Etiket: Etmeye

  • Fransız Gazeteci Sahte Pasaportla Güvenliği Test Etmeye Kalktı

    Çeşme Deniz Hudut Kapısından Sakız Adasına gitmeye çalışan Fransız gazeteci, güvenlik güçleri tarafından sahte pasaportla yakalanınca sorgusunun ardından sınır dışı edildi.

    Çeşme ilçesine gelen Fransız uyruklu bir gazeteci, Çeşme Deniz Hudut Kapısından Nikoleta adlı Yunan bayraklı özel yatla Yunanistan’ın Sakız Adasına çıkış yapmak istedi. Pasaport kontrol işlemini yaptıran Fransız gazeteci, görevlilere Thomas Steroz adına düzenlenmiş Fransa pasaportunu ibraz etti. Pasaportu dikkatle inceleyen görevli polis memuru, ibraz edilen pasaportun kimlik sayfasının renk tonunun, baskı yönteminin yazı karakterleri ile sayfa köşe kesimlerinin orijinal olmadığını tespit etti.

    SAHTE PASAPORTU İSTANBUL’DAN ALMIŞ

    İhlas Haber Ajansının edindiği bilgiye göre, görevlilere sahte pasaportla yakalanan Fransız gazeteci, hemen ekipler tarafından gözaltına alındı. Sorguya alınan gazeteci, gerçek kimliğini açıklayarak sahte pasaportu İstanbul’dan aldığını itiraf etti. Fransız basın mensubu, sahte pasaport ile hudut kapılarından geçiş yapılabildiğini, sığınmacıların da bu şekilde geçebildiklerini öne sürerek bu konuda haber yapmak istediğini dile getirdi. Gerçek kimliği Guillaume J.L. olan Fransız şahıs ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Fransız gazeteci işlemlerin ardından Çeşme Deniz Hudut Kapısından sınır dışı edildi.

  • Özdemir “Hiç Kimse Türkiye’nin Gücünü Test Etmeye Kalkmasın!’’

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Ak Parti Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Av. Yılmaz Özdemir Türkiye’nin devleti ve milleti ile güçlü bir ülke olduğunu ve güvenliğini tehdit edecek her türlü yapıyı gerek sınırları içerisinde gerekse sınırları dışında bertaraf edebilecek güce sahip olduğunu belirtti.

    Özdemir açıklamalarında “Türkiye Kıbrıs harekâtında olduğu gibi kendi güvenliği ve bölgenin selameti için gerekirse sınır ötesi harekât yapmaktan çekinmeyecektir. Bu manada hiç kimse Türkiye’nin gücünü test etmeye kalkmasın.”dedi.

    KİMSE TÜRKİYE’YE TERÖRLE BOYUN EĞDİREMEZ, İSTİKAMET ÇİZEMEZ

    “Memleketimiz zor günlerden geçiyor. Ne zaman ki Türk milleti devleti ile birlikte ayağa kalksa, Türk milletinin ve devletinin kalkınmasını ve bölgesinde güçlü bir devlet, etkin bir önder olmasını hazmedemeyen şer odakları Türkiye’nin ilerlemesini durdurmak için bir takım kirli ittifaklar ve terör eylemleri ile harekete geçip, Türkiye’ye istikamet çizmeye yelteniyorlar. Tarih boyunca da bu böyle olmuştur. Unutulmamalıdır ki, Türk milleti ve Türk devleti en kötü durumlardan bile birlik ve beraberliği sayesinde bu kirli ittifakların kirli oyunlarından, tuzaklarından başarı ile çıkmayı bilmiştir. Dün olduğu gibi bugünde kimse terör eylemleriyle, terörün içteki ve dıştaki destekçileri eliyle Türkiye’ye istikamet çizemez, yön tayin edemez. Türk milleti ve devleti kimsenin önünde diz çökmez. Türkiye’nin tarihi misyonunu yeniden üstlenmesine hiç kimse engel olamaz. Bugün yaşanan sıkıntılar, çok daha büyük, çok daha güçlü, bölgede öncü konumda olan yeni Türkiye”nin doğum sancılarıdır ve bu sancıların en kısa sürede atlatılacağından kimsenin şüphesi olmasın.”

