Etiket: ETİ

  • İzmir’de AT ETİ Operasyonu: 14 AT Kesilmiş Halde Bulundu

    İzmir’in Konak ilçesinde kaçak yollarla kestikleri 14 atı pazara sürmeye hazırlanan 8 kişi polis ekiplerince suçüstü yakalandı.

    Umurbey Mahallesi İşciler Caddesinde bulunan bir depoda at kesimi ihbarını alan Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Gelen ihbar üzerine harekete geçen polis ekipleri baskın yaptıkları depoda kesilmiş halde toplam 14 at buldu.

    Pazara sürmek için kestikleri atın etlerini parçalara ayıran, D. E.(40), C. E.(17), S. N.(59), T. A., M. Ö.(24), F. Ş.(17), M. B.(47) ve H. U.(23) suçüstü yakalandı. Parçalanarak satışa hazır hale getirilmiş çok miktarda at etine el konulurken, suçüstü yakalanan sekiz kişi ise ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kesilen 14 at Konak ilçe Tarım Müdürlüğü tarafından incelendikten sonra, Konak zabıta ekiplerince imha edilmek üzere götürüldü.

  • Ağızdaki En Büyük Sorun: ’Diş ETİ’

    Diş Hekimi A. Doğan Bircan, diş ve diş eti hastalıklarının oldukça önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirtti.

    Dişlerin düzgün temizlenmediği takdirde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıklarının bakteri ürettiğini kaydeden Diş Hekimi A. Doğan Bircan, “Bakteri plağı dediğimiz bu birikintiler, diş çürüklerinin ve diş eti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar. Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir. Diş eti iltihabının ilk belirtisi diş etindeki kanamalardır. Diş etlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Diş eti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, sağlıklı diş eti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır” diye konuştu.

    Diş eti hastalığının belirtileri hakkında bilgi veren Diş Hekimi A. Doğan Bircan, diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisinin diş eti kanaması olduğunu dile getirdi.

    Sağlıklı diş etinin kanamadığını kaydeden Bircan, “Diş etlerinde şişmeler, kızarmalar oluyorsa, diş etlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet oluşuyorsa, diş eti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar görülüyorsa, diş ile diş eti arasından iltihap geliyorsa, dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler arasında açılmalar oluyorsa, ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat hissi var ise geç kalmadan bir diş hekimine muayene olunması gerekmektedir. Diş eti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır. Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur. Bunun yanı sıra genetik faktörler, sigara kullanımı, ilaç kullanımı, hormonel değişiklikler, stres, diş sıkmak ve gıcırdatmak, kötü beslenme, şeker hastalığı ve uyumsuz yapılmış protezler de diş eti hastalıklarının başlıca sebepleri arasında sayılmaktadır” dedi.

    Bakteri plağının kaldırılmadığı takdirde, sertleştiğini ve diş taşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintilerin oluştuğunu belirten Bircan, “Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler diş etlerine zarar verir. Toksinler diş etlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilir. Periodontal hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynayabilirsiniz. Yaşam boyu dişlerinizi ağızda tutmak için bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak her gün, dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir. Diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması da son derece önemlidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği, sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği ismi verilmektedir. Diş hekiminizin sizin özel gereksinimlerinize göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile diş etlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz. Diş hekimini düzenli ziyaret ederek ağız sağlık ürünleri hakkında diş hekiminizden öneriler alabilirsiniz. Piyasada pek çok çeşit diş fırçası, diş ipi, ağız gargaraları ve dişler arası temizleyicileri bulunmaktadır. Diş hekiminiz size en uygun olan ürünleri seçmenizde yardımcı olacaktır” ifadelerini kaydetti.

    Diş eti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisinin genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi olduğunu aktaran Bircan, şunları söyledi:

    “Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Diş eti hastalıklarının erken safhalarında uygulanan bu işlemler genellikle yüz güldürücü sonuçlar için yeterli olmaktadır. Daha ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahalenin amacı, derin ceplerdeki diş taşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve diş etlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir. Tedavilerden sonra periodontal hastalar periyodik olarak görülmelidir. Periodontal tedavi ile elde edilen olumlu sonuçları korumanın tek yolu dişlerin fırçalanması, diş ipi ve bakteri birikintilerini ortamdan uzaklaştıran kimyasal ajanların düzenli olarak kullanılmasıdır. Ve en önemlisi diş hekiminin önerdiği aralıklarla kontrolünüzü yaptırmaktır.”

