Etiket: Estetiği

  • Ünlülerin yüz estetiği ihtiyaçları

    İhtiyaçlara uygun olarak gerçekleştirilen estetik operasyonların kişileri istedikleri görünüme kavuşturmada etkili olduğuna dikkat çeken Estetik Cerrah Dr. Defne Erkara, son yıllarda dünyadan ve Türkiye’den birçok ünlü ismin de estetik operasyonlar ile sıkça gündeme geldiğini belirtti.

    Medyada başarılı ve başarısız yüz estetiği operasyonları geçiren ünlülerin değişimi ile ilgili haberlerin sıkça yer aldığını söyleyen Estetik Cerrah Dr. Defne Erkara, Hollywood ünlülerinin daha iyi bir görünüm için yüz estetiği açısından nelere ihtiyacı olabileceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Erkara’nın değerlendirmeleri şöyle:

    “Angelina Jolie

    Genel olarak yüz kemik çatısı oldukça orantılı. Boyuna göre aşırı zayıf olmasına rağmen elmacık ve çene kemikleri şekilli ve belirgin olduğundan hala taze bir görünüme sahip. Yüz oranlarına baktığımız zaman biraz alın kısmında genişlik mevcut. Bu da saç kesimiyle çok kolay kamufle edilebilir. Ağız çevresindeki gülme çizgilerinde derinleşmeler başlamış. Gözaltlarında, orta yüzün hafif aşağıya doğru yer değiştirmesi yüzünden, halkalanma mevcut. Bunlar çeşitli kalınlıkta dolgularla kolayca kamufule edilebilir. Göz çevresinde kaz ayakları görülmüyor. Muhtemelen düzenli botoks yaptırıyor. Bu yaşta bir hanımda en azında 1-2 çizgi beklenirdi. Bütün bunların yanında cildini çok iyi nemlendiriyor ve güneşten koruyor ya da makyaj ve photoshop oldukça başarılı.

    Catherine Zeta Jones

    Yüz güzelliğinde en önemli ayrıntı alın, yanak, çene uzunluklarının orantılı olması, burun-dudak genişliğinin, yüz genişliği ile orantılı olması. Tüm bunları Catherine Zeta Jones’da görebiliyoruz. Bu nedenle burun ya da çeneye ilişkin herhangi bir cerrahi işlem gerekmiyor. Ancak kaş yapısı genetik olarak bir miktar düşük olduğundan, üst göz kapağındaki yaşlılık belirtileri belirgin şekilde ortaya çıkmış durumda. Göz çevresi mimiklerini çok kullanan bir bayan, bu nedenle botoksu hayatından çıkartmamalı. Alt göz kapaklarında da bir miktar deri bollukları oluşmuş durumda. Üst alt göz kapağı estetiğinden çok fayda görüyor. Ağız çevresi gülme çizgilerinde belirginleşme fazla. Makyaj bunu gizleyemiyor. Muhtemelen cildi çok kuru, bu nedenle düzenli nem verici mezoterapiyi yüz ve boynuna yaptırmalı. Yaşından dolayı dudaklarında bir miktar dolgunluk kaybı oluşmuş. Özellikle dudak kenarlarının belirginliği kaybolmuş. Bu da sürülen rujun dudakları güzel göstermesine engel oluyor. Dudak beyaz çizgisinin ince bir dolgu ile dolgunlaştırılması dudağın şeklini bozmadan hoş bir görünüm verecek.

    Christian Bale

    Christian Bale’de burun orta alt kısmındaki kolimella dediğimiz bölge aşırı düşük. Burun sırtı üstten geniş olmasına rağmen uca doğru gittikçe daralması ve eğrilmesi görülüyor. Bu durum görsel estetiği bozmasının yanında muhtemelen nefes alma sıkıntısına da yol açıyor. Burun estetiğinin deviasyon ameliyatı ile birlikte yapılması şart. Bu yapıldığı takdirde yüz orantılarında da olumlu bir düzelme olacak. Erkeklerde belli belirsiz göz çevresinde çok derinleşmiş alanlara, kaşı kaldırmayacak şekilde botoks yapılması uygun. Christian Bale’de de bu durum küçük olan gözlerinin daha belirgin hale gelmesini sağlayacak. Ağız çevresi gülme çizgileri oldukça belirgin. Ancak sakal ve bıyık kullandığı için bu çizgiler çok rahatsızlık yaratmıyor. Sakalı keserse onlara da ince dolgu ya da yağ enjeksiyonu ile müdahale edilmesi daha canlı bir görünüm sağlayacak.