    PYD BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR

    Özdemir, PYD’nin, PKK’nın Suriye’deki uzantısı olup, tıpkı PKK gibi ulusal güvenliğimizi ve ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden bir terör örgüt olduğunu ifade etti. Av. Yılmaz Özdemir açıklamasında “Aynı şekilde PYD’nin silahlı alt kanadı YPG’de eli kanlı bir terör örgütüdür. Bu yapılar gerek Türkiye’de gerekse Irak ve Suriye’de hiç bir zaman ve hiçbir şekilde Kürtlerin temsilcisi olmamışlar ve olamazlar. Bunun yanında milletimiz, sırtını PKK’ya, PYD’ye, YPG’ye dayayanları; PYD’ye terör örgütü diyemeyenleri, milletin selametine çukur kazanları “hendek kazan arkadaşlar” olarak tanımlayanları da asla unutmayacaktır. “dedi.

    TERÖRE KARŞI TEK YÜREK OLUNMALIDIR

    “Milletimiz teröre karşı tek yürek ve tek yumruktur. Aynı hassasiyeti bütün siyasiler de göstermeli, terör karşısında milli bir tavır sergilemelidirler. Ancak maalesef ki bu tavrı bazı siyasi parti ve mensuplarında göremiyoruz. Birileri terörle artık ayırt edilemeyecek kadar aynileşmiş iken, birileri de iktidara gelmenin yolunu terörün daha fazla tahribatına bağlamış durumdadırlar. Bunları da şiddetle kınıyoruz. Her şeye rağmen terör konusunda hassasiyet gösteren ve milli bir tavır gösteren siyasileri de bu millet her zaman alkışlamaktadır.

  • Balıkçılar Sıcaklarla Birlikte Paydos Etmeye Başladı

    Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, hamsi avının kısa sürmesi, hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyir etmesi yüzünden beklenen avcılığın olmadığını belirterek çoğu teknenin yavaş yavaş paydos etmeye başladığını söyledi.

    Hamsinin Türk kara sularında fazla durmaması, göçünü erken tamamlaması gibi etkenlerin balıkçıyı olumsuz olarak etkilediğini kaydeden Mutlu, “Eskiden hamsiyi neredeyse sezon sonuna kadar avlardık. Şimdi ise ancak 3 ay kadar sürede avlanıyor. Nedenlerinin başında mevsimsel faktörleri sayabiliriz. Geçen sezon Ekim ayında avlanan hamsi bu yıl Eylül’ün ilk haftasında avlanmaya başladı. Son günler itibariyle baktığımızda mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklık var. Benim kendi kanımca iklimsel olarak doğada bir değişiklik var. Bu iklimsellik kesinlikle balığa yansıyor. Bu sezon dört dörtlük bir avcılık olmadı. Süre kısa, mevsim kısa yani şu anda bütün balıkçı paydos etti. Her yıl 300-400 bin ton cıvarında hamsi avlanıyor. Bu hamsi bir şekilde avlanıyor. Bizim sularımızda veya Gürcistan sularında” dedi.

    BALIĞIN GÖÇ YOLU KIYILAR

    Bu yılın Ocak ayı itibariyle balığın göç yolunun kıyılar olarak belirlendiğine dikkat çeken Mutlu, “Hiçbir balıkçı kıyıların telef olmasını istemez. Bunun bilimsel olarak açıklanmasını istiyoruz. Ocak ayından sonra balığın göç yolu kıyıda. Hamsi bile kıyıdan göç ediyor. Balığı koruyalım diye yasak koyuyoruz ancak balık kıyıdan gelip geçiyor ne yapacağız. Dolayısıyla bu balığın bize faydası yok. O zaman balıkçılığı kaldıralım. Balık gelsin göç etsin gitsin bunların çok iyi ayırt edilmesi lazım. Oradaki koruma alanları veya korunması gereken balık boyları uyulması gereken kuralların hepsine uymak lazım. Sonuçta kim kazanacak, balıkçı kazanacak. Vatandaşın bu balık üzerinde hakkı var, bunu yemesi lazım. Bu proteini alması lazım. Bunun içinde balıkçı korumacı olması lazım” ifadelerini kullandı.

