Etiket: “Ey

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ey Batı, ne dersen de, biz doğru bildiğimiz yolda yürüyoruz, yürüyeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğu Guta’da çocuklar şehit ediliyor. Ey Batı neredesin? O yavrucukları görmüyor musun? Ama biz Afrin’de teröristleri öldürünce sesin çıkıyor. Ey Batı, ne dersen de, biz doğru bildiğimiz yolda yürüyoruz, yürüyeceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde Van Ferit Melen Havalimanına geldi. Burada kentin amirleri tarafından karşılanan Erdoğan, daha sonra Edremit ilçesindeki Nur Tatar Spor Salonu’na geçti. Yol boyunca vatandaşların sevgi gösterisinde bulunduğu Erdoğan, daha sonra partisinin Van İl Başkanlığı 6. Olağan Kongresinin yapılacağı salon önünde bekleyen kalabalığa hitap etti. Ardından salona geçen Erdoğan, kalabalığa hitap etti. Erdoğan, “Gecikmeli geldik, hakkınızı helal edin. 6. Olağan Kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Van, 16 Nisan halk oylamasında maalesef Türkiye’nin ortalamasının çok altında kaldık. Van’dan beklentimiz çok fazlaydı. Ama görüyorum ki bugün Van bir başka. Depremin ardından Van’a 30 bin konut inşa ederek yeniden ayağa kaldırdığımızın en yakın şahitleri sizlersiniz. Doğalgazı Edremit’e kadar getirdik. Hans’ın doğalgaz kullanma hakkı var da benim Edremit’teki kardeşimin hakkı değil mi? Demek ki hiçbir ayrım yapmaksızın bu hassasiyeti gösteren biziz. Sırada şimdi Erciş var. Fakiye Teyran’ın, Seyit Fehim Arvasi’nin mirasına en iyi sahip çıktığımızı siz biliyorsunuz. Bölücü örgüt ve uzantıları çeşitli isimlerle Van’ın adeta kanını emerken, biz her zaman Van’ın, kardeşlerimizin yanında olduk. Terör örgütleri çocuklarımızı sokaklarda bozuk para gibi harcarken, biz aydınlık bir gelecek kurmak için çalıştık. Nur Tatar Spor Salonu da bunun ispatı değil mi? Böyle bir salon var mıydı? Bu salonun ihtişamına bakın. Van’a inşallah stadyumu da yapacağız. Bugün Gençlik ve Spor Bakanıyla konuştum, Van’a yakışan bir stadyum yapacağız” diye konuştu.

    “Son 15 günde gelen turist sayısı 169 bin”

    Geçen yıl Van turizminde adeta patlama yaşadığını dile getiren Erdoğan, “Parası olanlara gelin Van’da otellerin sayısını arttıralım. İran Cumhurbaşkanı Ankara’daydı. Dedi ki Van’a turist gönderiyoruz. Son 15 günde gelen turist sayısı 169 bin. Demek biz altyapımızı yaparsak, İran’dan Van’a, Ağrı’ya, Iğdır’a gelecek çok insan var. 16 Nisan’da ortaya çıkan sonuç, kendimizi Vanlı kardeşlerimize çok iyi anlatamadığımızı gösterdi. Artık hep birlikte daha çok çalışacağız, çalmadık kapı bırakmayacağız. Ana kademeye, kadın kollarına, gençlik kollarına sesleniyorum. 2019’a kadar kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Buradaki coşkuyu 2019 Mart ayındaki belediye, 2019 Kasım ayındaki Milletvekilli Ve Cumhurbaşkanı Seçimlerine kadar sürdürmenizi istiyorum. AK Parti, 81 vilayetteki 80 milyon vatandaşımızın partisidir” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan’ın sanatçılarla sınır ziyareti

    Salondakilerin ‘Yaylalar’ şarkısını seslendirmesinin ardından sözlerini sürdüren Erdoğan’ın konuşması “İşte ordu, işte komutan” sloganlarıyla kesildi. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şimdi biz son Hatay’daki kongremizden sonra biliyorsunuz sınıra gittik, Reyhanlı’ya ve orada İbrahim Tatlıses coştu. Yaylalar biliyorsunuz askerin türküsü, ama o yaylalarda bırakmadı, ‘Afrin’i dolaş gel’ dedi. Orada da bırakmadı, ‘Mümbiç’i dolaş da gel’ dedi. Kardeşlerim evvel Allah biz önce Fırat Kalkanı ile bir adım attık. Fırat Kalkanı’ndan sonra Afrin ile ilgili adımımızı attık mı? Ne dedik, durmak yok. Mazlumların ahını dindirene kadar devam. Bugüne kadar ulaşamadığımız vatandaşımızın kabahatini onlarda değil kendimizde arıyoruz.”

