Etiket: Etkisi

  • Uluslararası Eğitimde “Trump – Trudeau Etkisi”

    Amerika’daki başkanlık yarışını Donald Trump’ın kazanmasının ardından başlayan ve tüm dünyada artarak hissedilen Trump etkisi uluslararası eğitim sektöründe de dengeleri değiştirmeye başladı.

    Uluslararası Eğitim Enstitüsü (IIE) son yayınladığı raporunda, 2015 – 2016 ve 2016 – 2017’de Amerika’da eğitim almak için başvuran yabancı öğrencilerin sayısında yüzde 3’lük bir düşüş yaşandı. Uzmanlar bu durumun öncelikli sebeplerinin Amerika’da yükselen göçmenlik karşıtı politikalar ve Trump hükümetinin öğrenci değişim programlarının bütçelerini yarı yarıya kesmesi olduğunu belirtiyor. Ayrıca politik iklimin gelecek yıllar için belirsizliğini koruyor olması ve Müslüman ülkelerin bir kısmına uygulanan vize yasağı da bir diğer önemli etken.

    Uluslararası Eğitimciler Birliği Yönetici Direktörü Eshter Brimmer’de konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Amerika şu an hala uluslararası öğrencilerin en çok tercih ettiği ülke, ancak Pazar payını kaybetmeye başladık. Öğrenciler artık önlerindeki farklı alternatifleri de değerlendirmeye başladı ve kimi öğrenciler Avustralya, Kanada ve diğer ülkelere yönelmeye başladı.”

    Akare Yurtdışı Eğtim Fuarları Direktörü Rahmi Mesud Yılmaz konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Donald Trump ABD başkanı seçilmesinin ardından Türkiye’den yurtdışı eğitim için Amerika’yı düşünen öğrencilerin iştahlarında ciddi bir azalma gözledik. Bunun üzerine güçlü Amerikan doları ve kısa süreliğine de olsa Türkiye – ABD arasında yaşanan vize krizi, ABD’deki Türk öğrenci sayısını ciddi olarak düşürdü. Bu arda bütün bu olanlara rağmen ABD, Türkiye ve dünyada hala yükseköğrenim için en çok tercih edilen ülke durumunda.”

    ABD’nin tam tersine Kanada’da 2015 yılında başkanlık koltuğuna gelen Justin Tredeau eğitim sektöründe Kanada için Trump’ın tam tersi yönüne büyük bir etki oluşturdu. Daha seçildiği yıl uluslararası öğrencilere Kanada’da Yaşam Sınıfları başvuruları için bariyerleri kaldırma ve vatandaşlık başvurularını kolaylaştırma taahhüdünde bulunup kararsız öğrencileri Kanada’ya çekmeye başladı.

    Yılmaz açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’den ABD’yi düşünen öğrencilerin alternatif olarak en çok İngiltere ve Kanada’yı tercih ettiğini görüyoruz. İngiltere zaten ABD için yurtdışı eğitimde doğal alternatifken, Kanada’nın öne çıkması yeni başkanın yabancılara karşı pozitif yaklaşımı sonucu ortaya çıktı. Bunun sonucu olarak biz de Akare olarak 1-7 Mart’taki fuarlarımız için Kanada’dan çok fazla üniversite ve dil okulunu Türk öğrencilerle buluşturacağız.”

  • ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ konulu konferans düzenlendi

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde düzenlenen konferansta ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ konusu ele alındı.

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü tarafından Kültür ve Kongre Merkezi Mustafa Hayri Efendi Konferans Salonunda düzenlenen konferansa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Karipcin, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezen Aksöz, Nevşehir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Okan Yılmaz ve Şube Müdürleri, Nevşehir Meteoroloji İl Müdürü Adem Yalçın, kurum müdürleri, çiftçiler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezen Aksöz’ün selamlama konuşması ile başladı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Üniversitenin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Bağdatlı, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak Nevşehir ilinde uzun yıllar bazında sıcaklık ve yağış verilerinin değerlendirdiği bir çalışmasında yaz aylarındaki ortalama sıcaklık değerlerinde ciddi bir artışın olduğunu buna bağlı olarak ise ilkbahar aylarındaki yağış değerlerinde ise yıllar bazında azalan bir durumun ortaya çıktığını belirtti.

