Etiket: Etmeyi

  • Bakan Tüfenkci: “Fetullahçı yapı ihanet etmeyi kendisine hizmet edinmiş”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Fetullahçı yapılanmanın ihanet etmeyi kendisine hizmet edindiğini belirterek, “Örgüte finans sağlayanların da üstüne hukuk çerçevesinde gidiyoruz. Bu yapının içerisinde olan bir kısım şirketler kapatıldı. Bir kısmına da kayyum atandı. Gerekli işlemler yapılacak” dedi.

    Kırşehir Valiliği’nde katıldığı programda anı defterini imzaladıktan sonra bir konuşma yapan Bakan Tüfenkci, “15 Temmuz darbe girişimini hep beraber yaşadık gördük. Bu yapı hem TSK içerisinde, hem emniyetimizin içerisinde hem de bütün bakanlıklar içerisinde adeta bir örümcek ağı gibi sararak bu milletin kanını emmeye ve bu millete ihanet etmeyi kendine bir vazife eden bir terör örgütü” dedi.

    Fetullahçı yapılanma ile ilgili mücadelenin her düzeyde devam ettiğini söyleyen Bakan Tüfenkci, “Bakanlıklar, uluslararası diplomasi ve güvenlik boyutu ile değil bütün boyutları ile mücadele edilmesi gerekir. Bu örgüte bakıldığında genelde nerede para varsa o paranın kaynağı etrafında örgütlendiklerini, o kaynağı emmek için adeta organizasyonlar ve şebekeler kurduğunu görüyoruz” diye konuştu.

    “Örgütün finansal boyutu çok önemli”

    FETÖ’nün finansal boyutunun çok önemli olduğunu anlatan Bakan Tüfenkci, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Örgütün finans ayağının ortaya çıkartılması ve bu örgüte finans sağlayanların bu kaynağı kesmeleri ve bu yapılanların hesabını bu millete ve hukuka vermeleri önemli. 15 Temmuz’da milletin paraları ile vergi olarak alınan paralarla alınan silahları halka doğrultan bu örgüt hesap vermeli, veriyorlar. Örgüte finans sağlayanların da üstüne hukuk çerçevesinde gidiyoruz. Bu yapının içerisinde olan bir kısım şirketler kapatıldı. Bir kısmına da kayyum atandı. Gerekli işlemler yapılacak.”

    Kırşehir ziyaretinde Vali Necati Şentürk tarafından karşılanan Bakan Tüfenkci’ye Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AK Parti Milletvekilleri Salih Çetinkaya ve Mikail Aslan, AK Parti İl Başkanı Mustafa Kendirli eşlik etti.

  • Vodafone, Türkiye’nin Dijital Dönüşümüne Liderlik Etmeyi Hedefliyor

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Süel, yakın zamanda hem bireyler, hem şirketler, hem de nesnelerin saniyede 1 Gigabitlik yaygın geniş bant bağlantı hızından faydalanabileceği yeni bir toplum düzeni doğacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin dijital dönüşümü için kapsamlı bir ulusal genişbant politikasının hayata geçirilmesini memleket meselesi olarak görüyoruz” dedi.

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme hedefiyle çalıştıklarını belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Süel, Türkiye’nin 1 Nisan’daki lansmanla 4.5G’de çok önemli bir kavşağı geride bıraktığını, 4.5G ile ilgili hem makro hem de mikro seviyede atılması gereken kritik adımlar olduğunu söyledi. Ankara’da basın mensuplarıyla iftar yemeğinde bir araya gelen Süel, Kasım 2013’te başlattıkları Dijital Dönüşüm Hareketi ile 2 yılda 5 milyar TL’lik yatırım yaptıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Vodafone olarak Türkiye’nin dijital dönüşümü için çalışıyoruz. Stratejik yatırım programı olarak yürüttüğümüz ’Dijital Dönüşüm Hareketi’ ile sadece 2015-2016 mali yılında 4.5G lisans bedeli dahil toplam 4,2 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdik. Dijital Dönüşüm Hareketi’nin başlangıcından bu yana 10 milyon abonemizi dijital dünya ile buluşturduk. Türkiye için toplam yatırımlarımız 10 yılda 18 milyar TL’ye ulaştı. Eğer 2023 Türkiye’sini hedefliyor, Türkiye’yi hak ettiği teknolojik gelişmişlik seviyesine ulaştırmak ve bölgesel bir merkez yapmak istiyorsak, sağlıklı bir sektör politikası oluşturmak üzere bugünden atmamız gereken uzun vadeli adımlar var. Her şeyden önce Türkiye’de en yaygın, en yüksek kapasiteli ve en optimum maliyetli geniş bant hizmeti verebilme konusunun bir stratejik öncelik ve atılım politikası olarak gündeme getirilmesi gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’NİN DÖRT BUCAĞINA FİBER GÖTÜRMEMİZ GEREKİYOR”

