Etiket: Estetikte

  • Op. Dr. Erdoğan: “Genital estetikte lazer uygulamalarıyla doğum öncesine dönüş mümkün”

    Op. Dr. Erdoğan: “Genital estetikte lazer uygulamalarıyla doğum öncesine dönüş mümkün”

    Kadınların sağlıklı ve genç görünümü, genital bölgeleri için de istemelerinin artık normal bir süreç olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Erdoğan, “Lazer uygulamaları ile vajinoplasti ortalama 5-10 dakika sürer. Yan etkileri minimal olduğu için tedavi sonrası istirahat gerektirmez, hasta normal yaşantısına devam edebilir” dedi.

    VM Medical Park Mersin Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Erdoğan, gebelik, normal doğum, kilo alıp verme, sigara, kronik öksürük, hormonal dengesizlikler, menopoz ve yaş alımı ile beraber kadınların cinsel organlarında vajinal kaslarda gevşeklik ve vajinal kanalda genişleme, şekil bozuklukları, idrar kaçırma gibi pek çok istenmeyen sonuçla karşılaşılabildiğini belirtti.

    Genital estetikte lazer tedavileri hakkında bilgi veren Op. Dr. Erdoğan, “Özelikle yaşlanma ve normal doğum travmasının sonucunda ortaya çıkan vajinal gevşeme ve sarkmalar, ilişki esnasında sürtünme hissinin azalması sonucunda cinsel doyumda azalmaya ve eşler arasında soğukluk oluşmasına neden olabilmektedir. Kadınların kendine verdiği önemin ve sosyoekonomik düzeyin artışı ile doğru orantılı olarak genital estetik uygulamaları; özellikle lazer teknolojisinin de günlük pratiğimize girmesiyle hız kazanmıştır” diye konuştu.

    “Tedavi süreci ortalama 5-10 dakika sürüyor”

    Lazer uygulamaları ile karbondioksit ve radyo frekansı beraber kullanılarak anestezisiz, ameliyatsız, dikişsiz, günübirlik bir işlem sonrasında normal hayata dönüldüğünü söyleyen Erdoğan, “Lazer uygulamaları ile vajinal kaslar eski kuvvet ve sıklığına kavuşur. Vajinanın iç ve dış çapı azalır. Gevşeklik, kuruluk, kaşıntı, sürtünme ve ilişki esnasında ağrı şikayetleri düzelir. Lazer uygulamaları ile vajinoplastinin ortalama uygulama süresi 5-10 dakika olup yan etkileri minimal olduğu için tedavi sonrası istirahat gerektirmez, hasta normal yaşantısına devam edebilir. Bu lazer uygulaması ile doğum yapmadan önceki vajinal sıkılığa geri dönüldüğü için cinsel aktivite ve çiftin cinsel doyuma ulaşması tekrar mümkün hale gelmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Cerrahi sonrası genital bölgede kan akımı azalıyor”

    Kadınlarda hem menopoz hem de kanser veya çeşitli nedenlerle yapılan cerrahi girişimler sonrasında östrojenin azalması nedeniyle genital bölgelerde kan akımının azaldığını ve buna bağlı vajinal atrofi ve kuruluk olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Menopoz sonrası kadınların büyük bir kısmında görülen atrofinin derecesi ile doğru orantılı olarak kaşıntı, kuruluk, kayganlıkta azalma, anormal akıntı, hatta ilişki sırasında ağrı, enfeksiyonlara eğilim hissedilebilir. Yine mesane bölgesinde kaslarda gevşeme ve atrofi sonucu gülme, hapşırma, öksürme, egzersiz gibi aktivitelerle ortaya çıkan istemsiz idrar kaçırma şikayetleri başlar. Fraksiyonel karbondioksit lazerle başarı ile bu hastalıkları tedavi edebilmekteyiz.”

    “Lazer uygulamaları sonrası normal hayata devam edilebilinir”

    Genital estetikte lazer uygulamalarında fraksiyonel karbondioksit lazerin vajinal mukoza dokusuna etki ederek kolajen üretimini ve kan akışını hızlandırdığını ifade eden Op. Dr. Erdoğan, işlemin detaylarını şöyle anlattı:

    “Karbondioksit lazer uygulaması ile cilt altı kolajen liflerinde hızlı bir yenilenme ve iyileşme izlenir. Bu nedenle fraksiyonel karbondioksit lazer vajina gençleştirmede altın standart olarak kabul edilir. Fraksiyonel karbondioksit lazer sonrası hemen normal hayata geçilip mümkün olan en kısa sürede yürüyüşlere başlanır. Sadece cinsel ilişkiye başlamak için 1 haftalık bir bekleme süreci mevcuttur. Lazer uygulama sıklığı 45 gün aralıklarla 3 seans olup, gereklilik halinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Lazer uygulamaları ile öksürme ve hapşırma ile idrar kaçırma, normal doğum sonrası veya yaşla ortaya çıkan gevşeklik hissi, vajinadan ses çıkması, ilişki esnasında his azalması, menopoz sonrası kuruluk tedavisi, kronik dirençli vajina enfeksiyonları, vulva beyazlatma, doğum sonrası çatlak tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır.”

