Etiket: Fakültesi

  • Büyükşehir’den Uludağ Üniversitesi’ne Mimarlık Fakültesi

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne yeni bina yapılacak.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilüfer Akıncıtürk ve Mimar Murat Tabanlıoğlu, yeni binanın projesini tanıttı. Altepe, eğitim kurumlarına destek verdiklerini belirterek, Mimarlık Fakültesi’ne yeni fakülte binası yapılması ve mevcut binaların tadilatına ilişkin protokolün daha önce imzalandığını hatırlattı. Altepe, “Büyüyen ve gelişen Bursa’da tüm kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Bursa’yı geleceğe taşıyan her adımda, Uludağ Üniversitesi ile bağlarımızı artıran projelere imza atıyor, eksiklerin giderilmesine çalışmaya devam ediyoruz. Mimarlık Fakültesi’nin talebi üzerine bu projeyi hayata geçirmek, Büyükşehir Belediyesi olarak bizler için önemliydi. Üniversitenin güç kazanması için Mimarlık Fakültesi’ne yeni bina kazandırılmasını gerekli ve önemli buluyoruz” diye konuştu.

    Proje çalışmalarının uzun zamandır sürdüğünü ifade eden Başkan Altepe, sürecin en hızlı şekilde ilerleyeceğini, en kısa sürede inşaatın başlayacağını ve yaklaşık 2 yıl içinde de Mimarlık Fakültesi’nin yeni binasında eğitime başlamasını hedeflediklerini anlattı.

    Ulcay, üniversiteye desteklerinden dolayı Başkan Altepe’ye teşekkür ederek, “Yaklaşık 1 yıldır sürdürdüğüm görevimde, Uludağ Üniversitesi’nin 25 yılını planlamayı hedefleyerek çalışmalarımıza başladık. Üniversite olarak kentin ihtiyaçlarına cevap verme hedefiyle eksikleri araştırdık. Mimarlık Fakültesi’nin Mühendislik Fakültesi’nden ayrılarak kendi binasında eğitim öğretimlerine devam edecek olmasından dolayı Başkan Altepe’ye teşekkür ediyorum. Üniversitemiz, hem Mimarlık Fakültesi hem de diğer alanlardaki çalışmalarla 3 yıl süresince şantiye görünümünde olacak ancak bu 3 yılın sonrasında daha güzel bir noktaya ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.

    Akıncıtürk ise, 23 yıl önce kağıt üzerinde kurulan, 1 Nisan 1994’te adımları atılan ve halen 1990’lı yıllarda yapılan 20 yıllık binalarda eğitim veren Mimarlık Fakültesi’nin artık yetersiz kaldığını anlattı. Prof. Dr. Akıncıtürk, Mimarlık Fakültesi’nde zaman içinde öğrenci sayısının arttığını, yeni bölümler açıldığını ve mimarlık bölümüne ilginin artmasıyla ihtiyaçların da ortaya çıktığını söyleyerek, “Üniversitemizin başarılı bir bölümüyüz. Ülke çapında 138 mimarlık bölümü arasında ilk 10’a giriyoruz. Bu da bizi daha iyi olmaya yönlendiriyor. Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yeni binamızda eğitimlerimize maksimum 2 yıl içinde başlayacağız. Bugün mimarlık camiası adına bir kırılma noktası. Çok mutlu ve gururluyum” şeklinde konuştu.

    Tabanlıoğlu da, “Bursa’da güzel bir çalışma yapılacak. 90’lı yıllarda yapılan binanın yenilenmesi ve tamamlayıcı olması önemli. Mevcut bina alanı şu an 3500 metrekare, yeni projenin ardından bu alan yaklaşık 6 bin metrekare olacak. Açık sergi, workshop ve dinlenme alanlarının da yer alacağı binayı, öğrencilerin kendi atölyeleri gibi görmelerine olanak sunacak şekilde planladık. Işık alan, farklı dış yapılarda oluşturulacak bulunacak fakültenin sıkıcı olmamasına ve iyi vakit geçirilen bir yapı olmasına özen gösterdik. Doğal malzemelerin kullanıldığı, doğaya duyarlı yeşil bir bina olacak” dedi.

