Etiket: Etmişler

  • Otoparka çekilen aracı çekiciyi takip ederek silah zoruyla gasp etmişler

    Gaziantep’te otoparka çekilen aracı çekiciyi takip ederek silah zoruyla gasp eden 3 kişi tutuklandı.

    Gaziantep’te 6 Haziran Cuma günü özel bir otoparka çekilen bir araç, güvenlik görevlilerine silah çeken 2 şahıs tarafından gasp edildi. Sanayi Mahallesi’ndeki otoparktan aracın gasp edilmesinin ardından Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Araç görevli trafik ekipleri tarafından yakalanırken, ekipler araca el koydu. Polisler, güvenlik kamera görüntülerinden gaspçıların çekiciyi takip ettiğini belirledi. Polis tarafından yapılan araştırma neticesinde aracı kullanan E.A. ile beraberinde olayı gerçekleştirdikleri ileri sürülen M.K. ve M.Y. yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerden M.Y.’nin üzerinde 1 adet tabanca ile 7 adet dolu fişek ele geçirildi. M.A.’nın başka bir gasp suçundan arandığı da tespit edildi. Adli işlemlerin ardından adli makamlara sevk edilen 3 şahıs, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • FETÖ’cüler vergi kaçırıp, beddua etmişler

    Elazığ’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün sözde Elazığ il imamı Mehmet Durakoğlu’nun da aralarında bulunduğu 44 şüphelinin yargılandığı davada bir tanık her şeyi anlattı. Dershanelerde vergi kaçırıldığını anlatan tanık, yine dershanenin teras katında hükümetin yıkılması için beddua edildiğini, örgüt lideri Gülen’in beddua videolarının da öğrencilere izletildiğini aktardı.

    15 Temmuz FETÖ/PDY’nin hain darbe girişimi nedeniyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalar kapsamında örgütün yöneticisi ve bunlara bağlı üyelerin bulunduğu 44 kişi hakkındaki çatı iddianamesi hazırlanmasının ardından açılan dava 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti.

    Dün ve Bugün görülen duruşmalarda bir tanık, örgütün usulsüzlüklerinden, bedduasına kadar bildiği her şeyi tek tek mahkemede anlattı.

    Mehmet Durakoğlu’nun FETÖ’nün il imamı olduğunu bildiğini dile getiren tanık Selçuk H., ”Bizzat kendisini tanıyorum, kendisi Elazığ’ın il imamıdır. Durakoğlu dershaneye girdiği zaman her türlü saygı gösterilirdi. Dershanede bilgisayar ve muhasebe bölümüne bakıyordum. Dershanede ‘Sistem 365’ programı tüm Türkiye üzerinde uygulamaya başlandı. Bu sistemle evrakta sahtecilik yapılıyordu. Sistemi açtığımızda kendi şifremiz ile giriş yapıyoruz. Sisteme giriş olduktan sonra herkes aynı kaydı kullanıyordu. Dershanede 3 bin öğrenci varsa ana giriş kaydında ve müfettişin de görebileceği bu bölümde bin 500 kişi gösteriliyordu. Sistemde ’Ctrl-Alt-Y’ kodu gerçek sayının az görülmesini sağlıyordu. Biri yasal diğeri vergi kaçırma için kurulmuştu” diye konuştu.

    2014 yılında ellerindeki kayıtların derhal imha edileceğine ilişkin emir geldiğini de anlatan tanık H. “Fatih General, bana, Uğur Özdemir ve Esma Cebir’e söylemişti. Akabinde Fatih General bize bazı kayıt zarflarının ve özel soru kitapçıklarının çöp poşetlerine yerleştirilerek yakılmasını emretti. Bir kısmı Meryem Dağı’nda, bir kısmı da Fem Dershanesi’nin pansiyonunda yakıldı. Yakıldığına dair görüntüleri bana izletmişlerdi” ifadelerine yer verdi.