  • Medikal estetikte 7 maddeye dikkat

    Dr. Sevgi Ekiyor, medikal estetikte 7 maddeye dikkat çekti.

    Dr. Sevgi Ekiyor, maddeler halinde şu bilgileri verdi:

    1. Botoks sağlığa zararlı mıdır ve gebelikte yapılabilir mi?

    Botoks bir toksin olsa da sağlığa zararlı değildir. doğru şekilde uygun dozlarda yapılmadığında ancak bazı komplikasyonlar; kaşlarda asimetri, gereğinden fazla kalkmış kaşlar nedeniyle şaşkın bir yüz ifadesi, kaşların yukarıya hiç kaldırılamaması, kaşların ve göz kapaklarının aşağıya düşmesi, ağız kenarına yapılan uygulama sonrası konuşma zorluğu, yetersiz uygulama nedeniyle kırışıklıkların giderilmemesi veya kaşların kalkmaması görülebilir. Bunlarda hekim tarafından düzeltilebilir. Botoksun gebelik ya da emzirme sırasında kullanım güvenilirliği saptanmamış olup C kategorisinde yer almaktadır. Botoksun gebelik ve emzirme döneminde kullanılması önerilmemektedir.

    2. Botoks yüzde şişme, gözaltlarında şişme yapar mı?

    Botoks bir dolgu maddesi görevi görmez. Yüz bölgesindeki mimik kaslarına geçici ve uygulama ihtiyacına bağlı tam ya da kısmi felç yapar. Haliyle diğer komşu mimik kasları daha efektif çalışmaya başlayınca o bölgede daha önce hastanın fark etmediği katlanmalar artar ve hastaya gözaltından şişiik ve torbalanma yapmış olarak zannedilir. Böyle bir etkisi yoktur.

    3. Dolgu maddelerinden en sık kullanılan hyarulonik asit nedir?

    Hyaluronik asit insan vücudunda bulunan sağlık açısından önemli bir madde olup ilerleyen yaşlarda vücutta azalmaktadır. Dolgu maddesi olarak 19. Yüzyılın ikinci yarısından beri kullanılıyor olup gayet güvenilir bir yöntemdir. Kırışıklıkların azalması , su dengesi , eklemlerde yumuşatıcı etki etmesi gibi birçok faydası da bulunmaktadır. Dolgu maddesi bulunduğu bölgeye sadece etki gösterir. Etrafına su toplama özelliği olup bu sebeple uygulamalarda şişlik gözlemlenebilir. Kendiliğinden gerileyebilkecek bu şişlik açısından gene de birkaç gün alkol tüketmeme, ara ara soğuk uygulama, çok sıcak su ,buhar,sauna gibi ortamlardan sakınma gibi tedbirlerle atlatılır. Geçici dolguların etkisi uygulamasının ömrü 6 ay ile 24 ay arasında değişmektedir. Bu süre seçilen dolgunun içeriğine ve yoğunluğuna göre değişmektedir. Hastanın cildinde yağ oranının ve su miktarının azalmasına bağlı olarak bütçesel olarak daha az dolgu talep edilmesi ile çalışmada tatmin edici sonuçlar alınmayabilir yoksa; vucudunuzda dolguyu yıkacak hyalurinidaz enzimi normal seviyelerden fazla olmadıkça ya da dışarıdan tüketilmedikçe dolgunun kendiliğinden yıkımı beklenmemektir.

    4. Mezoterapiler çarpıntı fenalaşma yapar mı? ne gibi yan etkiler olabilir?

    Mezoterapide sistemik dediğimiz çarpıntı bulantı baş dönmesi gibi bulgular beklenmez. Mezoterapi sadece cilt içi uygulanan bölgede yanma hissi, kızarıklık, hassasiyet iğne yerlerinde morarma yapabilir. Bunlar da buz ve hekim tarafılan önerilen krem uygulamaları ile gene birkaç gün alkol tüketmeyip sıcak su sauna vbuhardan uzak durarak geçecek yan etkilerdir.

