Etiket: Eylemlerin

  • Irkçı eylemlerin yıl dönümü Washington’u ikiye böldü

    ABD’nin Charlottesville kentinde yaşanan ırkçı protestoların 1’inci yıl dönümünde, başkent Washington’da protesto ve destek gösterileri düzenlendi.

    Virginia eyaletine bağlı Charlottesville kentinde 1 yıl önce beyazların üstünlüğünü savunanların gösterileri sonrası ortaya çıkan şiddet olaylarının 1’incı yıl dönümünde, başkent Washington’da iki ayrı grup tarafından gösteriler düzenlendi. Beyazların üstün olduğu fikrini savunanlar geçen sene yaşanan ırkçı gösterileri desteklerken, muhalif protestocular ise ırkçılığa karşı çıkmak için bir araya geldi. İki grup Beyaz Saray önünde toplandı.

    ABD polisinin iki grubu birbirinden uzak tutmak için güvenlik hatları oluşturduğu öğrenildi. Öte yandan, karşıt gruplar arasında zaman zaman çatışmaların yaşandığı ve polisin iki gruba da müdahale ettiği belirtildi. Gösterilerin hâlâ devam ettiği aktarılırken, polisin Virginia’daki tren ve metro istasyonlarını kapatarak göstericilerin Beyaz Saray’a ulaşmasını engellediği öğrenildi.

    ABD’nin Virginia eyaletine bağlı Charlottesville şehrinde 1 yıl önce beyazların üstünlüğünü savunanların gösterileri sonrası ortaya çıkan şiddet olaylarında bir kişi hayatını kaybetmiş, 30’dan fazla kişi yaralanmıştı.

  • ABD’de eylemlerin yıldönümünde OHAL ilan edildi

    Virginia Valisi Ralph Northam, Charlottesville şehrinde yaşanan ırkçı şiddet olaylarının yıldönümü öncesinde olağanüstü hal ilan etti.

    ABD’nin Virginia eyaletinin Charlottesville kentinde ’beyaz milliyetçiler’ olarak bilinen gurup tarafından 12 Ağustos 2017 tarihinde Robert E. Lee’nin heykeli etrafında protesto gösterileri başlatılmıştı. Gösteriler başka eyaletlere de sıçrayarak polisle göstericiler arasında günlerce şiddet olayları yaşanmıştı.

    Virginia Valisi Ralph Northam yaptığı açıklamada, Virginia Eyaleti Acil Durum Yönetimi, Virginia Eyalet Polisi, Virginia Sağlık ve Virginia Ulusal Muhafız güçleri olarak gereken önlemleri aldıklarını, mitingin yıldönümünü kutlamak için Cuma’dan Pazar gününe kadar Charlottesville bölgesinde çok sayıda etkinlik planlandığını söyledi. Vali Northam, Virginia’da bir yıl önce gösteriler sırasında hayatını kaybeden üç kişi için yas tutmaya devam ettiklerini söyleyerek, “Yaşanan olayların yıldönümünün barış içinde geçmesini umuyoruz” dedi.

    12 Ağustos 2017’de göstericilerden 32 yaşındaki Heather Heyer ile bir polis helikopterinin ağaçlara takılarak düşmesi sonucunda iki polis memuru hayatını kaybetmiş, 19 kişi yaralanmıştı.

  • Krizle Mücadele Eden Şehirlerde İnsani Eylemlerin Geliştirilmesi Çalıştayı Başladı

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ’Krizle Mücadele Eden Şehirlerde İnsani Eylemlerin Geliştirilmesi Çalıştayı’ başladı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bir otelde düzenlenen çalıştayda, çalıştayın önemini anlatarak, sonucunda orta ve uzun vadeli bir yol haritası hazırlanacağını söyledi. Dünyanın büyük bir sınavdan geçtiğini, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın en büyük göç hareketiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Şahin, “Milyonlarca insan vatanından toprağından oldu, binlerce insan canından oldu, binlerce çocuk anasız babasız kaldı, binlerce anne baba çocuksuz kaldı” dedi. Sürecin en iyi şekilde yönetilmesi için Büyükşehir Belediyesi olarak araştırma yaparak gerekli çalışmaları yaptıklarını belirten Şahin, “Bu olaylar olmaya başladığı zaman komşu hakkı, insanlık hakkı adına ve ensar-muhacir inancından medeniyetinden gelen bir şehrin yaşayanları, bu ülkenin yaşayanları olarak dünyaya büyük bir insanlık sınavı verdik. Hamd olsun insanı ve vicdani olarak hepimiz bu sınavdan geçtik ve alnımızın akıyla bu süreci yönetiyoruz” diye konuştu.