    Afrin’de 4 bin 17 terörist etkisiz hale getirildi

    Afrin’de yürütülen operasyon kapsamında etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı hakkında da bilgiler veren Erdoğan, “Afrin’de şu an gelinen nokta, bugün son rakamları aldım. 4 bin 17 teröristi etkisiz hale getirdik. Ayrıca Kuzey Irak’ta 323 teröristi etkisiz hale getirdik. Yurt içinde de 154 teröristi etkisiz hale getirdik. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te inlerine gireceğiz dedik, girdik. Neresi olursa olsun durmak yok yola devam. Çünkü benim Vanlı kardeşime rahat, huzur vermeyen bu teröristleri evvel Allah er veya geç bitireceğiz. Şu anda burada hep beraber öyle bir mesaj verelim ki Van Gölü’nün öbür kıyısından, Hoy’dan Nahçıvan’dan duyulsun, Kandil’dekilerin, Sincar’dakilerin yürekleri titresin. Van’dan öyle bir mesaj verelim ki Afrin’deki, El-Bab’daki kahramanlarımıza moral olsun. Ne diyoruz; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” şeklinde konuştu.

    “Çevremizde oynanan oyunları görüyorsunuz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Böldükleri toplumları nasıl perişan ettiklerini takip ediyorsunuz. Üzerimizde oynanan tüm oyunlara rağmen bu tuzağa düşmedik, düşmeyeceğiz inşallah. Vatan toprağının tek bir çakıl taşını bile kimseye vermeyeceğiz. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz yok. Ne FETÖ’nün paralel devletine ne de terör örgütünün özerklik devletine yer yok. Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da yaşananları görüp hala Türkiye’yi eleştirenler, demokrasiden nasibini almamış olanlardır. Doğu Guta’da çocuklar şehit ediliyor. Ey Batı neredesin? O yavrucukları görmüyor musun? Ama biz Afrin’de teröristleri öldürünce sesin çıkıyor. Ey Batı, ne dersen de, biz doğru bildiğiyiz yolda yürüyoruz, yürüyeceğiz. Terörle demokrasinin, özgürlüğün, zenginliğin bir arada olmayacağını göstermek için daha ne yaşanması gerekir. Mücadelemizin stratejisini ona göre belirliyoruz. Türkiye’ye karşı düşmanlıklarını gizlemeyenler var. Sözün bittiği yere gelmişiz demektir. Ey 81 vilayette yaşayan kardeşlerim, emperyalistler ve terör örgütleri kol kola girmişse bize düşen bir olmaktır, diri olmaktır, kardeş olmaktır, hep birlikte Türkiye olmaktır. Bizim bu mücadeleyi zaferle taçlandırmaktan başka çaremiz yoktur.’’

    Hiçbir beşeri gücün önünde eğilmediklerini, sadece Allah’ın huzurunda secdede eğildiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Terör örgütlerini ve onları maşa gibi kullananların kurdukları tuzakları başlarına yıkmadan bize huzur yok. Ülkemizin geçmişte demokrasi, ekonomi, özgürlük anlamında sıkıntı çektiği bir gerçekti. 15 yıl önce teslim aldığımız Türkiye’yi biliyorsunuz. Partimizi kurduktan sonra buradaki dostlarımıza bizden ne istiyorsunuz dedik, ‘OHAL’i kaldırın, başka bir şey istemiyoruz’ dediler. O dönemdeki OHAL ile bugünkünün alakası yok. Hak ve özgürlükler konusunda herhangi bir kısıtlama yok. O günkü OHAL, vatandaşımızın günlük yaşamını çok etkiliyordu. Hükümeti kurduktan sonra hemen OHAL’i kaldırdık. Ardından tarihi reformları bir bir hayata geçirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Ülkemizde hala kimin ne sorunu varsa, kimin ne sorunu ortaya çıkacaksa mücadele etmek bizim görevimizdir. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Demokrasi ve özgürlük yolculuğumuz bir birinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Türkiye’nin şimdi verdiği mücadele öyle bir mücadeledir ki bütün bölgelerimiz ortaktır. Kazanırsak hep birlikte kazanırız, kaybedersek hep birlikte. Onun için mesele vatansa, gerisi teferruattır.”

    “Hepsinin ipleri aynı güçlerin elindedir”

    “PKK, FETÖ ve tüm terör örgütünün safı bu mücadelede Türkiye’nin düşmanlarının yanındadır” diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “FETÖ’nün yurt içi ve dışındaki inlerine aynı sebeple giriyoruz, hepsinin ipleri aynı güçlerin elindedir. PKK yıllarca Kürt kardeşlerimizi istismar ederek kendisine zemin hazırladı. DEAŞ dinimize yıllarca vurulamayan darbeyi vurdu. Bunlar tamamen din dışı bir örgüt. Hem kendimiz hem bölgemizde kurulan asrın tezgahını bozmak üzere harekete geçtik. Afrin, El-Bab operasyonlarını birileri küçükseyebilir, biz arka plana iki büyük darbe vurduk. Terör örgütlerinin maskesi düşünce arkasında kimlerin çıktığını hep birlikte görüyoruz. Çeyrek asırdır terör bahanesiyle dünyanın altını üstüne getirenlerin, terör örgütünün kurucuları olduğunu dünyaya ifşa ettik. Kısacası oyunu tersine çevirdik. İnşallah ülkemiz ve bölgemiz için yeni bir dönem başlatıyoruz. Bugün geleceğimize dünden daha ümitli bakıyoruz.”