    Tabanlıoğlu, projenin teknik detaylarını barkovizyonla anlattı.

  • Mimarlık Fakültesi Öğrencileri Başkan Karaçelik’i Ziyaret Etti

    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi Öğrencileri, endemik bitkiler ile kış turizmi üzerine projeler hakkında bilgi almak için Ortaca Belediyesi’ne ziyarette bulundular.

    Öğrencilerin konuyla ilgili sorularına yanıt veren Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik; “ Tüm Akdeniz ülkeleriyle birlikte bizim de Sarıgerme Plajı kumsalında ’Kum Zambağı’ adlı çiçekler yetişir. Bu bitki türünün nesli ne yazık ki tehlike altında. Yaz mevsimlerinde plaja gelen insanlar tarafından kopartılıyor. Türkiye’de bulunan zambakların ülke dışına çıkarılması suçtur. Yine sığla ormanlarımız da çok özel alanlardır. Türkiye’de sadece Fethiye, Dalaman, Ortaca, Köyceğiz ve Marmaris ilçelerinde yetişmektedir” dedi.

    Kış turizminin önemine de değinen Karaçelik, “Geçtiğimiz günlerde ’Dalaman Weekend Holiday Projesi’ için İstanbul’da Muğla Valimiz Sayın Amir Çiçek, TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Dalaman Havalimanı Genel Müdürü Hamdi Güvenç, Pegasus ve Anadolu Jet Satış Müdürleri ve turizmcilerle bir araya geldik. Komşu ilçelerimizle birlikte kış turizmini canlandırmak için bir kampanya başlatıldı. Bölgemize gelen doğaseverler, tatillerinde Likya ve Karia Yolları doğa gezileri, bisiklet, yamaç paraşütü, kano, at biniciliği, olta balıkçılığı gibi daha birçok aktiviteyi yapabilecek ve aynı zamanda doğal güzelliklerimizin yanı sıra tarihi mekanları da görebilecekler” dedi.

    Öğrenciler Başkan Karaçelik’e vermiş olduğu bilgilerden dolayı teşekkür ederek ilçeden ayrıldılar.

  • Gaü Tıp Fakültesi Dekanı Aytaçoğlu, KKTC Sağlık Sistemini Anlattı

    Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barlas Aytaçoğlu, KKTC’nin sağlık yapılanmasında merkezi bir anlayışın hakim olduğunu söyledi.

    Aytaçoğlu, katıldığı TV programında, GAÜ’nün sağlık alanında gerçekleştirmiş olduğu yatırımlar ve KKTC sağlık sistemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

    Aytaçoğlu, Türkiye’nin tıp alanında uluslar arası bir arenada yer aldığını ve şuanda ciddi bir sağlık turizminin başladığını belirtti. Tıp fakültelerinin bu duruma katkısının çok büyük olduğunu belirten Aytaçoğlu, Türkiye’deki yapılanmanın eğitim araştırma hastanelerinde de bir takım olanakların açılmasının bu yolun hızlanmasını sağladığını ve gerçekten iyi bir noktaya gelindiğini söyledi. Kıbrıs’ta sağlık alanında eksikliklerin olduğunu, denetimli ve bu denetimler sonucunda kriterlere uyan tıp fakültelerine ihtiyaç olunduğunu söyleyen Aytaçoğlu, “KKTC’de bulunan Tıp fakülteleri özellikle ülkemize kazandırdığı öğrenci potansiyeli yönünde büyük önem arz etmektedir. Bu gözle baktığımız zaman denetimli fakültelerin kurulması mutlaka gerekmektedir. KKTC’deki sağlık yapılanmamızda merkezi bir anlayış var. Bu merkezi anlayış günümüz tıp kriterlerine çok uymuyor. Her şeyi Lefkoşa’ya toplamak gibi. Şimdi öyle hastalıklar var ki dakikalar değil saniyelerin önemi vardır. Diğer taraftan bazı verilere baktığımızda, kişi başına düşen doktor sayısına, hemşire sayısına; ülkemizde bin kişiye 3 hemşire düşüyor. Bölge bölge ayırdığımızda Lefkoşa’da bin kişiye düşen hemşire sayısının 1,2 diğer bölgelerde 1 ya da 0,9 olduğunu görüyorsunuz. Doktor sayısında da tamamen benzer rakamlar görüyoruz. Bizim Girne’de böyle bir üniversite hastanesi kurmak istememizin sebebi de bundan dolayıdır” açıklamalarında bulundu.

