Etiket: etkilediği

  • Başkan Bozdoğan, dolu yağışının etkilediği bölgede incelemelerde bulundu

    Başkan Bozdoğan, dolu yağışının etkilediği bölgede incelemelerde bulundu

    Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, şiddetli yağış ve dolu afetinden zarar gören bölgede incelemelerde bulundu. Hasar tespit çalışması başlattıklarını bildiren Başkan Bozdoğan, “Tarsus Belediyemizin tüm imkanlarını dolu yağışından etkilenen vatandaşlarımıza seferber ettik” dedi.

    Tarsus Belediye Başkanı Bozdoğan, dünkü sağanak yağış ve doludan etkilenen Tepetaşpınarı, Dorak, Pirömerli, Belen ve Kaklıktaşı mahallerine giderek ceviz büyüklüğünde yağan dolunun verdiği zararı yerinde inceledi. Bozdoğan, şiddetli dolu yağışının nergis üretimi yapılan alanlara, kırsal mahallerdeki evlere, araçlara ve çatılardaki güneş enerji panellerine verdiği zararı yerinde gördü.

    Bozdoğan, başkan yardımcıları ile birlikte mahalle muhtarları, vatandaşlar ve köy üreticileri ile görüş alışverişinde de bulundu. Ceviz büyüklüğünde şiddetli bir şekilde yağan ve aradan geçen zamana rağmen erimeyen dolunun verdiği hasar ve zararın tespit edilmesi için belediyenin ziraat mühendislerinin kapsamlı bir şekilde tespit çalışması yürüteceklerini belirten Bozdoğan, vatandaşların sorunlarını dinledi.

    Üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileten Bozdoğan, aşırı yağış ve doludan zarar gören üreticiler için tüm imkanlarını seferber edeceklerini söyledi. Bozdoğan, “Üreticilerimizi bu kötü günde yalnız bırakamazdık. Onun için olayın yaşandığı gecenin sabahında ilk iş olarak belediye ekiplerimizle üreticilerin yanlarına geldik ve zararı yerinde inceledik. Biz belediye olarak vatandaşlarımızın her zaman yanındayız ve her türlü desteği vermeye hazırız. Üzerimize düşen ne varsa yapmak için çalışmalara bugünden başladık. Ekmeğini emeğinden alan emekçi üreticilerimizin başına bu tür doğal afetlerin bir daha gelmemesini temenni ederim” dedi.

  • Başkan Yılmazer yağışın olumsuz etkilediği yerleri inceledi

    Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, aniden bastıran ve kısa sürede hayatı olumsuz etkileyen şiddetli yağış sonrası olumsuz etkilenen noktaları inceledi.

    Aniden bastıran ve kısa sürede hayatı olumsuz etkileyen yağışlar sonrasında hemşehrilerini yalnız bırakmayan Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, su taşkınlarının yaşandığı bölgelerde incelemeler yaparak gereken talimatları verdi. Sapanca sokaklarında incelemede bulunarak mahalle sakinlerinden bilgi aldı. Başkan Yılmazer, “Son dönemlerde ani ve etkili olan sağanak yağışlar, yurt genelinde olduğu gibi ilçemizde de zaman zaman etkili olmaktadır. Kısa sürede ve mevsim normallerinin çok üzerinde düşen yağış sonrasında etkilenen hemşehrilerimizin mağdur olmaması için belediye ekiplerimizle birlikte çalışmalarımıza devam ediyoruz. İlçemizde etkilenen yerleri yerinde inceledik ve gereken önlemleri, tedbirleri aldık. Yağış dolayısıyla olumsuz etkilenen hemşehrilerimize ekiplerimiz ivedilikle geri dönüş yaparak gereken destekler verilmektedir” şeklinde konuştu.