    Dershanedeki toplantılarda FETÖ’nün ele başı Fetullah Gülen’in bedduasının bulunduğu videoların izlettirildiğini de aktaran tanık, ”Dershanenin Genel Müdürü Tuna Akan, merkez dershanenin teras katında personeli toplayarak hükümetin yıkılması için beddua ettirip, salavat getirten kişidir. Dershanedeki görevli öğretmenler kendi branşları doğrultusunda bu videoları öğrencilere izlettiriyorlardı” şeklinde konuştu.

    483 sayfa iddianame hazırlanan davada örgütün sözde il imamı Mehmet Durakoğlu ile birlikte 10 şüpheli terör örgütü yöneticisi olmak, 34 şüpheli ise örgüt üyesi olmak suçundan yargılanıyor.

  • Cinayetten önce sosyal hizmetlerden geliyoruz diye evi kontrol etmişler

    Bursa’da bir döner ustasını yasak aşk yüzünden öldürdüğü iddia edilen 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. A.Ş.’ye yardım yaptığı iddia edilen S.B., sosyal medyadan kadın profili ile sahte hesap açıp, öldürülen şahsın ağabeyine ulaşıp, ardından cinayetten bir kaç gün önce kardeşi ile birlikte sosyal hizmetlerden geliyoruz diye ölen kişinin evini kontrol ettikleri ortaya çıktı.

    Geçtiğimiz yıl nisan ayında merkez Yıldırım ilçesi Piremir Mahallesi’nde meydana gelen olayda, A.Ş. (29), S.O.’ya (29) 5 el ateş ederek öldürdü. Olayın ardından silahı ateşleyen A.Ş. ile cinayete yardım ve yataklık yapan ağabeyi A.Ş. (33), S.B. (32), S.Ş. (37) ve Y.Ş. (33), Bursa, Denizli ve İzmir Cinayet Bürosu ekipleri tarafından yapılan operasyonla yakalandı. A.Ş., A.Ş. ve S.B. tutuklanırken, 2 şüpheli tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Şüpheliler hakkında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tasarlayarak adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Duruşmada daha önceki ifadesini tekrarlayan A.Ş., “Mayıs 2013 yılında S.O.’ya 10 bin lira borç vermiştim. 2015 yılında cezaevinden firar edince maddi yönden zor duruma düştüm. Durumu S.B’ye anlattım. Sosyal medyadan şahsı araştırdık ama bulamadık. S.B. daha sonra Bursa’ya gitti ve S.O.’yu bulduğunu söyledi. Onun evine gittiğimiz sırada eşi ve çocuğuyla birlikte geliyordu. Ben S.O.’dan para istedim. Oda bana, parayı vermeyeceğini söyleyerek küfür etti. Karıma da küfür edince dayanamayıp, 3-4 el ateş ettim. Bu işi plan kurarak yapmadım. Bu olay küfürden dolayı gerçekleşti” dedi.

    “Sosyal yardımlaşma derneğinden gelmiş gibi yaparak evine girdim”

