Etiket: Estetiği

  • Uluslararası Genital Bölge Estetiği Eğitimleri Medıcana’da

    Estetik tıp ve cerrahi alanlarında dünyada önder kuruluşlardan biri olan İrlanda merkezli Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Fakültesi (ECAMS), genital estetik eğitimlerini Türkiye’de ikinci kez ve Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ önderliğinde gerçekleştirdi.

    Güncel estetik ameliyatlar, yeni teknikler, yeni çıkan ürün ve teknolojiler konusunda tüm dünyadan hekimlere eğitimler vererek bu alanda çalışan hekimlerin tecrübelerini arttırmak ve konumlarında lider hale gelmelerini sağlamak amacıyla kurulan ECAMS, eğitimini 07-08 Kasım’da Medicana Bahçelievler Hastanesinde gerçekleştirdi.

    Bu yıl şubat ayında Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Fakültesi (ECAMS) Genital Estetik Bölümünün başına ülkemizden Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ atandı. Dr. Eserdağ’ın atanmasıyla birlikte ECAMS bu alandaki kursların ülkemizde düzenlenmesine karar verdi. Daha önce Yunanistan’da düzenlenen kursların ilki bu yıl haziran ayında yine Medicana Bahçelievler hastanesinde yapılmış ve bu eğitimlere dünyanın 5 kıtasından 15 jinekolog ve plastik cerrah hekimler katılmıştı. Tüm dünyada oldukça ses getiren bu organizasyonun ikincisi 7-8 Kasım tarihleri arasında yine İstanbul Medicana Hastanesi’nde ve Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ önderliğinde yapılıyor.

    Dünyada çok az merkez tarafından verilen bu eğitimlerin özelliği katılımcılara hem teorik bilgi edinme hem de uygulama fırsatlarını bir arada sunması. Bu şekilde konu ile ilgili çalışan hekimlerin bilgi ve tecrübelerini arttırmayı sağlıyor.

    Dr. Süleyman Eserdağ konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Genital bölge ile ilgili estetik operasyonlar tüm dünyada ve ülkemizde son derece hızla yayılıyor. Bu konuda ülkemizde en sık yapılan ameliyatlar arasında labioplasti (genital bölge dudaklarının estetiği) ve vajinal daraltma ameliyatları yer almakta. Son yıllarda lazerle vajina yenileme operasyonları da oldukça rağbet görür hale geldi. Kişiye özel ve doğru teknik ile yapılan genital bölge ameliyatları kadınlarda hem özgüven artışında hem de işlevsel yönden pek çok faydaları beraberinde getirmekte. Hasta memnuniyetinin en iyi şekilde sağlanması için, tıbbın bu çok özel alanında hekim eğitimi şart. Dünyada sayılı merkez veya hekim tarafından verilen bu tür kurslar arasında yer alan bizim eğitimlerimizin en belirgin özelliği ise son derece kapsamlı oluşu ve cinsel tıp alanında da bir takım güncel bilgilerin verilmesi. Bu yüzden dünyanın her yerinden katılımcıları ağırlamaktayız. Bu eğitimler ülkemizin itibarı için de son derece önemli oldu. Medicana Bahçelievler hastane yönetimi ve personeline bize sağladıkları katkı ve desteklerinden dolayı da teşekkür ederiz.”

    ECAMS Fakülte üyesi Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ, düzenlediği kurslara ilginin giderek arttığını, daha şimdiden önümüzdeki yıl Haziran ayı içinde yapılacak yeni bir kurs için başvuruların olduğunu da sözlerine ekledi.