    5. Bronzlaşmak işlem yaptırmaya engel midir?

    Bronzlaşmak cilt yapısında su kaybı yaratıp gerginliğini artıran üst cilt tabakasının ölü hücrelerini çoğaltan bir durumdur. Bu sebeple asitle yapılan yüz soyma işlemleri ve tüm yüz uygulanıcak lazerle cilt gençleştirme ve lazerli epilasyon işlemleri için engeldir. Genel olarak güneşle direk temas etmemek güneş kremi kullanımı ve güneşlenmenin 10.00-11.00 gibi ya da 16.00 dan sonra yapılmasını uv ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için ister işle yaptırsın ister yaptırmasın tüm hastalarımıza öneririz.

    6. Botoks aşırı terleme tedavisinde kullanılmaktadır peki etkisi nasıldır ve hangi bölgeler için uygundur?

    Hiperhidrozis tedavisinde kullanımı, ter bezlerine ulaşan sinirlerde geçici blokaj sayesinde ter oluşumunu geçici olarak durdurmasına bağlıdır.. En sık koltukaltı aşırı terlemesi olanlarda , el ve ayaklarda da kullanır. Etki süresi 3-9 ay sürmektedir. Yüz terlemelerinde çok etkili değildir. Yüz uygulamalarında ciltte gerginlik vs yapacağından o bölgede estetik değişiklik istemeyenler için uygun değildir. Genelde ilkbaharda botoks enjeksiyonu yapılan kişilerde yaz dönemini mutlu bir şekilde geçirmek hedeflenir.

    7. Bazı kişilerde saç ekimi başarısız olmaktadır bunun nedenleri nelerdir ve neler önerirsiniz?

    Vücuttaki kılın veya saçın olduğu yerden doku dışına alınıp; başka bir vücut veya saçsız alana ( saçsız veya vücutta başka bir alana) yerleştirilmesi işlemine saç ekimi denir. Saç ekimi bir tür doku naklidir ve bu nakil kişinin kendi dokusuyla yapılır. En sık erkelerde, erkek tipi androjenik dökülmeler için uygulanmaktadır. Saç ekimi yapılmadasn önce ve yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekn hususlar vardır. Kişinin saçlı derisini saç ekimine prp mezoterapi saç botoksu gibi kişiye uygun tedavilerler hazırlamak mühimdir. Vucutta bulunan herhangi vitamin eksikliği hormonal bozukluk gibi durumların tespiti yapılıp onlara yönelik tedaviler başlanmalıdır. İşlem sonrasında da saç kaybetmiş bir bölgenin gene aynı şeyi tekrarlama mekanşzmasını bozmak iyileştirmek esasıyla tam başarıya ancak ulaşılabilir.

  • Kadınların şikayetlerine estetikte gelişen teknoloji ile son

    Yaz mevsimi yaklaştıkça kadınların en çok kol ve bacak sarkmaları, cilt çatlakları, selülitler ve fazla yağlardan şikayet ettiklerini belirten uzmanlar, bunların gelişen teknoloji ile son bulabileceğini söyledi.

    Yaz mevsiminin yaklaşması nedeniyle kadınların en çok boyun, gıdı, bacak ve kol bölgelerindeki sarkmalardan şikayet ettiğini ve kısa zamanda sıkılaşmış vücuda sahip olmayı arzuladıklarını belirten uzmanlar, bunun için ise kişilerin sıklıkla estetik uygulamalara başvurduğuna dikkat çekti. Ameliyatsız estetik uygulamaların kadın erkek fark etmeksizin ergenlik dönemi sonrasında sağlık sorunu olmayan herkese rahatlıkla uygulanabileceğini belirten Estetik Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Aydın, “Boyun, dekolte, kol, bacak ve karın bölgelerine yapılan çeşitli ameliyatsız medikal estetik uygulamalar ile daha fit ve genç bir görünüm sağlanabilmektedir. Radyofrekans yönteminin boyundaki kırışıklıklar ve sarkmalar, yüz ve dekolte bölgesindeki ince kırışıklıklarda bilinen olumlu etkisi, altın iğne yönteminin eklenmesi ile daha etkin ve uzun süreli tedavi edilebilmesini sağlamaktadır. Genel anestezi gerektirmeden yaklaşık yarım saatlik bir uygulama ile rahatlıkla tedavi sağlanabilmektedir. Sıkılaştırıcı mezoterapi uygulamaları kollardaki sarkmalarda kısa sürede etkili olmaktadır. Kişinin durumuna bağlı olarak mezoterapi sonrasında uygulanabilen radyofrekans ve triactive işlemleri de daha kalıcı bir etki sağlamaktadır. Özellikle triactive uygulaması, sarkmaların en sıklıkla görüldüğü gıdı bölgesinde de toparlanmayı destekler” dedi.

