Etiket: Etmeyin

  • Kilo Verirken İncelmeyi İhmal Etmeyin

    Diyetisyen Mustafa Tilekli, kilo verirken yağ oranlarının ve beden ölçülerinin göz ardı edilmesinin kişinin verdiği kiloları tekrar alacağının habercisi olduğunu söyledi.

    Kilo vermenin sadece tartıda görünen toplam kiloya endekslenmiş durumda olduğunu belirten Özel FBM Tıp Merkezi Estetik Kliniği Diyetisyeni Mustafa Tilekli, “Sağlıklı olan kaybedilen kilonun yağdan kaybedilmesi ve beden ölçülerinin kiloyla beraber azalmasıdır. Kilo verirken yağ oranlarının ve beden ölçülerinin göz ardı edilmesi kişinin verdiği kiloları tekrar alacağının en büyük habercisidir. Çünkü kişi kilo verdiği halde bel ve kalça bölgesinde herhangi bir incelme gözlemlemiyor, aksine daha çok sarkmalar söz konusuysa bunun en büyük sebeplerinden biri verilen kilonun kas ve sudan ibaret olmasıdır” dedi.

    İncelmek için bilimsel olarak hazırlanmış diyetlerin uygulanması gerektiğinin altını çizen Tilekli, “Bununla birlikte kişi düzenli bir egzersiz programına dahil olabilirse gayet rahat sonuçlar alabilir. Ama maalesef herkesin günümüz şartlarında çok düzenli spor yapma şansı olmayabiliyor. Bu durumda kişi diyetine sadık kalacak şekilde sıkılaşma ve incelme uygulamalarını rahatlıkla tercih edebilir. Hepimizin bildiği gibi kaslar yağlara göre daha az hacimde daha fazla ağırlığa sahiptir. Bunun en büyük avantajı kişinin kilosuna göre daha ince ve sıkı yapıda olmasını sağlamasıdır. Ayrıca sıkı ve güçlü kasların yıkılması ve yağlanması çok daha zordur. Vücutta yağlar ve kaslar savaş halindedir. Bu savaşı hangisinin kazanacağı ise bizim elimizde. Bilimsel hazırlanmış bir diyet ile doğru yapılan egzersiz veya uygulamalarla bu savaşın galibi rahatlıkla kaslar olabilir” diye konuştu.

  • Bu Besinleri Sofranızdan Eksik Etmeyin

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, kışın soğuyan hava ile birlikte hastalıkların görülme sıklığının da arttığını belirterek, “Grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalık da yaygınlaştı. Sağlıklı kalmak içinse dengeli ve yeterli beslenmek büyük önem taşıyor” dedi.

    C vitamininin vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirdiğini anlatan Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için tüketilmeden önce hazırlanmalıdır. Özellikle yemeklerde yeşil ve kırmızıbiberler bol miktarda çok öldürmeden ilave edilmelidir” diye konuştu.

    Çinko eksikliğinin hastalık nedeni olduğunu bu nedenle et tüketiminin önemli olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Vücuda yapılacak çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi iyileştirir, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını da azaltır. En iyi kaynakları; kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Diğer kaynakları; fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagiller olarak sayılabilir. Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden ş-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan ş-karoten vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar.

    Kivi dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400 mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyi bir içeriğe sahiptir” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Kış Aylarında Bu Sebze Ve Meyveleri Eksik Etmeyin

    Soğuk havalardaki güneşe aldanılmaması gerektiğini ifade eden uzmanlar, soğuk algınlıklarının önüne geçilmesi için ise bazı sebze ve meyvelerin önemine dikkat çekti.

    Kış mevsiminin yavaş yavaş hissedildiği şu günlerde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlık açısından büyük önem taşıdığını ifade eden uzmanlar, dışarıdaki güneşli havaya aldanılmaması gerektiğini söyledi. Kış mevsiminde havaların soğuması ile birlikte beslenme şeklinde değişikliler olduğuna dikkat çeken uzmanlar, kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

    Vücudun savunma güçleriyle hastalık yapıcı unsurlar arasında bir mücadele olduğunu ifade eden Bursa Özel Hayat Hastanesi Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, “Biz vücudumuzu kuvvetli tuttuğumuz zaman hastalıkları yeneriz. Soğuktan etkilenmemek için hem giysilerimize, hem de bulunduğumuz ortamlardaki sıcaklıklağa dikkat etmemiz gerekiyor. Dışarıdaki aldatıcı güneşe kanarak odada 22 derecede oturduğumuz kıyafetlerle dışarı çıkmamak gerekiyor. Onun için mutlaka paltomuzu ve kaşkolumuzu almamız gerekiyor” diye konuştu.

