Etiket: Eylül’de

  • Kuşadası’nın simgesi Güvercinada 7 Eylül’de yeniden kapılarını açıyor

    Çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle bir süredir kapalı olan Kuşadası’nin simgesi Güvercinada, Kuşadası’nın kurtuluş günü olan 7 Eylül’de açılacak.

    Kuşadası Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restore edilen ve ardından da çevre düzenleme çalışması tamamlanan Güvercinada, açılışının ardından önemli kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kuşadası’nın simgesi olan Güvercinada, 2010 yılında bir çok olumsuzluktan ve kaçak iş yerlerinden temizlenerek, M. Esat Altungün başkanlığındaki Kuşadası Belediyesi tarafından 2012 yılında restore edilmeye başlandı. Bir yıl içinde sur duvarları ile iç kalenin aslına uygun bir biçimde restore edilmesinin ardından tarihi kalenin çevre düzenleme projesi de hayata geçirildi ve tamamlandı. Aydın Müze Müdürlüğü denetiminde yaşama geçirilen projenin çevre düzenleme çalışmalarının da 29 ayda tamamlanması ile birlikte Güvercinada, Kuşadası’nın kurtuluşu olan 7 Eylül’de düzenlenecek bir kokteylle yeniden kapılarını açacak.

    Güvercinada, içerisinde yer alan ve Kuşadası’nın tarihi mekânları ile bölgeye özgü bitki ve canlı türlerini tanıtan pano, heykel ve canlandırmalarla bir nevi açık hava müzesi olarak hizmet verirken özel etkinlik ve organizasyonların düzenleneceği alanları ile de kültür sanat merkezi işlevi görecek.

    “Çekim noktası olacak”

    Güvercinada’da bir önceki dönemde başlatılan projeyi devam ettiren Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı, “Güvercinada Kalesi, Kuşadası’nın en önemli kültürel ve tarihsel değerlerinden birisidir. Bu alanı ilçemize kazandırmak ve ziyarete açmak için başlatılan çalışmaları tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kuşadası için en önemli tarih olan 7 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılışın ardından Güvercinada ilçemizin çekim noktalarından birisi haline gelecek” dedi.

    Kuşadası’nın simgesi

    Saint Jean Şövalyeleri tarafından yapılan, 1834 yılında Osmanlılar tarafından onarılan kaleyi çevreleyen 2,5 metre yüksekliğindeki surların bazı bölümleri zamanla yıkılma aşamasına geldi. Osmanlı döneminde Mora ayaklanması sırasında adalardan gelebilecek saldırılara karşı ileri bir karakol niteliğinde yapılan kule ve surlar, Kuşadası’nın simgesi konumunda. Kalenin şehre bakan tarafında biri silindirik biçimde, biri de yuvarlık kemeri olan iki kapısı bulunuyor. Her yıl yerli ve yabancı binlerce turistin ziyaret ettiği adadaki kaçak yapılar 2010 yılında tamamen yıkılırken, surlar ve iç kale bölümü restorasyonu 2012 yılında başladı ve 2013 yılında tamamlandı. O dönemde hazırlanan ve koruma kurulu tarafından da onaylanan peyzaj ve çevre düzenleme çalışmasının tamamlanmasıyla tarihi ada tekrar eski görünümüne kavuştu.

  • Narenciye ihracat sezonu 2 Eylül’de başlıyor

    Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, narenciye ihracatı sezonunun 2 Eylül’de başlayacağını ifade ederek, “Ülkemizde yaklaşık 3,6 milyon ton narenciye üretimimizin yüzde 45’ini, yani 1,6 milyon tonunu ihraç ederek, dünyadaki narenciye ihracatçı ülkeler arasında 3. sırada yerimizi almaktayız” dedi.

