Etiket: Etkinlikleri

  • Atatürk Üniversitesi’nde ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ etkinlikleri devam ediyor

    Atatürk Üniversitesi’nde ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ etkinlikleri devam ediyor

    Atatürk Üniversitesi “Meme Kanserini Birlikte Göğüslüyoruz” sloganıyla caddelerinde ağaçlara bezediği “Pembe Kurdele” simgeleri, hastanesinde kurduğu “Pembe Masa” ve birçok faaliyetiyle bilinçlendirme etkinliklerine devam ediyor.

    Dünya sağlık örgütünün her yıl “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayı, tüm dünyada “Pembe Kurdele” sembolüyle gündeme taşınıyor. Meme kanseri vakaların artmasına rağmen, mamografi taramalarıyla sağlanan erken teşhis birçok kişinin hastalıktan kurtulmasını imkan tanıyor.

    ‘Meme kanserinde erken teşhis çok önemli’

    Atatürk Üniversitesi “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında yaptığı etkinlikleriyle; ağaçlara Pembe Kurdele bağlanılması, ışıklandırma sistemlerinin pembe renkle yanması, bilgilendirme broşürlerinin dağıtılması ve kampüs billboardlarında yer alan çeşitli görsellerle desteklerini sürdürüyor. Ayrıca Atatürk Üniversitesi 31 Ekim’e kadar ücretsiz tarama testleriyle; Araştırma Hastanesinde pembe masa birimi ve 3 Alışveriş Merkezlerinde kurulan stantlarla halkı bilgilendiriyor. Atatürk Üniversitesi yapmış olduğu etkinliklerle bireylerinin bilinçlenmesi ve hastalığın toplum içindeki olumsuz ön yargılarını yıkarak, sağlığın önemine dikkat çekecek bir şekilde toplumsal bir mesaj veriyor. Özellikle kampüs caddelerinde ağaçlara bağlanan “Pembe Kurdele” simgeleri hem Erzurum halkının hem de öğrencilerin ilgisini çekiyor.

    Bu ve benzeri hastalıkların her kesimden insanı ilgilendirdiğini belirten vatandaşlar, üniversitenin böyle bir etkinlik gerçekleştirerek farkındalık oluşturduğu için mutlu olduklarını söylediler.

    “Kanserin her türlüsüne beraber göğüs germeliyiz”

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ise sadece meme kanserine değil her türlü kanser hastalığına karşı aktif bir rolle toplumun bilinçlenmesi için birçok çalışma gerçekleştirdiklerini ve bundan sonra da yine aynı şekilde bilinçlendirme faaliyetlerine devam edeceklerini ifade etti. Çomaklı göğüs kanserinin önemine ise şöyle dikkat çekti: “Ülkemizde en çok kadınlarda görülen göğüs kanseri ne yazık ki erken teşhis edilmezse durumu daha da riskli bir hale getiriyor. Üniversite olarak bizim de amacımız insanların korkmadan gidip testlerini yapması ve erken teşhisle hastalıktan kurtulmaları. Vatandaşlarımızın daha duyarlı bir şekilde davranmaları adına Ekim ayı boyunca Araştırma Hastanesi poliklinik girişinde “Pembe Masa” birimiyle her türlü desteği veriyoruz.”

    “Kadınlar mamografi testlerinden korkmamalı”

    Erken teşhisin her hastalık için büyük önem arz ettiğini dile getiren Rektör Çomaklı değerlendirmesine şöyle devam etti:

    “Kadınlar radyasyondan korktukları için mamografi yapmıyorlar. Oysa bir hastalığın bertaraf edilme süreci de tam olarak buradan başlıyor. Bu yüzden her türlü testlerin erkenden yapılması gerekiyor. Atatürk Üniversitesi olarak “Meme Kanserini Birlikte Göğüslüyoruz” sloganımızla toplumsal bilinçlenme ve etkili bir farkındalık oluşturmak adına desteklerimizi esirgemiyoruz.”

    Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Atatürk Üniversitesinde ayrıca, 27 Ekim Pazar günü saat 14.00’te Mavi Salonda, Prof. Dr. Müfide Nuran Akçay, Prof. Dr. Salim Başol Tekin, Dr. Öğretim Üyesi Fadime Güven ile Dr. Öğretim Üyesi Erdem Karadeniz’in katılımlarıyla farkındalık paneli düzenlenecek.

