Etiket: Estetiğinde

  • Burun estetiğinde doğallığa dikkat

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, herkesin burnunun kendi yüzüne özel olduğunu söyledi.

    Bazı kişilerin ünlülerin yaptırdıkları burun estetiği ameliyatlarının muhteşem olduklarını ve bu başarılı sonuçlara ulaşmalarında onlar için özel teknikler uygulandığını düşündüğünü dile getiren Op. Dr. Bahadır Baykal, “Öncelikle estetik burun ameliyatı olan her ünlünün, çok iyi burna sahip olduğunu söylemek doğru olmaz. İkincisi de onların burunlarını kopyalayarak bir sonuca ulaşmayı beklemek iyi bir fikir değildir. Herkesin burnu kendi yüzüne özeldir bu nedenle burun estetiği ameliyatı kişinin yüzü ve ihtiyaçlarına göre tasarımlanır. Ünlü kişilerin estetik burun ameliyat sonuçları her zaman ideal değildir” dedi.

    “Oldukça kötü sonuçlar ortaya çıkabilir”

    Op. Dr. Baykal, “Buna en iyi örnek Micheal Jackson. Pop müziğin kralı, kötü bir burun estetiği operasyonuna verebileceğimiz en iyi örnektir. Oldukça fazla sayıda yapılan cerrahi müdahaleler ve gerçekçi olmayan hedefler, sonucu oldukça kötü etkileyebilmektedir. Bazı ünlülerin ciddi anlamda görsel tatminsizliği birden fazla revizyon burun estetiği ameliyatını da beraberinde getirmektedir” diye konuştu.

    “Doğal görünümlü burun olmalı”

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, herkesin burnunun daha iyi görünmesini istiyor olmasın doğal olduğunu ifade ederek, “Burnunuzun Jessica Alba’nın ya da Beyonce’nin burnuna benzemesini istemenizde anlaşılabilir. Fakat dikkat edilmesi gereken önemli detaylar vardır. Örnek verecek olursak, geniş yüz çevresi olan birinde Victoria Becham’ın burnu gibi bir burun maalesef iyi ve başarılı bir sonuç ortaya çıkarmayacaktır. Öncelik, burnun yüzün diğer özellikleriyle uyumlu olarak görünümünün iyileştirilmesi olmalıdır. Ve maalesef başka birinin burnunu kopyalayarak bu uyumu ve doğal görünümü yakalamak mümkün değildir. Her kişinin burnu kendine özgü ve eşsizdir” dedi.

    Operasyondan sonra nelere dikkat edilmeli?

    En önemli konunun burun estetiği konusunda uzmanlaşmış ve burnun tüm detaylarına hakim iyi bir cerraha ulaşabilmek olduğunu anlatan Op. Dr. Bahadır Baykal, “Evet burun estetiği ameliyatlarında en önemli nokta doğru cerrahı bulabilmektir. İyi bir sonuç için önemli olan diğer bir nokta ise ameliyat sonrası iyileşme sürecidir. Ameliyat sonrası kendinize dinlenmek için zaman ayırmalısınız ve cildinizi nemli tutmaya özen göstermelisiniz. Ameliyat sonrası burnunuzun dolu olduğunu hissedebilirsiniz fakat sümkürerek burnunuzu temizlemekten kaçınmalısınız. Burun estetiği ameliyatları sonrasında şişlikler olması çok normal bir durumdur. Bu şişliklere karşı buzla kompres yapmak ve doktorunuzun önereceği ağrı kesicileri almak rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Ameliyat sonrası bir kaç gün başınızı 30 derece kadar yükselterek yatmanız ve bir kaç hafta boyunca sırt üstü uyumanız iyileşme süreciniz için önemli noktalardır. Bir kaç hafta gözlük kullanmamanız bu süreçte lens tercih etmeniz gerekecektir. İyi bir sonuca ulaşmak adına iyileşme süresince cildinize iyi bakmanız oldukça önemlidir. Parfümsüz nemlendiriciler kullanarak cildinizi nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Ameliyat sonrası bir kaç gün güneş ışığına maruz kalmamaya özen gösterin. Bir diğer nokta ise, burnunuzda veya yüzünüzde oluşan yaraların kabuklarını kaldırıp soymayın, iz olarak kalabileceği gibi enfeksiyona da sebep olabilir. İyileşme sürecinizde vücudunuzun şu ihtiyacını karşılayın. Günde 8 bardak su içerek cildinizi canlı tutup, toksinleri vücudunuzdan atmalısınız” şeklinde konuştu.