    25 METRENİN ALTINDAKİ TEKNELERİN TUTUNMA ŞANSI YOK

    Sezon kısır geçse bile güçlü balıkçıların ayakta kaldığını belirten Mutlu, “Son yıllara doğru balıkçılık belli grupların eline kaldığını söyleyebiliriz. Güçlü balıkçılık yapısı olanlar karada frigo tesisleri, araçları olan ve bu işe ciddi anlamda büyük yatırım yapanlar sezon kısır bile olsa ayakta durabiliyor. Belli boyun altındaki yani 25 metrenin altındaki teknelerin tutunma şansı yok. Bu uzunluğun altındaki tekneler eski yıllarda olduğu gibi devletçe desteklenmesi lazım. Desteklenme alımlarının kesinlikle devam etmesinden yanayım. Bin kadar teknenin bu stoktan çekerek koruyamadığımız balığı en azından denizden çekilerek koruyacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

  • Eski Kayınpederine Kızıp İntihar Etmeye Kalkıştı

    Eskişehir’de, eski kayınpederine kızıp polis merkezine 50 metre uzaklıktaki üst geçide çıkarak intihar girişiminde bulunan şahsı polis ekipleri güçlükle ikna etti.

    Alınan bilgilere olay, Ertuğrulgazi mahallesinde gerçekleşti. Ertuğrulgazi Polis Merkezi Amirliği’ne 50 metre uzaklıktaki, Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının geçtiği ve yüksek gerilim hattının bulunduğu üst geçide çıkan Yılmaz E. (46), boğazına geçirdiği ipin diğer ucunu demire bağladı. Yılmaz E.’nin intihara teşebbüs ettiğini gören vatandaşlar hemen durumu yakında bulunan polis merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, şüphelinin kendini atma riskine karşı çadır açarak tedbir aldı. Bu sırada polis ekipleri de yaklaşık bir saat Yılmaz E.’yi ikna etmeye çalıştı. Polis ekiplerinin uzun uğraşları sonucu Yılmaz E., ikna edilerek kendini bağladığı yerden kurtarıldı. Yılmaz E., ifadesi alınmak üzere Ertuğrulgazi Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.

    Öte yandan Yılmaz E., ilk ifadesinde, bir süre önce eşinden ayrıldığını ve bu ayrılığa sebep olan kayınpederinin, aralarında geçen bir olaydan dolayı şikayetçi olarak dava açtığını söyledi. Yılmaz E., kayınpederinin açtığı davayı geri çekilmediği gerekçesiyle intihara teşebbüs ettiğini savundu.

    Polis ekipleri olayla ilgili çalışmalarını sürdürüyor.

  • AK Parti İle CHP İl Başkanları Birlikte Hareket Etmeye Hazır

    İzmir AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’i makamında ziyaret etti. Ziyarette başkanlar bundan sonra İzmir’in sorunlarını çözmek için bir araya gelebileceklerini belirtti.

    İzmir’de seçimlerden birinci ve ikinci çıkan partilerin başkanları bir araya geldi. CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’i ziyaret eden AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, “Biz bugün Alaattin Yüksel’in seçilmesinden sonra kendisine hayırlı olsun demek için buradayız. Bundan sonra İzmir’e başarılı hizmet vermesini dilemek istedik. Biraz geç kaldık ama kısmet bugüneymiş. En önemli sebeplerden biri de nezaket ziyaretidir. Biz İzmir’e hizmet etmek için buradayız. Daha refah daha güzel alan oluşturma için buradayız” dedi.

    İzmir’in demokrasinin hoşgörü kenti olarak görüldüğünü anlatan Delican, şöyle konuştu: “Bizim amacımız demokrat siyasinin devamını sağlamak zorundayız. Hep birlikte çözmek en akılca yoldur. İzmir’de yerelde CHP ama iktidarda AK Parti var. Ankara’da ne gerekiyorsa birlikte kol kola yapmaya hazırız. Birlikte hareket etme kültürü İzmir’de başarılı işler çıkardı. İZBAN var başarılı yaptığımız bir iş. Binali Yıldırım pazar günü Aziz Kocaoğlu ile birlikte açılışı beraber yapacak. 35 projenin Çandarlı limanı ve İstanbul limanı bittiğinde 2 saat 50 dakikaya inecek yolculuk. Denizden liman ve havalimanı bağlantılı tek raylı sistem İzmir’de.”