    Suriye’deki iç savaşın başlamasıyla yaşanan göç krizini en az zararla nasıl fırsata dönüştürüleceği konusunda çalıştay yaptıklarını hatırlatan Şahin, çalıştay sonucunda 4 ana başlığın ortaya çıktığını, bunların eğitim, sağlık, güvenlik ve istihdam olduğunu belirtti. Eğitimin çok önemli olduğunu ve savaşın beyinde başladığını vurgulayan Şahin, Büyükşehir Belediyesi olarak Suriyeliler için yapılan çalışmaları anlattı. Göreve geldiğinde 3 bin çocuğun eğitim hayatında olduğunu aktaran Şahin, şu anda 70 bin çocuğun eğitim hayatına kazandırıldığına dikkat çekerek, “Bu sene okula gitmeye başlayacak olan çocukların yüzde 98’i sistemin içerisine girdi. Bu büyük bir başarı, bu çocuklarımızı mutlaka yetiştirmemiz ve geleceğe hazırlamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “GÜVENLİKLE İLGİLİ YAPILAN NEGATİF HABERLERDEN RAHATSIZIZ”

    Sağlıkta fırsat eşitliğini sağladıklarını ifade eden Şahin, kayıt dışı çalışmaların önüne geçmek için ’Gaziantep Modeli’ olarak adlandırılan kota sistemiyle Suriyeli mültecilerin sistemin içerisine dahil edilerek çalışmaya başladıklarını anlattı. En çok rahatsız oldukları konunun ’güvenlik’ olduğunu ve bir takım olumsuz haberlerle negatif algı oluşturulmaya çalışıldığına vurgu yapan Şahin, “Maalesef biz bu kadar büyük gayretler göstermemize rağmen uluslararası basının bir takım büyükelçilerin yaptığı negatif haberlerden dolayı halkımızın büyük fedakarlığıyla bu götürdüğü süreçte sanki bu şehirde ciddi bir güvenlik sorunu var gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa Valimiz, Emniyet Müdürlüğümüzden aldığınız rakamlarda özellikle mültecilerle beraber yaşayan Gaziantep’te güvenlikle ilgili sorunun yüzde 4’ler de olduğunu ve bunun yarısından çoğununda Suriyeli mültecilerin kendi aralarında yaşadığı sorun olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla biz bu tür negatif haberlerden rahatsısız. Turizmi, kültür turizmi adına hedeflerimiz var. Yapmaya çalıştığımız önemli projeler var, bunun hayata geçebilmesi, bölgenin kalkınması içinde özellikle bu alanda çalışan arkadaşlarımızdan istirham ediyoruz ki bu şehir dünyanın herhangi bir şehri kadar güvenlidir ve terörle mücadele dünyanın en büyük sorunudur. Küreselleşme, sınırların kalktığı bir dünyada biz bu şehir güvenli, bu şehir güvensiz şeklinde bir ayrımcılığı, yaşanan olayları gördüğünüz zamanda, Brüksel ve Paris’i gördünüz zaman da doğru bir yöntem olmadığını, bu yanlış yöntemlerle de doğru sonuca ulaşılamayacağını ifade etmek istiyorum” dedi.

    Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı olarak çok acil tedbirler aldıklarını dile getiren Şahin, Suriyeli göçmenlerin bir an önce vatanlarına dönmelerini temenni etti. Birliğin önemli olduğunu vurgulayan Şahin, “Birlikte rahmet, bereket ve barış var. Ortadoğu ve Batı Asya aslında dünya barışı için çok önemli bir alan, bir nefes. Nefes olmadan hayat olmaz, nefes olmadan can olmaz, nefes olmadan barış olmaz” ifadelerini kullandı.

