Etiket: Euro’luk

  • 5 milyon Euro’luk eroin operasyonu

    İstanbul’a getirilerek piyasaya sürülmek istenen 5 milyon Euroluk eroin, Balıkesir’de bir araç içerisinde ele geçirilirken, bir şüpheli gözaltına alındı. Yaşanan sıcak takip ve operasyon anı ise polis kamerasına yansıdı.

    Edinilen bilgilere göre, Van’dan yüklü miktarda uyuşturucunun Balıkesir üzerinden İstanbul’a getirileceği bilgisi üzerine İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Çalışma kapsamında uyuşturucuyu İstanbul’a getirecek olan şüpheli belirlenerek takibe alındı.

    30 saatlik sıcak takip

    Van’dan bir aracın içerisine zulalanan uyuşturucularla yola çıkan şüpheli polis ekiplerince fiziki takibe alındı. Van’dan Balıkesir’e gelen şüpheli polis ekiplerince yaklaşık 30 saat takip edildi. Yapılan takiplerin ardından Balıkesir’de durdurulan araçta arama yapıldı. Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve narkotik dedektör köpeği Galya’nın da destek verdiği operasyonda araç içerisine zulalanan 102 kilogram eroin ele geçirilirken, A.G. (36) isimli bir şüpheli ise gözaltına alındı. Operasyon anı ise polis kamerasına yansıdı.

    Operasyon anı kamerada

    Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, ekiplerin şüpheli aracı takibe aldığı görülüyor. Bir süre devam eden takibin ardından, şüpheli araç durduruluyor. Araç içerisindeki şüpheli ekiplerce gözaltına alınırken, araçta arama yapılıyor. Narkotik dedektör köpeği Galya’nın destek verdiği aramalarda, aracın arka koltuklarının altına zulalanan uyuşturucular ele geçiriliyor.

    5 milyon Euro’luk Uyuşturucu

    Gözaltına alınan şüpheli ve ele geçirilen uyuşturucular İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan

    şüpheli sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Araçta ele geçirilen ve piyasa değerinin 5 milyon Euro olduğu öğrenilen uyuşturucular ise emniyette sergilenerek basın mensuplarına gösterildi.

  • Ünal Aysal ve Koreli SK Group’tan bir milyar euroluk ortaklık

    Unit International SA Yönetim Kurulu Başkanı ve Galatasaray eski Başkanı Ünal Aysal ile 15 Mart Çanakkale Köprüsü’nü yapacak olan dünya devi Güney Koreli SK Group, Unit bünyesinde İran’daki enerji yatırımları alanında faaliyet gösteren Unit International Enerji A.Ş. şirketinin yüzde 30’una ortak oldu.

    Galatasaray’ın eski başkanlarından Ünal Aysal’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Unit International SA tarafından, İran’da enerji yatırımları yapmak için kurulan şirketi Unit International Enerji A.Ş.’nin yüzde 30’una, Güney Koreli SK Group ortak oldu. Önceki gün, SK Group şirketlerinden SK Engineering & Construction ve Unit International SA Belçika şirketleri arasında imzalanan anlaşmanın törenine Güney Kore Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Ho in Kang’da katıldı. Bu dev ortaklık tek kalemde yaklaşık 3,4 milyar euroluk bir ortak yatırım anlamına geldiğini bildirildi.

    İran’da 5 çevrim santrali yapılacak

    Çanakkale Boğaz Köprüsü’nü yapacak olan konsorsiyumda da yer alan SK Group’un yüzde 30’una ortak olduğu Unit International Enerji A.Ş., İran’da 5 bin MW kombine çevrim santrali inşa edip işletmek için kuruldu. Şirket, İran’da 5 bin MW gücünde kapasiteye ulaşmak için 4 farklı lokasyonda 5 büyük çevrim santrali yapacak. Çevrim santralleri iki fazda gerçekleşecek.