    “SARILMAKTANSA TOKALAŞIN”

    Türk toplumunun çok samimi olduğunu belirten Özkul, “Birbirini görenler hemen sarılıp kucaklaşıyor. Mikrobik hastalıkların yayılmaması için tokalaşmayı tercih etmeliyiz. Bu şekilde hem kendimizi, hem de sevdiğimiz kişiyi hasta olmaktan korumuş oluruz” dedi.

    Balık, süt ve süt ürünlerinde bol protein olduğunu ifade eden Özkul, “Bunlarla beraber meyveler ve sebzelere de dikkat edilmesi gerekiyor. Korbonhidratlar yani tatlılar ve undan yapılan gıdalardan ihtiyaç kadar almak gerekiyor. Greyfurt ve portakal gibi narenciyeler vitamini ve mineralleri çok zengin olan gıdalardır. Trabzon hurması da çok kıymetlidir. Hem enerji deposudur, hem de mineralleri ve vitamini çok kıymetlidir. Posa bırakmasıyla da sindirime katkı sağlayan tarafı vardır. Turp ise bağırsaklardaki hareketliliği sağlamanın yanı sıra idrar artırıcı özelliği ile vücuttaki ödemleri çözer” şeklinde konuştu.

    Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmede hünnabın çok mühim olduğunu ifade eden Uzmanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, “Hünnap bunun yanı sıra kolesterolü düzenler ve idrar arttırıcı özelliği ile vücutta su birikmesini önler. Ne kadar sıvı alınır ve ne kadar sıvı çıkarılırsa toksinler o kadar vücuttan atılır. Nane-limon, ıhlamur da faydalı. Ama her şeyin azı karar, çoğu zarardır” dedi.

  • Müezzinoğlu: “Milletin Kaderini Milleti Dert Edinmeyenlere Muhtaç Etmeyin”

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Hayırcılara, milleti dert edinmeyenlere, bir gün söylediğinin ertesi gününe tutmayanlara hem kendi kaderinizi, hem Sayın Davutoğlu’nu hem de bizi muhtaç etmeyin” dedi.

    1 Kasım için AK Parti’nin Bursa’da yaptığı mahalle mitinglerinin sonuncusunu Nilüfer ilçesindeki Beşevler’de yapan Sağlık Bakanı ve AK Parti Bursa milletvekili adayı Dr. Mehmet Müezzinoğlu mahalleli tarafından yoğun bir sevgiyle karşılandı. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde AK Partili diğer milletvekili adayları Zekeriya Birkan ve Bennur Karaburun da Müezzinoğlu’nu yalnız bırakmadı.

    Burada mahalleliye ve mitinge gelen vatandaşlara seslenen Müezzinoğlu, millete yalnız AK Parti’nin hizmet edeceğini ifade ederken, “Yalnız sağlık alanında neler yaptığımızla ilgili bir tek örnek vereceğim. 2000’li yılların başında Almanya’dan Antalya’ya gelen bir turist trafik kazası geçirmiş, Almanya’dan ambulans helikopter gelerek vatandaşını Almanya’ya götürmüş. İngiltere’den Bodrum’a gelen bir turist burada kalp krizi geçirmiş, İngiltere’den ambulans helikopter gelerek vatandaşını İngiltere’ye götürmüş. O zamanlar bize, ‘biz o günleri görmeyiz’ dedirtiyorlardı. Hatta birileri ‘bu millet o hizmetlere layık değildir bile diyordu. Ama Recep Tayip Erdoğan ne dedi, Almanya’da ne varsa Türkiye’de de o olacak dedi. Şimdi soruyorum; Türkiye aynı Türkiye. Millet aynı millet. Ey Kılıçdaroğlu, sen SGK Genel Müdürüydün, senin zamanında ambulanslar ne haldeydi. Ambulansa mazot koyarsan hastanızı alırız diyordunuz. Şimdi ambulans helikopterlerimiz, uçaklarımız var. Senin Amerika’da tedavi gören milletvekilini de Türkiye’nin ambulans uçağımız aldı getirdi. Size bu mekanlarda yine biz hizmet edeceğiz. CHP’li kardeşlerimizin de MHP’li kardeşlerimizin de İngiliz’in, Alman’ın karşısında benim ülkemde senin hastanelerinden daha iyisi var demelerini biz sağladık, biz sağlayacağız. Bin 355 yataklı şehir hastanesinin yapımını engellemek için dünya kadar sorun çıkardılar. Yürütmeyi durdurdular, Anayasa Mahkemesine gittiler. Neden? Bursalılara bunu layık görmüyorlar. Ama isteseler de istemeseler de Çekirge Devlet Hastanesini ve Şehir Hastanesini biz yapacağız. Şu anda Türkiye’nin her yerinde 40 bin yatak kapasiteli hastaneleri biz yapıyoruz” diye konuştu.