    15 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyüttüklerini ve Van’ın da bu gelişmeden payını aldığını dile getiren Erdoğan, terör örgütlerinin kölesi olan belediye başkanlarını da görevden alarak yerlerine atanan vali ve kaymakamlardan da övgüyle bahsetti.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ise, bazı partiler gibi kavga etmediklerini belirterek, “Bizler bir birimizle kavga etmeyiz. Bizim bir derdimiz var. Bizim millet, ümmet derdimiz var. Bütün enerjimizi kötülere karşı kullanırız. Bir konunun altının çizmek istiyorum, son bir yıl içerisinde satılmış, ezanları susturmak istediler. Ülkemizin belirli yerlerinde çukurlar kazdılar. Allah’a hamd olsun o katiller sürüsünü yok ettik. Güneydoğuda 70 bin vatandaşımızın evini yaktılar, yıktılar. Devlet olarak gittik, yaralarını sarıyoruz. Binlerce ev yaptık, hepsini teslim ettik. Bu devletin iki evli var; birincisi kudret elidir, ikincisi de şefkat elidir. Allah’a hamd olsun tüm mağdurların sığındığı bir ülke olarak bütün kardeşlerimizin yaralarını sarıyoruz. Bize düşen bir olmak, beraber olmaktır. Etrafımızda oynanan oyunları hep birlikte görüyoruz. Çocuk kandırır gibi ‘biz buraya demokrasi getirmek için geldik’ diyorlar. DEAŞ diye bir örgüt yok. Sakalları uzatıp DEAŞ, kesiyorlar PYD oluyorlar. Gittikleri hangi ülkeye demokrasi getirdiler söylesinler. Gittikleri her yere gözyaşı götürdüler. İçimizde de birçok gencin eline silah verip dağa gönderdiler. Bunların temsilcisi olduklarını söyleyenler; yüksek maaş alıp lüks lokantalarda yemek yerken, garibanların çocuklarını dağa gönderiyorlar” dedi.

    Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan’ın da katıldığı AK Parti Van İl Başkanlığı 6. Olağan Kongresinde tek aday olarak seçime giden mevcut başkan Kayhan Türkmenoğlu, yeniden başkan seçildi.

  • Erdoğan: “Ey Kılıçdaroğlu senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsanız alçaksınız namustan yoksunsunuz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ey Kılıçdaroğlu senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz. Eğer bizim böyle bir malımız, varlığımız olmuş olsaydı ülkede bu hizmetleri kimse göremezdi” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramankazan’da çiftçilerle iftar yemeğinde bir araya geldi. İftar yemeğinin ardından konuşma yapan Erdoğan, “Türkiye tarihinin en alçak ihanet girişimine göğüslerini siper ederek geçit vermeyen tüm vatandaşlarımı minnetle selamlıyorum. Darbenin merkezinde yer alan hava üssündeki hainlere inat ezanlarını ve bayraklarını korumak için ölümün üzerine yürüyen Kazanlı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Kazan ilçemiz isminin başına aldığı kahraman ifadesini bir lütuf olarak değil; verdiği 9 şehit ve 92 gazisiyle yani yüreğinin ve bileğinin hakkıyla elde etmiştir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi tüm hainlerden, tüm teröristlerden, dahili ve harici tüm düşmanlardan muhafaza eylesin. Rabbim, içinde bulunduğumuz bu birliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin. İstiklali ve istikbali uğruna canından geçenler eksik olmadığı sürece çocuklarımıza özgür ve müreffeh bir ülke bırakmak umudumuzu hiç kaybetmeyeceğiz. Şu güzel topluluğun içinde şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz var. Kendilerini görüyorum. Allah onlardan razı olsun. Onlar şehitlerimiz ile beraber ‘Arkadaş yurdumu alçaklara uğratma sakın. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın. Kim bilir belki yarın belki yarından yakın’ diyerek bütün o uçakların üzerine yürüdüler, tankların üzerine yürüdüler, topların üzerine yürüdüler ama bu toprakları o alçaklara vermediler. Kazan’dan yükselen bu kahramanlık ateşi sönmediği müddetçe, bu millete kimse diz çöktüremez, bu bayrağı kimse indiremez, bu ezanları kimse susturamaz” ifadelerini kullandı.

    “Birileri anlamaz ama bizim rabiamız var”

    “Birileri anlamaz ama bizim rabiamız var” diyen Erdoğan, “Bu rabiamızın içerisinde tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet var. Biz tek milletiz. 80 milyon tek milletiz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Romanıyla 80 milyon tek milletiz. Bizim tek bayrağımız var. Asla o paçavraları kimse bize yutturmaya kalkmasın. Bayrağımızın rengi şehidimizin, gazimizin kanının rengidir. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir. Yıldız, her yıldız şehidimizin ta kendisidir. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tarlaya imar girmediği sürece o toprak tarladır. İmar gelince arsa olur. Şimdi vatan nasıl vatan olur. Şehidin kanıyla yoğrulduğu zaman vatan olur. Bu topraklar üzerinde biz çok kan verdik. Ta Malazgirt’ten bu yana kan verdik. Böylece bu toprakları vatan kıldık. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devletimiz yok” diye konuştu.

    “Böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan iftihar ediyorum”

    “Kimse bize devlet içinde devlet yutturmacası yapmasın” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, yok bu devletmiş. Sıkıysa Pensilvanya’da durma buraya gel. Ama onlar kendilerine başka yerlerde vatan arıyorlar. Buralardan kaçıp oralara sığındılar. Şimdi oralarda koruma altındalar. Verin bu adamı bize diyoruz. Şu ana kadar vermediler ve orada çiftlikte bey bey kalıyor. Oradan da dünyadaki bütün FETÖ teröristlerini yönetiyor. Dost bildiklerimize sesleniyoruz: Verin. Eğer verilmeyecekse gün ola harman ola.

