Etiket: Evliliği”

  • Seda Sayan’ın yeğenin evliliği ihanet sebebiyle bitti

    Esra Erol’da programının orkestra şefi görevini yürüten Emrah Albayrak ile programının stüdyo şefi ve aynı zamanda Seda Sayan’ın yeğeni Eda Gök’ün evliliği ihanet sebebiyle bitti.

    10 senedir Esra Erol’da programının orkestra şefi görevini yürüten Emrah Albayrak’ın programın eski solistlerinden ve yakın arkadaşları olan Burcu Senem Ünsal ile bir süredir ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Gözyaşları içinde yayına çıkan Esra Erol, Emrah Albayrak’ın bu çirkin ihanetine “Bunun bizim ailemizde yaşanıyor olması, hepimiz için şok etkisi oluşturdu. Sana ne diyebilirim ki Emrah, yazıklar olsun” diyerek sitem etti.

    Olayın ardından Emrah Albayrak ile evli olan programının stüdyo şefi ve aynı zamanda Seda Sayan’ın yeğeni Eda Gök, 7 yıllık evliliğini tek celsede bitti. 7 yıl önce Esra Erol’un programında tanışan Eda Gök ve Emrah Albayrak’ın Arya adında bir kız çocukları da var.

    Eda Gök, evli ve iki çocuk sahibi olan Burcu Senem Ünsal için “Aynı masada yemek yedik, evime girip çıkan, iş arkadaşımız ve güvendiğim biriydi” diyerek zina davası açtığını ve tek celsede boşandığını söyledi.

    Eda Gök, yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Emrah Albayrak ile 7 yıldır devam eden evliliğimize aile birliğimize maalesef bugün üçüncü kişi sebebiyle sonladırmış bulunmaktayız. Doktor Murat Ünsal ile evli ve iki çocuk annesi olan Burcu Sinem Ünsal hem çok yakın arkadaşım hem de ailecek görüştüğümüz biridir. Beraber tatile çıktığımız, hatta evimde çoğu kez ağırladığım bu kişi ve Emrah Albayrak tarafından ihanete uğramak kadınlık gururumu fazlasıyla inciltmiştir. Uzun süredir devam eden bu ihanet yuvamın yıkılmasına ve kadınlık gururumun ayaklar altına alınmasına sebep olmuştur. Bu nedenle kendisi de evli ve iki çocuk sahibi olan Burcu Sinem Ünsal ile ilgili zinadan kaynaklanan tazminat davası ile ilgili yasal sürecini de avukatım Özlem Hatice Bakıcı takip edecektir.

    Ahlakımın, aile terbiyemin, aklımın almadığı bu olay sebebiyle yuvamın yıkılması beni derinden etkiledi. İsterdim ki sevgiyle emekle fedakarlıkla 7 yıldır büyüttüğüm aile birliğim devam etsin. Bu mübarek günlerde herkese hayırlı eş, hayırlı arkadaş, hayırlı evlilikler dilerim. Yanımda olan tüm dostlarıma, aileme teşekkür ederim”.

  • Prof. Dr. Haydar Bağış’tan SMA hastalığında ‘akraba evliliği’ uyarısı

    Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Bağış, genetik bir hastalık olan SMA ile ilgili, “Akraba evliliklerinden uzak durulması gerekiyor” dedi.

    Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı ve Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haydar Bağış, tıbbi genetik polikliniğine SMA hastası olan birçok ailenin başvurduğunu ve bunlara genetik analiz yaptıklarını kaydetti.

    SMA Hastalarının tedavisinde kullanılan ilacın dozunun 125 bin dolar olduğuna işaret eden Genetik Uzmanı Prof. Dr. Haydar Bağış, SMA’nın genetik bir hastalık olduğunu ve bu ölümcül kas erime hastalığını engellemenin yollarından birinin ise akraba evliliklerinden uzak durmak olduğunu vurguladı.