    Dr. Süleyman Eserdağ ile birlikte genital bölge estetik ameliyatlarına ve eğitimlerine katılan ECAMS Başkanı Dr. Peter Prendergast ise yaptığı açıklamada son 8 yıldır ECAMS’ın başkanlığını yürüttüğünü belirterek, her yıl çok özel kurslar düzenlediklerini söyledi. 40’dan fazla ülkede konumlandıklarını, hekimlere eğitimler verdiklerini de ifade eden Dr. Peter Prendergast, “Bizim kurslarımızı çok özel yapan özellik kursların hem teorik hem de pratik olmasıdır. Genital bölge estetik ameliyatları da her yıl hastalar tarafından daha fazla tercih edilmeye başlandı. Buna bağlı olarak da hekimler bu konuda daha fazla eğitim alma peşinde koşmaya başladılar, bu nedenle kurslara talep her geçen yıl artıyor” ifadelerini kullandı.

  • Meme Büyütme Estetiği Sonrasına Dikkat

    Estetik Plastik Ve Rekonsrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Naci Çelik, meme büyültme ameliyatının ağrılı bir ameliyat olduğunu ve bu ağrının bir derecesi olmadığını belirterek, “Kişiye göre değişir. Bazı hastalarım bu ağrıyı bir iki günlük bir rahatsızlık olarak anlatırken bazıları 2-3 haftalık işkenceden bahsediyorlar. Ama ne olursa olsun ağrınız olacak ve geçecek” dedi.

    Op.Dr.Naci Çelik, ağrıyı azaltmanın yollarını şöyle sıraladı; “Verilen ilaçlarınızı kullanın^, Kollarınızı aşırı kaldırmayın ancak hareketsiz de tutmayın. Kucağınızda bebek veya bir başka ağırlık taşımayın. Zaten yapamazsınız ama yatarken veya kalkarken birisi size destek olsun tek başınıza yatıp kalkmayın. Yatmaktan çok oturun veya ayakta dolaşın. Aktif dinlenme yapın. Yattığınız sürece sırt ağrınız kesinlikle artar. Size aksi söylenmemişse ameliyatınızdan 48 saat sonra bandajlarınızı açmadan ılık duş alın. Su, sabun şampuan değmesinde bir sakınca yok. Sonra tap tap kurulama veya havlu ile kurulama yaparsınız. Küvette yıkanmak olmaz. Size verilen özel sutyeni veya kendinizin satın alabileceği balensiz sutyenleri kullanabilirsiniz. Bazı durumlarda sutyenle ilgili durumlarda kullanmayı düşündüğünüz sutyeni kontrolünüzde doktorunuza gösterin. Aksi söylenmedikçe kesi yerlerine pansuman yapmanıza gerek yoktur. Kontrole geldiğinizde gerekli şeyleri doktorunuz yapacaktır. Genellikle alınması gereken dikişiniz olmaz. Doktorunuz aksini söylemedikçe memelerinize herhangi bir masaj yapmanıza gerek yoktur. Zamanı geldiğinde gerekli ise size söylenecektir.

    Araba: Ne zaman kendinizi kullanabilecek durumda hissederseniz o zaman kullanabilirsiniz

    Spor: Ne zaman kendinizi spor yapacak durumda hissederseniz o zaman yapabilirsiniz.

    Yatış pozisyonu: Hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda yatabilirsiniz.

    Yani aslında pek çok şeye vücudunuz sizin yerinize karar verecek.

    En sık akla gelen soru: Koyduğumuz silikonlar ne zaman küçülecek? Hiçbir zaman. Silikonlar nasıl küçülsün? Sadece memelerinizin çevresinde ve özellikle koltuk altına doğru dokularınızda ödem var. Bu ödemler bir kaç ay içinde azalır bu da memelerinizin ameliyattan hemen sonra neden çok büyük göründüğünü açıklayan durumdur.”

  • Bilim İle Sanatın Buluşma Noktası: Burun Estetiği

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nazım Çerkeş, başarılı bir burun estetiği ameliyatının 3 önemli kriterini anlattı.