    Narenciye ihracatıyla ilgili açıklama yapana Ali Kavak, tarımın en önemli alt sektörlerinden birisi olan narenciyenin Türkiye’ye sağladığı net döviz girdisiyle oluşturduğu istihdam açısından büyük bir önem arz ettiğini ifade ederek, “Ülkemizde yaklaşık 3,6 milyon ton narenciye üretimimizin yüzde 45’ini yani 1,6 milyon tonunu ihraç ederek, dünyadaki narenciye ihracatçı ülkeler arasında 3. sırada yerimizi almaktayız. Geçtiğimiz sezon Rusya ile Türkiye arasında yaşanan olumsuzluktan dolayı, ihracatçı arkadaşlarımız hazırlıksız yakalanmış olup narenciye ihracatında bir takım sıkıntılar yaşanmıştır. Ancak devletin üretici ve ihracatçıyı böylesi zor bir dönemde yalnız bırakmayıp, alternatif pazarların oluşturulması ve mevcut pazarlardaki pazar payımızın arttırılması yönünde sağladığı desteklerle o sıkıntılı dönemi atlatmış bulunmaktayız. Aslında bir musibet bin nasihate bedel misali ihracatçılarımız bir ya da birkaç pazara bağımlı olmama yönünde büyük bir ders almıştır. Bu bağlamda başta Ekonomi Bakanlığımızın öncülüğünde Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birliklerimiz ve Narenciye Tanıtım Grubumuzun yoğun çalışmaları sonucu gerek alternatif pazarların oluşturulmasına ve gerekse mevcut pazarlardaki ihracatımızın arttırılmasına yönelik büyük çapta çalışmalar yapılmıştır ve yapılmaya devam edilecektir” diye konuştu.

    Rusya ile ilişkilerin normalleşme sürecine girdiği bu dönemde henüz tarım ürünlerine uygulanan engellerle ilgili herhangi bir somut karar çıkmamasına rağmen üreticinin ve ihracatçının umudunu koruduğunu belirten Kavak, “En kısa zamanda en büyük pazarımız olan Rusya pazarına narenciye ürünlerimizin geçmişte olduğu gibi hızlı bir şekilde gideceği beklentisi içerisindeyiz. Tarım sektörü son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde büyük bir başarıya imza atmıştır. Rusya ile Türkiye arasındaki dostluk ilişkilerinin hızlı bir şekilde geliştiği bu dönemde de Sayın Cumhurbaşkanımızın etkisi ile bu sorunun en kısa zamanda çözüleceğine inancımız tamdır. Son yıllarda Türkiye’de tarım alanında çok büyük gelişmeler yaşandı. Dünya standartlarında insan ve çevre odaklı üretim yapılması noktasında çok büyük çalışmalar yapılmaktadır. Üreticimizin ve üretimdeki bütün paydaşların iyi tarım uygulamaları ve modern tarım teknolojilerinin kullanılması yönünde ciddi anlamda bilinçlendirme ve denetim mekanizmalarının oluşturulması yönünde Tarım Bakanlığımızın öncülüğünde Ekonomi Bakanlığı ve ihracatçı birliği katkıları ile çok yoğun çalışmalar yapılmıştır ve yapılan bu çalışmalar sonucu büyük bir başarı sağlanmıştır” ifadelerini kullandı.

    İhracatçıların pazar çeşitliliği geliştirmeye yönelik uzak doğu ülkelerine ihracat yapma ya da ihracat önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik bir dizi faaliyetlerinin de sürdüğünü vurgulayan Kavak, “Ayrıca bu önümüzdeki dönem 8 ülkede Türk narenciyesini tanıtım faaliyetleri için uluslararası ajanslarla anlaşma yapılmış olup 1 Eylül’den itibaren tanıtıma başlanacaktır. Ayrıca üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın üretim, paketleme, lojistik kaynaklı sorunlarının tespiti yapılmış olup bu anlamda üniversitelerimizle işbirliği yaparak sorunların giderilmesi yönünde bir dizi proje hayata geçirilmesi aşamasına gelinmiştir. 2 Eylül Cuma günü ihracat sezonu başlayacak olan Türkiye’nin istihdam deposu bu sektörün üreticimize, ihracatçımıza ve sektörün tüm paydaşlarına hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

