Etiket: estetik

  • Muradiye-menemen Yoluna Estetik Dokunuş

    Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Daire Başkanlığı, Muradiye-Menemen yolunda ağaç dikimi ve çim serme işlemi gerçekleştirdi.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin şehir merkezine giriş ve çıkış yollarındaki düzenleme çalışmaları, Muradiye-Menemen yoluyla devam etti. Yaklaşık 5 kilometrelik alanda ağaç dikim ve çim serme işlemi başlatan Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Daire Başkanlığı ekipleri, yolun orta refüjünü de çimlendirdi. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Kent Estetiği Dairesi Başkanı Bahadır Belek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kent giriş ve çıkışlarını modern ve yeni bir görünüme kavuşturmak için çalıştıklarını belirten Belek, Muradiye-Menemen yolundaki çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte bu güzergahın da yepyeni bir görünüm kazanacağını söyledi.

    “YEMYEŞİL BİR ALANA DÖNECEK”

    Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak geçmiş dönemde başlattıkları kent girişleri düzenlemesini devam ettirdiklerini de sözlerine ekleyen Daire Başkanı Belek, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün de kentimizin yeşillenmesine, giriş ve çıkışların düzenli ve modern görünümüne büyük önem veriyor. Biz de bundan hareketle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Muradiye-Menemen yolu da gerek İzmir’den Manisa’ya, ya da Manisa’dan İzmir’e giden vatandaşlarımız için gerekse de, Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerimizin kullandığı yol olması nedeniyle önemli. Çalışmalarımızın bitmesiyle birlikte kentimizin bu alanı da yemyeşil bir alana dönmüş olacak” dedi.

  • Küçük Göğüslere Göğüs Büyütme Ameliyatı İle Estetik Çözüm

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, küçük göğüslere “izsiz göğüs büyütme ameliyatı” ile estetik çözümün mümkün olduğunu söyledi.

    15 yıldan daha fazla bir süredir bu alanda hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli çalışmalara imza atan ve kendisi de “izsiz göğüs büyütme ameliyatı” adını verdiği bir teknik geliştiren Dr. Nazmi Bayçın, kadınlara uygulanan göğüs büyütme ameliyatı ile ilgili olarak, “Göğüsler bir taraftan kadınlığı ifade ederken diğer taraftan da kadının estetik görünümünde de büyük bir yere sahiptir. Göğüslerde tek taraflı ya da çift halinde gelişme kusurları olabilir. Ya da hamilelik sonrasında kilo verildiği sırada da göğüsler eski halinden daha küçük hale gelebilir. İşte bu gibi durumlarda daha büyük ve dolgun göğüsler elde ederek estetik olarak daha iyi bir görüntü elde etmek göğüs büyütme ameliyatı ile mümkündür” dedi.

    “GÖĞÜSLERİNİZ BEDENİNİZLE ORANTILI OLARAK BÜYÜMELİ”

    Ameliyat sonrasında göğüslerin hangi ölçülere büyümesi ile ilgili olarak Opr. Dr. Nazmi Bayçın yaptığı açıklamada, “Ben göğüsler için belirlenecek büyütme oranına kişinin beklentilerini, mevcut göğüs büyüklüğü ve beden ölçülerini dikkate alarak karar veriyoruz. Bu konuda ameliyat olacak kişinin de hemfikir olması için gerekli bilgilendirmeleri yapıyorum. Bedeninizde orantısız olarak kalacak göğüsler de estetik açıdan çok iyi sonuçlar ortaya koymayabiliyor. Göğüslerdeki sarkmalar, gevşemeler ya da sönmeler göğüs büyütme ameliyatının verimliliğini ortadan kaldırabilir. Çünkü ameliyat sonrasında da bu sarkma ve çökmeler devam edeceği için yine silikonun üzerinden de sarkmaya devam edecektir. Bu da kötü bir görüntü ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle böyle durumlarda göğüs büyütme ameliyatını, göğüs dikleştirme operasyonu ile birlikte yapmak gerekir” diye konuştu.

    “NE TÜR SİLİKONLAR KULLANILIYOR?”

    Göğüs büyütme ameliyatında kullanılan teknikler ve implantlar hakkında da açıklamalar yapan Nazmi Bayçın, “Göğüs büyütme ameliyatı göğüs alt kenarından, meme ucundan ya da koltuk altından uygulanabiliyor. Ben özellikle kendi geliştirdiğim izsiz göğüs büyütme ameliyatı tekniği ile koltuk altından 1.5 cm’lik bir kesi açarak ameliyatı gerçekleştiriyorum. Göğüs büyütme ameliyatlarında kullanılan silikonlar ise şekillerine göre damla ve yuvarlak silikonlar olarak ikiye ayrılıyor. Yine içerisindeki maddelere göre de serum fizyolojik içeren ve silikon içeren implantlar olarak ayrılıyor. Silikon içerenler de kendi içinde sıvı silikon içerenler ve daha katı olan kohezif silikon içeren implantlar olarak ayrılır. Bu silikonlar ameliyat sırasında göğüs kasının altına ya da üzerine yerleştirebilir” şeklinde konuştu.