    Jennifer Aniston

    Bir bayana göre sert yüz hatları mevcut. Gözlerinin güzelliği ona çekicilik veriyor. Yaşı ilerledikçe mimik çizgilerinde de derinleşme fazlasıyla arttı. Bu yüzündeki sert ifadeyi daha belirginleştiriyor. Hâlbuki daha genç yaşlarda doğal, hafif burun ucunu kaldıracak şekilde bir burun estetiği ve alt çenenin kısaltılması yapılsaydı daha yumuşak hatlara sahip olurdu. Sanırım bu yaştan sonra, bu değişikliklere gitmeyecek. Bu yüzden şimdiki görüntüsünü daha çekici ve genç yapmak için, alın ve göz çevresi çizgilerden botoks ile kurtulmalı, ancak alındaki derin çizgiye botoks yanında dolgu yapılması gerekecek gibi duruyor. Kilo vermemesi gerekiyor. Kilo verdikçe yüzündeki deride sarkma fazlalaşacağından yağ enjeksiyonu gerekebilir. Ağız kenarındaki derin çizgiler dolgu ile azaltılabilir. Dudaklarda incelme erken yaşta başlamış. Dudak V’ sinin dudak dolgusu belirginleştirilmesi uygun olacak.

    Brad Pitt

    En sonunda bu adam da yaşlandı. Açık ten, kalkık burun ve hoş yüz çerçevesi, uzun bir süre yaşından çok daha genç görünmesini sağladı. Erkeklerde sakal, alt yüzdeki problemleri saklamak için ideal. Kaş yapısı hep düşüktü. Ama artık bu düşüklük görsel olarak rahatsız ediyor. Saç içinden girilerek yapılacak kaş ve şakak germe en az 5 yaş geriye götürüyor. Bence işi nedeniyle göz çevresi ve alında mutlaka botoks kullanmalı. Gözaltlarında yağ dokusu aşağı doğru yer değiştirdiğinden o bölgenin ışık dolgusu ile desteklenmesi doğal ve sağlıklı bir görünüm sağlayacak.

  • Burun estetiği ameliyatı olan genç kız yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor

    Gaziantep’te 17 yaşındaki Kübra Özüberk burnundaki kemiği aldırmak için gittiği hastanede ameliyat sonrası uyanamadı. Genç kız 10 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.

    Olay, 17 Ocak 2017 tarihinde Gaziantep’te bir hastanede yaşandı. Edinilen bilgiye göre, burnunda kemik bulunan Kübra Özüberk (17) ameliyat olmak için hastaneye gitti. İddiaya göre, gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından ameliyata alınan genç kızın plastik cerrahlar tarafından burun estetiği ameliyatı gerçekleşti. Ameliyat sonrası yaklaşık 10 saat uyanmadığı iddia edilen Özüberk, daha sonra apar topar yoğun bakıma alındı. Genç kız, tutulduğu yoğun bakım ünitesinde 9 gündür yaşam mücadelesi veriyor

    Aile suç duyurusunda bulundu

    Olay sonrası hastane yönetiminden muhatap bulamadıklarını belirten baba Ümmet Özüberk, hastaneden şikayetçi olmak için Gaziantep Adliyesine gelerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Baba Özüberk, “Kızımın burnunda kıkırdak vardı. Öğle saatlerinde ameliyata girdi, kızım gece 11’e kadar uyanamadı. Daha sonra kızımı acil yoğun bakıma aldılar, beyninde bir bölümü hasar görmüş. Çocuğum 9 gündür yaşam mücadelesi veriyor. Ben de adliyeye gelerek suç duyurusunda bulundum’’ ifadelerini kullandı.

  • Gençlerin ilk tercihi burun estetiği

    Gençlerin tercih ettiği operasyonların başında burun estetiğinin geldiğini belirten uzmanlar, gencin fiziksel gelişimi tamamlanmış olsa dahi 18 yaş altında ise ailenin de rızasının alınması gerektiğini söyledi.