  • Diş ETİ Problemleri Diş Kaybına Neden Olur

    İSTANBUL (İHA) – Dt. A. Doğan Bircan, diş eti problemlerinin diş kaybına neden olduğunu belirtti.

    Dişlerin düzgün temizlenmediği takdirde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkların bakteri ürettiğini söyleyen Dt. A. Doğan Bircan, “Bakteri plağı dediğimiz bu birikintiler, diş çürüklerinin ve diş eti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar. Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Ve bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir. Diş eti iltihabının ilk belirtisi diş etindeki kanamalardır. Diş etlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Diş eti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, sağlıklı diş eti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır” dedi.

    DİŞ ETİ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Dt. A. Doğan Bircan, diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisinin diş eti kanaması olduğunu anlatarak, “Sağlıklı diş eti kanamaz. Diş etlerinde şişmeler, kızarmalar oluyorsa, diş etlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet oluşuyorsa, diş eti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar görülüyorsa, diş ile diş eti arasından iltihap geliyorsa, dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler arasında açılmalar oluyorsa, ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat hissi var ise geç kalmadan bir diş hekimine muayene olunması gerekmektedir” diye konuştu.

    DİŞ ETİ HASTALIĞINA NELER SEBEP OLUR?

    “Diş eti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır” diyen Dt. A. Doğan Bircan, “Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur. Bunun yanı sıra genetik faktörler, sigara kullanımı, ilaç kullanımı, hormonel değişiklikler, stres, diş sıkmak ve gıcırdatmak, kötü beslenme, şeker hastalığı ve uyumsuz yapılmış protezler de diş eti hastalıklarının başlıca sebepleri arasında sayılmaktadır. Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diş taşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler diş etlerine zarar verir. Toksinler diş etlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilir.

    Periodontal hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynayabilirsiniz. Yaşam boyu dişlerinizi ağızda tutmak için bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak her gün, dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir. Yukarıda sayılanlara ek olarak diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği ismi verilmektedir. Diş hekiminizin sizin özel gereksinimlerinize göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile diş etlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz” dedi.

    Diş hekimini düzenli ziyaret ederek ağız sağlık ürünleri hakkında öneriler alınabileceğini dile getiren Dt. A. Doğan Bircan, “Piyasada pek çok çeşit diş fırçası, diş ipi, ağız gargaraları ve dişler arası temizleyicileri bulunmaktadır. Diş hekiminiz size en uygun olan ürünleri seçmenizde yardımcı olacaktır. Diş eti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesidir. Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Diş eti hastalıklarının erken safhalarında uygulanan bu işlemler genellikle yüz güldürücü sonuçlar için yeterli olmaktadır. Daha ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahalenin amacı; derin ceplerdeki diş taşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve diş etlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir. Tedavilerden sonra periodontal hastalar periyodik olarak görülmelidir. Periodontal tedavi ile elde edilen olumlu sonuçları korumanın tek yolu dişlerin fırçalanması, diş ipi ve bakteri birikintilerini ortamdan uzaklaştıran kimyasal ajanların düzenli olarak kullanılmasıdır. Ve en önemlisi diş hekiminin önerdiği aralıklarla kontrolünüzü yaptırmaktır” ifadelerini kaydetti.

  • Diş ETİ İltihabı Kalp Hastalığı Riskini Artırıyor

    Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Mahmut Sarı, ağız ve diş bakımının kalp sağlığı üzerinde etkisinin olduğunu belirterek, bunun kalp hastalıklarının artmasında ciddi risk faktörü oluşturduğunu söyledi.

    Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Mahmut Sarı, bilimsel çalışmalarda diş ve dişeti hastalıkları ile kalp hastalıkları arasında ilişki tespit edildiğini belirtti. Sarı, “Yapılan birçok bilimsel çalışma, diş ve dişeti hastalıkları ile kalp hastalıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur. Araştırmalara göre, geçmişinde diş eti hastalıkları öyküsü olan kişilerde, kalp rahatsızlığı riskinin yüksek olması söz konusudur. Zira bu kişilerde kalp hastalığı için bir risk faktörü olan iltihap düzeyleri, diş eti sağlıklı bireylere göre yüksek oranlardadır. Burada kast edilen bildiğimiz cerahatli iltihap değil, tıpta inflamasyon denilen, yangı dokuların kızarıklığı ve şişliğiyle karakterize bir durumdur. Columbia Üniversitesi Tıp Merkezi ve New York Presbyterian Hastanesi araştırmacılarının bulguları, hastalarda ağız sağlığının kontrol edilmesiyle iltihap eğilim seviyeleri yüksek olan kişilerin saptanabileceğini ortaya koymuştur. İltihap eğilim seviyeleri yüksek olan kişilerde aynı zamanda kalp damar hastalığı riski de yüksektir” dedi.

    “DİŞ HASTALIKLARI BİRÇOK HASTALIĞIN İPUCUNU VEREBİLİR”

    Dişeti enfeksiyonu bulunması durumunda kalp hastalığının oluşma riskinin yüzde 180’e kadar yükseldiğini kaydeden Sarı, benzer olarak ölümcül koroner kalp hastalığı için de yüzde 50 daha fazla risk oluşturduğunu ve ileriki yaşlarda felç riskini yüzde 300 artırdığını söyledi. Sarı, “Kalp hastalığı ile diş eti hastalıkları ilişkisinin dışında dişler başka birçok sistemik hastalığın tanısında ipuçları verebilir. Bunlardan biri de şeker hastalığı yani diyabettir. Kanayan diş etleri, ağız kuruluğu, çürükler ve mantar enfeksiyonları diyabetin ağızdaki belirtileri olabilir. Kandaki şeker düzeyi yükseldiğinde, ağzınızdaki bakteriler için doğal besin yeri oluşturur, bakteri üremesi artar. Bu bakteriler diş minelerine ve diş etlerine hücum ederek ağızda birçok soruna neden olurlar. Diyabet vücut direncini de düşürdüğünden, bu hastalarda diş eti sorunlarının tedavisi de kolay değildir. Diyabetin diğer komplikasyonlarının yanı sıra, bunu da önlemek için kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutulmalıdır. Endokardit adı verilen kalp içi zarı iltihabının başlıca etkenin diş enfeksiyonları olduğu kesin olarak anlaşılmıştır. Diş enfeksiyonu, diş kökünün ucundaki enfekte alan periodontal cep veya yarım doldurulmuş bir kanal olabilir. Bu nedenle, böyle kalp hastalığı olanlarda bütün bu odakların ortadan kaldırılması zorunludur. Kalp hastalarının diş hekimlerini bilgilendirmeleri gerekir. Anestezik madde seçimi ona göre yapılır. Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar alınıyorsa hekime danıştıktan sonra çekim yaptırılır. Endokardit ve kapak hastalığı olanlarda alınması gereken önlemler ise, girişimden önce antibiyotik verilmesi, müdahalenin yapılması ve bir süre ilaç alınması şeklindedir” diye konuştu.

  • Bursa’da AT ETİ Operasyonu

    Bursa’da polis ekipleri, eski Gemlik yolunda yüklü miktarda at eti buldu. At etlerinin yılbaşı öncesi restoranlara pazarlanmak istendiği ihbarı üzerinde duruluyor.

    Alınan bilgiye göre, polis ekipleri Demirtaş Nahiyesi yakınlarında yaklaşık 100 kilo at eti buldular. Polis, eski Gemlik Yolu Demirtaş Yolu Caddesi üzerinde bir elektrik direğinin yanında poşetler içinde at etlerini buldu. Polis, soruşturmanın genişletilmesi için belediye ekiplerinden yardım istedi.

    Çevrede araştırma yapılırken, at etlerinin kime satılmak istendiği, kalan kısmının rede olduğu ve kesilen atın kime ait olduğu tespit edilmeye çalışılıyor.