    Diğer tutuklu sanık S.B. ise, “A.Ş. ile cezaevinde tanıştık. 2016 yılında A.Ş. bana S.O.’den bahsetti. Ben S.O.’nun ağabeyi E.O’ya ulaştım. Sosyal medyadan kendimi ona kız gibi tanıttım. Bana 2 tane küçük kız ile hastane önündeki fotoğraflı gönderdi. Hastane önünde E.O.’yu gördüm. Daha sonra E.O. otobüse binince ben de bindim. Takip edip, A.Ş. ile telefon görüşmesinde E.O’yu bulduğumu söyledim. A.Ş.’de bana ’büyük ihtimal S.O.’da onunla beraberdi’ dedi. 18 Şubat sabahı E.O.’nun evine sosyal yardımlaşma derneğinden gelmiş gibi yaparak girmek aklıma geldi. Sabah alışveriş yaptım. Kardeşim ile birlikte E.O.’nun evine gittik. E.O.’nun eşine durum anlatınca içeriye girdik. Erzakları verdim. O sıra yardıma muhtaç olarak S.O.’nun ismini söylediler. Karşı binadaki alt katı gösterince oraya gittik. S.O.’yu bulduğum için sorular sordum. Bir süre sonra S.O’yu bulduğumu A.Ş.’ye söyledim. 23 Şubat günü A.Ş., S.O.’nun evine gitti. 15 dakika sonra silah sesleri duydum. Sonra A.Ş. araca geldi ve birlikte gittik. Bir süre sonra parayı vermeyince ayağından vurdum dedi. A.Ş.’yi Eskişehir’e bıraktım. 25 Şubat tarihinde Bursa’da dönerci ustası öldürüldü diye haber çıkmıştı. O zaman cinayet olduğunu anladım. Olaylar spontane gelişmiştir diye düşünüyorum. Ben mağdur oldum, tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

    “Tahliyemi istiyorum”

    A.Ş. ise, “S.O. ile eski eşim arasında bir şey olduğunu öğrendim. Aramızda geçimsizlik vardı. Bu dedikoduların ardından boşandık. Duruşma davasında A.Ş. ile eşimin ağabeyi arasında arbede yaşanmış. S.O.’nun A.Ş.’ye borçlu olduğundan haberim yoktu. Ben A.Ş.’yi azmettirmedim. Eski eşim beni 2 sokak ötemde oturuyor ve biriyle evlendi. Öldürme planlarını kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum” açıklamasını yaptı.

    Öldürülen şahsın ağabeyi V.O. ise, “Z.T., kardeşime iftira attı. Onun yüzünden Denizli’yi terk ettik. Ancak her ne olduysa Bursa’da adresimizi bulmuşlar. Eşim bana sosyal hizmetlerden gelip, kardeşimi sorduklarını söyledi. Yaptığım araştırmalarda sosyal hizmetlerden böyle bir faaliyetin olmadığını tespit ettim. Kardeşimin kimseye borcu yoktur. 10 bin liralık bir borç için şehri terk etmeyiz. Sanıklardan şikayetçiyim” açıklamasını yaptı.

    Mahkeme heyeti A.Ş., A.Ş. ve S.B.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Çaldıkları malzemeleri akrabalarına hediye etmişler

    Kahramanmaraş’ta çeşitli tarihlerde otomobillerden ve iş yerlerinden hırsızlık yapan 2 kişi, polisin sıkı takibi sonucu kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan oto farelerinin, çaldıkları malzemeleri akrabalarına hediye ettiği öğrenildi.

    Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş’ta çeşitli tarihlerde 4 ayrı iş yerinin ve 20 otomobilin camını kırarak hırsızlık yapan M.S. (25) ve Ö.G. (25), İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Şüphelilerin evlerinde yapılan operasyonda çok sayıda oto teybi, bilgisayar, inşaat malzemeleri ele geçirildi. Zanlıların, bin 500 TL değerindeki kol saatini akrabalarına hediye ettiği öğrenildi.

    Şahıslar, Necip Fazıl Şehir Hastanesi ek binasında alınan sağlık raporunun ardından adliyeye sevk edildi.

    Asayiş Şube Müdürlüğü bahçesinde çalınan eşyalarını teslim almaya gelen mağdurlardan Gökçen Kırtmer, yaşanan hırsızlık olayını kısa sürede çözen emniyet güçlerine teşekkür etti.

  • Yakalanan Danimarkalı ve İsveçli DEAŞ’a para ve silah temin etmişler

    Adana’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan Lübnan uyruklu Danimarka vatandaşı Mahamad Laban’ın Avrupa’dan örgüte para akışını sağladığı, Irak uyruklu İsveç vatandaşı Mohammed Tefik Saleh’in ise silah ve teçhizat temin eden yönetim kadrosunda bulunduğu belirlendi.

