Etiket: estetik

  • Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın:

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Göğüs büyütme operasyonları dünyada burun estetiğinden sonra gelir. Ülkemizde ise burun estetiğinin de önünde yani ilk sıradadır” dedi.

    Göğüs büyütme ameliyatları hakkında açıklamalarda bulunan Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, önemli bilgiler aktardı. 15 yılı aşkın bir süredir bu alanda ameliyatlara imza atan Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “İzsiz Göğüs Büyütme” adını verdiği bir yöntemi de geliştirdiğini ifade etti. Dr. Bayçın konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ülkemiz göğüs büyütme alanında oldukça yetersiz ve kulaktan dolma bilgilerin yaygın olduğu bir bölge. Göğüs büyütme operasyonları dünyada burun estetiğinden sonra gelir. Ülkemizde ise burun estetiğinin de önünde yani ilk sıradadır. Bu nedenle bu kadar ilgi gören bir alandaki ameliyatlar hakkında öncelikle yanlış olan bilgileri düzeltmekte yarar var. Göğüsler kadınlar için hem estetik bir görünümü hem de kadınlığı simgeler. Bu nedenle yetersiz gelişmesi, hiç gelişmemesi ya da asimetrik olması gibi durumlarda kesin çözüm sadece göğüs büyütme ameliyatları ile sağlanabilmektedir. Bu operasyonları özetlemek gerekirse silikondan üretilmiş olan protezlerin göğüslere yerleştirilmesi işlemidir. Göğüsleri yeterince büyümeyen ya da asimetrik olarak gelişen kadınlarda bundan dolayı büyük bir hoşnutsuzluk ve ruhsal açıdan da sıkıntılı durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu durumdan kurtulmak için en kesin çözüm yolu ise göğü büyütme operasyonlarıdır” şeklinde bilgi verdi.

    “GÖĞÜS BÜYÜTME BAZI DURUMLARDA DİKLEŞTİRME İLE BİRLİKTE YAPILIR”

    Her insan için göğüslerin hangi ölçülere büyütüleceği hakkında Dr. Nazmi Bayçın şunları söyledi:

    “Kişilerin büyütülecek göğüs ölçülerini belirlerken vücut ölçüleri, beklentileri, hali hazırdaki göğüs büyüklüğü dikkate alınarak karar verilmelidir. Ameliyat olacak kişinin de bu bilgiler ışığında büyütülecek olan beden konusunda cerrahı ile aynı fikirde olması büyük önem taşıyor. Kişinin vücudu ile orantısız olacak göğüs büyüklükleri estetik olarak iyi bir görüntü ortaya çıkarmayacaktır. Kişinin göğüslerinde meydana gelmiş olan sönme, sarkma ve gevşemeler gerçekleştirilecek olan göğüs büyütme ameliyatından elde edilecek sonuçların başarı oranını düşürecektir. Yapılacak olan ameliyattan sonra bu gevşeme ve sarkmalar doğal olarak devam edecektir. Bu durumda takılan silikon proteze rağmen yine sarkma ve gevşemelerin devam etmesi göğüslerde çok kötü bir görüntü ortaya çıkmasına neden olur. Göğüslerde sarkma, gevşeme ve sönmenin olduğu böyle durumlarda göğüs büyütme ameliyatı, göğüs dikleştirme operasyonu ile birlikte yapılmalıdır.”

    KİMLER AMELİYAT OLABİLİR?

    Kimlerin göğüs büyütme ameliyatı için uygun adaylar olduğu konusunda ise Dr. Nazmi Bayçın, “Kimi kadınların göğüs gelişimi olması gereken düzeyde gerçekleşmez. Bu durum hormonal ve genetik kaynaklı olabilir. Ayrıca göğüsler asimetrik olarak da gelişebilir. Yani biri diğerinden daha fazla gelişebilir. Tabii böyle bir durumda estetik olarak bozuk bir görüntü ortaya çıkar. Kesin çözüm olarak ise göğüs büyütme ameliyatları önerilmektedir. Ergenlikten çıkmış olmasına karşın göğüs gelişimi olması gereken seviyede bulunmayan tüm bayanlar için bu operasyon uygulanabilir. Ameliyat için kesin bir yaş sınırı yoktur ancak ergenliğin tamamlanması beklendiği için 18-20 yaş aralığı başlangıç seviyesi kabul edilebilir” açıklamasında bulundu.