  • Diş Estetiğinde Devrim: Da Vinci Gülüş Tasarımı

    Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, mükemmel ve estetik gülüşün insanlara sıcaklık verdiğini söyledi.

    Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, “Dişlerimizin şekli, rengi ve kalitesi karşımızdaki insanlara gençlik görünümü, sağlık ve kendine güven olarak yansır. Mükemmel bir gülüş kariyerinizi ve özel hayatınızı olumlu yönde geliştirecektir. Aynaya baktığınızda gülüşünüzden memnun değilseniz bu konuda uzman bir diş hekimine başvurarak kısa sürede arzu ettiğiniz gülüş ve görünüşe kavuşabilirsiniz” dedi.

    Dünyada Da vinci porselenlerini en çok uygulayan diş hekiminin Dr. William Dorffman olduğunu söyleyen Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, “Ünlülerin doktoru olarak anılan Dr. William Dorffman Extreme makeover adlı televizyon programının tek diş hekimidir. Extreme Makeover yani “beni baştan yarat” programına katılan kişiler Amerika Beverly Hills de iki ay boyunca çeşitli estetik operasyonlar, estetik diş hekimliği uygulamaları ve imaj yenileme işleminden sonra o güne dek olmadıkları kadar güzel ve alımlı insanlar oluyorlar” diye konuştu.

    Dr. William Dorffman ile çalışmalar yapan Dr. Çağdaş Kışlaoğlu gereken durumlarda, İstanbul’da hastalarından aldığı ölçüleri Amerika’ya Da vinci Laboratuarlarına göndererek porselenleri Amerika’da hazırlatıp hastalarına uyguladığını belirtti. Çağdaş Kışlaoğlu, porselen sistemlerini Türkiye’de de mükemmel şekilde uygulayan doktor ve laboratuarlar olduğunu belirterek, önemli olanın işinin uzmanı olan bir hekim ile işinin uzmanı laboratuarda bu işlemin yapması“ dedi.

    Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda özel olarak hazırlanmış bir porselen tabakasının dişin ön yüzüne yapıştırılması işlemidir. Porselenden imal edilen bu kaplamalar ortalama 0,7mm kalınlığında, ışık geçirgenliğine sahiptirler. Mevcut bir diş üzerine mükemmel bir uyum ve hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. Porselen lamina uygulanacak dişlerde az miktarda da olsa bir aşındırma yapmak gerekir, bu yapılan aşındırma oranı dişin formuyla, rengiyle, konumuyla doğru orantılı olarak belirlenir.

    Hazırlanan dişlerin ölçüsü alındıktan sonra laboratuarda özel olarak hekimin ve hastanın belirlediği formda dişler mumdan hazırlanır. Bu dişler hastanın ağzında tek tek denenir ve nasıl durduğu gösterilir, bu işleme prova adı verilir. Prova için hazırlanmış mumdan dişler hastanın ve hekimin ortak onayından sonra, onaylanan formun aynısının porselen hali yapılır. Bu yöntem sayesinde mum üzerinde hastanın ya da hekimin arzu ettiği değişiklikler yapılır ve porselen istenen haline gelmiş, mükemmel gülüş yakalanmış olur. Sonuç itibari ile hasta bu tedavinin sonucunda nasıl bir görünüme kavuşağını bilir.

    Ön dişlerdeki aralıkların kapatılmasında, çarpma sonucu oluşan kırıkların tedavisinde kullanılır. Ayrıca diş beyazlatma yönteminin yeterli olmadığı aşırı koyu renkli dişlerde ve çürük olması ya da çapraşıklık nedeniyle porselen kaplanması gereken durumlarda da uygulanır. Herkese uygulanabilmekle beraber çene bozuklukları, tırnak yeme, kalem ısırma gibi alışkanlıklar sonucu ileri derecede diş eti tahribatlarının mevcut olduğu durumlarda uygulanmaz.

    Oldukça hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuvar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve estetik görüşünün ve yeteneğinin gelişmiş olması gerekir. Dayanıklılığını arttırmak için çok sert gıdaları ısırmaktan ve tırnak yeme alışkanlığından vazgeçmek gerekir.

    Tedavinin laboratuar aşaması 7 -10 gündür. Ancak dudakların yeni görünüme uyum sağlaması 3 – 4 haftayı bulabilir. Bu uyum süresince bazı dudak egzersizleri ve yüksek sesle okuma tavsiye edilir.