    Bağdatlı; “Dünyamızı enerji kaynağı olan güneşin doğal yapısının bozulması, atmosfer tabakasındaki bozulmalar sera gazı etkisi meydana getirmekte. 1992’den 2014 yılları arasına baktığımızda sera gazı dağılımda artış olduğunu görüyoruz. Bunu da büyük ölçüde sanayileşme, yoğun araç kullanımı gibi birçok faktör tetiklemekte. Diğer taraftan yapılan araştırmalara göre 2030 yılına kadar kış sıcaklıklarında 4 derece artış olacağı, yaz sıcaklarında da 6 derece artış olacağı tahmin ediliyor. 1981-2013 yılları arasında Türkiye’deki ortalama sıcaklık değeri dağılımına baktığımızda da artış olurken, yağış dağılımında da düşüş var. 2014 verilerini dahil ederek Nevşehir için yaptığımız analizde ise, son yıllarda mevsimsel bazda sıcaklıklarda artış olduğunu tespit ettik. Bu verilere göre Nevşehir’de sıcak hep artış eğilimde iken, yağış hep azalış eğiliminde. Yani Nevşehir toplam yağış düşen iller arasında ve kurak iller arasında yer almakta. Küresel ısınma beraberinde su kaynaklarından tutun, tarıma, sağlıktan tutun bir çok alanda olumsuz etkileri de beraberinde getirmektedir. Bunun için gereken önlemlerin biran önce alınması gerekir” dedi.

    ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ üzerine konuşan üniversitenin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halil İbrahim Oğuz ise; “Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan atmosferdeki ısınma sonucunda, buzullarda erime, deniz seviyesinin yükselmesi, yağışlardaki değişim ekstrem hava olayları, ekosistemlerin değişimi, bazı hayvan türlerin yok olması, sel, fırtına, kasırga gibi doğa olaylar ortaya çıkıyor. 1750 yılından bu yana atmosferdeki CO2 seviyesi %30 artarken, maalesef dünya talebimize kaynak yetiştiremez duruma geldi.

    Küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından, risk grubu ülkeler arasında olan ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız tarafından iklim değişikliğiyle mücadele stratejileri içerisinde önemli çalışmalarda bulunmakta. Özellikle arazi toplulaştırma stratejisi konusunda büyük bir adım atıldı. Böylelikle hem maliyet düşürülürken, hem de verimlilik artırılıyor. Ülkemizde organik tarım alanında da, doğal yollarla verimliliğin arttırılması, toprak ve genetik kaynakların korunması, erozyonu önleme, su kaynaklarını ve su kalitesi ile yenilenebilir enerji kullanımının sağlanması yönelik önemli adımlar atılmakta.

    Sonuç olarak ülkemizde küresel iklim değişikliğine karşı iyi tarım uygulamaları, organik tarım uygulamaları, üretimin her aşamasında izlenebilirliğinin sağlanması, bitki hastalık ve zararlıları ile mücadele, kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerinin geliştirilmesi, gen ve tohum bankalarının kurularak arazi toplulaştırmasına hız verilmeli. Ayrıca tüketiciler bilinçlendirilerek iklim değişikliğine uyum sağlamaya yönelik desteklemelerde bulunulmalıdır” diye konuştu.

    Konferans Doç. Dr. Halil İbrahim Oğuz, Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Bağdatlı, Nevşehir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Okan Yılmaz ile Nevşehir Meteoroloji İl Müdürü Adem Yalçın’ın katılımcıların sorularını birlikte cevaplamasının ardından plaket takdimiyle son buldu.

  • Korkutucu videonun çocuklar üzerindeki etkisi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Serkan Süren, yaşa uygun olmayan korkutucu öğeler içeren bir videoya maruz kalan çocukların yarısının en fazla 2-3 gün korku yaşadığını, bir kısmının bir hafta yalnız uyuyamayarak sonrasında normale döndüğünü söyledi.

    Çocukların algılaması, öğrenmesi, duygusal tepkileri bu mizaç ve algısal becerilerinin, çok çeşitli yaşam olayları ile etkileşimi sonucu çok az değişim göstererek şekillendiğini belirten Uzm. Dr. Serkan Süren, “Çevresel faktörlerden çok çocuğun biyolojik yapısı ile ilgili mizacı (içe dönük veya dışa dönük olma), bilişsel kapasitesi, öğrenme ve uyum becerileri gibi doğuştan getirdiği beceriler çocuğun hayatına yön verir” dedi.

    Yaşa uygun olmayan korkutucu öğeler içeren bir videoya maruz kalan çocukların yarısının en fazla 2-3 gün korku yaşadığını bir kısmının bir hafta yalnız uyuyamayarak sonrasında normale döndüğüne dikkat çeken VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Kliniğinden Uzm. Dr. Serkan Süren, olayın üzerinden daha uzun bir süre geçtiği halde bu içerikten korkmaya devam eden çocuklar incelendiğinde, çoğunun ailesinde panik atak, anksiyete bozukluğu olduğunun görüldüğünü, anksiyete bozukluğu ile ilgili genetik mirasın, çocuğu bu yaşam olayına karşı duyarlı ve kırılgan hale getirdiğini ifade etti.

