Etiket: Fantezi

  • Fantezi müziğin dev ismi Cengiz Kurtoğlu Ataşehir’de

    Fantezi müziğin dev ismi Cengiz Kurtoğlu Ataşehir’de hayranlarıyla buluşacak.

    Ataşehir’deki Watergarden İstanbul’da konser maratonu fantezi müziğin en güçlü isimlerinden Cengiz Kurtoğlu ile devam ediyor. Her hafta yoğun katılımla gerçekleşen konser maratonunda Havuz Sahne’nin bu haftaki konuğu Cengiz Kurtoğlu olacak. Geçmişten günümüze en sevilen şarkılarını havuz içerisine kurulan sahnede seslendirecek olan Cengiz Kurtoğlu’na su, ateş ve lazer gösterileri eşlik edecek. Cumartesi günü 20.00’de başlayacak konser tüm ziyaretçilere ücretsiz olacak.

  • Fantezi müziğin sevilen ismi Ömer Danış’tan yeni albüm müjdesi

    Fantezi müziğin sevilen ismi Ömer Danış, yeni albümünün hazırlıklarının sürdüğünü ve kısa sürede piyasaya çıkacağını söyledi.

    Ömer Danış, yeni albüm çalışmalarına Ati Müzik Şirketi ile başladı. Fantezi müziğin sevilen ismi, nostalji ve yeni eserlerden oluşan albümde birkaç eserde sürpriz isimlerle de düet yapıyor. 2019’a kadar bitmesi beklenen albümün CD ve plak olarak piyasaya sürüleceği bildirildi. Yeni birçok projeye çalışma ekibiyle başladığını söyleyen Ömer Danış, sürpriz bir televizyon programı hazırlığında olduklarını da sevenlerine müjdeledi.

    İlk albümü “Beni Köyümün Yağmurlarında Yıkasınlar’’ eseriyle gönüllerde taht kuran Ömer Danış’ın Seda Sayan, Bülent Ersoy, Kibariye, Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz gibi sanatçılara verdiği bestelerle 300’e yakın bestesi bulunuyor.

  • Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: “Bu anayasa bir fantezi değildir”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Bu anayasa bir fantezi değildir. Laf olsun diye yapılan bir değişiklik değildir. Türkiye’deki mevcut sistem artık halkı taşımıyor, milleti taşımıyor, milletin hedeflerini taşımıyor. Dolayısıyla bu anayasanın değiştirilmesi gerekiyor” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kastamonu Belediyesi önlüğünde Atatürk Spor Salonunda düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ve Halk Buluşması”na katıldı.

    Referandum gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “İnşallah 16 Nisan Türkiye’nin siyasi tarihi bakımından önemli bir dönüm noktası olacaktır. Devrim niteliğinde bir adım olacaktır. Türkiye yeni hükümet modeliyle birlikte çok daha etkili, çok daha hızlı karar alabilen ve küresel yarışta çok daha güçlü bir şekilde var olabilen bir Türkiye haline gelecek” dedi.

    Halk oylamasında 16 Nisan’da en yüksek oranda ‘evet’ oyu çıkmasıyla Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet modelini onaylamış olacağını ifade eden Kurtulmuş, yeni sistemin şimdiden bereket, iyilik ve güzellik getirmesi temennisinde bulundu.

    Daha evvel 1982 Anayasası’nın 18 kere değiştirildiğini hatırlatan Kurtulmuş, “Şimdi 19’uncusunu değiştiriyoruz. Böylece çok köklü bir değişiklik yapıyoruz. Belki Türkiye’nin 150 yıllık siyasi tarihini en önemli geçiş noktasından geçiyoruz. Bundan sonra eski sistemin bütün hastalıklarını geride bırakıyor, ayaklarımızdaki bütün prangalardan kurtuluyor ve yolumuza devam ediyoruz. Bu anayasa değişikliğini nereden çıktığını soruyorlar. Bu anayasa bir fantezi değildir. Laf olsun diye yapılan bir değişiklik değildir. Türkiye’deki mevcut sistem artık halkı taşımıyor, milleti taşımıyor, milletin hedeflerini taşımıyor. Dolayısıyla bu anayasanın değiştirilmesi gerekiyor. Eski sistemin hastalıkları dolayısıyla değiştirilmesi gerekiyor. 1946 yılında halk, sandıkta başka bir şey söyledi, ülkeyi yöneten vesayet odakları sandıktan CHP’yi çıkardı. Bu bir şike seçimidir. Bunu saymıyorum. 1950 yılından 2017 yılına kadar çok partili bir sistemle yönetiliyoruz” diye konuştu.