    20 yıl İran’a elektrik verecek

    İran Hükümeti ile anlaşması imzalanan birinci fazda 2 bin 80 MW gücünde iki doğalgaz çevrim santrali yapılacak. İran ile üzerinde mutabakat sağlanan ikinci fazda ise 2 bin 920 MW gücünde üç çevrim santrali devreye sokulacak. Yap-işlet modeli ile kurulacak ve şirket tarafından işletilecek 5 çevrim santralinin toplam yatırım tutarı ise 3.4 milyar euro olacak. 3.4 milyar euro yatırım tutarı olan şirket düşünüldüğünde yüzde 30 ortaklık payının 1 milyar euro civarında olacak.

    “Stratejik ortaklığın başlangıcı”

    Ortaklık anlaşmanın imzalandığı törende konuşan Aysal, bu ortaklığa sadece hisse satışı olarak bakılmaması gerektiğini ifade ederek, “Bu stratejik bir ortaklığın başlangıcıdır. Dünyadaki gücünü birçok alanda kanıtlamış olan SK Group ve yine aynı sektörde ve özellikle doğu Avrupa, Türkiye ve Ortadoğudaki coğrafyada adını duyuran gruun beraberce çok başarılı projelere imza atacaklar” dedi.

    “Temelleri 35 yıl önce attık”

    Ünal Aysal, İran’daki yatırımın temellerinin 35 yıl öncesine dayandığını ifade ederek, İran’da 1982 yılından bu yana önemli ticari işlemler ve büyük enerji projeleri gerçekleştirdiğini söyledi.

    Aysal, “Yaptığımız tüm işleri bütçesi içerisinde ve zamanında tamamladık. Hiçbir işimizde problem yaşamadık. Yeni ortağımızla birlikte bu projeleri de zamanında tamamlayarak İran halkının hizmetine sunacağız. Yeni yatırımımızla firmalarımızın güvenilirliğini ve gücünü bir kez daha göstermek istiyoruz” dedi.

    İran’da halen kurulu bulunan doğalgaz çevrim santrallerinin ortalama yüzde 32 verimlilikle çalıştığını ifade eden Aysal, Unit tarafından kurulacak doğalgaz çevrim santrallerinin ise yüzde 58’ın üzerinde verimlilikle çalışacağını ifade etti.

  • AB’den 400 bin Euro’luk deniz ambulansı

    Avrupa Birliği tarafından gönderilen “Yaşam” isimli deniz ambulansı Bodrum’da dualarla denize indirildi. AB’nin yasa dışı göç ile mücadele eden Bodrum Deniz Arama Kurtarma Derneğine hediye ettiği deniz ambulansı, yaklaşık 4 yüz bin Euro’ya mal oldu.

    Avrupa Birliği İnsani Yardım Komisyonu Türkiye Ofisi (ECHO) tarafından Finlandiya’da yapılan ve ülkenin ilk deniz ambulansı unvanını alan ’Yaşam’ yapılan törenle törenle denize indirildi. AB tarafından yapılan Yaşam isimli tekne Bodrum’a getirildi. Milta Marina başta olmak üzere bir çok kurum Kuruluş tarafından bağışlanan paralarla içi dizayn edilen deniz ambulansı, yaklaşık 4 yüz bin Euro mal oldu.

    12 metre uzunluğunda, 3 metre 65 santim genişliğindeki yaşam isimli tekne için tören düzenlendi. Saatteki hızı 40 mil yapan ’Yaşam’ isimli deniz ambulansının suya indirilme törenine, Vali Amir Çiçek, Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz, ECHO Başkanı Jane Lewis, Bodrum Deniz Kurtarma Derneği Başkanı ve Milta Marina Genel Müdürü Ömer Karacalar ile çok sayıda denizci, sağlık görevlileri ve Bodrum Deniz Kurtarma derneği üyeleri katıldı. Açılış öncesinde Bodrum İlçe Müftü Dr. Ali Ünal, dua okudu. Dua okurken ECHO Başkanı Jane Lewis avucunu açıp duaya katılması da dikkatlerden kaçmadı.

