Etiket: Ettiriyor”

  • Yoksul vatandaşlara ücretsiz yemek vererek aile geleneğini devam ettiriyor

    Kütahya’daki tarihi Ulu Cami yakınında babasından kalma lokantasını işleten esnaf, yoksul vatandaşlara ücretsiz yemek vererek aile geleneğini devam ettiriyor.

    Tarihi Ulu Cami esnaflarında Fatih Bilgi, babadan miras kalan 40 yıllık geleneği yaşatıyor. Her gün lokantaya gelen garip ve yoksullara sıcak yemek ile çorba veren Bilgin, “Kapımız herkese açık” diyor.

    Fatih Bilgi, lokantanın 1970’li yıllarda babası tarafından açıldığını, çocuk yaşlardan itibaren okuldan arta kalan zamanlarında gelip yardım ettiğini ve bu dükkanın müdavimini hep olduğuna dikkat çekti.

    Bilgin, babasının lokantayı zor şartlar altında, elindeki avucundaki her şeyi kullanarak açtığını, bu yüzdende babasının garip ve garibanlara yardım ettiğini söyledi. Bilgin, babasından gördüğü bu iyilik hareketini yaşatmaya çalıştığını, babasının vefat etmesinin ardından, bu işi kendisinin üstlendiğini lokantaya gelen akli dengesi yerinde olmayan ve ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek geleneğini yaşatmaya çalıştığını söyledi. Bilgin, “Bu geleneği rahmetli babam yaklaşık 40 yıl devam ettirdi. Bende babamdan bana kalan bu mirası yaşatmaya çalışıyorum” dedi.

  • 10 yaşından beri baba mesleğini devam ettiriyor

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ayakkabıcılar çarşısında babasından kalan küçük bir dükkanda 17 yıldır bozulan dikiş makinelerine hayat veren 27 yaşındaki Abdurrahman Kurt, babadan kalma mesleğini devam ettiriyor.

    Gelişen teknoloji ve fabrikasyon giyeceklere rağmen dikiş makineleri halen birçok ev ve dikiş atölyelerinin vazgeçilmezi durumda. Bir zamanlar gelinlerin çeyizlerinin vazgeçilmezi olan dikiş makineleri eskiye göre kullanımı az olsa da halen birçok evde bulunuyor.

    10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak işe başlayan Abdurrahman Kurt, 17 yıldır baba mesleğini devam ettirmeye çalışıyor. Mesleğini devam ettirmek istediğini ama çırak bulamadığını belirten Kurt, “Yeni nesle bu mesleği aktarmak istiyorum. Bundan birkaç yıl öncesine kadar yaklaşık 20 tane dikiş makinesi tamircisi vardı ama şimdi benle beraber 3-4 kişi kalmış durumda, böyle giderse biz de kapatmak zorunda kalacağız” dedi

    Dikiş makinelerine olan rağbetin azalmasıyla beraber yöresel ve geleneksel elbiselere de rağbetin azaldığına dikkat çeken Kurt, “Eskiden her ailedeki genç kızlar dikiş ve nakış yapmasını iyi bilirdi ve bu aileler kendi evlerinde kendi zevklerine, kültürüne ve geleneğine uygun elbiseler dikerlerdi ama maalesef şimdi ki hanımların büyük bölümü dikiş ve nakış yapmasını bilmediğinden ya da merakları kalmadığından mağaza elbiselerine yönelmiş durumdalar, bundan dolayı eskiden dikiş makineleriyle dikilen o rengarenk geleneklerimizi yansıtan elbiseler de kaybolmaya doğru gidiyor, şuanda evlerde dikiş makinelerini kullananların çoğu bu makineleri elbise yapımı için değil, yırtık, sökükler için kullanıyor” dedi

  • Isı geri kazanım sistemleri yüzde 80 tasarruf ettiriyor

    Biytaş Şirketler Grubu, yenilenebilir enerji uygulamaları ile yakıt masraflarını düşürürken, çevrenin korunmasına da katkıda bulunuyor.

    Bursa’nın kaplıca merkezi Oylat’ta termal suların yeniden değerlendirilmesi ile bölgedeki tesisleri ısıtmasını sağlayan ’yeşil enerji sistemi’ni uygulayan Biytaş, Bursa Çimento Fabrikası’na da proses soğutma suyu ile tesisin ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarını karşılayan sistem kurdu. Biytaş Şirketler Grubu Başkanı Suat Gülçimen, bütün dünyada enerjinin daha çok kullanılmaya başladığını ve buna bağlı olarak sürekli artan ihtiyacı karşılamak için enerjinin geri kazanımının daha önemli hale geldiğini söyledi.

