Etiket: Etmek

  • Estetik Yaptırmadan Önce Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    Estetik cerrahi, gelişen teknoloji, çıkan yeni teknikler ve buna bağlı artan talepler sebebiyle en parlak dönemini yaşıyor. Özellikle ameliyatsız estetik uygulamalar, cerrahiye nazaran daha fazla ilgi çekiyor ve insanlar memnun olmadıkları dış görünüşlerine pratik uygulamalarla çözüm bulabiliyor.

    Estetik yaptırmadan önce dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında açıklamalarda bulunan Estetik International Sağlık Grubu Kurucu Başkanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Estetik International kliniklerine gelerek ön görüşme yapan hastalara özellikle 4 farklı konu üzerinde yoğunlaşmalarını tavsiye ediyorum. Estetik yaptırmak bir karar verme sürecidir. Hastalar çoğunlukla sıkı bir araştırma yaptıktan sonra bize gelirler. Hastalarımızın çoğunluğu eğitim seviyesi yüksek insanlar. Hayata çok bağlılar ve çok daha fazla yaşam konforu ve buna bağlı olarak beden güzelliği istiyorlar. Estetik yaptırmaya karar veren hasta zaten bunu ortalama 1 seneyi aşkın zamandır düşünüyordur fakat atladıkları bazı noktalar oluyor. Çevre etkisi, bütçe planlama, psikolojik olarak yeterlilik ve zamanlama, her şeyden önce gelir” dedi.

    ÇEVRENİZ VE PSİKOLOJİNİZ BUNA HAZIR MI?

    Saydığı bu dört unsuru ayrıntılı bir şekilde açıklayan Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Operasyon sonrası sıkıntı yaşamamak için bu konulara dikkat etmek gerekiyor. Estetik yaptırmadan önce mutlaka çevre faktörünü düşünmelisiniz. Eşiniz onay veriyor mu, çocuklarınız sizdeki değişime nasıl bir tepki verecek ya da bulunduğunuz çevre sizi nasıl karşılayacak. Bir başka nokta ise, hastanın psikolojisi, uzun yıllardır bu operasyonun hayalini kurmuş olabilir fakat bazı hastalar çevrenin etkisi sebebiyle estetiğe sıcak bakıyor, aslında kendisinin istemesi ve gerçekten bir ihtiyaç olduğunu hissetmesi gerekir. Yoksa operasyon sonrası ciddi bunalımlara girebilir” diye konuştu.

    FİNANS VE ZAMAN PLANLAMASI YAPTINIZ MI?

    Bugün aynısı gibi gözüken pek çok estetik ya da ameliyatsız uygulamaların, farklı fiyat aralığında yapılıyor olmasını kaliteye bağlayan Op. Dr. Bülent Cihantimur, el işçiliğinin, sanatsal bakış açısının ve anatomi bilgisinin estetik cerrahi fiyatlarını artırdığını söyleyerek, “Donanımlı bir estetik cerraha güvenmek ve bu doğrultuda maddi açıdan yeterliliğinizi kontrol etmeniz gerekiyor. Altından kalamayacağınız tutarlar, sizi operasyon sonrası sıkıntıya sokabilir. Bu yüzden mutlaka finansal açıdan yeterli seviyeye gelince operasyon planınızı yapmalısınız. Diğer çok önemli bir konu da, zaman planlamasıdır. Eğer cerrahi bir işlem yapılacaksa, doktorunuzun öngörüsüyle, ne kadar zamanda iyileşip, tekrar işinize döneceğinizi planlamanız gerekir. Bakmakla sorumlu olduğunuz çocuklarınız ya da başka kişileri de düşünerek, zaman planlaması yapmalarını öneriyorum” dedi.

  • Baştürk: “Grup Lideri Olarak Yolumuza Devam Etmek İstiyoruz”

    İnegöl Belediyespor Teknik Başkan Yardımcısı Furkan Baştürk, grup lideri olarak yollarına devam etmek istediklerini söyledi.

    İnegöl Belediyespor’un teknik başkan yardımcısı Furkan Baştürk, Halter ve Güreş Sorumlusu Harun Ergün’ün de katıldığı basın toplantısında basketbol takımının elde ettiği başarılarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baştürk, “Bu yıl ilk kez katıldığımız Erkekler Bölgesel Basketbol takımının ilk tur maçlarını değerlendirmek ve 2. tur grup maçları hakkında ilçe halkımızı bilgilendirmek istiyoruz. İlk turda 6 takımdan oluşan 12. grupta Bursa bölgesinden 4 takım ve Balıkesir bölgesinden 2 takım olmak üzere önemli rakipler ile mücadele ettik. 10 maç sonunda 20 puan ile grubu namağlup olarak birinci bitirdik. 8 Şubat Pazartesi günü Abdi İpekçi Spor Salonu’nda yapılan kura çekimde ilk tur maçlarında gruplarında ilk 3 giren 36 takımdan 6 grup oluşturuldu. İnegöl Belediyespor olarak, Efe Spor Aykim Alüminyum, İzmir Üniversitesi, UPS, Siverekliler, Başkent Karşıyaka takımları ile F gurubunda yer aldık” dedi.

