Etiket: estetik

  • 2016’da Ameliyatsız Estetik Trendleri Öne Çıkıyor

    Son yılların en çok talep edilen ameliyatsız estetik uygulamalarının, 2016 yılında da favori estetik uygulamaları arasında yer alması bekleniyor.

    Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah Op. Dr. Bülent Cihantimur, 2016 yılında en çok başvurulması beklenen favori estetik uygulamaları hakkında açıklama yaptı. Seneler geçtikçe Örümcek Ağı estetiğinin kendini geliştirdiğini belirten Cihantimur, “Geçmiş senelerde olduğu gibi Örümcek Ağı estetiği yine çok fazla talep görecek. Geliştirdiğim bu tekniğin 2016 yılında çok daha fazla ilgi göreceğini öngörüyoruz. Seneler geçtikçe Örümcek Ağı estetiği de kendini geliştirdi artık çok daha az komplikasyonla bireylerin yüzlerinde muazzam bir canlanma ve gençleşme sağlayabiliyoruz” dedi.

    “Cerrahi uygulamaların olası komplikasyonundan korkanların yardımına ameliyatsız estetik müdahaleler koşuyor” diyen Cihantimur, “İnsanlar uzun iyileşme dönemlerine artık sıcak bakmıyorlar. Ayrıca alacakları riskler de çok önem arz ediyor ve dolayısıyla cerrahi olarak değil, daha çok pratik ve çabuk iyileşme süreci olan, ameliyatsız olarak nitelendirdiğimiz kesi yapılmadan uygulanan estetik müdahalelere daha fazla talep oluşuyor” ifadelerini kullandı.

    “AMELİYATSIZ ESTETİK UYGULAMALARI DİKKAT ÇEKİYOR”

    Ameliyatsız estetik uygulamaların Türkiye’de değil, dünya çapında trend olduğunu da belirten Cihantimur, “Bireyler 2016 senesinde yine doğallığın peşinde koşacaklar, estetik müdahaleler de bu sebeple en doğal şekliyle hastalara fayda sağlayacak. Söz gelimi uzun yıllardır Basit Burun estetiği olarak kliniklerimizde uyguladığımız ve burna radikal bir değişim sağlamayan ama profil açısından estetik bir görüntü elde etmemize vesile olan bu teknik, yine cerrahinin risklerini barındırmıyor. İpler vasıtasıyla kepçe kulak formunu düzeltebildiğimiz ameliyatsız kepçe kulak estetiği de yine aynı şekilde. Bireyler yeni yılda da yine bedeninde iz bırakmayan, kesi olmayan, iyileşme sürecini derhal atlatıp, sosyal yaşantısına dönebileceği estetik uygulamaları tercih edecekler” şeklinde konuştu.

  • “Estetik İçin Her 10 Avrupalı’dan 4’ü Türkiye’ye Geliyor”

    İsveç Klinik’in Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kul, Türkiye’nin, 2015 yılında Macaristan’dan sonra en çok tercih edilen 2’nci ülke konumuna ulaştığını söyledi.

    Sağlık turizminde hizmet veren İsveç Klinik’in Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kul, estetik operasyonlarda Türkiye’nin geldiği son durumu değerlendirdi. Kul, estetik için her 10 Avrupalı’dan 4’ünün ülkemize geldiğini belirterek “ 2015 yılında Macaristan’dan sonra en çok tercih edilen 2’nci ülke konumuna ulaştık. Bu yıl her 10 Avrupalı’dan 4’ü ülkemizi tercih etti” dedi.

    “ESTETİK İÇİN HER 10 AVRUPALI’DAN 4’Ü ÜLKEMİZE GELİYOR”

    Zafer Kul, ülkemizde her ay ortalama 5-6 bin estetik ve plastik cerrahi operasyonu yapıldığını belirterek, “Uygun kombine fiyat, kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyetinin yanı sıra devletin verdiği reklam ve tanıtım teşviki de bu başarıda büyük rol oynadı” dedi.

    “BİN 200 DOKTOR HİZMET VERİYOR”

    Özellikle son 3 yıldır sağlık turizm içerisinde estetik ve plastik cerrahinin öne çıktığını açıklayan Zafer Kul, ülkemizde bin 200 estetik ve plastik cerrahının hizmet verdiğini ve ayda 5-6 bin civarında estetik ve plastik cerrahi operasyonunun gerçekleştirildiğini kaydetti. Zafer Kul, “Estetik ve plastik cerrahi alanında yapılan başarılı operasyonlar doktorlarımızın yurtdışında da ününü artırdı. “Uygun fiyatlar, kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyeti” uygulaması başarıda büyük etkendir. Artık yurtdışından gelen birçok insan, kendilerini Türk plastik cerrahlarına emanet ediyor” dedi.