    İyi bir ağız bakımıyla yıllarca kendi dişiniz gibi kullanılabilir.”

  • Burun Estetiğinde Yeni Trendler Ve Selfıe

    Medicana Bahçelievler Hastanesi KBB uzmanı Dr. Volkan Kahya, cerrahi paylaşımların ve internetin yaygınlaşmasıyla koruyucu cerrahiler ön plana çıktığını ve daha doğala yakın ,estetik olduğu belli olmayan burun yapıları görülmeye başladığını söyledi.

    Kahya, son yıllarda ise sosyal medyanın yaygınlaşması ve selfie çılgınlığının baş göstermesiyle doğala yakın havalı burunlar yine trend haline geldiğini belirterek, “Peki nedir doğala yakın havalı burun? Aslında olması gereken ölçülerin biraz daha estetik çizgilerle bezenmesi olarak tarif edebiliriz. Burun sırtında hafif bir kavis burun ucunun belirgin olduğu ve burun ucunun kalkık olduğu (erkekler bu tarifin dışında) burunlar bu tarife uymaktadır. Son dönemin bir diğer trendi ise kişiye göre burun tasarlamasıdır. Bu da kişinin hayat görüşü,mesleği,cinsiyeti, vücut yapısı ve yüz uyumuna göre hasta ile konuşularak burun tasarımı yapılmasıdır. Tüm bu bilgiler gösteriyor ki genel olarak son yıllarda erkeklerde daha düz ve kavissiz burunlar moda iken hanımlarda hafif kavisli doğala yakın havalı burunlar modadır. Tabi burda kişinin istekleri ve beklentileri çok önemlidir. Son yıllarda bu modanın oluşumunda büyük katkısı olan selfieye değinmeden olmaz. Selfie fotoları yakın plandan çekildiği için tüm yüz asimetrilerini ve ayrıntılarını ortaya koyması ve objeleri olduğundan büyük göstermesi nedeniyle kişilerin önceden önemsemediği ayrıntıların önplana çıkmasına yol açmaktadır. Bu durumda kişilerin kendilerinini beğenmemelerine ve yüzlerindeki bazı oluşumları büyük görmelerine ya da şekilsiz görmelerine neden olmaktadır. Bu yüzden selfie çekerken mümkün olduğunca kamerayı fazla yaklaştırmamak gerekir. Selfie de göz, burun, dudak üçlüsü çok önemli rol arz eder. Bunların birbiri ile uyumu, burnumuzun; burun sırtı ve burun ucu arasındaki yumuşak geçişi selfiemizin güzel çıkmasını sağlayacaktır. Sonuç olarak sosyal medyanın bu kadar yoğun kullanıldığı bu dönemde görsel algılar çok ön plana çıkmaktadır.Bolca selfielerin çekildiği son yıllarda yüze uygun doğala yakın havalı burunlar trend olmaya devam edecek gibi duruyor” dedi.

  • Burun Estetiğinde Doğallıktan Taviz Vermeyin

    Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, burun estetiğinde doğallıktan taviz verilmemesi gerektiği belirtti.

    İleri cerrahi yöntemlerin her geçen gün estetik alanına yenilikler katmaya devam ettiğini söyleyen Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, “Bunlardan biri de burun ameliyatlarında yeni bir dönem başlatan ’mikro motor tekniği’. Estetik cerrahinin en sık uygulanan girişimlerinden biri olan burun estetiklerinde, çekiç kullanımı neredeyse sona erdi. Artık burunlar mikro uçlu motor ile şekilleniyor. Daha az travma, daha kısa bir iyileşme dönemi ve doğallığından taviz vermeyen burunlara mikro motor ile sahip olmak mümkün” diye konuştu.

    Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, burun estetiğinin uzun yıllardan beri en sık uygulanan estetik girişimlerden biri olduğu için sürekli gelişerek ilerlediğini anlatarak, “Bugün burun estetiğinde geldiğimiz noktada artık ’yapılmamış gibi duran’ burunlar revaçta. Bu burunlara yeni yorumu verirken ileri cerrahi yöntemlerin nimetlerinden faydalanan cerrahlar, hastalarına daha az ödem ve morluk ile daha kısa bir iyileşme dönemi sunabiliyor. Şimdi burun estetiğinde yepyeni bir dönem başlatan mikro motor tekniğini en merak edilen yönleri ile ele alalım” dedi.

