Etiket: fabrikalarının

  • Şeker fabrikalarının özelleştirmesinde Kayseri Şeker’den büyük katkı

    Kamuya ait Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi aşamasında Şeker sektörünün tek temsilcisi olarak katılan Kayseri Şeker’in farkı ihale sürecinde bir kez daha teyit edildi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığında yapılan dört ihaleden üçüne katılan Kayseri Şeker’in katıldığı ihalelerde fiyatlar oldukça yükseldi. İhalesine katılmadığı Sorgun Şeker Fabrikası için ise fiyat oldukça düşük kalması Kayseri Şeker’in farkını bir kez daha gözler önüne serdi.

    İlk etapta yapılan dört şeker fabrikasının ihalesi sonrasında açıklama yapan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; 14 Şeker Fabrikasından dört tanesinin ihalesi bitti. Biz yine tekliflerimizi vereceğiz ve bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İstiyoruz ki Şeker Fabrikaları çiftçinin kuruluşları, çiftçinin olması gereken kuruluşlar, çiftçinin elinde olsun bunu en iyi, en doğru şekilde yöneteceklerin elinde olsun ama makul bir fiyattan olsun. Anormal bir fiyatla bunların çalıştırılmasının sürdürülebilmesini mümkün görmüyoruz. Eğer makul fiyattan kısmet olursa Şeker Fabrikalarından almak istiyoruz dedi..

    Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; Bor, Kırşehir, Çorum ve Sorgun Şeker Fabrikalarının ihaleleri gerçekleştirildi. Biz bu dört fabrikanın ihalelerinden üç tanesine girdik. Kayseri Şeker olarak ve bunlar için daha öncesinden yapmış olduğumuz değer tespiti istikametinde fiyatlar ortaya koymaya çalıştık. Gerek Bor açısından gerek Kırşehir açısından gerekse Çorum açısından fiyatlar bizim beklentilerimiz üzerinden cereyan etti. Mesela Bor Şeker Fabrikası için 125 milyon lira, Kırşehir için 80 milyon civarında, Çorum için de yaklaşık 110 milyon civarında fazla fiyat olduğu kanaatindeyiz.

    Çünkü Şeker Fabrikası darphane değil altın basan bir yer değil şekerin içinde altın tozu da yok. Sonuçta çiftçinin emeği en iyi şekilde değerlendirilmeye çalışılıyor ve buradan kıt kanaat zor şartlarda bir para kazanılıyor. Düşünün 500 milyon bir kaynak oraya aktarıldığı zaman bu günün banka faizleri üzerinden en az yıllık 75 milyon faiz tutacak demektir. Böyle bir paranın kazanılması bu fabrikalarda mümkün değildir. Bu fiyatı verenler mutlaka bunun hesabını yapmışlardır. Biz onlara bir şey demiyoruz. Biz hesabımızı kendi açımızdan değerlendirerek ifade ediyoruz. Sonuçta biz çiftçinin emanetçisiyiz. Çiftçinin fabrikalarının yöneticisiyiz ve çiftçinin parasını da en doğru şekilde kullanmakla, biz bu emanete doğru sahip çıkmakla mükellefiz bu sorumluluk içerisinde hareket etmeye çalıştık.

    Şunun özellikle altını çizmekte fayda var. Sektörün tek temsilcisi olarak Kayseri Şeker Fabrikası bu ihalelere girdi ve Kayseri Şeker Fabrikasının bu ihalelerde rol alması en son Sorgun ihalesinde zaten kendisini gösterdi. Biz girmediğimiz için fiyat oldukça düşük kaldı. Bizim girmiş olduğumuz ihalelerde fiyatlar oldukça yükseldi. En azından biz Şeker Fabrikalarını alamasak da ki, daha bu onaylanıp onaylanmayacağı rekabetten nasıl bir sonuç çıkacağı belli değil. Biz girdiğimiz üç ihalede de ikinci olduk eğer birinciler olaki bir şekilde alamayacak olurlarsa zaten ikinci olarak bize de bir hak doğmuş oluyor. Bunun yanında aynı zamanda devletin hazinesine de önemli bir katkı sağladığımızı, bu yönüyle en azından sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getirdiğimizi düşünüyoruz.