  • Oltu’da İlköğretim Haftası etkinlikleri

    Oltu’da İlköğretim Haftası etkinlikleri

    İlköğretim Haftası münasebetiyle Oltu’da bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

    Oltu Hükümet meydanındaki Atatürk Anıtı’na Milli Eğitim Müdürü Ömer Zengin, tarafından çelenk konulduktan sonra Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Daha sonra programın düzenleneceği Oltu Mehmet Akif Ersoy İlkokulu ve Ortaokulu salonuna geçildi.

    Programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Zengin, “Bizim gayemiz vatanı darda, ülkesi zorda olduğunda ‘bu bayrağı burçlara kim dikecek’ denildiğinde hep birlikte bir sada ile ben deyip öne atılacak kutlu nesiller yetiştirmektir” dedi.

    Ardından öğrenciler tarafından hazırlanan Ayyıldızlı Bayrağım, Halhal ve Tebessüm adlı gösterilerin yanı sıra gerçekleştirilen koro çalışmaları ve okunan şiirler salondakilerden büyük beğeni aldı.

    Programa Oltu Kaymakamı Şenol Turan, Garnizon Komutanı Vekili Piyade Binbaşı Lütfi Sürücü, Oltu Belediye Başkan Vekili Belediye Meclis üyesi Baki Parlak Belediye Başkan Yardımcısı Temel Demir, Milli Eğitim Müdürü Ömer Zengin’in yanı sıra altı okul müdürü kurum amirleri ve öğrenciler katıldı.

  • Erzurum’da Halk Sağlığı haftası etkinlikleri

    Erzurum’da Halk Sağlığı haftası etkinlikleri

    Erzurum’da İl Sağlık Müdürlüğü’nce Halk Sağlığı Haftası düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

    Halk sağlığı haftası kapsamında düzenlenen Sağlıklı Hayat Şenliği’nin açılışı Vali Yardımcısı Yıldız Büyüker, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar ve İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir’in katılımı ile yapıldı.

    İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, burada yaptığı konuşmada halk sağlığı haftasında anne ve çocuk sağlığına dikkat çekti.

    Sağlık hizmetlerine ve özelikle koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine değinen İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, anne ve çocuk sağlığının bir bütün ve sağlıklı bir neslin devamlılığının temini olduğuna dikkat çekti. Bedir konuşmasının devamında 15- 49 yaş arasındaki tüm kadınlar yılda en az iki kez izlendiğini; evlilik öncesi sağlık taraması ile evlenecek çiftlerin sağlıklı evlilik konularında bilinçlendirilmesinin sağlandığına; gebelerin; doğum öncesi, doğum, doğum sonrası dönemlerine ilişkin bilgi sahibi olmalarını ve bilinçli doğum yapmalarını sağlamak, anne ve baba adaylarına yeni rollerini benimsemeleri konusunda bilgi ve beceri kazandırmak için Gebe Bilgilendirme Sınıflarında anne adaylarına bilgi verildiğine; gebelik döneminde ve sonrasında hem anne hem bebek için gerekli vitamin ve mineral desteği sağlandığını söyledi.

    Bedir, tüm doğumların sağlık kuruluşunda gerçekleşmesini sağlamak ve böylece anne – bebek ölümlerini azaltmak için 2008 yılından beri “Misafir Anne” uygulamasını en başarılı yürüten il olduklarını ifade ederek, “Altın Bebek Dostu İl unvanına layık görülen çalışmalarla bebeklerin ilk 6 ay sadece ve sonrasında da ek besinlerle birlikte 2 yaş ve ötesine dek anne sütü ile beslenmesi sağlanmaya çalışıldığı, doğan her çocuğun doğumdan sonra ilk 1 yıl içerisinde 9 kez, 6 yaşına dek 17 kez ve bundan sonrada okul çağı boyunca yılda bir kez izlendiğini” anlattı.

    Her bebekten alınan topuk kanı ile kalıtsal (fenilketonüri, konjenital hipotiroidi, biyotidinaz eksikliği, kistik fibrozis ve konjenital adrenal hiperplazi) hastalıkların ve ayrıca işitme kayıpları, görme kusurları ile bazı göz hastalıkları ve kalça çıkıklığı açısından da tarama yapılıp erken tanı ile tedavi edildiğini açıklayan Bedir, ayrıca “Okulda Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Programı” kapsamında okul çocuklarımızın işitme, görme ve ağız – diş sağlığını taranmakta ve aşılamaları yapıldığını kaydetti.

    Programda aile hekimleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde ücretsiz sunulan bu hizmetler şenlik alanındaki 12 stantta tanıtıldı.

    Etkinlikte ayrıca çocuklar boyama yapıp yine Müdürlük tarafından geliştirilen Sağlık Avcısı oyunu oynadılar.