    Uzm. Dr. Süren konuya dair şu bilgileri verdi: “Sorunsuz bir okul öncesi dönemden sonra, heyecan içinde başlanılan ilköğretim birinci sınıfta, okuma-yazma veya basit matematiksel işlemleri öğrenebilmede yaşıtların gerisinde kalınması, beyin ile ilgili olan ve genetik alt yapısı bulunan disleksi olarak adlandırılan bir durumun belirtisi olabilir. Tembel olmak veya oyuna düşkünlük ile suçlanan çocuk için okul hayatının kabusa dönüşmesi ve zaman içerisinde öğrenim hayatının sonlanması bu yanlış tespitin en kötü sonucu olarak karşımıza çıkabilir. Akademik zorluklar yaşayan çocuklar, ailelerinin kendileri ile ilgili seçimlerinden çok, bilişsel kapasiteleri, öğrenme güçlükleri veya dikkat eksiklikleri nedeniyle yaşıtlarının gerisinde kalırlar. Kurallara uymakta zorlanan, hayır dendiğinde duramayan, engellendiğinde öfke krizleri olan bir çocukta, çoğunlukla yaşanan zorluğun nedeni, anne-babanın yanlış okul veya öğretmen seçiminden ziyade çocuğun biyolojik yapısıyla ilgili dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olabilmektedir. Ağız yüz bölgesinde sürekli tekrarlayıcı davranışları olan bir çocuk, dikkat çekmek için bu davranışı yapıyor ön yargısı ile suçlanmadan önce biyolojik yapı ile ilgili tourette bozukluğu olup olmadığı tespit edilmelidir. Okul öncesi bir çocuğun nedensiz ağlamalarının, üstüne damlayan bir su damlasından yoğun rahatsızlık duymasının, eşyaların düzeni ile uğraşmasının; okul dönemindeki bir çocuğun arkadaşsız kalmasının, işlerini yetiştirememesinin altında, aileden kalıtılan obsesif kompulsif bozukluk olabileceği akla gelmelidir. Mutlu ve başarılı bir çocuk yetiştirmenin kitaplarda yazan her çocuğa uygulanabilir gizli bir formülü yoktur.”

  • Suriye üzerinden gelen toz bulutu Şanlıurfa’yı etkisi altına aldı

    Suriye üzerinden gelen yoğun toz bulutu, Şanlıurfa ve sınıra yakın ilçeleri etkisi altına aldı.

    Öğleden sonra Suriye üzerinden gelen toz bulutu, Şanlıurfa merkez ve sınıra yakın ilçelerinde etkili oldu. Özellikle Suruç ilçesinde yoğun bir şekilde görülen toz bulutu hayatı olumsuz etkilerken, arabaların üzerinde ise kalın bir tabaka oluştu. Toz bulutunun etkisini gece saatlerinde kaybetmesi bekleniyor.

  • Harvey kasırgasının etkisi devam ediyor

    ABD’nin Teksas eyaletinde etkili olan Harvey kasırgasının şiddetini azalttığı, ancak tehlikenin hala devam ettiği bildirildi.

    ABD’nin Teksas eyaletinde etkili olan Harvey kasırgasının şiddetini azalttığı, ancak tehlikenin hala devam ettiği bildirildi. Yetkililer yaşanan felakette can kaybı ve yaralanmaların yaşanmadığını belirtti.

    Rockport Belediye Başkanı Charles “C.J.” Wax yaptığı açıklamada bazı evlerin ve iş yerlerinin çok fazla hasar gördüğünü, bazılarının ise tamamen tahrip olduğunu, kentteki okulların da çok büyük hasar gördüğünü duyurdu. 10 bin nüfuslu Rockport kenti için acil yardım çağrısında bulunan Wax, kentte müdahale sistemi, cep telefonu şebekelerinin tamamen çöktüğünü ve iletişimin sağlanamadığını bölgeye yardım edilmesinin gerektiğini belirtti.

    Öte yandan Teksas sahil kesimlerinde etkili olan Harvey kasırgasının kategorisinin 1’e düştüğü açıklandı. Kasırganın halen etkili olacağı uyarıları yapılırken, sahil kentlerinde büyük hasarın oluştuğu belirtildi. Bölgede 2 milyona yakın kişiye elektrik verilemediği, akaryakıt istasyonlarında uzun kuyrukların oluştuğu ve bazı yerleşim yerlerinden insanların halen tahliye edildiği belirtiliyor. Ayrıca Teksas, sahil boyu olmak üzere ve iç bölgelerde yaklaşık 200 bin kişinin tehlike altında olduğu açıklandı.