Etiket: F-16’ları

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: “Türkiye’nin F-16’ları çatışmalarda yer almıyor”

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: “Türkiye’nin F-16’ları çatışmalarda yer almıyor”

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan ile devam eden çatışmalarda Türkiye’nin taraf olmadığını belirterek, “Türkiye’nin F-16’ları çatışmalarda yer almıyor” dedi.

    Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında çatışmalar devam ederken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan’ın Türkiye’ye ait F-16 savaş uçağının Ermenistan’a ait Su-25 tipi savaş uçağını düşürdüğü iddiasını değerlendirdi. Rus basınına konuşan Aliyev, söz konusu iddiayı yalanlayarak Türkiye’nin bölgede önemli bir aktör olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Aliyev, “Türkiye’nin bölgedeki rolünün istikrar kazandırmaya yönelik olduğu görüşündeyim. Türkiye bizim kardeş ülkemiz, müttefikimiz. Dünya toplumu Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırdığını öğrendiği ilk saatten itibaren Türkiye Cumhurbaşkanı, diğer önde gelen isimler düzeyinde uluslararası hukuku desteklemek adına açıkça Azerbaycan’ı desteklediğini açıkladı” dedi.

    “Türkiye’nin çatışmaya dahil olduğuna dair hiçbir kanıt yok”

    “Dayanışma ve destekleri için Türk devletine ve halkına minnettarız” diyen Aliyev, “Türkiye bu çatışmaya başka herhangi bir sıfatla katılmıyor ve Ermeni tarafının Türkiye’nin çatışmaya taraf olarak katıldığına dair yaydığı tüm söylentiler kışkırtıcı nitelik taşıyor. Yani şu anda kabul edilen şekliyle yalan haber” şeklinde konuştu.

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Türkiye’nin çatışmaya dahil olduğuna dair hiçbir kanıt yok ve böyle bir ihtiyaç da yok” diyerek Ermenistan’ın iddialarını yalanladı.

    Suriyeli savaşçılar iddiasına sert tepki

    Özellikle Ermenistan medyası ile sosyal medya lobisinin Azerbaycan saflarına Suriyeli savaşçıların katıldığını ve Ermeni unsurlarına karşı savaştığı iddialarını da sert bir dille yalanlayan Aliyev, “Hayır, bu da sıradaki yalan haber. Orada Suriyeli militan yok, bunun herhangi bir belgesi, herhangi bir kanıtı yok” dedi.

    Aliyev, “Bu konu Ermeni propagandası tarafından yayılıyor, farklı sitelerde ve medya araçlarında yayınlanıyor. Buna herhangi bir gereklilik de yok, Azerbaycan’ın iyi hazırlanmış bir ordusu ve çok büyük bir seferberlik rezervi bulunuyor. Daha dün kısmi seferberlik ilan ettim, 10 binlerce yedek askeri silah altına alıyoruz ve Ermenistan’ın 2 milyonluk nüfusuna karşı 10 milyonluk nüfusumuz ile insan kaynağına ihtiyacımız yok” şeklinde konuştu.

    “Türk F-16’ları çatışmalarda yer almıyor”

    Ermenistan Hava Kuvvetlerine ait savaş uçağının düşmesi ve uçağın Türk F-16 savaş uçağıyla düşürüldüğü iddialarına değinen Aliyev, “Böyle bir bilgiye sahip değiliz. Kısa bir süre önce medyada böyle bir haberin olduğu rapor edildi. Onu doğrulayan herhangi bir şey yok. Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16 uçakları çatışmalarda kesinlikle yer almıyor” diyerek iddialara son noktayı koydu.

    Ermenistan ile müzakerelere kapıları kapattı

    Erivan tarafı ile müzakerelerin başlayıp başlamayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Aliyev, “Erivan’ın mevcut konumu göz önüne alındığında müzakerelerin başlaması söz konusu olamaz” dedi.

    Aliyev’in Ermenistan’ın işgal ettiği Dağlık Karabağ’dan Azerbaycan topraklarına saldırılar gerçekleştirmesini eleştirmesi ve durumla ilgili cesurca cevaplar vermesi Rus basınında geniş yankı uyandırdı. Hemen hemen tüm Rus televizyon kanallarında Aliyev’in açıklamaları ilk haber olarak duyuruldu.

  • Batuhan Yaşar: “Türk F-16’ları Niye Musul Üzerinde Uçmaya Başladı”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde Türkiye’nin Musul politikasını gündeme taşıdı.

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde Türkiye’nin Musul politikasını ele aldı. Yazısında “Türk F-16’ları niye Musul üzerinde uçmaya başladı”, “Türkiye, Irak’ta PKK hedefleri dışında başka hangi hedeflere yöneldi”, “Büyük Musul operasyonunda Türkiye yer alacak mı?”, “PKK Başika ile birlikte 4 koldan nasıl çevriliyor” sorularına cevap arayan Batuhan Yaşar’ın yazısının tamamı şöyle:

    “Başika’daki Türk birliği, stratejik ortağımız ABD ile anlaşamadığımız konu başlıklarından biliyorsunuz..

    Çekildiydi çekilmediydi.. Şöyle oldu böyle oldu, tartışmalarını çok değil 3 ay öncesinde yapıyorduk. Hatta Reuters’in Aralık 2015’in sonlarına doğru geçtiği haberin başlığı şöyleydi:

    “Türk askerinin bir bölümü Başika’dan çekildi..”

    Ama durum hiçbir zaman böyle olmadı. Hatta zaman içinde Başika’ya takviye yapıldığını bile söyleyebiliriz.