    ‘Bu grupta da güçlü rakipler olmasına rağmen ilk turdaki performansımızı devam ettirip grup lideri olarak yolumuza devam etmek istiyoruz’ diyen Baştürk, sözlerini şöyle tamamladı:

    “2. tur grup maçlarında ilk 4 sırayı alan 24 takım eleme turuna kalacak. Daha sonra takım sayısı 12’ye düşecek ve son elemelerden sonra final grubuna 6 takım kalacak. Tarafsız sahada tek devreli lig usulü oynanacak maçlarda ilk 2 sırayı alan takımlar 2 lige yükselmiş olacak. Bu zor maraton 13 Şubat Cumartesi günü saat 14.00’da İnegöl Kapalı Spor Salonu’nda oynayacağımız Siverekliler maçı ile başlayacak. Tüm sporseverleri İnegöl Gençlik Hizmetleri Spor Salonu’ndaki maça davet ediyoruz. Bizlere desteklerini esirgemeyen sponsorlarımıza, İnegöllü sporseverlere teşekkür eder, İnegöl için hayırlı olmasını dilerim.”

  • Uzman Diyetisyen Işın Sayın: “Çocukları Mutlu Etmek İçin Şekerli Gıdalar Vermeyin”

    Uzman Diyetisyen Işın Sayın, mutlu etmek ya da ağladığında susturmak için verilen şekerli gıdaların çocukların bilinç altında ‘şeker acıları dindirir’ algısı oluşturduğunu söyledi. Sayın, “Çocuğunuz için en büyük ödül sevgidir. Kendini mutsuz hissettiğinde şekere hamur işlerine yönelen, gittikçe şişmanlayan, hatta diyabete doğru giden çocuklarınız olsun istemiyorsanız şekerli gıdalar ve hamur işlerine sınır koyun” dedi.

    Anne ve babalar, çocukların beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici oluyor. Onların ellerinde gördüğünü, onların yediklerini doğru kabul eden çocuklar, aynı beslenme alışkanlıklarını kendileri de sürdürüyor. Uzman Diyetisyen Işın Sayın, çocukların beslenmelerinde anne ve babaları uyararak, “Çocukların karşısında çikolata gofret yemek, sürekli bir çekmecede bunları topluca bulundurmak, ağlayınca susması için çikolata, şeker, bisküvi, dondurma vermek, ’uslu durursan makarna pişireceğim, patates kızartacağım’ demek; karne hediyesi olarak yaş pasta sunmak, ergenlik dönemine gelen çocukların hem bedenlerini hem de psikolojilerini olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

    Sayın, “Çocukluktan gelen ’mutsuzluğu yenmek için tatlı ye’ alışkanlığına dayanarak iş başvuruları geri çevrilen, kendini mutsuz hisseden genç, koca bir dilim çikolatalı pasta yiyerek rahatlıyor. Sevgilisi tarafından terk edildiğinde, kalbi kırıldığında, hayal kırıklığına uğradığında koca bir paket çikolatayı ya da büyük bir kutu dondurmayı, ne yediğini bile fark etmeden bitiriyor. Bunların altında aslında tatlıya yüklediğimiz rahatlatıcı anlam var. Tıpkı çocukken ağladığımızda, üzüldüğümüzde annemizin teselli etmek için verdiği tatlılar gibi geliyor bize. Yedikçe yiyoruz. Duygusal boşluğu doldurmaya/bastırmaya çalışırken çocukluk anılarında olduğu gibi tatlılardan yardım istiyoruz. Sadece üzüntülü anlarda değil, mutlu zamanlarda da kutlama şekillerimiz hep tatlı ve hamur işi ile yapılıyor. Maç için toplanıyoruz. En büyük boy beyaz undan kalın pizza, şekerli meşrubatlar sipariş ediliyor” dedi.

    “ÖDÜL VE CEZADA ŞEKER OLMASIN”

    Sakinleşmek için, gevşemek için ve bir şeyi her elde edemediğinde, ödülde ve cezada hep şeker, un ve patates kullanıldığını söyleyen Işın Sayın, “Çocukları mutlu etmenin yolu şekerli gıdalar değildir. Size öyle öğretilmiş olsa da, bunun iyilik olmadığına emin olun. Ödül kadar cezalar da, çocukların “şekeri değerli ve mutluluk kaynağı” olarak görmesine yol açar. Yanlış bir şey yaptığında sana bundan sonra şeker yok derseniz, o mahrumiyet duygusu şekeri daha da değerli hale getirir. Çocuk için alıyorum/pişiriyorum sözlerini unutun. Çocukları bahane ederek kendinizi kandırmayın ve çocuklarınızı kendinizden bile koruyun. Unutmayın çocuğunuzu ödüllendirip cezalandırma biçiminiz, onun ileride karşılaşabileceği hastalıkların temelini oluşturur. İnsulin direnci, reaktif hipoglisemi, diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon, karaciğerde yağlanma; safra kesesi, barsak hastalıkları, obezite, yaşam boyu bitmeyen zayıflama diyetleri, davranış bozuklukları, ruhsal sorunlar bunların sadece bir kaçıdır” şeklinde konuştu.

