Etiket: Etmektir”

  • Çakır: “Yapılması gereken zararı minimize etmektir”

    Çakır: “Yapılması gereken zararı minimize etmektir”

    Anadolu Basın Birliği (ABB) Erzurum Şube Başkanı Mehmet Musa Çakır, Erzurum Havalimanı’ndaki CAT3 sisteminin yüklenici firmanın işi tam zamanında bitirememiş olmasından kaynaklanan sorun sebebiyle zor bir sürecin yaşandığını belirtti.

    Erzurum’da şu an uçak bileti fiyatlarının yüksek oluşunun, CAT3 sistemiyle doğrudan ilgili olmadığını vurgulayan Çakır, “Erzurum’da uçak biletleri neredeyse bir yıldır el yakıyor ve bu durumun başlıca sebebi sefer sayılarının azaltılmış olmasıdır. CAT3 sistemi ise, bu işin tuzu biberi olmuştur” dedi.

    Hükümetin, İstanbul’da yapılan devasa hava limanıyla farkını dünya genelinde ortaya koyduğunu vurgulayan ABB Erzurum Şube Başkanı Çakır, “Erzurum’daki bu sorun hükümetin sorunu değildir. Erzurum’daki bu sorun, hükümete derdini anlatmakta yetersiz kalan Erzurum siyasetinin sorunudur. Bu sorun, Erzurum’da hangi işin, nerede ve nasıl yürütüldüğünü takip edemeyen Erzurum bürokrasisinin sorunudur. Ve bu sorun Erzurum’u böylesine gereksiz bir gündemin kucağına atan yüklenici firmanın sorunudur” diye konuştu.

    ABB Erzurum Şube Başkanı Çakır, havayolu ulaşım sorununun Erzurum basını tarafından aylarca gündemde tutulduğunu, ama soruna el atmaları gerekenlerin bu durumu sürekli geçiştirdiklerini anımsatarak, “Bu saatten sonra takke düşmüş, kel görünmüştür. Erzurum, hiçbir dönemde böylesi bir ihmal, sahipsizlik ve çaresizlikle karşı karşıya kalmamıştır. Dolayısıyla yapılması gereken, bundan sonraki süreçte Erzurum ve Erzurumlunun uğrayacağı zararı minimize etmektir. Sefer sayılarının kısıtlanmadan, günün belirli ve makul saatlerine planlanması ve bu yolla bilet fiyatlarının da aşağıya çekilmesi sağlanmalıdır” dedi.

  • TBMM Başkanvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop’tan tren kazası değerlendirmesi -TBMM Başkanvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop: “Milletimiz müsterih olsun” – “Yapılmak istenen tren kazasındaki acıları istismar etmektir”

    Çorlu’da düzenlenen bir programa katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Tekirdağ Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop gazetecilerin Çorlu’da yaşanan ve 25 kişinin ölümü ile sonlanan tren kazasına ilişkin olarak sorularını yanıtladı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından tren kazası ile ilgili olarak verilen meclis araştırma önergesinin AK Parti ve MHP oyları ile reddedildiğinin kamuoyuna yansıması sonucu oluşan tepkiler konusundaki değerlendirmesi sorulan Prof. Dr. Mustafa Şentop gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Sadece CHP değil İYİ Parti’de bu şekilde bir iddiada bulunuyor diyen Prof. Dr. Şentop, “Tabii bazı milletvekillerimiz daha yeni. Araştırma önergesi nedir? Grup önerisi nedir? Bunu bilmeyebilirler. Bazı vekillerimiz de eski olduğu halde bilmeyebilir, olabilir. Şimdi İYİ Parti bir gün önce, bir gün sonra da CHP konuyla ilgili tren kazası ile ilgili vermiş oldukları araştırma önergelerinin sırası var bu önergelerin. Bu önergelerin öne çekilmesi ile ilgili grup önerisi, parti grubu önerisi verdiler. Mecliste yapılan görüşme tren kazası ile ilgili bir araştırma önergesi görüşmesi değil, bu araştırma önergesinin sırasının ne olacağına dair bir görüşmeydi. İYİ Parti’nin önergesi de bu CHP’nin de buydu” dedi.