    Girne bölgesinde ki sağlık sektörünün durumuna değinen Aytaçoğlu, “Gündemde Genel Sağlık Sigortası diye bir kavram var. Genel Sağlık Sigortası sosyal bir devletin olmazsa olmazıdır. Genel Sağlık Sigortasından bütün vatandaşlar yararlanacaktır. Sosyal bir devlet olmanın getirdiği yükümlülüktür budur. Hepimiz bir gün işsiz kalabiliriz ama en doğal hakkımız sağlık ve yaşama hakkıdır. Zaman kaybetmeden hastaneye ulaşmanız gerekebilir. Alerjik bir reaksiyon gösteren bir kişinin Girne’den Lefkoşa’ya ulaşması için gereken sürede hayatını kaybetmesi çok mümkündür. Bundan dolayı Girne bu konuda biraz uzak kalmıştır. Girne’de tek sağlık merkezi Girne Akçiçek Hastanesi’dir” dedi.

    “Bir araştırma ortaya koymuş ki, bize gelen turistin yüzde 70 civarı 50 yaşının üstünde. 50 yaşın üzeri takdir edersiniz ki bir takım hastalıkların kendini göstermeye başladığı yaşlardır. Bu yüzden Girne’de donanımlı düzgün hizmet verecek bir devlet hastanesi yapısı da olmadığından dolayı bu işe GAÜ el atmıştır” diyen Aytaçoğlu, açıklamalarına şöyle devam etti: “GAÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, gerçekten çok donanımlı modern teknoloji ile altyapısı güçlendirilmiş, ciddi bir hastane olacaktır. Hedef 2017’nin Şubat ayında bu inşaatın bitirilmesidir. Her inşaatta olduğu gibi ufak tefek gecikmeler olabilir. Ama 2017 Şubat’ında bu hastanenin açılışını yapmayı arzu ediyoruz. Sağlıkta aslında en önemli konu tedavi ünitelerinin kurulması değil, önleyici ünitelerin kurulmasıdır. Sağlıkta koruyucu hekimlik birinci aşamadır. Bundan dolayı koruyucu hekimlik mutlaka Sağlık Bakanlığımızın en önemli gündemi olmalıdır. Tabii ki bunu gerçekleştirdikten sonra sizin toplumunuza sunacağınız ve hedefleyeceğiniz bir politikanız olması lazımdır. Bütün ülkelerde bu politika aslında sağlıklı toplum politikasıdır.”

  • ADÜ Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Hizmete Açıldı

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Morfoloji binası düzenlenen törenle hizmete açıldı.

    Açılışa Vali Erol Ayyıldız, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Recai Tunca, Prof.Dr. Törün Özer, Prof.Dr. Mustafa Ali Sarılı, Genel Sekreter V. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Serpil Demirağ, Başhekim Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Serpil Demirağ, ülkemizde yaşanan terör olaylarını kınadı. Rektör Cavit Bircan’ın göreve gelmesiyle Adnan Menderes Üniversitesi’ne farklı bir dinamizm geldiğini belirten demirağ, Morfoloji binasının açılmasında desteklerinden dolayı Rektör Bircan’a teşekkür etti.