    KEÇECİ: “İNSANİ BOYUT KONUSUNDA GAZİANTEP BÜYÜK İŞLER BAŞARDI”

    Büyükelçi Adnan Keçeci de Suriye’deki olaylar nedeniyle 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük insani trajedisinin yaşandığını aktardı. Uluslararası toplumun bu alanda çok daha büyük iş yapması gerektiğine işaret eden Keçeci, “Bu insani boyut konusunda Gaziantep çok büyük işler başardı ve sınavdan başarıyla geçti. Başarısını da devam ettiriyor. Gaziantep resmi kurumları, sivil toplum örgütleriyle tam bir işbirliği içerisinde. İnsani krizi önleme anlamında büyük projeler geliştiren Gaziantep, uluslararası alanda da bunların kabul görmesini sağlıyor. Gaziantep, sadece karşıdan gelen insanların ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda proje geliştiriyor. Gaziantep uluslararası alanda işbirliğinin geliştirilmesi konusunda büyük bir çaba da gösteriyor. Bu tip toplantılar, bu alandaki çalışmalara da destek sağlayacaktır. Bu anlamda Dışişleri Bakanlığı olarak elimizden gelen desteği sağlıyoruz” diye konuştu.

    UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman ise bugün şehirlerde yaşanan en büyük insani krizin göç olduğunu, bunun da aslında sanayileşmeyle başladığına işaret etti. Göçün entegrasyon ve eğitim gibi sorunları beraberinde getirdiğini ifade eden Duman, “Suriye’den göç eden insanlar da komşu ülkelere göç etti. Gaziantep başta olmak üzere Kilis, Hatay gibi bazı iller Suriye’deki göçten ciddi etkilendi. Bu şehirlerimiz insani krizle karşı karşıya kalan illerimizdir. Peki ne yapabiliriz? Zaten yerel yöneticilerimiz ellerinden geldiğince kaynaklarını bu yönde seferber etmiş durumda. Merkezi yönetimin de yerel yönetimleri daha fazla desteklemesi gerekir. Bazen tüm yerel kaynaklar da yetersiz kalabiliyor. Bu noktada da uluslararası kaynakların devreye girmesi zarüreti ortaya çıkıyor. Şu ana kadar uluslararası camia üzerine düşeni yapmış değli. Ben burada yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarıyla daha aktif çalışması gerektiğini düşünüyorum. Başta Türkiye olmak üzere tüm bölgemizde kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin dahil olduğu çoklu iş birliklere ihtiyaç vardır. İnsani krizlerle mücadelede en önemli nokta özellikle bu topraklarda ortak çalışma bilincinin oluşturulmasıdır. Biz teşkilat olarak gerçekleştirdiğimiz toplantılarda bu ortaklıkların kurulmasını teşvik ediyoruz. Bu çalıştayda bu noktada önemli” ifadelerini kullandı.

    IMPACT, Kıdemli Program Yöneticisi Megan Passey de Gaziantep’in sadece Türkiye’deki sığınmacılara değil aynı zamanda Suriye’deki insanlara da yardım ettiğini söyledi. İnsani zirvenin şehirlerde yaşanan krizlere odaklanmasını çok önemsediklerini ifade eden Passey, “Gaziantep, şehirlerde yaşanan krizlerle ilgili uluslararası işbirliği oluşturmak için bu çalışmayı hayata geçiriyor. Tavsiye niteliğinde sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Biz bu öneri ve tavsiyelere uymaya çalışıyoruz ya da krizlerden etkilenen şehirleri güçlendirmek için çalışma yapmayı önemsiyoruz. İstişareyi de bu konuda çok önemsiyoruz. Krizler içerisinde yaşayanlarla istişare yapmaya özen gösteriyoruz. Destekler bu konuda daha verimli oluyor. Gaziantep’teki istişare de genelde Suriyelilerden etkilenenler üzerinde yoğunlaşıyor. Dünyanın farklı bölgelerinde de farklı konular üzerinde çalışıyoruz. Burada yürütülen çalışmalar, somut çözüm konusunda önemli adımların gelişmesine vesile olacaktır” dedi.