    Bu anlamdaki istismarı ifade etmek için ben size süreci söyleyeyim diyen Şentop, “Diyelim ki bu kabul edilmiş olsaydı önerge öne çekilecekti. Önerge ne zaman verildi. CHP’nin ki Çarşamba günü. Meclis ise bir gündem belirlemiş o gündem mevcut tahminim çünkü meclis 1 Temmuz’da tatile giriyor anayasa gereği. Bunu görüşüp biraz uzatılmış görüştükten sonra tatile gidilecek başka gündem yok. Dolayısıyla araştırma önergesi ile ilgili öne alınması önerisi kabul edilseydi bile arkasından bir araştırma önergesi yapılması görüşmesi yapılacaktı o kabul edilirse araştırma komisyonu kurulacaktı. Bütün bunların, meclis tatile girdikten sonra bu süreçlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını bu grup önerisini veren İYİ Partili arkadaşlardan bilenler var. CHP’den de bilenler var. Burada yapılmak istenen tren kazasındaki acıları ki milletimizin ortak acısıdır bu acıları istismar etmektir” diye konuştu.

    TBMM Başkanvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Şu anda konu ile ilgili adli soruşturma devam ediyor. 6 savcımız görevlendirildi bu konuyla ilgili. İdari soruşturma da sürdürülüyor. Bazı bulgular var, bazı konular daha derinleştirilmesi gerekiyor. Bunlarla ilgili tabii bizim açıklama yapmamız mümkün değil. Bir şeyi daha ifade etmek isterim. Anayasamızda çok açık bir hüküm var. Yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki konularla ilgili mecliste araştırma önergesini bir kenara bırakalım. Söz talep edilip konuşma bile yapılamaz diyor. Anayasada böyle bir hüküm de var. Dolayısıyla bu sadece tribünlere yönelik bir hareketti. Biz bunu bildiğimiz için, bunlar da bunu bildiği için aslında yapılan şey bir yanlışın bir suiistimalin önlenmesiydi. Bu konuda milletimiz müsterih olsun tren kazası ile ilgili gelişmeleri hem adli bakımdan hem idari bakımdan yapılan soruşturma ve incelemeleri yakından takip ediyoruz. Bu konuda bir kusur, bir yanlış ortaya çıkarsa bununla ilgili gerekenin yapılacağından da kimsenin şüphesi olmasın. Biraz sabırla beklemek gerekiyor.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’u anlatmak, Türkiye’yi anlatmaktır, İstanbul’a hizmet etmek Türkiye’ye hizmet etmektir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben İstanbul’u anlatırken Türkiye’yi anlatıyorum. İstanbul, Türkiye’nin özetidir. İstanbul’u anlatmak, Türkiye’yi anlatmaktır. İstanbul’a hizmet etmek Türkiye’ye hizmet etmektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen İstanbul İl Protokolü İftarına katıldı. Bizlere bu güzel şehri kazandıran Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve o kutlu orduyu rahmetle andığını aktararak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şehrin elbette kendine göre dikkat çekici yönleri oluyor. Ama emin olun bir bütün olarak İstanbul’dan daha güzelini henüz görmedim. Yaşadığınız şehrin kıymetini lütfen çok iyi bilin. İstanbul’a hizmet etme şerefi dahi başlı başına bir iftihar sebebidir. Bizimde bu şehri sevmemiz yetmiyor. Kendimizi de ona sevdirmemiz gerekiyor. Kendimizi İstanbul’a sevdirmemizin en güzel yolu ona en güzel hizmet etmekle geçiyor” dedi.