    “AMELİYATTA ELDE EDİLECEK SONUÇLAR BAZI FAKTÖRLERE BAĞLI”

    “Gerçekleştirilecek göğüs büyütme ameliyatı sonrasında ortaya çıkacak sonuçların başarılı olup olmayacağı bazı faktörlere bağlıdır” diyen Dr. Bayçın açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Ameliyatla elde edilecek başarıda etkili olan unsurlar cildin elastikiyetinin durumu, göğüs dokusunda meydana gelmiş sarkma ve gevşemeler, dokunun kalınlığı ve dolgunluğu, göğüslerdeki mevcut olan şekil bozuklukları, hali hazırdaki meme büyüklüğü, meme tabanının genişliği ve yapılmış olan ameliyat planı diye özetlenebilir.”

  • Estetik Ameliyat Sonrası Bol Bol C Vitamini Alın

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlgi Güler, estetik ameliyat sonrasında bol bol C vitamini alınması önerisinde bulundu.

    Estetik ameliyatların kişinin kendi vücuduyla ilgili duyduğu rahatsızlığı gidermek amacıyla yapıldığını ifade eden Op. Dr. İlgi Güler, “Bireyin kendini daha mutlu ve öz güvenli hissetmesini amaçlar. Zamanlamayı bireyin rahatsızlığı belirler, yani burun şeklinden mutsuz olan kişi her mevsim burun estetiği olabilir. İlkbaharda ya da sonbaharda meme estetiği olunmalıdır gibi bir kural yoktur. Toplumumuzda yaygın olan kış mevsiminin estetik ameliyatlar için uygun olmadığı görüşü yanlış; çünkü estetik ameliyatlar için uygun olmayan bir zaman dilimi yoktur. Kışın ameliyat olmak yara iyileşmesini geciktirmez, enfeksiyon oranını artırmaz ya da iyileşme sürecini uzatmaz” dedi.

    Estetik ameliyatlar sonrası ortalama 7-10 gün istirahat süresi olduğunu kaydeden Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlgi Güler, şöyle konuştu:

    “Bu süre yapılan ameliyata göre değişkenlik gösterir. Ayrıca iyileşme süreci kişinin kendi özelliklerine de bağlıdır. Meme estetiği sonrası istirahat süresi 3-4 güne kadar kısalırken, karın germe sonrası 2 haftayı bulabilir. Estetik ameliyat olduysanız iyileşme süreci boyunca önerilen pansumanlar dışında yara iyileşmesi açısından çok önemli olan protein ve c vitamini ağırlıklı beslenme, bol sıvı alımı, önerilen hareketlerin yapılması, karın germe veya liposuction olduysanız korse kullanımı, meme estetiği olduysanız önerilen sütyenin kullanılması önemlidir. Ben hastalarımdan kendilerini hasta gibi görmemeleri ve yatağa bağımlı kalmamalarını, mümkün olduğunca günlük aktivitelerine erken dönmeye çalışmalarını istiyorum. Fakat bunu yaparken de kendilerini fazla zorlamamalarını ve aktivite yoğunluğuna bağlı ağrı gibi vücudun verdiği bir sinyalde dinlenmelerini öneriyorum. Bu şekilde yatağa bağımlı olmadan iyileşme sürecinin kısaldığına inanıyorum. Estetik ameliyat için en uygun zaman işinizi, ev hayatınızı ve sosyal hayatınızı ameliyat için düzenleyebildiğiniz zamandır. İyileşme sürecinde mevsimden ziyade doktorunuzun önerilerini uygulamanız önemlidir.”

  • Yarıyıl Tatilinin Favori Estetik Uygulaması

    Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, klasik kepçe kulak ameliyatlarından çok daha konforlu olan İple Kepçe Kulak estetiği hakkında açıklamalarda bulundu. “Kepçe kulak sorunu genellikle doğuştan, genetik kaynaklı bir kulak açı sorunu” diyen Cihantimur, İple Kepçe Kulak estetiğinin pratik, neştersiz uygulamasıyla yarıyıl tatilinin favori estetik uygulaması olduğunu söyledi.

