İstanbul farkı

    Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, İstanbul’un son yılların en cazibe sağlık turizmi şehri olduğunu belirterek, bunun başında ise saç ekiminin birinci sırada geldiğini belirtti.

    Hairestetik Turkey Saç Ekimi Merkezinden Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, “İstanbul son yılların en cazibe sağlık turizmi şehri oldu. Bunun başında ise saç ekimi birinci sırada gelmektedir. Saç ekimi için Yurt dışından gelen bir turist hem kültür turu yapıyor, hem tedavilerini gerçekleştiriyor hem de tarihi yarım adanın o büyüleyici atmosferini gezerek tatil imkânlarını değerlendiriyor” diye konuştu.

    Bunun yanı sıra İstanbul’un civarındaki Sapanca ve Kartepe gibi bölgeler, saç ekimi için İstanbul’a gelen hastaları tatil anlamında cezbettiğini söyleyen Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, “Tedavisini yaptıran hastalar bir hafta daha İstanbul’da kalıp tatil yapıyorlar. Son yıllarda artan yabancı turist sayısı bu anlamda İstanbul’un potansiyelini kanıtladı. İstanbul’un, hasta bakım kalitesi ve organizasyon yönetimi konusunda akredite olmuş sağlık kuruluşu sayısıyla dünyada ikinci sırada yer almaktadır. İstanbul’un saç ekiminde cazibe merkezi haline gelmesinde ki sebep Özel hastanelerin hem fiziki hem de teknolojik olarak Avrupa standartlarını taşıyor olmasıdır. Son 10 yılda saç ekimi konusunda İstanbul’un gelmiş olduğu nokta, coğrafi ve stratejik konumu, iklim ve hizmet kalitesi ile birlikte, 4 saatlik uçuş mesafesindeki, 1.5 milyar insan potansiyeli ile ülkemiz dünyada sektörün parlayan yıldızı olarak gösteriliyor.” diye konuştu.

  • Burunda cinsiyet farkı önemli detay

    Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op Dr Bahadır Baykal, burunda cinsiyet farkının önemli bir detay olduğunu belirtti.

    Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op Dr Bahadır Baykal, genel anlamda, rinoplastide uygulanan cerrahi teknikler kadın ve erkek hastalarda aynı olmakla birlikte estetik açıdan hedeflerde farklılıklar mevcut olduğunu belirterek, “Erkek yüzü daha güçlü, köşeli özelliklere sahipken, kadınların daha yuvarlak yüz şekli , daha kıvrımlı yüz çizgileri mevcuttur. İdeal kadın ve erkek burunları ile ilgili sayısız farklılıklardan bahsedilebilinir. Erkekler genellikle düz, dışbükey, daha büyük ve geniş burna sahipken, kadınlar daha içbükey ve küçük burunlara sahiptirler” dedi.

    Son dönemde yapılan bilimsel çalışmaların ideal kadın burnunda 106 derecelik bir eğimin burun için optimum açı olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Op Dr Bahadır Baykal, “Oldukça uzun zamandır ideal kadın burnu tanımı kozmetik cerrahi otoriteleri tarafından çalışılmış ve pek çok farklı girişim olmuştur. Yapılan son araştırmaya göre, Cambridge Düşes’i Kate ve Jessica Biel “ ideal “olan “mükemmel” burna sahipler. Üst dudakla burun ucunun yaptığı açının 106 derece olması feminen görüntü oluşmasını sağlar. Üst dudakla burun ucunun yaptığı açının 90 dereceden az olması halinde daha uzun görünen maskülen bir burun ve yüz görüntüsü oluşur” diye konuştu.

    Burun estetiğinin tüm dünyada en fazla yapılan estetik ameliyatlardan biri olduğunu ifade eden Op Dr Bahadır Baykal, daha sonra şunları söyledi; “Her yıl, binlerce kadın hasta estetik açıdan kendini daha iyi ve daha güzel görmek adına kozmetik imkanlar içerisinde belli bir arayışa girer. Genellikle kadın hastalarımızda, burun şekillerinden kaynaklanan deformitiler ve burun şeklinin yüze uyumsuz ve orantısız olması memnuniyetsizlik yaratmaktadır.