    “DEVLET TEŞVİKİ BÜYÜK KATKI SAĞLADI”

    İsveç Klinik Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kul, devletin sağlık turizmine verdiği desteğin sektörün bu noktaya gelmesine büyük katkı sağladığını belirterek,“Devletimiz, sektörün, yurtdışında hasta getirmek amaçlı yaptığı tüm reklam ve tanıtım masraflarının yüzde 60’ını ödüyor. Bu da sektörün gelişmesinin ve tanıtılmasının önünü açtı” şeklinde konuştu.

  • Acıbadem Ankara Hastanesi Estetik, Plastik Ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Can Öztekin:

    Acıbadem Ankara Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Can Öztekin, üst ve alt göz kapağındaki sıkıntıların giderildiği ve yeniden genç, aktif imajın restore edildiği estetik ameliyat olan “blefaroplasti” ameliyatına ilişkin, “Blefaroplasti ameliyatları bizleri daha genç ve dinamik gösteren “kariyer estetiklerinin” en sık başvurulan ameliyatıdır” dedi.

    Yaş almanın ilk belirtilerinin yüz ve göz çevresinde kendisini gösterdiğini kaydeden Acıbadem Ankara Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Can Öztekin “Blefaroplasti” ameliyatları ile ilgili bilgi verdi.

    Karşımızdakinin genç-yaşlı, mutlu-mutsuz, yorgun-dingin, aktif-bezgin, güvenilir-güvenilmez, olduğuna orta yüz bölgesine bakarak karar verildiğini ifade eden Öztekin, “Orta yüz bölgesi kaşı, gözü, göz çevresini, burunu içeren; tabanı yukarıda kaş hizasında, tepesi dudak orta noktasında bulunan bir üçgen alandır. Bu alan karşımızdakine baktığımızda bilinçsiz olarak gördüğümüz asıl bölge olup, kim olduğumuz ile ilgili doğru ya da yanlış bilgiler verebilir. Aynı zamanda bu bölge genetik mirasımızın da göstergesidir. Sadece burun değil, göz çevresi de çok yoğun ailevi özellikler taşır, hatta yaş alma şekli dahi ailemizinkine benzer. Anne ya da babamızın gözaltları çok erken torbalanmışsa, bunu kendimizde de daha otuzlu yaşlarımızda gözleyebiliriz. Ailemizdeki göz kapağı profiline uygun olarak erken yaşta dahi kapak düşüklüklerini gözleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Uzman Dr. Öztekin, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Yüzümüzdeki yaş alma sürecinin de ilk başlangıcı da göz çevremizden olmaktadır. Kaz ayakları, üst göz kapağındaki fazlalıklar, çoğu zaman ailevi olan alt kapaktaki torbalanmalar genelde yüzümüzdeki ilk yaş alma belirtileridir. Bunun yanında orta ya da ileri yaşlarda da göz çevresi ilk gözümüze batan alanlardır. Üst ve alt göz kapağındaki sıkıntıların giderildiği ve yeniden genç, aktif imajın restore edildiği estetik ameliyatlara “blefaroplasti” ameliyatı denilir. Günümüzdeki kariyer estetikleri içindeki en sık yapılan operasyonlardır. Sadece üst kapağa yönelik olarak üst blefaroplasti yapılabildiği gibi, sadece alt kapağa yönelik olarak alt blefaroplasti veya bunların birlikteliği olarak üst-alt blefaroplasti şeklinde de yapılabilmeleri mümkündür. Günümüzde orta ve ileri yaş grubunda kadınların yanı sıra erkeklerinde en sık başvurduğu estetik ameliyattır. Blefaroplasti ameliyatları bizleri daha genç ve dinamik gösteren “kariyer estetiklerinin” en sık başvurulan ameliyatıdır. Bize en erken ihanet eden bölge avantaja çevrilmekte, genç ve dinamik bakış yeniden restore edilmektedir. Blefaroplasti ameliyatlarında kabaca üst göz kapağındaki fazlalıklar alınmakta, üst göz kapağının iç kısmındaki yağ fıtıklaşması nedeniyle olan kabarıklıklar giderilmekte, alt göz kapağında da aynı şekilde yağ fıtıklaşmalarıyla oluşan torbalar giderilmekte ve sarkan fazla deriler alınmaktadır. Göreceli olarak ağrısız ameliyatlar grubundadır ve yirmi-otuz günlük bir iyileşmeyi takiben sebebini kimsenin anlayamadığı bir genç huzurlu görünüme kavuşursunuz.”