    Prof. Dr. Haydar Bağış, “Aile içinde ve yakın akrabalarında bu tür SMA hastası bebek ve çocuklar varsa mutlaka genetik test yaptırmaları gerekir. Bu gibi aileler kontrollü çocuk sahibi olabilirler. Bunun için SMA hastalığını taşımayan embriyoların genetik analizi yapıldıktan sonra annelere transferinin yapılması gerekir. Spinal musküler Atrofi (SMA) ilerleyici kas güçsüzlüğü ve felçle sonuçlanan motor nöronların kaybı ile karakterize ciddi bir nöromüsküler kas hastalığıdır. SMA, motor nöronların hayatta kalması için gerekli olan bir protein olan SMN’yi kodlayan SMN1 genindeki genetik bir kusurdan kaynaklanır. SMA insidansı yaklaşık 10 bin canlı doğumda biridir. En öldürücü tipi SMA1 olup bebeklik çağında hastayı tutar. Kalıtım otozomal resesif geçişlidir. SMA’lıların yaklaşık yüzde 95’inde SMN1 gen defekti vardır. SMA, bebek ölümlerinin önde gelen genetik hastalıklarından biridir. Çoğu SMA vakası, SMN (motor nöronların sağkalımı) adı verilen özel bir proteinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Motor nöronların çalışması için bu proteine ihtiyaç duyar. Bu proteini kodlayan genin adı SMN1’dir. Mutasyona uğramış veya eksik SMN1 mutant geni homozigot olarak taşıyan bireyler SMN proteinini üretemez ve böylelikle motor nöronlar ölür ve SMA’ya hastalığına yol açar. SMA tip I-IV olmak üzere 4 tipi vardır. Eğer bir çocuk sadece bir ebeveynden mutasyona uğramış SMN1 genini alırsa, çocuk bir SMA taşıyıcısı olacaktır. Bu, muhtemelen çocuğun SMA belirtisi göstermeyeceği, ancak daha sonra kendi çocuğuna aktarabileceği anlamına gelir. İki SMA taşıyıcısı birey evlenirse, yüzde 25 sağlam çocuk, yüzde 50 SMA taşıyıcısı ve yüzde 25 SMA hastası çocuk sahibi olabilirler. SMA taşıyıcısı olmak nispeten yaygındır” dedi.

    Bağış açıklamasının devamında, “Akraba evlilikleri ileri kuşaklarda hastalık oluşma riskini artırır. İki taşıyıcı anne babanın her birinin otozomal resessif kalıtsal SMA formlarından etkileneceği yüzde 25’lik bir risk vardır. Genetik test prenatal olarak SMN gen delesyonlarını (prenatal genetik teşhisi) aramak için amniyosentez ve koryonik villus örneklemesi ile yapılabilir. Ebeveynler daha sonra etkilenmiş bir cenini iptal etme kararı alabilir. Embriyonun implantasyon öncesi genetik test, ailelerin bir önceki SMA hastalığından etkilenmiş çocukları olması durumunda da yapılabilir. Embriyoların, SMA’dan etkilenip etkilenmediklerini anlamak için test edilir ve SMN1 mutant olmayan embriyolar uterusa transfer edilebilir. Transfer sonrası gebelerde prenatal test ile fötüsün mutant SMN1 genini taşıyıp taşımadığı kontrol edilir.

  • Akraba evliliği yapan çiftlere doğum uyarısı

    Uzmanlar, Türkiye’nin birçok bölgesinde de görülen akraba evlilikleri ile ilgili çiftlere doğum uyarılarında bulundu.

    Şanlıurfa Metrolife Hastanesi Çocuk Doktoru Mustafa Özkan, Türkiye’nin bir çok bölgesinde akraba evliliğine rastlandığını belirterek, bu oranın Doğu ve Güneydoğu bölgesinde ise diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu hatırlattı. Türkiye’de akraba evliliği yapan çiftlerin oranının bazı yerlerde yüzde 50’lere kadar ulaştığını kaydeden Çocuk Doktoru Mustafa Özkan, akraba evliliği yapan çiftlere önemli uyarılarda bulundu. Bu tür evliliklerde en sık yaşanan temel sağlık sorununun engelli çocukların dünyaya gelmesi olduğunu ifade eden Özkan, akraba evliliklerindeki çiftlerin engelli çocuk doğurması oranının, normal çiftlere göre 3-4 kat daha artabileceğini kaydetti.

    Akraba evlilikleri nedeni ile iki hastalık taşıyıcısının birbirini bulduğunu savunan Özkan, bu durumun çocukların engelli olma ihtimalini yükselttiği gibi, nadir görülen genetik özelliklerin çocuklarda da ortaya çıkmasına neden olduğunu ifade etti. Özkan, “Coğrafyamızda akraba evlilikleri çok sık rastlanılmaktadır. Neredeyse her 10 evlilikten 1 tanesi akraba evliliğidir. Akraba evliliğinden doğan her çocuk özürlü olmayabilir. O nedenle aileler genelde rahat davranıyor. Aileler çevremizde komşularımızda, akrabalarımızda akraba evliliği yapmış ve çocuklarda özürlü değil bakış açısıyla bakıp rahat davranıyorlar. Akraba evliliğinde doğan çocukların özürlü olma oranı yüzde 3-4 gibi ama normal evliliklerde doğan özürlü çocuk oranlarının ise 3 katıdır. Normal bir evlilikte çocuğun özürlü olma oranı yüzde 1 iken akraba evliliğinde bu oran yüzde 3-4 olmaktadır. Akraba evliliğini önlemek mümkün değildir. Mutlaka böyle evliliklerde gebelik dönemlerinde kadın doğum uzmanının kontrolünde olmaları ve düzenli ultrason kontrolü yapmaları gerekiyor. Hatta kadın doğumcu gerekirse perinatologa hastayı yönlendirebilir. Gebelik dönemin de çocuğun özürlü olma olasılığı yüksek değerlendiriliyorsa hastadan amniyon sentez dediğimiz bir yöntemle çocuğun özürlü olup olmadığı tespit veya teyit edilebilir” dedi.