    İzmir’in temel sorunlarının ortada olduğunu belirten Delican, şunları söyledi: “Ulaşım kentsel dönüşüm ve altyapıdır. Bunlar ile ilgili ne yapılırsa biz katkı koymaya hazırız. Ne yapılacaksa bunu birlikte yapmaya kararlıyız. En büyük kazançlarımızdan bir tanesi tüm kesimlerin sorunlarını çözebilecekleri başbakanlık ofisi var.”

    “BU DURUŞLAR KENTİN VE ÜLKENİN KAZANCIDIR”

    Siyasette güzel duruşların kente ve ülkeye faydalı olacağını belirten Delican, sözlerini şöyle sürdürdü: “2004 yılında Piriştina rahmetli olduğunda Alaattin Yüksel’in kendisi il başkanıydı. Bende meclis üyesiydim. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan iken , İzmir’in CHP’yi sandıkta seçtiğini belirterek sandığın herşeyin üstünde olduğunu söyledi. CHP kimi gösterirse onu destekleyeceksiniz dedi. Bizde Alaattin Yüksel’in çıkardığı Aziz Kocaoğlu’nu destekledik. Bu duruş kentin ve ülkenin kazancıdır.”

    Bu buluşmanın iyi bir başlangıç olmasını dileyen Alaattin Yüksel, sözlerine şöyle devam etti:

    “Terör saldırılarını nefretle kınıyoruz. Siyaset namusunuzla yapıyorsanız gerçekten zor zanaat. Kim hangi düşüncede siyaset yaparsa yapsın, öncelikle siyaset kurumunun prestijinin yükseltilmesi gerektiğini söyledim. Sayın Bülent Delican’da bunu her zaman belirtmiştir. Rekabeti centilmenlik içinde yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun kente ve ülke hizmete çok önemli katkısı olacaktır. Biz yerel yönetimlerde iktidarız. AK Parti genel iktidarda. Bu hem Türkiye’nin hem İzmir’in sorunlarını çözmekte önemli bir işbirliği olacaktır. Açılacak İZBAN projesi bunun bir örneğidir.”

    Sığınmacıların çoğunun İzmir’den karşıya geçmek istediğini anlatan

    Yüksel, şunları söyledi: “Coğrafyamızın sıkıntıları var. Bu ortak bir sorundur. Nasıl çözüm bulunabilir bunun üzerinde konuşmak gerekir. Kendi ülkemizde doğu ve Güneydoğu bölgesinde çatışmalar sürüyor. Her gün bir ailenin ocağına ateş düşüyor. Sivil halkın bundan büyük zarar görmesi ve ülkenin kaynaklarının da tüketilmesine karşı bu terörün bitmesini istiyoruz. bu konuda iş birliği 4 siyasi partinin yapması gerektiğine inanıyorum. Yerel yönetimlerde herkesin katkısına açığız. Başta iktidarda olan AK Parti’nin katkısına ve katılımlarının açık hale dönüştürülmesi için elimizden geleni yapacağız. İzmir’in hem güzel projeleri var. Hem de çözülmesi gereken sorunları var. Bunun başında teşvik sorunu geliyor. Hükümet bir karar almış olabilir ama biz İzmir ile ilgili bir sıkıntı var ve bunu çözmek zorundayız. Bu buluşmanın iyi bir başlangıç olmasını diliyorum.”

    YERLİ OTOMOBİL İZMİR’DE ÜRETİLSİN

    AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, yerli otomobilin İzmir’de üretilmesi için çalışacaklarını ve buna İzmirli yerel yönetimlerin destek vermesi gerektiğinin altını çizerek, “Ülkemizde kendi yerli otomobilimizi üreteceğiz. Bunun İzmir’de yapılmasını isteyen bir il başkanıyım. İnşallah Alaattin Yüksel’de bunu istiyordur. Milli bir değer olan bu otomobil inşallah İzmir’den çıkar” dedi.

    CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel ise geçen yıllarda da Türkiye’ye ne zaman bir yatırım yapılsa onu İzmir’e çekmeye çalıştıklarını belirterek yerli üretim otomobil üretiminde de aynı şeyi yapacaklarını belirtti.