  • Van Gölü’nün etkilediği araziler yeniden tarıma kazandırılıyor

    Van’ın Erciş ilçesinde 25 yıl önce Van Gölü suları altında kalan 3 bin dekar alanda inci kefal balığı avlayan mahalle sakinleri, yıllar sonra kavuştukları topraklarını yeniden tarıma kazandırıyor.

    Van Gölü’ne kıyısı bulanan Erciş ilçesine bağlı Kasımbağı Mahallesi’ndeki vatandaşlar, gölün etkilediği arazilerinde yeniden tarım yapmanın sevincini yaşıyorlar. Yıllarca göl suyunun altında kalan yaklaşık 3 bin dekar alanda inci kefal avlayan mahalle sakinleri, bu kez toprağın sodalı sudan tamamen arınması ile birlikte yeniden tarım yapmaya karar verdiler.

    Alanda 400 dekar araziyi traktörle sürdüren Vedat Kasımoğlu, göl suyunun sodalı olması nedeniyle araziyi şimdiye kadar çayır olarak kullandıklarını, ancak toprağın geçen sürede özüne dönmesi ile birlikte yeniden tarım yapmaya karar verdiklerini söyledi. Yetkililerden çayır alanı olarak görülen arazilerinin incelenerek tarlaya dönüşmesini ve verilen tarımsal desteklerden yararlanmak istediğini belirten Kasımoğlu, “Allah nasip ederse 400 dekar alana ilk etapta silaj mısır, yonca, lahana ve patates gibi ürün ekimi gerçekleştirerek ekonomiye katkı sağlamayı amaçlıyoruz’’ dedi.

    25 yıl önce göl sularının altında kalan arazilerinde kayıkla balık avladığını anımsatan traktör sürücüsü Seyfullah Kasımoğlu ise, yeniden arazilerinde tarım yapmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

  • Elazığ’da dolunun 40 bin dekar alanı etkilediği ortaya çıktı

    Elazığ’da geçtiğimiz ay yağan dolunun 40 bin dekar alanı etkilediği tespit edildi.

    Elazığ’ın merkez ve ilçelerinde 19 Mayıs’ta yaşanan dolu afeti nedeniyle Gıda Tarım ve Hayvancılık İl ile İlçe Müdürlüklerince başlatılan hasar tespit çalışmaları tamamlandı. Yapılan çalışmada 40 bin dekar alanda yüzde 30 ile yüzde 80 arasında hasar olduğu belirlendi. Hoş, Kıraç ve Sedeftepe köylerindeki hasar tespit çalışmalarına katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Turan Karahan, üreticilerin her zaman yanında olduklarını belirtti. Karahan, “Hoş, Kıraç ve Sedeftepe köylerinde 85 bin ton civarında rekoltenin olduğu üzüm üretimi yapılmaktadır. Maalesef 19 Mayıs tarihinde meydana gelen dolu, ürünlerimize ciddi anlamda zarar verdi. Dolu zararının ertesi günü ekip arkadaşlarımız tarafından hızlı bir şekilde zarar tespiti başlatıldı. Bugüne kadar yapmış olduğumuz tespitlerde Elazığ merkez ve ilçelerinde toplamda 40 bin dekar alanda yüzde 30 ile 80 arasında dolu zararı olmuş” dedi.

    Zarar tespit sonuçlarının ilgili kurum ve kuruluşlara ulaştığını aktaran Karahan, “Üreticimiz yıl boyunca sadece ürettiği bu ürünlerden elde edeceği mahsulü bekliyor. Bütün gelir kaynağı budur. Devlet olarak bizim uyguladığımız kanun ve yönetmelikler var. Bu yönüyle üreticilerimizin yüzde 50’sini bakanlığımızın ödediği TARSİM uygulamasından yararlanmasını istiyorum. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü teknik elemanları olarak sadece bu konuda değil, özellikle yetiştirme teknikleri, hastalık ve zararlılar ile mücadele, bahçe ve bağ tesisleri, toprak işleme, hasat teknikleri gibi konularda sürekli sahada olacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Doç. Dr. Çetin: “Nadir hastalıkların Türkiye’de 6-7 milyondan fazla insanı etkilediği düşünülmektedir”

    SANKO Üniversitesi Moleküler Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zafer Çetin, nadir hastalıkların Türkiye’de 6-7 milyondan fazla insanı etkilediğini söyledi.

    SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesinde akademisyen, öğretim üyesi ve doktorlar, 28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü’nü sembolize eden renkli eldivenler giyerek, nadir hastalıklar konusuna dikkat çekti. Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zafer Çetin, toplumda görülme oranı 2 binde birden daha düşük olan hastalıkların “nadir hastalık” olarak tanımlandığını belirterek, “Nadir hastalık dememize rağmen bu hastalıkların sayısı düşünülenden fazladır. Bugüne kadar 7 binden fazla nadir hastalık tanımlanmıştır” dedi.

    Miyotonik distrofiler, akondroplaziler, fenilketonüri, kistik fibroz, konjenital adrenal hiperplazi, spinal müsküler atrofi gibi nadir hastalıkların Türkiye’de diğer ülkelere göre daha sık görüldüğüne dikkati çeken Doç. Dr. Çetin, Türkiye’de akraba evliliği oranının diğer ülkelere göre yüksek olmasının bu durumun başlıca nedeni olduğuna vurgu yaptı. Doç. Dr. Çetin, “Genelde kaynağı genetik olan nadir hastalıkların seyri kronik olup, hastanın yaşam süresini kısaltan nadir hastalıkların dünya çapında 300 milyondan, Türkiye’de ise 6-7 milyondan fazla insanı etkilediği düşünülmektedir” şeklinde konuştu.

    Nadir hastalıkların çoğunda hastalığın kesin tedavisinde kullanılan bir ilaç bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Çetin, “Ancak son yıllarda nadir hastalıklar konusunda artan bilinçlenme ile birlikte Tip1, Tip2, Tip4 ve Tip6 Mukopolisakkaridozlar gibi nadir hastalıklarda hayat kalitesini artırmayı sağlayan enzim yerine koyma temeline dayalı ilaçlar geliştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    ADA geninde mutasyonlar sonucunda ortaya çıkan ağır kombine immün yetmezlik (ADA-SCID) hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere gen tedavi temeline dayalı geliştirilmiş olan ilacın 2016 yılında European Medicines Agency (EMA) tarafından hastalarda kullanılabileceği müjdesini veren Doç. Dr. Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu gelişmeler umut vaat etse de tedavisi henüz bulunamayan nadir hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek yeni ilaçların geliştirilebilmesi için daha çok Ar-Ge yapılması ve gerek tıp camiasında, gerekse toplumda farkındalığın artırılması gerekmektedir.”

    Erken teşhisin önemi

    SANKO Üniversitesi Moleküler Tıp Anabilim Dalı ve Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlker Saygılı ise nadir hastalıklar ile mücadele eden hastaların yaşam kalitelerinin hastalıklardan dolayı etkilendiğini belirtti. Nadir hastalıklarla etkin mücadelede erken teşhisin çok önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Saygılı, “Erken teşhis ile hastalıkların tespit edilmesi, hastalığın seyri açısından çok önemlidir. Bunun için de erken dönemde hastalığın tanısını en kısa sürede koyabilecek yüksek standartlarda ve tam donanıma sahip laboratuvarların kolay ulaşılabilir olması gerekir” uyarısını yaptı.

    SANKO Üniversitesi olarak nadir hastalıklarla mücadele konusunda üzerlerine düşen görevi yerine getirmek amacıyla yaptıkları çalışmaların devam ettiğini bildiren Prof. Dr. Saygılı, farkındalık oluşturmak amacıyla bu çalışmayı organize eden SANKO Üniversitesi Bilimsel Araştırma Topluluğuna teşekkür etti.