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nazım Çerkeş; burnun nefes alıp vermek gibi çok hayati bir işlevi vardır dedi ve operasyon sırasında yapılan girişimlerin hem estetik hem de fonksiyonel olarak düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Dr. Çerkeş, “2000’li yıllardan bu yana burun estetiği (rinoplasti), burunda bir dengeleme ameliyatı olarak planlanmaktadır. Operasyon sırasında burnun küçültülmesi, gerekli durumlarda bazı bölümlere kıkırdak eklemeleri ile büyütülmesi, burun ucu açısının değiştirilmesi, septum deviasyonu adı verilen orta kıkırdaktaki eğriliklerinin, burun delikleri ve kanatlardaki genişlik ve asimetrilerin düzeltilmesi mümkündür. Burun estetiği için başvuran hastaların, mevcut durumu ve kusurlarının değerlendirilmesi; kişinin yüzüne yakışan burunun nasıl olması gerektiğinin doğru tespiti, ameliyat sürecinde ilk ve önemli bir aşamadır. Bu aşamada cerrahın estetik görüşü çok belirleyici olmaktadır.

    Burun estetiği ameliyatı sonrası burnun öncelikle kişinin yüzüne yakışması, kaşlar, gözler, yanaklar, dudaklar, çene ile uyumlu olması; ayrıca burun ucu, orta bölümü ve burun kökü adı verilen bölümlerin birbiri ile uyumlu olması hedeflenmelidir. Böylelikle kişinin burun ameliyatı geçirdiği başkaları tarafından anlaşılmayacak şekilde estetik ve doğal görünüm elde edilecektir” dedi.

    Buruna estetik olarak biçim verilirken nefes alma fonksiyonunun korunması önemlidir diyen Dr.Çerkeş; burun tıkanıklığı yaşayan hastalarda ise fonksiyonel girişimlerle bu şikayetin tedavi edilmesi başarılı bir burun ameliyatı için esastır diye sözlerine ekledi.

    Dr.Çerkeş, “2000’li yıllardan sonra burun iskeletinin fonksiyonel önemi çok daha iyi anlaşılmıştır. Hava alma kanallarını daraltmamak için burun kıkırdaklarını çıkartmak yerine, burunun fonksiyonel özelliklerini koruyan ameliyat teknikleri geliştirilmiştir. Bu sayede burun estetiği ameliyatı sonrası yaşanan nefes alma şikayetleri büyük ölçüde azalmıştır. Günümüzde burun tıkanıklığı ve horlama problemi yaşayan birçok kişi -özellikle erkek hastalar- bu durumun tedavisi için plastik cerrahlara başvurmakta ve burun ameliyatı olmaktadır” dedi.

    Dr. Çerkeş; burun ameliyatı sonrası iyileşme süreci, kişinin burun yapısına ve yapılacak operasyona bağlı olduğu gibi cerrahın incelikli çalışması ile de yakından ilgilidir dedi. Dr. Çerkeş ayrıca ameliyat sırasında hassas çalışarak dokular üzerinde fazla tahribat oluşturmamanın, kanamanın az olmasını; buna bağlı olarak da şişlik ve morlukların asgari seviyelerde kalmasının sağlandığının da altını çizdi. Dr. Çerkeş “Konusunda deneyimli cerrahların yaptığı ameliyatlar sonrası morluklar genellikle 4-5 günde geçebilmektedir. Burun üzerine konulan plastik bandaj 6. gün çıkartılmaktadır. Hastalar genellikle 1 hafta 10 gün gibi bir süre içinde işlerine ve sosyal hayatlarına geri dönebilmektedir. İyileşme sürecinde hastaların ağrı şikayeti olmadığını söyleyebiliriz. Burun içine tampon konulmayan ameliyatlar sonrası hastalar operasyondan hemen sonra dahi önemli bir burun tıkanıklığı yaşamamaktadır” dedi.