  • Erzurum’da 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi günü etkinlikleri

    Erzurum’da 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi günü etkinlikleri

    15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü etinlikleri kapsamında Erzurum’da Kars Kapı şehitliği ziyaret edildi.

    Ziyarete Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz ve şehit yakınları katıldı.

    Program’da saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından dua edildi. Ardından şehit mezarları ziyaret edilerek karanfil bırakıldı. Şehitlik ziyareti sırasında Vali Okay Memiş ve şehit aileleri arasında duygusal anlar yaşandı.

    Erzurum Valisi Okay Memiş, burada yaptığı açıklamada, “Öncelikle 15 temmuz 2016’da hain darbe teşebbüsü neticesinde hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. 251 şehidimiz var biliyorsunuz ve gazilerimize de acil şifalar hayırlı ömürler diliyorum. Erzurum’da da 3 polis memurumuz özel harekât başkanlığının bombalanması neticesinde şehit oldu 1 tane sivil şehidimiz var. Oğuzhan Yaşar diye gencecik bir kardeşimiz şehit oldu. Hepsine Allahtan rahmet diliyoruz” dedi.

    15 Temmuz’da ülkemizin hiç de hak etmediği bir kalkışma ile karşılaştığını belirten Vali Memiş, “Yani kendisini böyle manevi dünyayla özdeşleştirmiş din kisvesi altında içimize kadar sızmış hainler neticesinde böyle bir darbe girişimine maruz kaldık. Bundan büyük ders çıkarmamız gerekiyor. Biz devlet yöneticileri ve devleti temsil eden insanlar, yöneticiler olarak herkese eşit mesafedeyiz ve eşit olmak durumundayız. Sadece bir görüşe, sadece bir kanaate, sadece bir zihniyete, bu devlete teslim etmek işte sonuçları gördük. Bunlar çok yanlış şeyler bu devleti oluşturan bu milleti oluşturan katmanlar içerisinde çok farklı kanaatlerde olan insanlar var devlet olarak biz hepsine eşit mesafedeyiz. Doğruyu eğriden ayırmak zorundayız. İyiyi kötüden ayırmak zorundayız. Bunu biz başaracak güçteyiz. Onun için tıpkı üç yıl önce kurtuluş savasında olduğu gibi nasıl ki kurtuluş savaşında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bir milli mücadele örneği sergilendi 15 Temmuzda da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi liderliğinde bu millet, bu toplum tek vücut oldu. Bütün hangi görüşte olursa olsun herkes tek vücut oldu ve sokaklara döküldü ve cumhuriyetine, anayasasına, demokrasisine sahip çıktı. Düşünün yani F-16 savaş uçaklarına, tanklara, tüfeklere karşı bayrağını alan sokaklara çıktı. Bu hiçbir millete nasip olmayacak bir özveridir. Kamu görevlileri olarak bizim görevimiz devleti her türlü kötülüklerden korumaktır. Kamu görevlileri olarak bizim görevimiz bölücülerden, hainlerden bu devleti ve bu milleti korumaktır. Öncelikle sivil vatandaşımız doğrudan böyle bir görevi olmadığı halde bir görev atfetti, kendine ve hayatlarını ortaya koydular. Bu inanılmaz bir şey ne kadar minnet duysak azdır. Gerçekten öyle havaset olsun diye söylemiyoruz gerçekten Allah rahmet eylesin tüm şehitlerimize örneği görülmemiş bir fedakârlık yaşandı. Erzurum’da da 15 Temmuzda binlerce insan sokağa çıktı. Hem de iş işten geçmeden o dönemin yöneticileri, o dönemin valisi o dönemin komutanları, Büyükşehir Belediye Başkanı zaten görevdeydi. Dadaşlar tıpkı 100 yıl önce nasıl ki milli mücadelede bir nefer oldu 15 Temmuzda da aynı fedakârlıkla, aynı bilinçle, aynı şuurla aslında tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında durdu, anayasanın yanında durdu, hukukun yanında durdu ve demokrasinin yanında durdu” diye konuştu.