    Edinilen bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla Seyhan ilçesindeki bir otelde yakalanan ve terör örgütü DEAŞ’a üye oldukları gerekçesiyle çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanan Lübnan uyruklu Danimarka vatandaşı Mahamad Laban (45) ile Irak uyruklu İsveç vatandaşı Mohammed Tofik Saleh’in (38) İngilizce ve Arapça tercümanlar aracılığıyla 10 gün süren sorgulamalarında önemli bilgilere ulaşıldı. Arapça, İngilizce, İsveççe, Almanca, Rusça ve Fransızca olmak üzere 6 dil bilen Danimarka vatandaşı Laban’ın Avrupa’dan örgüte para akışını sağladığı, İsveç vatandaşı Saleh’in ise örgütte silah ve teçhizat temin ettiği belirlendi. Laban’ın 2014 yılında Suriye’ye giderken yanında drone götürdüğünü ve burada diğer örgüt elemanlarına bunun eğitimini verdiği, teröristlerin saldırıya geçmeden önce havadan keşif yaparak plan oluşturdukları belirlendi.

    Avrupa’da sansasyonel eylem yapacaklardı

    Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmeyi planladıkları öğrenilen Saleh ve Laban’ın Suriye’de son üç ayda yoğun bir silah ve patlayıcı eğitiminden geçirildiği, Avrupa’da sansasyonel eylem hazırlığında oldukları iddia edildi. Üstlerinde sahte mülteci kimlikleri ve pasaport bulunan teröristlerin gerçek kimlik ve pasaportlarını Türkiye’deki başka bir ilde bıraktıkları, bu ildeki adresten bunları alıp yasal yollardan Yunanistan’a geçtikten sonra Avrupa ülkelerine gitmeyi planladıkları öğrenildi.

    Polisin yaptığı araştırmada, Saleh’in eşi Fatime Saleh’in 2014 yılında Türkiye’ye iki kızıyla Suriye’ye geçtiği sırada son anda vazgeçerek İsveç’e döndüğü, Fatime Saleh’in burada adli makamlara eşinin iki kızıyla DEAŞ’a katıldığını bildirdiği, açılan davaya rağmen Saleh hakkında terör örgütüyle ilgili hakkında herhangi bir aranma kararı bulunmadığı ortaya çıktı. Saleh’in İsveç’te duruşmaya katılmayarak, avukatıyla mail yoluyla irtibat kurduğu tespit edildi.

    Karlov’u öldüren polisin fotoğrafı çıktı

    Her ikisinin mesleğinin de aşçılık olduğu öğrenilen şüphelilerin üzerinden çıkan görsel materyaller arasında idam edilen eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in ve Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u öldüren ve FETÖ üyesi olduğu iddia edilen polis memuru Mevlüt Mert Altındaş’ın üzerinde Arapça “Biz cihat üzerine Muhammed’e biat ettik, beklentimiz kalmadı” yazılı fotoğraf bulundu. Dijital malzemeler arasında Laban ve Saleh’in çok sayıda kişiyle siperde askeri kamuflaj ve hücum yelekli olarak Kalaşnikof tüfekle çekilmiş fotoğrafları da bulunuyor.

    Şüphelilerin DEAŞ’a üye oldukları yönündeki suçlamaları kabul etmedikleri, siperde silahlı fotoğraflarının gösterilmesi üzerine de gezdikleri bölgelerde hatıra amaçlı çektirdiklerini iddia ettikleri öğrenildi.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu iddia edilen Lübnan uyruklu Danimarka vatandaşı Mahamad Laban ile Irak uyruklu İsveç vatandaşı Mohammed Tefik Saleh’i kaldıkları bir otelde yakalamış, adliyeye sevk edilen zanlılar önceki gün nöbetçi mahkemece tutuklanmıştı.