    Tören öncesinde kısa bir konuşma yapan Muğla Valisi Amir Çiçek, insan hayatına verilen değeri anlattı. Amir Çiçek, “Bodrum ve diğer ilçelerimizde deniz ve hayat iç içedir. Bu nedenle havada ve karada olduğu kadar denizde de insan hayatı için risk vardır. Önemli olan STK’lar ile kurumların ortaklaşa çalışmaları ile insan hayatındaki riskleri en aza indirecek bu projeleri yaratmak ve hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Birliği İnsani Yardım Ofisi Türkiye Başkanı Jane Lewıs, Avrupa Birliği insani yardım ofisini temsil etmekten gurur duyduğunu ifade ederek, “Bodrum Deniz Kurtarma Derneği ve Sahil Güvenlik le işbirliği içerisinde olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her iki kurumun da; bu korkunç krizin başladığı günden bu yana; binlerce mülteciyi arama ve kurtarmada bitmek bilmeyen ve cesur bir kararlılık gösterdiklerini ifade etmek isterim. Bugün burada bu muhteşem deniz ambulansının hizmete giriyor olduğunu görmekten son derece mutluyum, deniz ambulansı, zaten çok iyi bir şekilde yürütülen olağanüstü çalışmalara sadece ufak bir katkı olarak değerlendirilebilir. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmanın hizmete girmesinin birinci yıl dönümünde Ege denizinde ölümlerin ve tehlikeli geçişlerin azalması bizleri bir nebze rahatlatırken, bugün Yunan adalarına günde yaklaşık yüz kişi geçmeye devam ediyor. Onları korumak için halen daha yapacaklarımız var” ifadelerini kullandı.

    Aylan Kurdiler ölmesin

    Mültecilerin temsil haline gelen Aylan Kurdi örnek gösteren ECHO Başkanı Jane Lewis, “Aylan Kurdi’nin o korkunç fotoğrafını, o kelimelerle tarif edilemez ölümün görüntüsünü, o çaresiz ailenin sadece savaştan kaçma niyetiyle çıktıkları yolun bir trajediyle sonlanmasını hiçbir zaman unutmayacağız. İşte o bir çocuk, belki diğer yüzlercesini binlercesini temsil etti, ama o tek bir çocuk çok çok fazlaydı! Bodrum Deniz Kurtarma Derneği ve Sahil Güvenlikte çalışan tüm cesur kadınlara ve erkeklere ben buradan sadece en derin ve en samimi teşekkürlerimi sunabilirim. Çünkü sizler ortak insanlık değerlerimizi, çaresiz zamanları anlamlandırma arayışımızı ve bir Aylan Kurdi’yi daha kaybetmeme konusunda en derinden gelen temennimizi sunuyorum” dedi

    “Türklerden öğreneceğimiz çok şey var”

    ECHO Başkanı Jane Lewis, Türklerden öğrenecekleri olduğunu ifade ederek, “Bana verilen bu fırsat ile Türkiye’ye ve Türk vatandaşlarına gösterdikleri dayanışmadan ötürü duyduğum memnuniyeti en derin duygularla belirtmek isterim. Sizler; Suriye ve bölgedeki diğer yerlerdeki şiddet ortamından kaçan kadınlarla erkeklerle ve çocuklarla dayanışma gösterdiniz. Bu ağır yüke mukayese edilemez bir cömertlikle karşılık verdiniz. Bu yüzden evlerimizin kapılarını ve kalplerimizi ihtiyaç duyan kişilere açma konusunda Türk insanından, sizlerden daha çok öğreneceklerimiz var. Bu etkinlik ve bu proje Avrupa Birliği ile Türkiye’nin beraber çalıştığında neleri başarabileceğini gösteren pek çok şey arasında sadece iyi bir örnek olarak öne çıkıyor” dedi.

