Etiket: Eylül’ün

  • 1 haftadır haber alınamayan küçük Eylül’ün cesedi bulundu

    Ankara’nın Polatlı ilçesinde 22 Haziran’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın cesedi, Yüzükbaşı Mahallesi yakınlarında bir elektrik direğinin dibinde gömülü olarak bulundu.

    Bursa’da yaşayan İbrahim ve Şerife Yağlıkara çiftçi, yaz tatili için memleketleri Ankara’nın Polatlı ilçesi Uzunbeyli Mahallesi’ne geldi. Burada Yağlıkara çiftinin 3 çocuğundan en küçükleri Eylül, 22 Haziran Cuma günü öğle saatlerinde arkadaşları ile birlikte oyun oynamak için evlerinden çıktı. En son evlerinin yanındaki yolda bisiklet sürerken görülen Eylül’ün eve gelmediğini fark eden ailesi, dışarı çıkarak çocuklarını aramaya başladı. Arama çalışmaları sonuç vermeyince durum jandarmaya bildirildi. İhbar üzerine köye çok sayıda asker ve AFAD ekibi sevk edildi. Ekiplerin 7 gün boyunca havadan ve karadan yaptıkları aramalar sonucunda Eylül’ün cansız bedeni, Yüzükbaşı Mahallesi yakınlarında bir elektrik direğinin dibinde gömülü olarak bulundu. Konuyla ilgili olay yerine giden Ankara Valisi Ercan Topaca, birazdan bir açıklama yapacak.

  • Polatlı Kaymakamı 6 gündür kayıp olan Eylül’ün ailesi ile görüştü

    İçişleri Bakanlığı 6 gündür kayıp Eylül Yağlıkara ile ilgili “Konu aydınlatıldı” açıklamasını yaparken, baba İbrahim Yağlıkara ise, “Şuan bir bilgi yok” dedi. Polatlı Kaymakamı Mahmut Nedim Tuncer ise köye gelerek aile ile görüştü.

    Kayıp Eylül Yağlıkara’nın babası İbrahim Yağlıkara, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan “Bazı basın yayın organlarında yer alan 4 kayıp çocuktan Erzurum’dan kaybolan S.Ç. bulunmuş, Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaybolan E.Y. olayı aydınlatılmıştır” açıklaması sonrası basın mensuplarına konuştu. Baba Yağlıkara, “Şu an bir bilgi yok. Haber gelse ilk önce bana gelir. Binbaşı bizzat ’ben kendim bilgilendireceğim sana’ dedi. Böyle bir şey yok şu an. Güzel bir haber bekliyoruz. Hayırlı bir haber olacak. İnşallah hepimiz birden güleceğiz” dedi.

    Öte yandan köye gelen Polatlı Kaymakamı Mahmut Nedim Tuncer, konuya ilişkin Ankara Valiliğinin açıklama yapacağını belirtti. Tuncer, baba İbrahim Yağlıkara ve ailesi ile görüştü.

  • (Özel) Otizmi yenen 5 yaşındaki Eylül’ün değişimi ailesini sevince boğdu

    Kocaeli’de çevresindekilerle iletişim kuramadığı şikayetiyle gittiği hastanede otizm tanısı konulduktan sonra at ve havuz terapisiyle yapılan tedavi ile rahatsızlığını yenen 5 yaşındaki Eylül Yılmaz, iletişim kurmaya başladığı ailesini sevince boğdu.

    Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Eylül Yılmaz, 2012 yılında dünyaya geldi. Eylül’ün büyüdükçe davranış problemleri yaşadığını ve iletişim kuramadığını fark eden ailesi kızlarını hemen doktora götürdü. Doktorlar otizm tanısı koydukları minik Eylül’ün iyi bir rehabilitasyon sürecinden geçmesi gerektiğini aileye önerdiler. Bunu üzerine arayışlara başlayan Yılmaz ailesi, minik Eylül’ü Başiskele’de bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürdüler. Merkezde özel eğitmenlere teslim edilen minik Eylül iki yıl boyunca at ve havuz terapilerinin de içinde tedaviye alındı. Aldığı eğitimlerin ardından otizmi yenerek ailesiyle konuşmaya başlayan minik Eylül, iletişim kuramadığı çocuklar ile oynamaya başladı. Kızlarının tedavi öncesi çok hırçın olduğunu ifade eden anne Eda Yılmaz, minik Eylül’ün tekrar kendileriyle iletişim kurduğu için çok mutlu olduklarını dile getirdi.

    “Merhabalaşmayan, bir şey söylediğimizde dönüp bakmayan bir öğrenciydi”

    Eylül’ün aldığı sevgi üzerine kurulu eğitim sonrasında otizmi yendiğini söyleyen öğretmeni Fizyoterapist Esra Baran, “Atlı ve havuz terapisi ile çocuklar sınıf ortamından uzaklaşırlar. Atlı terapi ile dışarıdaki sosyallikleri artar ve kendine olan öz güvenleri gelişir. Çünkü at çok büyük bir hayvandır. Çocukların onu kontrol edebilme kuvvetine sahip olduklarını bilmeleri, onu hissetmeleri onlardaki öz güvenleri arttırır. Ayrıca etraflarında, insanlarla olan etkileşimleri artar. Çünkü atla bir etkileşim içindedirler. Eylül, 2 yıl önce otizm tanısı ile kurumumuza geldi. Merhabalaşmayan, bir şey söylediğimizde dönüp bakmayan bir öğrenciydi. Kesinlikle iletişim kurmuyordu, çok içe kapanıktı. Şimdi kendisi ‘Merhaba’ diyor, bizim bile söylememize fırsat vermeden. Derse güle oynaya gidiyoruz, her türlü etkinliği birlikte yapıyoruz. Çok mutluyuz, kendisi de ilerlemelerinin farkında” dedi.