    Bacak bölgesinde yağlanma, sarkma ve selülit problemleri olan kişilere mezoterapi ve cihaz destekli kombinasyonlar uygulanabileceğini ifade eden Aydın, “Öncelikle yağ yakıcı ve sıkılaştırıcı bir mezoterapi uygulaması ve ardından radyofrekans, kavitasyon, triactive, altın iğne tedavileri bacaklarda kısa zamanda incelme, toparlanma sağlar. Ancak yağlanma problemlerinde hangi uygulama yapılıyor olursa olsun yapılacak tedavilerin doğru bir beslenme planı ve egzersiz ile desteklenmesi gerekir. Kişi uygulamalara ek olarak kendi vücut yapısına uygun özel beslenme planı uygulamalı ve haftada en az 3 gün egzersiz yapmalıdır. Uygulama etkinliğinin devamlılığı için bunlara dikkat edilmesi önemlidir” diye konuştu.

  • Medikal estetikte kış uygulamaları

    Medikal Estetik Hekimi Dr. Devrim Gürsoy, cilt lekesi tedavisi Thulium lazer seansı için kış ayının en ideal dönem olduğunu söyledi.

    Ankara Mayasante Polikliniği Medikal Estetik Hekimi Dr. Devrim Gürsoy, kış aylarında ön plana çıkan medikal estetik uygulamaları hakkında bilgiler verdi. Gürsoy, “Medikal estetik alanı, kişilerin estetik açıdan rahatsızlık duyduğu problemleri azaltmak ve gidermek amacıyla, gelişen teknolojiye paralel yeni yöntemler sunarak genişliyor ve kapsamını günden güne genişletiyor. Özellikle kış aylarında, lazerle cilt lekesi giderme uygulaması tedavi sürecinde güneş ışınlarından kaçınmayı ve güneşe hassasiyet gösterilmesini gerektirmesi dolayısıyla en sık başvurulan medikal estetik yöntemlerinden birisi olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

    “Lekenin sebebi pigmentte kontrolsüz hareket”

    Cilt lekelerinin güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluştuğunu hatırlatan Devrim Gürsoy, “Cilt lekeleri sıklıkla güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu cilde rengini veren pigmentin kontrolsüz hareketi ile belirli alanlarda olması gerekenden fazla miktarda toplanması ile oluşuyor. Yaşlılığın yanı sıra kadınların vücudunda hormon değişiklikleri oluşturan gebelik ve doğum kontrol hapı kullanımı da cilt lekelerinin oluşumuna zemin hazırlayan diğer etkenler olarak ön plana çıkıyor.”

    “Hücreleri tedaviye çağıran yöntem”

    Son dönemde medikal estetik alanında fark edilir bir eğilimin, dışarıdan sağlanan basit müdahaleler ile kişinin kendi bağışıklık sistemi mekanizmalarını uyarmak ve kişinin kendi iyileştirici hücrelerinden faydalanmak olduğunu belirten Medikal Estetik Hekimi Dr. Devrim Gürsoy şu ifadeleri kaydetti:

    “Cilt lekelerini giderme amacıyla bu eğilime paralel olarak ön plana çıkan son yöntem ise ister cilde gerginlik ve parlaklık sağlama amaçlı gençleştirme uygulamaları olsun, ister cilt lekelerinin veya çatlaklarının giderilmesine yönelik yöntemler olsun oluşturmaya çalıştığımız şey kişinin kendi vücudunda bir farkındalık yaratarak hücrelerini tedaviye çağırmak. Cilt lekelerinin tedavisinde son dönemde faydalanıyor olduğumuz Lavieen Thulium lazer sistemi de bu mantık ile çalışarak enerji akımı ile ciltte ufak berelenmeler oluşturuyor ve lekenin tedavisi için iyileştirici niteliğe sahip makrofaj hücrelerini uyarıyor. Dışarıdan müdahale ile leke hücrelerini patlatarak iyileştirmeyi amaçlayan Fraksiyonel Lazer Sistemi’nden farklı olarak ciltteki bağışıklık hücrelerini bölgeye çağırarak lekeleri gidermeyi amaçlayan Lavieen Thulium lazer sistemi ile seans sayısı azaltılabiliyor ve tek seans içerisinde dahi olumlu sonuçlar alınabiliyor.”