    Genişbant hizmetlerindeki her yüzde 10’luk artışın gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmasını yüzde 1,5 oranında yükselttiğinin altını çizen Süel, “Geniş bant iş modellerinin bir parçası haline gelmeye devam ettikçe, bu oranın daha da yükseleceğini öngörmek zor değil. Bahsettiğimiz sektör politikasının üç temel ayağı var. Bunlardan en önemlisi fiber altyapı konusu. Bugün gerek baz istasyonlarıyla havadan yüksek kapasiteli mobil internet hizmeti verebilmek, gerekse de yüksek kapasiteli sabit internet hizmeti sunabilmek için güçlü bir karasal transmisyon altyapısı gerekiyor. Bu ihtiyacı bugünkü bakır tabanlı değil son noktaya kadar getirilecek fiber teknolojisi sağlayabilecektir. Ülkemizdeki mevcut fiber altyapısı yetersiz, Türkiye’nin dört bucağına fiber götürmemiz gerekiyor. Örneğin Güney Kore’de 574 bin kilometre fiber uzunluğu ile yüzde 100 eve kadar fiber penetrasyonu sağlanmış, Portekiz’de 545 bin kilometre uzunluğunda fiber ile yüzde 70 fiber penetrasyonuna ulaşılmış durumda. Türkiye olarak bu ülkelerden 7 kat fazla yüzölçümüne sahip olmamıza rağmen bizdeki fiber uzunluğu yaklaşık 270 bin kilometre. Ülkemizi dünya bilişim liginde daha iyi bir noktaya getirmek için önümüzdeki 5 yılda en az bu kadar daha fiber yatırımı yapılması gerekiyor. Bu yatırımın eşgüdümlü bir şekilde birden fazla operatörün yatırımıyla gerçekleşmesi maliyeti düşürecek en etkin modeldir. Böyle bir yatırım modelinin teşvik edilerek, önündeki mevzuat ve rekabet engellerinin kaldırılması büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Regülatif düzenlemelerin de fiber paylaşımına ve yeni yatırımlara destek olacak şekilde yapılması gerektiğini anlatan Süel, dünyada 100’den fazla ülkede deklare edilmiş olan kapsamlı bir ulusal genişbant politikasının Türkiye’de de hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Türkiye için en uygun modelin tüm dünyada kendini kanıtlayan ’kamu özel sektör-ortaklıklar’ rekabet modeli olduğunu vurgulayan Süel, böylece ülkenin fiber ihtiyacının da rahatlıkla karşılanabileceğinin altını çizdi.

    “VODAFONE, 7-13 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARA KODLAMA EĞİTİMİ VERİLMESİNİ HEDEFLİYOR”

