Etiket: Etmemeli”

  • İhmal EtMEMEli kampanyası

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda tüm kadınların meme kontrolü yaptırmasına dikkat çekmek için #İhmal EtMEMEli kampanyası düzenledi.

    ‘Şimdi Kontrol Zamanı’ sloganıyla hayatın içerisinde birçok şeyi elimizi kullanarak bulabildiğimiz gibi, meme kanseri riskini de ellerimizle fark edebiliriz bilinciyle kadınları harekete geçirmeyi amaçlayan kampanyada, meme kanserini önlemek için meme kontrollerinin önemi ve elle muayenenin nasıl yapılması gerektiği hakkında da bilgiler verildi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi hekimlerinin de katıldığı #İhmal EtMEMEli kampanyasına AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, eşi Semiha Yılmaz ve Atakum Belediye Başkanı’nın eşi Fatma Taşçı da standı ziyaret ederek toplumun direği kadınların sağlıklı bir hayat sürmesine katkı sağlayan #İhmal EtMEMEli kampanyasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Programda VM Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Hakan Özcan da hazır bulundu.

  • Ali Serim: “Özel sektör borçlanmasına devlet müdahale etmemeli”

    Fin-As Danışmanlık Yönetik Kurulu Başkanı Ali Serim, özel sektör borçlanmaları ile ilgili “Özel sektör borçlarını çevirebiliyor. Getirilecek kısıtlamalar önemli ölçüde borçların çevrilememesine sebep olacak ve günün sonunda istihdamın kötü şekilde etkilenmesine varan hadiseleri tetikleyecektir” dedi.

    Fin-As Danışmanlık Yönetik Kurulu Başkanı Ali Serim, özel sektör borçlanmaları ile ilgili açıklama yaptı. Yıl boyunca artış eğiliminde olan özel sektörün brüt dış borç stoku yıllık bazda 32,3 milyar dolar artışla (yüzde 11,4) 316,4 milyar dolara ulaşınca konu bir problemmişçesine işlenmeye başladığını kaydeden Serim, “Özellikle de 2013-2016 arasında kademeli artış eğiliminde olan uzun vadeli borcun toplam borç içerisindeki payı, 2017 yılı boyunca hafif gerileyince konuyu tehlike olarak görenler seslerini çıkarmaya başladı. Özel sektörün toplam brüt dış borç stoku içindeki payı ise yüzde 69,82’e ulaştı” dedi.

    “Daha az devlet müdahalesi güçsüz devlet demek değildir”

    Yapılan ikazları takiben hükümet cephesinden yapılan “Döviz borçlanma yasasını getireceğiz” şeklindeki açıklamaları çok yerinde bulmadığını söyleyen Ali Serim, “Günümüz ekonomisinde devletin müdahalesini minimize etmek esastır. Benim gibi liberaller için daha az devlet müdahalesi güçsüz devlet demek değildir. Özel sektör borçlarını çevirebiliyor. Getirilecek kısıtlamalar önemli ölçüde borçların çevrilememesine sebep olacak ve günün sonunda istihdamın kötü şekilde etkilenmesine varan hadiseleri tetikleyecektir. Borçlanmanın kısıtlanması büyük bir hata olacaktır. Devlet özel sektörün daha fazla borçlanmasının imkanlarını çoğaltacak mekanizmalara yoğunlaşsa ekonomik büyüme ve yeni iş imkanlarının yaratılması kolaylaşacaktır. Türkiye’nin üretimi arttırmaktan başka önceliği olmamalıdır. Özel sektörü borçlandırmamak değil tam tersi daha kolay borçlandırmanın yolları aranmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “Üzerinde konuşulması gereken borç abartılıyor”