    Biytaş’ın 30 yılı aşkın süredir ısıtma, soğutma, havalandırma sistemleri ile havuz ve sauna imalat-montajı yaptığını vurgulayan Gülçimen, “Bu süre içinde sektörümüzde yeniliklerin öncüsü olduk. Günümüz dünyasında enerjinin elde edilmesi kadar korunması ve tekrar değerlendirilmesi de önemli. Biytaş olarak bu konuda uzman bir ekip oluşturduk ve uygulamalara başladık” dedi.

    Kaplıca merkezi Oylat’ta, havuz ve hamamlarda kullanılan termal suları ısı pompası ile ideal sıcaklığa getiren bir sistem yaptıklarını söyleyen Suat Gülçimen, “Yeşil enerji adını verdiğimiz bu proje ile bölgedeki tesislerin ısınma ihtiyacını karşılıyoruz. Türkiye’de ilk kez uygulanan sistem ile bölgede kömür kullanımı sona erdi. İşletme maliyeti de çok ucuz olan yeşil enerji tesisi sayesinde, hava kirliliği bitti. Şifa kaynağı termal sular, tesislerin ısıtmasında da değerlendirilmiş oldu” dedi.

    Suat Gülçimen, Bursa Çimento Fabrikası’nda da benzer bir proje uyguladıklarını söyledi. Gülçimen, mevcut sitemde tesisin üretim sırasında ısınan prosesinin araçlardaki radyatörün motoru soğutma mantığı ile su kullanılarak soğutulduğunu belirterek, Biytaş teknik ekibinin soğutma için kullanılan bu suyu değerlendiren bir sistem planladığını anlattı. Gülçimen, “65 derece civarındaki soğutma suyunu ısı pompaları ile ideal sıcaklığa getiriyoruz. Bu sayede sıcak su ve ısınma için ilave enerjiye ihtiyaç kalmıyor” diye konuştu.

    Emisyon düşüyor

    Suat Gülçimen, uygulamaya başladıkları ısı geri dönüşüm sistemleri ile doğaya salınan karbon emisyonunun yüzde 90’a kadar azaldığını ve yüzde 80’e varan oranda da yakıt giderinin düştüğünü anlattı. Uyguladıkları projelerin yatırım maliyetlerinin de oldukça uygun olduğuna vurgu yapan Gülçimen, “Proje ortalama 2 yolda kendini amorti ediyor. 2 yıl sonunda yakıt giderleri yüzde 80 kadar azalmış oluyor. Bunun yanı sıra boşa enerji harcanmadığı için ülkemizin ekonomisine katkı sağlanıyor ve doğaya mümkün olan en az zara verilmiş oluyor” dedi.

  • Estp Başkanı A. Mustafa Güvenli: “Rusya Hatasını Devam Ettiriyor”

    Erzurum Sivil Toplum Platformu (ESTP) Başkanı A. Mustafa Güvenli, Türk hava sahasını ihlal eden ve defalarca uyarılmalarına rağmen ihlalden vazgeçmeyen Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir adet SU-24 tipi savaş jetinin Türk Hava Kuvvetlerine ait iki adet F-16 savaş jeti tarafından düşürülmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili bir açıklama yaptı.

    Rusya askeri jetlerinin Ekim 2015 başından beri Türkiye sınırını defalarca ihlal etmiş olduğunu özellikle 03-15 Ekim 2015 tarihleri arasında Rusya tarafının 9 kez uyarıldığını ifade eden A.Mustafa Güvenli, “İster insani, ister bölgesel gelişmeler, isterse de Türkiye-Rusya ilişkileri açısından üzücü olan bu olayın yaşanmasının müsebbibi Türkiye Cumhuriyeti değildir. Türkiye Cumhuriyeti hava sahasını korumuştur. En hassas noktadaki sınırlarını en hassas dönemde koruma iradesini sergilemiştir. Rusya, Türkmenleri bombalamakla yaptığı zulmü izah edemezken, hava sahamızı defalarca ihlal etmiş; devletimiz de gerekeni yapmıştır. Türkmenlerin üzerine DEAŞ ile mücadele ediyoruz diyerek bomba yağdıran Rus uçaklarının ihlalini “Ne olmuş 1 dakika ihlal edilmişse!” diyen bazı Türk gazeteciler de şunu bilmelidir ki; hırsızın evlerine girmesine bir süre için bile müsaade etmezlerken; milletler arası hukuku ihlal eden böyle bir eylemin karşılığının verilmesi haktır, hukuktur. Türkiye olarak gerek Cumhurbaşkanımız, gerek Başbakanımız başta olmak üzere bu olayın krize dönüşmemesi için gerekli adımları atmasına rağmen, görünen o ki Rusya tarafı diyalog ve krizin çözülmesinden yana değildir. Bu tavırda her iki tarafın derin ve köklü işbirliğine zarar vermektedir. İstikrar, barış ve işbirliğinden yana olmanın her iki tarafa da büyük faydası olacaktır. Krizin en kısa zamanda çözülüp, Türk-Rus ilişkilerinin tekrar normale döneceğine inanıyorum.” dedi.