    Geçtiğimiz yılın başında ’Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL’ hizmetini lanse ettiklerini belirten Süel, mevcut port ve transmisyon ücretlerine de değinerek, “Bugün geldiğimiz noktada mevcut port ve transmisyon ücretleri nedeniyle rekabet koşulları yerine getirilemiyor. Artan veri kullanımı dikkate alındığında BTK tarafından düzenlenen port ve transmisyon ücretlerinin revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Belirlenen ücretlerden sonra kullanımlar yüzde 200’ler seviyesinde arttı. Vodafone olarak aylık ödediğimiz toptan maliyet de oldukça yukarılara çıktı. Transmisyon ücretlerinin gereken seviyelere inmemesi halinde sürdürülebilir rekabet ortamı büyük ölçüde zarar görecek. Bizim amacımız vatandaşlarımızın yüksek hızlı internete uygun fiyatlarla erişmesi. Ancak, bu noktada bir rekabet aksaklığı var. Oluşan bu rekabet eksikliğinden müşteri kaybeder, ülkemiz kaybeder. Tüm bunların dışında Türkiye’nin dijital dönüşümü için yeni bir hedefi daha bulunan Vodafone Türkiye, Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altına Türkiye’de bir dijital kalkınma seferberliği başlatmaya hazırlanıyor. Türkiye’de teknoloji tüketen değil, teknoloji üreten bir nesil yetiştirmek hedefiyle bu seferberliği başlatacak şirket, çocukları dijital geleceğe hazırlarken Türkiye’nin kodlarına dijitali de işlemeyi planlıyor. Bu doğrultuda 7-13 yaş arasındaki çocuklara kodlama eğitimi verilmesini hedefleyen Vodafone, bu eğitimler sayesinde çocukların sadece teknoloji tüketicisi olmayıp, yeni teknoloji ya da dijital eser yaratmanın yollarını da öğrenmelerini hedefliyor. Projenin önemli bir ayağı da kız çocuklarına yönelik eğitim verilmesi olacak. Böylece, kız çocuklarının bilişim sektörüne yönlendirilmesi sağlanacak” diye konuştu.

  • Öğrenciler Fikirlerini İfade Etmeyi Öğreniyor

    Mersin’in Yenişehir Kaymakamlığı’nın ‘Toplum Liderleri Yetişiyor Projesi’ kapsamında, ilkokul öğrencileri münazarayla fikirlerini ifade etmeyi öğreniyor.

    Yenişehir Kaymakamlığı’nın “Çatışmıyoruz, Tartışıyoruz” sloganıyla hayata geçirdiği proje çerçevesinde Pirireis İlkokulu öğrencileri, “Teknoloji faydalı mıdır, zararlı mıdır?” konusunu münazarayla tartıştı. Program, Yenişehir Kaymakamı Mustafa Özarslan, Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Kamil Çelebiyılmaz, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin katılımı ile gerçekleşti. Münazarayı “Teknoloji faydalıdır” görüşünü savunan öğrenciler kazandı.

    Programda bir konuşma yapan Kaymakam Özarslan, “Toplum Liderleri Yetişiyor” projesinin, Yenişehir ilçesindeki kamu ve özel okullarda 2015-2016 eğitim-öğretim yılı boyunca uygulanacağını söyledi. Projenin rutin bir münazara olmadığını, tartışmaların okul içindeki sınıflar arasında yapıldığını belirten Özarslan, “Böylece daha katılımlı oluyor ve oylamayı öğrencilerin sınıf arkadaşları yapıyor. Amacımız, çocuklarımızın çatışmadan ve şiddet kullanmadan fikirlerini ifade etmesini sağlamak. Tartışma projemizi hazırlarken gelişmiş ülkelerin okullarında ve üniversitelerinde kullanılan içerik ve usullerden faydalandık” dedi.

  • Yaslı İnsanlara Acıyla Baş Etmeyi Öğretiyor

    Eşi Necip Hablemitoğlu’nu kaybettikten sonra yaşadığı büyük acılarla baş etmek için “yas” eğitimi alan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu,

    şimdi bildiklerini kendisiyle benzer acıları yaşayan insanlara aktarıyor.

    Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, 29 yıllık akademik yaşamına nokta koydu. Geçtiğimiz aylarda üniversiteden ayrılan Prof. Dr. Hablemitoğlu, daha geniş kitlelere hizmet vermek üzere Hablemitoğlu Ankara Enstitüsü’nü kurdu. Bahçelievler’deki enstitüde danışmanlık yapmaya başlayan Prof. Dr. Hablemitoğlu, Türkiye”nin ilk yas danışmanlarından biri olarak çalışmalarına başladı.