    “GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI SONUCUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER”

    Ameliyatın sonunda elde edilecek sonuçların başarısını etkileyen faktörler hakkında da Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Operasyonun başarısını etkileyecek etkenleri sıralayacak olursak, göğüslerin mevcut büyüklüğü, göğüs gelişiminde ortaya çıkmış olan şekil bozuklukları, göğüs dokusunun sarkıklığı, göğüs kafesinin şekli, meme dokusunun gevşekliği, kalınlığı ve dolgunluğu, meme tabanının genişliği, cildin mevcut elastikiyet durumu ve ameliyat için hazırlanan operasyon planı şeklinde sayabiliriz” açıklamasını yaptı.

    “GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ NASIL?”

    Gerçekleştirilen göğüs büyütme ameliyatlarının iyileşme dönemi hakkında da açıklamalarda bulunan Dr. Bayçın şunları söyledi: “Ameliyat sonrasında rahatsızlık oluşturacak düzeyde ağrılar ortaya çıkmayacaktır. Oluşabilecek ağrılar da normal ağrı kesiciler ile kontrol altında tutulabilir. Ameliyat nedeniyle göğüslerde şişlik ve morarma olabilir. Eğer morluk ve şişlikler oluşursa da bunlar 10 gün içinde tamamen kaybolacaktır. Ameliyattan 2 ya da 3 gün sonra banyo yapabilirsiniz. Ameliyatta kendi kendine eriyen gizli dikişler kullandığım için dikiş aldırmak gibi bir zahmete katlanmanıza gerek olmaz. Ameliyat sonrasında göğüs bölgesine yaklaşık 2 hafta süresince bandaj uygulanır. 2 haftanın sonunda yaraların iyileşmesi ile havuza bile girebilirsiniz.”

  • Erkeklerin Favori Estetik Uygulaması

    Son yılların en çok ilgi çeken yenilenme tekniği Örümcek Ağı Estetiği, erkeklerin en çok tercih ettiği estetik uygulamaların başında yer alıyor.

    Ameliyatsız, acısız, pratik ve sosyal hayata ara vermeden yapılabilen Örümcek Ağı Estetiği’nin bulucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, erkeklerin de kadınlar kadar yenilenmeye ihtiyaçları olduğunu söyledi. Cihantimur, “Erkekler genetik yapıları sebebiyle kadınlardan bir nebze olsun daha şanslılar ama yaşlanma süreci hemen hemen her iki cinste de aynı gelişiyor. Yaş almaya başladıkça vücudumuzda her şey yavaşlıyor. Cildin en önemli gençlik kaynağı kolajen doku yıpranmaya ve yenilenme hızında düşme oluyor. Estetik cerrahi ya da medikal uygulamalar sanki bayanların tekelinde gibi gözükse de, artık erkeklerimiz de son derece bilinçli ve yaşlanmanın önüne geçmek için kolajen dokuyu aktive eden özellikle Örümcek Ağı Estetiğinden faydalanmaya başladılar” dedi.

    “ÖNLEM ALMAKTA GECİKMEYİN”

    Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur geliştirdiği Örümcek Ağı Estetiği’nin yaşlanma belirtilerini önlemek için en iyi uygulamalardan birisi olduğunun altını çizdi. Cihantimur, “Yaşlanma belirtilerini 30’lu yaşlarda gözlemlemeye başlıyoruz. Kadın erkek fark etmeksizin, bu yaşlarda önlem almak ve yaşı dondurmak mümkün. Erkek hastalarımıza özellikle Örümcek Ağı Estetiği’nin bu özelliği cazip geliyor. Ameliyatsız olması, iş hayatından koparmadan, derhal işine gücüne dönebilmesi ve radikal farklılıklar yerine, günden güne tazelenme ve gençleşme durumuna kavuşturduğu için Örümcek Ağı Estetiği’ni seviyorlar. Teknik özellikle ameliyatsız bir şekilde yapılabildiği gibi, içerisine Cihantimur Yağ Transfer Tekniği de eklenerek operasyon şeklinde yapılabiliyor. Çünkü içerisinde kök hücre var ve kök hücre ise bu isteklerimizi cevaplayabilecek bir yapıya sahip en büyük silah ve en verimli halde yağ hücrelerinde bulunuyor. Hastamızın genellikle göbek ya da kalça bölgesinden bir miktar yağ alıyoruz, bunu kök hücreden zengin hale getiriyoruz. Bu haliyle Total Yüz Yenileme olarak, muhteşem bir değişime imza atıyoruz” diye konuştu.