  • Estetik Kaygılar, Yaşlılık Bulgularını Gizleme Ve Daha Genç Görünme Arzusu Gittikçe Artıyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, estetik kaygılar, yaşlılık bulgularını gizleme ve daha genç görünme arzusunun gün geçtikçe arttığını belirtti.

    Çağımızda artık güzellik ve hoş bir görünüm kazanmanın çok değerli bir hale geldiğini belirten Op. Dr. Belma Şahin, “Her geçen gün estetik kaygılar, yaşlılık bulgularını gizleme ve daha genç görünme arzusu artıyor. Cinsiyet ayırt etmeksizin cilt yaşlanması kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak bugün sahip olunan bilgi ve teknoloji sayesinde gerçekten hissedilen yaşta görünebilmek mümkün.” dedi.

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, kırışıklıkları azaltılmak için işe yarayan şu önerilerde bulundu;

    “Koruyucu güneş kremi kullanın. Güneşe çıkmak zorundaysanız mutlaka koruyucu krem kullanmanız gerektiğinin altını çiziyorum! Bu sizi cilt kanserinden korurken aynı zamanda kırışıklıkların oluşmasını engeller.

    Yüzünüzü gereğinden fazla yıkamayın. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezinde yapılan çalışmaya göre çeşme suyu cildi kırışıklıklara karşı nemlenmesini sağlayan kendi doğal yağ duvarını ortadan kaldırmaktadır. Dahası, kullandığınız sabun nemlendirici içermiyorsa, özel yüz temizleyicisi kullanmalısınız.

    Büyüme faktörü. Vücudun doğal olarak kendi kendini iyileştirme faktörünün bir parçası olarak, bu bileşenlerin topikal olarak uygulandığında güneşin sebep olduğu hasarı,çizgi ve kırışıklık oluşumlarını azalttığını aynı zamanda da kolajen üretiminin yenilendiğini yapılan çalışmalar göstermiştir.

    Botoks. Kırışıklığın hemen altındaki kasları gevşeten ve üstteki cildin pürüzsüz, kırışıksız olmasını sağlayan Botulinum A toksin maddesinin arındırılmış versiyonundan elde edilen enjeksiyon.

    Kırışıklık Dolguları. Kolajen, hiyalüronik asit ve diğer sentetik bileşenler gibi bir dizi farklı madde ile kırışıklıklara dolgu yapılmaktadır. Uygulanan yöntemlerin arasında en revaçta olan tedavi yöntemleri hyalurinik asit içeren dolgulardır.

    Lazer/Işın ile cilt yenileme. Bu uygulamada ya lazer ya da darbeli diyot ışını gibi ışın kaynağından elde edilen enerji ile cildin üst katmanı alınır, bu yöntem hafif ve fark edilmeyen bir yara oluşumuna sebep olur. Bu uygulama cildin doğal kolajen üretiminde vites arttırmasına imkân verir, bunun sonucunda da daha pürüzsüz ve kırışıklıktan arınmış bir cilt elde edilir.”