    Burun estetiği ameliyatı sosyal ve psikolojik olarak kişilerin hayatlarında önemli bir rol oynar. Özellikle kadın hastalarımız, burun estetiği ameliyatından sonra kendilerine güvenlerinin arttığı, daha istikrarlı bir duygusal huzura sahip olduklarını dile getirmişlerdir. Hatta bazı bayan hastalarımız , rinoplasti başarısını hayatlarının değişmesine sebep olan bir deneyim olarak gördüklerini belirtmişlerdir.

    Bazı kadın hastalarımız, burun fonskiyonlarının tam olarak çalışması ve küçük kusurlarının düzeltilmesi için rinoplasti prosedürlerinden faydalanırken, önemli çoğunluk için baslıca sebep tamamen estetik kaygıdır.Burun estetiği ameliyatları tamamen kişiye özeldir. Her burnun doğası birbirinden farklıdır. Bu nedenle ameliyatı yapacak olan cerrahın seçimi çok önemlidir. Özellikle kadın hastalarımızda yüze doğal ve yumuşak bir görünüm verebilmek için hekimin sanatsal yetenekleri ve cerrahi becerileri oldukça önemlidir. Feminen özelliklerinizi geliştirecek, yüzünüzün doğal görünmesini sağlayacak ve nüansları iyi ve dogru anlayan bir cerrah, ameliyatın başarı oranını yükseltecektir.Bir cerrah olarak kadın hastalarımızın burun estetiği ameliyatlarında benim için hedef; güzel, doğal ve yumuşak bir ifade oluşturmak, yüze denge ve simetri getirebilmektir.

    Burun yüzün en belirgin özelliğidir ve şekil olarak yüzle orantılı değilse , makyaj miktarı ne olursa olsun bir fark yaratmayacaktır. Kişinin yüzündeki dengede burun, önemli bir rol oynar ve rinoplastide, bu dengeyi oluşturmak ve geliştirmek için yapılan bir uygulamadır.

    Genel olarak kadın burunları, yuvarlak uçlu, daha rafine , ince ve dardır. Bunun tersi olduğu durumlarda, yani burnun daha büyük, daha geniş, köşeli olduğu yüzlerde maskülen ve dengesiz bir yüz ifadesi mevcuttur. Rinoplasti ile hedeflenen yüze feminen ifadenin kazandırılmasıdır.”

  • Eğitimde Erzurum farkı

    İllere ve eğitim seviyesine göre okullaşma oranı, 2016/2017 sonuçları açıklandı. Erzurum’da okullaşma oranı brüt olarak ilkokul düzeyinde yüzde 98.2, ortaokulda yüzde 106.9, ortaöğretim düzeyinde de yüzde 95.5 oldu. Net olarak ise ilkokul düzeyinde yüzde 92.4, ortaokulda yüzde 95.4, ortaöğretim düzeyinde yüzde 72.6 olarak kaydedildi.

    Net veriler ve Erzurum

    Erzurum’da net olarak erkekler bazında okullaşma oranı ilkokul düzeyinde yüzde 92.5, ortaokul seviyesinde yüzde 95.0, ortaöğretim seviyesinde ise yüzde 73.8 olarak kaydedildi. Kız öğrenciler bazında okullaşma oranı da ilkokul düzeyinde yüzde 92.3, ortaokul seviyesinde yüzde 95.8, ortaöğretim seviyesinde ise yüzde 71.4 olarak bildirildi.

    Brüt veriler ve Erzurum

    Erzurum’da brüt olarak erkekler bazında okullaşma oranı ilkokul düzeyinde yüzde 98.2, ortaokul seviyesinde yüzde 105.3, ortaöğretim seviyesinde ise yüzde 100,5 olarak açıklandı. Kız öğrenciler bazında brüt okullaşma oranı da ilkokul düzeyinde yüzde 98.3, ortaokul seviyesinde yüzde 108.5, ortaöğretim seviyesinde ise yüzde 90.3 olarak aktarıldı.