    İstanbul’u ilk göz ağrısı olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un yeri ayrıdır. Haftalık mesaimin neredeyse yarısını İstanbul’da geçiriyorum. İstanbul’da atılan her adımı her gelişmeyi yakından takip ediyorum. Zaman zaman hep İstanbul’u anlatıyor diyenler oluyor. Oysa ben İstanbul’u anlatırken Türkiye’yi anlatıyorum. İstanbul, Türkiye’nin özetidir. Türkiye’nin 80 vilayetinin tamamının da İstanbul ile insani ve fiziki bağlantısı vardır. Öyleyse İstanbul’u anlatmak Türkiye’yi anlatmaktır. İstanbul’a hizmet etmek Türkiye’ye hizmet etmektir. Ustalık beratımızı da burada aldıktan sonra Tüm Türkiye’ye açıldık. Ülkemizi 14 yılda getirdiğimiz yer ortada, aynı kararlılıkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

    “Dünya yeniden yapılanmanın sancılarını çekiyor”

    “Dünya yeniden yapılanmanın sancılarını çekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye ve onun vitrini olan İstanbul’a bu süreçte çok önemli görevler düşüyor. Biz bu durumun farkında olduğumuz için demokraside ve ekonomide yeni bir atılım döneminin hazırlıklarını yapıyoruz. Bunun için öncelikle 2019’a kadar olan dönemi en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor. 2023 hedeflerimiz, bizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine taşıyacak önemli bir eşiktir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki hedeflerimizin de lokomotifi yine İstanbul olacaktır.”

    “Birileri bu milleti yıkamamanın sancısını çekiyor”

    Bu vatanın, bu milletin, sevgi saygıya çok ihtiyacı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu başardığımız gün, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirdiğimiz gün bu milleti kimse yıkamayacaktır ve zaten birileri de bu milleti yıkamamanın sancısını çekiyor. Özellikle FETÖ, DEAŞ ve PKK başta olmak üzere terör örgütlerinin bu şehre (İstanbul) verdikleri zararları ortadan kaldıracak, onları bir daha bu şehre el uzatamayacak hale getirecek çalışmaları süratle tamamlayacağız” diye konuştu.

  • Kurtulmuş: “Zalime merhamet etmek mazluma ihanet etmektir”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Zalime merhamet etmek mazluma ihanet etmektir” dedi.

    Kurtulmuş, Balıkesir’de düzenlenecek mitinge katılmak üzere Edremit ilçesinde bulunan Koca Seyit Havalimanına geldi.

    Basın mensuplarına açıklama yapan Kurtulmuş, “Bu darbeci hainler bu FETO ve eşkıyaları ve onların iplerini elinde tutanlar neyi murat ettiyse Türkiye’de bundan sonra onun tam tersi olacak. Olmaya da başladı. Bu hainler Türkiye’de bir iç savaşın çıkmasını arkasından Türkiye’nin Irak ve Suriye gibi bölünme seneryosu içerisine düşmesi ve dış işgale hazır hale gelmesi için bu darbe teşebbüsünü yaptılar. Dolayısıyla siyasetin zeminin ortadan kaldırmak, siyasette bölünme ve parçalanmayı sağlamak için yola çıktılar. Tam tersi oluyor. Şimdi alta ay evvel deseydiniz CHP, MHP ve AK Partililer bir araya gelecekler ve büyük bir mitng yapacaklar deseydiniz buna inanırmıydık. Allah’a çok şükür siyaset dimdik durdu. Bunlara inat, bunların planlayıcılarına inat tek vücut, tek yumruk olarak ayakta durmayı başardık” dedi.