    Kış aylarında en sık uygulanan tedavilerden biri

    Cilt lekesi tedavisine yönelik Thulium lazer seansının ortalama 20 dakika kadar sürdüğünü ve uygulama sonrası ciltte oluşabilen kızarıklık ve şişliklerin 1-2 gün içinde kendiliğinden geçtiğini belirten Dr. Gürsoy, “Tedavi süreci kişiyi sosyal hayatından alıkoymayacak kadar kolay, ama güneş ışınlarına maruz kalma konusunda hassasiyet gerektiriyor. Lazer seansları devam ettiği süre boyunca hastanın güneş ışınlarından uzak durması ve güneş koruyucu kullanarak güneşin olumsuz etkilerini en aza indirmesi gerekiyor bu yüzden güneş ışınlarının doğrudan etkilerinin en az hissedildiği dönem olması sebebiyle kış ayları tedavi için en ideal dönem” diye konuştu.

  • Estetikte üç boyut teknolojisi

    Hayatın her alanında kullanılmaya başlanan 3D Vectra teknolojisinin artık estetik operasyonlarda da kullanıldığını belirten KBB Hastalıkları Uzmanı Opr.Dr. Denizhan Özkaya, hastaların ameliyat olmadan sonucu görme imkanlarının olduğunu ve estetikte daha iyi sonuç alındığını söyledi.

    Estetik cerrahide 3D teknoloji kullanımıyla artık kişilerin estetik operasyon sonrası halleri hakkında daha net bilgi sahibi olduklarını anlatan ENTO Kulak Burun Boğaz (KBB) Cerrahi Tıp Merkezi KBB Uzmanı Op.Dr. Denizhan Özkaya, 3D Vectra teknolojisinin başta burun estetiği olmak üzere tüm vücut cerrahi işlemlerinde kullanıldığını söyledi.

    En ufak ayrıntılar görülebiliyor

    Hastalarının estetik yapılacak olan bölgelerine 3 boyutlu görüntüleme yazılımı ile uygun bir tasarlama yapılarak ameliyattan önce hastalara gösterildiğini belirten Özkaya, “Estetik operasyon kararı almak çok zordur, ancak ameliyattan önce nasıl görüneceğinizi bilmek kaygıları giderebilir. Cihaz hastanın 3 boyutlu olarak ameliyat sonrası görüntülerini görmesini sağlıyor. Sadece 6 fotoğraf makinesi ile aynı anda tek poz çekiliyor, görüntüler bilgisayara aktarılıyor ve bu görüntünün üzerinde oynama imkanı da oluyor. Daha önce iki boyutlu cihazlar vardı ama onlarda hasta tek pozisyondan görebiliyordu şimdi her şeyi en ufak ayrıntıları büyütüp küçülterek görme imkanına sahip oluyor” dedi.

    Estetikte daha iyi sonuç alınıyor

    3D Vectra teknolojisinin İzmir’de ilk defa kendi hastanelerinde olduğunu ve ameliyattan daha iyi sonuç alınmasına yardımcı olduğunu kaydeden Özkaya, genellikle hastaya gösterilen görüntülerin büyük bir oranda elde edildiğini ifade etti.

    Ünlü fotoğraflarıyla gelmelerin de önüne geçiyor

    Birçok hastanın ellerinde ünlü fotoğrafıyla gelerek onlar gibi estetik ameliyat istediğini ancak bu durumun yanlış olduğuna dikkat çeken Op.Dr. Denizhan Özkaya, “Hastaların genellikle bir ünlünün fotoğrafı ile gelip ‘Ben böyle burun istiyorum’ diye beklentileri oluyor. Bu cihazın avantajı, hasta ameliyat sonucunu görüyor ve beklentileri de birden bire değişebiliyor. Cihazda gördüğü görüntüden memnuniyetini daha kolay bildirebiliyor. Çünkü hastaya ne kadar tarif ederseniz edin ya da iki boyutlu ne kadar gösterirseniz gösterin üç boyutlu görüntünün etkisini elde etmeniz asla mümkün olmuyor. Herkesin vücut yapısı, burnu, yüz yapısı farklı. Yani birinde çok güzel duran bir burun sizin yüzünüze hiç uyumlu olmayabilir. Burada o uyumu yakalamak mümkün oluyor. Şimdiye kadar yaptığımız vakalarda elde ettiğimiz sonuçlarda da memnuniyetin arttığını görüyoruz” diye konuştu.