    Böyle bir milletin hele hele o 15 Temmuz gecesini yaşayan böyle bir milletin bir mensubu olmaktan böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan iftihar ediyorum. Rabbim bizi birbirimizden ayırmasın. İnşallah beraber yürüdük biz bu yollarda yürüdük dedik ya beraber yürümeye de devam edeceğiz. Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece dedik ya, gideceğiz gündüz gece.”

    Tarımın, insanlığın en eski ve önemi asla azımsanmayacak uğraş alanı olduğunu kaydeden Erdoğan, “Tarih şöyle der: Tarımın ilk merkezi olarak Şanlıurfa Harran’ı gösterir. Yarın oradayız. Partimiz en fazla oyu Harran’da aldı. Yarın akşamda inşallah iftarı Harran ilçemizde yapacağız. İnsanlar dünya üzerinde yaşadığı sürece gıda ihtiyacı devam edeceği için çiftçilik hep olacaktır. Tarih boyunca biz Türklerin iki temel mesleği olmuştur. Bunlardan biri askerlik diğeri de tarım ve hayvancılıktır. Biz asker bir milletiz. Son günlerde yaşadığımız gelişmeler bize bu iki alanı çok sıkı tutmamızın şart olduğunu gösteriyor. Askerliği sıkı tutmazsak vatanımızı koruyamayız. Tarım ve hayvancılığı sıkı tutmazsak özellikle kriz döneminde onurumuzu muhafaza edemeyiz. Teknoloji elbette önemlidir, sanayi elbette önemlidir, mimari, sanat, spor, enerji hepsi elbette önemlidir. Ama kendimizi güvende ve tok hissetmiyorsanız hiçbir işe yaramaz. Kalkınma programlarımızı, büyüme stratejilerimizi bu anlayışla hazırlamak ve hayata geçirmek mecburiyetindeyiz” dedi.

    “Bereket demek toprağı bilinçli ekip biçmekle olur”

    Erdoğan, arazi toplulaştırma hususuna değinerek şunları söyledi:

    “Tarım alanında da ülkemizi tarladan sofraya kadar tüm aşamalarıyla en ileri seviyeye çıkarmadan kendimizi güvende hissedemeyiz. Yani endüstriyel tarımı başarmamız lazım. Bunun için geçtiğimiz 15 yılda 123 milyar lira tarım ve hayvancılık desteği verdik. Tarımsal hasılada Avrupa’da ilk sıraya yükseldik. Arazi toplulaştırma. Gübre ve yemde KDV’yı sıfırlama, kredi kolaylığı gibi çalışmalarla çiftçilerimizin daha verimli üretim yapabilmelerine imkan sağlıyoruz. Topraklarımız nasıl şehitlerimizin kanıyla yoğrularak vatan oluyorsa, çiftçilerimizin alın teriyle yoğrularak da bereketleniyor. Şu toplulaştırma olayını değerlendirmemiz lazım. Bakıyorsunuz devasa arazi ama hepsi adeta ev yapar gibi parsel parsel. Onda bereket olmaz. Diyorum ki bir toplulaştırma yapalım. Kardeşler 5, 10, 15 kardeş böyle bölüp pörçük olacağına kardeşler bir araya gelir, mahallenizin muhtarı yardımcı olur buraları toplulaştırırsak buraya bereket girer. Nasıl bakıyorsunuz bu işe. Alkışlar geldi ama az geldi sanki. O zaman bende Cumhurbaşkanınız olarak hayırlı olsun diyebilir miyim? Bölük pörçük yapmayalım tadı olsun, bereketi olsun bu işin. Kardeşler kendi aralarında al ver yaparlar ve böylece bu bereketli topraklar daha bereketli olur. Başkan bir şey söyledi. ‘Arazimizin sulamasında sıkıntımız var’ diyor. Dolayısıyla aşağıdaki rezervimizi dağın tepesine doğru oradaki yapılacak bir rezerv alanıyla orada depolayıp cazibeyle bunu şöyle arazimize kapalı bir sistem olursa tabi daha iyi olur. Çünkü güneş buharlaştırmaz. Bu buharlaşmada kaybolan nereden bakarsan bak yüzde 50-60’tır. Ama kapalı alan olursa böyle bir şey olmaz. Burada güneş panel sistemleri ile ısıtma varmış. Ama bunu daha da yaygınlaştırmak lazım. Hedefimiz 780 bin kilometrekare vatan toprağının tarıma uygun olan 230 bin metrekaresinin her karışını değerlendirmektir. Bereket demek çok su kullanmak, çok gübre dökmek, çok ilaç serpmek değil. Bereket demek toprağı bilinçli ekip biçmekle olur. İhtiyaçlarının kararında karşılanmasını sever. Bunun için milli tarım projesi ile çok önemli bir adım atıyoruz. Tarımda üretim planlaması yaparak, etkili destekler vererek, sağlıklı gıdalar kullanarak özellikle bunu kullanmak içinde sağlıklı gıda tüketmek lazım. Bunu yaparak rekabet gücümüzü yükselterek çiftçimizin refahını arttırarak yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz.”