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin Suriyeliler için yaptığı çalışmaların yer aldığı kısa filmin izletildiği çalıştaya, ulusal ve uluslararası insani yardım kuruluş temsilcileri ve STK’lar da katıldı.

  • Bakan Ünal: “HDP Eylemlerin Örtücüsü, Perdecisi”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, memleketi Kahramanmaraş’ta katıldığı programlarının sonunda yaptığı basın toplantısında, HDP’nin eylemlerin örtücüsü ve perdecisi görevini üstlendiğini söyledi.

    Bir dizi açılış töreni ve çeşitli ziyaretler için Kahramanmaraş’a gelen Bakan Ünal, bir otelin toplantı salonunda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Ünal yaptığı açıklamada, “Terör örgütlerinin ortak özelliğidir. Terör örgütleri amaçlarına ulaşmak için insanı, doğayı, çevreyi, tarihi, kültürü tahrip etmekten çekinmez. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Afganistan’da Taliban olurlar tarihi eserleri tahrip ederler, Suriye’de IŞİD olurlar tarihi eserleri tahrip ederler, Türkiye’de PKK olurlar tarihi eserleri tahrip ederler. Bu, terörün zihniyetiyle ilgili bir şey yani terör, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için her şeyi tahrip eder. Peki terörün amacı nedir? Terörün amacı kavga, kaos oluşturmaktır, şiddet sarmalı, korku oluşturmaktır. Şimdi telsiz kayıtlarına baktığımız zaman PKK terör örgütünün görüyorsunuz; ‘Hastaneyi patlatın. Okula molotof atın.’ Hiçbir değeri olmayan bir yapıdan bahsediyoruz. Maalesef Diyarbakır’da, Sur’da, Fatihpaşa Camii’ni yaktı terör örgütü. Şimdi terör örgütünün bir uygulayıcıları yani teröristler var, bir de bunların örtücüleri var. Bunlar eylem yapıyor, HDP bunu perdelemekle sorumlu. Şimdi adamları gidiyorlar Fatihpaşa Camii’ni yakıyorlar, HDP’li çıkıyor hemen açıklama yapıyor. Diyor ki ‘Devlet helikopterden füze attı ve Fatihpaşa Camii yandı.’ Gidiyorlar Şırnak’ta çocukların içinde olduğu kültür merkezini, halk kütüphanesini yakıyorlar. Çocuklarımızı oradan zor kurtarıyoruz. 2 tane çocuğumuz ölme tehlikesi geçiriyor bakıyorsunuz HDP’li çıkıyor bununla ilgili yalan yanlış bir açıklama yapıyor. Şimdi burada şunu doğru koyalım. Bugün ne HDP, ne de terör örgütünün; ne bölgeyle, ne de Kürt halkıyla bir ilgisi yoktur artık, ne toplumsal taleplerle, ne toplumsal sorunlarla bir ilgisi yoktur artık. Neyle ilgilisi vardır artık HDP’nin ve PKK’nın? Bölgede kendi amaçlarını gerçekleştirmek isteyen uluslararası güçlerin, bölgede Türkiye’ye dönük oynamak istedikleri oyunun bir parçası olmak. Şu anda açık bir şekilde hem PKK terör örgütü, hem de HDP maalesef uluslararası güçlerin bölgede oynadıkları oyunun Türkiye karşıtı bir parçası haline geldiler” dedi.