  • Kepçe Kulaklara Estetik Ameliyatla Çözüm

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, ‘kepçe kulak’ olarak adlandırılan şekil bozukluğunun artık kolaylıkla gerçekleştirilen estetik ameliyatlarla kesin çözüme kavuşturulabildiğini söyledi.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, kepçe kulak ameliyatlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Dr. Bayçın açıklamalarında, “Kulaklar, insanların görünümleri üzerinde estetik açıdan büyük öneme sahip organlarımızdan biridir. Onlarda meydana gelmiş olan şekil bozuklukları ise estetik açıdan sorunlu görüntülere neden olmaktadır. Bu şekil bozuklukları doğuştan hiç kulakların gelişmemesi şeklinde olabileceği gibi diğer birçok farklı türde de ortaya çıkmaktadır. Bunlar arasında kepçe kulak olarak adlandırılan deformite ise en fazla ortaya çıkan şekil bozukluğu olarak kaşımıza çıkmaktadır. Kepçe kulak şekil bozukluğu kısaca kulakların normal duruşundan daha fazla öne doğru açık olması şeklinde ortaya çıkar. Bu durumun yanlış yayılan bilgiler olan çocuğun anne karnındayken bulunduğu duruş pozisyonu ya da uyurken aldığı yatış pozisyonu ile aslında hiç ilgisi yoktur. Kepçe kulak ameliyatlarına tıp dilinde ‘otoplasti’ adı verilmektedir. Bu ameliyat için en uygun zaman çocuk 6 yaşındayken gerçekleştirilmesidir. Daha doğrusu okula başlamadan önceki yıl bu ameliyatın gerçekleştirilmesi en doğru zaman olacaktır. Okula başlandığında çocuğun kulağındaki şekil bozukluğu ile ilgili olarak arkadaşları tarafından yapılan konuşmaların çocuğun psikolojik durumu üzerinde olumsuz etki yapması çok muhtemeldir. Bu da çocuğun psikolojik durumunun etkilenerek bir kompleksin oluşması şeklinde sonuçlanabilir. Böyle bir durum oluşmaması için çocuk okula başlamadan önceki dönem bu ameliyat en uygun zaman olarak ortaya çıkmaktadır. Tabii bu yaşta ameliyat olmamış her insan istediği yaşta da kepçe kulak ameliyatı olabilmektedir” dedi.

    “KEPÇE KULAK AMELİYATI NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?”

    Kepçe kulak ameliyatının nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili olarak da Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Kepçe kulak ameliyatı tam donanımlı bir hastanede 15 yaş ve altındaki bireyler için genel anestezi altında, 15 yaş üstündeki bireyler için ise lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Kepçe kulak ameliyatı her kulak için yaklaşık olarak yarım saat sürer. Kepçe kulak ameliyatı, kulak kepçesinin arka kısmından gerçekleştirilir. Bu sırada kulak kıkırdaklarının kavisli hatları inceltilip veya zayıflatılıp kıvrılmaları daha kolay bir hale getirilir. Sonrasında ise kulak kepçesi arkaya doğru yaklaştırılacak şekilde kalıcı iç dikişler atılır. Ben ameliyat sırasında kulak arkasında açılan kesiyi kendi kendine eriyip yok olan dikişler ile dikerek kapatıyorum. Böylece kulak derisi üzerinde hem dikiş izi olmuyor hem de dikiş aldırma zorluğu da yaşanmıyor” diye konuştu.

    “AMELİYAT SONRASI BAKIM ÇOK ÖNEMLİ”

    Dr. Nazmi Bayçın kepçe kulak ameliyatı sonrasında uygulanacak olan bakım ve iyileşme dönemi hakkında da şu bilgileri aktardı: “Ameliyat sonrasında hastanede kalmanıza gerek yoktur. Aynı gün evinize gitmenizde hiçbir sakınca bulunmaz. Ameliyat sonrasında hafif ağrılar olabilir. Bunlar da normal ağrı kesiciler ile rahatlıkla ortadan kaldırılabilir. Kulaklarınız 3 gün boyunca sargılı kalmalıdır. 3 gün sonra bandajlar çıkarıldığında banyo yapabilirsiniz. Ameliyat sonrasında kulaklarda morarma ve şişliklerin olması normaldir. Bunlar da 7 ile 10 gün arasındaki bir sürede azalıp kaybolurlar. Ameliyattan sonraki ilk 3 aydaki kulaklarla ilgili bakım çok önemlidir. Kulağın bu süre içinde gelebilecek darbelere karşı korunması gerekir. İsabet edecek olan bir darbe sonrasında kıkırdaklar henüz kaynaşmadığı için kulak eski haline dönebilir. Bu sağlık açısından bir tehlike oluşturmasa da ameliyatın tekrarlanmasını gerektirir. Ancak 3 ay sonra kıkırdaklar kaynamış hale geleceği için 3 ay sonra bir darbe isabet etse de bir risk oluşturmaz ve kulakların şeklinde bir bozulma meydana gelmez. Gerçekleştirilen bu operasyon sonrasında sadece kulakların şekli düzelmez, aynı zamanda insanların psikolojik dünyalarında da büyük düzelmeler meydana gelir. Artık kulaklarını kapatmak için saçlarını kullanmak zorunda kalmazlar.”