    “Kirli senaryoların ardı arkası kesilmiyor”

    Türkiye’nin, demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle, dış politikasıyla tarihinin en önemli sınamalarını yaşadığını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu güne kadar bölücü terör örgütünün eylemleriyle, emniyet, yargı ve askeri darbe girişimleri ile İslam’a yapılmış olan en büyük güftan olan DEAŞ’ın saldırıları ile sosyal ve siyasi kaos teşebbüsleri ile mücadele ettik. Bazı gafiller ülkemizin üzerinde oynanan oyunların farkında değil. Bazı hainler ise bu oyunlara bilerek destek veriyor. Bazı muhterisler de farkında olmadan düşmanlarımızın değirmenlerine su taşıyor. Milletimiz her şeyi görüyor, biliyor. Özellikle son 3 yıldır adeta kesintisiz bir şekilde süren bu saldırılara karşı milletimiz ile omuz omuza bir mücadele verdik. Kirli senaryoların ardı arkası kesilmiyor.”

    “İspatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz”

    Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’dan İstanbul’a başlattığı Adalet Yürüyüşü ile ilgili de konuşan Erdoğan, “Birileri yolda yürüyor şimdi. İstanbul’a yürüyeceklermiş. 15 Temmuz gecesi neredeydin? Benim milletim, vatandaşım İstanbul Atatürk Havalimanında F-16’ların, helikopterlerin altında dururken sen neredeydin. Oraya geliyorsun saat 23.15 ve darbe oldu diyorlar beyefendi oradan bir resmi araca bindiriliyor ve oradan Bakırköy Belediye Başkanına gidiyor. Açıklamalarına bakın. ‘Oteller kapalıydı onun için Belediye Başkanımıza misafir olduk’ diyor. Utanmadan sıkılmadan şimdi de bu darbeye bir kılıf uyduruyor. ‘Örtülü darbe girişimi’ diyor. Kimin lafı bu? Pensilvanya’daki o FETÖ denilen örgüt başının tabiri. Şimdi daha da ileri gidiyorlar. Bu milleti tehditle, şantajla alt edemeyeceğini anlayınca bu sefer başka yollara sapıp gündem oluşturmaya kalkıyorlar. Bana kendisinin grup başkan vekili midir ne karın ağrısı. Benim 3.5 milyar mal varlığım varmış. Utanmadan sıkılmadan çıkıyor genel başkan denilen kişi namusluyum diyor. Sen bunu bu güne kadar çok söyledin. Biz sana bu dediklerinin böyle olmadığını mahkeme kararlarıyla çok ispat ettik. Kahramankazan’dan sesleniyorum: Ey Kılıçdaroğlu; senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz. Eğer bizim böyle bir malımız, varlığımız olmuş olsaydı ülkede bu hizmetleri kimse göremezdi. Bu ülkede bu hizmetler yapılmış ise bunlar o yolsuzluklar ile gelmedi, o yolsuzluklar yapılmadığı için geldi” dedi.

    “O ağzı olup konuşana söyle haddini bilsin”

    “Ey Kılıçdaroğlu; 260 bin derslik 15 senede yapıldı bu ülkede. Üniversitelerimizin sayısı 184’e çıktıysa bizim bu kılı kırk yaran adımlarımız ile yapıldı” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “25 havalimanı 55’e çıktıysa bunlar kılı kırk yararak attığımız adımlar ile oldu. Bunla kalmadık, hastanelerimiz, artık Türkiye’de hastanemizin olmadığı il yok. Şimdi şehir hastanelerine başladık. İşte Yozgat, Isparta, Mersin’de hastanelerimizi bitirdik. Şimdide hızla Ankara’da devam ediyor. Bu hastaneler dünyada örnek hastaneler. Bütün bunların yanında adalet saraylarıyla, şuanda 79 senede Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 km bölünmüş yol yapılmışken biz 15 senede 19 bin km bölünmüş yol yaptık. Eline diline dursun bu yollardan gidip geliyorsun. Bu havaalanlarından uçuyorsun. Şu anda THY dünyanın ilk 7’si içerisinde. Öyle kasasında 3 milyar dolar malı olacak, bu yatırımlarda yapılacak. Öyle şey olur mu? Ulaşımdan da öte bakın İstanbul’da Marmaray’ı yaptık. Denizin altından Asya’yı Avrupa’ya bağladık. Oradan raylı sistem geçiyor. Birde otomobillerin geçmesi gerekiyor. Buda yetmez dedik. Yavuz Sultan Selim köprüsünü yaptık. Dünyanın ilkleri arasında. Şimdi bu köprüden birde demiryolunu yapıyoruz. Kılıçdaroğlu hafsalan almaz bunları. O ağzı olup konuşana söyle haddini bilsin. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispat edemiyorsa o dönüp dolaşıp bumerang gibi olur. Biz çalışıyoruz. Bu millete aşkımız var. Yapacağımız çok iş var bu ülkede. Bunların yapacağı işte iftira. İftira at tutmazsa iz bırakır. Ama tutmayacak. Milletimiz bizim kim olduğumuzu gayet iyi biliyor. İnşallah bölgemizdeki krizleri ülkemize taşımaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacağız. Enerjide de çok ciddi adımlar atıyoruz. Türkiye enerjide dışa bağımlılıktan büyük ölçüde kurtuldu ve kurtulmaya devam ediyor. Teröristleri yurt içindeki ve yurt dışındaki inlerinde bulup yok ederek bu kirli oyunu da mutlaka bozacağız. Tendürek’te, Cudi’de, Gabar’da vuruyoruz, vuracağız. Onlar silahları gömene kadar biz onları gömeceğiz. Aynı şekilde Kandil’e kadar uzanacağız, uzanıyoruz.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ey Kılıçdaroğlu darbe gecesi niye bırakıp kaçtın”