    “İŞ HAYATI GENÇ VE DİNAMİK YÜZLERİ SEVİYOR”

    Son üç sene içinde yurt dışından da çok fazla erkek hastaların geldiğini ve Örümcek Ağı Estetiği yaptırdığını belirten Cihantimur, “İş hayatında deneyim ve profesyonellik çok önemli ama erkek hastalarımız aynı zamanda iş hayatının genç ve dinamik yüzleri sevdiğini özellikle belirterek, kliniklerimizi ziyaret ediyorlar. Bakımlı, temiz ve dinamik bir görüntü, erkekler için de en önemli konuların başında geliyor. Örümcek Ağı Estetiği yaptıran erkek hastalarımızın ortak noktaları da bu zaten. Hepsi kariyerinde onlara eşlik edecek, formunda ve zinde bir görüntüyü elde etmeye çabalıyorlar. Örümcek Ağı Estetiği de bu sonucu almalarına yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

  • Estetik kadınlar kadar erkekler için de önemli

    Plastik ve Rekostrüktif Cerrahı Op. Dr. Baran Kul, estetik kaygının sadece kadınları değil, erkekleri de etkilediğini belirterek, burnunun görünümünü beğenmeyen erkeklerin de estetik operasyon için doktorlara danıştığını söyledi.

     

    Kadın ve erkeklerin özellikle ergenlik döneminde başlayan estetik kaygıları, yaş ilerledikçe de devam ediyor. Dış görünümün iyileştirme çabasının önemli bir kısmını ise, yüz ve yüzün en çarpıcı bölümü olan burun oluşturuyor. Uzmanlar, iyi bir estetiğe sahip yüz ile orantılı bir burnun, kişilerin öz güvenini ve buna paralel olarak sosyal ilişkilerini de olumlu etkilediğine dikkat çekiyor. Ancak yüz şekli ile ilgili en önemli kaygılardan biri olan kemerli bir burun ve burun ucundaki düşüklüğün, kişinin dış görünümünden rahatsız olmasına yol açtığına işaret eden uzmanlar, burnun yalnızca estetik açıdan değil, sağlıklı bir vücut için de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

    “SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR”
    Memorial Diyarbakır Hastanesi Plastik ve Rekostrüktif Cerrrahi Bölümü’nden Op. Dr. Baran Kul, burnun yalnızca estetik açıdan değil sağlıklı nefes için de önemli olduğunu belirterek, “Burun, estetik ve görsel yönünün dışında çok fonksiyonel bir organdır. Doğru nefes, burundan alınandır. Burun ameliyatı olmak isteyen hastaların çoğunda estetik kaygıların yanı sıra iyi nefes alamama, geceleri ağzı açık uyuma, horlama ve benzeri şikayetler mevcuttur. Aynı zamanda bu hastalarda yorgun uyanma ve gündüz uyuklama gibi yaşam standartlarını çok olumsuz etkileyen durumlar da söz konusudur. Bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için ameliyat kararı verilmişse, mutlaka uygulanmalıdır. Aksi takdirde yaşanan sıkıntılar çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” dedi.

    “PSİKOLOJİK SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR”
    Burun ameliyatlarında önceliğin hastanın sağlığı olduğunu vurgulayan Kul, “Yani nefes almakta zorluk çeken bir hastanın önceliği, estetik kaygı değil sağlığı olmalıdır. Ancak bazı hastalarda estetik kaygılar sağlığın önüne geçebilir. Estetik açıdan güzel bir buruna sahip olma düşüncesinin içselleşmesi, hastada psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Üstelik estetik kaygı yalnızca kadınları değil günümüzde erkekleri de etkilemektedir. Burnunun görünümünü beğenmeyen erkekler de estetik operasyon için doktora danışmaktadır” diye konuştu.

    “HEM ESTETİK HEM DE SAĞLIKLI BİR BURUN”
    Burun ameliyatlarının kadınlarda 16, erkeklerde 16-18 yaş döneminden itibaren 60’lı yaşlara kadar yapılabildiğine dikkat çeken Op. Dr. Kul, şunları kaydetti:
    “Geçmişte burun estetiği ameliyatlarında, hastanın hem sağlıklı nefes alması hem de güzel bir buruna sahip olması mümkün olamayabiliyordu. Hem sağlık hem de estetik görünümün çok önemli olduğu ameliyatlarda hasta kanama ve ağrı gibi ciddi sorunlar yaşıyordu. Günümüzde yeni ameliyat yöntemleri, hastaların nefes alamama problemlerini ortadan kaldırılırken, estetik açıdan da tatmin edici sonuçlar sağlamaktadır. Estetik ve fonksiyonel burun cerrahisi aynı ameliyat ile sağlanmaktadır. Uygun hastalarda ameliyat kapalı yöntem ile yapılabilmektedir. Kapalı ameliyatta kesiler burun deliklerinin içinden yapılarak iz kalma riskini ortadan kaldırmaktadır.”