    Toplumda beğenilmenin ve saygı görmenin önemli olduğunu düşünen gençlerin ayna karşısında daha fazla vakit geçirdiğini ve beğenmedikleri yönlerini değiştirmek için çözüm yolları aradığını belirten uzmanlar, genellikle taleplerin yüz bölgesi için geldiğini söyledi. Ergen kuşağın bedenini tanıma sürecinde kendinde keşfettiği küçük bedensel kusurları çok büyük sorunmuş gibi abarttığına dikkat çeken Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, “Ergen ve ergenlik sürecini yeni sonlandıran nesil, ağırlıklı burun estetiği talebi ile başvuruyor. Gençler görsel ve sosyal medyada kusursuz fiziği ve yüz güzelliği ile ön plana çıkan rol model kimliklerle karşı karşıya. Gençler ister istemez bu süreçten geçerken bunlardan etkileniyor. Tüm bu sebeplerle estetik burun ameliyatı konusunda 15-19 yaş grubu gençlerden oldukça yoğun talep var. Bu talebin altında yatan sebebi ise mutlaka sorgulamak gerekiyor. Arkadaş grubu içinde burun yapısı bir kere bile alay konusu olduysa genç estetik ve plastik cerrahi uzmanlarının kapısını çalmaktan çekinmiyor. Bazı gençlerde ise artık burunlarından duydukları hoşnutsuzluk bir takıntıya dahi dönüşebiliyor. Bu popülasyonda yapılacak her estetik ameliyatın mutluluk sebebi olmayıp, derin travmalara dahi sebebiyet verebileceği dikkate alınarak hareket edilmelidir. Gerekli ise bir psikolog desteği önerilmelidir” dedi.

    Hastaların ameliyat planlamaları yapılırken yüz öğelerinin birbiri ile oranı, yani profil dengesini öne çıkaran uyumlu bir çalışma yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Özcan, ‘estetikli’ tanımlamasından kaçınan kişilerin hangi yaş grubundan olurlarsa olsun yüzde 85’inin doğallıktan yana bir çizgide olduğunu belirtti. Özcan, “Estetik cerrahide burun ameliyatlarına yaklaşımımız fonksiyonel görevlerini tam anlamıyla yerine getirebilen, yüzün tüm hatlarıyla ahenk içinde olan ve diğer öğelerin güzelliğini belirginleştiren formlardır. Burun tıkanıklığı problemi, sık karşılaşılan ve kişinin kalitesiz uyku ve günlük yaşamının sekteye uğramasına sebep olan bir sorundur. Bu nedenle estetik burun ameliyatlarında güzelleştirmenin yanında fonksiyonel kusurlar da ele alınmaktadır” şeklinde konuştu.

  • 2017’nin trendi burun estetiği

    Uzmanlar, 2017 yılında estetik trendlerinde pek çok değişiklik yaşanacağını söyledi.

    Uygulamalarında ultrasonik (Piezo) kemik şekillendirme yöntemini kullanan Özel Esentepe Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Op. Dr. Önder Akdeniz, son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile birlikte doğal ve sağlıklı nefes kalitesi için minimal invaziv ve ameliyatsız işlemlerin popülerliğini artırdığına dikkat çekTİ. Akdeniz, “Estetik operasyonlarında güzellik kaygısından önce, sağlığın ön planda tutulması gerekir. Günümüz dünyasında estetik operasyonları yaş, cinsiyet ve statü gibi farklılıklar gözetmeksizin, hemen herkesin yoğun rağbet gösterdiği uygulamaların başında geliyor. 2017 yılı için dolgu ve rinoplasti burun estetiği operasyonları öne çıkarken, açıklanan istatistiklere göre 2015 yılında dünyada 14,2 milyon kişinin ameliyat dışında minimal invaziv işlem yaptırmış” dedi.

    Özellikle burun estetiği operasyonlarında doğal ve sağlıklı bir görünümün ön planda tutulması gerektiğini vurgulayan Dr. Akdeniz, “Burun estetiği operasyonu yaptırmak isteyen kişilerin ilk kaygısı, genelde estetik görünüm oluyor. Ancak bizim için estetik görüntüden önce, sağlıklı bir burun yapısı ortaya çıkarmak ve kaliteli bir nefes akışı sağlanması çok daha önemli. Gelişen plastik cerrahi alanı da bizlere, birçok yeni teknik ve farklı bakış açısı kazandırdı. Sağlıklı burun; iyi nefes alan, yüz ile uyumlu, işlevsel ve doğal bir görünüme sahip olmalıdır. Gelişen teknoloji sayesinde artık operasyon sonrası iyileşme süreci çok daha hızlı oluyor ve daha fonksiyonel ve etkin sonuçlar ortaya çıkıyor” uyarılarında bulundu.