    Eski vesayet sistemini yani mevcut sistemin Türkiye’ye getirdiklerinin bir gözden geçirilmesin isteyen Kurtulmuş, “Türkiye’de 67 yılda 5 tane darbe meydana geldi. Bu millete yazık günah değil mi? Bu millet ikide bir darbe tehdidiyle mi hareket edecek. Yetmedi 6-7 tane de darbe teşebbüsü oldu. En son darbe teşebbüsü en son 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüdür, FETÖ ve eşkıya çetesinin ortaya koyduğu ihanettir” şeklinde konuştu.

    Bu esnada salondaki kalabalık tarafından ‘yuh’ çekildi. Kurtulmuş’ta, yuh çeken vatandaşları yönelik, “Çektiğiniz yuhlar buradan Pensilvanya’ya kadar gitsin” dedi.

    Alman istihbaratının başındaki kişinin her şeyi anladığını fakat hain darbe girişiminin FETÖ’nün yaptığına ikna olmadığını belirten Kurtulmuş, “Be densiz adam, 15 Temmuz hain darbe girişimini FETÖ’nün yaptığını anlamanız için 250 şehit yetmedi mi? 250 bin şehit mi vermemiz gerekiyordu. Ama hiç aklınızdan çıkarmayın. Bu millet gerektiğinde İstiklal Harbinde olduğu gibi Şehit Şerife Bacı’nın gösterdiği cesaret gibi aynı bayrağında altında aynı ezanın altında gösterdiği cesaret gibi yine gerekirse 250 bin şehit verir emperyalistleri ve uşaklarını denize döker ve bu memleketten kovar” ifadelerini kullandı.

    Güneş Motel olayını anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

    “Yaşı müsait olanlar bilir. İstanbul’da Yeşilyurt’ta Güneş Motel diye bir otel vardı. O otelde iktidar pazarlıkları yapıldı. Dönemin Adalet Partisinin oyları yetmiyordu, CHP’nin de oyları yetmiyordu hükümet kurmaya, AP’den 11 kişiyi aldılar, para verdiler, çantalar dolusu paralar verdiler ve hükümeti kurdular. Haramla kurulan hükümette hiçbir işe yaramadı ve tepetaklak oldu gitti. Biz, Türkiye’de 65’inci hükümetiz. 94 yılda 65 hükümet kurulmuş, yani 17 ayda bir hükümet değişmiş. Bu millete Allah’tan revamıdır? Köşe başına bir market açsanız 17 ayda ancak ayakları üzerinde durur. 80 milyonluk bir ülkeyi siz 17 aylık hükümetler yöneteceksiniz. Böyle bir şey olamaz. Şimdi 16 Nisan’da sandıklar geliyor, sandık akşamında millet kimi Türkiye’de hükümetin başkanı olarak seçer, Cumhurbaşkanı olarak seçerse o 5 yıl süreyle ülkeyi yönetiyor.”

    Bülent Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer arasında anayasa kitapçığı kavgası çıktığını söyleyen Kurtulmuş, şunları söyledi:

    “Sadece kavga kısmında duruyoruz. Ama 22 banka ve finans kuruluşu iflas etti. Esnaflar dükkan kapattı. Fabrikalar kapandı. Türkiye 580 milyar TL borçlandı dışarıya. Öde Allah öde, 2011’da ancak bitti. Allah’tan reva mı? Şimdi bu dönem geride kalıyor. Bundan sonra sandık geldiği zaman iki sandık gelecek. Birinci sandıkta hükümetin başı kim olacak. Ülkeyi kim yönetecek. Kim Cumhurbaşkanı olacak. Buna karar verilecek. Karar verecek olan millettir. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanını kim olacağına vesayet sistemleri karar veriyordu. Allah’ın izniyle sözde kararda milletin olacaktır, millet beşeri dünyada tek egemen güç haline gelecektir.”