    Mustafa Özkan, engelli çocuğun anne karnında erken tespit edilmesi durumunda ise gebeliğin sonlandırılmasının da aileye teklif edilebileceğini kaydetti.

    Ortaya çıkacak sorunlar

    Özkan, çocukta özürlülük durumları hakkında bilgi vererek, “Çocuğun fiziksel özrü olabilir. Çocuğun ekstremitleri kısa olabilir, boy kısalığı olabilir. Nörolojik gerilik olabilir. Çocukta zeka geriliği olabilir. Görme ve işitmeyle ilgili problemleri olabilir” dedi.

    Özkan, gebeliğin sonlandırılmasının istenmemesi durumunda da erken tedavinin önemli olduğunu kaydetti.

    Özkan, özürlü doğan çocuğun özür durumu da göz önüne alınarak özür durumunun düşürülmesi, azaltılması konusunda da kısmi tedavi uygulanabileceğini ifade etti.

  • Önce iş evliliği, ardından düğün

    2016 yılı Ocak ayında Shiva She’ye ortak olan moda tasarımcısı Erkan Karabulut, geçtiğimiz günlerde ortağıyla nikah masasına oturdu.

    2016 yılı Ocak ayında ortak olan moda tasarımcısı Erkan Karabulut ve Shiva She’nin sahibi Ayşegül Şentürk, geçtiğimiz günlerde evlendi. Sürpriz olarak nitelendirilen düğünde, moda ve iş dünyasından birçok tanınmış isim katıldı.

    Evliliğin iki kişilik yolculuk olduğunu söyleyen Karabulut, “Evlilik denge ister, emek ister, paylaşmak ister. Yollar hep düz olmaz virajlarda dikkat, yokuşlarda kuvvet, inişlerde sabır ister. Birde ara sıra küçük, tatlı sürprizlerle yenilenmek tazelenmek ister. Bizde evlilik yolunda ilk adımı birlikte atarak hayatlarımızı birleştirdik” dedi.

    Karabulut, çifti düğünün ardından balayı için yurtdışına gittiği bildirildi.

  • Uzmanı sağlıklı evliliği anlattı

    Evliliğin, tarihsel ve kültürel temelleri olan resmi, duygusal, davranışsal ve biyolojik yönleriyle sosyal bir sistem olduğunu belirten Koru Ankara Hastanesi Psikoloji Uzmanı Işıl Göztepe, sağlıklı evliliğin nasıl olduğunu anlattı. Göztepe, “Evlilik yetişkin yaşantısındaki en önemli ilişki sistemlerinden biri. Evlilik sistemi, sürekli değişim içerisindedir. Yaşam döngüsü içerisinde kimi zaman aile sistem döngüsü sağlıklı ve işlevsel olabilirken; kimi zaman sağlıksız olabilmektedir”dedi.

    Sağlıklı evliliklerin mutlu ve dengeli evlilikler olduğunun altını çizen Psikoloji Uzmanı Göztepe, “Yaşadıkları sorunlara duygusal tepkiler vermezler; uygun baş etme yöntemleri geliştirirler. Sağlıklı evlilik; değişime uyum sağlayan, uygun sınırlar koyabilen, kişilerarası ilişkilerde açık ve etkin bir iletişim tarzı benimseyen, ilgi, sevgi ve yakınlığı paylaşan, birbirlerine güvenen, bağlanan, kriz dönemlerini yönetebilen çiftlerin evliliğidir. Bahsedilen bu özellikler ailelerin sağlıksız örüntüler göstermeyeceği anlamına gelmez” diye konuştu.

    Sağlıklı ailelerde de zaman zaman sağlıksız örüntüler görülebildiğini ifade eden Koru Ankara Hastanesi Psikoloji Uzmanı Göztepe, önemli olanın ailenin kısa zamanda dengesine kavuşabilmesi ve sistemin yaralarını sarabilmesi olduğunu belirtti.

    Sağlıklı olmayan ilişkilerin bireylerin ruh sağlıkları açısından önemli olduğunu anlatan Göztepe sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Evlilik ilişkisinde mutluluğu yakalayamayan çiftlerin depresyon başta olmak üzere anksiyete bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, öfke, tahammülsüzlükte artış, öz güven kaybı, karamsarlık gibi sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Bunun yanı sıra evlilik sistemindeki sağlıksız örüntüler ilişki kalitesini etkilemekte; evlilik uyumunu ve doyumunu düşürmektedir. Siz de ilişkinizde sağlıksız örüntüler olduğunu düşünüyorsanız bir çift terapistinden destek alabilirsiniz.”