Etiket: et

  • Vanlı çiftçilerin ‘et fiyatı’ tepkisi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından kasap ve yemek fabrikalarına düşük fiyatta et verilecek olması, Vanlı hayvan üreticileri tarafından tepkiyle karşılandı.

    Bakanlık tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla pazartesiden itibaren kasaplara kilogramı 22,5 lira fiyatla taze karkas sığır eti, yemek ve et sanayicilerine de 20,5 lira fiyatla dondurulmuş karkas sığır eti satışı yapılacak olması, Van’da tepkileri de beraberinde getirdi. Van-Özalp Karayolu üzerindeki hayvan pazarına gelen üreticiler, besicilikteki yüksek maliyetten yakındı. Üreticilerden Seyfettin Kızıltaş, büyük emeklerle besledikleri hayvanların kilogramını 22-23 TL’den sattıklarını belirterek, “Bakan yanlış yapıyor. Arpanın kilosu 1 lira 10 kuruş. Etin kilosunu indirecek 20 TL’ye. Peki bu çiftçiler ne yapacak? Çiftçiler bitecek. Samanı, yemi düşürsün, marketlerde önlemini alsın. Biz kasaplara 22-23 TL’ye satıyoruz, kasap 50 TL’ye veriyor. Bakan bunun önlemini alsın. Devlet burada hayvansız kalacak. Peki düşürdüler, o zaman hepimiz işletmemizi kapatıp evimizde oturacağız” diye konuştu.

    “Allah rızası için bu kasapları durdursun”

    Bir başka üretici ise kasaplar için önlem alınması gerektiğini belirterek, “Kasaplar eti bizden 22-23 ve 24 TL’den alıyor. Tezgahında 45 TL’ye et satıyor. Allah rızası için bu kasapları durdursun. Önce market ve kasapları durdursun. Biz bir sene bakıyoruz ve hayvandan 300 TL kazanırken, kasap 2 bin TL kazanıyor. Bunun önlemini alması lazım” ifadelerini kullandı.

    “KDV oranları düşerse, et fiyatları düşer”

    Suat Çelik isimli kasap ise fiyatların yüksek olmasını vergilere bağlayarak, “26 TL’ye alınan bir dananın kemik oranı yüzde 22-23’tür. 26 TL’nin yüzde 22’si muhtemelen 7 TL ediyor. 26 TL’nin üzerine 7 TL koyalım 33 lira ediyor. Bunun da yüzde 2 stopajı var. Bu da ticaret borsasında faturalandırmak için ödeniyor. 2 lira da buradan eklenince 35 lira oluyor. Et faturası giriş birdir, çıkış da 8’dir. Otomatikmen yüzde 8’de eklenince kasaba et 36-37’ye mal oluyor, kasap da üzerine bir şey koyacak ki satsın. Şu an fiyatlar normal. KDV oranları düşerse, et fiyatları düşer. Dünyanın hiçbir yerinde gıdada yüzde 8 vergi yoktur. Bu ay 4 bin TL KDV ödemişim. KDV oranı kaldırıldığı zaman bu sorun bence çözülür” şeklinde konuştu.

    Alışverişin neredeyse yok denecek kadar az olduğu hayvan pazarında, çoğu üretici ise getirdiği hayvanlarını satamadan tekrar evinin yolunu tuttu.

  • Bursasporlu isme havaalanında tepki: “Bursa’yı terk et”

    Süper Lig’in 21. haftasında deplasmanda Kayserispor’a mağlup olan Bursaspor’da, eleştirilerin odak noktasında yer alan Deniz Yılmaz, havaalanında şok bir tepkiyle karşılaştı. Yenişehir Havaalanına gelen bir taraftar, Deniz’e yönelik, “Seni bu takımda istemiyorum. Bursa’yı terk et” şeklinde tepki gösterdi.

    Spor Toto Süper Lig’in 21. haftasında yeşil-beyazlı ekip, deplasmanda karşılaştığı Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın 19. dakikasında gördüğü kırmızı kartla takımını yalnız bırakan golcü oyuncu Deniz Yılmaz, eleştirilerin odak noktasındaki isim olurken, deneyimli oyuncu Bursa Yenişehir Havaalanında ise beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Havaalanına gelen Necmi Ayıldız isimli bir taraftar, Deniz’in önünü keserek, “Sen Bursaspor’u hak etmiyorsun, gideceksin. Gideceksin Bursaspor’dan. Ne hakkın var senin Bursaspor’u perişan etmeye. Bursa’yı terk et. Yakışmıyor sana Bursaspor forması. Bir daha giyme Bursaspor formasını” diye tepki gösterdi. Yeşil-beyazlı taraftarları Bursaspor İkinci Başkanı Ali Ademoğlu ile Teknik Direktör Mutlu Topçu, sakinleştirmeye çalıştı.

  • ET TÜKETİRKEN DİKKAT !