    “Bu millet, milli şuur etrafından birleşebildiğini gösterdi”

    “Bu büyük bir meseledir. Bunlar Türkiye’de anti demokratik bir düzen ortaya çıksın diye bu işleri yaptılar” diyen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş “Türkiye içine kapansın diye yaptılar. Tam tersine, Türkiye bugün darbeyi çok daha fazla demokratikleşerek, daha ileri demokrasi, daha ileri adımlar atarak inşallah bunları savacak. Türkiye’de bölünme parçalanma değil, bundan sonra çok daha fazla derlenip toplarlanma olacak. Siyasette elbet rekabet edeceğiz. Ama birbirimizi kırmadan, birbirimize karşı husumet hislerini ortaya çıkarmadan, tam tersine bir yarış içerisinde, bir rekabet içerisinde, siyasetin dili daha nezih hale gelecek. Türkiye’nin ortak meselelerinde bu millet, milli şuur etrafından birleşebildiğini gösterdi. Biz bunu ortaya koymak için gayret ederdik ama, belki bu kadar başarılı bir şekilde ortaya koyamazdık. Her şerden hayır doğar deriz ya, Bu hainlerin, hain planından hayır doğdu ve siyasette bir uzlaşı dili, bir milli menfaatler etrafında birleşme dili ortaya çıktı. Bu devam edecek” dedi.

    “Hiçbir ihanet, ihaneti yapanların yanına kalmaz”

    Türkiye’de olağanüstü halin olduğunu ancak hiçbir olağanüstülük hissedilmediğini dile getirem Kurtulmuş, “Vatandaşlarımız rahat olsun, sakin olsun. Ekonomide olağan üstülük yok. Sosyal hayatta olağan üstülük yok. Günlük hayatta olağan üstülük yok. Bu FETÖ ve FETÖ’cü terör örgütüyle herhangi bir şekilde ilgisi olmayan hiç kimse korkmasın, çekinmesin. Bunları devletten temizleyeceğiz. Nerede varlarsa, bulundukları yerlerden kazıyıp atacağız. Bu kararlılık hepimizin kararlılığı. Belki bu uzun sürecek. Birkaç sene sürecek. Nereye kadar giderse gitsin gidecek. Hiç tereddütsüz. Burada asla merhamet etmeyeceğiz. Yani zalime merhamet etmek mazluma ihanet etmektir. Asla buna merhamet etmeyeceğiz. Eşimiz, dostumuz, tanıdıklarımız vesaire yok artık. Bu defter kapanmıştır. Bu örgütün yanından çevresinde, etrafında duran, bir türlü irtibatı olan herkes bunun bedelini ödeyecek. Ama bunlar ile irtibatı olmayan vatandaşlarımız da korkmasın rahat olsun. Bu arada çok sayıda açığa alınanlar, gözaltına alınanlar var. Kurunun arasında yaş da yanabilir. Onları hemen ayıklıyoruz. Yanlışlar varsa düzeltiyoruz. Vatandaşlarımız rahat olsun. Bunlar ile ilgisi olmayan hiç kimseye en ufak bir zarar gelemeyecektir. Ama irtibatı olan da korksun, kusura bakmasın. Bu memlekete yapılan bu ihanetin bir bedeli olması lazım. Hiçbir ihanet, ihaneti yapanların yanına kalmaz. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde olağan üstü hal inşallah bu süre içerisinde yapacaklarımızın yaparız. Ondan sonra Türkiye yoluna devam eder. Bu Türkiye’ye büyük bir demokratikleşme aşısı olmuştur. Büyük bir milli şuur aşısı olmuştur. Çok daha kuvvetli, çok daha dirençli bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kaydetti.

  • Obama: “IŞİD Kötülüğün Yüzüdür, Hedefimiz Bu Zalimi Yok Etmektir”

    ABD Başkanı Barack Obama, IŞİD’in kötülüğün yüzü olduğunu, hedeflerinin bu zalimi yok etmek olduğunu belirterek, bu güce sahip olduklarının altını çizdi.