    “Allah bir daha bize bu tür tecrübeler yaşatmasın” diyen Vali Memiş, “Ben o tarihte 3 yıl önce 11 yaşındaki küçük oğluma baba darbe ne demek dediğinde cevap veremedim baba neden bizi savaş uçakları tepemizde uçuyor sorusunu cevaplamakta müşkülat yaşadım. Düşünebiliyor musunuz yani kendi savaş uçaklarınız kendi polisinizi kendi mitinizi kendi kurumlarınızı bombalıyor böyle bir ihanet olabilir mi. Ama maalesef bizim Türk milletimiz hep böyle içimizden bölünmüş ondan sonra darbe yemişiz. Fakat akıllanmamız lazım ve biz devleti sadece belirli bir düşünceye sadece belirli bir fikre sadece belirli bir zihniyete sahip insanlarla yönetme zihniyetini terk etmemiz lazım bundan ders çıkarmamız lazım. Herkese eşit mesafede olup liyakat esasına göre hareket etmemiz lazım ve öyle de yapıyoruz. Buna çok dikkat ediyoruz. Ben tekrardan bu vesileyle 15 Temmuz da hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum yine terörle mücadelede hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum yine Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere bütün Kurtuluş Savaşı şehitlerine de Allahtan rahmet diliyorum ve gazilerimize şifalar diliyorum” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise basın munseplarına yaptığı değerlendirmede, “Önce şunu söyleyeyim ki 15 Temmuzun seneyi devriyesinde bulunuyoruz hain bir kalkışmaya ülkemiz karşı karşıya kaldı. Maalesef beklemediğimiz bir olaydı bu çünkü ilk kez Türk tarihinde o güne kadar görülmemiş bir şekilde ülkemizin milletin kendi parasıyla aldığı silahlar millete doğrultuldu ve ordu içerisinde bir grup hain ele geçirdikleri silahlarla başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere silahları halka yönelttiler, askerimize yönelttiler ama bilmediler ki bu millet yeri geldiği zaman tankın altına da yatar, üstüne de çıkar, göğsünü kurşunlara siper eder ve dediğimiz gibi oldu çok kısa bir süre içerisinde teslim alındı ve hepsi içeri tıkıldı ve gerekli ceza da peyder pey çarptırıldılar. Biz hep biliriz ki su uyur düşman uyamaz, mutlaka dikkatli olmamız lazım, tedbirimizi almamız lazım her türlü kılığa girebilir ve ülkemizi içeriden kuşatabilirler. Ben bütün şehitlerimize başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere gerek emniyet acısında gerek cephelerde şehit olmuş askerlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Allah bir daha milletimize böyle bir gün göstermesin temennisinde bulunuyorum” şeklinde konuştu.

  • Büyükşehir’in ramazan etkinlikleri dolu dolu geçti

    Büyükşehir’in ramazan etkinlikleri dolu dolu geçti

    Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri manevi iklime uygun bir şekilde kentte dolu dolu geçti. Yakutiye Kent Meydanı’nda oluşturulan gönül ortamına katılanlar bu kez de Hayati İnanç, Prof. Dr. Mustafa Ağırman, Halil Dursunoğlu ve Halil Necipoğlu ile muhabbete doydu. Ramazan etkinliklerinde TV programı yapımcısı Hayati İnanç’ın, insan ve günah sohbetini büyük bir ilgiyle dinleyen Erzurumlular, Halil Dursunoğlu’nun açtığı seyir defteriyle tarih yolculuğuna çıkarken, Halil Necipoğlu’nun seslendirdiği birbirinden güzel eserler ve Prof. Dr. Mustafa Ağırman’ın muhteşem sohbetiyle mübarek ayı huşu içinde idrak ettiler. Son dört gün içerisinde gerçekleştirilen her etkinlikte birbirinden farklı konuklara yer vermek Erzurum’daki Ramazan gecelerine ayrı bir renk katarken, Yakutiye Kent Meydanı’nı da ilgi odağı haline getirdi.

    Yazar Hayati İnanç, Alvarlı Efe’nin; “Günahkar olma; fahri alemi Zişan-ı incitme” dediğini anımsatarak, “Günahkar olma kısmını herkes anlar da, fahri âlemi zişanı incitme ne demektir? Yani sen günah işleyince o mu inciniyor? Evet, mesele odur işte. Evet, insan hata yapar beşer şaşar. Ama mahşer meydanında Alemlerin Rabbinin sevgilisi aleyhissalatü vesselam şöyle derse; yakıştı mı sana bu kadar günahla gelmek? Dese ne hale gelirsin? O hale düşme? Onu incitme, onu sevindir. Desinler ki ne güzel insan… Tabi ki güzel olur, çünkü o Muhammed’in ümmeti desinler” ifadelerini kullandı. İnsanların neyin kıymetli olduğunu gençken anlayamayacaklarını kaydeden İnanç, sohbetini ilgiyle dinleyenler için şunları söyledi: “Ama neyin kıymetli olduğunu fark edenler var. Saygılı ol, akıllı ol. Akıllı ol ki akıllılar istifade eder, insan kendi aklına güvenirse ahmaktır. Aşkı merhum diyor ki, ‘Bu dünya tehlikeden ibaret’ insanoğlu gençliğinde şerbetin yaşlılığında şefkatin esiri olur. Aklını başına topla, dünya nimetlerine kanma, tuzağa düşme, okuyanların çoğu erkek olacağı için kadın gibi ziynete süse düşkün olma.”