    7 Haziran seçimlerinden de beklentilerini vatandaşlarla paylaşan Bakan Müezzinoğlu, “7 Haziran’da AK Parti’yi birinci parti yaptınız ama Sayın Davutoğlu’nu diğerlerine muhtaç ettiniz. Şimdi artık bunu telafi edelim. Ne olur hayırcılara, milleti dert edinmeyenlere, bir gün söylediğinin ertesi gününe tutmayanlara hem kendi kaderinizi, hem Sayın Davutoğlu’nu hem de bizi muhtaç etmeyin” dedi.

  • Başbakan Davutoğlu: “Onlara Bizi Muhtaç Etmeyin”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yüklenerek, “Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya (çantayı) görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için onlara bizi muhtaç etmeyin” dedi.

    Başbakan Davutoğlu, Antalya mitinginde halka seslendi. Karşısında yüzlerce vatandaşın elini gören Davutoğlu, “Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisiyle birleşen bu elleri ayrılmasın. Kardeşi kardeşe kırdırmak için milletin çocuklarının eline molotof, taş, silah verenleri kahretsin. Onlara karşı bizi muktedir eylesin. Biz bu elleri birbirimizle tutmak için tek bir yumruk için kullanıyoruz. Ülkemizin birliği ve dirliği, insanlarımızın kardeşliği için Türkiye’nin güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Güçlü yükselen bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Çocuklarımızın geleceği için güçlü bir yönetime ihtiyacımız var. Sadece güçlü yönetim yetmez, demokrasi ve milli iradeye sadık bir yönetime ihtiyaç var. Madem ki bu mesele memleket meselesidir. 13 yıldır olduğu gibi bugün de memleketin her köşesini kuşatan AK Parti’ye ihtiyaç var” diye konuştu.

    “Size Türkiye’nin her köşesinden, Bingöl, Şanlıurfa, Van, Trabzon, Kocaeli’den selam getirdim” diyen Davutoğlu, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu Türkiye’nin bazı bölgelerine gidememekle suçladı. Davutoğlu, “Kılıçdaroğlu gelse bu şehirlerden selam getirebilir mi? Buralarda dolaşabilir mi? Ayağına çarığı giyip bütün Türkiye’yi dolaşabilir mi? Mesele memleket meselesiyse her karış toprağına adımını atan biri getirir. Türkiye’nin her köşesini dolaştığımıza şahit misiniz? Oralarda da aynen bu bayrak ve İstiklal Marşımız aynı aşkla söylendi. Türkiye’nin meselelerinin çözümü ve gelecek için koyduğumuz hedeflerin gerçekleşmesi için AK Parti’nin tecrübeli kadrolarına ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

    “YANLIŞLIKLA SUYU LÜBNAN’A GÖTÜRÜRLER”

    Huzur ve güven istediklerini kaydeden Davutoğlu, “Tek başına işbaşına diyoruz. Bu mesele bu ülkeye hizmet meselesi ise diğer partiler AK Parti’nin eline su dökebilir mi? Bizim yanımızda çırak olabilir mi? Bizim bu topraklara ne başarı öyküsü yazdığımızı dağları, ovaları, denizleri şahittir. 10 gün önce Gazipaşa’dan Kıbrıs’a geçtik. Ana vatanın suyunu yavru vatana gönderdik. Bahçeli yapabilir mi? Yapabilseydi o milliyetçiliğin ekmeğini yerde ter dökemez, oturduğu odadan çıkamaz. Vatan topraklarını gezerken yatak yer döşek görmeyiz. Aşkla dolaşırız. CHP yapabilir mi? Yanlışlıkla boru çekmeye çalışsalar Kıbrıs yerine Lübnan’a götürürler. Anamur’a suyu, Mehmetçiğin şehit kanının döküldüğü topraklara suyu kim götürdü? Onlar konuşur AK Parti yapar. Aynı sözün gelecek 4 yılda da gerçekleşmesi için ne diyeceğiz; tek başına iş başına” dedi.

    Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Geçmişte bazı belediyelerde görev verdiniz. İş gördünüz mü? Bu ülkeyi düşünseler milletimiz onları göreve çağırdığında onlar ne yaptı, kaçtılar. Millet uzlaşın dedi, bunlar kendi menfaatlerinin peşine düştüler. Sorumluluk almak yiğit işidir. Bildikleri tek bir şey var yalanla, akıl almaz suçlamalarla AK Parti’ye saldırmak. Bu ülkenin seçilmiş hükümetini ellerinde hiçbir dayanak olmadan teröre destek vermekle suçladılar. Biz kaybettiğimiz vatandaşların cenazeleriyle uğraşırken bazı kişiler katil devlettir diye seslendi, adını söylemeyeyim. Be ey gafil bu devlet 78 milyona 13 yıldır anne gibi kucağını, sağlık hizmetlerini, eğitimi götürdü. Devlet ile millet birleşti bizim dönemimizde. Millet oyuyla seçilen cumhurbaşkanına en ağır hakaretleri yaptılar. AK Parti’ye en ağır hakaretlerle yaklaştılar. Bizim hesap vereceğimiz iki makam var, Allah ve millet. Başka kimseye hesap vermez, kimseden korkmaz, kimsenin önünde eğilmez ve yardım istemeyiz. Ülke için sorumluluk almaya gelince hiç anlaşamıyorlar ama AK Parti’ye karşı kol kola giriyorlar. Mesele AK Parti olunca MHP ile HDP yan yana olabiliyor. İç güvenlik paketinde oy kullandılar. PKK, DAEŞ, DHKP-C ne kadar insanlık dışı terör örgütü varsa hepsinin hedefi hükümetimiz Türkiye. Hedef görünüşte AK Parti hükumeti ama gerçekte hedef Türkiye, Türkiye’yi zayıflatmak. Siyasetçi sözünün eri olacak. Elinde bir delil dayanak olmadan kimseye iftira atmayacak, seviyesini kaybetmeyecek, yalan söylemeyecek.”

    “BAHÇELİ’YE HAYIR DİYECEKSİNİZ”

    “Partilerin hallerini görüyorsunuz, son aylarda öyle bir dil kullanıyor ki yadırgamamak elde değil” diyen Davutoğlu, “Krizin en önemli faktörlerinden birisi kendisi değilmiş gibi ahkam kesiyor. 2015 Türkiye’si için akla keza senaryolar yazıyor. Görevden kaçan kendisi hem bu ülke için sorumluluk alacak yüreği yok, hem de oturduğu yerden ahkam kesiyor. Gelin koalisyon hükumeti kuralım dediğimizde ne dedi. Seçim hükümeti kuralım dediğimizde azınlık hükümeti kuralım, destek ver, beraber erken seçime gidelim, gel anayasa zorunlu hükümeti kuralım deyince ne dedi? Hayır. Her şeye hayır diyen Bahçeli’ye sizde hayır diyeceksiniz. Türkiye büyümeye devam edecek. Bahçeli kendi rüyasında başka bir alemde yaşıyor. Şöyle genel merkezdeki odasından bir çıksın. Terör hep ağzında ama terörle en büyük mücadeleyi AK Parti vermiştir. Bahçeli siz bu mücadelenin neresindensiniz?” dedi.