    “Salt bir estetik sorunu olan kepçe kulak, kişiyi rahatsız eden bir estetik yapıya sahipse, sorunun çözüm yollarına gidebilir. İple kepçe kulak estetiği ise klasik kepçe kulak ameliyatından farkı, kulağın geniş açılı kepçe yapısına iplerle yapılan, acısız, sargısız ve kısa süre içerisinde uygulanabilen bir estetik operasyondur” açıklamalarında bulunan Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, açıklamalarına şöyle devam etti: “İş hayatından kopmak istemeyen yetişkinler ve okulundan geri kalmak istemeyen çocuklar İple Kepçe Kulak estetiğini özellikle tercih ediyorlar. Yarıyıl tatilinde bu sorunu ortadan kaldırmak isteyen pek çok çocuk hastamızla görüştük ve uygulama yaptık.”

    “ÖZ GÜVENİ PEKİŞTİRİYOR”

    “İple Kepçe Kulak estetiği cerrahi bir uygulamanın olası risklerini taşımadığı, neştersiz bir şekilde uygulama yapıldığı için, daha kolay ve hasta açısından çok daha konforlu bir uygulamadır. Kulağında kepçe kulak sorunu yaşayan ve durumdan rahatsızlık hisseden, 4 yaşından büyük herkese yapılabilir çünkü kulak ortalama bu yaşlarda gelişimini durduran bir organdır. Bu yüzden 4-5 yaşından sonra herhangi bir zaman İple Kepçe Kulak estetiği yapılabilir” diyen Op.Dr. Bülent Cihantimur, ayrıca şunları söyledi:

    “Özellikle okul öncesi dönem olan 4 ila 6 yaş arasında iple kepçe kulak estetiğinin yapılması, çocuğun öz benlik ve özgüveninin yıpranmamasına vesile olur. Okul arkadaşları tarafından alay konusu olabilme ihtimali ve kendi bedenini tanıma ve farklılıklarını gözlemleme yaşlarında bunu sorun etme olasılığına karşı önlem olarak alınabilir.”

    İPLE KEPÇE KULAK ESTETİĞİ NASIL YAPILIYOR?

    İple Kepçe Kulak estetiğinin nasıl yapıldığını anlatan Cihantimur, “Hastanın kulak kıkırdağını törpülemek ve kesi yaparak, kulak arkasından müdahale etmek yerine, ince ipler ve iğneler vasıtasıyla, yanlış açı yapan kulağı kafatasına yaklaştırmak suretiyle yapılır. Noktasal girişlerle yapılan bu işlem, herhangi bir iz ya da yara oluşturmaz, kullanılan iplerse, medikal, bedene herhangi bir zararı olmayan tıbbı malzemelerdir. Bir nevi iple tutturmak da diyebileceğimiz bu yöntemle, kulaklardaki geniş açı sorunu yani kepçe kulak deformitesi kaybolur” açıklamalarında bulundu.

  • Göz Kapağı Ameliyatı İle Bakışlara Estetik Dokunuşlar

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, göz kapağı sarkma, gevşeme ve torbalarından kaynaklanan sorunlardan kurtulmak için kullanılan tek kesin yöntemin ‘göz kapağı estetiği ameliyatı’ olduğunu söyledi.

    Birçok insan için sorun oluşturan göz kapaklarındaki sarkma ve gevşemeleri düzeltmek amacıyla yapılan göz kapağı ameliyatları ile ilgili olarak Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın açıklamalarda bulundu. Dr. Bayçın, “İnsanların bakışları bir insanın tüm görüntüsünü etkiler. Eğer bakışlarımız keskin, sert ya da yaşlı ise bu bizim tüm görüntümüzü de bu şekilde etkiler. İnsanlar tarafından ruh halimizin bir göstergesi olarak algılanır. Göz kapaklarında kırışıklık ya da sarkma olan insanlar ise dışarıdan yorgun, uykulu şekilde görülmektedir. Doğal olarak kimse bu bezgin halde görünmek istememektedir. Göz kapağı yüzümüzün görüntüsüne olan etkisinin dışında fonksiyonel olarak da çok önemli görevlere sahiptir. Yıllar geçtikçe zamanın etkilerinin üzerinde ilk defa görülmeye başlandığı alanlardır. Yaş ilerledikçe göz kapağının derisi gevşemeye ve bollaşıp sarkmaya başlar. Bu nedenle kaşlar da gevşer. Gevşek bir hale gelen kaşlar da zaten bollaşmış olan deri ile aşağı yönde sarkar. Bu göze bir ağırlık bile yapabilir. Alt tarafta yer alan göz kapağındaki problem ise daha farklı türdedir. İlk olarak gözaltı torbaları ortaya çıkar. Sonrasında ise buradaki deride bir gevşeme, bollaşma, kırışıklık ve buruşukluklar meydana gelir. Bu tür ortaya çıkan problemler ise insanların yorgun, hayattan bezmiş, uykulu veya kızmış gibi görünen bir bakışa sahip olmalarına sebep verir” dedi.

