Etiket: Etmedi

  • Rusya-türkiye Krizi Samsun Pazarına Etki Etmedi

    Rusya ve Türkiye arasında yaşanan uçak krizinden sonra yerli malların elde kalması, Samsun pazarlarında fiyatlara etki etmedi.

    Türkiye’nin birçok ilinde Rusya ve Türkiye arasında yaşanan kriz sonrasında Sebze ve meyve fiyatlarında düşüş yaşandı. Elde kalan mallar sonrasında özellikle büyük şehirlerde domates ve patates gibi ürünler yarı yarıya düşüş gösterdi. Samsun halk pazarında pazarcılık yapan vatandaşlar yaşanan krizin Samsun’a bir etkisi olmadığını belirterek, fiyatların uçak düşürülmeden önceki seviyelerle aynı olduğunu belirttiler.

    25 yıldır pazarcılık yapan 55 yaşındaki Cengiz Seçkin, Rusya ile Türkiye arasında yaşanan krizin Pazar fiyatlarına etki etmediğini belirterek, “Rusya, Türkiye ticaretinden hiçbir zaman vazgeçemez. Rusya’ya yerli malların gitmemesinin Samsun pazarlarında hiçbir etkisi olmadı. Putin’in televizyonlardan bağırıp çağırması da sırf Suriye’den 1 köşe kapmak içindir. Rusya, böyle yaparak Amerika üzerinden Türkiye’yi sıkıştırıyor. Rusya ile aramızın bozulmasından sonra fiyatların düştüğü haberleri yalan. Uçak düştükten sonraki hafta, Samsun limanından 3 tane TIR panikle geri döndü. Samsun haline geldiler. Ellerindeki malları çıkartıp gittiler. Bundan başka da geri gelen mal olmadı. Piyasalar bundan daha da fazla ucuzlamaz. Şu anki piyasanın hakkı bu fiyatlar zaten. Ben elmayı şu anda 1 liraya satıyorum. Daha bundan aşağıya satamam. Uçak düşürülmeden önce de aynı fiyata satıyordum şimdi de aynı fiyata satıyorum. Yaşanan kriz sonrasında Samsun halinde fiyatlarda bir değişiklik olmadı” dedi.

    30 senedir Samsun’da pazarcılık yapan 53 yaşındaki Cemal Aslan ise “Rusya-Türkiye krizi fiyatları şuan itibariyle etkilemedi. Rusya isterse bizim mallarımızı almasın, biz kendi malımızı kendimiz yeriz. Fiyatlarımızı zaten normal, herhangi bir düşüş olmadı” diye konuştu.

    Vatandaşlar da fiyatların artmamasından memnuniyet duyduklarını belirtirken, ucuz alışveriş yapmanın keyfini çıkarttıklarını belirttiler.

    Düşürülen uçak krizi sonrasında Samsun halk pazarında sebze ve meyve fiyatları şu şekilde sıralandı: Lahana, marul, salata, havuç, kabak ve biber 2 lira. Pırasa, domates, mandalina 1,5 lira. Taze fasulye 4 lira. Patates, elma, nar, soğan 1 lira.

  • Tırlarla 400 Kilogram ET Çaldılar, Kimse Fark Etmedi

    İzmir’in Torbalı ilçesinde gerçekleşen akıl almaz hırsızlık olayında, kentin en işlek caddesindeki bir kasap dükkanını TIR’larla kapatan hırsızlar 400 kilogram etleri ve makineleri çalarak kayıplara karıştı.

    Edinilen bilgiye göre ilginç hırsızlık olayı Torbalı ilçesinde meydana geldi. Gece saatlerinde kentin en işlek caddesi üzerinde önceden belirledikleri kasap dükkanına gelen hırsızlar, 3 TIR’la dükkanın önünü kapattı. Kimsenin şüphelenmemesi için iş yerini abluka altına alan hırsızlar, yoğun araç geçişine de aldırış etmeden kapıyı zorlayarak içeri girdi.

    İŞ YERİNDE NE VAR NE YOK ÇALDILAR

    İçeride bulunan 400 kilogram etleri, makineleri alan ve dükkanı adeta boşaltan hırsızlar, hemen çaldıklarını araca yükledi. Kısa sürede hırsızlık olayını gerçekleştiren ve güvenlik kameralarından elde edilen bilgiye göre üç kişi olduğu tespit edilen hırsızlar, duvardaki LCD ekran televizyonu da çalarak gecenin karanlığında kayıplara karıştı. Yoğun araç geçişine rağmen gerçekleştirilen hırsızlık olayı ise pes dedirtti. Sabah iş yerini açmaya gelen gelen Fehmi Turhan (50) ise gördüğü manzara karşısında şaşkına döndü. Olayı jandarmaya bildiren Turhan, etlerin değerinin 15 bin TL olduğunu ifade ederek, hırsızların bulunmasını istedi.

    Jandarma ise şimdi her yerde hırsızları arıyor.

  • Pompacı Cinayeti Zanlısı İddiaları Kabul Etmedi

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde bir petrol istasyonunu basarak iki pompacıyı öldüren zanlı 6 yıl sonra tespit edilmişti.

    250 kişiyi dinleyen polis ekipleri, zanlının cezaevinden çıktıktan sonra 2009 ila 2011 yılları arasında 3 kişiyi daha öldürdüğü iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılan Antalya’da tutuklu Salim Olaş olduğunu belirledi.

    Fethiye’de 10 Aralık 2009 tarihinde meydana gelen olayda, Fethiye – Antalya karayolunun 15. kilometresinde bulunan bir benzin istasyonunu sabaha karşı basan bir kişi, pompacı Asım Dağlı’yı (30) dinlenme yerinde öldürüp, Mustafa Kökçü’yü de (30) 48 FM 992 plakalı otomobilin şoför koltuğunda ağır yaralamıştı. Kökçü, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    Tam 6 yıl önce işlenen faili meçhul cinayetle ilgili dosya Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tekrar açılıp 2 pompacıyı Salim Olaş’ın öldürdüğü iddiasıyla iddianame hazırlandı.