  • Estetiği bozmadan sağlıklı gülüşler artık daha kolay

    Gelişen teknoloji sayesinde estetik gülüşler elde etmenin ortodontik tedaviyle artık daha kolay olduğu belirtildi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Orhan Aksoy, estetik ortodontik uygulamaların geldiği son noktayı anlattı. Ortodontik tedavilerde son dönemde estetik kaygıların oldukça ön planda olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Yakın zamana kadar hastalar diş tellerinin görünmesi yüzünden tedaviden vazgeçme eğiliminde olabiliyordu ya da dişlerin aşındırılarak yapılan protetik tedavilere yönelebiliyordu. Ancak fakültemiz bünyesinde bulunan Dentaydın Diş Hastanesine başvuran hastalarımız, gelişen diş hekimliği uygulamaları sayesinde güldüğü ve konuştuğu esnada görünmeyen tedavi seçeneklerini daha çok tercih etmeye başladılar” dedi.

    “Şeffaf diş telleri özgürce gülümsetiyor”

    Görünmeyen tedavilerin, dişlerin arka yüzüne yapıştırılan tel tekniği, şeffaf plaklar ile yapılan ortodontik tedavi ve şeffaf porselen braketlerle yapılan ortodontik tedavi olmak üzere üç yöntemle gerçekleştirildiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Porselen braketler ile yapılan ortodontik tedaviler halk arasında ‘şeffaf diş telleri’ olarak da biliniyor. Bu braketler diş ile aynı renkte ışık geçirgen yapıda olmalarından ötürü oldukça estetiktirler ve dışarıdan bakıldığında kolay kolay fark edilmiyor. Bu sebeple kullanımları son yıllarda giderek artıyor” diye konuştu.

    Bir başka yeni nesil tedavi seçeneğinin ise dişlerin arka yüzlerine yapıştırılarak uygulanan, dışarıdan belli olmayan lingual ortodontik tedavi sistemleri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Kişiye özel hazırlanan braketler dişlerin dile bakan kısımlarına konuşma ve çiğneme problemlerini en az etkileyecek şekilde dizayn ediliyor. Bu şekilde hastaların özgürce, estetik ve sağlıklı gülüşlere sahip olması sağlanıyor” ifadelerini kaydetti.

    “Şeffaf plaklar çocukları da tavlıyor”

    Şeffaf plaklar ile yapılan ortodontik tedavilerin ise dişlerdeki çapraşıklıkların giderilmesi ve diş diziliminin düzeltilmesinde tel kullanım mecburiyetini ortadan kaldıran bir diğer ve son nesil tedavi yöntemi olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Hastalar kendilerine özel hazırlanan birkaç plaktan oluşan ve seanslar ilerledikçe plakların değiştirildiği bir yöntemle tedavi oluyorlar. Bu sayede hastalar, diş tellerinin yemek yerken verdiği rahatsızlıktan ve yemekten sonra diş aralarının ve diş tellerinin detaylı temizliğinden kurtuluyorlar. Aynı zamanda estetik kaygıları azalırken, tedavi esnasında özgürlükleri de artıyor” diye konuştu.

    Şeffaf plakların kullanımının, özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki hastaların ortodontik tedaviye bakış açılarını da değiştirdiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Aksoy, tedavinin çocuklarda tedavi görmeye ikna edilme oranlarını da arttırdığını ifade etti.

    Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Bu yaşlardaki hastalar eski usul diş teli kullandıklarında arkadaşları tarafından alaya alınmaktan ve dışlanmaktan korkuyorlar. Çoğunlukla da bu düşünceyle tedaviye yanaşmıyorlar. Ancak şeffaf plaklar ile yapılan ortodontik tedaviler bu endişelerin önüne geçtiği için çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler tarafından daha kolay kabul ediliyor” dedi.