    “GÖZ KAPAĞI SARKMA VE TORBALARINDAN KURTULMAK İÇİN AMELİYAT GEREKİR”

    Göz kapağı sarkma ve torbalarından kurtulmak için uygulanacak yöntem hakkında bilgi aktaran Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Göz kapağı sarkma, gevşeme ve torbalarından kaynaklanan sorunlardan kurtulmak için kullanılan tek kesin yöntem göz kapağı estetiği ameliyatlarıdır. Bu ameliyat eğer alında kırışıklık ve kaşlarda da sarkma mevcutsa alın germe ameliyatı ile birlikte uygulanmalıdır. Tabii gerektiğinde başka ameliyatlar ile birlikte de gerçekleştirilebilir. Alt ve üst göz kapakları için yapılan ameliyatlar birbirinden bağımsız ve farklı operasyonlardır. Çünkü üst ve alt göz kapaklarının anatomik yapısı ve mevcut konumları oldukça farklıdır. Bu nedenle de her biri ayrı değerlendirilerek her biri için farklı tekniklerdeki cerrahi operasyonlar uygulanır. Bu operasyonlar genel ya da lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Eğer göz kapağı ameliyatı ile birlikte aynı anda başka operasyonlar da yapılacaksa bu durumda genel anestezi tercih edilmelidir. Tek başına göz kapağı estetiği operasyonu gerçekleştirilecekse bu durumda lokal anestezi uygulanabilir. Ben kendi ameliyatlarımda üst göz kapağı ameliyatlarını lokal, alt göz kapağı ameliyatlarını ise genel anestezi altında yapıyorum. Üst göz kapağı için gerçekleştirilen operasyonlar sırasında hastanın gözü kapalı olduğu için sorun olmuyor ancak alt göz kapağı ameliyatı sırasında hastanın gözünün önünde cerrahi aletler ile çalışınca hasta psikolojik olarak etkilenmesinin yanı sıra istem dışı yaptığı göz kırpma hareketleri cerrahın bu hassas bölgelerde rahat çalışmasına engel oluyor. Bu nedenle alt göz kapağı ameliyatlarını genel anestezi ile yapmak daha doğru bir seçim” diye konuştu.

    NE KADAR SÜREDE İYİLEŞİR

    Estetik göz kapağı ameliyatlarından sonraki iyileşme dönemi ile ilgili olarak Dr. Nazmi Bayçın yaptığı açıklamada, “Eğer ameliyat lokal anestezi ile yapılmışsa aynı gün eve gitmenizde sakınca yoktur. Genel anestezi altında gerçekleştirilmişse birkaç saat geçip anestezinin etkisi ortadan kalkıp, gücünüzü topladığınızda normal günlük yaşamınıza devam edin. Bu daha hızlı iyileşmeniz için oldukça yararlı olacaktır. Gece uyuyana kadar göz çevrenize buz torbası koymanızda fayda vardır. Böylece oluşacak şişlik ve morarmaların en az düzeyde oluşması sağlanır. Ameliyattan sonra oluşan morarma ve şişlikler bir hafta sonra tamamen ortadan kalkar. Yani işinize tekrar dönmek için sadece bir hafta yeterli olacaktır. Göz kapaklarının derisinin tam olarak oturması ise 4 ile 6 ay arasında bir sürede gerçekleşir” şeklinde konuştu.