  • Balıkçılar 1 Eylül’de ’Vira Bismillah’ diyecek

    Mersin Balık Pazarı’nda av yasağı olmasına rağmen balık fiyatları ucuz seyrediyor. 1 Eylül’de ’vira bismillah’ diyecek olan büyük balıkçı tekneleriyle birlikte fiyatların daha da düşmesi bekleniyor. Mersin Balıkçılar Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat, 1 Eylül’de av yasağının bittiğini ve gırgırların denizlere açılacağını belirterek, bu sene hem balıkçıların hem de vatandaşların yasak konusunda bilinçli davrandığını söyledi.

    15 Nisan 2015 yılında gelen av yasağı, 1 Eylül’de sona eriyor. 1 Eylül 2016’da gırgır tekneleri denilen büyük tekneler ilk balık avlarına çıkacak. 15 Nisan 2015’den beri yasaktan dolayı, balık fiyatları ve çeşitleri baya etkilenmişti. Denizden az miktarda balık çıkarken, balık fiyatları da yükseliş göstermişti. Ancak özellikle Akdeniz Bölgesi’nde havaların iyi gitmesi ve av yasağının sonlarına gelmesi dolayısıyla balık fiyatları yarı yarıya düştü. Balık tezgahlarında en ucuz balık sardalye 3 liradan satılırken, en pahalı balık çupra-levrek kilosu 15 liradan satılıyor. 1 Eylül’de sona erecek av yasağı ile birlikte fiyatların daha da düşmesi beklenirken, tezgahlarda en pahalı balığın 10-12 lira arasında olması bekleniyor.

    Yeni balık sezonu ile ilgili İHA’ya konuşan Mersin Balıkçılar Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat, geçen yıllara göre bu sene hem balıkçıların hem de vatandaşların avlanma yasağı konusunda bilinçlendiğini söyledi. 1 Eylül 2016’da av yasağının bittiğini ve gırgırların denizlere açılacağını vurgulayan Polat, “15’inde trollerimiz çıkacak. Tabi gırgırda çıkan balıklar ilk günlerde ne olur bilmiyoruz. Kimisi daha ekibini tamamlamamış, kimisi balığın tam yerini tespit edememiş olabiliyorlar. Gidenler fazla balık tutamadan gelebilir. Ancak bir hafta sonra her şey randımana biner. Çünkü gırgırların avlanma şekli daha yüksek. Onlar çıktığı zaman 500 kasaya kadar balık yakalayıp gelebiliyorlar. O yüzden her yere bunlar av sermiyorlar. Çünkü yüklü bir masrafları var” dedi.

    “Fiyatlar ayın 15’inden sonra yarı yarıya düşer”

    15 Eylül’den sonra trollerin de denize açılmasıyla birlikte fiyatlarda yarı yarıya bir düşüşün olacağının altını çizen Polat, “Şu anda balığın fiyatı 3 ile 15 lira arasındaysa gırgırlar ve troller balıkları 4-4’lük getirmeye başladıklarında bu fiyatlar yarı yarıya düşecek. Tabi ayın 15’ini bekliyoruz. O tarihte troller denize açılacak ve balıkta çeşit artacak. Gırgırlarda pek fazla çeşit yok. Gırgırlarda turna, kefal, uskumru, sardalye gibi çeşitler çıkıyor. Trollerde ise bol çeşit çıkıyor. Troller hem daha fazla balık getiriyor. Vatandaşlarımızın önümüzdeki ayları değerlendirmeleri gerekiyor. Ucuz ve taze balık yemelerini öneriyoruz. 11. aydan sonra balığın kilosu 35-40 lirayı bulduğu zaman işte balık yemedik diye şikayet etmesinler. Bu şikayetlerini şimdiden değerlendirsinler ve ucuz, taze balık yesinler. Vatandaşlardan balıklarını balık pazarından almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Bu seneki temennilerinin de bol balık çıkması olduğunu kaydeden Polat, “Şu anda fiyatlar normal. Çupra-levrek 5 liradan başlıyor, 15 liraya kadar boyutlarına göre değişiyor. Halili balığı 7 ile 15 lira arasında. Sardalye 3 liradan 5 liraya kadar çıkıyor. Kefalimiz 3 liradan 7 liraya kadar çıkıyor. Fiyatlarımız şu an çok ucuz. Troller gelince hem çeşit artacak hem de fiyatlar düşecektir” şeklinde konuştu.