    Cumhuriyet Bayramı’nı Diyarbakır’da kutlayacağının altını çizen Davutoğlu, “Biz Diyarbakırlıları, Vanlıları, Hakkarilileri hiçbir zaman terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Mehmetçik her yerde görevini yapıyor. Bahçeli siz doğuda, güneydoğuda siyaset yapabiliyor musunuz, gidebiliyor musunuz? Onlara hitap edebiliyor mu? Ben Antalya’da ne kadar rahat konuşabiliyorsam, Diyarbakır’da aynı güzellikle konuşuyorum. Siz nerdesiniz? Neden Ankara’da konuştuklarınızı doğu, güneydoğunun aziz topraklarında konuşamazsınız. Neden elini taşın altına koymadın Sayın Bahçeli, soruyorum buradan. Madem ülke terör karşısında zor durumdaydı, Bahçeli neden hükümete girip bizimle birlikte teröre karşı mücadele etmedin? Neden hükümete girmedin de HDP’nin hükumete girmesini istedin. MHP’nin başında bir süre daha kalmak istiyor. MHP’li kardeşlerim bunun hesabını soracak. Milletimiz hesabını soracak. Yiğit Mehmetçikle polisimizle dağda tepe tepe mücadele ediyor. Sen oturduğun yerden ahkam kesiyorsun. Ankara’da bir takım hakaretler dolu cümlelerle bize saldırıyor. Biz nezaketimizi bozmadan siyasi mücadele veriyoruz. Nazik olmak, sakin olmak, teslim olmak anlamına gelmez. Bize kimse boyun eğdiremez, bize kimse vatanperverlik, milliyetçilik dersi veremez. Ama bu konularda onlara ders veririz. Sizin siyasetten anladığınız Ankara’dan esip gürlemek. Kavga siyasetinin, hakaret siyasetinin içine çekeceksiniz” ifadelerini kullandı.

    “NE BİLİYORSANIZ SÖYLEYİN”

    “Teröre karşı bir deklarasyon yayınlayalım istedik” diyen Davutoğlu, “Bahçeli olmaz dedi, HDP zaten olmaz dedi.Kılıçdaroğlu da olmaz dedi. Kılıçdaroğlu ile ikili görüşme yaptık. Oralarda bazı devlet meselelerini görüştük. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunu bir şantaj aleti gibi kullanıp, döndüler. ‘Davutoğlu’nun söylediklerini söylersek zor durumda kalır’ dediler. Bizde çok korkmuştuk ya, onlar konuşacak biz zor durumda kalacağız. Toroslar’ın yiğidi kaçar mı işte buradayım. Ne biliyorsanız söyleyin. Eğer tek bir sözümde doğruluğa aykırı, vatana aykırı bir cümle, bir kelime, bir harf, bir nokta bulurlarsa bu canım feda olsun. Bizim bunların tehdidine karnımız tok. Ama bunlar devlet sırrını saklayacak kadar, devlet ahlakına sahip değiller. Kapalı odada devlet adamları arasında yapılan bir görüşmeyi şantaj siyasetine alet edebilecek kadar siyasi ahlaktan yoksunlar. Bizde bundan sonra ona göre muamele ederiz. Kime neyi konuşacağımızı biliriz. Kılıçdaroğlu son dönemde HDP ile aynı dili kullanarak terörün pisliğini hükümete bulaştırmaya çalışıyor. Bunlar aynı kaptan su içiyor. Biz milletin kabıyla, milletin kabından su içiyoruz. Fark bu” dedi.

    “TELEVİZYONDA MI KOALİSYON KURACAKSIN”

    Muhalefet partilerine yüklenmeye devam eden Davutoğlu şöyle konuştu:

    “Ne olur bir daha kapalı kapılar ardında konuştuklarımızı bile dışarı aktaran, siyaset ahlakından yoksun kişilere beni muhtaç etmeyin. Bir daha beni Kılıçdaroğlu ile koalisyon müzakeresi yapmak zorunda bırakmayın. Bırakacak mısınız? Beni kimseye muhtaç etmeyeceksiniz değil mi?Tek başına iş başına diyecek misiniz? Sizden tek isteğim bu. Tekrar o kapıları çalmak istemiyorum. Bahçeli’nin hiç açılmayan çantası ile uğraşmak istemiyorum. Bizim yanımızda açmıyor, televizyonda açıyor. Televizyonda mı kuracaksın mübarek bizim yanımızda açsana. Öyle değil mi. Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için, onlara bizi muhtaç etmeyin.”

    Konuşmasında seçim vaatlerini de yineleyen Davutoğlu, AK Parti Antalya milletvekili adayları ile birlikte halkı selamlayıp, karanfil dağıttı. Davutoğlu’nun mitinginde 3 adet metrelerce uzunluğunda dev Türk bayrağı açıldı. Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski AB Bakanı Volkan Bozkır, milletvekili adayları, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer ve partililer katıldı.