  • Akbaş: “Burun Estetiği, Özel Durumlarda 16 Yaşa Kadar İnebilir”

    Burundaki şekil bozukluklarının ergenlerde ciddi psikolojik sorunlar oluşturabildiğini ifade eden Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, burun ameliyatlarının 18 yaşında fakat özel bir durum varsa 16 yaşında da yapılabileceğini söyledi.

    Ergenlik dönemlerinde çocukların fiziksel görünümlerine özellikle de yüzlerine karşı aşırı hassas olduklarını ifade eden FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, burnunda şekil bozukluğu olan ergen dönemdeki çocuklara karşı hem ailenin hem de çevrenin davranışsal olarak dikkatli olması gerektiğini söyledi. Burun şekil bozukluğu olan çocuklar için en uygun ameliyat yaşının 18 olduğunu belirten Uzm. Doç. Dr. Hayati Akbaş, çocuğun psikolojik durumuna bağlı olarak ameliyatın 16 yaşında da yapılabileceğini söyledi. Gençlerde burun estetiğinin en sık yaptıkları operasyonların başında geldiğini vurgulayan Akbaş, burun estetiği ameliyatının mutlaka estetik plastik cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini belirtti.

    “18 YAŞINA KADAR AİLE ÇOCUĞA DESTEK OLMALI”

    Ergenlik döneminde burundaki şekil bozukluklarının çocuklarda ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkarabileceğini söyleyen Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, “Ergenlik dönemlerinde çocuklar kendi bedenlerine çok dikkat etmektedirler. Çocuklar 14 yaşından itibaren dış görünüşleriyle çok fazla ilgilenmeye başlarlar. Özellikle de yüzleri odak noktaları olur. Bu dönemlerde burunlarındaki şekil bozuklukları(burnun eğik olması, eğri olması, kemerli olması) gençlerin ergenlik dönemlerinde psikolojilerini çok etkiler. Bu sorunun çocukta daha büyük psikolojik sorunlara yol açmadan ameliyatla düzeltilmesi mümkün. Biz bu noktada estetik plastik cerrahi olarak şunu öneriyoruz: Burnunda şekil bozukluğu olan çocukların ergenlik döneminde yani 18 yaşına olan döneme kadar gencin ailesi ve çevresi tarafından desteklenmesi lazım. Ailelere bu konuda büyük sorumluluklar düşmektedir. Aileler, zamanla her şeyin düzeleceği ve düzelmediği takdirde bu sorunun ameliyatla düzeltilebilmesi için çocuklarına güvence vermesi gerekiyor. Ortaokulda veya lise de okuyan bir çocuk burnunun şeklinden dolayı mutsuz olabiliyor. Bu mutsuzluk çocuğun ileriki hayatında kişiliğini ve öğrenim hayatını olumsuz etkileyeceği gibi çocuğun başarısız bir kişi olma ihtimalini artırdığını da unutmayalım. Bu olasılık erkekler için de kızlar için de geçerlidir” dedi.

    “ÖZEL DURUMLARDA BURUN AMELİYATI 16 YAŞINDA BİLE YAPILABİLİR”