    Büyükşehir Belediyesi’nin “Ramazan Etkinlikleri” için gelen birbirinden özel konuklar, dinleyicilerini kimi zaman tarih yolculuğuna çıkarmayı da ihmal etmedi. Bunlardan birisi olan Halil Dursunoğlu ise, Atatürk’ün Erzurum’a doğru geldiği zaman Ilıca’da karşılaştığı bir çiftçiyle arasında geçen diyaloğu anlattı. Dursunoğlu, şunları aktardı: “Atatürk bir çiftçiyle karşılaşıyor. Çoluk çocuğuyla arabanın üstündeyken amcaya ‘Hayırdır’ diyor. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?’ diyor. Adam da diyor ki, ‘Çukurova’dan geliyorum. Çukurova hakikaten çok güzel bir yer işimiz gücümüz de yerinde. Ama orada dediler ki, ‘Erzurum’u Ermenilere vereceklermiş. Geldim bakayım ki kimin memleketini kimler kime veriyormuş. Onun için buraya geldim’ deyince; Atatürk de o meşhur sözü burada söylemiştir. ‘Bu milletle neler yapılmaz ki?’ İşte Erzurum; Atatürk’e de bu cümleyi söyleten şehirdir. Her memleketin mutlaka Türkiye Cumhuriyeti’ne borcu vardır. Ama Erzurum’un Türkiye Cumhuriyeti’nden alacağı vardır. O yüzden Erzurum böyle bir şehirdir. Mübarek bir şehirdir, lütfen Erzurumlu oluşumuzun gururunu sonuna kadar yaşayalım. Ama Erzurum’a yakışan şeyler yapalım. Ramazan’da daha tedbirli, dikkatli olalım diğer zamanlardan. Caddede sokakta gezerken çocuklarımızın ağızlarında argo sözler dolaşmasın, bir dadaşa, Müslüman bir Türk gencine argolu küfürlü ifadeler asla yakışmaz. Lütfen çoluk çocuğumuzun ifadelerine dikkat edelim.”

    Erzurum’daki Ramazan etkinliklerine tasavvuf müziği sanatçıları da iz bıraktı. Sanatçı Halil Necipoğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan programında seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle kulakların da pasını sildi. Necipoğlu, “Allah nasip ediyor lütfediyor. Hamdolsun dünyanın bir ucundan öteki ucuna götürüyor, getiriyor ve ben hep orada sizi anlatıyorum. Dolayısıyla bizi anlatıyorum. Bizim vakarımızı bizim birbirimize olan sevgimizi anlatıyorum. Ben sizi ne kadar seviyorsam sizin de beni sevdiğinize inanıyorum, eminim. Teşekkür ederim,

    Şimdi yaklaşık 50 yıl öncesinde Lalapaşa Cami’nin minaresinden 9 yıl, ondan önce de İbrahim Paşa Cami’nin minaresinde mübarek semasının sunan ve sedalara bırakan adeta Palandöken kadar tesirleri olan, Palandöken kadar geniş yüreklilere hitaben semalara nefesini bırakan benim candan aziz bildiğim muhterem babam sizlerin arasında bir yerde otursaydı da, görseydi. Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin” niyazında bulundu.

    İlahi dinletileriyle soluklanan Necipoğlu, Erzurum halkı için verdiği tasavvuf musikisi konserini ara ara sohbetiyle de süsledi. Necipoğlu, “Burada bir konuya değinmek istiyorum. Ülkemizde üç yılı aşkın bir süredir Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması var. Yarışmaya katılan yarışmacı hafızın yüzde 80 ile 85’i Erzurumludur. Bizim evladımız Kur’an-ı Kerim’i okumada dünyada birincisi oldu. Bizim yavrumuz evladımız Ebubekir Kaçan… Ona ödülünü Cumhurbaşkanımız verdi. Bu ne devlettir, ne muazzamdır. Ben o zaman kendisine de babasına da dedim ki; bu yarışmada aldığın sonuç sana muazzam bir gelecek sunacak. Yavrum, evladım durmadan çalış. Geçtiğimiz gün Çamlıca Camii’nde karşılaştık muhterem babasıyla dedi ki sözünü dinledi sonuç bu. Allah ondan razı olsun. Allah bu yavrularımızın sayısını artırsın” diye konuştu.