    Timur ile Yıldırım Beyazıt arasında yaşanan savaşa dikkat çeken Kurtulmuş, “Timur’un orduları Anadolu’ya geliyordu. Çok büyük silahları vardı. Kalabalık bir ordu. Yıldırım Beyazıt’ın etrafındakiler diyordu ki sultana. Sultanım, ne yaparsak yapalım, yenemeyiz, bunlar güçlü bir ordu. Anlaşalım. Uzlaşalım. Bütün Anadolu’yu tarumar edecekler. Bunların karşısına çıkmanın bir anlamı yok. Yeni bir anlaşma yaparak paylaşımı birlikte yapalım. Yıldırım Beyazıt ise şu cevabı verir. Diyor ki: ‘Paşalar, ben milletime korkuyu miras bırakmayacağım’ Biz, 15 Temmuz akşamı korkuyu miras bırakmayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a millet olarak minnettarız” dedi.

    Kurtulmuş, “Bu halk, bu millet Cumhurbaşkanını seçmeye devam ettikçe inan ki bu milletin çarşısından pazarından geçmeyen, bu milletin camisiyle mescidiyle ilgisi olmayan, bu milletin tarihini kültürünü bilmeyen, bu milletin dertleriyle dertlenip bu milletin tasasıyla kederlenmeyen hiçbir kimse bu ülkede Cumhurbaşkanı olamayacak” diye konuştu.

    CHP’nin 16 Nisan’da evet çıkması halinde ‘evet’ verenleri İzmir’den denize dökeceklerini dediklerini anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Neresini düzeltelim. Haddini bil, edebini takın. Edepli bir şekilde kenarda otur ve milletten özür dile. Milletin ben size bunu söylemek istemedim. Başka milletlerde denize dökme tabiri yoktur. Ama denize dökme tabiri bizim lügatimizde vardır. İzmir’in şanlı tarihinde vardır. Bu millet emperyalistin ve uşaklarını yeri geldiği zaman denize de döker, 15 Temmuz’da olduğu gibi karşısına yumrukla da geçer, onların karşısında direnir.”

    Konuşmasının ardından Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile AK Parti Kastamonu İl Başkanı Av. Halil Uluay, tablo ile Kastamonu’nun yöresel ürünlerinden oluşan hediye sepeti takdim ettiler.

    Ayrıca Kastamonu Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Furkan Şimşek de, Numan Kurtulmuş’u çizdiği tabloyu Kurtulmuş’a hediye etti.

  • Genç kadın fantezi olsun diye kandırarak bağladığı adamı darp etti

    Samsun’da evli ve 1 çocuk annesi genç kadın, yasak ilişki yaşadığı ve ayrılmak istediği iddia edilen 3 çocuk babası inşaat işçisini fantezi olsun diye kandırarak bağlayıp darp ederek hastanelik etti. Polis, olayla ilgili genç kadın ile kardeşleri ve yeğeni olmak üzere 5 kişiyi gözaltına aldı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Derebahçe Mahallesi’nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, darp edilen evli ve 3 çocuk babası inşaat işçisi E.A.(35) hastaneye kaldırıldı. 112 Acil Servis ekipleri tarafından ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan E.A., ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. E.A.’nın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

    İddiaya göre evli ve 1 çocuk annesi S.Ç. (24), yasak ilişki yaşadığı E.A.’dan ayrılmak istedi ancak E.A. bu istediği kabul etmedi. E.A. tehditle genç kadın ile buluştu. S.Ç., ‘fantezi yapalım’ diye kandırdığı genç adamın ellerini ve gözlerini bağlayıp daha sonra da kemerle boğazını sıkıp sopa ile darp etti. Kadının haber verdiği kardeşleri ve yeğeninin de olay yerine gelerek E.A.’yı darp ettikleri iddia edildi.

    Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekipleri, olayla ilgili S.Ç. adlı kadın ile kardeşleri L.T. (39), O.T. (30), A.T. (19) ve L.T.’nin oğlu H.K.’yi (19) gözaltına aldı. Genç kadın suçunu itiraf ederken, kardeşleri ve yeğeni ise suçlamaları kabul etmeyerek şahsı darp etmediklerini ileri sürdüler. Cinayet Bürosundaki sorguları tamamlanan 5 kişi, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

  • Kurtulmuş: “Anayasa ihtiyacı fantezi değildir”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, anayasa değişikliğinin siyasetin bir numaralı gündem maddesi olduğunu belirterek, “Türkiye’de yeni bir Anayasa ihtiyacı fantezi değildir” dedi.

    Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’ya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti Ordu İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Gözaltına alına HDP’li vekiller hakkında konuşan Kurtulmuş, hukuki sürecin devam ettiğini yaşanan olayların Anayasa’ya ve yasalara uygun olduğunu söyledi. Başkanlık sistemi ve anayasa değişikliği konularına da değinen Kurtulmuş, kapsamlı bir değişikliğin ise yürütmeyi hızlandıracağını belirtti.

    “Milletvekilleri ile ilgili başlatılan süreç anayasal ve yasalara uygundur”

    Gözaltına alınan ve bazılarının ise tutuklu bulunduğu HDP’li vekiller hakkında konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sürecin anayasal ve yasalara uygun olduğunu vurguladı. HDP’li vekiller dışına birçok vekilin ifade verdiğini, ifade vermeyenler içinde hukuki işlemler yapıldığının altını çizen Kurtulmuş, “HDP’li milletvekilleri ifade vermekten kaçındılar, bununla ilgili de kolluk kuvvetlerine verilen talimatlar yerine getirilerek HDP’li milletvekilleri ile ilgili işlem başlatıldı. Bu işlemler çerçevesinde de bir kısmı tutuklandı, bir kısmı serbest bırakıldı. Dolayısıyla tamamen Anayasa’ya ve Türkiye’deki mevcut hukuk sitemine uygun bir süreç devam ediyor, bu sürecin sonuçlarını da hep beraber göreceğiz. Bu sürece siyaset olarak başından bu yana bizim müdahilimiz olmadı bundan sonrası da olması düşünülemez. Bu yargının bağımsız kendi kuralları içerisinde altmış olduğu adımlardır. Sürecin başlangıcı ise parlamentoda TBMM’de milletin vekilleri olan milletin verdiği oylarla yapılan Anayasa değişikliği çerçevesindedir. Bu durumun hukuki anayasaya ve yasalara uygun bir süreç olduğunu ifade edebiliriz” diye konuştu.

    “Anayasa değişikliği bütün Türkiye’nin meselesidir”

    Anayasa değişikliği hakkında konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de anayasa değişikliği ihtiyacının her zaman gündemde olduğunu ifade etti. Bu süreçte parlamento içi ve dışındaki bütün siyasi görüşlerin fikrini almak istediklerini aktaran Kurtulmuş, “Türkiye’de yeni bir Anayasa ihtiyacı fantezi değildir. Yıllardır 12 Eylül’ün antidemokratik Anayasal yapısından kurtulması siyasetin hep bir numaralı gündem maddesi olmuştur. Biz başkanlık tartışmalarını da, Türkiye’de anayasa reformu ihtiyacının bir parçası olarak gördük. Yürütmenin daha etkin daha sonuç alıcı daha hızlı bir şekilde hareket etmesini sağlayacak mekanizmalardan birisi olarak gördük. Bu süreçte başından itibaren Türkiye siyasetinin ilgili bütün tarafları CHP’nin, MHP’nin bütün parlamento içi parlamento dışındaki bütün siyasi görüşlerin bu sürecin içerisinde olumlu katkı sunmalarını arzu ettik. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta CHP ’kapımız açıktır’ dedi, biz de kapımızın sonuna kadar açık olduğunu ifade ettik. Nihayetinde Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılacaksa bu değişiklik milletin tamamını ilgilendiren bir konudur ve sadece bir partinin sadece iktidar partisinin sadece ana muhalefet partisinin meselesi değil bütün Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu.