    Ergenlik dönemlerinde burun rahatsızlıkları olan gençlerin plastik estetik cerrahlarla görüşmesi gerektiğini belirten Akbaş, “Burun ameliyatlarının 18 yaşında olunmasını öneriyoruz. Kız veya erkek ergenler de eğer burun rahatsızlığı psikolojik bir sorun haline geliyorsa, çocuğun psikolojisini derinden etkiliyorsa 17 yaşında hatta çok nadiren de olsa 16 yaşında bu ameliyat gerçekleştirilebilir. Fakat bu noktada aile, çocuk ve doktor üçgeninin iyi anlaşması gerekir. Burun rahatsızlığı olan çocuklar plastik estetik cerraha götürülür. Doktor çocuğun fiziksel ve psikolojik durumunu değerlendirdikten ve onay verdikten sonra bu ameliyat gerçekleştirilir. Burnunda rahatsızlık olan çocukların aileleri çocuklarına 18 yaşına kadar destek olmalı. Bu süreci daha hafif atlatılması için çocuklara destek olunmalı. Bazı ergenlerde bu süreç, çok ağır travma şeklinde olabilir. Burnundaki rahatsızlıktan dolayı çocuklar; okula gitmek istemeyen, toplumdan kendini soyutlayan ve arkadaş edinmek istemeyen çocuklar olabilir. Kendini sevmeyen, kendini beğenmeyen, aynaya bakmak istemeyen, arkadaşlarıyla diyalog kurmak istemeyen ve bunun nedeni olarak burnunu ortaya koyan bir psikoloji düşünün. Bu psikoloji insanın ruhsal yapısında derin bir travma yaratır ve daha kötüsü bu kalıcı olabilir. İleride bunu düzeltmekte mümkün olmayabilir. Eğer bir çocuğumuz ergenlik döneminde burnuyla ilgili olarak bir sorun yaşıyorsa aile ve yakın çevre o çocuğa mutlaka destek olmalıdır” diye konuştu.

    “HERKES BURNUMA BAKIYOR”

    Burundaki şekil bozukluklarının ciddi bir kompleks kaynağı oluşturduğunu ifade eden Akbaş, “Ergenlik dönemindeki çocuklar çevresine hiç belli etmese bile aklı hep burnundadır. Aklı burnunda gezer. Çocuklar, ‘herkes benim burnuma bakıyor, herkes benim burnumla ilgili yorumlar yapıyor, herkes benim burnumla ilgili bir fikre sahip, herkes benim güzel olmadığımı düşünüyor’ gibi kendi kafasından düşünceler üreterek bunlara inanmaya başlar. Bu düşünce sürekli beynini meşgul eder. Çocuklar eğitime harcamaları gereken enerjilerini burnundaki şekil bozukluklarına harcarsa bu çocuğun eğitim hayatını da ciddi şekilde etkileyecektir. Bundan dolayı böyle bir fiziksel problemin mutlaka en uygun zamanda estetik plastik cerrahı uzmanları tarafından düzeltilmesi gerekir. Bu ameliyat mutlaka estetik plastik cerrahları tarafından yapılması gerekir” açıklamalarında bulundu.

  • Labioplasti İle Cinsel Organ Estetiği

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, labioplasti ile cinsel organ estetiği operasyonları hakkında bilgi verdi.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın açıklamasında, “Kadın cinsel organı olan vajinanın iç dudakları, vajina ağzının her iki tarafında yer alan deri kıvrımlarıdır. Tıp dilinde labium minus veya labia minora, halk dilinde küçük dudak olarak adlandırılır. İç dudakların, dış dudaklardan hafifçe sarkacak kadar büyük olması herhangi sağlık sorununa yol açmaz. Estetik olarak burada kadınlar için hoş olmayan bir görünüm oluşur sadece. Cinsel organ iç dudakları, yabancı cisim ve bakterilerin vajina içine rahatça girmesini engelleyen bir bariyer görevi görür. İç yüzeyinden salgılanan sıvılar ile de sürekli nemli kalmasını sağlar. Fakat aşırı büyüklükte olan iç dudaklar, faydalarından daha fazla zarara yol açarlar. Böyle bir durumda ter, vücut atıkları ve diğer salgıların deri kıvrımları arasında birikerek kötü bir koku ortaya çıkarırlar ve hijyenik zorluğundan dolayı mantar enfeksiyonlarına da zemin hazırlarlar. İç dudakların büyük olması psikolojik sorunların da temelini meydana getirir. Kadınların büyük çoğunluğu bu tür bir problemi yaşasalar da sadece kendilerinde olduğunu düşündükleri için bir çözüm yolu da aramazlar. Ancak iç dünyalarına attıkları bu sıkıntı, aile hayatlarını da zaman içinde ciddi anlamda etkilemeye başlar. Bu nedenle bu tarz sorunları olan bayanların çekinmeden uzmanlara görünmeleri hem ruh hem de günlük yaşantıları için oldukça faydalı bir seçim olacaktır. Labioplasti ameliyatı olan tüm kadınlar ileride hamile kalıp doğum yapabilirler. Bu anlamda hiçbir sakıncası bulunmamaktadır” dedi.