    Çorum’da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirerek, “Ey Kılıçdaroğlu darbe gecesi niye bırakıp kaçtın” dedi.

    Abide Meydanı’nda halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’nun gazetelerinde daha önce ‘Türkiye’de darbe olursa tankın üzerine ilk ben çıkarım’ dediğini hatırlatarak, “Bugün gazeteleri okudunuz mu. TV’de gördünüz demi. Bütün görüntülerle VIP’den nasıl kaçtığını gösteriyor. Saat 23.15’te kaçıyor. Bende yaklaşık 03.30 gibi Yeşilköy’e iniyorum. Şimdi o programda diyor ki Sayın Cumhurbaşkanının koruma müdürleri haber verseydi ben havalimanında kendilerini beklerdim diyor. Ey Kılıçdaroğlu, ben tüm millete çağrı yaptım. Milleti meydanlara davet ettim. Yüzbinler meydanlara döküldü. Senin geldiğin havalimanında on binler vardı. Sen niye kaçıp gittin. Bakırköy Belediye Başkanının evine gideceğine vatandaşlarla birlikte olsaydın. Niye kaçıp gittin. Bu iş yürek ister yürek. Ben açıklamaları yaptım. Darbeye karşıyım dedim. İyi ki dedin ha. Kapının arkasından darbeye karşıyım dedi. Ne olur dersen. Vatandaşlarla birlikte olacaktın. Niye kaçıp gittin. Yenikapı’ya davet ettim. Olumsuz cevap geldi. O kadar sıkıştırdılar ki son gün evet geldi. Hani Yenikapı ruhu diyoruz ya sonradan açıklamalar yaptı. Ben Yenikapı ruhunu paylaşmıyorum dedi. Çünkü senin dünyanda böyle bir birlik, dayanışma ruhu yok ki. İşte bu ruh burada. İşte biz burada şuanda Çorum Alevisi’yle, Sünnisi’yle, Türküyle, Kürdü’yle biriz, beraberiz, kardeşiz ve hep birlikte Türkiye’yiz. Bir sıkıntı var mı. Bitti. Biz sizi Allah için seviyoruz. Darbeciler, hainler sadece sizlerin kahraman evlatlarının kanına girmedi. Benimde canımdan, yüreğimden bir parça kopardılar. Buradan bir kez daha bir hilal uğruna batan güneşlerimiz olan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah onları Peygamber Efendimize komşu eylesin. Şehitlerimizin ailelerine, mevladan sabrı cemil niyaz ediyorum” dedi.

    Teröristlerin inlerinin başlarına çökertildiğini anlatan Erdoğan, “Polis teşkilatının tüm şehitlerine rahmet diliyorum. Gazilere şifalar diliyorum. Emniyet Teşkilatı’nın 172. yıldönümüyle kutladığımız haftamızın polislerimize olan şükran duygularımızı ifade etmemize vesile oluyor. Mahallemizin asayişinin sağlanmasından, dağlarda terörle mücadeleye kadar ülkenin huzuru ve bekası için gece gündüz görev başında olan polislerimizin haftalarını tebrik ediyorum. Cudi’de, Gabar’da, Bestlaredere’de güvenlik güçlerimiz artık teröristlerin inlerine girdiler. O inleri çökerttiler. Şuanda teröristler kaçacak delik arıyor. Bizde napıyoruz, kovalıyoruz. Sonuna kadar bunları kovalayacağız. Bu ülkenin huzuru ve refahı için ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

    “Meclisten idam kararı gelirse onaylarım”