    Mehmetçik, tartışmaların alevlendiği dönemlerde tabii ki oyalama manevraları da yaptı. Kâh şehrin su ihtiyacını da sağlayan Musul Barajının kontrolünü ve güvenliğini üstlendi, kâh buradaki peşmergeye destek oldu.

    ABD çekilin, dedi.. Yok Biden bunu söyledi.. Bağdat şöyle, Putin; böyle yapın, dedi filan.. Hatırladınız değil mi? Bu tartışmalarla 1 ay geçmişti..

    Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık 2015’te Bosna-Hersek dönüşü ne demişti?

    “Geri çekilmemiz söz konusu değil..”

    Şöyleydi böyleydi tartışmalarına aslında taa o zaman son noktayı koymuştu Cumhurbaşkanı..

    Hemen bugüne gelelim.. Maalesef Başika’da DAEŞ’in roketle yaptığı saldırılar sırasında ilk şehidimizi verdik.

    Sonra yaşananları biliyorsunuz:

    Başika’da konuşlu Fırtınalarla DAEŞ mevzileri hallaç pamuğu gibi atıldı. Yetmedi tanklar devreye sokuldu. İHA’larla belirlenen DAEŞ hedefleri koalisyon güçlerine verildi. Hava muhalefeti sebebiyle ilk gün hava harekâtı yapılamadı ama ertesi gün koalisyon uçakları DAEŞ hedeflerini havadan da bombaladı.

    Asıl bundan sonra olanlar önemli.

    Musul’un biliyorsunuz tarihimizde her zaman ayrı bir yeri olmuştur.

    Bizim için güneydeki bir şehrimiz gibidir.

    Musul’un kodlarında Türkiye, Türkiye’nin kodlarında hep Musul var olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Yanlış anlaşılmasın veya başka yerlere çekilmesin, ilhak veya iltihak gibi konulardan bahsetmiyorum. Var olan sosyolojik perspektifi aktarmaya çalışıyorum.

    Hava operasyonuna geri dönecek olursak;

    Türkiye işini sağlam kazığa bağlamayı çok iyi öğrendi son dönemde.

    Kurda sormuşlar ya; ‘ensen niye kalın’ diye o da ‘kendi işimi kendim yaparım da ondan’ demiş biliyorsunuz. İşte o hesap İHA’lar Başika’yı tehdit eden 4 yeni DAEŞ hedefi belirleyince Türkiye, bu kez kendi göbeğini kendisi kesmek istedi.

    Koalisyon ortaklarımız da sağ olsunlar madem siz giriyorsunuz o zaman biz çekilelim, dediler.

    İşte o an..

    İlk kez Türk F-16’ları Musul üzerinde, semalarında uçmaya başladılar.

    O DEAŞ hedefleri darmadağın edildi.

    Musul çevresindeki hedefler bir daha bir daha vuruldu.. Bu konuyu sanki Kuzey Irak üzerinde uçma veya Kandil’e hava harekâtı yapma gibi algıladık.

    Ama bunun çok ötesine geçilmişti artık. Bakın 5 gün önce Genelkurmay açıklamasında ne denilmişti:

    “Başika/Gedu üs bölgesinde, 4 ilave hedef Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklarla yoğun bir şekilde ateş altına alınmış; hedefler tam isabetle imha edilmiştir. Tespit edilen diğer hedeflere Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarınca hava harekâtı düzenlenmeye devam edilmektedir.”

    -Bundan böyle, Türk savaş uçaklarını Musul semalarında daha sık göreceğimiz anlamını çıkartabilir miyiz?

    -Evet, pekâlâ çıkartabiliriz.

    -Soydaşlarımız kendilerini daha güvende hissedecekler mi?

    -Kesinlikle..

    Tam da bu noktada Kandil konusu devreye giriyor. Başika ile aslında Kandil güneyden de kuşatılmış oluyor.

    Özel birliklerimiz, bordo bereliler orada biliyorsunuz.. Bu Başika işi PKK’nın hiç ama hiç hoşuna gitmedi.

    Kendisini iyice kuşatılmış hissediyor. Durun, daha neler hissedecek. Barzani ile durumlar fena değil, istihbarat paylaşımı da dahil güvene dayalı bir iş birliği uzun süredir yürüyor.

    İran sözünü tutarsa PKK, doğuya da kıpırdayamayacak. Kandil deyince bir dağ ve etrafı işte filan aklınıza gelmesin. Çok büyük bir alandan bahsediyoruz. İşte bu büyük alana Başika’dan da müdahale yeteneğine kavuşuyoruz.

    Musul’a geri dönecek olursak, önemli bir şey daha var. Biliyorsunuz stratejik ortağımızın bir türlü başlatamadığı o büyük Musul operasyonu illa ki bir gün başlayacak.

    Duyduğumuza göre Türk Savaş uçakları koalisyonla birlikte o hava gücünde yer alacak. Bu da çok önemli bir gelişme.. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sözlerini hatırlatalım hemen:

    “Türkiye’nin güvenliği artık sınırlarının çok ötesinde başlıyor.”

    Türkiye, terörle mücadelede “just in time” stratejisini de kullanıyor. Anında müdahale veya mukabele ile taktik, operasyonel ve stratejik seviyede kendisine büyük avantajlar sağlıyor.

    Birileri geçen haftaki yazılarımdan sonra çok pembe tablolar filan çizdiğimi söyleyip eleştiriyor…

    Biz sadece gerçekleri yazıyoruz. Tabii ki umutlu olacağız.

    Bakın bu güzel ülke ne kadar problem varsa, büyüğünü küçüğünü âdeta bir karadelik içine alıp nasıl da öğütmeye başladı. Hepsinin üstesinden geliyor.

    Ama Gezi’den beri bizi patinaja zorluyorlar. Yeni anayasa ile bunun da üstesinden gelmemiz gerekiyor.”