    “AMELİYAT NASIL GERÇEKLEŞİR?”

    Opr. Dr. Nazmi Bayçın labioplasti ameliyatı ile ilgili olarak, “Labioplasti yani içi dudak küçültme ameliyatındaki en önemli noktalardan birisi ameliyat sonrasında herhangi bir iz kalmamasıdır. Gerçekleştirilen operasyonun bir iz oluşmayacak ve başkaları tarafından anlaşılmayacak şekilde yapılması önemlidir. Burada kıstas olarak şunu alabiliriz: Siz ameliyat olup yeterli süre geçtikten sonra bir kadın hastalıkları tarafından muayene edildiğinizde bir ameliyat geçirdiğiniz bu uzman tarafından anlaşılmıyorsa bu oldukça başarılı geçmiş bir operasyondur diyebiliriz. Hem operasyonu gerçekleştiren cerrah hem de hasta için bu başarıyı elde etmek önemlidir. Gerçekleştirilen operasyon standart iki tekniğe göre yapılabileceği gibi kişiye özel olarak da bir operasyon tasarlanıp uygulanabilir. Labioplasti ameliyatı hastane şartlarında gerçekleştirilmesi gereken bir operasyondur. Ameliyat sırasında genel ya da lokal anestezi uygulanabilir. Burada seçim hastanın tercihine göre yapılmaktadır. Bu operasyon teknik olarak yüksek seviyede ihtimam gösterilmesi gereken bir ameliyattır. Aksi bir durumda dudak kenarı girintili çıkıntılı bir görünümde iyileşebilir. Operasyon, normal koşullarda 40-50 dakika kadar bir sürede tamamlanır. Labioplasti ameliyatı sırasında kullanılan farklı teknikler mevcuttur. Hangisinin uygun olacağına hastanın beklentilerine paralel olarak ben karar veririm. Labioplasti ameliyatlarını çoğunlukla derin uyku eşliğinde lokal anestezi altında gerçekleştiriyorum” şeklinde konuştu.

    “İYİLEŞME DÖNEMİ NASIL GEÇER?”

    Ameliyat sonrası iyileşme dönemi için de Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Labioplasti operasyonu sonrasında pek fazla bir ağrı sızı hissetmeyeceksiniz. Ameliyat sonrasında bir miktar istirahat edip evinize gidebilirsiniz. Bu noktadan sonra da normal hayatınıza devam edebilirsiniz. Dikiş yerlerinde kendi kendine eriyen ipler kullandığımız için de dikiş aldırma sıkıntısı oluşmayacaktır. Bu ameliyat sonrasında, cinsel organ bölgenizi temiz tutmak yeterli olur ve estetik dikiş uygulandığı için özel bir pansumana gerek yoktur. Buradaki tek kısıtlama cinsel ilişki konusundadır. Birkaç hafta boyunca ameliyat kaynaklı yaraların iyileşmesi için beklemek gerekir. Labioplasti pek riskli sınıfta bir ameliyat değildir ve sonrasında komplikasyon yani ameliyat sonrası problem çıkma yüzdesi de oldukça düşük seviyededir. Ameliyat sonrasında oluşabilecek hafif ağrılarla iyileşme dönemini ayakta geçirirsiniz. Hızlı şekilde iyileşmesi ve ortaya çıkan sonuçlar oldukça yüz güldürücü olduğu için, kişilerin labioplasti sonrası memnuniyet yüzdesi gerçekten yüksektir” diye konuştu.