    MİKRO MOTOR TEKNİĞİ NEDİR?

    Op. Dr. Mert Demirel, geleneksel burun estetiğine kemik şekillendirme yapılırken ince ve hassas bir takım kesici ve törpüleyici aletler kullanıldığını belirterek, “Bu aletler ile kırma işlemi ne kadar hassas yapılırsa yapılsın, yumuşak doku üzerinde bir miktar hasar oluşabilir. Ancak mikro motor tekniği ile burun kemiğini kırmadan, mikro düzeydeki rotasyonlarla törpüleyerek yapabiliyoruz. Bu teknikle motor yardımıyla dönen 2 mm ve 3 mm çapında bir uç var. Bu uç sayesinde dokuya en az hasar verilerek, burun yeni şekline kavuşabiliyor” dedi.

    DAHA KISA İYİLEŞME DÖNEMLERİ

    Hassasiyet oranı en yüksek olan mikro motor yöntemi ile çekiç ile burun kemiği kırmanın sona erdiğini kaydeden Demirel, daha sonra şunları söyledi:

    “Daha hassas bir şekilde ilerlemenin avantajı ise hastaya daha az morluk ve ödem ile daha kısa bir iyileşme dönemi sunması. Özellikle çalışan kişiler ve öğrenciler için sosyal hayata daha hızlı dönüş imkanı, hastalar için büyük bir avantaja dönüşüyor. Mikro motor tekniği ile yaptığımız burunlarda her zaman doğallığından taviz vermeyen ve iyileşme dönemi sonunda ’yapılmamış gibi duran’ zariflikte burunlar hedefliyoruz. Geçmiş yıllarda sıkça uygulanan fazlaca küçültülmüş kuş burunlar bugün artık yok. Yeni burun yorumu kişiye özel belirleniyor çünkü burun şeklini oluştururken yüzdeki diğer organların ahenginden ve hastanın kişisel özelliklerinden de yardım alıyoruz. Dolayısıyla ortaya konan her bir burun, kendine has bir karakterde ve sahibine tıpkı bir kılıf gibi uyacak şekilde tasarlanıyor.”

  • Burun Estetiğinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Kulak Burun Boğaz Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Savaş Sarı, burun estetiğinin, burun şeklinin düzeltildiği bir girişim olmakla birlikte, nefes alma problemlerinin de aynı ameliyatta kırmadan, tamponsuz olarak düzeltildiğini söyledi.

    Sarı, burun estetiğinde amacın yüzdeki diğer oluşumlarla uygun orantı ve büyüklüğe sahip iyi nefes alma fonksiyonu olan, doğal ve sağlam bir burun oluşturmak olduğunu belirterek, “Estetik burun ameliyatı ile burun kemerli ise düzeltilebilir, burun ucu düşüklüğü varsa kaldırılabilir, burun ucu çok kalkıksa normal konuma getirilebiliyor. Eğri burunları orta hatta alabilir, burun delikleri geniş ise küçültebiliyorum. Burun ucu top gibi ve kalın görünümlüyse inceltebiliyor ya da mandalla sıkılmış gibiyse genişletebiliyorum. Ameliyat öncesinde hastanın bu değişikliklerden hangisine ne kadar ihtiyaç duyduğunu görsel olarak bilgisayarda planlayarak, ne yapılması gerektiğini bilerek ameliyata giriyorum. Bana göre en güzel sonuçlar estetik ameliyat olduğu başkaları tarafından anlaşılmayan herhangi bir asimetrisi olmayan, yüz ile orantısı uyumlu, modern ve doğal burunlardır” dedi.

    Sarı, doktor seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

    “Burun estetiği; cerrahın bilgi, beceri ve tecrübesinin önem arz ettiği bir ameliyattır. Kişinin estetikle ilgili beklentilerinin doktor tarafından bilinmesi ve neler yapılması gerektiğinin görsel olarak bilgisayar ortamında belirlenip hastaya anlatılması çok önemlidir. Bu nedenle hayallerinizi çok iyi bilen, insan sağlığına son derece önem veren yetenekli cerrah ile burun konusundaki sıkıntılarınız, sorun olmaktan çıkmaktadır”.