    İdam talebi hakkında da açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdam için 16 Nisan bir dönüm noktası. Kılıçdaroğlu, idama ben evet diyorum diyor. Sayın Bahçeli’nin bu konuda kararı kesin. Sayın Yıldırım’ın kanatide kesin. Meclisten bu karar bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Tereddüt etmem. Bu şehitlerin katillerini affetme yetkimiz yok. Gereğini yaparız” dedi.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimine yönelik “kontrollü darbe” yönündeki açıklamalarını da sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kılıçdardoğlu, çıkmış utanmadan 15 Temmuz’a kontrollü darbe diyor. Tabi bütün bu tepkiler karşısında da geri adım atıyor. Ben bunu ilk defa söylemedim diyerek güye kendini savunuyor. Çıkıp 80 milyondan özür dilemek yerine suç bastırmaya çalışıyor. Delikanlıca hatasını kabullenmek varken yeni hezeyanların peşine takılıyor. Bu zat resmen milletle alay geçiyor. Ya nasıl bir adamsın. İnsanda biraz yüz olur. O gece anını ortaya koyan bu millete karşı biraz mesuliyet olur. O gece gözünü kırpmadan ölüme koşan şehit ve gazilere karşı saygın olur. Sen kaçtın kurtuldun. Ama ey Kılıçdaroğlu bak Tayyip Erdoğan tüm ailesiyle, vatandaşlarıyla birlikte Yeşilköy’de tüm helikopterler ve F-16’lar üzerimizden geçerken oturduk operasyonu yürüttük. Ertesi gün öğleye doğru bu iş bitirildi. 29 gün sabahlara kadar millet meydanlardan kopmadı. Ana muhalefet partisinin görevi FETÖ’nun safsatalarına borazanlık yapmak mı? CHP’nin misyonu 15 Temmuz gecesi suçüstü yakalanan FETÖ’nun katillerini aklamak mı. Utanmadan TV programında her şey ortada açık net. Dürüst ol” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı ve Başbakan darbe operasyonunu örtmeye çalışıyor” yönündeki sözlerini de eleştiren Erdoğan, “Ey Kılıçdaroğlu, şu anda binlerce generalinden tut, subaylarına, astsubaylarına, polisine varıncaya kadar tüm devlet dairelerindeki üst düzey memurundan alt düzey memurunu bunları tutuklayıp cezaevine atan kim. Biz yürütme olarak yaptık. Yargı da kararını verdi. Hukuk süreci işliyor. Bundan sonraki süreç yargıya ait. Yargı ne gerekiyorsa onu yapacak. Bunları görmüyor musun. Biz karakterli insanlarız. Biz milletin faydası neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Bunlar freni patlamış kamyon gibi. Nereye gittiklerini bilmiyorlar. Diyet borçlarını ödemek için bir gün FETÖ’cü oluyorlar, diğer gün terör örgütüyle arkadaşlık yapıyorlar. Bu zat söylediklerinden sonra şehit ailelerinin, gazilerin yüzüne nasıl yapacak. Hangi yüzle onların karşısına çıkacak. İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmayana nasihat kar etmezmiş. Bunlara ne söylersek söyleyelim idrakleri açılmıyor” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yok. Ey Kılıçdaroğlu, şu hazırladığımız yasal düzenleme içerisinde çık böyle bir şey varsa bunu ispat et, ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim. Ama o da kalkıp şu CHP’den ayrılsın ki CHP de bundan kurtulsun” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükçekmece’de toplu açılış törenine katıldı. Burada toplanan on binlerce vatandaşa hitap eden Erdoğan, vatandaşlardan 16 Nisan için “evet” oyu vermelerini istedi. “16 Nisan’a doğru yaklaşırken içeride ve dışarıda maskeler iniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır saklanan gerçek yüzler, kafalardaki gerçek düşünceler yavaş yavaş ortaya dökülmeye başlıyor. Biz 16 Nisan’da kendi yönetim sistemimizi değiştireceğimizi zannediyorduk. Sonra baktık ki birilerinin dengelerini altüst etmişiz. Türkiye’de seçim olacak, Almanya’ya, Hollanda’ya ne? Onlar ne karışıyor. Bu Türkiye’nin içişlerine karışmaktır. Benim bakanımı arabanın içine mahkum edeceksin, sonra demokrasiden bahsedeceksin. 16 Nisan’da bu devranı değiştirmeye var mıyız? Benim Hollanda’daki vatandaşlarımızın üzerine atlarını, itlerini salan o faşist zihniyete gerekli dersi vermeye var mıyız?” diye konuştu.

    “Bir devletin cumhurbaşkanını açıkça tehdit edecekler, öyle seyredeceksiniz”

    Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Vatikan’da bir araya gelmelerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların hepsi bir araya geldiler. Bunlar tek millettir. Kinleri, nefretleri o derece arttı ki terör örgütü ile aynı çizgide yer almaktan çekinmiyorlar. AB’de terör örgütü ilan ediyorlar, sonra onlarla beraber yürüyorlar. Sonra içeriden biri çıkıyor diyor ki; İsviçre AB üyesi değil diyor. AB üyesi olması şart değil. Zihniyet aynı zihniyet. Büyük bir pankart ve bu pankarta benim resmimi yapmışlar, şakağıma silahı dayamışlar. Erdoğan’ı öldürün diyor. Rabbimin bana verdiği ömrü ne bir an geri ne biran ileri çekmeye gücünüz yetmez. Biz bu yola kefenimizle çıktık, kefenimizle yürüyoruz. Bir devletin cumhurbaşkanını açıkça tehdit edecekler, öyle seyredeceksiniz. Yazıklar olsun size. Bunun adı düşmanlıktır. Görünen köy kılavuz istemez. Batılılara diyorum ki gelin bize karşı ülkemize, Müslümanlara karşı önyargılı olmaktan kaçının. Bizim kimseye husumetimiz yok” dedi.