    Ankara’da gerçekleşen patlamadan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek söze başlayan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan da, Tıp Fakültesine her zaman destek olduklarını söyledi. Bircan, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarının çok eski yıllara uzanan bir geçmişinin olduğuna vurgu yaparak günün önemine değindi. Cavit Bircan, genç hekimlerin dayatılmış tıp yerine, bütünleşmiş tıbbı örnek almaları gerektiğine dikkat çekerek Morfoloji binasının hayırlı olmasını temenni etti.

    Vali Erol Ayyıldız ise, terörün her türlüsünü kınadıklarını belirterek, Ankara’da meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Vali Ayyıldız , “14 Mart Tıp Bayramını buruk da olsak kutluyor ve insanlara faydalı olacak bu binayı Aydın’a kazandıran Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’a teşekkür ediyorum. Adnan Menderes Üniversitesi çalışmalarıyla Ege Bölgesinde kurumlar arasında önemli bir yer edinmiştir. Binanın da tüm Aydın’a hayırlı olmasını diliyorum ”dedi.

    Konuşmaların sonunda gerçekleşen açılışın ardından Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı tarafından hazırlanan Parazitler Seramik Çalışmaları ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyelerinin yaptıkları resim sergisi gezildi. Program, misafirler için düzenlenen kokteylin ardından sona erdi.

  • SAÜ Teknoloji Fakültesi 7+1 Eğitim Modelini Başarıyla Sürdürüyor

    Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, teorik bilginin yanı sıra uygulama becerisine sahip öğrenci yetiştirmeye yönelik olarak geliştirilen ‘7+1 Eğitim Modeli’ni başarıyla sürdürüyor.

    SAÜ Teknoloji Fakültesi’nin “7+1 İşyeri Uygulaması”nı başladığı günden beri uygulamakta olduğunu belirten Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, “Teknoloji Fakültesi olarak mezun ettiğimiz mühendislerin sektör içerisinde başarıyla yer aldığını ve çalıştıklarını” söyledi. Teknoloji fakültelerinin 2009 yılında ilgili mühendislik alanlarında sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikte bilgi, beceri ve davranış kazanmalarına yönelik olarak, mesleki teorik bilgisi yanında özellikle uygulamayı bilen, sahada daha deneyimli bir nesil yetişmesi amacıyla kurulduğuna işaret eden Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi’nin toplam 5 bölümde eğitim verdiğini, toplam öğrenci sayılarının 3 bin’e ulaştığını ve 2 yıldır da mezun verdiklerini anlattı.

    7+1’DE İLKLERDEYİZ

    Son sınıfta bir dönem süresince tam zamanlı olarak öğrencileri sanayi ve işletmeler ile birlikte yetiştirmeyi kapsayan 7+1 sistemini ilk uygulayan Teknoloji Fakülteleri arasında olduklarını aktaran Prof. Dr. Sarıbıyık, “Tüm Teknoloji fakültelerinde 7+1 uygulaması var, fakat bunlardan ilk mezunlarını 5 fakülte verdi. Geçen yıl mezun veren birkaç fakülte daha eklendi. Henüz mezun vermeyen Teknoloji Fakülteleri var ve Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi olarak ilklerdeyiz, mezunlarda ise ilk 5’teyiz” diye konuştu. SAÜ Teknoloji Fakültesi’nin tüm bölümlerinde söz konusu uygulamanın zorunlu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarıbıyık, “7+1 İşyeri Uygulaması, tüm bölümlerimizde var ve yabancı öğrencilerimiz de katılabiliyor. Öğrencilerimizi gönderdiğimiz zaman atadığımız bir öğretim üyesi ve işletmeden bir sorumlu bir yönetici ile öğrencilerimizi işletmelerde takip ediyoruz. Öğrencileriz yaptığı işleri rapor ve tez haline getiriyor. Notunu da işletme ile birlikte bu rapordan ve tezlerden vererek bütünlük oluşturuyoruz. 7+1’e katılmış bir öğrenci mezun olduktan sonra tecrübeniz var mı diye sorulduğunda ‘evet var’ diyerek bunu belgeleyebiliyor. Gerek İşyeri Uygulaması kapsamında gerek, uygulamalı alan derslerimizde gerekse stajlarımızla daha mezun olmadan öğrencilerimizin iş tecrübesine sahip olmalarını sağlıyoruz. Öğrencilerimizin önemli bölümü daha işyeri uygulamasındayken ya iş teklifi alıyor ya da çalıştığı işletme aracılığı ile işe giriyor” dedi.