    Bodrum Deniz Kurtarma Derneği Başkanı Ömer Karacalar ise deniz ambulansı hakkında bilgi vererek, “İki sene önce bu göç döneminde bizim deniz kurtarmanın sahil güvenlikle beraber yaptığı faaliyetleri yurt dışında da bir ses verdi. Avrupa Birliğinden arkadaşlar geldiler, ’ya siz çok önemli bir şey yapıyorsunuz, size nasıl yardımcı oluruz’ gibi bir yaklaşımda bulundular. Ben de biraz çekinerek, bize bir ambulans lazım dedim. Niye olmasın dediler. İşte bir sene bir buçuk sene sonra ambulans geldi. Finlandiya’da yapıldı, 11 metre bir tekne bu açık denize çok dayanıklı bir tekne özellikle kuzey denizlerinde kullanılan, bu amaçla kullanılan bir tekne. Maliyeti aşağı yukarı 400 bin Euro’ya yakın. Her türlü, bütün tıbbi cihazlar Türkiye’de monte edildi. Elektronik cihazlar burada monte edildi. Diğerleri zaten yurt dışından geldi çıplak olarak gelen tekneyi burada içini düzenledik. Bizim verdiğimiz projeye göre burada hepsini hazırladık” şeklinde konuştu.

  • İranlı şirketten 10 milyon euroluk kredi talebi

    İranlı Abedi Industrial Group şirketinin üst düzey yetkilileri, Kıbrıslı GIFA Holding’ten 10 milyon euro kredi danışmanlık hizmeti temin edebilmek için KKTC’ye geldi.

    İranlı Abedi Industrial Group şirketinin üst düzey yetkilileri, GIFA Holding’ten 10 milyon euro kredi danışmanlık hizmeti temin edebilmek için KKTC’ye geldi. Ortadoğudaki hizmet ağını her gün arttıran GIFA, dün İranlı Abedi Industrial Group şirketinin üst düzey yetkilileri ile bir araya geldi. İran ve Ortadoğu pazarına yönelik GIFA’dan destek talep eden İranlı şirket, araçlarda oto gaz sistemine ilişkin yaptığı çalışmaları daha da geliştirebilmek için 10 milyon euro kredi talebinde bulundu.

    GIFA Yönetim Kurulu Yusuf Kısa ve ekibi ile GIFA Holding’te gerçekleşen görüşmede Abedi Industrial Group’un faaliyetleri değerlendirildi. İranlı şirketi temsilen KKTC’de bulunan Ali Reza Esmail, Aram Khalili ve diğer isimler, GIFA Holding’in Ortadoğu’daki geniş ağını takip ettiklerini bu çerçevede danışmanlık hizmeti talebi için adaya geldiklerini dile getirdi.

    “GIFA, Ortadoğu’da marka haline geldi”

    Konu ile ilgili açıklama yapan Yusuf Kısa, geçtiğimiz günlerde İranlı Mines and Metal Technological şirketine sağladıkları 200 milyon euro krediyi hatırlatarak, İran pazarında oldukça güçlü hale geldiklerine dikkat çekti. GIFA’nın Ortadoğu’da bir marka haline geldiğini vurgulayan Kısa, “İran, Tunus, Suudi Arabistan ve Cezayir gibi ülkelerle çok yoğun çalışıyoruz. Sağladığımız destek ve güvenilirlik bu şirketlerin dikkatini çekiyor. Karşılıklı gelişen ilişkilerimizden memnunuz” dedi.

    “Ülkelerine döndüklerinde KKTC’yi anlatıyorlar”

    İranlı Abedi Industrial Group şirketinin KKTC’de misafir ettiklerini dile getiren Kısa, “Hem ülkemizi tanıtıyoruz hem de kredi talepleri için gereken danışmanlık hizmetini sağlıyoruz. Onlar da ülkelerine gittiklerinde KKTC’yi de tanıtmış oluyorlar. Ülkemizi de düşünmek bizim için oldukça önemli. Ticari ağımızı her gün geliştirip faaliyet alanlarımızı arttırıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Suriyeli mültecilere 40 milyon Euro’luk yatırım

    Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, “Bugün itibariyle Suriyeli mültecilerin sayısının 2 milyon 110 bin 281’dir. Türkiye ev sahipliği yapan birinci sırada ülkedir. Uluslararası korunmaya ihtiyaç duyan insanlara ev sahipliği yapmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Bu alanda bütün ülkelerin dayanışma içerisinde olması da çok önemlidir” dedi.