    “Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim”

    Yeni sisteme ilişkin CHP liderinin anlattıklarının gerçeği yansıtmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı, muhtarı görevden alamaz. Asla böyle bir yetkisi yok. Ey Kılıçdaroğlu, yalan söyleme. Yalancının mumu 16 Nisan’a kadar yanar. Şu ana kadar 16 bin muhtarımızı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladım. Hedef 55 bin muhtarımızı ağırlamak. Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yok, tamamen yalan. Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim. Diyor ki ’Cumhurbaşkanının Meclisi feshetme yetkisi var.’ Yalan söyleme. Cumhurbaşkanının Meclisi feshetme yetkisi yok. Ey Kılıçdaroğlu, şu hazırladığımız yasal düzenleme içerisinde böyle bir şey varsa bunu ispat et, ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim. Ama o da kalkıp şu CHP’den ayrılsın ki CHP de bundan kurtulsun. Edemez. Biz dürüstüz, bunda dürüstlük yok” diye konuştu.

    Eğitim, sağlık, ulaşım başta olmak üzere yapılan yatırımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, 3’üncü havalimanı ve diğer tüm yatırımlara hayır dediler. Şimdi Çanakkale Köprüsü’nün temelini attık. Ancak Çanakkale Köprüsü’ne hayır diyemediler. Çünkü 16 Nisan geliyor. Sıkıysa ona da hayır desinler” dedi.

    “Terör örgütlerinin başını eziyoruz”

    Yeni sistemle beraber terör örgütlerinin Türkiye’de yaşayacak yer bulamayacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütlerinin başını eziyoruz. Yeni sistemle beraber terör örgütleri Türkiye’de yaşayacak yer bulamayacaklar. Şuanda inlerine girdik. Milletimizin huzurunu kaçıranların huzurunu kaçıracağız. İçeride dışarıda fark etmez. PYD, YPG onların da Türkiye’yi rahatsız etmesine müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • İçişleri Bakanı Soylu: “Ey Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’dan sonra o koltuğu koruyamayacaksın”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Ey Kılıçdaroğlu, buradan sesleniyorum. Ne kadar çırpınırsan çırpın. 16 Nisan’dan sonra o koltuğu koruyamayacaksın” dedi. Soylu, bu sabah PKK/KCK’dan kaçan 5 kişinin teslim olduğunu da açıkladı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç Samsun’un Çarşamba ilçesinde halka seslendi. Hollanda’nın diplomatik skandalına değinen Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Hollanda’da yarın seçim var. Başbakan olan kişiyle en yakın rakibi o Gerd Milles denen ırkçı, ayrılıkçı zehir akıtan adamın arasında hiçbir fark kalmamıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma hanıma karşı Cumartesi akşamı takındıkları tavrı hepiniz gördünüz. Ne hukuk tanıdılar ne Viyana Antlaşmasını tanıdılar, ne insan haklarını tanıdılar. Ama bunun hesabı tarih önünde veremeyecekler. Geçmişte veremedikleri gibi. Irkçılığın yabancı düşmanlığının insanlıktan yoksun kalmış olmanın pençesine düşmüş durumda Avrupa. Aynaya baksınlar durumları çok kötü. Durumları bir felaket. İnsanları dinine,, ırkına, inancına göre ayırıyorlar” diye konuştu.

    “Marmaray alttan geçti görmediler de itiraz edemediler”

    Konuşmasında CHP’yi eleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Bunlar 1’inci köprüye ‘hayır’ dediler, 2’inci köprüye de itiraz ettiler. Allah’tan Marmaray alttan geçti görmediler de itiraz edemediler” sözleri üzerine salonda alkış sesleri yükseldi.

    “PKK/KCK’dan kaçan 5 kişi teslim oldu”

    Diyarbakır Lice’de 7 bin Mehmetçiğin operasyon yaptığını hatırlatan Soylu, “Geçen hafta 60 teröristi etkisiz hale getirdik. Bugün sabah PKK/KCK’dan kaçan 5 kişi teslim oldu. Merak etmeyin. Daha yeni başladık. Terör örgütlerine neler yapacağız göreceksiniz. Hepsinin hakkından geliyoruz” şeklinde konuştu.

    “16 Nisan’dan sonra o koltuğu koruyamayacaksın”

    Çarşamba’da vatandaşlara seslenen Soylu şunları kaydetti:

    “CHP’li kardeşlerime söyleyin. Siyaset yaparsınız, başka partilerden olursunuz ama bu millet meselesidir. CHP’li kardeşlerimize bunu tek tek anlatın. PKK’nın değirmenine su taşıması büyük bir zillettir. FETÖ ile beraber aynı sözleri söylemesi zillettir. CHP’li kardeşlerim zaten bunu çok iyi tartıyorlar. Zaten 16 Nisan’dan sonra bunun arkasına tenekeyi takarlar gönderirler merak etmeyin. Çünkü o kadar seçim kaybetmek var mı. Diyelim 2019’da seçime gidiyoruz. Bir tarafta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan aday olacak, bir tarafta da Kılıçdaroğlu olacak. Kaybettiği zaman ne olacak. Bir daha milletvekili olamıyor biliyorsunuz değil mi. Kaybettiği zaman yallah. Şimdi kaybetse de orada genel merkezde oturuyor dimi. Arabaları var, korumaları var. Ekmek elden su gölden. Koltuk gidiyor koltuk. Ey Kılıçdaroğlu buradan sesleniyorum. Ne kadar çırpınırsan çırpın. 16 Nisan’dan sonra o koltuğu koruyamayacaksın.”

    Çarşamba’da halka seslenen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel, Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar eşlik etti.