    “Norveç Türkiye’nin 10’da biri olmasına rağmen dünyaya balık satıyor”

    Avlanma yasağı ile ilgili de konuşan Polat, “Her zaman söylüyorum. Eğer balığın bolluğu konusunda tam anlamıyla çözüm isteniyorsa Türkiye genelinde bir dönemlik bir yasak değil de 1 veya 2 sene tamamen yasaklama gelmesi gerekiyor. İşte Norveç. Bizim denizlerimizin 3’de biri kadar denize sahip ama dünyaya balık üretiyor. Çünkü sistemli bir çalışma var. Burada bizim balıkçı arkadaşlarımızın da duyarlı olması lazım. Özellikle yasaklar başladığında ava çıkmaması gerekiyor. Birde balık avlanırken küçük balıklar tutmamaya özen gösterilmelidir. Bu sayede hem balıklarımız artar hem de balıkçılarımız ceza yememiş olurlar. Norveç bizim ülkemizin 10’da biri kadar. Ancak neredeyse tüm ekonomisini balıklarla sağlıyor. Adamlar dünyaya balık satıyor. Bizim üç tarafımız denizlerle çevrili olmasına rağmen bugün 12. aydan sonra balığın kilosu 25-30 lira oluyor. Bunlar bilinçsiz avlanmadan. Biz geçmişte yapılan hataların cezasını çekiyoruz. Bugün doğuya gidildiğinde bazı vatandaşlar hiç balık yememiştir. Hatta bazıları balığın ne olduğunu bilmiyor. Bu yüzden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız yasak avlanma ile ilgili özel bir ekip kurması gerekiyor. Sadece sahil güvenlik yetmiyor. Balıkçılar sahil güvenliği görünce hemen sahile kaçıyor. Hatta avlanmaya çıkan tekneciler bir adamını sahil güvenliğin botunun olduğu yere nöbetçi koyuyor. Bot oradan çıktığı anda o adam hemen tekneyi arıyor ve tekne sahil güvenlik geçene kadar yasak olan bölgeden çıkıyor. Bu yüzden sahil boyunca memurlar olmalı. Ancak bu şekilde yasaklar önlenebilir” diye konuştu.

  • Masal, 2 Eylül’de vizyona giriyor

    İstanbul’da motor diyen, çekimleri Aydın Muğla ve Bafa gölünde tamamlanan ’Masal’ Sinema Filmi 2 Eylül’de vizyona giriyor.

    Başrolünde Ünlü Oyuncu Tolga Yüce, Gökhan Mumcu ve Bengi Öztürk’ün bulunduğu masal filminde ayrıca Melis Canan Çiçek, Eylül Demirpehlivan, Ercan Özdal, Tayfun Sav, Neslihan Acar, Yusuf Ekşi, Çiğdem Demirci ve Kürşat Kurnaz gibi önemli filmde rol alıyor. Zengin kadrosu ve uzman ekibiyle 2016’ya imzasını vurmaya hazırlanan masal 2 Eylül’de gösterime giriyor.

    Erik Sanat, Üveys Mermertaş’ın yapımcılığını üstlendiği, Yönetmenligini Arin Arjen Öztürk ve Hikayesini Tolga Baysal’ın yazdığı Masal filmi, Özen Film farkıyla dağıtımı yapılıyor.