    “Sevginin iyileştirici gücü çok önemli”

    Eğitimde sevginin iyileştirici gücünü kullandıklarını ifade eden Baran, “Sevginin iyileştirici gücü burada da çok önemli. Aramızdaki sevgi ile Eylül böyle gelişim gösterebildi. Her zaman motomot bir eğitim sistemi yoktu. Her zaman sevgi ile çocukla yaşıt olarak ve çocuğun yaşına inerek biz bunu başardık. Eğitimde şiddet ile hiçbir yere gelinemez. Şiddetle böyle de başarı yakalanamaz. Şiddetle bazı şeyler önlenebilir ama bu çocuğun bu kadar sosyal, aktif ve mutlu olarak başarıyı sağlaması kesinlikle sevgi ile alakalı” diye konuştu.

    “Çok hırçındı, dışarıya çıkamıyorduk ama artık dışarıda çok rahat gezebiliyoruz”

    Eylül’ün at ve havuz terapisi almadan önce yaşadığı iletişim sorunlarını tüm aileyi etkilediğini dile getiren Anne Eda Yılmaz, “Eylül kuruma ilk başladığında göz teması kurmayan, iletişim bozukluğu olan, iletişim başlatmayan ve belirli belirsiz hareketleri olan bir çocuktu. Kesinlikle iletişime geçmiyordu, bakmıyordu. Kendi etrafında dönmeleri vardı. Bizim buraya başlamamızın ardından hocalarımız ile öğretmenlerimizin yönlendirmeleri ile biz bunları aştık. Göz kontağımız çok güzel şu an. Konuşmaya başladı, artık iletişimi kendisi başlatıyor. Bütün her şeyimiz normal gelişim gösteren çocuklarla aynı düzeyde. Arkadaşları ile bazı çocuk gruplarına girmiyordu Eylül. Çocuklar ona yaklaşsa da o yaklaşmıyordu. Şu an tam tersi çocukların yanına kendisi gidiyor, onlara oyun oynama isteğini belirtiyor. Aile ortamlarına pek girmiyordu. Çocuklu ortamlara giremiyordum ben de, çok hırçınlaşıyordu. O öyle olunca ben de çok çıkamıyordum dışarıya. Ama şu an AVM’lerde, parklarda, dışarıda çok rahat gezebiliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Topçu: “Millet 12 Eylül’ün hesabını 15 Temmuz’da sordu”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Tankların paletleri milletin inancı ve cesaretine takılarak işlemez hale gelmiştir. Darbelerin hesabı 15 Temmuz’da soruldu” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 37’nci yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Milli iradeye namlunun doğrultulduğu, demokrasi hayatının derin bir yara aldığı, tam anlamıyla insaf ve vicdanın rafa kaldırıldığı, millet ve devlet geleceğinin adeta karartıldığı talihsiz dönemler olan askeri darbeler döneminin bugün haksızlıkları ve zulümleriyle anılmakta olduğunu anlatan Topçu, “27 Mayıs müdahalesinin etkisi sonraki yıllarda da sürmüş ve ülkemiz 1971 muhtırasını, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u yaşama talihsizliğiyle yüz yüze kalmıştır. 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve en son 15 Temmuz iyice irdelendiği zaman benim ‘derebeyi medeniyeti’ diye nitelendirdiğim küresel batı çetesinin işbirlikçileri eliyle yürüttükleri operasyonlardır. Yine benim ‘merhamet medeniyeti’ diye nitelendirdiğim milli ve yerli güçler, en son 15 Temmuz’da verdikleri top yekun mücadeleyle haçlıların hayallerini suya düşürmüşlerdir” şeklinde konuştu.

    “Milletimiz tüm darbelerin önünü tıkadı”

    12 Eylül’ü “Gençliğimize, geleceğimize, umutlarımıza, hayallerimize, değerlerimize, insanlık onurumuza, kısaca hayatımıza kastedilen, ülkemizin ve milletimizin derebeyi medeniyeti vesayetine alınmaya çalışıldığı kara bir dönemdir” şeklinde niteleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Vatan sevdasının ibretlik diyetidir 12 Eylül’de yaşanan acılar Çok acılar çekildi Pek çok masum hayatlar yok edildi Yaşanan acı tecrübeler sonrası çok şükür ki aziz milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği şanlı direnişle bu ülkede bir daha 12 Eylül acılarının yaşanmasını engellemiştir. Tankların paletleri milletin inancı ve cesaretine takılarak işlemez hale gelmiştir. Derebeyi medeniyeti, merhamet medeniyeti karşısında bu kez mağlup olmuştur. Millet demokrasi destanı yazmıştır. Bir yönüyle 12 Eylül’ün hesabı 15 Temmuz’da sorulmuş oldu.”

  • Eylül’ün katil zanlısı tutuklandı

    Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, 5 yaşındaki Eylül U. adlı kız çocuğunu kaçırarak metruk bir binada öldüren Murat Şahin Akyüz adlı zanlı, çıkartıldığı mahkemece tutuklandı.

    Yalova’nın Çınarcık ilçesi Koru beldesi Atakent Mahallesi’ndeki kalıcı konutların önünde bulunan çocuk parkından kaçırılan 5 yaşındaki Eylül U. isimli kız çocuğu ölü bulunmuştu. Kızı, bonzai bağımlısı 23 yaşındaki Murat Şahin Akyüz adlı şahsın çocuk parkından kaçırdıktan sonra tecavüz edip öldürdüğü iddia edildi. Olayın ardından gözaltına alınan şahıs, jandarma ekipleri tarafından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

    Katil zanlısı savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından vahşice adam öldürmek suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.