    2002 yılında evlerinin önünde suikasta uğrayan eşi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’ndan sonra derin acılar yaşayan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, bunlarla baş etmek için yurt dışında “yasla başa çıkma” eğitimi aldı.

    KENDİSİYLE AYNI ŞEYLERİ YAŞAYAN İNSANLARA YARDIMCI OLUYOR

    Gerek üniversitedeki bilimsel çalışmaları, gerekse çeşitli kurum ve kuruluşlarla birlikte yürüttüğü gönüllü çalışmalarda aileler, gençler ve yaşlılarla ilgili çok önemli sosyal projelerde yer alan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, şimdilerde “acılarla, yasla baş etme” konusunda danışmanlık yapıyor. Nue Ulm Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ndeki eğitimini tamamlayarak “Yasla Başa Çıkma ve Yas Danışmanlığı” sertifikasını alan Prof. Dr. Hablemitoğlu, bu konunun aslında sosyal devletin görevi olduğunu, ancak Türkiye’nin acılarla yoğrulmuş bir ülke olmasına rağmen halkının bu hizmetten yoksun bırakıldığını söyledi.

    Türkiye’nin hem cumhuriyet öncesi, hem de cumhuriyet tarihi boyunca insan ölümleri ve yaslarıyla dolu bir ülke olduğunu vurgulayan Şengül Hablemitoğlu, “Terör çatışmalarıyla da, cinayetlerle de toplumsal yasın içinde olan bir ülkeyiz. Bu durumla nasıl başa çıkılabileceğini en çok bizim bilmemiz gerekiyor ama bilmiyoruz. Dolayısıyla bizzat ölüm acısını yaşamış biri olarak, acıyla baş etme rehberliği konusunda Almanya’da aldığım eğitimle şimdi başka insanlara dert ortağı olmaya çalışıyorum. Bir yandan da bilimsel önerilerimi akademik olmayan üslupla kaleme aldığım ‘Yüzleşme-Bir Yas” adlı kitabımla da daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışıyorum” ifadesini kullandı.

    “ASLINDA YAS YÖNETME BİR UZMANLIK ALANI”

    Prof. Dr. Hablemitoğlu, “Sessiz Ağıt” kitabından sonra yasla yüzleşme konusunda hazırladığı yeni kitapla “yas yönetme” ve “yası karşılama”nın aslında bir uzmanlık alanı olduğunu kaydederek şunları dedi:

    “Batı bu konuda çok sağlam. Geniş kapsamlı bir literatüre sahipler ve uygulamada çok başarılılar. Halbuki böyle bir uzmanlık alanına en çok bizim ihtiyacımız var. Örneğin özellikle son dönemde şehit cenazeleri, dağda ölenler, Hopa’da sele kapılanlar, kıyılarımıza vuran bebek cenazeleri, Ankara’nın göbeğinde 100’den fazla insanın teröre kurban gitmesi gibi ardı arkası kesilmeyen insan ölümleriyle toplumsal travma yaşıyoruz. Diğer yandan da beklenmedik bir şekilde yakınını kaybedenlerin yaşadığı bireysel yas var. Yasla karşılaşan biri olarak şunu kesinlikle söylemeliyim ki; yas tutma kişisel farkındalıkla insanı dönüştüren, geliştiren bir süreç. Patolojik yani hastalıklı boyutta kalırsa insanlar yaşamdan koparlar. Oysa yas sürecini sağlıklı tamamlayan bireylerde kişisel yaşam tatmininin arttığını görebiliriz. Bu nedenle yapılacak farkındalık eğitimleri büyük önem taşımaktadır. Travmatik ölümlerin ardında kalan bireyler, aile hekimleri, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, yas iletişimi konusunda uzmanlaşmak isteyenler bu eğitimi alabilirler. Yasla karşılaşan insanlar diğerlerinden her zaman bir adım önde olacaklardır. Çünkü yası yönetmeyi öğrenmek birey için bir dönüşüm fırsatı yaratmaktadır.’’