    Masal, hayatın kendisi

    Filmin başrol oyuncusu Tolga Yüce yaptığı açıklamada, “Masalda aslında ön yargılarımızı kıran, hayatın kendisini anlatan bir hikaye içindeyiz. Birbirimize olan bakış açımızı değiştiren bir film olacak. Hayatta kendimize bir konum belirleyip, ona göre çevre edinip ona göre sosyalleşme gereği duyuyoruz ve bunun dışındaki insanları görmezden gelmeye başlıyoruz. Halbuki şans verdiğimizde bu insanların da bize çok şey katacağını görmemizi sağlayacak bir film. Hayatın kendisi, ölümle yüzleşme, insanların birbirine olan bakış açısını yüzümüze vuruyor. Masalsı bir hayat hikayesi izleyeceğiz. Ayrılık, ölüm, aşk, dostluk, ön yargılar ile zaman zaman duygulanacak zaman zaman düşüneceğiz” ifadesini kullandı.

  • Kuru incirin ihracat yolculuğu 29 Eylül’de başlıyor

    Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, geleneksel ihraç ürünlerinden kuru incirin, 2016/17 sezonunda ilk ihracat tarihini belirlemek için bir araya gelen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nun önerdiği 29 Eylül 2016 Perşembe tarihini ilk ihraç tarihi olarak oybirliğiyle belirledi.

    Türkiye’de kuru incir ihracatı yapan firmaların davet edilmesi ile toplanan Genel Kurul tarafından Kuru Meyve Sektör Kurulu tarafından önerilen tarihin onaylanması suretiyle alınan bu karar, Sektör Kurulu, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ekonomi Bakanlığı’nın onayı sonrasında uygulamaya geçecek.

    Kuru incir ihracatı 65 bin tona ulaştı

    Türkiye’nin 2015/16 sezonunda 74 bin 505 ton olan kuru incir rekoltesinin yaklaşık 65 bin ton’luk kısmını ihraç ettiklerini belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, sezon sonuna kadar 2-3 bin ton ihraç edecek ürünün stoklarda bulunduğunu kaydetti.

    2016/17 sezonu için kuru incir rekoltesinin 72 bin ton olarak öngörüldüğüne işaret eden Celep, “Bu yıl rekoltede cüzi bir düşüş meydana gelse de ürün kalitesinin geçtiğimiz yıla göre daha yüksek olduğu bir sezona giriyoruz. 2016/17 sezonunda 60 bin tonun üzerinde kuru incir ihracatı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Geçen sezon yaşadığımız en önemli sıkıntı az sayıda da olsa bazı fırsatçıların hidrojen peroksit kullanmaları oldu. Bunun önüne geçmek için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Ege Üniversitesi ile koordineli çalışıyoruz. Kuru incir numunelerinin bir kısmının değil, tamamının ezilerek analize alınması ve bazı firmalarımızın mağduriyetlerinin önüne geçmek için, Tarım Bakanlığı’nın talebi üzerine, Ege Üniversitesi ihracata konu olacak ürünlerin analiz yöntemine ilişkin bir çalışma başlattı. Yeni sezonda ümit ediyoruz geçmişte yaşadığımız sorunların önüne geçebileceğiz. 29 Eylül 2016 tarihinde başlamasını öngördüğümüz 2016/17 sezonu ilk yükleme tarihini, rekolte ve ürünün geliş durumu, son dönemde üretim bölgesinin bir kısmında görülen yağışların getirdiği ilave kurutma ihtiyacı ve kurban bayramı tatili gibi farklı değişkenleri etraflıca değerlendirerek belirledik. Yeni sezonun ülkemiz, ihracatçılarımız ve tüm üreticilerimiz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

    İhracatta ABD ilk sırada

    Türkiye, 2015/16 sezonunda 2 Ekim 2015-20 Ağustos 2016 dönemi itibariyle 64 bin 890 ton kuru incir ihraç ederek, 224 milyon 691 bin dolar döviz elde etti. 31 milyon 734 bin dolarlık kuru incir ihracatı ile Amerika Birleşik Devletleri ilk sırada yer alırken, 31 milyon 436 bin dolarlık tutarla Fransa ikinci sırayı aldı. Üçüncü sıra ise 29 milyon 436 bin dolarlık kuru incir ihracatıyla Almanya’nın oldu.