    Biz inanıyoruz ki Türkiye’de bu işi en iyi şekilde başaran kesim Kayseri Şekerin gerek çiftçisi, gerekse çalışanlarıdır. Biz çiftçimizin ve çalışanlarımızın bu başarısı Türkiye’deki diğer bölgelere de sirayet etsin ve onlarda bu başarıdan faydalansınlar, örnek uygulamaları oralarda da yapmak isteriz. Kısmet hakkımızda belki böyle hayırlıdır bilemiyoruz Allah hayırlısını versin diyorum alanlara da inşallah başarılı çalışmalar diliyorum. Asıl olan bu fabrikaların çiftçinin ürününü değerlendirecek şekilde çalışmasıdır. İnşallah ümit ediyorum başka bir anlayışla bu fabrikalar alınmıyordur. Çalıştırmak amacıyla alınıyordur ve bu şekilde devam eder. Çünkü şeker sektörü stratejik bir sektör şeker ürünü stratejik bir ürün Türkiye’de mutlaka şeker sektörünün varlığını sürdürmesine ihtiyaç var pancar çiftçisinin yaşamasına ihtiyaç var şeker fabrikalarının yaşamasına ihtiyaç var bu anlayış içerisinde inşallah başarılı çalışmalar sürdürürler bunu da temenni ediyorum.

    Kayseri Şeker bir birlik bütünlük içerisinde bu işi yapıyor. Biz bu kararı verirken çiftçilerimizle çiftçi meclisimizle de istişare ederek bu kararı verdik. Onların tam desteği ile bu ihalelere katılma kararını verdik. Buraya onların gücünü arkamızda hissederek geldik. Beklediğimizin çok üzerinde fiyat vermemiz de zaten onlardan almış olduğumuz bu güç ile gerçekleşti. Onlardan aldığımız bu güçle Yönetim Kurulumuzun birliği bütünlüğü içerisinde tüm Kayseri Şekerin birliği bütünlüğü içerisinde diğer ihalelerde daha başarılı olacağımızı ümit ediyorum dedi.

    Özelleştirme ihalelerine; Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu üyelerinden Harun Halıcı, Hurşit Dede, Halis Lektemur, Denetim Kurulu Üyeleri; Av.Kaan Savruk, Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Yönetim Kurulu Üyeleri Abdulkadir Güneş, İsmail Avşar Mustafa Demir, Nizamettin Çatak, Abdullah Borazan, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, Genel Müdür yardımcısı İsmail Gedik ile birlikte Özelleştirme ihalelerine Özelleştirme heyeti olarak tam kadro katıldılar.

  • MHP’li Mustafa Kalaycı: “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde acele edilmemeli”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde acele edilmemesini, özelleştirilecekse de halka arz yönteminin esas olmasını savunduklarını söyledi.

    MHP’li Mustafa Kalaycı şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi için ihaleye çıkıldığını, bunlar arasında 8 ilçe ekonomisinin can damarı olan Ilgın Şeker Fabrikasının da bulunduğunu hatırlattı. Satılmak istenen fabrikasının 2017-2018 pancar alım ve işletme kampanyası döneminde 33 milyon lira kâr elde ettiğini kaydeden Kalaycı, “O nedenle, zararı olduğu gerekçesiyle satılacağı bilgisi gerçek değildir. Tam aksine, Ilgın Şeker Fabrikası 2016 yılında en fazla kâr elde eden işletmedir. Konuya ‘Fabrika kârlı mı zararlı mı?’ gözüyle bakılmamalıdır. Şeker fabrikalarının, bölgesel gelişme ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının giderilmesi açısından büyük öneme sahip olduğu unutulmamalıdır” dedi.