    Anayasa değişikliği konusunda iki öneride bulunduklarını dile getiren Kurtulmuş, “Biz bu çerçevede iki anayasa çalışması yaptık. Bunlardan birisi büyük bir anayasal, anayasa değişikliği paketidir. İkincisi ise Türkiye’de başkanlık sistemi ile ilgili gerekli olan düzenlemeleri yapan daha küçük kapsamlı bir Anayasa çalışmasıdır ve 10-15 maddelik bir pakettir. Öyle görünüyor ki MHP başından itibaren başkanlık sistemi ya da cumhurbaşkanlığı sistemi adını verdiğimiz bu sistem değişikliği yani Türkiye’deki yürütmenin çift başlılıktan kurtarılarak tek başlı bir yürütmenin sağlanması, yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengenin iyi tanımlandığı bir başkanlık mekanizmasının kurulmasını konusunda müspet bir yaklaşım içerisinde olacağı anlaşılıyor. Bu konudaki teklifimiz de MHP’ye iletilmiş vaziyettedir, bakılacak onlar da bir karar verecek ve aynı şekilde bu süreçte CHP’nin de bulunması, kabul ettikleri ve etmedikleri noktaları da kamuoyu ile paylaşarak yürümeleri Türkiye demokrasisinin bundan sonraki süreçlerde daha sağlıklı işlemesi bakımından da doğru yoldur. Ama biz bir başka partinin ne şekilde hareket edeceğini belirleyecek imkana sahip değiliz, biz bu konu da son derece açık ve netiz” ifadelerini kullandı.

    “367’yi aşsak bile millete gideceğiz”

    Anayasa değişikliği sürecinde parlamentoda 367’yi bulmaları halinde, yine de halka gideceklerini söyleyen Kurtulmuş, “Biz bu değişikler kapsamında başından bu yana diyoruz ki, iki tane teklifimiz var. Bunlardan birisi kapsamlı bir değişikliktir, anayasa reformudur. Bir diğeri ise mevcut durumu düzeltecek cumhurbaşkanlığı ve ya başkanlık sistemi yani yürütmeyi tek elde toplayan dar kapsamlı bir değişikliktir. Bu değişikliği 330’u aşacağımızı anladığımız anda parlamentoya getiririz, 367’yi aşsak bile millete götürürüz. 330 ve 367 arasında da olursa zaten referanduma gideceğiz. Dolayısıyla biz çok net bir şekilde bu süreci yürütüyoruz, diğer partilerden de aynı netlikte bu sürece katılmalarını arzu ediyoruz. Bu durumun Türkiye demokrasisine katkı da bulunacağını ifade ediyoruz” açıklamasında bulundu.

    Avrupa’ya giden HDP’li milletvekillerine ve Avrupa’nın bu durum karşısındaki tutumunu değerlendiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş şöyle konuştu:

    “Bu durum son derece yanlış bir tavırdır, antidemokratik bir tavırdır, demokrasi düşmanlarına bağrını açmaktır, Türkiye karşıtlarına ev sahipliği yapmaktır. Ortada net bir mesele var, yargı süreçlerinden kaçmış ve Avrupa’ya kaçmış olan milletvekilleri var. Benzer şey onlar için olsaydı, diyelim ki Fransa’da, Almanya’da, Belçika’dan, İngiltere’den, oradaki sistemle problemi olan, orada yargı süreçleri içinde ifade vermesi istendiği halde kalkıp Türkiye’ye gelen milletvekilleri olsaydı ve biz bunları ev sahipliği yapıp resmi olarak koruma altına alsaydık ne hissederlerse biz de aynı şeyleri hissediyoruz. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Demokratik dayanışma falan değildir çünkü ortada bir demokrasi mücadelesi yok. Açıkçası teröre destek olan milletvekillerine Avrupalı dostlarımız destek olmasınlar Türkiye olarak bunu bekliyoruz. Türkiye halkına karşı bir dostluk göstergesi değildir. Türk halk bu dost Avrupalı müttefik ülkelerin halklarıyla beraber olacaklar. Ben Avrupalıların birkaç tane terörist ve terörist destekçisini değil 80 milyon Türk halkını desteklemelerinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.”