    Antalya’da düzenlenen G-20 Zirvesi’nin kapanışında düzenlediği basın toplantısında zirve boyunca kürsel ekonominin büyümesi konularına odaklandıklarını belirten ABD Başkanı Barack Obama, artan siber tehditler göz önüne alındığında ABD’nin hazırladığı bir takım normlar üzerinde anlaştıklarını söyledi. Paris’teki hain saldırlara da zirvede değindiklerini belirten Obama, “Fransız müttefiklerimizle dayanışma için bayraklarımız yarıya indirildi. Soruşturma faillerin bulunması konusunda Fransız ortaklarımızla birlikte yakından çalışıyor. Fransa ile terörle mücadele konusunda bugün yeni bir anlaşma imzaladık. Fransa’ya istihbarat ve askeri bilgi paylaşımını etkin hale getiriyoruz. Bu bilgilerin daha hızlı paylaşılmasını sağlayacaktır. Bu tür saldırıların tekrarlanmaması için her şeyi yapmalıyız. Paris yalnız değildir. Bu tür hain saldırıları başka yerde de gördük, Ankara, Beyrut ve rutin olarak Irak’ta da görüyoruz. G-20 ülkeleri olarak bu tehdide karşı birlikte duruyoruz. IŞID kötülüğün yüzüdür. Bizim hedefimiz bu zalimi yok etmektir. BM’de söylediğim gibi bunu yapmak için askeri, ekonomik ve istihbarat gücüne sahibiz. Uzun vadeli bir kampanyadır. Kayıplar ve kazançlar olacaktır. Paris’te yaşananlar iğrenç bir kayıptı. Fransız dostlarımızla yas tutarken bile kazançlarımızı da unutmamalıyız. Bugüne kadar 8 bin hava saldırısı yapıldı. Liderlerini, komutanlarını ve hainlerini yok ediyoruz. Antalya’da ülkelerimiz sınırlarımızı korumak ve bilgi paylaşmak için anlaştık. IŞİD’in ideolojisini yenmek için çalışmalara karar verdik” diye konuştu.

    “ONLARA KAPILARIMIZI KAPATMAK, DEĞERLERİMİZE SIRTIMIZI DÖNMÜŞ GİBİ OLUR”

    Mülteciler konusunda Türkiye, Lübnan ve Ürdün’ün inanılmaz bir yükü kaldırdığını ifade eden Obama, “Bunu tek başlarına yapmayı bekleyemeyiz. Amerikan Başkanı olarak vatandaşlarımın güvenliği benim için önemli. Mültecilerin terör saldırılarına maruz kalanlar olduğunu unutmamalıyız. Onlara kapılarımızı kapatmak, değerlerimize sırtımızı dönmüş gibi olur. Bu hafta sonu görüşmelerle Suriye rejimi ve muhalifler arasındaki müzakereler ve yeni bir anayasa yazılması, seçimlerin yapılması ve ateşkesin yapılması üzerine bir hedef belirledik. Bu tür ümitler daha önce de vardı ve yıkılmıştı. Şimdi de başarıya ulaşmayabilir. Suriye halkına yapılan savaş, krizin en önemli sebebi. Bütün tarafların temsilcileri bir süreç üzerinde anlaşmalıdır” dedi.

    BASIN TOPLANTILARINDAN DİKKAT ÇEKENLER

    Antalya’nın Belek turizm bölgesinde dünya ekonomisinin yüzde 85’ine sahip 19 ülke ve AB Komisyonu katılımıyla gerçekleştirilen G-20 Zirvesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ardından ABD Başkanı Barack Obama’nın basın toplantıları ile sona erdi. Erdoğan’ın basın toplantısında konuşması 7 dile çevrilirken, Obama’nın basın toplantısında Türkçe ve İngilizce olmak üzere 2 dille simültane tercüme yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasında arka planda bayrakların olmadığı ancak Obama’nın konuşma yapacağı salonda kürsü arkasında 2 Türk bayrağı, 2 ABD bayrağı olduğu gözlendi. Ayrıca Erdoğan’ın kürsüsünde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunurken, Obama’nın konuşması sırasında kürsüde sadece G-20 Antalya Zirvesi arması yer aldı.

    Obama’nın giriş yapacağı kapıdan kürsüye kadar uzanan kurşun geçirmez paravan ve kurşun geçirmez kürsü ile kendisine özel hazırlanan salonun girişinde güvenlik üst seviyede tutuldu. Salona basın mensuplarının dışında girişe izin verilmedi.