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) ve Avrupa Birliği (AB) ortaklığında “Suriye Mülteci Krizinin Etkilerini Hafifletmek İçin Türkiye’deki Ulusal Kurumların Desteklenmesi Projesi”nin lansmanı Wyndham Otelde gerçekleştirildi. Programa UNHCR Türkiye Temsilcisi Pascale Moreau, AB Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Christian Berger ve Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros katıldı. 40 milyon Euro bütçeye sahip “Suriye Mülteci Krizinin Etkilerini Hafifletmek İçin Türkiye’deki Ulusal Kurumların Desteklenmesi Projesi” ile 3 yıl boyunca Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarına cevap vermeye yönelik çalışmalarda Türkiye’ye destek sağlanması hedefleniyor.

    Proje kapsamında verilen bilgiye göre, dünyadaki en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olan Türkiye, uluslararası insani krizde en büyük sorumluluğu üstlenmeye devam ediyor. AB’nin sağladığı kıymetli mali destek aracılığıyla UNHCR ve Türk hükümeti arasındaki bu ortalık ile, 6 bin Suriyeliye mesleki eğitim verilmesi, 2 bin 500 Suriyeliye yükseköğretim bursu verilmesi, 6 bin Suriyeliye Türkçe kursu verilmesi, 10 kadın sığınma evinin desteklenmesi, 9 bin çocuğa ulaşmak ve toplum merkezleri aracılığıyla 60 bin Suriyeliye ulaşmak hedefleniyor.

    “Türkiye mültecilere ev sahipliği yapan birinci sırada ülkedir”

    Projenin hazırlıklarına 2014 yılında başlandığını belirten Göç İdaresi Genel Müdürü Toros, “Bu proje bizim açımızdan çok önemli. Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin desteklenmesin konusunda kamu kurum ve kuruluşlarımızla, BM ve AB ile birlikte dayanışma ve iş birliği içerisinde hazırladığımız bir projeyi burada hayata geçiriyoruz. Suriyelilerin bundan faydalanmasını ve onlara yardımcı olabilmeyi temenni ediyorum. 2011 yılında başlayan Suriye krizi ev sahipliği yapan tüm ülkeler açısından önemli etkiler oluşturmuştur. Bugün itibariyle Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 2 milyon 110 bin 281’dir. Türkiye ev sahipliği yapan birinci sırada ülkedir. Uluslararası korunmaya ihtiyaç duyan insanlara ev sahipliği yapmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Bu alanda bütün ülkelerin dayanışma içerisinde olması da çok önemlidir” şeklinde konuştu.

    UNHCR Temsilcisi Moreau ise, “Bugün burada lansmanını yaptığımız proje, AB, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve UNHCR arasındaki güçlü işbirliğine ve mültecilere koruma ve yardım sağlama konusunda Türkiye’ye olan müşterek taahhüdümüze çok güzel bir örnek teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.

    AB Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Berger de, projenin AB’nin Türkiye ile işbirliği ve dayanışmasının güzel bir örneği olduğunu ifade etti. Ayrıca AB’nin devamlı değişen bir ortamda süregelen ihtiyaçlara cevap verilmesi için çeşitli fon araçlarını seferber etme bağlamındaki taahhüdünü gösterdiğini söyledi.

    Proje ile Türkiye’deki kurumların kapasitelerinin arttırılmasına, hem mülteci hem de ev sahibi toplulukların ekonomik ve sosyal direnç yönünden güçlendirilmesine katkıda bulunularak, yerel bazda bütünleşme sağlanması hedefleniyor. Ayrıca projenin hem Suriyeli mülteciler hem de ev sahibi toplulukların karşı karşıya kaldığı zorluklara kolaylık sağlaması da bekleniyor.