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, havaların ısınmasıyla birlikte piknik zamanının da başladığını ifade ederek, “Piknikte en sık tüketilen besinlerin başında etler geliyor.” dedi.
    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, et tüketimi hakkında şu bilgileri verdi:
    Sağlıklı beslenme çerçevesinde temel besin maddelerinden biri olan etler, hayvanların yenebilen kas dokularıdır. Beslenmede, besinlerin içerdiği protein, vitamin ve mineral gibi besin öğeleri büyük önem taşımaktadır. Etler; biyolojik değeri yüksek, iyi kalite protein kaynağıdırlar. Ayrıca A ve özellikle B grubu vitaminleri ile demir, çinko, fosfor ve magnezyum mineralleri bakımından da zengindirler.
    Ülkemizde en çok koyun, sığır, kümes hayvanları, deniz ürünleri ve av hayvanlarının etleri kullanılmaktadır. Ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili
    olmasına, birçok göl ve nehirlere sahip olmamıza rağmen balık tüketimi çok azdır. Hele ki diğer deniz mahsullerinin tüketimi yok denecek kadar azdır. Halbuki su ürünleri, iyi kalitede protein, A, K ve B vitaminleri ile iyot, fosfor ve çinko gibi mineraller bakımından zengindir.
    Yapılan bilimsel araştırmalarda kırmızı et yerine su ürünlerini tercih eden topluluklarda koroner kalp hastalığının daha az görüldüğü saptanmıştır. Balık, denizden uzak ve küçük kasabalarda diyette çok az yer almaktadır. Ancak, son yıllarda tarla ve göl balıkçılığına önem verilmesi, balık tüketiminin artmasını sağlamıştır. Protein içeren besinlerin çoğu aynı zamanda yağ da içermektedir. Bu nedenle kırmızı et yerine, beyaz et tüketimine öncelik tanınması; kırmızı et seçiminde koyun ve kuzu eti yerine, az yağlı dana etinin tercih edilmesi daha sağlıklı olacaktır. Özellikle tavuk ve hindinin beyaz eti, en yağsız et sınıfında yer
    almaktadır. Tabi derilerinin yenilmemelidir..
    Etleri Nasıl Pişirmeliyiz?
    Etler hangi yöntemle pişirilirse pişirilsin hafif veya orta sıcaklıkta uzunca bir sürede pişirilmelidir. Aksi taktirde çok yüksek sıcaklık et proteinlerini katılaştırarak suyunun kaybına ve lezzetinin azalmasına neden olmaktadır. Bilhassa kuru sıcaklıkta pişirilen etlerde bu hususa dikkat edilmelidir. Yüksek sıcaklık derecesinde pişen etlerin protein ve bazı vitamin değerlerinde bir miktar azalma olabilir. En çok zarar gören B1 vitaminidir. Izgara yapılan etlerde etten damlayan sularla B12 vitamini ve folat kayıpları da olur. Pişirme etin sindirimini kolaylaştırır, lezzetini artırır. Haşlama, ızgara ve buğulama yöntemiyle pişirilen etlerin sindirimi, yağda kızarmış etlere nazaran daha kolaydır. Ayrıca yağda kızarmış veya ateşe çok yakın ızgara edilmiş etlerde kanser yapıcı nitrozamin gibi zararlı kimyasallar
    oluşabilir. Bu nedenle yanmış, kararmış olan kısımlarının yenilmemesi gerekir.
    Etin, bilhassa fırında rosto şeklinde pişirilmesinde, iç sıcaklığının 70?C üstüne çıkması mikropların ölmesi bakımından gereklidir. Pişirilen etler oda sıcaklığında yarım saatten fazla bekletilmemeli, ya hemen tüketilmeli ya da kalan kısmı buzdolabında saklanmalıdır. Çünkü etler ve et içeren yemekler dışarıdan karışacak mikropların üremesi için iyi bir ortamdır.
    Etlerin Tüketilmesi
    Kıyma haline getirilmiş etler hazırlandığı gün içinde kullanılmalı, kullanılana kadar soğutucuda tutulmalıdır. Kuşbaşı, biftek gibi etler soğutucuda en çok bir gün tutulabilir. Parçalanmış ya da kıyma haline getirilmiş etler satın alındığı gün kullanılmayacak ise, pişirilecek miktarlar yağlı kağıda ya da et sarmada kullanılan poşetlere sarılarak soğutucunun buzluğunda dondurulmalıdır. Etler, hızlı yöntemle
    dondurularak -18?C’de 3 aya kadar saklanabilir. Pişirilmesine 6-8 saat kala soğutucu kısma alınıp, çözülür çözülmez kullanılmalıdır. İsteğe bağlı olarak mikrodalga fırınların çözdürme fonksiyonu da kullanılabilir. Çözdürülen et, kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır.

  • “Bir Tebessüm Armağan ET” Projesine Iğdır Üniversitesi’de Destek Verdi

    Iğdır’da “Bir Tebessüm Armağan Et” projesi kapsamında projeye destek verenler Aşağı Çarıkçı İlkokulu’nda 39 öğrenci ile buluştu.