    “Şeker fabrikaları tüm bölge insanının önemli bir geçim kaynağıdır”

    Şeker fabrikalarının bölge ekonomisine hayat verdiğini, ülke ekonomisine de yüksek katkı sunduğunu bildiren Kalaycı, “Şeker fabrikaları, bulundukları yerlerde, pancar çiftçimizin, esnafımızın, fabrika çalışanlarının, kamyoncuların, servisçilerin, hayvancılıkla uğraşanların, velhasıl tüm bölge insanının başlıca geçim kapısı ve önemli bir geçim kaynağıdır. Bu bölgelerdeki vatandaşlarımız günlerdir ayaktadır ve gelişmeleri endişeyle takip etmektedir. Ülkemizde bugüne kadar gıda sektöründe yapılan özelleştirmeler sonrasında bazı fabrikaların ve iş yerlerinin kapanmış olması ve buralarda üretilen birçok üründe ithalat yapar konuma gelinmesi gerçekleri karşısında şeker fabrikalarının da kapanması, şeker pancarı tarımının bitmesi ve pancar şekeri üretiminin sonlanması korkusu ve endişesi yaşanmaktadır. Böylesi bir durum nişasta bazlı şeker üreticilerinin önünü açması, pazar alanını genişletmesi, insanımızın sağlıksız şeker üretimi ve ithaline mahkûm olması sonucunu da doğurmaktadır. Nişasta bazlı şekerin cıva zehirlenmesine yol açtığına ve kadar birçok hastalığa neden olduğuna dair bilimsel araştırmalar tüm dünya kamuoyunca hassasiyetle takip edilmektedir. Pancar şekeri üreten AB ülkelerinde nişasta bazlı şeker kotası genelde yüzde 2 ila 3 düzeyindedir. Fransa ve İngiltere’de bu kota yüzde 0, Almanya’da ise yüzde 1,9’dur. Buna karşın Türkiye’de nişasta bazlı şekerin kotası yüzde 10 olup Bakanlar Kurulu her yıl bu kotayı yüzde 50’ye varan oranlarda artırmaktadır. Ayrıca piyasada etkin bir denetim de yoktur” diye konuştu.

    “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde acele edilmemeli”

    Mustafa Kalaycı, MHP’nin özelleştirmede halka arz yönteminin esas olmasını savunduğunu dile getirerek, “Sayın Maliye Bakanımız ‘40 bin kere düşündük’ demiş ve sosyal özelleştirme yaklaşımıyla sözleşmelere hem çalışanların hem üreticilerin hakkını güvence altına alan, asgari beş yıl boyunca üretimi garanti edecek hükümler koyduklarını açıklamıştır. Sadece 5 yıl için düşünmek yetmez, 5 yıl sonra ne olacak? Sayın Bakanın açıklamasından şeker fabrikaları özelleştirildikten beş yıl sonra kapatılabilir anlamı da çıkmaktadır. MHP, özelleştirmede halka arz yönteminin esas olmasını, stratejik kuruluşların özelleştirilmesinde seçici olunmasını savunmaktadır. Şeker fabrikalarına yönelik özelleştirme uygulamalarında acele edilmemesini ve tüm fabrikaların ayrı ayrı değerlendirileceği teknik çalışmalar yapılmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

  • ÇAYKUR’un organik çay fabrikalarının yapımına Fındıklı’da başlandı

    Rize’de ÇAYKUR Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan organik çay fabrikalarının inşaatına ilk olarak Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmaları ile başladı.

    Rize İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyeleri ÇAYKUR tarafından yapımına başlanan Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. ÇAYKUR Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmalarını yerinde inceleyen komisyon üyeleri fabrikaya yapılması planlanan ek depo için hazırlanan imar planının saha çalışmasını tamamlayarak olumlu görüşle meclise havale ederken, Çamlıhemşin ve İkizdere’de yapılması planlanan Organik Çay Fabrikaları’nın yapımına 2018 de başlanacağı bildirildi.