    Sarı, burun estetiğinde seçilecek teknikle ilgili de, “Ameliyatta hangi tekniğin uygulanacağı hastanın ihtiyacına göre belirlenir. Son yıllarda burun estetiğinde kapalı teknik ve açık teknik tartışması yaşanmaktadır. Aslında bu tartışma gereksizdir. Ameliyatlarımın büyük çoğunluğunu burun estetiği hastaları oluşturan bir cerrah olarak şöyle ifade edeyim; siz hangi cerrahiyi seçerseniz seçin önemli olan hastanıza kozmetik ve fonksiyonel sonuçları güzel olan bir burun vermek zorundasınız, dolayısıyla hangi tekniği seçeceğinizin bir önemi yoktur. Önemli olan başarılı güzel sonucu elde etmektir. Ancak kişisel yaklaşımım burnun zorluk derecesine göre tekniği seçmekten yanadır. Yani son derece basit bir işlem de kapalı tekniği tercih ederken, komplike bir cerrahi gereken vakada da açık tekniği tercih etmek doğru olacaktır. Burun estetiği ameliyatı sonrası tampon burun içindeki kanamayı engellemek için konulmaktaydı. Hava yollarını bloke eden tamponlar nefes almayı imkânsız hale getirmekte ayrıca çıkarılması hastaya büyük rahatsızlık vermekteydi. Pek çok kişinin iyileşme süreci sırasında yaşadığı en önemli şikâyet faktörlerinden biri burun tamponu olmaktaydı. Bu nedenle yaklaşık 12 yıldır hastalarımda burun tamponu kullanmamaktayım.

    Tampon yerine kanamayı önlemek üzere ameliyat esnasında burun içine özel bir uygulama yapmaktayım böylece ameliyat sonrası hastalar burunlarından nefes alabilmekte ve iyileşme sürecini çok konforlu geçirmektedir Ameliyat sonrası gözaltlarında oluşabilecek şişme ve kızarıklıklar genellikle bir hafta içinde tamamen kaybolmaktadır. Burun estetiği sanılanın aksine ameliyat sonrası dönemi hasta için çok rahat geçen ağrısız bir ameliyattır” dedi.

    Sarı, burun estetiğinin kişinin yüz gelişiminin tamamlandığı yani genç kızlarda 16, erkeklerde ise 17 yaşından sonra yapılması gerektiğini kaydetti.

    Sarı, burun ameliyatı sonrası şunlara dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti:

    “Artık yeni tekniklerle ameliyat sonunda ağrı olmamakta ve yara izi kalmamaktadır. Ameliyat sonrası 3. günden itibaren şişlikler inmeye başlar ve hasta sosyal yaşama dönebilir. Ameliyattan 5 gün sonra kontrole gelen hastamın burun üzerindeki koruyucuyu çıkarırım. Ameliyattan sonra 2 ay gözlük kullanılmamasını tavsiye ederim. İkinci haftadan itibaren yürüyüş gibi hafif egzersizler yapılabilir. Burun estetiği ameliyatından bir hafta sonra burun şeklini belli eder her geçen hafta ödem azaldıkça daha güzel bir görüntü ortaya çıkar, ama tam bir şekillenme ve iyileşme için yaklaşık 1 yıl beklenmesi gerektiği de unutulmamalıdır”.

    Sarı, yazın burun estetiği yapılıp yapılmayacağı konusunda da, “Burun estetiğinden sonra birkaç gün dikkat ederek iyileşme dönemini geçirebiliyorsunuz. Ayrıca burun ameliyatlarında belli bir süre gözlük kullanımını kısıtlamak ve yüksek faktörlü güneş koruyucular ile güneşten korunmak gerekiyor. Bu koşulları sağladığınız takdirde, burun estetiği olmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Sağlık turizmi ile gelen yabancı hastalarım özellikle yaz mevsiminde burun estetiği yaptırmaktadır. Hem tedavi oluyorlar, hem de tatillerini yapıyorlar. Onlara da aynı ifadeyi kullanıyorum. Geniş bir şapka kullanarak, hem güneşin zararlı ışınlarının, operasyon sonrası burun derisine dik açıyla gelmesini engelliyorlar, hem de gözlük kullanmaya gereksinimleri kalmıyor. Ülkelerine döndüklerinde ise, yenilenmiş bir şekilde hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. Bu yüzden yazın burun operasyonu yapılmaz diye bir kural yok, koruduğunuz ve dikkat ettiğiniz sürece son derece olumlu bir iyileşme dönemi yaşayabilirsiniz” dedi.