    Panik yapmanın anlamı olmadığının altını çizen Serim, “Toplam borçtan ziyade kısa vadeli borçların durumuna bakmamak hata olur. Kısa vadeli borçlara baktığımızda da gayet yönetilebilir figürlerle karşılaşıyoruz. Reel sektörün dış borç stoku 20,7 milyar dolar artışla (yüzde 15,3) 156,2 milyar dolarda; toplam borç stokunun yüzde 34’ü. En fazla önemsememiz gereken kısa vadeli borç son bir yılda 10,1 milyar dolar, uzun vadeli borç ise 10,6 milyar dolar arttı; sırasıyla 48,8 milyar dolar ve 107,5 milyar dolar seviyelerine ulaştılar. Üzerinde konuşulması gereken borç abartılıyor. Odaklanılması gereken tutar 48,8 milyar dolardır. Ne yazık ki içine uzun vadeli borçlar ve daha fazlası eklenerek oluşturulmuş tutarlar üzerinden tartışma açmak yanlış. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 3 trilyon 104 milyar 907 milyon TL oldu. Bu kütledeki bir ekonomi için tartıştığımız borç stoku gayet anlaşılabilirdir

  • Myp Lideri Yılmaz: “Akşener Kendini Peşinen Genel Başkan İlan Etmemeli”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “Akşener kendisini peşinen genel başkan ilan etmemeli. Her şey mecrasında yürüyecek. Sakin olup önce kongreyi toplamak lazım” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. “Kurultayı toplamak istemeyen Bahçeli zaten delege tarafından reddedilmektedir” diyen Yılmaz, bu durumun muhalif kanadın lehine son derece önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Bu durumu ters yüz edecek hareket ve açıklamaların sürece zarar vereceğini anlatan Yılmaz, “Sayın Akşener heyecanlı ama heyecanı yanlış tutuma sebep oluyor. MHP içinde yapılmak istenen Türk İslam davası çizgisi içinde reel değişim arzusu kişisel amaç ve ihtirasa dönüşmektedir” ifadesini kullandı.

    “PEŞİNEN GENEL BAŞKAN OLDUĞUNU İLAN ETMEK ÜLKÜCÜ İRADEYE SAYGISIZLIKTIR”

    Yılmaz, şu an bir yol ve çıkış arandığını belirterek şunları söyledi: “Ülkücü iradenin önceliği herhangi bir ismi genel başkan yapmaktan ziyade öncelikle Bahçeli yönetimini değiştirmek ve kendisini iktidara taşıyacak bir değişimi sağlamaktır. Bu süreci ve tabanın bu arzusunu kişiselleştirmek tabanı rahatsız edecektir. Bu nedenle fevri arzu ve istek yerine Türk İslam davasının hayrına olacak iş birliklerini oluşturmak çok daha mantıklı bir süreç yönetimi olacaktır.”

    Bütün dinamiklerin yeni yönetimde yer alması gerektiğini savunan Ahmet Reyiz Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Parti içinde büyük sıkıntıların olduğunu Bahçeli karşısında tabuların yıkılacağı ve aday olunabileceğini ortaya koyduğum 2009 MHP Kongresinde sıkça dile getirdim. 2009 yılında öncülüğünü yaptığım genel başkan adaylık süreci sonrasın da MHP içerisinde muhalif seslerin daha demokratik tavır ve cesaretle aday olabilmelerinin önünü açtım. Zira 2009 öncesinde aday olacak kişilerin nasıl tartaklanarak ülkücü adaba aykırı antidemokratik tavırla karşılaştıkları bilinmektedir. Benim açtığım demokratik adaylık yolundan bugün onlarca insanın yürümesi şahsım adına büyük bir mutluluktur. MHP öyle bir kongre yapmalı ve öyle bir yönetim oluşturmalıdır ki bütün dinamikler bu yeni yönetimde yer almalıdır. Bir daha ülkücü irade üzerinde tek adam işgali yaşanmamalıdır. Bu değişim muhakkak surette ana iskelet Türk İslam ülküsünü koruyucu nitelikte olmalıdır. Umarım herkes bu sözlerimden gerekli mesajı alıyordur.”

    Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Sayın Akşener geçmişte sırf genel başkan adayı oldukları için ajanlıkla suçlanan genel başkan adaylarından bahsediyor bir televizyon programında. Gönül isterdi ki bu isimlerde zikredilsin de halkımız bilsin.”