  • Estetik cerrahide en sık yapılan 3 hata

    Estetik cerrahiye başvuran kişilerin en çok karşılaştığı üç estetik hatasına karşı dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunan Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Estetik revizyon operasyonları en fazla zorlandığımız ameliyatlar arasında. Estetik cerrahide en fazla hatanın olduğu bölgeler ise göğüs, burun ve dudak operasyonları” dedi.

     

    Estetik cerrahiyi güzelleşmek, yaşlanmamak ya da ihtiyaçlar dahilinde kusurları tedavi ettirmek amacıyla tercih ediliyor. Fakat bazen yapılan hatalar hastanın bedeninde ve en önemlisi iç dünyasında derin yaralar açabiliyor.
    Estetik cerrahinin mutlaka sanatsal bir bakış açısıyla yapılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Bülent Cihantimur, en sık karşılaşılan üç estetik operasyon hatasını şöyle anlattı: “Estetik revizyon operasyonları en fazla zorlandığımız ameliyatlar arasındadır. Öncelikle hasta aşırı derecede bozuk bir psikolojiyle gelmiştir ve hayal kırıklıklarıyla doludur. Hataların neden kaynaklandığını irdelediğimizde ise, genel olarak, hasta ve cerrah arasındaki iletişimsizliği gözlemleriz. Söz gelimi en sık karşılaştığımız hatalı göğüs büyütme operasyonlarında, hastalar küçük göğüslerinden bıktıkları için, kendi beden proporsiyonlarına bakmadan, çok daha büyük göğüs talebinde bulunmuşlardır. Oysaki göğüs estetiğinde en önemli konu, irilik değil, diriliktir. Eğer hastanızı bu konuda ikna edemez ve sağlıklı düşünmesini sağlayamazsanız, katı bir cisim gibi duran göğüslere sahip olurlar. Hasta zaman içinde illaki bu büyüklükten rahatsız olacaktır, protezler takılırken dokuya zarar verecektir ya da asimetri sorunu yaşanacaktır.”

    BURUN ESTETİĞİNDE CİNSİYETE DİKKAT

    Estetik cerrahide en fazla karşılaşılan ikinci hatanın burun estetiğinde gördüklerini söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, hastanın cinsiyetine ve yaşına uygun olan burunların tasarlanmasının şart olduğunu söyledi. Cihantimur, “Burun revizyon cerrahisi için gelen hastalarımızdan hep aynı ifadeleri duyarız. Burunların kendilerine yakışmadığını, sanki kendisine ait olmadığını, operasyonun anlaşıldığı gibi şikayetlerde bulunurlar. İşte burada en önemli konu hastanın cinsiyetidir. Eğer siz her hastanıza aynı burun tasarımını yaparsanız, doğallığı yakalayamazsınız. Erkekler anatomik olarak daha sert bir ifadeye sahiptir. Alınları kadınlara nazaran çok daha kemiklidir. Ayrıca zaman içinde yer çekimine bağlı olarak herkesin burnunda bir miktar düşüklük yaşanır. Eğer hastanızın yaşını ve cinsiyetini göz önünde bulundurmadan bir burun tasarımı yaparsanız, yüzüyle uyumlu olmayan bir görüntü elde edersiniz. Hatta bazı vakalarda, burun kıkırdakları ya da kemikleri çok fazla törpülendiği için ciddi sorunlar yaşayan hastalarımıza, mecburen bedeninin başka yerlerinden kemik ya da kıkırdak takviyesi yapmak zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

    DUDAKLARA YAĞ ENJEKSİYONU

    Dudakların yüz güzelliğinin en önemli parçalarından birini oluşturduğunu belirten Op. Dr. Bülent Cihantimur “Dudaklara doku yapılırken en büyük hata kullanılan yapay dolgu malzemelerinden kaynaklanıyor. Yapay dolgu malzemeleri hem dudağın renginin solmasına, sağlık açısından sorun yaşanmasına hem de doğal olmayan, fazlaca şiş görüntülerin çıkmasına sebep oluyor. Dudak dolgunlaştırmada yağ enjeksiyonunu tercih ediyoruz. Hastanın kendi bedeninden alınan kök hücreden zenginleştirilmiş yağ dokusu, dudaklara enjekte edildiğinde bu sorunların hiç birisiyle karşılaşılmıyor” ifadelerini kullandı.