    Salim Olaş ve tanıklar ilk duruşmada telekonferans yöntemi ile Fethiye Ağır Ceza mahkemesine bağlanıp ifade vermişlerdi. Davanın 2. duruşmasında ise Salim Olaş Antalya’dan Fethiye’ ye getirildi. Fethiye Ağır Ceza mahkemesindeki duruşmaya Asım Dağlı’nın eşi Deniz Dağlı’da katılırken Deniz Dağlı sanık ve tanıkların dinlenmesinin ardından birkaç kez silah atılıyor. Kimse görmüyor. Ben bu kadın halimde bile perdeyi kaldırır kim olduğunu izlerim. Eşimin katilinin bulunmasını ve en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum” dedi. Seri katil olarak gündeme gelen Salim Olaş kendisinin bu cinayetlerle ilgili olarak devlete bildiklerini aktardığını gizli tanıklık yaptığını ancak savcının kendisi hakkında iddianame hazırladığını söyledi. Salim Olaş 2009 yılında A.Ç ile suç arkadaşım İsmail Yücel benden Fethiye’de sakin bir yerde 2 kişi indirilecek. Bunun karşılığı olarak önce 15 bin TL’ verecekti. Ben kabul etmedim. Sonra bu rakamı 30 bin TL’ye çıkardılar. İşin özünü bana anlatmadılar. 50 bin TL’yi de kendileri alacaktı. Yani 80 bin TL’lik bir işti. Cinayetten 1 ay kadar önce İsmail Yücel ve A.Ç ile Ortaca’ya silah almaya gittik. Silahı İsmail Yücel aldı. Ben silahçıya girmedim. Bekledim. Cinayet tarihinden sonra İsmail Yücel ile karşılaştım. Kiremitli petroldeki cinayeti duydum. Halletmişsiniz dedim. Yatağının altını açtı. 15-20 bin TL para gösterdi. Para istedim. Sus payı olarak 2 bin TL verdi. A.Ç’de 3 bin TL aldı. Ama ben bu cinayetin para için yapıldığını düşünmüyorum. Cinayete ben ortak olmadım. Cinayeti işlesem kabul ederim. Zaten çok ceza aldım. Burada benim amacım parayı alıp cinayete karışmadan onları dolandırmaktı. Cinayet olay silah alındıktan 2-3 hafta sonra işlendi.” Dedi. Duruşmada kiremitli petrol istasyonu çalışanları ile çevredeki bazı sakinler’de tanık olarak dinlendi. Olayla ilgili bilgi ve görgülerinin olmadığını söylediler. Bu arada Salim Olaş’ın avukatı olayda müvekkilinin suçu işlediğine dair delil bulunmadığını bu yüzden beraat kararı verilmesini istedi. Duruşma bazı tanıkların dinlenmesi için 26 Ocak 2016 tarihine ertelendi.

    3 CİNAYETTEN 3 KEZ MÜEBBET ALMIŞTI

    Petrol istasyonu baskınının ardından kayıplara karışan Salim Olaş, Fethiye’nin Bayır köyü yakınlarında 12 Ağustos 2011 tarihinde kamyonuyla yük taşıyan Mustafa Borazan (48), 9 Ekim 2011’de ise Isparta’dan Fethiye’ye kamyonuyla yük getiren Osman Sevinç (41) ve 30 Kasım 2011’de Sahil Ceylan köyünde çobanlık yapan Hüseyin Orpak’ın öldürülmesi olaylarına karıştı. Üç cinayetle ilgili olarak gözaltına alınan 8 kişi arasında bulunan Salim Olaş ve İsmail Yücel tutuklandı. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Salim Olaş, 3 kez müebbet hapis ve yağma suçları nedeniyle de 32 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. İsmail Yücel’e de 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve yağma suçlarından 43 yıl hapis cezası verildi.

  • Gürcistan, Türkiye’den Giden Öğrencileri Kabul Etmedi

    Bizim Ahıska Kültür Derneği ile Ardahan Üniversitesi’nin birlikte hazırladığı bir gençlik programı için Ahıska Üniversitesi’nde düzenlenecek programa giden öğrenciler sınırdan alınmadı.

    “Gürcü Gençleriyle Gürcistan’dan Sürgün Edilen Ailelerin Çocukları Dostluk Formu” adını taşıyan programa katılmak için gelen öğrenciler, Posof Türkgözü Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a alınmadılar. Ekipte bulunan Ahıska kökenli Türkiye’den 5, Ukrayna dan 1, Azerbaycanlı 20, Kazakistanlı 8, Rusya’dan 6 ve Kırgızistanlı 4 öğrenciden oluşan ekip Posof’a geldi.

    Gürcistan Ahıska Üniversitesi’nin davetlisi olarak çağrılan öğrenciler Posof Türkgözü Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a geçmek için Türkiye deki işlemler yapıldıktan sonra Gürcistan gümrüğüne geçtiler. Saatlerce beklemelerine rağmen Gürcistan yetkilileri geçişlerine müsaade etmedi. Öğrencilere “Üniversitenin daveti bizi ilgilendirmez, milli eğitimin davet etmesi gerekir” denildi.

    İlçe kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar da Türkiye’deki yetkililerle görüşerek meseleye çözüm aradılar. Bekleme süresi fazla olunca gümrük kapılarının kapanma saati geldiği için öğrenciler tekrar Türkiye’ye giriş yaparak Posof’a döndüler.