  • Diş Sağlığı Kadar Estetik De Önemli

    Prof. Dr. Hişam Demirköprülü, ön grup dişlerde az miktarda diş kesimi yapılarak uygulanan estetik restorasyonların dişe minimum müdahale ile en iyi sonucu almaya olanak verdiğini söyledi.

    Prof. Dr. Hişam Demirköprülü, diş sağlığı ve estetiği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İnsanların diş sağlığı kadar estetiğine de önem verdiğini belirten Demirköprülü, “Estetik diş hekimliği kavramı gün geçtikçe toplumun ağız ve diş sağlığında öne çıkmaktadır. Artık neredeyse hastalarımızın çoğu diş ve diş eti sağlığının yanı sıra diş ve diş eti güzelliğini yüzünün diğer bölümleri ile orantılı bir estetiğe sahip olmasını beklemektedirler. Dişlerin daha beyaz görünmesini, kalıcı bir şekilde olmasını, çevre dokularla biyolojik uyumunu mükemmelleştirmek ve şeklini yüz ve dudak profiline uygun hale getirmek için günümüzde yüksek teknoloji ürünü olan bilgisayar destekli diş tasarımları oldukça güvenilir ve yüksek kalitede diş protezlerini sunmamızı sağlamaktadır.Özellikle ön grup dişlerde az miktarda diş kesimi yapılarak uygulanan estetik restorasyonlar dişe minimum müdahale ile en iyi sonucu almaya olanak veriyor” dedi.

    Lamina kaplamaların ileri teknoloji sayesinde hem daha kolay hem de daha kısa sürede hastaların beklentilerini karşıladığını kaydeden Prof. Dr. Hişam Demirköprülü şunları söyledi: “Dişin ön yüzeyinden yani görünen yüzeyinden yapılacak çok ince bir kesimle ve bunu destekleyen yüksek kalitede seramikler ile bu tarz tedavi yöntemleri çok kısa sürede başarılı sonuçlar vermektedir. En geniş anlamıyla estetik diş hekimliğinin tüm yönlerini kavramak ve sağlık, fonksiyon ve güzellik felsefi üçlemesini benimsemek, diş hekimine ideal diş hekimliği hizmetini sağlanmasında yardımcı olacaktır. Estetik diş hekimliği felsefesi; mümkün olan en inandırıcı doğal diş dizisini kazandırırken, onu en üst standartlara yükseltmek biçiminde tanımlanabilir. Dişlerin ön yüzlerinin yani görünen kısımlarının minimum bir kesim yapılarak üzerine porselen kaplamaların yapıştırılması işleminin laminateveneer olarak tanımlandığını da hatırlatmak isterim. Porselen laminateveneer, dişten 0,3 – 0,7 mm. yüzey kaldırılarak üzerine yapıştırılan porselen yapraklardır. İstenen renk ve formda çok ince olarak hazırlanan porselen laminateveneer metal içermez. Kırılmaya karşı dayanıklı olan porselen laminateler; ışığın dişten içeriye geçmesini de sağlar. Günümüzde laminateveneer restorasyonlar renklenmiş, kırılmış, malforme ya da hafif dizilim bozukluğu olan hastalarda konservatif (koruyucu) bir yöntem olarak tercih edilmektedir.”

    Dişlerin ne zaman porselen lamina ile kaplanacağını da açıklayan Demirköprülü, “Diş beyazlatma uygulamaları ile herhangi bir netice alınamayan durumlarda dişlerin istenilen beyazlığa ulaştırılmasında yapılabilir. Sağlıksız ve yapısı bozuk olan dişlerde, ön bölgede ayrık olan dişlerin birleştirilmesinde,ön tarafta kırık olan ve aşınmış olan dişlerde,eski dolguları olan ve bu dolgusu düşen, sararan, siyahlaşan hastalarda, kanal tedavisi sonrasında siyahlaşan dişlerde, dişleri çapraşık ve eğri olan hastalarda ve çürük oluşma ihtimali yüksek ve oral hijyeni kötü olan kişilerde bu sistem güvenle uygulanabilir” diye konuştu.

    Prof. Dr. Hişam Demirköprülü, diş sağlığı için diş fırçalamasının önemine değinerek, tırnak yenmemesi gerektiği ve kabuklu yiyeceklerin dikkatli yenmesini sözlerine ekledi.