    Iğdır’da kamu kurumlarında çalışan gönüllü personel ile temel eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler arasında bir bağ oluşturup kamu kurumlarındaki personellerin görevleri konusunda öğrencilerde farkındalık yaşatmak amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Bir Tebessüm Armağan Et” projesi kapsamında Iğdır Üniversitesi bu projeye destek vermek amacıyla Aşağı Çarıkçı İlkokulu’nda 39 öğrenci ile buluştu. Iğdır Üniversitesi ve İl Jandarma Alay Komutanlığı tarafından görevlendirilen personellerin ziyaretinde öğrencilerin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Ziyareti gerçekleştiren Iğdır Üniversitesi Genel Sekreteri Ahmet Kızılkurt, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın, yüzlerindeki gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasınıdiliyorum” dedi. Bu anlamlı ziyaret hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından sona erdi.

  • Çocuk Gelişiminde Söz Dr. Obengül Ejder’in, ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım ET’’

    İlk kitabı ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’i okuyucularla buluşturan Dr. Obengül Ejder, kitabında çocukların psikolojik ve cinsel gelişimlerine dair edindiği tecrübelere yer verdi.

    Aile ve evlilik terapistliği, çocuk ve ergen danışmanlığı, madde bağımlılığı danışmanlığı gibi alanlarda hizmet veren Dr. Obengül Ejder20 yıllık meslek yaşamında edindiği deneyimlerden çocukların cinsel ve psikolojik gelişimleri ile ilgili bölümleri kitaplaştırdı. Zorlu Center’da gerçekleştirdiği imza gününde ilk kitabı olan ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’in çıkış tarihinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Dr. Obengül Ejder, bu kitabı çocuklara ithaf ettiğini dile getirdi.

    ‘’ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİK VE CİNSEL GELİŞİMLERİYLE İLGİLİ SORUNLARA DEĞİNDİM’’

    Çocukların kişilik yapılanmasının daha çok 0-7 yaş arasında oluştuğunu dile getiren Dr. Obengül Ejder, ‘’Bu dönemde aile içinde, toplum içinde yaşanan her türlü travma çocukları etkiler. Ben de bu sebeple çocukların gelişim döneminde karşılaşabilecekleri psikolojik ve cinsel gelişim sorunlarına çözüm yollarını anlattım. Çocukların ergenlik döneminin sonuna kadar yaşabilecekleri sorunlara da kitabımda yer verdim. Çocuklarda parmak emme, tırnak yeme, üzerine tuvaletini kaçırma gibi gelişim problemleri olduğu gibi özellikle ergenlik itibariyle cinsel gelişimle alakalı sorunlar da ortaya çıkıyor. Ben, çocuklara 3 yaşından itibaren cinsel eğitim konusunda bilgi verilmesinin altını özellikle çizmek istedim. Anne babanın çocuğun cinsellikle ilgili sorduğu sorulara nasıl yanıt vermesi gerektiğine de değindim’’ diye konuştu.

    ‘’KİTABIMDA YAŞANMIŞ OLAYLARA DA YER VERDİM’’

    Son zamanlarda çocuk istismarı ile ilgili haberlerin medyada fazlaca yer aldığını belirten Dr. Obengül Ejder, ‘’20 yıllık hekimim ve meslek hayatım boyunca çocukların maruz kaldığı istismar, tecavüz, taciz gibi durumlarla sürekli karşılaştım. Çocukların karşılaştığı her türlü ihmal ve istismarı, anne ve babaların bu konuda neler yapabileceğini kitabımda anlatmaya çalıştım. Bununla birlikte çocukların özellikle ergenlik dönemlerindeki cinsel gelişimlerinde nasıl davranılması gerektiğine de değindim. Sıkıcı olmaması adına kitapta resimler kullandık. Ayrıca 20 yıl boyuca karşılaştığım vaka örneklerine elbette etik ilkeler çerçevesinde, isimleri kullanmadan ve olayları biraz değiştirerek yer verdim. Çünkü insanlar yaşanmış olaylardan daha fazla ders çıkarabiliyorlar. Ben elimden geldiğince bunları bir araya getirdim, bundan sonrası okuyucuya kalmış’’ diyerek sözlerini noktaladı.

    NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ’NDEN DESTEK

    ’’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’ kitabına Nişantaşı Üniversitesi’nden de destek geldi. Düzenlenen imza günü etkinliğine katılan Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal ve öğrenciler kitaplarını Dr. Obengül Ejder’e imzalattı. Özellikle bu tür konularda çalışan doktorlara ve yazarlara destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Levent Uysal, ‘’Biz Nişantaşı Üniversitesi olarak bu konuda gereken desteği vermeye çalışıyoruz. Bu etkinlik çocuk gelişimi bölümümüzü kapsıyordu. Bu tür çalışmaları üniversitedeki arkadaşlarımıza aktarmak üniversitemiz için çok değerli’’ dedi.