    İŞE BAŞLAMA ORANI ÇOK YÜKSEK

    Üniversite olarak mezun bilgi sistemi ile ve fakültemizde kurulu mezun komisyonumuzca mezun olan öğrencileri takip ettiklerini aktaran Sarıbıyık, “Şu anda aktif olarak 85 öğrenci çalışıyor. Hâli hazırda 174 mezunumuz var, bu oldukça iyi bir rakam. 85 öğrenciden 17’si üniversitemizin 7+1 uygulaması ile yerleştirildikleri işletmelerde çalışmaya devam ediyorlar. İş teklifi almış öğrencilerimizin oranı da çok yüksek. Fakat farklı şehirde yaşadıkları için iş teklifini daha çok kendi memleketlerinde değerlendiriyorlar” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Sarıbıyık, “Bu sene 7+1 uygulaması kapsamında 200 civarında öğrenci gönderdik. Sektördeki talep daha fazla, gidecek öğrencimiz kadar sistemde hazır talep var. Belirli önceliklendirmeler dahilinde öğrencilerimizi uygun işletmelere yerleştiriyoruz, özellikle öğrencileri gelecekte çalışma potansiyeli olan yerlere yönlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    FORD – OTOSAN AR-GE LABORATUVARI AÇILDI

    Prof. Dr. Sarıbıyık sözlerinin devamında, “Ford-Otosan firmasıyla gerçekleştirdiğimiz bir protokol kapsamında, kendilerine belirli alanlarda hizmet vermek üzere bir laboratuvar oluşturduk. Öğrencilerimiz ve Öğretim Üyelerimiz bu kapsamda özellikle belirli parçaların tasarım ve analiz konularında Ford-Otosan Ar-Ge’ye destek sağlayacak. Şu anda eğitim süreci devam ediyor ve yakın bir zaman içerisinde doğrudan çalışmalar başlayacak. Mezunlarımız mühendis unvanıyla mezun oluyorlar, mühendis olarak çalışıyor ve Mühendislik Odalarına da kayıt yaptırabiliyor. Biz bununla ilgili öğrencilerimizin diplomalarını yayınladık, ilgili yerlere mailler gönderdik ve kamuoyuna duyurular yaptık. Laboratuvar konusunda da imkânlarımız geniş. Beceri ile ilgili tecrübelerimizin çoğu da oradan geliyor. İŞKUR ile beraber çalışıyoruz. Fakültemiz içerisinde öğrencilerimize hizmet veren bir İŞKUR ofisimiz var. Proje yapan bir fakülteyiz. Şu an ‘AB Horizon 2020 Destek ve Ödül Programları’ ile ilgili bir çalışmamız var. Büyük bir ekip oluşturduk ve TEKNOKENT ile birlikte çalışıyoruz ve çalışmalarımız tüm hızıyla devam edecek” dedi.

    Uygulamalı eğitim modelinin hayata geçirilmesinde katkısı ve desteği olanlara teşekkür eden Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık “Başta rektörümüz Prof. Dr. Muzaffer Elmas olmak üzere, paydaş kuruluşlarımıza, meslek odalarımıza ve STK’larımıza teşekkürlerimi iletiyorum” diye konuştu.