    HDP’nin yanında CHP’nin tutumunu da eleştiren Bakan Ünal, “Tabi sadece HDP değil, CHP’de de durum pek farklı değil. CHP’den bir milletvekili çıkıyor diyor ki; ’Türkiye ile İran savaşsa, İran’ın safında yer alırım’ diye tweet atıyor. Bakıyorsunuz Kemal Kılıçdaroğlu buna sahip çıkıyor; ’Yedirmem’ diyor. Aynı milletvekili bir Rus televizyonuna çıkıyor, maalesef diyor ki ‘Türkiye IŞİD’e sarin gazı satıyor.’ Yani bu kara propaganda çok temel bir yöntem vardır. Her türlü yalanı, iftirayı atarsınız ve günün sonunda orada kalan tortular, üzerine çamur attığınız kişi ya da kurumun üzerine yapışır, sizin de kazancınız haline gelir. O yüzden her türlü yalanı söylemekten hiçbir sorun görmüyorlar. Burada Kahramanmaraş’ın çok iyi bilip hissettiği ferasetiyle, irfanıyla, hikmetiyle gördüğü bir şey var. O da şudur, bir insan eğer bu topraklara, bu vatana, bu bayrağa, bu devletin, bu milletin sevgi ve muhabbet duymuyorsa o kişiden hiçbir hayır gelmez. Hangi siyasi düşünceden olursa olsun; bizim değerlerimizin ortak olduğunu biliyorsa, bizim kardeşimizdir. Bizim bayrağımızın, bizim vatanımızın, bizim devletimizin, bizim milletimizin, bizim kaderimizin ortak olduğunu bilmesi yeterlidir. Bizim tabii ki düşüncelerimiz farklı olacak, biz aynı şeyleri nasıl düşüneceğiz? Farklı şeyler düşünebiliriz, farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama söz konusu devletin birliği ve bütünlüğü, milletin birliği ve bütünlüğü, vatanın bölünmez bütünlüğü, bayrağımızın inmemesi olduğunda işte o kişinin hangi siyasi görüşten olursa olsun dimdik durması gerekiyor. Bu işler bütün dünyada böyledir” diye konuştu.

    Rusya’nın hava ihlali noktasında birçok kez uyarıldığına dikkat çeken Ünal, “Fransa’ya terör saldırısı olduğunda, bir tane Fransız gördünüz mü hükümeti suçlayan? Dünyanın herhangi bir yerinde bir terör saldırısı ya da bir ülke, başka bir ülkenin hava sahasını ihlal ettiğinde kendi ülkesine karşı düşmanlık yapan, kendi hava sahasını ihlal eden ülkeye de alkış çalan insanlar gördünüz mü? Bir ülkenin hava sahası, o ülkenin uluslararası alanda onun itibarıdır. Angajman kuralları niye vardır? Şimdi Rusya 3 defa bizim hava sahamızı ihlal etmiş. Rusya Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ile konuşulmuş, G20’de geldiğinde Putin ile konuşulmuş, bu konuda duyduğumuz rahatsızlık defalarca iletilmiş ve buna rağmen hava sahası tekrar ihlal edilmiş. Kaldı ki hava sahasını ihlal eden uçağın milliyeti bilinmiyor. Bakıyorsunuz HDP Eş Başkanı diyor ki; ‘Bu konuda biz Rusya’nın haklı olduğunu düşünüyoruz.’ Yani burada mesele son derece açıktır. Bir insanın hangi siyasi görüşten, hangi dünya görüşünden, hangi yaşam tarzından olduğunun bir önemi yoktur bu durumda. Bu ülkenin, bu toprağa ait hissetmesi, kendisini yerli ve milli hissetmesi önemli olan. Yerli ve milli bir duruşu var mı? Kendisini bu ülkeye, bu toprağa, bu coğrafyaya, bu bayrağa ait hissediyor mu ona bakmak gerekir. Ama maalesef bunların bu toprakla bir ilgisi yok. Eğer bunların azıcık Kürt kardeşlerimizin derdiyle dertlenseler, herhalde o çocukların okudukları okulları yakmazlar, o insanların gittiği hastaneleri yakmazlar, o çocukların gittiği kültür merkezini, halk kütüphanesini yakmazlar, yaralıları taşıyan ambulanslara saldırmazlar ve çocukların okula gittiği sokaklara hendek kazıp, çocukların gittiği yollara mayın döşemezler. Bütün bunları yaparken de bir şehrin kültürünü, tarihini, mirasını tahrip etmezler. Bunun başka açıklanacak bir şekli, yolu yok. Her şey o kadar net ve milletin gözü önünde cereyan ediyor ki her şey apaçık” dedi.