    “ÖDÜL VE CEZA ANLAYIŞINIZI DEĞİŞTİRİN”

    “Çocuğunuzun mutluluğu da, sorunların çözümünü de şeker, un ve patateste arayan, hasta ve obez bir jenerasyonun parçası olmasını istemiyorsanız çocuklarınız için ödül ve cezada farklı motivasyon ögeleri kullanın” diyen Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Yeni bir oyuncak, kitap, beceri geliştiren aktiviteler, lunapark, akvaryum, havuz, dans okulu, hobi kursları gibi motivasyon kaynakları kullanılırsa daha iyi bir anne baba olacağınızı söylemeliyim. Böylece çocuklarımız ileride bilinçaltında iyi hissetmek için yalnızca bir yiyecek/içeceğe değil, bir aktiviteye, spora, hobiye, dansa yönelme ihtiyacı duyacaktır. Bu şekilde daha doğru ve faydalı bir şeye kanalize olmaları da uzun vadede fiziksel, sinirsel ve ruhsal olarak her bakımdan daha sağlıklı bireyler olmaları anlamına gelir. Bence bu önerilere kulak asmaya hemen bugünden başlayın. Abur cubur çekmecesini temizleyin. Alış veriş sepetinize pirinç, patates, beyaz un ve şekeri bir daha asla koymayın” diye konuştu.

  • Annesini Göremediğini İddia Eden Genç İntihar Etmek İstedi

    Adıyaman’da, annesini uzun süredir göremediğini iddia ederek bir binanın çatısına çıkan genç, intihar etmek istedi.

    Edinilen bilgiye göre, Mara Mahallesi Tarihi Keleş Konağı yakınlarında bulunan bir binanın 4. katına çıkan 22 yaşındaki O.G.A., iddiaya göre uzun süredir Tokat’ta bulunan annesini göremediği için intihar edeceğini söyledi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri intihar teşebbüsünde bulunan gencin yanına giderek şahsı ikna etmeye çalıştı. İkna çalışmaları esnasında polis ekipleri gencin üzerine atlayarak etkisi hale getirdi. Polisler tarafından binadan indirilen genç daha sonra ambulansla bindirilerek hastaneye götürüldü. İntihar teşebbüsünde bulunan O.G.A., “Ben annemi göremiyorum annemi görmek istiyorum. Küçüklükten bu yana hiç görmedim. Annem Tokat’ta” şeklinde konuştu.

    Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

  • Mutlu Etmek İçin Sevgi İle Ördüler

    Rize’de Ebruli Yaşam Derneği üyesi bayanlar, lösemi hastası çocuklara hediye etmek üzere üzerlerinde ipten saçlar bulunan bereler örüyor.

    Rize’de faaliyet gösteren, kurulduğu günden bu yana sosyal bir çok projede imzası bulunan Ebruli Yaşam Derneği’ne üye bayanlar yine örnek bir çalışmaya koyuldu. Kanserle Dans Derneği’nin faaliyetlerine destek vermek isteyen Rizeli bayanlar, lösemi hastası çocuklara ulaştırılmak üzere rengarenk ve üzerlerinde ipten saçlar bulunan bereler ördüler. Bayanlar yaklaşık 50 bereyi bölgede lösemi tedavisi gören çocuklara hediye edecek. Tedavi sürecinde saçlarını kaybeden çocuklar yapay da olsa bereleri ile rengarenk saçlara kavuşmuş olacak.

    Ebruli Yaşam Derneği Başkanı Hülya Cerrahoğlu, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Kanserle Dans Derneği’nin faaliyetlerine destek vermek için kanserle mücadele veren Lösemi hastası çocuklarımıza yönelik bir şeyler yapmak istedik. Kız ve erkek çocuklarımız için bereler ördük. Çocuklarımızın saçları maalesef gördükleri tedavi sırasında dökülüyor. Bu nedenle kız çocukları için özellikle saçlı bereler örmeye çalıştık. Saçları birazda renklendirdik. Kız çocukları süslüdür. Onların berelerini boncuklarla süsledik. Biz nebze de olsa saçlarını onlara unutturmak istedik. Çocuklarımıza bereleri teslim ettiğimizde yüzlerinde göreceğimiz tebessüm bizleri çok mutlu edecek” şeklinde konuştu.